Polis kontrolünde ağabeyinin kimliğini gösterdi, Yargıtay suç olmaz dedi.

Yargıtay, polis yol kontrolü sırasında durdurulan ve yakalaması olan şahsın ağabeyinin kimliğini göstermesinin suç olmadığına, kabahat olduğuna hükmetti. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önüne gelen olayda, yakalaması olan sanığın, yol kontrolünde durduran Polislere abisinin ehliyetini vermesinin hangi suçu oluşturacağı tartışıldıktan sonra “..sanığın…Continue Reading →

Kilometresi 200 Bin olan aracı 68 Binde diye sattı, Yargıtay dolandırıcılık dedi

Yargıtay Kilometresi 200 Bin olan aracı 68 Binde diyerek satan kişinin eyleminin nitelikli dolandırıcılık olduğuna hükmetti. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin önüne gelen olayda, sanık sahibinden.com isimli internet sitesine  Volkswagen marka aracın 68.000 km’de olduğunu belirten satış ilanı verdi. Şikayetçi ilanı görerek sanığı…Continue Reading →

Yargıtay: “Nafaka TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalıdır.”

İradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.

Yargıtay: “Çocuğa velayet tercihi sorulmalı”

Yargıtay idrak çağında olan çocuğa velayetle ilgili görüşünün sorulması gerektiğine karar verdi. Yargıtay 2. Ceza dairesi önüne gelen olayda, “ortak çocuğun olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayet ile ilgili tercihinin sorulması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çocuğun üstün yararının velayetinin ebeveynlerden hangisine…Continue Reading →

Yargıtay: “Tanıklar dinlenmeden velayetin değiştirilmesi doğru değildir”

Davacı baba dava dilekçesinde tanık deliline dayanmasına karşın mahkemece davacı tarafa tanıklarını bildirmesi için gerekli imkân tanınmadan, hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacak şekilde karar verilmesi hatalı olduğu gibi, sadece pedagog tarafından düzenlenen uzman raporu dikkate alınarak bir değerlendirilme yapılması da doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacı tanıkları dinlendikten ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan “psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan” oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle velayet hususunda bir karar vermekten ibarettir.