ÖĞRETİM İŞLERİ, REKTÖRÜN YETKİLİ OLDUGU İŞLER

İdari Dava D. Kur. 2007/265 E., 2007/1819 K.

İdari Dava D. Kur. 2007/265 E., 2007/1819 K.

  • ÖĞRETİM İŞLERİ
  • REKTÖRÜN YETKİLİ OLDUGU İŞLER
  • 2547 S. YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU [ Madde 13 ]
  • 2577 S. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU [ Madde 49 ] “İçtihat Metni”

    Gazi Üniversitesi Senatosunun 13.7.2004 günlü, 2004/55 sayılı kararı ile Üniversite Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen davacının, Üniversite Yönetim Kurulu üyeliği görevinin yok sayılmasına ilişkin Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’nün 6.8.2004 günlü, 11500 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 7.7.2006 günlü, E:2006/970, K-.2006/2893 sayılı bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 15.12.2006 günlü, E:2006/2719, K:2006/2844 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

    Savunmanın Özeti : Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Muhsin Yıldız’ın Düşüncesi : Davacının Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildiği 13.7.2004 tarihli Senato’ya başkanlık eden Rektör …’in görev süresinin 6.8.2004 tarihinde sona erdiği açık bulunduğundan; dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

    Bu nedenle temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Hüseyin Yıldız’ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlere uygun olup, İdare Mahkemesinin Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uymayarak verdiği ısrar kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmüştür.

    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

    TÜRK MÎLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması yolundaki istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

    Dava, Gazi Üniversitesi Senatosunun 13.7.2004 günlü, 2004/55 sayılı kararının yok hükmünde olduğundan bahisle bu kararla Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen davacının üyeliğinin yok sayılmasına ilişkin Gazi Üniversitesi Rektörlüğümün 6.8.2004 günlü, 11500 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

    Ankara 8. İdare Mahkemesinin 24.11.2005 günlü, E:2004/2605, K:2005/1687 sayılı kararıyla; yeni seçilen rektörün 5.7.2004 günlü kararnameyle Cumhurbaşkanı tarafından atanması ile birlikte bu kararnamenin 6.7.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yeni rektörün görevine 6.8.2004 tarihinde başladığının dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığı, kamu hizmetinin sürekliliği açısından eski rektörün görevi yeni rektör göreve başlayıncaya kadar devam edeceği gibi yönetim kurulu üyesi seçme yetkisinin sadece rektörün insiyatifinde olan bir yetki olmadığı, davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine 53 senato üyesince oybirliği ile karar verildiği anlaşıldığından, yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca eski rektörün 6.8.2000 tarihinde göreve başlaması nedeniyle 4 yıllık görev süresinin 6.8.2004 tarihinde sona ereceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

    Anılan kararı temyizen inceleyen Danıştay Sekizinci Dairesi 7.7.2006 günlü, E:2006/970, K:2006/2893 sayılı kararla; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. ve 14. maddeleri ile Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği’nin 4. maddesindeki kurallardan, yeni rektörün atanması ile eski rektörün görev süresinin sona ereceği ve Yasa’nın rektöre tanımış olduğu yetkilerin de ancak yeni atanan tarafından kullanılabileceği sonucuna varıldığı, dosyanın incelenmesinden Gazi Üniversitesi’nin yeni rektörünün Cumhurbaşkanı tarafından 5.7.2004 tarihinde atandığı ve bu atama kararnamesinin 6.7.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlandığı, eski rektörün çağrısı ile toplanan senatonun 13.7.2004 tarihinde davacıyı Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliğine seçtiğinin anlaşıldığı, görev süresi sona ermiş bulunan bir rektörün senatoyu toplantıya çağırma ve senatoya başkanlık etme yetkisi bulunmadığından Yasada belirlenen usul kurallarına uyulmaksızın toplanan senatoca alınan kararların ağır ve açık yetki gasbı ile mulul olacağı, bir başka anlatımla bu şekilde alınmış olan kararın hukuki geçerliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu, bu durumda, açık ve ağır yetki gasbı olan ve yoklukla malul bulunan senato kararının yok hükmünde sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Ankara 8. İdare Mahkemesi kararını bozmuş ise de, Mahkemece Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

    Davalı idare, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 15.12.2006 günlü, E:2006/2719, K:2006/2844 sayılı bu ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/a. maddesinde; Devlet Üniversitelerinde rektörün, profesör akademik unvanına sahip kişiler arasından görevdeki Rektörün çağrısı ile toplanacak üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanacağı ve Rektörün görev süresinin 4 yıl olduğu, 14. maddesinde de Senatonun rektörün başkanlığında, rektör yardımcıları, dekanlar ve her fakülteden fakülte kurullarınca üç yıl için seçilecek birer öğretim üyesi ile rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokul müdürlerinden teşekkül edeceği, üniversite yönetim kuruluna üye seçmenin Senatonun görevleri arasında olduğu hükümlerine yer verilmiş, 15. maddesinde ise; Üniversite Yönetim Kurulu’nun rektörün başkanlığında dekanlardan, üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanlarını temsil edecek şekilde Senatoca dört yıl için seçilecek üç profesörden oluşacağı hükme bağlanmıştır.

    2547 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak Yükseköğretim Kurulu’nca hazırlanan, Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği’nin 4. maddesinde “Görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak öğretim üyeleri tarafından altı rektör adayı seçilerek belirlenir. Belirlenen rektör adaylarından Yükseköğretim Kurulu’nun seçeceği üç aday atanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Cumhurbaşkanı bu üç adaydan birini rektör olarak atar. Üniversite veya ileri teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eden rektörlerin görev süresi dört yıldır. Süresi sona erenler iki dönemden fazla rektörlük yapmamış olmak kaydıyla yeniden rektör olarak seçilip, atanabilirler.

    Rektör adayı seçimleri gizli oyla yapılır. Oy veren öğretim üyeleri oy pusulasına yalnız bir isim yazabilir. Birinci toplantıda öğretim üyelerinin en az yarısının hazır olması aranır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde toplantı kırk sekiz saat ertelenir ve nisap aranmaksızın seçim yapılır. Geçerli oylara göre en çok oy alan altı kişi aday olarak seçilmiş sayılır. Adayların eşit oy almaları halinde öncelik sırası kur’a çekilmek suretiyle belirlenir. Seçim sonucu bir tutanakla tespit edilerek, tutanak ve aday olarak belirlenen altı kişinin öz geçmişleri rektör tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilir.

    Yapılan seçimde aday sayısı altıdan eksik olduğu takdirde rektör adayı belirleme işlemi tamamlanmamış sayılır. Bu durum Yükseköğretim Kurulu’na bildirilir ve her seferinde en geç bir ay içinde yeni aday seçimi için görevdeki rektör, öğretim üyelerini tekrar toplantıya çağırır. Yeni rektör atanıncaya kadar rektör veya vekilinin görevi devam eder.

    Rektörlerin yaş haddi altmışyedidir. Ancak rektör atanmış olanlarda görev süresi bitinceye kadar yaş haddi aranmaz …” düzenlemesine yer verilmiştir.

    Değinilen düzenlemelerin birlikte incelenip, değerlendirilmesinden; üniversite rektörlerinin 4 yıl görev yapmak üzere atandıkları, bir kişinin en fazla iki dönem için rektörlük yapabileceği, öte yandan üniversitede yapılan seçimde aday sayısı altıdan eksik olduğu takdirde rektör adayı belirleme işleminin tamamlanmamış sayılacağı ve her seferinde en geç bir ay içinde yeni aday seçimi için görevdeki rektörün öğretim üyelerini toplantıya çağıracağı, bu halde yeni rektör atamasına kadar 4 yıllık görev süresini dolduran mevcut rektörün görevinin devam edeceği anlaşılmaktadır.

    Bir başka anlatımla, seçilen rektörlerin mutlak surette 4 yıl görev yapacakları belirtilmiş, bunun istisnası olarak 4 yıllık görev süresi içinde yeni rektör seçimlerinin tamamlanmamış olması halinde görev süresini dolduran rektörün yenisi atanıncaya kadar görevine devam edeceği öngörülmüştür.

    Dosyanın incelenmesinden, 31.7.2000 günlü, 2000/46 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan ve 6.8.2000 tarihinde görevine başlayan …’in 4 yıllık görev süresinin dolacak olması nedeniyle yapılan seçimlerin sonucuna göre 5.7.2004 günlü, 2004/73 sayılı Cumhurbaşkanlığı Karanamesi ile bu kez Gazi Üniversitesi Rektörlüğüne …’m atandığı ve bu kararnamenin 6.7.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlandığı, bu arada görevdeki Rektörün çağrısı üzerine toplanan Senato’nun 13.7.2004 tarihli toplantısında davacının Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildiği, …’in 4 yıllık görev süresinin sona erdiği 6.8.2004 tarihinde yeni Rektörün görevine başladığı ve aynı gün tesis ettiği dava konusu işlemle davacının Yönetim Kurulu Üyeliğinin yok sayıldığı anlaşılmaktadır.

