Alkolmetre 0,52 ölçtü, hastane 0,36 dedi, trafik cezası Danıştay’dan döndü

Ankara Emniyet Müdürlüğü trafik ekiplerince yapılan yol kontrollerinde yapılan alkol denetiminde durdurulan vatandaş alkolmetre ölçümünde 0,52 promil alkollü çıktı. Buna itiraz edip kandan ölçüm yapılmasını isteyen vatandaşın kan ölçümünde 0,36 promil alkol tespit edildi.

Danıştay 15. Dairesinin önüne gelen olayda, davacının yasal sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullandığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve davacıya idari para cezası verilmesi yönünde işlem tesis edildi.

Bu idari işleme karşı vatandaşın itirazının mahkemece reddi üzerine dosya kendisine gelen Danıştay 15. Dairesi, “Olayda, trafik ekiplerince saat 02:59’da yapılan ölçümden 55 dakika sonra davacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nin acil servisine gidilerek saat 03:54’te yapılan kan ölçümünde davacının 0,36 promil alkollü olduğunun saptandığı ve hastane doktoru tarafından rapor haline getirilerek onaylandığı görülmekle bu rapora itibar edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle her ne kadar trafik ekiplerince davacının 0,52 promil alkollü olduğundan bahisle işlem tesis edilmiş ise de bu ölçümden sonra alınan raporda davacının 0,36 promil alkollü olduğu ve iki ölçüm arasındaki süre değerlendirildiğinde davacının mevzuatta yazılı sınırın altında alkollü olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, davayı reddeden temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” diyerek mahkemenin kararını bozdu.

Kararara Haber

Danıştay 15. Daire Başkanlığı  
Esas No : 2016/6663
Karar No : 2017/180

İstemin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 25/02/2016 tarih ve E:2015/2333; K:2016/486 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Düşüncesi : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce Üye Süleyman Hilmi Aydın’ın “dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu” görüşüne karşılık, uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:

Dava; davacının yasal sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullandığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin 19.07.2015 tarih ve 3971,178212, sayılı işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce; davacının trafik kontrolü sırasında kalibrasyon ayarı yapılmış alkolmetre cihazı ile yapılan ölçümde yasal sınırın üzerinde 0,52 promil alkollü olduğu tespit edildiğinden, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından anılan mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun yürürlükte bulunan 48. maddesinde 6487 sayılı Kanunla yapılan ve 11.06.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle; uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü olan sürücülerin kara yolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça teknik cihazlar kullanılacağı, teknik cihazların sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esasların yönetmelikte gösterileceği, kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunlu olduğu, teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınacağı, yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınacağı, bu kişilerin son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde ikinci defa alkollü iken araç kullanmaları halinde ise sürücü belgelerinin iki yıl süreyle geri alınacağı, hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

19.02.2014 tarihli 28918 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinde; “Trafik görevlilerince sürücüler her zaman alkol kontrolüne tabi tutulabilirler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kontrolü ise durumundan şüphe edilen sürücüler üzerinde yapılır. Trafik görevlilerince sürücülerin alkol oranlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır: a) Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılır. … ç) Yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler araç kullanmaktan men edilir. d) Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir. e) 1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir. f) Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi kapsamında ilgili mahkemelere yapılır.” kuralı yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; 19.07.2015 tarihinde trafik ekiplerince yapılan denetimde, davacının saat 02:59’da alkolmetre ile yapılan ölçümde 0,52 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu tespit üzerine ikinci kez yasal sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullandığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasına ve idari para cezası verilmesine ilişkin işlemlerin tesis edildiği, bakılmakta olan davanın bu işlemlerin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, trafik ekiplerince yapılan denetimlerde kişilerin alkolmetre ölçümüne tabi tutulması halinde çıkan sonuca herhangi bir şekilde itiraz edemeyeceği, trafik ekiplerince sağlık kuruluşlarına sevklerinin yasal olarak zorunlu olmadığı, itirazın ancak mahkemelere yapılabileceği düzenlenmiş ise de; dava açma yolu ile işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacıların itiraz ve iddiaları değerlendirilirken, trafik ekiplerince veya Cumhuriyet Savcılığınca herhangi bir sevk olmaksızın kendi imkanlarıyla aldıkları raporların da hak arama özgürlüğü açısından yargılamaya esas alınması gerektiği, kaldı ki; hukuken aksi ispat edilene kadar doğru olarak kabul edilmesi gereken ve maddi gerçeğe ulaşmada delil niteliği taşıyan bu raporların yargı merciince gözardı edilmesinin mümkün olamayacağı ve böyle bir değerlendirmenin yapılmamasının hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bilimsel çalışmalarda, alkole toleransın kişiden kişiye değişeceği gibi aynı kişide de farklı zamanlarda reaksiyonlarda farklılık olabileceği, kişinin yaşı, kilosu, cinsiyeti, metobolizma hızı, açlık ve tokluk durumu gibi pek çok nedene bağlı olarak vücuttaki alkol oranının azalma hızının değişebileceği kabul edilmektedir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı’nın 25.11.2008 tarih ve 342 sayılı yazısında da; zamanla orantılı olarak kan-alkol düzeyindeki azalma ile ilgili yapılan araştırmalarda, kan alkol düzeyinin bir saatte 12-20 mg/dl azaldığı, adli vakalarda, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu’nca ortalama olarak kan alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.

Kaldı ki; farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceği 17/04/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de yer almıştır.

Olayda, trafik ekiplerince saat 02:59’da yapılan ölçümden 55 dakika sonra davacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nin acil servisine gidilerek saat 03:54’te yapılan kan ölçümünde davacının 0,36 promil alkollü olduğunun saptandığı ve hastane doktoru tarafından rapor haline getirilerek onaylandığı görülmekle bu rapora itibar edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle her ne kadar trafik ekiplerince davacının 0,52 promil alkollü olduğundan bahisle işlem tesis edilmiş ise de bu ölçümden sonra alınan raporda davacının 0,36 promil alkollü olduğu ve iki ölçüm arasındaki süre değerlendirildiğinde davacının mevzuatta yazılı sınırın altında alkollü olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, davayı reddeden temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 25/02/2016 tarih ve E:2015/2333; K:2016/486 sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir