VAZİFE MALULÜ OLARAK EMEKLİ EDİLEN KİŞİ, KAZANILMIŞ HAK, İDARİ İSTİKRAR

DANIŞTAY 11. Daire
ESAS: 2012/8409
KARAR: 2014/295

İstemin Özeti : Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 13.07.2012 tarihli ve E:2012/1057; K:2012/1951 sayılı kararın; davalı İdare tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi : …

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, …Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 19.08.1996 tarihinde terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırı sonucu yaralanan ve Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun aktif polislik yapamayacağı yolundaki 09.02.2005 gün ve 1031 sayılı sağlık kurulu raporu ile Hacettepe Hastanelerince düzenlenen sağlık raporları Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca kabul edilip, vazife malullüğü hükümleri uygulanarak emekli aylığı bağlanan davacının, Sandık Sağlık Kurulunca söz konusu raporların yeniden incelenmesi sonucu vazife malullüğü kararının iptal edilerek emekli aylık ve ikramiye tutarlarının adına borç çıkartılmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; Danıştay Onbirinci Dairesince verilen bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucu, vazife malülü olarak emekliye sevk edilen davacının, gerçek dışı beyanı ve hilesi söz konusu olmadığı gibi, idarenin işlemin dayanağı mevzuat kurallarını uygularken açık hataya düştüğünden de söz edilemeyeceğinden, davacının fiilen emekliye sevki sonucu (statüsünün de değiştiği dikkate alındığında) hukuka uygun olarak elde ettiği bu hakkın, kazanılmış hak ve idari istikrar ilkesi uyarınca korunması gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı İdare, Mahkeme kararının, hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde malullüğün, iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması halinde buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denileceği hükme bağlanmıştır.

5434 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğan nedenlerle vücutlarında oluşan arızalar veya yakalandıkları hastalıklar nedeniyle vazifelerini yapamayacak duruma girenler vazife malulü kabul edilmektedir. Anılan düzenlemeye göre, kamu görevlisinin malul veya vazife malulü kabul edilmesinde; 5434 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 50. maddesinde yazılı malullük raporlarını inceleyerek karara bağlamakla görevli Sağlık Kurulu tarafından, kamu görevlisinin yakalandığı hastalık veya vücudunda meydana gelen arıza nedeniyle ”görevini yapamayacak duruma gelip gelmediği” ve bu durumun "vazifesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı" tespit edilerek bunun sonucuna göre vazife malullüğü hakkında karar verilmektedir.

Kamu görevlisinin görevini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin belirlenmesinde ise ilgili tarafından yürütülen hizmetin niteliği ve çalışma koşulları önem taşıdığından, bu konuda kamu görevlisinin görev yaptığı kurumca çıkarılan özel bir düzenleme var ise bu düzenlemenin de dikkate alınması gerekmekte olup, uyuşmazlığın çözümünde polis memuru olarak görev yapan davacının, görevi sırasında geçirdiği kazadan kaynaklandığını ileri sürdüğü rahatsızlığından dolayı vazife malulü sayılması veya emniyet hizmetleri sınıfında görev yapıp yapamayacağı hususunun tespiti bakımından 04.08.2003 tarih ve 25189 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin konuya ilişkin hükümleri hukuken irdelenmelidir.

