Acentanın payına düşen komisyon bedellerinin bir kısmını, sigortalı müşterilere iade etmesi durumunda bu tutarların kurum kazancından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.

Tarih 22/08/2012
Sayı B.07.1.GİB.4.34.19.02-105[227-2012/VUK-1- . . .]–2663
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.19.02-105[227-2012/VUK-1- . . .]–2663

22/08/2012

Konu

:

Acentanın payına düşen komisyon bedellerinin bir kısmını, sigortalı müşterilere iade etmesi durumunda bu tutarların kurum kazancından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sigorta acentalığı faaliyetinde bulunduğunuz, sigortalı müşterilerinize poliçe düzenledikten sonra hesaplamış olduğunuz prim tutarının bir kısmını müşterilerinizi kaybetmemek amacıyla nakden ya da banka yoluyla ilgili müşterinize aktardığınız, poliçedeki prim tutarından payınıza düşen komisyon tutarının sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta komisyon gider belgesine istinaden gelir yazıldığı belirtilerek, sigortalı müşterilerinize aktardığınız tutarları dönem kurum kazancınızdan indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususunda bilgi talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilecektir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği belirtilmiştir.

Ticari kazançta elde etme tahakkuk esasına bağlanmış bulunmaktadır. Bu esas dikkate alındığında, gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönemin kazancında dikkate alınması gerekmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirme vergiyi doğuran olay ve olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu çerçevede, bağlı olduğunuz sigorta şirketine sağladığınız hizmetler karşılığında tahsil etmiş olduğunuz komisyon bedellerinin bir kısmının, müşterilerinizi kaybetmemek amacıyla ilgili müşterinize aktarılması halinde, aktarılan tutarların, emsallere uygun olması ve kanaat verici vesikalarla tevsik edilmesi şartıyla gider olarak dikkate alınması mümkün olacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.