Bilirkişi masrafı itiraz edene yansıtılamaz.

Anayasa Mahkemesi önüne gelen bireysel başvuruda,  insan hakları alanında faaliyet gösteren başvurucu derneğe usulsüz bağış topladığı gerekçesiyle idari para cezası verildi ayrıca başvurucuya ait banka ve posta çeki hesapları bloke edildi.

Başvurucu idari para cezasına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açtı. Mahkeme banka hesaplarına bloke konulması işleminin iptaline karar verdi.

Temyiz edilen karar, Danıştay tarafından uyuşmazlığın çözüm yerinin genel görevli sulh ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozuldu. Bozma kararına uyan Mahkeme yargı yolu yönünden davanın reddine karar verdi.

Anılan karar kesinleştikten sonra başvurucu bu defa Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz etti. Konu ile ilgili bir bilirkişi raporu düzenlettiren Hâkimlik, idari yaptırım kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetti. Hâkimlik ayrıca 350 TL tutarındaki bilirkişi ücretinin başvurucudan alınarak Hazineye irat kaydına karar verdi.

Başvurucunun hem idari para cezasına yapılan itirazın reddedilmesi hem de bilirkişi ücreti ödenmesine karar verilmesi yönünden bu karara karşı yaptığı itiraz ise Sulh Ceza Hâkimliğince reddedildi.

Başvurucu, yargılama sırasında yapılan bilirkişi ücreti masrafının kendisinden tahsil edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.

Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi “Buna göre maddi olguların tartışılmasına gerek bulunmayan somut olay bakımından alınan raporda yer verilen hususların tamamının hâkimin hukuk bilgisiyle aydınlatılabilecek mahiyette oldukları görülmüştür. İdari para cezasının unsurlarının oluşup oluşmadığı, idari yaptırım kararında bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı, idari yaptırımın kanuni dayanağı ve itirazın haklı olup olmadığı gibi ancak hâkim tarafından yargı yetkisi çerçevesinde karara bağlanabilecek hususlar hakkında bilirkişi görüşüne ihtiyaç olmadığı son derece açıktır.

Uyuşmazlığın çözümüne hiçbir yarar sağlamadığı ilk bakışta açıkça anlaşılan bir delilin toplanması sonucu oluşan giderlerin ilgili tarafa yükletilmesi gereksiz yere yargılamayı uzatacağı gibi mal varlığından gerekli olmadığı hâlde yol açılan eksilme sebebiyle ilgili tarafın mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil eder.

Her ne kadar bilirkişi ücreti tutarı nispeten az olsa da bu tutarın başvurucunun itirazına konu idari para cezası miktarının yaklaşık olarak yarısı tutarında olduğu dikkate alınmıştır. Buna göre kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Bu kararla birlikte gereksiz yere bilirkişi incelemesi yaptırılan dava dosyalarındaki bilirkişi ücretlerinden artık vatandaş sorumlu tutulamayacak.

KARARIN TAM  METNİ

Share

Bir cevap yazın