YÜZÖLÇÜMÜ VE FENNİ HATALARIN DÜZELTİLMESİYLE İLGİLİ İŞLEMİN İPTALİ

YARGITAY 20. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/10801
KARAR: 2014/2419

Davacı, 95 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından …İlçesi Merkez Beldesinde 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminde 5559 nolu sınır noktasının koordinatı değiştirilerek imar planında yol olarak belirlenen alanın orman sınırları içine alındığı iddiasıyla yapılan düzeltme işleminin iptalini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne ve 95 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 31/01/2013 günü ilânı yapılan düzeltme işlemlerinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, nitelik ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fennî hataların düzeltilmesiyle ilgili işlemin iptali istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 31/01/2013 tarihinde ilân edilip kesinleşen 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince fennî hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.

Yörede ilk orman kadastrosu, 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre 5 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak kesinleşmiş, daha sonra 1980 yılında ve 1984 yılında 2. madde uygulamları yapılmıştır. Fakat, mahkemece yukarıda bahsedilen orman kadastro çalışmalarına ilişkin hiçbir belge getirilmeden, denetime elverişli olmayan ve eksik inceleme ile alınmış orman bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur.

Bu nedenle; öncelikle, 1949 yılında yapılan ilk tahdide, 1980 ve 1984 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritalarının orijinalinden çekilmiş onaylı örnekleri ve en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı ile amenajman planları keza; arazi kadastrosuna ait kadastro paftaları ile imar parsel paftaları getirtilmeli, bundan sonra; önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası, imar ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 5 ya da 6 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; kadastro ve imar paftası ile tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritaları üzerinde işaretlenmeli; tahdit haritası ile tutanakların çelişmesi hâlinde tahdit haritalarının yapımında kullanılan hava fotoğrafları, memleket haritası ve çalışma tutanaklarında yazılı mevki ve yer isimleri, ölçü karnelerinde yazılı açı ve mesafelerle nirengi, poligon ve röper noktalarından yararlanılarak teknik izahnamedeki kurallar da dikkate alınarak taşınmazın yeri belirlenmeli, tahdit haritaları ile 1/25000 ölçekli memleket haritasının ölçekleri denkleştirilerek taşınmazın ve paftasındaki Devlet karayolunun da konumları memleket haritası ve tahdit haritasında gösterilmeli; 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, dava sırasında 6831 sayılı Kanunun 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağı düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

Kabule göre de, mahkemece dava açılan kısım yönünden karar verilmesi gerekirken tüm çalışmanın iptal edilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/02/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Prş Mar 19, 2015 10:15 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 124


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın