VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ SERİ NO : 2002/1

Tarih 26/09/2002
Sayı B.07.0.GEL.0.60/6012-1430
Kapsam

T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI : B.07.0.GEL.0.60/6012-1430
KONU :

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
İÇ GENELGESİ
SERİ NO: 2002/1

………………………….VALİLİĞİNE
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, 29/07/1998 _ 01/01/2002 tarihleri arasında Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre ilk tarhiyat yapıldıktan sonra idarece yapılacak nihai tarhiyata esas alınmak üzere, intikal eden gayrimenkullerin değerleme günündeki rayiç değerlerinin takdir komisyonlarınca takdir ettirilip ettirilmeyeceği hususunda tereddütlerin bulunduğu anlaşılmış olup, bu konuda aşağıda gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında idarenin, bu maddedeki esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden vergiyi, beyannamenin verildiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde tarh edeceği ve tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bulunacak değerleri dikkate alınarak ikmal edileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendine göre, ilk tarhiyatta gayrimenkuller, ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerlerle değerlenmektedir.

Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu’nun 297’nci maddesinde ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum binalar ile arazinin vergi değeri ile değerleneceği belirtilmiş, aynı Kanunun 4751 sayılı Kanunla değişmeden önceki 268’inci maddesinde ise vergi değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir denilmiştir. Aynı Kanun’un mükerrer 266’ncı maddesinde de rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeri olarak tanımlanmıştır.

Öte yandan, Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre, anılan dönemde emlak vergisi tarhiyatı, asgari beyan değerinden düşük olmamak üzere mükelleflerin beyan ettiği vergi değeri üzerinden yapılmakta olup, tarhiyata esas olan bu değer de rayiç bedeli ifade etmektedir.

Bu durumda, mükellefler kendilerine veraset yoluyla veya ivazsız surette intikal eden gayrimenkulleri ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerle değerlemeye tabi tutarak beyannamelerinde göstermeleri ve vergi dairesince yapılması gereken ilk tarhiyatın da beyannamede gösterilen bu değer üzerinden yapılması gerekmektedir.

İlk tarhiyattan sonra idarece yapılacak son tarhiyatta da, emlak vergisi tarhiyatına esas alınan rayiç bedel dikkate alınarak işlem yapılacak, diğer bir ifade ile gayrimenkul için rayiç bedel takdiri yaptırılmayacaktır. Dolayısıyla emlak vergisine esas olan değer, veraset ve intikal vergisi içinde aynen geçerli olacaktır.

Diğer taraftan, İç Genelgenin tebliğ tarihinden önce takdir komisyonuna intikal ettirilmiş bulunan gayrimenkullerin rayiç bedel takdiri işlemlerinden vazgeçilecektir.

Ayrıca, daha önce takdir komisyonuna gönderilmiş ve rayiç bedel takdiri yaptırılmış bulunan gayrimenkuller ile ilgili olarak mükellefler adına ek tarhiyat yapılmış olması halinde, yapılmış bulunan bu tarhiyatların, gayrimenkulün emlak vergisi tarhına esas olan değeri dikkate alınarak düzeltileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesi ve gereğince işlem yapılmasını rica ederim.

Bakan a.

Bir Cevap Yazın