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde, idari polisin, Emekli Sandığınca vazife malullüğüne karar verilen büro görevlerinde sivil olarak çalışan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelini ifade ettiği belirtilmiş; 16. maddesinde, Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki (C) dilimi sağlık şartlarını taşıyanların birimlerin faal hizmetleri dışında kalan diğer hizmetlerinde çalıştırılabileceği; Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışan polis amirleri dışındaki personelden, sağlık kurulu raporuna göre Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki (C) dilimi sağlık şartlarını kaybettikleri ve Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki (D) dilimi sağlık şartlarını taşıdıklarına karar verilenlerin sağlık kurulu raporlarının, Daire Başkanlığının görüşü ile birlikte öncelikle hizmet sınıfı değişikliği, gerekirse maluliyet yönünde işlemler yapılmak üzere Personel Daire Başkanlığına gönderileceği, Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki (D) dilimi sağlık şartlarını kaybeden personelin sağlık kurulu raporlarının ise Daire Başkanlığının görüşü ile birlikte maluliyet yönünde işlemler yapılmak üzere Personel Daire Başkanlığına gönderileceği kurala bağlanmış; "Vazife Malüllüğü ve İdari Polislik" başlıklı 17. maddesinde de, Emniyet Teşkilatında, bütün hizmet sınıflarında görev yapan personelden görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı uğradıkları kaza veya saldırı sebebiyle ya da görevin sebep ve tesiriyle yaralanan veya sakat kalanlar ile bir meslek hastalığına yakalananlar ve Emniyet Teşkilatında bütün hizmet sınıflarında görev yapmakta iken fiili askerlik görevini ifa etmek üzere aylıksız izne ayrılanlardan askerlik hizmetini ifa ederken görevin sebep ve tesiri ile yaralanan veya sakat kalan personelin tedavilerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesi hükümlerine göre sağlanacağı; tedavi bitiminde son durumunu bildirir sağlık kurulu raporunun aldırılacağı, Daire Başkanlığınca sağlık kurulu raporları incelenerek tüm hizmet sınıfları için kişinin hastalığının hangi sağlık dilimine girdiğinin kararlaştırılacağı, Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan personel için, psikiyatrik hastalıklarda Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasında (B) veya (C), diğer hastalıklarda (B), (C) veya (D) dilimi sağlık şartlarına sahip olanların idari polisliği, psikiyatrik hastalıklarda (D), diğer hastalıklarda (E) dilimi sağlık şartlarına sahip olanların ise görevlerini yapamayacağı şeklinde görüş belirtileceği ve gerekli işlemler yapılmak üzere Personel Daire Başkanlığına gönderileceği; Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce hakkında vazife malullüğü kararı verilenlerden, Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan personelden, vazife malüllüğü ile birlikte idari polislik görevi yapabileceğine karar verilen personelin talebi halinde Genel Müdür onayı ile idari polis görevine aktarılacakları, idari polis olarak görev yapanların emeklilik talepleri halinde vazife malulü olarak emeklilikle ilgili işlemlerin yapılacağı kuralına yer verilmiştir.

Bu hükümler uyarınca, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun, öncelikle ilgililerin mevcut rahatsızlıklarının vazifelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti bakımından bir değerlendirme yapacağı, vazifelerinden kaynaklandığının tespit edilmesinden sonra bu kişilerin görevlerini yapamayacak duruma gelip gelmediklerinin tespiti noktasında, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin ilgili hükümlerini dikkate alması ve "Vazife Malullüğü ve İdari Polislik" konusunu özel olarak düzenleyen Yönetmeliğin 17. maddesi hükümlerini göz önünde bulundurması gerekeceği tabiidir.

Yönetmelik’in 17. maddesinin bütününün incelenmesinden; Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan ve görevi sırasında veya görevinden dolayı uğradığı bir kaza veya saldırı nedeniyle yaralanan veya sakatlanan veya meslek hastalığına yakalananlardan tedavilerinin bitiminden sonra alacakları raporda Yönetmelikte belirtilen sağlık dilimlerinden psikiyatrik hastalıklarda (B) veya (C) diğer hastalıklarda (B), (C) veya (D) dilimi sağlık şartlarına sahip oldukları belirtilenlerin idari polis olabilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinde idari polis, Emekli Sandığınca vazife malullüğüne karar verilen, büro görevlerinde sivil olarak çalışan emniyet hizmetleri sınıfı personeli olarak tanımlanmış; 17. maddesinde ise vazife malullüğü ile birlikte idari polislik görevi yapabileceğine karar verilen personelin ancak isteği halinde, idari polislik görevine aktarılacağı kurala bağlanmış olup, idari polis olmak istemeyenler hakkında vazife malullüğü işlemlerinin yapılacağı açıktır.

Davacı hakkında, vazife malullüğü yönünde tesis edilecek işleme dayanak oluşturan raporların incelenmesinden Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 09.02.2005 tarihli raporda, "Temporal bölgede cilt altı yabancı cisim ateşli silah yaralanması" tanısı ile aktif polislik yapamayacağı, idari polislik yapabileceği ifade edildiği halde davacının rahatsızlığının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin hangi dilimine girdiği konusunda herhangi bir belirleme yapılmadığı, davalı İdarenin savunmasında sözünü ettiği Hacettepe Üniversitesince düzenlenen 21.06.2005 tarihli ve 377242 sayılı raporun dava dosyasında mevcut olmadığı, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca söz konusu raporlar dikkate alınarak davacının (B) dilimi sağlık şartına sahip olduğuna karar verildiği, İdare Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ara kararına istinaden Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 15.02.2007 tarihli ve 2458 sayılı raporda ise davacının rahatsızlığının psikiyatrik yönden değerlendirilerek Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin (A) dilimine girdiği yolunda saptama yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacının vazife malulü olup olmadığının belirlenebilmesi için hangi sağlık dilimine girdiğinin tespiti gerekmekte olup, İdare Mahkemesince bu yolda bir inceleme yapılmaksızın, başka bir ifade ile davacının rahatsızlığının hangi sağlık dilimine girdiği belirlenmeksizin verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı İdarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen
15 (onbeş) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Cmt Mar 14, 2015 10:43 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 62


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın