Yargıtay Hukuk Genel Kurulu fahiş bilirkişi ücretinin taraflara yansıtılamayacağına karar verdi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen olayda, Davacı satın aldığı yazılımın verimli bir şekilde çalışmadığını, istenilen verime ulaşılamadığını ve sistemde uzun süren donmalar yaşandığını, bu hususun delil tespit raporuyla belirlendiğini ileri sürerek ayıplı mal nedeniyle yapılan ödemelerin iadesini talep etti.

Davalı ise savunmalarında zamanaşımı iddiasında bulunmakla birlikte davacının yazılım programını yaklaşık 2 yıldır kullanmakta olup ayıplı olmadığı ve TTK’deki zamanaşımı süreleri içinde dava açılmadığını ileri sürerek davanın reddini savundu.

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada mahkemece re’sen seçilen bilirkişi heyeti 03.07.2012 tarihli ek raporlarında 43.660,00 TL test ücreti yatırılması gerektiğini belirtti, bunun üzerine mahkemece davacıya bilirkişi ücretinin yatırılması için süre verdi. Davacı ise bu fahiş ücreti yatıramadı. Bunun üzerine mahkeme davacı tarafça ek raporda belirtilen gerekli masraf kesin süreye rağmen yatırılmadığından bilgisayar yazılımının ayıplı olduğunun ispat edilememesi sebebiyle davanın reddine karar verdi.

Davacının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 15. Hukuk Dairesince incelendi. Daire önüne gelen olayda “Mahkemece seçilen teknik bilirkişi konusunda uzman olmakla birlikte dava konusu yazılımla ilgili bilirkişi incelemesi yapmakla görevlendirilmiş resmî bir kurum olmadığı gibi bu konuda inceleme yapılabilecek ve başka bir şekilde temin edilemeyecek bilirkişi ya da kurul da değildir. Yatırılması istenilen 43.660,00 TL davada talep edilen miktar dikkate alındığında çok fahiş ve yüksektir. 6100 sayılı HMK’nın 30/1. maddesi gereğince hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla da yükümlüdür. ” diyerek kararı bozdu.

Bunun üzerine ilk kararında direnen yerel mahkeme dosyayı Hukuk Genel Kuruluna taşıdı. Hukuk Genel Kurulu ise önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak ” davacıdan yatırılması istenilen 43.660,00 TL bilirkişi masraf kalemleri içinde tespit edilen laboratuvar kira bedeli, uzman ücreti, iki uzman yardımcısı ücreti ve sarf malzemeleri bedeli, davada talep edilen miktar ve bilirkişi incelemesinin yapılacağı tarihte Adalet Bakanlığı’nca yayınlanan tarife dikkate alındığında çok yüksektir. Bu durumda mahkemece bilirkişilerin ek raporunda tamamlanmasını istediği avans, fahiş ve fazla olup, hâkim gereksiz yargılama gideri yapılmamasını sağlamakla da yükümlü olduğundan, bilirkişi ücreti ve gideri de mahkemece takdir edilmesi gerektiğinden, mahkemece belirlenen bilirkişiler dışında konusunda uzman yeniden bilirkişi seçimi ya da bilirkişi kurulu oluşturularak 6100 sayılı HMK.’nın 283. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’nca çıkarılıp güncellenecek tarife esas alınmak suretiyle bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiyle orantılı ve dosya kapsamına uygun bilirkişi ücret ve giderleri tespit ve takdir edilmesi gerekir. ” diyerek yerel mahkemenin direnme kararını bozdu ve davanın yeniden görülmesine karar verdi.

Yargıtay’ın emsal niteliğinde bu kararına göre, artık mahkemeler fahiş bilirkişi ücreti istendiğinde, bilirkişiyi değiştirebilecek ve bilirkişi ücreti
Adalet Bakanlığı’nca çıkarılıp güncellenecek tarife esas alınmak suretiyle ve bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiyle orantılı olarak belirlenecek.

Kararara Haber

Share

Bir cevap yazın