VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ SERİ NO: 1

Tarih 18/04/1974
Sayı VRS/26805-29/23223
Kapsam

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

SAYI   : VRS/26805-29/23223                                                                               

KONU:

                                

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

İÇ GENELGESİ

Seri No: 1

…………………..VALİLİĞİNE

Defterdarlık: (Gelir Müd.)

 

Gayrimenkullerin değerlendirilmesi taleplerinin, beyanın düşüklüğü konusundaki tespitlere dayandırılmayacağı hakkında,

Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1328 sayılı Kanunla değişik 10 uncu maddesinde; intikal eden mallar için Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerlerin (indirilmesi gereken borç ve masraflar olduğu takdirde bulunan değerden bu indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar) vergiye matrah olacağı öngörülmüş ve intikal eden mallara ilişkin değerlerin bu maddede yazılı esaslara göre mükellefler tarafından beyan edilerek ön tarhiyatın hemen yapılması ve tarh edilen bu verginin, Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bulunacak değerlere göre ikmal edilmesi kabul edilmiştir.

Öte yandan, Vergi Daireleri Kuruluş ve Görevleri Yönetmeliğinde, veraset ve intikal vergisinin arızi bir mükellefiyet olması nedeniyle, beyanname verilmesi halinde beyannamede gösterilen malların doğru olup olmadığının, başkaca bir mal bulunup bulunmadığının veya beyanname verilmemesi halinde intikal eden malların nelerden ibaret bulunduğunun idari tahkikatla saptanacağı öngörülmüştür.

Bu işlemlerin ise Vergi Usul Kanununun 127-152 nci maddeleri hükümleri dairesinde yoklama, inceleme, arama ve bilgi toplama şeklinde yapılıp sonuçlandırılacağı ve vergiye matrah olacak değerlerin, aynı Kanunun 298 nci maddesi gereğince 72 nci maddesinde yazılı Takdir Komisyonunca tespit edileceği tabiidir.

Gerek 7338 sayılı Kanunun 10 uncu gerekse 213 sayılı Kanunun 127-152 nci ve 291-297 nci maddelerinde, iktisaba konu malların takdir komisyonlarınca yeniden değerlendirilmesi için, beyan edilen değerlerin düşük olduğu konusunda, vergi dairelerince önceden herhangi bir tespit yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kaldı ki, sadece gayrimenkullerin değerlendirilmesi yönünde istisnai bir yol olarak kabul edilmiş bulunan böyle bir tespit esası da 1318 sayılı Kanunla 213 sayılı Kanunun 297 nci maddesinde yapılan değişiklik sonucu terk edilmiştir. Nitekim bu konuda Danıştay 11 inci Dairesince verilen ve istikrar kazanan muhtelif kararlar da bu sonucu doğrulamaktadır.

Ancak, takdir komisyonları çalışmalarına yardımcı olunarak doğacak uyuşmazlıkları asgariye indirmek ve uygulamada birlik ve etkinliği artırmak bakımından, Emlak Vergi Dairelerince (karma vergi dairelerinde emlak vergisi servisi) düzenlenmiş olması gereken vergi haritalarından (imar veya yol istikamet planı yahut kadastro-tapulama paftaları) aynı ve benzer vasıftaki emlak birimlerinin ve varsa farklı vasıflarının hangileri olduğunun ve normal alım satım bedel cetvellerinden de bu emlak birimlerine ilişkin rayiç değerlerin (beyan veya takdir edilen) neden ibaret bulunduğunun tespiti ile sevk fişlerine eklenmesi, bunların, iddia ve savunmalarda dayanak yapılması ve kesinleşecek değerlerin de sözü edilen cetvellere aktarılması faydalı bulunmuştur.

Bilgileri ve gereği rica olunur.

 

Maliye Bakanı Y.

İmza

Bir Cevap Yazın