İşçinin işveren aleyhine yalan tanıklık yapması fesih sebebi sayıldı

Yargıtay işvereni aleyhine yalan tanıklık yapan işçinin sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedilebileceğine karar verdi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne gelen davada; davacı işçi davalı belediyede temizlik hizmetleri ve diğer işlerde 11 yıl 7 ay çalıştığını, sendika üyesi olması ve işten çıkarılan eski bir personelle ilgili mahkemede şahitlik yapması nedeniyle iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve resmi tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istedi.

Davalı işveren ise; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı idare aleyhine mahkeme önünde yalan tanıklık yaptığı için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yalan tanıklık yaptığı iddiası ile davalı idare tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma aşamasının tamamlanıp kovuşturma aşamasına geçildiğini, davacının çalışma süresi boyunca toplam 123 günlük yıllık izin kullandığını savunarak davanın reddini talep etti.

Yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar vermesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine geldi. Daire önüne gelen olayla ilgili olarak “davacının yalan tanıklık suçlamasıyla sanık olarak yargılandığı … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/562 Esas sayılı dava dosyasının içeriğinden; davacının davalı belediyenin taraf olduğu başka bir dosyada tanıklık yaptığı esnada gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılmakla, işverenin bu nedenle gerçekleştirdiği fesihte hakkı olduğu gözetilerek, şartları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.” diyerek işçiyi haksız buldu.

Buna göre, aynı iş yerinde çalışan işçilerin birbirlerine yalancı şahitlik yaparak davalarını kazanmalarının önü kapanmış oldu.

Kararara Haber

 

YARGITAY 9. Hukuk Dairesi  

2017/2211 E. 

2018/2894 K.

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve resmi tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I 

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı belediyede temizlik hizmetleri ve diğer işlerde 11 yıl 7 ay çalıştığını, sendika üyesi olması ve işten çıkarılan eski bir personelle ilgili mahkemede şahitlik yapması nedeniyle iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, işsizlik ödemeleri, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı idare aleyhine mahkeme önünde yalan tanıklık yaptığı için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yalan tanıklık yaptığı iddiası ile davalı idare tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma aşamasının tamamlanıp kovuşturma aşamasına geçildiğini, davacının çalışma süresi boyunca toplam 123 günlük yıllık izin kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle davacının yalan tanıklık suçlamasıyla sanık olarak yargılandığı … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/562 Esas sayılı dava dosyasının içeriğinden; davacının davalı belediyenin taraf olduğu başka bir dosyada tanıklık yaptığı esnada gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılmakla, işverenin bu nedenle gerçekleştirdiği fesihte hakkı olduğu gözetilerek, şartları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.

3-Davacının dosyada mevcut yıllık ücretli izin belgelerine göre kullandığı izin süresi 123 gün iken, kullanılan iznin 110 gün olarak kabulü ile sonuca gidilmesi de hatalıdır.

4-Kabule göre, hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nın 297/2. maddesine aykırı olup infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir