Mülakatlara Nasıl Hazırlanırız?

Küçük bir planlama ile hemen hemen her iş görüşmesinin altından dengeli ve emin bir şekilde kalkabilirsiniz. Esas olan mülakata iyi bir hazırlık ve pozitif bir yaklaşım içerisinde olmaktır.
Hazırlanırken;
• Önceden ne istediğinizi bilin: Tam olarak pozisyonun ne olduğunu, ne kadar eğitim alabileceğinizi, kısa ve uzun vadeli şirketin sunduğu fırsatları, maaş, ve iş ortamı gibi bilgileri öğrenin.
• Başvurduğunuz şirketin broşür ya da yıllık raporlarını okuyarak bilgi edinin.
• Business Week, The Wall Street Journal gibi iş dünyası ile ilgili yayınları okuyarak gündemi takip edin.

Mülakat öncesi

Kendine has güçlü özelliklerini, yetersiz yanlarını, yeteneklerini, amaçlarını belirle.
Kariyer uzmanları, şirket ve sektör hakkında bilgi sahibi olan adayların şansının rakiplerine göre çok yüksek olduğunu söylüyorlar.
Her zaman mülakata çağırıldığın şirketin neler yaptığını önceden ya web adresinden, ya şirketi bizzat arayarak ya da şirketi bilen birinden öğrenmen gerekir. Önceden şirket hakkında araştırma yapmak sana hem genel bir fikir verir, hem de seni mülakata alan kişinin gözünde araştırmacı bir kişilik sergilersin.
Neler diyeceğini kafanda önceden tasarla.
Danışacağın birinden genel soru tiplerini öğrenerek ne gibi cevaplar verebileceğini önceden düşün.
İşe alana soracağın soruları önceden belirle.
İşe alanın ne beklediğini önceden düşünmen gerekir:
Senden beklenen kişisel özellikler nelerdir (Örn: dürüstlük, ataklık, yeni fikirlere açıklık, eleştirisellik, hızlılık… vb.),
Daha önceki iş tecrübelerinden bu pozisyon ile ilgili olanları daha çok ön plana çıkarıp, beklentilerini karşılayabiliyor musun,
Kendini net ve açık ifade edebiliyor musun, kelimeleri doğru zamanda ve doğru yerde kullanabiliyor musun,
Birçok işveren adayların aldığı not ortalamalarına önem verir, eğer seninki düşükse bunu net bir şekilde açıklayabiliyor musun,
Kısa vadeli ve uzun vadeli hedeflerin iş başvurunla doğru orantılı mı?
Gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra yapman gereken tek şey rahatlamak ve kendine şunları hatırlatmaktır:
Cevap veremeyeceğin hiçbir soru yok.
O pozisyon için uygunsun.
O şirkete yararlı olabilirsin.

Mülakatçıların isimlerini öğrenmeli ve soru sorarken ismi ila hitap edin
Mülakata başlamadan önce firma ve pozisyon hakkında bilgi rica edin
Mülakat sırasında izin alarak, daha önce hazırlamış olduğunuz soruları sormanız karşı
tarafta olumlu etki yapacağını unutmayınız
Mülakat sırasında ihtiyaç duyacağınız bilgileri not almanız ilerde size yarar olacaktır
Pozisyon için yabancı dil gerekli ise mutlaka mülakatın bir kısmının veya tamamının yabancı
dilde geçeceğini unutmayınız.
Mülakat sırasında soğuk kanlı ve rahat olmalısınız
Görüşmecilerle iyi bir bağ kurmalı ve pozitif bir enerji vermelisiniz
Mülakatlarda herhangi bir içecek almamayı tercih edin. Sadece görüşmeye odaklanın.
Kendinizi çok başarılı bir kişi olarak görün ve buna motive olun
Kendinize güven duyduğunuz beden dilinizden belli olmalıdır
Güçlü yönlerinizi ön plana çıkarın
Karşı taraf konuşurken size yararlı bilgiler sunacağı için mülakatçının sözünü kesmeyin
Vermiş olduğunuz bilgiler özgeçmişinizde yer alan bilgilerle örtüşmeli
Kararlı olmalı, kariyer hedeflerinizi net olarak açıklamalısınız.
Gelecekle ilgili planlarınızı açıkça ortaya koymalısınız
Beden dilinize dikkat etmelisiniz
Bu pozisyonu ve firmayı neden tercih ettiğinizi net belirtmelisiniz
Eğitim yaşamındaki başarılarınızı ve sosyal faaliyetlerinizden söz etmelisiniz
İş yaşamında rol aldığınız projelerden ve güçlü yetkinliklerinizden bahsetmeniz yararlı
olacaktır.
Mülakatlarda iş odaklı konuşmaya odaklanmalı ve subjektif değerlendirmelerden uzak
durmalısınız
Mülakatın karşı tarafı ikna etme süreci olduğunu asla unutmayınız.
Neden sizi alması gerektiğinin gerekçelerini anlatmalısınız
Bugüne kadar almış olduğunuz ödüller ve okul dereceleriniz varsa mutlaka belirtmelisiniz
Mülakat bitiminde bu sürecin bundan sonraki gelişmeleri hakkında bilgi alın
Mülakat sırasında daha önce vermemiş iseniz, referanslarınızı verin
İlk mülakatlarda ücret konusuna girmeyin, eğer sorulacak olursa ortalama bir rakam
olarak söyleyin, bu konuda firma ücret politikasına uyacağınızı bildirin.
Ücret talepleri genelde bir eleme aracı olmadığını bilin.
Mülakattan ayrılırken görüşmecilere teşekkür edin.

Mülakata giderken kıyafetin önemi

İş görüşmelerinde ilk izlenim en önemli unsurlardan biridir, dolayısyıla başvurulan şirketin kurum kültürüne uyacak bir kıyafet ile mülakata katılmak yararlı olacaktır. Mehmet Zeki Önal, “İş Başvurumu, CV İazımı, Mülakatlar Hakkında” yazısında Philip Morris, Glaxo Smith Klein, Citibank ve Humanitas yetkilileriyle yaptığı görüşmeler sonucu dış görünüş hakkında birçok bilgi vermiş: Philip Morris yetkililerine göre ; “Dış görünüş, kişinin kendisine, görüşmeye gittiği kuruma ve görüşmeye verdiği önemin/özenin bir göstergesidir. Temiz, bakımlı ve özenli bir görünüm adaya önemli bir avantaj sağlayabilir. Hangi kurumla ne pozisyon için görüşecek olursanız olun, çok sportif (kot pantolon, spor ayakkabı) ve fazla abiye kyyafetler giymekten kaçının. Bayanlar için etek-ceket, pantolon-ceket veya kumaş pantolon-gömlek ğ hırka tarzı kyyafetler, beyler için de yine aynı şekilde takım elbise, pantolon – ceket – kravat tercih edilen kyyafetlerdir. Kirli saç, aşırı makyaj, tıraşsız bir yüz gibi faktörler şansınızı olumsuz yönde etkileyebilecek özelliklerdir”; Humanitas yetkilileri ise; “İş görüşmelerine giderken görünüşünüze, giysilerinize özen gösterin. Uyumlu ve sade giyinin” diyorlar.

Sadece kıyafetler de önemli değildir; aynı zamanda şirketlerin dış görünüşle ilgili bazı kriterleri de olabilir; zayıf olmak, güzel olmak, çekici olmamak, şişman olmak, uzun boylu olmak, kısa boylu olmak, yakışıklı olmak… vb. Örneğin Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre çekici ve güzel bayan müdürlerin fazla çekici olmayan bayan müdürlerden daha az dürüst ve daha az adil oldukları saptanmış (Gerald Adams, Utah State Universitı). Hatta Fransa’da yapılan bir araştırmada da, işe alınacak bir müdürün gözlerine, saçlarına, yüzüne ve ellerine bakıp olumlu ya da olumsuz karar veren şirketler de ortaya çıkmış ve bununla beraber de ‘Morphopsıchologı’ (İapı Psikolojisi) bilim dalı Fransa’da önem kazanmış [Bruno Vincenti, Centre des Jeunes Dirigeants in Paris ; Sherrı Buchanan (International Herald Tribune)].

Genel olarak eğer görüşmeye gideceğin şirket çok ciddi bir pozisyon öneriyorsa, çok ünlü ve Türkiye çapında sermayesi büyükse, her zaman siyah bir takım daha uygun olacaktır, ama asla bir mülakata giderken kahverengi bir takımla gitme; bu, kişinin içine kapanık, değişmelere ve yeni fikirlere kapalı bir kişiliğe sahip olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bu, rengarenk giyinmelisin anlamına da gelmemeli; yine de biraz konservatif renklere odaklanmalısın: gri, siyah, lacivert, krem rengi… vb. Bayanlar asla fazla abartılı makyaj yapmamalı, her zaman sade, yüzlerini ne fazla süslü ne de fazla yorgun gösterecek derecede makyaj yapmalılar. Saçlar, ciddi bir yere gidildiğinin farkında olarak yapılmalı. Erkekler için de fazla saç jölesi belki de karşıdaki kişiye rahatsızlık verebilir, parfüm kullanılacaksa çok fazla abartılı olmayan kokular tercih edilmeli.

Unutmamak gereken şunlar; bakımlı, prezentabl, kendi kişiliğini yansıtıcı, kendine güvenli olmalı, ama asla abartılı olmamalısın.

Mulaktta Kendini Tanıtmak
Eleman seçme ve işe alma görüşmeleri yapan insan kaynakları yöneticilerinin çok yaygın karşılaştıkları bir durum vardır. Adaya “kendinizden bahseder misiniz? Siz nasıl bir insansınız?” tarzında bir soru sorduklarında genellikle aldıkları cevap, “vallahi ne desem bilmem ki…, yani nasıl söylesem…, arkadaşlarım benim çok (sevecen, çalışkan, dürüst, özverili, ekip çalışmasına yatkın vs. ) olduğumu söylerler” şeklinde bir cevap alırlar.
Bu durum, adayın kendisi hakkında tarafsız olamayacağı ve bu nedenle inandırıcılığının zayıf kalacağı endişesi ile fazla konuşmak istemediğini düşündürebilir. Kendisi hakkında konuşmamak alçak gönüllülük olarak da algılanabilir. Ancak, gerçekte durum, çoğu kez adayın kendisini iyi tanımamasından ve doğru bir şekilde tanıtacak ifade yeteneğine sahip olmamasından kaynaklanır.
Günümüzde, kendi özelliklerini, üstün ve zayıf yönlerini, genel eğilimlerini, temel tercihlerini, yaşamına yön veren inanç ve değerleri tam ve doğru olarak bilmeyen çok sayıda genç insan -ne yazık ki- iddialı bir şekilde iş aramaktadır. İş ve meslek seçmek ve bir kariyer yapmak isteyen insanların her şeyden önce kendilerini tanıması gerekir. Bu belki kolay bir süreç değildir. Ancak, iş yaşamında başarılı olmak, sağlıklı ve sürekli iş ilişkileri kurmak, genel anlamda huzurlu ve güvenli bir hayat yaşamak açısından son derece önemlidir.
Kendisini iyi tanımadığı için özelliklerini, yeteneklerini, değerlerini ikna edici bir şekilde ortaya koyacak cümleleri kuramayan, uygun sıfatları bulamayan insanlar çoğu kez olduklarından daha az değerli görülürler. Bu nedenle de hak ettikleri ve gerçekten etkili olacakları iş fırsatlarını kaçırırlar. Diğer taraftan, kendilerini gerçekte olduklarından daha farklı ve üstün gören ve gösteren ve bu konuda oldukça başarılı olan insanlar da vardır. Kendilerini olduklarından farklı gösterme çabalarında başarılı olmalarının temel bir nedeni buna kendilerinin de inanmalarıdır. Diğer bir ifadeyle, bu insanlar da kendilerini doğru tanımamakta, zayıf yönlerini görmemekte, üstün yönlerini ise abartmaktadırlar.
İş mülakatlarından sonra çoğu yöneticinin beklentilerinin gerçekleşmediğini görmesi ve hayal kırıklığı yaşaması, kendisini iyi ifade edemeyen değerli adayları kaçırmasından ve buna karşın kendisini olduğundan daha değerli olarak pazarlayan adaylara inanması ve daha sonra aldatıldığını düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Kendi değerlerinin farkında olmayan, bunları anlatamayan ve bu nedenle iyi iş fırsatlarını kaçıran çok sayıda adayın yanı sıra kendisini olduğundan farklı göstererek işe alınan adaylara da sıkça rastlanmaktadır. Bu insanlardan sahip olduklarını söyledikleri yeteneklerini kullanmaları istendiğinde, ya da kendilerini kanıtlamaları gerektiğini hissettiklerinde çeşitli bahaneler / senaryolar uydurulmaktadır. Çok sıkıştırıldıklarında da bu insanlar ya işten ayrılmakta ya da işten çıkarılmaktadırlar.
Bir insanın kendini tanıması, tarafsız bir şekilde değerlendirmesi ve bunu açık bir şekilde ifade etmeyi öğrenmesi çoğu zaman kolay ve hızlı olmayan bir süreçtir. Bazı durumlarda da cesaret gerektirir. Bazen, bir insanın kendisine bile açık ve dürüst olması kolay değildir. Gerçeklerle yüzleşmek, eksik ve zayıf yönlerini kabul etmek, gerçekte ne olduğunu ve ne olmadığını yüksek sesle dile getirmek cesaret isteyebilir. Ancak, uzun dönemli beklentiler, sağlıklı ve sürekli ilişkiler söz konusu olduğunda yapılması gereken budur.
Bir insanın kendini tanıması için en az dört konuda tam ve doğru bilgi sahibi olması gerekir. Bunlar; bilgileri, becerileri, istekleri ve inançları ile ilgili bilgilerdir.

Bir Cevap Yazın