Cihangir Camii’nin önündeki cam bina inşaatına dava açıldı

Tarihi alanları ile 1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren İstanbul, son yıllarda siluet tartışmalarıyla gündemden düşmüyor. Siluet tartışması özellikle Tarihi Yarımada’nın siluetini etkilemesi nedeniyle ilk olarak 16/9 kuleleri ile başlayıp mahkemeye taşındı. Silueti bozan kısımların yıkımı tartışılırken, mahkemeden çıkan son kararla kuleler yıkımdan kurtuldu. Zeytinburnu’ndaki bu kulelerle birlikte ayyuka çıkan siluet tartışmalarına geçen aylarda Haliç de eklenmişti. Tepkiler üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Haliç kıyısına yapılacak 10 katlı projeye 6 kat sınırlaması getirmişti. Megakentin bu silüet tartışmaları bitecek gibi değil. Şimdi de Beyoğlu Cihangir’de bir siluet sorunu ortaya çıktı.

KANUNİ DÖNEMİNDE YAPILDI

Beyoğlu’na bağlı Pürtelaş Mahallesi’nde mahkeme kararıyla daha önce ruhsatı iptal edilen inşaat, yoğunluk yaratacağı ve Cihangir Camii’nin görüntüsünü etkileyeceği endişesiyle mahalle sakinlerinin tepkisini çekiyor. Mahalleliler, inşaat bittiği takdirde Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Cihangir Camii’nin siluetinin bozulacağına dikkat çekip projeye itiraz ediyor. Beyoğlu Koruma Amaçlı İmar Planları doğrultusunda, mahkeme kararıyla ruhsatı iptal edilen inşaat, Beyoğlu Belediyesi tarafından yeniden ruhsatlandırıldı. İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin ruhsatını iptal etmesine rağmen yeni ruhsatla devam eden inşaat için mahalle sakinleri yeniden yargıya başvurdu.

Mahalle sakinleri, inşaatla ilgili tepkilerini şöyle dile getirdi: “Burada bir bina yapılmaya başlandı. Daha sonra durduruldu. Çalışmalar son 1 aydır tekrar başladı. Binanın 6 katlı ve cam bir bina olacağı söyleniyor. Cam bir binanın buraya yapılması, caminin ve bütün Cihangir’in siluetini bozacak. Cami tamamen bozulacak. Bu yapıyı istemiyoruz.”

“RUHSATI DAHA ÖNCE İPTAL EDİLMİŞTİ”

İnşaatin devam ettiği mahallede, Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1559 yılında Mimar Sinan’a inşa ettirilen Cihangir Camii bulunuyor. Restorasyonu devam eden caminin siluetini bozacağı gerekçesiyle inşaata tepki gösteren çevre sakinleri adına hukuki sürecin takipçisi olan Avukat Can Atalay, şunları söyledi:

“İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nin en önemli camilerinden birisini ve onun siluetini, kentten görünüşünü doğrudan etkileyecek bir inşaat hukuka aykırı olarak tekrar başladı. 2009’da Beyoğlu’nu koruma amaçlı nazım imar planı, İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Danıştay, ‘Yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir’ diyerek bu kararı bozdu. Bilirkişi incelemesi yeniden yaptırıldı ve plan yeniden iptal edildi. İlk iptal kararından sonra, sözünü ettiğimiz alandaki inşaata esas ruhsat, İstanbul İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Fakat Danıştay ‘Bilirkişi incelemesi yapılması gerekir, koruma amaçlı nazır imar planını tekrar incelemen gerekir’ dediği için arada bir boşluk oldu. O boşlukta, İstanbul’un ve caminin görünümünü doğrudan etkileyecek inşaat tekrar başlatıldı. İlk kararda ‘İmar planı iptal’ deniyordu. Dolayısıyla ruhsat iptal edilmek durumunda. Bugün de siluetin zarar görmemesi için bu durum geçerlidir. Muhtemelen ileride tazminat davaları ortaya çıkacak.”

Comments are closed.