Şüphelinin evinde yapılan aramada ele geçirilen ruhsatsız tabanca ve mermi nedeniyle açılan davada, 6136 sayılı Yasa’nın 13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

Gerekçe Kısmını Gizle

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 2008/99

Karar Sayısı : 2010/42

Karar Günü : 25.2.2010

R.G. Tarih-Sayı : 18.05.2010-27585

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa’nın 156. maddesiyle değiştirilen 13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 10., 36., 37. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Şüphelinin evinde yapılan aramada ele geçirilen ruhsatsız tabanca ve mermi nedeniyle açılan davada, 6136 sayılı Yasa’nın 13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

‘6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında
Kanunun 13. maddesinde; ‘Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan
olması ya da silâh veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmi beş günden yüz güne kadar adlî para cezasıdır.

Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır.

Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.’ şeklinde belirtilmiştir. Söz konusu metnin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;

6136 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında, ateşli silahın taşınması
veya bulundurulmasından bahsedilip, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılması öngörülmüş; üçüncü fıkrasında ise, bu silahın salt ev veya işyerinde bulundurulması halinde bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmi beş günden yüz güne kadar adlî para cezası öngörülmüştür. Bu halde salt ev veya işyerinde silah bulundurulması halinde daha az ceza verilmesi söz konusudur.

Maddenin beşinci fıkrasında, tadil edilmiş kuru sıkı tabir edilen silahlar için
birinci fıkraya göre ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu halde ilk imal ediliş tarzı
itibariyle ateşli silahın evde bulundurulması halinde 3. fıkraya göre daha az ceza, başlangıçta ateşli silah olmayıp kuru sıkı olarak imal edilip, daha sonra tadil edilerek elde edilmiş ateşli silahın ev veya işyerinde bulundurulması halinde 1. fıkraya göre daha çok ceza verilmesine sebebiyet verilecektir.

Ayrıca birinci fıkrada düzenlenen suçlara Asliye Ceza Mahkemesi bakmakla
görevli iken, üçüncü fıkrada düzenlenen suçlara Sulh Ceza Mahkemesi bakmakla görevli
olduğundan, görevli mahkemenin değişmesi durumu da ortaya çıkacaktır.

Bu nedenlerle, 6136 sayılı Kanunun beşinci fıkrasının Anayasanın 2.
maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine, 36.
maddesindeki adil yargılama ilkesine, 37. maddesindeki kanuni hâkim ilkesine, 38.
maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu düşünüldüğünden,
belirtilen maddelerin Anayasaya aykırılıkları yönünden Anayasanın 152. maddesi uyarınca
gerekli incelemenin Anayasa Mahkemesince yapılması saygıyla arz olunur.’

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un itiraz konusu fıkrayı içeren 13. maddesi şöyledir:

Madde 13 ‘ Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silâh veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibeş günden yüz güne kadar adlî para cezasıdır.

Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır.

Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.’

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 10., 36., 37. ve 38. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine 13.11.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, ateşli silaha dönüştürülmüş kuru sıkı olarak adlandırılan silahları bulundurma suçu nedeniyle 6136 sayılı Yasa’nın 13. maddesinin birinci fıkrasına göre verilen cezanın, ilk imal ediliş tarzı itibariyle ateşli silahın bulundurulması halinde aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre verilen cezadan fazla olmasının ve görevli mahkemenin, diğerinde sulh ceza mahkemesi iken bu suçta asliye ceza mahkemesi olarak kabul edilmesinin Anayasa’nın 2., 10., 36., 37. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6136 sayılı Yasa’nın 5728 sayılı Yasa’nın 156. maddesiyle değişik 13. maddesinin son fıkrasına göre, kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silaha dönüştürenlerin birinci fıkra gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı kurala bağlanmıştır. Madde gerekçesindeki ‘kuru sıkı tabancanın öldürmeye elverişli silah haline dönüştürülmesinin yaptırım altına alındığı konusuna açıklık kazandırmak’ ifadesi de gözetildiğinde birinci fıkra gereğince cezalandırılacak olan suçun ‘dönüştürme suçu’olduğu açıktır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa’nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Yasa önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

Anayasa’nın 36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, mahkemelerin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı, 37. maddesinde kanuni hâkim güvencesi kurala bağlanmış, 38. maddesinde ise suç ve cezalara ilişkin esaslara yer verilmiştir.

İlk imal edilişi 6136 sayılı Yasa kapsamında olan bir silahı ‘bulundurma eylemi’ ile kurusıkı olarak adlandırılan ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silaha‘dönüştürme eylemi’ aynı nitelikte değildir. Farklı suçları işleyenler ise aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından eşitlik karşılaştırmasına esas alınamazlar.

Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde Anayasa’ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin belirlenmesi gibi konularda yasa koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silaha dönüştürme suçuna 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silahı bulundurma suçuna göre niteliğindeki ağırlık gözetilerek daha ağır bir yaptırım öngörülmesi de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdiri kapsamındadır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa’nın 36.ve 37. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.

VI – SONUÇ

10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa’nın 156. maddesiyle değiştirilen 13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit ADALI

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket APALAK

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Bir Cevap Yazın