    İdare hukukunda, kurucu öğelerinde derhal fark edilebilir nitelikte ağır ve açık sakatlıkları bulunan işlemler, “yok hükmünde” olan işlemler olarak tanımlanmaktadır.

    Bilindiği gibi bir işlemin geçerli olabilmesi için asli ve tamamlayıcı öğeleri taşıması gerekir. Bu öğelerden birisinin bulunmaması işlemi sakat duruma getirir. Bir işlemin tamamlayıcı öğelerindeki eksiklikler de bu işlemi değişik derecelerde sakatlar. Tamamlayıcı öğelerdeki eksiklikler nedeniyle sakat olan idari işlemler usulüne uygun biçimde idarece geri alınıncaya veya aleyhine açılan bir dava sonucu iptal edilinceye kadar hukuk aleminde yürürlüğünü sürdürür. Ancak bir idari işlemin asli öğelerinde eksiklik varsa, bu durum işlemin “yok” sayılmasına neden olur.

    Bu bağlamda, yargısal içtihatlarda ve öğretide, yokluk halinin ancak, işlemin asli kurucu öğesi olan yetki öğesi yönünden incelenmesinde fonksiyon veya yetki gaspı hallerinin saptanması veya yasanın açıkça yasakladığı bir konuda yapılması halinde mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinin kamu kurumu yerine geçerek kamulaştırma kararı alması veya görev süresi sona eren bir kamu görevlisinin görevden ayrıldıktan sonra işlem tesis etmesi “yetki gasbı”na; belediye meclisine yasayla açıkça verilen bir yetkinin doğrudan belediye başkanınca kullanılması ise “fonksiyon gasbı”na örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi durumlarda, işlemin varlık koşulları oluşmamış olduğundan bizzat işlemin yokluğu sonucu doğmakta, işlem hiç doğmamış, var olmamış sayılmakta, bu tür işlemlere karşı açılacak davalarda yargı yeri işlemin yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermektedir.

    Dava konusu olayda, görev süresi 6.8.2004 tarihinde sona erecek olan Rektörün başkanlığında 13.7.2004 tarihinde toplanan Senato tarafından davacının Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildiği anlaşılmaktadır.

    Bu durumda, ortada yukarıda yokluk halleri olarak belirtilen yetki ve fonksiyon gasbı durumu veya yasanın emredici kurallarına açıkça aykırı bir işlem bulunmamaktadır. Ayrıca Senato tarafından tesis edilen işlemi geri almaya Rektör yetkili olmadığından senato tarafından geri alınmayan işlemin yok hükmünde olduğuna ancak ilgilisi tarafından açılacak bir davada yargı yerince karar verilebileceğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

    Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 15.12.2006 günlü, E:2006/2719, K:2006/2844 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, 4.10.2007 günü esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Yetki gaspı veya fonksiyon gaspı hallerinde idare hukuku ilke ve kurallarına göre oluşmuş bir idari işlemden söz edilemeyeceğine göre, yoklukla malul bir idari kararın, idari merci ve makamları da bağlaması söz konusu değildir. Dolayısıyla idari merci ve makamların yokluk nedeniyle ortada oluşmuş bir idari işlem olmadığını saptamaları, kullandıkları kamusal yetkilerinin, idari işlem tesis etme ve uygulama yetkilerinin doğal sonucudur. Esasen idari makam ve mercilerin yok hükmünde bir idari tasarrufu geçerli saymaları, bu konuda yargı yerince karar verilmesini beklemeleri, ülkemizde geçerli idari rejimle de bağdaşmayacaktır.

    Bu itibarla kararda yer alan bir idari işlemin yok hükmünde olduğuna ancak ilgilisi tarafından açılacak bir davada yargı yerince karar verilebileceği şeklindeki gerekçe yerinde görülmemektedir.

    Dava konusu olayda ise, davacının üniversite yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin idari işlemin, ortada yetki gasbı veya fonksiyon gasbı olmaması nedeniyle Rektör tarafından geri alınamayacağı açık olduğundan, Rektör tarafından tesis edilen işlemin iptaline ilişkin kararın onanması gerekmektedir.

    Açıkladığımız nedenlerle karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

    KARŞI OY X- Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 8. İdare Mahkemesi kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 7.7.2006 günlü, E:2006/970, K:2006/2893 sayılı kararı doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Bir Cevap Yazın