SİLAHLI KAVGADA YARALANAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DEVLETTEN TAZMİNAT TALEBİ

DANIŞTAY 15. Daire
ESAS: 2013/3907
KARAR: 2014/1441

İstemin Özeti : …2. İdare Mahkemesi’nin 30/06/2009 günlü,

E:2007/1665; K:2009/811 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülüp temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Taraflarca savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Mahkeme kararının, manevi tazminat isteminin kısmen reddine yönelik kısmının bozulması, diğer kısımlarının onaması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce gereği görüşüldü:

Dava, …Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi servisinde yatan annesini ziyarete gittiği 21.12.2006 tarihinde hastaların yattığı odadan silah sesleri duyması sebebiyle kaçmaya çalışırken sağ omuzundan mermiyle yaralanarak köprücük kemiği kırılan ve aynı hastanede tedaviye alınan davacının, merminin atardamara 0,5 cm, sinirlere 1 cm mesafede olması sebebiyle doktorun mermiyi çıkarmak için operasyon yapamadığı, böyle bir ameliyatta sağ kolunun felç olma riskinin yüksek olduğu, bu bölgeye müdahale edilemediği için köprücük kemiğinin eğri kaynadığı belirtilerek kolunu çok yukarı kaldıramadığı, sağlıklı dönemlerindeki hareketleri yapamadığı ve halen o bölgede acı hissettiği, dolayısıyla özel beslenmesi, ulaşım giderleri gibi yaralanma sebebiyle doğan giderler için 2.000,00 TL maddi, çekmiş olduğu acı, almış olduğu risk, birlikte yaşamak zorunda olduğu mermi sebebiyle 248.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

…2. İdare Mahkemesi’nce; annesini ziyarete giden davacının, davalı idareye bağlı hastanede mermiyle yaralanması sebebiyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi zararlarının neler olduğunun somut olarak ortaya konulamaması karşısında 2.000,00 TL maddi tazminat talebinin reddine, 248.000,00 TL’lık manevi tazminat talebinin ise davacının manevi zararının, duyduğu acının kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla 5.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, isteğin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Anılan Mahkeme kararının, davalı idarece kabule ilişkin kısmının, davacı vekili tarafından ise, redde ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülüp temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Taraflarca ileri sürülen iddialar, anılan kararın manevi tazminatın kabule ilişkin kısmı ile maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacı vekilinin, anılan kararın manevi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden temyiz istemine gelince;

Dava dosyasında bulunan belgelerin incelenmesinden; davacının annesini ziyarete gittiği 21.12.2006 tarihinde Ç.Ü. Balcalı Tıp Fakültesi Hastanesinde hastaların yattığı odada silah sesleri duyunca kaçmaya çalışırken sağ omuzundan mermiyle yaralanarak köprücük kemiğinin kırıldığı, aynı hastanede tedavi altına alındığı, ertesi gün kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, yaralanmadan birkaç gün sonra, 26.12.2006 günü tanzim edilen epikriz raporunda ateşli silah yaralanması sonucunda sağ köprücük kemiği üzerinde yaklaşık 2 cm’lik giriş deliği ve köprücük kemiği kırığının mevcut olduğu, büyük damar yaralanması şüphesi üzerine hastanın kalp damar cerrahisi adına dermatoloji servisine yatırıldığı, "sağ üst ekstremite hareketlerinin ağrılı ve kısıtlı’’ diğer sistem muayenelerinin ise normal olduğunun belirtildiği, İdare Mahkemesinin 31.03.2009 tarihli Ara Kararıyla davacının sevk edildiği Ç.Ü. Balcalı Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr… tarafından, düzenlenen epikriz raporu doğrultusunda cevap verildiği, merminin atardamara ve sinirlere yakınlığı konusundaki sorunun ise mermi çekirdeğinin mevcut olduğunun, ancak atardamar ve sinirlerin doku yoğunluğunun kemik gibi yoğun olmaması sebebiyle görünür olmadıkları ve davacının iddia ettiği gibi atardamara ve sinirlere yakınlığının kesin matematiksel ifade ile söylenebilmesinin mümkün olmadığının, uzuv kaybının bulunmadığının bildirildiği, bu cevabın ve epikriz raporunun birbirini teyit eder nitelikte olduğu görüldüğünden, Mahkemece davacının uzuv kaybı değil, uzuv zaafiyeti olduğu belirtilerek, davacının uzuv kaybına bağlı sürekli bir rahatsızlığının oluşup oluşmadığı ve işgücü kaybı oranı araştırılmaksızın hastalar ve yakınlarının hastane içindeki güvenliğinin sağlanamaması şeklinde ortaya çıkan hizmet kusuru nedeniyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir. Dava konusu olayda, idarenin kusuru, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olmadığı görülmektedir. Bir başka anlatımla, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ölçütlere göre hükmedilecek manevi tazminat tutarı yeniden belirlenmelidir.

Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulüyle, …2. İdare Mahkemesi’nin 30/06/2009 günlü, E:2007/1665; K:2009/811 sayılı kararının, manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulmasına, maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabule ilişkin kısmının onanmasına, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Cmt Mar 14, 2015 2:07 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 178


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın