Maliye Bakanlığı Kariyer Meslek Memurlarına İlişkin MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK’E YÖNELTİLEN SORU ÖNERGELERİ VE VERİLEN CEVAPLAR

MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK’E YÖNELTİLEN

SORU ÖNERGELERİ VE VERİLEN CEVAPLAR


Bilindiği gibi, TBMM açıkken Hükümetin millet iradesini hiçe sayarak çıkarttığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’lerden birisi de 2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 659 sayılı “Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin KHK”dir. Anılan KHK ile eski adıyla Muhasebe Denetmeni vb. unvanlarla çalışan Bakanlığınız personelinin Defterdarlık Uzmanı unvanıyla istihdam edilmesi hükme bağlanmıştır. Bu yeni uygulamayla, anılan personelin yıllarca denetimini yaptıkları saymanlıklara bağlanmak istendiği iddialarıyla ilgili olarak;

1.               Anılan KHK’de personelin unvanlarının değiştirilmesine yönelik hükümler başta olmak üzere bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiaları konusunda Bakanlığınızın düşüncesi nedir?

2.               Daha önce kontrolör ve denetmenlerin görev tanımı ve statüsü Kanunla belirlenmişken anılan KHK’de, Maliye Uzmanı, Maliye Uzman Yardımcısı, Defterdarlık Uzmanı, Defterdarlık Uzman Yardımcısı vb. gibi kadroların statüsünün ve görevlerinin belirlenmeyerek bu hususun tamamen idarece düzenlenecek Yönetmeliğe bırakılmasının gerekçeleri nelerdir?

3.                Vergi denetmenliği yapan personelin anılan KHK’nin 17inci maddesi ile daha önce denetledikleri birimlere bağlı Defterdarlık Uzmanı kadrolarına atanarak mali haklarının düşürülmesi ve kariyer olanaklarının kısıtlanmasının gerekçeleri nelerdir?

4.               Denetmenlerin ve kontrolörlerin yıllarca denetimini ve soruşturmasını yaptıkları birim amirlerine bağlı olacak şekilde çalıştırılmasına imkan veren anılan KHK ile, denetmen ve kontrolörlerin, haklarında mali, idari ve cezai sonuçlar doğuran raporlar tanzim ettikleri idare amirlerine bağlanmasının çalışma barışını bozacağı ve bu kişilerin mağduriyetine yol açabileceği iddiaları doğru mudur?

5.               Anılan KHK ile, daha önce Muhasebat Başkontrolörü, Mili Emlak Başkontrolörü, Muhasebat Kontrolörü, Milli Emlak Kontrolörü, Muhasebe Denetmeni, Milli Emlak Denetmeni, kadrolarında bulunanların mali haklarında her hangi bir iyileştirmeye gidilmediği ve mali hakları dondurularak memur maaşlarına yapılacak zamlardan da mahrum bırakıldığı iddiaları doğru mudur?

6.               Doğru ise bu mağduriyetlerin giderilmesine yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

Bilindiği gibi, TBMM açıkken Hükümetin millet iradesini hiçe sayarak çıkarttığı Kanun Hükmünde Kararnamelerden birisi de 2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 Mükerrer Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedir. Kamuoyuna “eşit işe eşit ücret kararnamesi” olarak lanse edilen anılan kararname ile Bakanlığınız Defterdarlık ve malmüdürlerinde çalışan müdürlerin iş risklerinin ve yüklerinin dikkate alınmadığı iddialarıyla ilgili olarak;

1.  Bulundukları göreve belirli sınavları başararak gelen Defterdarlık personel müdürleri ve malmüdürleri gibi müdürler ile diğer kurumlarda görevli müdürlerin maaş ve özlük haklarının belirlenmesinde iş riskleri ve yüklerinin dikkate alınmadığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu tür bir düzenlemeye gidilmesinin gerekçeleri nelerdir?

2.   Anılan KHK ile hangi tür müdürlerin maaş ve özlük haklarında ne tür iyileştirmeler sağlanmıştır?

3.   îsim ve unvanları aynı, ancak görevleri ve sorumlulukları farklılık gösteren personelin durumunun ayrıca değerlendirilmesine yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?

4.   Anılan KHK ile getirilen düzenlemenin ismi dışında eşit İşe eşit ücretle hiçbir alakasının olmadığı gibi bu işle ilgili adaletsizliği de artırdığı iddiaları doğru mudur?

5.   Memurların diğer tazminatları ve ek göstergelerinin işin yoğunluğu ve görevin ağırlığına göre yeniden belirlenerek çalışma barışının sağlanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır?

6.   Varsa çalışmanın içeriği ve uygulama takvimi nasıldır? Yoksa yaşanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik bir çalışma başlatılabilir mi?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

İlgi : 30/11/2011 tarihli ve A.01.0.GNS,0.10.02.00-32415 sayılı yazınız.

İlgi yazı ve eki incelenmiş olup, Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK’a ait 7/1339 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili görüşümüz aşağıda belirtilmiştir.

11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, kamu idarelerinde aynı hizmet sınıfında aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasında ek ödeme, ikramiye ve fazla çalışma gibi ilave ödemelerden kaynaklanan kurumlar arası ücret dengesizliğini ortadan kaldırmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda söz konusu KHK ile kurumlar arasında ücret dengesizliğine neden olan unsurların uygulanmasına son verilmiş ve bu ödemeler yerine tüm personeli kapsayacak yeni bir ek ödeme sistemi, üst yönetici ve kariyer meslek personeli için ise yeni bir ücret sistemi getirilerek aynı hizmet sınıfında aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki ücret dengesizliği ortadan kaldırılarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmıştır.

Ayrıca kamuda hiçbir personelin mağdur edilmemesi için ilgili KHK’nin geçici 11 ve geçici 12’nci maddelerinde yer alan hükümler ile de maaşlarda meydana gelebilecek azalışlarında önüne geçilmiştir. Dolayısıyla söz konusu KHK ile hrçbirpersonel” maaşında azalma olmaz iken değişik adlar altında yapılan ilave kurumsal ödemeler dolayısıyla aynı hizmet sınıfında aynı veya benzer kadrolarda bulunanlar arasında oluşmuş olan ücret farklılığını gidermek amacıyla daha düşük ücret alanların maaşında artış meydana gelmiştir.

Bu itibarla, müdür unvanıyla görev yapmakta olup daha düşük ücret alanların durumunda iyileştirme yapılmış ve benzer kadrolarda bulunan personel arasında ücret adaleti tesis edilmiş olup konuya ilişkin olarak Bakanlığımızca yürütülmekte olan bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

          Mehmet ŞİMŞEK

         Maliye Bakanı


 

06/04/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 26.09.2011 tarihinde kararlaştırılan; 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile Maliye Bakanlığı Merkez Denetim Elemanı olan vc ülke genelindeki kamu kurumlarının harcamaları ve kamu muhasebesi hususlarında her türlü inceleme, denetim, teftiş ve soruşturma yetkisine haiz Muhasebat Kontrolörleri ile hazine arazilerinin tahsisi, kamulaştırmaları, kıymet takdiri gibi Milli emlak konularında her türlü inceleme, denetim, teftiş ve soruşturma yetkisine haiz Milli Emlak Kontrolörleri, idari görev yapan Devlet Muhasebe Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Mali Suçları Araştırma Uzmanları. Devlet Gelir Politikaları Uzmanları, Devlet Mallan Uzmanları ile MALİYE UZMANI kadrosunda birleştirilmişlerdir.

Bu çerçeve de;

1.                                  Asli görevleri inceleme, denetim, teftiş ve soruşturma olan ve mesleğe KPSS da A grubunda yüksek puan alan adaylar arasından Maliye Bakanlığınca yapılan sınavla mesleğe giren ve mesleklerinin belirli bir döneminden sonra Danıştay, Sayıştay ve Üst Kurul Üyesi, Genel Müdür gibi unvanlarla hizmetlerine devam eden Muhasebat Kontrolörleri ve Milli Emlak Kontrolörlerinin; kazanılmış haklarına, hukukun temel ilkelerine ve adalet duygusuna aykırı bir şekilde, mesleğe giriş ve yetiştirilme, mesleki alanları, idaredeki konum ve özlük hakları yönünden çok farklı konumda olan “uzman” kadrolarına atanmasında ki fayda nedir?

2.                                  Uzman ihtiyacının denetim elemanı kaynağından karşılanmasmdaki amaç nedir?

3.                                  Denetim elemanı olan kontrolörlerin denetim mesleği dışına çıkartılmasında bu unvanda olanlara karşı özel bir kasıt var mıdır?

4.                                  646 sayılı KHK’ye dayanılarak 31/10/2011 tarihinde yayımlanan “Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği” ile Vergi Müfettişlerine tüm Bakanlık, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarında, Muhasebe ve Milli Emlak Konularında da denetim, teftiş yetkisi öngörüldüğü halde, aynı birim ve konularda görevli Muhasebat Kontrolörleri ile Milli Emlak Kontrolörlerini Vergi Denetim Kurulu dışında Uzman kadrolarına atanmaları sebebi nedir?

5.                                  Muhasebe ve Milli Emlak alanlarında denetime ihtiyaç yoksa; Vergi Müfettişleri kendi uzmanlık ve görev alanları dışındaki bu alanlarda neden yetkilendirilmiştir?

6.                                  Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri birleştirilerek Vergi Müfettiş münvanı ile görevlerine devam ederek bunların denetim meslek ve bağımsızlığı korunduğu halde, Muhasebat Kontrolörleri ve Milli Emlak Kontrolörlerinin; “UZMAN” olarak idari Şube Müdürlüklerinde ve Daire Başkanlıklarında istihdam edilmeleri ve buralarda çalışan uzmanlarla birleştirilmesi Muhasebe ve Milli Emlak alanındaki bağımsız denetimin yok edilmesi mi amaçlanmaktadır?

7.                                  Kamu gelir ve vergi alanında denetimde yeknesaklık sağlamak amacıyla birleşme sağlanarak DENETİM GÖREVİNİN PROFESYONEL manada icra eden vergi denetim birimlerinin aynı çatı altında toplanması tercih edilirken, kamu varlıklarının yönetimi, kamu giderleri ve muhasebesi alanında yer alan Muhasebat Kontrolörleri ve Milli Emlak Kontrolörleri açısından Vergi Müfettişleri için sağlanan İdari yapıya benzer bir yaklaşım niçin sergilenmemiştir?

8.                                  Denetim nosyonu taşıyan ve denetimi fiilen görev ve meslek edinenleri yeni oluşturulan veya oluşturulması gereken denetim birim ve yapılarında istihdam etmek yerine uzmanlığa dönüştürmek suretiyle mesleki ve Özlük alanında telafisi zor hak kaybı meydana getirmek, hangi hukuka ve adalet anlayışına uygundur?

9.                             Bu çerçevede, Muhasebat Kontrolörleri ve Milli Emlak Kontrolörlerin Maliye Bakanlığında yeni oluşturulan iç denetim biriminde ve Vergi Denetim Kurulunda istihdam edilmeleri düşünülmekte midir?

Metin Lütfi BAYDAR

Aydın Milletvekili


 

İlgi:05/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-33337 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan, Aydın Milletvekili Sayın Metin Lütfi BAYDAR’a ait 7/1518 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile gelişmiş evrensel standartlar bağlamında kamuda mali yönetim ve kontrol sistemi yeniden dizayn edilmiş, bu dizaynkapsamında dış denetim, iç denetim ve iç mali kontrol sistemleri oluşturulmuş, dış denetimin Sayıştay Başkanlığı Denetçileri, iç denetimin İç denetim Koordinasyon Kurulu koordinasyonunda kurumların İç Denetçileri, iç mali kontrolün ise kurumların idari ve mali birimleri ve mekanizmaları vasıtasıyla yürütülmesi benimsenmiştir.

Diğer yandan, kurumların üstlendikleri kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak iizere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesi düşüncesinden hareketle kurumlarda unvan standardizasyonun sağlanması yoluna gidilmiştir.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamını sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri, kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi gözetilmiştir.

Bu bağlamda, Maliye Bakanlığında da gerekli düzenlemeler yapılmış; farklı yasal düzenlemelerle; kamu gelirlerinin teftiş, denetim, inceleme ve soruşturmasını yapmak üzere Vergi Denetim Kurulu oluşturulmuş, gelir ve vergi mevzuatında yetişmiş bulunan Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Vergi Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Kurul bünyesinde Vergi Müfettişliği kadrolarına atanmış; Gelir İdaresi Başkanlığında başkanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere Devlet Gelir Uzmanlığı ihdas edilmiştir.

Yine 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer kurumlarla paralel olarak, Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere daha önce merkezde oluşturulmuş bulunan Devlet Bütçe Uzmanlığı, Devlet Malları Uzmanlığı, Devlet Muhasebe Uzmanlığı gibi uzmanlıklar kaldırılarak, bu kadrolar Bakanlık bazında görev yapmak üzere yeni oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarına, defterdarlıklar bünyesinde oluşturulmuş bulunan Muhasebe Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı kadroları kaldırılarak Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına dönüştürülmüştür.

Aynı şekilde, Bakanlığın gider ve milli emlak mevzuatı alanında yetişmiş bulunan Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleri merkezde Maliye Uzmanlığına, defterdarlık bünyesinde bulunan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ise taşrada Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına atanmış bulunmaktadır.

Esasen, kontrolör ve denetmenler Bakanlık görev alanıyla ilgili mevzuat, iş ve işlemler hususunda yetişmiş elemanlardır. Bunlar, Bakanlığın asli görevlerini yürütmek üzere oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarında, Bakanlık görev ve politikaları açısından daha etkin ve verimli hizmet yapma bilgi ve tecrübesine sahiptir.

Kaldı ki, Maliye Uzmanlığı sadece Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuş bir meslek olmayıp, bu görevlerinin yanında kendilerine teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkileri de verilmiştir.

Nitekim, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi ile değişik 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında;

“Bakanlık merkez teşkilatında Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcısı çalıştırılabilir. Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanı sıra görev yaptıkları başkanlık ve genel müdürlüklerin görev alanına giren konularda ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma, inceleme ve analiz işleri ile mevzuatla kendilerine verilen diğer görevler yaptırılabilir. Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Muhasebat Genel Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğünde görev yapan Maliye Uzmanlarına, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde geııel müdürlüklerin görev çılanına giren konularda teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işleri yaptırılabilir.”

hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, önergede bahsedildiği gibi, yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde kontrolörlerin ve denetmenlerin haklarında herhangi bir kayıp ya da geriye gidiş söz konusu değildir.

Diğer taraftan, söz konusu soru önergesinde belirtilen idari teşkilatlanmada değişikliğe gidilmesi yönünde yürütülmekte olan bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Bilindiği gibi, TBMM ve millet iradesi hiçe sayılarak son dönemde çıkartılan KHK’lerden biri de 659 sayılı KHK’dir. Bu KHK ile Muhasebe Denetmenlerinin mağdur edildiği iddiaları medyaya da yansımıştır. Bu konuyla ilgili olarak;

1.                  Anılan KHK ile, taşra denetim elemanları olan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin idari görev yapan Muhasebe ve Milli Emlak Uzmanlarıyla birleştirilerek Defterdarlık Uzmanı kadrosu verilmesinin gerekçesi nedir?

2.                  Benzer şekilde, merkezi denetim elemanları olan Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörlerinin, idari görev yapan Devlet Muhasebe Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Mali Suçları Araştırma Uzmanları, Devlet Gelir Politikaları Uzmanları,, – Devlet Malları Uzmanları ile birleştirilerek Maliye Uzmanı kadrosu verilmesi doğru bir uygulama mıdır?

3.                  Anılan değişikliklerden etkilenmiş olan Bakanlığınız personelinin sayıları ne kadardır?

4. Bakanlığınız bünyesinde merkez ve taşra teşkilatında görev yapan denetim elemanlarının, idari görevlerde bulunan uzmanlarla Maliye Uzmanı ve Defterdarlık Uzmanı olarak birleştirilmesinin amacı ve mantığı nedir?

5.                  Böyle bir birleştirmeden beklenen faydalar nelerdir?

6.                  Bu birleştirmenin çalışma huzurunu bozacağı görüşleri Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

7.                  Anılan birleştirmeler için Bakanlığınız görüşü alınmış mıdır? Bu konuda Bakanlığınız görüşü nasıl verilmiştir?

8.                  Anılan birleştirmelerin, unvan standardizasyonunu hedefleyen 6223 Sayılı Yetki Kanununa aykırı olduğu iddiaları doğru mudur?

9.                  Anılan değişiklikle mağdur edildikleri iddia edilen personelin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?Varsa çalışma ne aşamadadır? Yoksa bu konuda yeni bir düzenleme yapılması sağlanabilir mi?

 

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

İlgi : 12/12/2011 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.02.00-34898 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alman, Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK’a ait 7/1645 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile gelişmiş evrensel standartlar bağlamında kamuda mali yönetim ve kontrol sistemi yeniden dizayn edilmiş, bu dizaynkapsamında dış denetim, iç denetim ve iç mali kontrol sistemleri oluşturulmuş, dış denetimin Sayıştay Başkanlığı Denetçileri, iç denetimin İç Denetim Koordinasyon Kurulu koordinasyonunda kurumların îç Denetçileri, iç mali kontrolün ise kurumların idari ve mali birimleri ve mekanizmaları vasıtasıyla yürütülmesi benimsenmiştir.

Diğer yandan, kurumların üstlendikleri kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesi düşüncesinden hareketle kurumlarda unvan- standardizasyonun sağlanması yoluna gidilmiştir.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin Özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamım sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yaran, hizmet gerekleri, kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi gözetilmiştir.

Bu bağlamda, Maliye Bakanlığında da gerekli düzenlemeler yapılmış, farklı yasal düzenlemelerle; kamu gelirlerinin teftiş, denetim, inceleme ve soruşturmasını yapmak üzere Vergi Denetim Kurulu oluşturulmuş, gelir ve vergi mevzuatında yetişmiş bulunan Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Vergi Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Kurul bünyesinde Vergi Müfettişliği kadrolarına atanmış; Gelir İdaresi Başkanlığında başkanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere Devlet Gelir Uzmanlığı ihdas edilmiştir.

Yine 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer kurumlarla paralel olarak, Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere daha önce merkezde oluşturulmuş bulunan Devlet Bütçe Uzmanlığı, Devlet Malları Uzmanlığı, Devlet Muhasebe Uzmanlığı gibi uzmanlıklar kaldırılarak, bu kadrolar Bakanlık bazında görev yapmak üzere yeni oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarına, defterdarlıklar bünyesinde oluşturulmuş bulunan Muhasebe Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı kadroları kaldırılarak Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına dönüştürülmüştür.

Aynı şekilde, Bakanlığın gider ve milli emlak mevzuatı alanında yetişmiş bulunan Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleri merkezde Maliye Uzmanlığına, defterdarlık bünyesinde bulunan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ise taşrada Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına atanmış bulunmaktadır.

Esasen, kontrolörler Bakanlık görev alanıyla ilgili mevzuat, iş ve işlemler hususunda yetişmiş elemanlardır. Bunlar, Bakanlığın asli görevlerini yürütmek üzere oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarında, Bakanlık görev ve politikaları açısından daha etkin ve verimli hizmet yapma bilgi ve tecrübesine sahiptir.

Kaldı ki, Maliye Uzmanlığı sadece Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuş bir meslek olmayıp, bu görevlerinin yanında kendilerine teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkileri de verilmiştir.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Yasama organı TBMM’nin açık olduğu bir dönemde millet iradesi yok sayılarak Hükümetinizce çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) başta Bakanlığınız olmak üzere pek çok Bakanlık teşkilatının adeta altı üstüne getirilmiştir. Anılan KHK’lerle çok sayıda üst düzey bürokrat havuza gönderilirken, bunlardan pek çoğu tenzili rütbeyle, bazıları da terfi ettirilerek uzmanlık kadrolarına atanmıştır. Geçtiğimiz günlerde vergi dairesi müdürleri, Maliye Bakanlığı tarihinde ilk kez, Bakanlık önünde protesto eylemi gerçekleştirirken, yapılan haksız uygulamaları şikâyet edecek muhatap dahi bulamadıkları haberleri medyaya da yansımıştır. Bu konuyla ilgili olarak;

1.               Daha önce vergi dairesi müdürü olup da son düzenlemeyle kadroları değiştirilen müdürlerin sayısı ne kadardır?

2.                Bakanlık merkezindeki yöneticilerin özlük hakları artırılırken taşra teşkilatlarında görev yapan çok sayıdaki maliye müdür ve memurlarının bu iyileştirmelerin dışında tutulduğu iddiaları doğru mudur?

3.                Doğru ise gerekçeleri nelerdir? Yapılan uygulama Anayasanın eşitlik ilkesine ve Hükümetinizin sık sık dile getirdiği “eşit işe eşit ücret” anlayışına aykırı değil midir?

4.                Yeni düzenlemeyle taşradaki bir vergi müdürünün ek göstergesinin 3000, merkezdeki bir uzmanın ek göstergesinin 3600, merkezdeki bir daire başkanının ek göstergesinin 3000 iken, emrindeki uzmanların ek göstergelerinin 3600 olarak belirlenmesinin gerekçeleri nelerdir? Bu uygulamayı adaletli ve doğru buluyor musunuz?

5.                Sayıları 70 bini bulan maliyecilerin mağduriyetlerine neden olan yeni düzenlemelerle getirilen haksız uygulamaların düzeltilmesine yönelik olarak bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

6. Varsa çalışmanın içeriği ve uygulama planı nasıldır?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

İlgi : 12/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-34898 sayılı yazınız.

Kütahya Milletvekili Sayın Prof.Dr. Alim IŞIK’ın tarafıma tevcih ettiği 7/2059 esas no.lu yazılı soru önergesinde yer alan hususlara ilişkin cevabımız aşağıda açıklanmıştır.

Bilindiği üzere, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “eşit işe eşit ücret” politikasının gereği olarak aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki ek ödemelerden kaynaklanan kurumlar arası ek ücret dengesizliği ortadan kaldırılarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmıştır.

Bu kapsamda özel olarak herhangi bir grubun mali hakları iyileştirilmemiş, sadece aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer unvanlı kadrolarda görev yapmakla birlikte kurumsal ek ödemeler nedeniyle farklı tutarlarda maaş alanlar arasındaki dengesizliklerin giderilmesi amacıyla merkez teşkilatında görev yapan idarecilerin maaşları kendi içlerinde eşitlenmiştir. Dolayısıyla yapılan düzenlemenin amacı farklı kurumlarda aynı ve benzeri işleri yapanlar açısından eşit ücret verilmesinin sağlanmasıdır.

Diğer taraftan, 666 sayıli Kanun Hükmünde Kararname ile kurumların merkez teşkilatlarına ilişkin tüm kariyer uzmanlıklar için mesleğe alınma, yetiştirilme ve uzmanlığa atanma konularında tek bir sistemin uygulanması amacıyla düzenlemeler yapılmış ve bu kapsamda kariyer uzmanlıklar arasındaki mevcut eşitsizliklerin giderilmesi amacıyla sadece bunlara ilişkin ek gösterge değişiklikleri yapılmıştır.

Öte yandan, anılan Kararname ile Vergi Dairesi Müdürlerinin kadrolarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

6223 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan 659 ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Bakanlıkların merkez ve taşra kadrolarında büyük çapta değişiklikler yapılmış ve kamu görevlilerinin mali hakları yeniden düzenlenmiştir. Bu değişikliğe bağlı olarak Maliye Bakanlığında görev yapan merkez uzmanları ile taşra uzmanları arasında yaklaşık 1.500 TL maaş farkı meydana gelmiştir. Bu bağlamda;

1.                  Bakanlığınızda taşra teşkilatında görev yapan uzmanlara, vergi barışında, kamu giderlerinin muhasebeleştirilmesinde, kamu mallarının yönetilmesinde bir taraftan önemli bir misyon yüklerken, diğer taraftan mali haklar yönünden Vakıf Uzmanı, Yazma Eser Uzmanı kadar bile ücret verilmemesinin gerekçesi nedir?

2.                  Bu yaklaşımla Defterdarlık Uzmanlardan 2-B arazilerinin satışında nasıl bir performans sergilemelerini bekliyorsunuz?

3.                  Bakanlığınız tarafından taşra teşkilatında kariyer uzmanı istihdamı için Başbakanlığa hangi gerekçeler sunulmuştur?

4.                  Başbakanlık hangi şartlarla bu kadroları Bakanlığınıza tahsis etmiştir?

5.                  Anılan KHK’lar ile bazı kurumların taşra teşkilatlarında istihdam edilen uzmanların (örneğin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Denizcilik Uzmanı, Kültür ve Turizm Bakanlığında Kültür ve Turizm Uzmanı, Türkiye İstatistik Kurumunda TÜİK Uzmanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı) ek göstergeleri 3.600 olarak belirlenirken, Maliye Bakanlığının taşra teşkilatında istihdam edilen Defterdarlık Uzmanlarının ek göstergeleri neden 2.200’de bırakılmıştır?

Bahsi geçen uzmanların iş yükü ve mesuliyetleri Defterdarlık Uzmanlarına göre daha mı ağırdır? Bu adaletsiz düzenleme hangi kriterlere göre yapılmıştır?

Ruhsar DEMİREL

Eskişehir Milletvekili


 

İlgi: 21/12/2011 tarihli ve A.OLO.GNS.0.10.02.00-36973 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde alman ve Eskişehir Milletvekili Sayın Ruhsar DEMİREL’e ait olan 7/2060 Esas Numaralı soru önergesi incelenmiş olup, söz konusu soru önergesinde yer alan hususlara ilişkin Bakanlığımız cevabı aşağıda belirtilmiştir.

Bilindiği üzere, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonuıı oluşturulması amaçlanmıştır.

Diğer taraftan, kurumların merkez teşkilatlan kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektedir. Oysa, kurumların taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimini yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alanı ve sorumluluk bir il ya da bir bölge ile sınırlandırılmış bulunmaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

6223 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan 659 ve 666 sayılı KHK ile Bakanlıkların merkez ve taşra kadrolarında büyük çapta değişiklikler yapılarak kamu görevlilerinin mali hakları yeniden düzenlenmiştir. Bu değişikliğe bağlı olarak Maliye Bakanlığında görev yapan merkez uzmanları ile taşra uzmanlarının maaşları arasında yaklaşık 1.500 TL fark meydana gelmiştir. Bu bağlamda;

1.          Anılan değişiklikten etkilenen Bakanlığınız personelinin sayısı ne kadardır ve bunlardan ne kadarı Bakanlığınız merkez teşkilatında (Gelir İdaresi dahil) geçici görevli olarak çalışmaktadır?

2.           Bu düzenlemelerin Bakanlığınızın merkez ve taşra birimlerinde çok ciddi rahatsızlıklara neden olduğu, özellikle merkez birimlerinde çalışma barışını bozduğu, haftada birkaç kez Bakanlığınız önünde eylem yapıldığı, merkez ve taşra birimlerinde görevli Defterdarlık ve Gelir Uzmanlarının artık Bakanlıkta çalışmak istemedikleri ve başka kurumlara geçmenin yollarını aradıkları doğru mudur?

3.           Belirtilen düzenlemeler nedeniyle mağdur olan Defterdarlık Uzmanlarının mali haklarının iyileştirilmesi amacıyla Bakanlığınızca herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır? Yapılmakta ise hangi aşamadadır?

Önceki yıllarda Bakanlığınızca görevde yükselme sınavları ile memur, şef, şube müdürü gibi kadrolarda bulunan personele merkez uzmanı olma hakkı tanınmış ancak, bu haktan taşra uzmanları yararlandırılmamıştır. Bakanlığınız merkez teşkilatında ihtiyaç nedeniyle geçici görevli olarak yıllardır çalıştırılan taşra uzmanlarına merkez uzmanı olabilmeleri için bir hak tanınması düşünülmekte midir?

Ruhsar DEMİREL

Eskişehir Milletvekili


 

İlgi: 21/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-36973 sayılı yazınız. .

İlgi yazınız ekinde alınan ve Eskişehir Milletvekili Sayın Ruhsar DEMÎREL’e ait olan 7/2061 Esas Numaralı soru önergesi incelenmiş olup, söz konusu soru önergesinde yer alan hususlara ilişkin Bakanlığımız cevabı aşağıda belirtilmiştir.

Bakanlığımız merkez teşkilatı kadrolarında, 578 Maliye Uzmanı ve 186 Maliye Uzman Yardımcısı, Defterdarlıklarda 1.516 Defterdarlık Uzmanı ve 790 Defterdarlık Uzman Yardımcısı; Gelir İdaresi Başkanlığı kadrolarında ise 16.092 Gelir Uzmanı bulunmaktadır.

Bakanlığımız merkez teşkilatında (GİB dahil) toplam 995 personel geçici görevli olarak çalışmaktadır.

Diğer kamu idarelerinde olduğu gibi Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Gelir Uzmanlarından da zaman zaman başka kurumlara geçişler olmaktadır.

Bilindiği üzere, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesi amacıyla kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonun oluşturulması amaçlanmıştır.

Ayrıca, kurumların merkez teşkilatları kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektedir. Oysa, kurumların taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimini yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alanı ve sorumluluk bir il ya da bir bölge ile sınırlandırılmış bulunmaktadır. —                                                                                                        * ………

Bununla birlikte, Defterdarlık Uzman ve Uzman Yardımcıları ile Gelir Uzman ve Uzman Yardımcılarının ek ödeme oranlarında 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme neticesinde bir düşüş meydana gelmediği gibi, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeyle ek ödeme oranları artırılmış olup, konuya ilişkin olarak Bakanlığımızca yürütülmekte olan yeni bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


İlgi: 02/01/2012 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.02.00-2 sayılı yazınız.

Aydın Milletvekili Sayın Metin Lütfi BAYDAR tarafından tarafıma tevcih edilen 7/2262 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlara ilişkin cevabımız aşağıda yer almaktadır.

10 Temmuz 2011 tarih ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 13 Aralık 1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kurulmuştur.

178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 20 nci maddesi ile Vergi Denetim Kurulu’na Vergi Usul Kanunu ve diğer gelir kanunları kapsamında vergi incelemeleri yapma, her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin faaliyetlerini gruplar ve sektörler itibarıyla analiz etme, mukayeseler yapma ve bu suretle risk alanlarını tespit etme, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar veşikayetleri değerlendirme, vergi incelemelerinde Gelir İdaresi Başkanlığı ile gerekli eşgüdümü ve işbirliğini sağlama, inceleme ve denetim sonuçlarını izleme, değerlendirme ve istatistikler oluşturma, vergi kaçırma ve vergiden kaçınma alanındaki gelişmeler ile bunların ortaya çıkarılması ve önlenmesine yönelik yöntemler konusunda araştırmalar yapma, vergi mevzuatı ile ilgili görüş ve önerilerde bulunma ve vergi mevzuatının uygulanmasına yönelik diğer yetki ve görevleri ile birlikte Maliye Bakanı tarafından verilen teftiş, inceleme, denetim ve soruşturmaları yapma yetki ve görevleri de verilmiştir.

Bu bağlamda, 31 Ekim 2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 38 inci maddesinde vergi müfettişlerinin Maliye Bakanlığı ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında, Maliye Bakanı tarafından Kurula verilen inceleme, teftiş, denetim ve soruşturmaları yapma yetki ve görevlerinin olduğu belirtilmiştir. Anılan yönetmeliğin hukuki dayanağı 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname olup, anılan yönetmelikte üst hukuki norm olan 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de belirtilen hususlar tekrar edilmekten öte kararname ile verilmemiş bir görev veya yetki ihdas edilmesi söz konusu değildir. Anılan yönetmeliğin normlar hiyerarşisine aykırılığı mevzu bahis olmadığı gibi 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de tanınan yetkileri tekrar etmesi hukuka aykırılık da teşkil etmemektedir.

Bilgilerinize arz ederim

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


06.04.2011 tarih ve 6223 sayılı “Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu”na istinaden yayınlanan 659 sayılı KHK ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi değiştirilerek; Bakanlık merkez teşkilatında Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcısı çalıştırılabileceği, Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanısıra görev yaptıkları başkanlık ve genel müdürlüklerin görev alanına giren konularda ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma, inceleme ve analiz işleri ile mevzuatla kendilerine verilen diğer görevlerin yaptırılabileceği, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Muhasebat Genel Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğünde görev yapan Maliye Uzmanlarına, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde genel müdürlüklerin görev alanına giren konularda teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerinin yaptırılabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, yukarıda zikredilen Yetki Kanunu”na istinaden 10.07.2011 tarih ve 27990 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 646 sayılı “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının Kurulması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” ile Maliye Bakanlığında hizmet birimi olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kurulması kararlaştırılmıştır. 646 sayılı KHK’ nin Ek 29 uncu maddesi dayanak yapılmak suretiyle de 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede “Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği” yayımlanmıştır.

Söz konsu “Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği” nin;

• – Özel eğitim başlıklı 21 inci maddesinde;

“(1) Vergi Müfettiş Yardımcılığına atananlardan giriş sınavındaki başarı sırasına göre en başarılı %20, üç aylık özel eğitime tabi tutulur. Bu eğitim, temel vergi mevzuatı, revizyon, vergi inceleme teknikleri, ihtisas muhasebeleri, mali tablolar analizi, istatistik, gider ve milli emlak mevzuatı ile Başkanlıkça belirlenen diğer konulardan oluşur.”

– Temel eğitim başlıklı 24 üncü maddesinde;

“(1) Vergi Müfettiş Yardımcılığına atananlardan yapılan giriş sınavında en başarılı ilk %20’ye giremeyenler, üç aylık temel eğitime tabi tutulur. Bu eğitim, temel vergi mevzuatı,

revizyon, vergi inceleme teknikleri, gider ve milli emlak mevzuatı ile Başkanlıkça belirlenen diğer konulardan oluşur. …” ibaresi,

–    (A) Grup Başkanlıklarında görevlendirilen Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınav konulan başlıklı 31 inci maddesinde “(ç) Gider ve Milli Emlak Mevzuatı” başlığı altında sayılan sınav konularına ilişkin düzenleme,

–        (B), (C) ve (Ç) Grup Başkanlıklarında görevlendirilen Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınav konuları başlıklı 32 inci maddesinde “(d) Gider Mevzuatı ve (e) Milli Emlak Mevzuatı” başlıkları altında sayılan sınav konularına ilişkin düzenleme,

Hükümleri yer almaktadır.

6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 646 sayılı KHK ile de Maliye Bakanlığında hizmet birimi olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kurulması kararlaştırılmış, bu bağlamda da söz konusu KHK’ nin 1 inci maddesi ile 13.12.1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde kararnamenin 20 nci maddesi ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın kurulması öngörülmüş olup, anılan madde hükmü uyarınca;

Vergi Denetim Kurulununun doğrudan Bakana bağlı olarak Başkan, Başkan Yardımcıları, Grup Başkanları ve Vergi Müfettişleri (Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş Yardımcısı)’ndenoluşcağı, Kurula verilen görevlerin yerine getirilmesinde, uzmanlaşma ve işbölümünün sağlanması amacıyla uygun görülen yerlerde Bakan onayı ile doğrudan Başkanlığa bağlı olmak üzere aşağıdaki grup başkanlıklarının kurulabiceği hükme bağlanarak,

•                     Vergi Usul Kanunu ve diğer gelir kanunları kapsamında vergi incelemeleri yapmak.

•                     Her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin faaliyetlerini gruplar ve sektörler itibarıyla analiz etmek, mukayeseler yapmak ve bu suretle risk alanlarını tespit etmek.

•                     Vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetleri değerlendirmek.

•                     Vergi incelemelerinde Gelir İdaresi Başkanlığı ile gerekli eşgüdümü ve işbirliğini sağlamak.

•                     İnceleme ve denetim sonuçlarını izlemek, değerlendirmek ve istatistikler oluşturmak.

•                     Vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek.

•                     Vergi Müfettişlerinin mesleki yeterlik ve yetkinliklerinin sağlanması ve artırılması için gerekli çalışmaları yapmak, bu amaca katkı sağlamak üzere kalite güvence sistemini geliştirerek uygulamak.

•                     Performans değerlendirme sistemi oluşturmak ve Vergi Müfettişlerinin performansını bu sisteme göre değerlendirmek.

•                     Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma alanındaki gelişmeler ile bunların ortaya çıkarılması ve önlenmesine yönelik yöntemler konusunda araştırmalar yapmak.

•                     Vergi mevzuatı ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak.

•                     Bakan tarafından verilen teftiş, inceleme, denetim ve soruşturmaları yapmak.

•                     Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.

şeklinde Vergi Denetim Kurulunun görevleri teker teker sayılmıştır. Bütün bunlara göre;

1) 178 sayılı KHK’ nin 646 sayılı KHK’ nin 1 inci maddesi ile değişik 20 nci maddesindeki “Bakan tarafından verilen teftiş, inceleme, denetim ve soruşturmalarıyapmak,” hükmünün madde bütünlüğü içerisinde vergi idaresi için geçerli olduğu halde, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin, Vergi Müfettişlerinin görev ve yetkilerini düzenleyen 38 inci maddesindeki “Bakanlık ve bağlı, ilgili ve ilişikli kuruluşlarda, Bakan tarafından kurula verilen inceleme, teftiş, denetim ve soruşturma yapmak şeklindeki hüküm, anılan KHK’ nin amir hükümlerine aykırılık teşkil etmemekte midir?

2)                 646 sayılı KHK’ de yapılan düzenlemede, Vergi Denetim Kurulunun görev ve yetkileri tamamen ve münhasıran vergi denetim ve incelemesine ilişkin olup anılan Kurulda görev yapacak olanlara da “Vergi Müfettişi” denilmiş olmasına karşın, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği ile bu Kurula gider ve milli emlak alanlarında da denetim yetkisinin verilmesinin hukuki dayanağı nedir?

3)                 Şayet Vergi Denetim Kurulunun gider ve milli emlak alanlarında da denetim yapacaksa, sadece gider ve milli emlak denetimleri için istihdam edilen ve bu alanda uzmanlaşmış Maliye Bakanlığında görevli diğer denetim elemanları olan Muhasebat Kontrolörleri, Milli Emlak Kontrolörleri, Muhasebe Denetmenleri ve Milli Emlak Denetmenlerinin Vergi Denetim Kurulunda görevlendirilmeyerek Maliye Uzmanı ve Defterdar Uzmanı yapılmalarının gerekçesi nedir?

Metin Lütfi BAYDAR

Aydın Milletvekili


 

7/158 esas numaralı yazılı soru önergeme verilmiş olan cevaplar incelendiğinde bazı noktaların tam açıklığa kavuşturulamadığı görülmektedir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından bu noktaların aydınlatılması gerekmektedir.

Bu kapsamda,

1)                 5018 sayılı kanun gerekçe gösterilerek bakanlıkların tümünde denetim elemanları idari personel ile birleştirilmiş midir? Bakanlıklarda yeni denetim birimleri kurulmuş mudur?

2)                 Önergeme verilmiş olan cevapta “Maliye Bakanlığı iç denetiminin iç denetçiler vasıtasıyla yapıldığı” şeklindeki ifadeler neticesinde Bakanlık bünyesinde görev yapan kaç iç denetçi bulunmaktadır ve tüm Türkiye’de denetim yapma görevini iç denetçiler mi sağlamaktadır?

3)                 Soru önergemize verilen cevaplar arasında neden defterdarlık uzmanlığı kadrosu hakkında herhangibir açıklama yapılmamıştır?

Denetmenlerin, Bakanlık içinde Maliye uzmanı adı altında görev yapması konusunda gerekli düzenlemeler yapılmış mıdır? Böyle bir çalışmanın yapılması düşünülmekte midir?

Metin Lütfi BAYDAR

Aydın Milletvekili


2010 yılında Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki tüm uzmanların kamu kurumlan arasındaki geçişi önlemek ve haklarının eşitleneceği söylemiyle yola çıkan hükümet, 666 sayılı KHK ile uzmanları eşitlemek yerine merkez ve taşra ayrımına giderek uzmanlığı kategorileştirmiştir. Bakanlığınızdaki personelin arasındaki ücret dengesizliği bu ayrımla artmakta ve çalışma barışını bozmaktadır Maliye Bakanlığı merkez teşkilatı, bağlı ve ilgili kuruluşları göz önüne alındığında, uzmanlaşma oranı Gelir İdaresi Başkanlığında % 98 iken, Gider birimlerinde (Muhasebat, Muhakemat, Milli Emlak, Personel, İdari Mali İşler, Bümko, Masak) uzmanlaşma oranı % 10 dur.Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünde Hukuk Müşavirliği ve Avukat dışındaki personele ödenen %5’lik vekâlet ücreti 02.11.2011 659 sayılı KHK ile korunmuş, aynı tarihli mükerrer resmi gazetede yayınlanan 666 sayılı KHK’nın 1. maddesi ile (ek madde 12/dd bendi) 31.12.2011 tarihi itibarı ile kaldırılmıştır

Buna göre,

1.                                    666 sayılı KHK ile uzmanları eşitlemek yerine merkez ve taşra ayrımına giderek derinleştiriten bu adaletsizliği gidermeyi düşünüyor musunuz?

2.                                    Bakanlığınızda personel arasındaki çalışma barışını bozan ücret dengesizliğine bağlı olarak aynı yerde aynı işi yapan çalışanlar arasında ücret dengesizliğini giderecek misiniz?

3.                                    Maliye Çalışanlarının ücretleri genel idare hizmetleri sınıfında belirlendiğinden 666 sayılı KHK ile Bakanlığın tüm çalışanları mağdur edilmiştir. Bu mağduriyetin giderilmesi için çalışanların özel hizmet tazminatının Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığında olduğu gibi yükseltmeyi veya Mali Hizmetler sınıfı oluşturmayı düşünüyor musunuz?

4.                                    Bakanlığınıza bağlı ve ilgili kuruluşlarında yılan hikâyesine dönen yardımcı hizmetler sınıfı için görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavını ne zaman açacaksınız?

5-Bakanlığınızda Gelir ve Gider ayrımcılığının sebebi nedir? Bu ayrımcılığı gidermeyi düşünüyor musunuz?

6.                                    Bu güne kadar çalışanlarına aynı gün verilip geri alınan özlük hakları ile ilgili neden sessiz kalınmaktadır?

7.                                    Kamu düzeninde hiç görülmeyen bir düzenleme ile Kontrolörler ve denetim elemanları uzman yapılmıştır. Kontrolörler Maliye Bakanlığı Uzmanı, Milli Emlak ve Muhasebe Denetmenleri Defterdarlık Uzmanı yapılarak, Gelir idaresinde ise Denetmenler Vergi Müfettişi yapılarak statüleri ellerinden alınmıştır. Bakanlığınızdaki bu farklı uygulamanın sebebi nedir?

8.                                    Ek ödemelerin emekli keseneğine dahil edilerek emekliliğe yansıtılması konusunda çalışmanız var mı?

Mehmet GÜNAL

Antalya Milletvekili


 

İlgi: 08/03/2012 tarihli ve A.Ol.O.KKB.0.10.00.00-52858 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde yer alan ve Bakanlık çalışanlarının özlük haklarına ilişkin soruları ihtiva eden Antalya Milletvekili Sayın Mehmet GÜNAL’a ait 7/4638 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

1- Kamu personelinin mali ve sosyal haklan, genel olarak personel kanunlarında başta hizmet sınıfı, kadro ve görev unvanı ve derecesi, eğitim durumu gibi kriterler esas alınmak suretiyle belirlenmektedir. Mali hakların belirlenmesinde ayrıca, yapılan görevin önemi, sorumluluğu ve riski ve benzeri hususlar da Önem arz etmektedir. Bu çerçevede kamu görevlilerinin almakta oldukları toplam maaşları, yapılan göreve bağlı olarak farklılık arz etmektedir.

Bilindiği üzere, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “eşit işe eşit ücret” politikasının gereği olarak aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki ek ödemelerden kaynaklanan ücret dengesizliği ortadan kaldırılarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi amaçlanmıştır.

Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen yeni sistem uyarınca “ücret” ve “tazminat” adlı iki ödeme unsurundan kapsama dahil idarelerin sadece merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolarda bulunan personelin yararlanması ve farklı kamu idarelerinde aynı hizmet sınıfında aynı veya benzer unvanlı kadrolarda bulunan personel arasındaki ücret dengesizliğinin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameyle ücret dengesizliği bulunmayan personele yönelik herhangi bir ücret artışı öngörülmemiştir.

Anılan düzenleme ile bakanlık, müsteşarlık, başkanlık, bağımsız genel müdürlük taşra teşkilatlarında özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe uzman ve denetmen yardımcısı olarak alınıp belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda uzman ve denetmen unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atanan personele aynı oranlarda ek ödeme öngörülmüştür.

Buna göre, Maliye Bakanlığı taşra teşkilatında görev yapan Defterdarlık Uzmanları diğer Bakanlıklar taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanlar ile aynı oranda ek ödemeden yararlanmaktadırlar.

Diğer taraftan, kurumların merkez teşkilatları, kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektedir. Oysa, kurumların taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimini yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alanı ve sorumluluk bir il ya da bir bölge ile sınırlandırılmış bulunmaktadır.

2-     659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonun sağlanması amaçlanmıştır.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamım sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmiştir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (h) bendi ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “İlgili mevzuatında düzenleme yapılıncaya kadar, Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcılarına 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesine göre yapılacak zam ve tazminat ödemelerinde Devlet Bütçe Uzmanı ve Devlet Bütçe Uzman Yardımcıları için belirlenmiş olan puan ve oranlar esas alınır. Bu madde uyarınca Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarına atanmış sayılan Başkontrolör, Kontrolör ve Stajyer Kontrolörler, bu maddenin yayımı tarihinde 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanları için belirlenmiş olan zam puanları ile özel hizmet ve denetim tazminatı oranlarından, aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanmaya devam ederler. Bu zam ve tazminatlardan yararlananlara Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcıları için öngörülen zamlar ile özel hizmet ve denetim tazminatı ödenmezhükmüne yer verilerek, Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarına atanan kontrolör ve stajyer kontrolörlerin mali hakları korunmuştur.

3-    657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “III-Ortak Hükümler” başlıklı bölümünde, maddede sayılan zam ve tazminatların hangi işi yapanlara ve hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, miktarları, ödeme usul ve esaslarının kurumların yazılı isteği ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlığımız tarafından hazırlanarak anılan maddede belirtilen nispetleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu çerçevede, söz konusu talepler konuya ilişkin çalışmalar kapsamında değerlendirilebilecek olup, bunun dışında soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızca yürütülmekte olan bir çalışma bulunmamaktadır.

4-      Gelir İdaresi Başkanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin eğitim ve sınavlara ilişkin maddeleri uyarınca Başkanlık Makamının 21/03/2012 tarihli onayı ile 28/05/2012-22/06/2012 tarihleri arasında görevde yükselme eğitimi ve 15/07/2012 tarihinde ise görevde yükselme sınavı yapılacaktır.

5-    Bakanlığımız personeli arasında gelir ve gider ayrımcılığı bulunmamaktadır. Söz konusu sınıflandırma hizmet alanı itibarıyla yapılmaktadır.

6-   Bilindiği üzere, 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli idarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesinin

üçüncü fıkrası ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış; 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile avukatlık vekalet ücreti ödemesine ilişkin düzenleme, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılan hükmünde olduğu şekliyle korunmuştur.

Diğer taraftan, 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ise; aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre alanlar da dahil olmak üzere personele mali haklar kapsamında değişik adlar altında ve farklı tutarlarda yapılan ilave ödemeler kaldırılarak tek bir ek ödeme sistemi getirilmiş ve farklı kurumlarda aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer unvanlı kadrolarda çalışan kamu görevlilerinin aynı tutarda ek ödemeden yararlandırılmaları sağlanmıştır.

Yeni yapılan düzenlemelere paralel olarak mevcut kurumsal ek ödemelere ve fazla çalışma ücretlerine ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmış olup, bu düzenlemelerle kamu personeli arasındaki ücret dengesizliğinin giderilmesi amaçlanmıştır.

Nitekim 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemede de hukuk birimlerinde görev yapan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar dışındaki personele avukatlıkvekalet ücreti ödenmesine yönelik hükümler de bu gerekçeyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilgilerini arz ederim

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

659 sayılı KHK ile bazı kadroların yeniden düzenlenmesi sonucu oluşan sorunlara ilişkin olarak verdiğim 7/1338 Esas No’lu soru önergesi süresi içerisinde cevaplandırılmamıştır; Konuya ilişkin kamuoyu hassasiyeti devam etmektedir. Bilindiği gibi, TBMM açıkken Hükümetin millet iradesini hiçe sayarak çıkarttığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’lerden birisi de 2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 659 sayılı KHK’dir. Anılan KHK ile eski adıyla Muhasebe Denetmeni vb. unvanlarla çalışan Bakanlığınız personelinin Defterdarlık Uzmanı unvanıyla istihdam edilmesi hükme bağlanmıştır. Bu yeni uygulamayla, anılan personelin yıllarca denetimini yaptıkları saymanlıklara bağlanmak istendiği iddialarıyla ilgili olarak;

1.          Anılan KHK’de personelin unvanlarının değiştirilmesine yönelik hükümler başta olmak üzere bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiaları konusunda Bakanlığınızın görüşü nasıldır?

2.          Daha önce kontrolör ve denetmenlerin görev tanımı ve statüsü Kanunla belirlenmişken anılan KHK’de, Maliye Uzmanı, Maliye Uzman Yardımcısı, Defterdarlık Uzmanı, Defterdarlık Uzman Yardımcısı vb. gibi kadroların statüsünün ve görevlerinin belirlenmeyerek bu hususun tamamen idarece düzenlenecek Yönetmeliğe bırakılmasının gerekçeleri nelerdir?

3.           Vergi denetmediği yapan personelin anılan KHK’nin 17inci maddesi ile daha önce denetledikleri birimlere bağlı Defterdarlık Uzmanı kadrolarına atanarak mali haklarının düşürülmesi ve kariyer olanaklarının kısıtlanmasının gerekçeleri nelerdir?

4.          Denetmenlerin ve kontrolörlerin yıllarca denetimini ve soruşturmasını yaptıkları birim amirlerine bağlı olacak şekilde çalıştırılmasına imkan veren anılan KHK ile, denetmen ve kontrolörlerin, haklarında mali, idari ve cezai sonuçlar doğuran raporlar tanzim ettikleri idare amirlerine bağlanmasının çalışma barışını bozacağı ve bu kişilerin mağduriyetine yol açabileceği iddiaları doğru mudur?

5.          Anılan KHK ile daha önce Muhasebat Başkontrolörü, Milli Emlak Başkontrolörü, Muhasebat Kontrolörü, Milli Emlak Kontrolörü, Muhasebe Denetmeni, Milli Emlak Denetmeni, kadrolarında bulunanların mali haklarında her hangi bir iyileştirmeye gidilmediği ve mali haklan dondurularak memur maaşlarına yapılacak zamlardan da mahrum bırakıldığı iddiaları doğru mudur?

Doğru ise bu mağduriyetlerin giderilmesine yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

 

Bakanlıktaki bazı kadroların uzman kadrosunda birleştirilmesine ilişkin olarak verdiğim 7/1645 Esas No’lu soru önergesi süresi içerisinde cevaplandırılmamıştır. Konuya ilişkin kamuoyu hassasiyeti devam etmektedir. Bilindiği gibi, TBMM açık iken millet iradesi hiçe sayılarak çıkartılan KHK “1 erden biri de 659 sayılı KHK’dir. Bu KHK ile Muhasebe Denetmenlerinin mağdur edildiği iddiaları medyaya da yansımıştır. Bu konuyla ilgili olarak;

1.        Anılan KHK ile taşra denetim elemanları olan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin idari görev yapan Muhasebe ve Milli Emlak Uzmanlarıyla birleştirilerek Defterdarlık Uzmanı kadrosu verilmesinin gerekçesi nedir?

2.        Benzer şekilde, merkezi denetim elemanları olan Muhasebat ve Milli Emlak ve Kontrolörlerinin, idari görev yapan Devlet Muhasebe Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, Mali Suçlan Araştırma Uzmanları, Devlet Gelir Politikaları Uzmanları, Devlet Mallan Uzmanları ile birleştirilerek Maliye Uzmanı kadrosu verilmesi doğru bir uygulama mıdır?

3. Anılan değişikliklerden etkilenmiş olan Bakanlığınız personelinin sayılan ne kadardır?

4. Bakanlığınız bünyesinde merkez ve taşra teşkilatında görev yapan denetim elemanlannm, idari görevlerde bulunan uzmanlarla Maliye Uzmanı ve Defterdarlık Uzmanı olarak birleştirilmesinin amacı ve mantığı nedir?

5.        Böyle bir birleştirmeden beklenen faydalar nelerdir?

6.        Bu birleştirmenin çalışma huzurunu bozacağı görüşleri Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

7.        Anılan birleştirmeler için Bakanlığınız görüşü alınmış mıdır? Bu konuda Bakanlığınız görüşü nasıl verilmiştir?

8.        Anılan birleştirmelerin, unvan standardizasyonunu hedefleyen 6223 Sayılı Yetki Kanununa aykırı olduğu iddiaları doğru mudur?

9.        Anılan değişiklikle mağdur edildikleri iddia edilen personelin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

Varsa çalışma ne aşamadadır? Yoksa bu konuda yeni bir düzenleme yapılması sağlanabilir mi?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

Bilindiği gibi, kamu görevlilerinin mali haklarının düzenlenmesi amacıyla 2 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile Bakanlıkların aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personeli arasındaki ücretlerin eşitlenmesi beklenirken, aksine ücretler arasındaki uçurum daha da derinleştirilmiştir. Anılan KHK île Bakanlıkların merkez ve taşra teşkilatında aynı görevleri ifa eden uzmanlar arasında taşrada çalışan uzmanlar aleyhine önemli bir fark yaratılmış, örneğin Bakanlığınız Maliye Uzmanları ile Defterdarlık Uzmanları 657 sayılı Kanunda eşit mali haklara sahip iken yeni düzenleme ile farklı ücret skalasına tâbi tutulmuşlardır. Bu konuyla ilgili olarak;

•                     Halen Bakanlığınız merkez ve taşra teşkilatlarında görevli Maliye Uzmanları ile Defterdarlık Uzmanlarının toplam sayıları ne kadardır?

•                     Anılan KHK ile Bakanlığınız bünyesindeki uzmanlar arasında merkez ve taşra ayrımına gidilerek taşra uzmanlarının kapsam dışında bırakılması idarenin bütünlüğünü bozmamış mıdır?

•                     Anılan personelin özlük haklan arasında önemli farklılıklar olduğu iddiaları doğru mudur? Doğru ise bunun sebepleri nelerdir?

•                     Hükümetinizce büyük bir gelir getirmesi hedeflenen, kamuoyunda 2/B olarak bilinen ve çoğu vatandaşı doğrudan ilgilendiren orman vasimi kaybetmiş arazilerle ilgili iş ve işlemlerin sorumluluğunun Defterdarlık Uzmanlarına verildiği ve söz konusu düzenleme ile taşra teşkilatlımı ağır iş yükünün görmezden gelinerek Defterdarlık Uzmanlarının mağdur edildiği iddiaları doğru mudur?

•                     Aynı gün yayımlanan 659 sayılı KHK ile 657 sayılı Kanunda yapılan değişiklik sonucunda, Maliye Uzmanlarının ek göstergeleri artırılıp makam tazminatı verilmek suretiyle maaşlarında önemli bir artış yapılırken, aynı sınavla göreve başlayan vej Bakanlık merkez veya taşra teşkilatında uzun yıllardır görev yapmakta olan Defterdarlık Uzmanlarının düzenleme kapsamına alınmamasının gerekçeleri3 nelerdir?

•                     Bakanlığınızca Defterdarlık Uzmanlarının mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir çalışma var mıdır?

Varsa çalışma ne aşamadadır? Yoksa böyle bir çalışma yapılabilir mi? Bakanlığınızın konuya ilişkin görüşü nasıldır?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

İlgi : 27/03/2012 tarihli ve A.01.0.KKB.0.10.00.00-56561 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alman ve Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatı personelinin özlük haklarını ihtiva eden Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK’a ait 7/5298 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bakanlığımız merkez teşkilatı kadrolarında. 578 Maliye Uzmanı ve 186 Maliye Uzman Yardımcı sı. Defterdarlıklarda 1.516 Defterdarlık Uzmanı ve 790 Defterdarlık Uzman Yardımcısı bulunmaktadır.

2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile gelişmiş evrensel standartlar bağlamında kamuda mali yönetim ve kontrol sistemi yeniden dizayn edilmiş, bu dizaynkapsamında dış denetim, iç denetim ve iç mali kontrol sistemleri oluşturulmuş, dış denetimin Sayıştay Başkanlığı Denetçileri, iç denetimin İç Denetim koordinasyon kurulu koordinasyonunda kurumların İç Denetçileri, iç mali kontrolün ise kurumların idari ve mali birimleri ve mekanizmaları vasıtasıyla yürütülmesi benimsenmiştir.

Kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesi düşüncesinden hareketle kurumlarda unvan standardizasyonıın sağlanması yoluna gidilmiş, söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine \e gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamını sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup. bu düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri, kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi gözetilmiştir.

Bu bağlamda. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi ile değiştirilen 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi ile Maliye Uzmanları ve Defterdarlık Uzmanlarının çalıştırılmasına ve görevlerine ilişkin hususlar hüküm altına alınarak. Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere daha önce merkezde oluşturulmuş bulunan Devlet Biitçe Uzmanlığı. Devlet Malları Uzmanlığı. Devlet Muhasebe Uzmanlığı gibi uzmanlıklar kaldırılarak, bu kadrolar Bakanlık bazında görev yapmak üzere yeni oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarına, defterdarlıklar bünyesinde oluşturulmuş bulunan Muhasebe Uzmanlığı. Milli Emlak Uzmanlığı kadroları kaldırılarak Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına dönüştürülmüş, bu çerçevede usul ve esasların belirlenmesi ise yönetmeliğe bırakılmıştır.

Diğer taraftan, kamu personelinin mali ve sosyal haklan, genel olarak personel kanunlarında başta hizmet sınıfı, kadro ve görev unvanı ve derecesi, eğitim durumu gibi kriterler esas alınmak suretiyle belirlenmektedir. Mali hakların belirlenmesinde ayrıca, yapılan görevin önemi, sorumluluğu ve riski ve benzeri hususlar da önem arz etmektedir. Bu çerçevede kamu görevlilerinin almakta oldukları toplam maaşları, yapılan göreve bağlı olarak farklılık arz etmektedir.

Bilindiği üzere. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “eşit işe eşit ücret” politikasının gereği olarak aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki ek ödemelerden kaynaklanan ücret dengesizliği ortadan kaldırılarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi amaçlanmıştır.

Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen yeni sistem uyarınca “ücret” ve “‘tazminat” adlı iki ödeme unsurundan kapsama dahil idarelerin sadece merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolarda bulunan personelin yararlanması ve farklı kamu idarelerinde aynı hizmet sınıfında aynı veya benzer unvanlı kadrolarda bulunan personel arasında! \i ücret dengesizliğinin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameyle ücret dengesizliği bulunmayan personele yönelik herhangi bir ücret artışı öngörülmemiştir.

Anılan düzenleme ile bakanlık, müsteşarlık, başkanlık, bağımsız genel müdürlük taşra teşkilatlarında özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe uzman ve denetmen yardımcısı olarak alınıp belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda uzman ve denetmen unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atanan personele aynı oranlarda ek ödeme öngörülmüştür.

Buna göre. Maliye Bakanlığı taşra teşkilatında görev yapan Defterdarlık Uzmanları diğer Bakanlıklar taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanlar ile aynı oranda ek ödemeden yararlanmaktadırlar.

Kurumların merkez teşkilatlan kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektedir. Oysa. kurumların taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimini yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alanı ve sorumluluk bir il ya da bir bölge ile sınırlandırılmış bulunmakta olup. bunun dışında soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızca yürütülmekte olan bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Bakanlığınız, idari statü ve özlük hakları bakımından Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ile eşit konumda bulunan Vergi Denetmenleri, 646 sayılı Kanunu Hükmünde Kararnameyle Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları ve Gelirler Kontrolörleri ile birlikte “Müfettiş” unvanı adı altında ve aynı Özlük haklarıyla Maliye Bakanına bağlı Vergi Denetim Kurulu çatısı altında birleştirilmiş; bunun sonucunda, Vergi Denetmenlerinin statü ve özlük haklarında (Ek Gösterge ve Makam ve Görev Tazminatı verilmiştir) artış sağlanmıştır.

Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleriyle birlikte Vergi Denetim Kuruluna paralel bir düzenleme bekleyen Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ise, 659 sayılı KHK ile idari görevlerde çalışan Muhasebe ve Milli Emlak Uzmanlarıyla birleştirilerek Defterdarlık Uzmanı kadrolarına atanmış ve bu düzenleme ile birlikte, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin denetim elemanı ünvam ellerinden alınmış; aynı zamanda, mali ve özlük hakları bakımından da herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Dolayısıyla, aynı hukuksal durumda bulunanlar arasında “hukuksal eşitsizlik” oluşturularak teşkilatta ciddi huzursuzlukların doğmasına ve görev barışının bozulmasına neden olunmuştur.

Hizmette etkinlik, verimlilik ve kalitenin artırılması ve çalışma barışının sağlanması; Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin yetiştirildikleri amaç doğrultusunda, Bakanlığınıza ve Türkiye’ye en verimli şekilde hizmet edebilecek alanda istihdam edilmelerini sağlamak amacıylaBakanlığınız Gelir Birimleri Denetim Elemanlarının birleştirilmesi ile ilgili yapılan 646 sayılı KHK’ya paralel olarak Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ile Kontrolörlerinin aynı çatı altında birleştirilmesi konusunda ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

1.                  Birleştirme yapılmayacaksa, daha önce 5018 sayılı Kanunun Geçici 5. Maddesi ile Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerine sağlanan İç Denetçiliğe geçiş hakkının yeniden düzenlenerek; Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin Genel Bütçeli Kuruluşlar ile Özel Bütçeli Kuruluşlara ve Mahalli İdarelere İç Denetçi olarak geçiş hakkının tanınmasını düşünüyor musunuz?

Aynı zamanda, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerine Maliye Uzmanlığına (önceki uygulamalar esas alınarak sınavsız ön şartsız) geçiş hakkı verilmesi yönünde gerekli hukuksal düzenlemelerin yapılması konusunda yapılan çalışmalar var mıdır?

Ahmet Duran BULUT

Balıkesir Milletvekili


 

İlgi : 1 1/04/2012 tarihli ve A.01.0.KKB.0.10.00.00-59705 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımızdaki bazı kadroların idari statü ve özlük haklarını ihtiva eden Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUTa ait 7/5980 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar İncelenmiştir.

Söz konusu soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin Bakanlığımızca yapılan bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

17.01.2012*509 tarih ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/78 sayılı yazınızda, soru önergemde belirtmiş olduğum sorulara verdiğiniz cevapta “Diğer taraftan, yapılan unvan standardizasyonu bağlamında herhangi bir unvan yada meslek grubunun haklarının ellerinden alınması söz konusu değildir/’ diye belirtmiştiniz.

Bu belirttiğiniz konu ile ilgili olarak;

1)                                    646 KHK ve 659 KHK’ların yayımı tarihinden önce Maliye Bakanlığı teşkilat kanunu olan 178 KHK’ da Bakanlık Merkezinde çalışmakta olan, Merkez Uzmanları (Örneğin Devlet Muhasebe Uzmanı) ile Taşra teşkilatında çalışmakta olan Vergi Denetmeni, Muhasebe Denetmeni ve Milli Emlak Denetmenleri’ nin teşkilat kanunlarındaki yetki görev ve sorumlulukları ile kime bağlı olarak çalıştıklarını,

2)                                    646 KHK ile 659 KHK’ ların yayımı tarihinden önce 15.05.2011 tarihinde yukarıda belirttiğim unvanlardan 1. Derecede maaş almakta olan (Evli, Eşi Çalışmayan 06 yaşta bulunan 2 çocuk sahibi),

1)            Vergi Denetmeni Maaşını ve Ek Göstergelerini,

2)               Muhasebe Denetmeni Maaşını ve Ek Göstergelerini,

3)              Milli Emlak Denetmeni Maaşını ve Ek Göstergelerini,

4)              Devlet Muhasebe Uzmanı Maaşını ve Ek Göstergelerini,

3)                                    646 KHK ve 659 KHK’ lann yayımı tarihinden sonra Maliye Bakanlığı Teşkilat Kanununda yapılan değişikliklerle Vergi Denetmeni iken VERGİ MÜFETTİŞİ, Devlet Muhasebe Uzmanı iken MALİYE UZMANI, Muhasebe Denetmeni iken DEFTERDARLIK UZMANI ve Milli Emlak Denetmeni iken DEFTERDARLIK UZMANI olanların, 646 KHK ve 659 KHK’ larla değişen 178 KHK da belirtilen görev yetki sorumlulukları ile kime bağlı olarak çalışacaklarını,

4)  646 KHK ve 659 yayımları tarihinden sonra örneğin 15.02.2012 tarihinde yukarıda belirttiğim unvanlardan, 1. Derecede maaş almakta olan (Evli, Eşi Çalışmayan 06 yaşta bulunan 2 çocuk sahibi),

1)                                    Vergi Müfettişi Maaşını, Ek Göstergesini ve Makam Tazminatını,

2)                                    Maliye Uzmanı Maaşını, Ek Göstergesini ve Makam Tazminatını,

3)                                    Defterdarlık Uzmanı Maaşını, Ek Göstergesini ve Makam Tazminatını tarafıma bildirmenizi,

Haklarının ellerinden alınmadığından kastınız nedir? Aynı özlük haklarında çalışmakta iken eşit statüde birilerine yapılan çok yüksek hak artışı, diğerlerinden esirgenir, ayrıca daha öncesinde kanunen Denetim, inceleme ve soruşturma yetkisi varken, 659 KHK dan sonra Defterdarlık Uzmanı yaptığınız Denetmenlerin soruşturma yetkisini alıp, Denetim ve inceleme yetkisinin verilip verilmeyeceğini idarenin tasarrufuna bırakmanız haksızlık değimlidir.?

İlhan DEMİRÖZ

Bursa Milletvekili


 

İlgi : 16/4/2012 tarihli ve A.Ol.O.KKB.0.10.00.00-60927 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımızda çalışan personelin özlük haklarına ilişkin olarak Bursa Milletvekili Sayın İlhan DEMİRÖZ’e ait 7/6147 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Kamu personelinin mali ve sosyal haklan, genel olarak personel kanunlannda başta hizmet sınıfı, kadro ve görev unvanı ve derecesi, eğitim durumu gibi kriterler esas alınmak suretiyle belirlenmektedir. Mali haklannbelirlenmesinde ayrıca, yapılan görevin önemi, sorumluluğu ve riski ve benzeri hususlar da önem arz etmektedir. Bu çerçevede, kamu görevlilerinin almakta olduklan toplam maaşlan, yapılan göreve bağlı olarak farklılık arz etmektedir.

Bilindiği üzere, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “eşit işe eşit ücret” politikasının gereği olarak aym hizmet sınıfında, aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki ek ödemelerden kaynaklanan ücret dengesizliği ortadan kaldınlarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi amaçlanmıştır.

Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen yeni sistem uyannca “ücret” ve “tazminat” adlı iki ödeme unsurundan kapsama dahil idarelerin sadece merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolarda bulunan personelin yararlanması ve farklı kamu idarelerinde aynı hizmet sınıfında aym veya benzer unvanlı kadrolarda bulunan personel arasındaki ücret dengesizliğinin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameyle ücret dengesizliği bulunmayan personele yönelik herhangi bir ücret artışı öngörülmemiştir.

Anılan düzenleme ile bakanlık, müsteşarlık, başkanlık, bağımsız genel müdürlük taşra teşkilatlannda özel yanşma sınavı sonucunda mesleğe uzman ve denetmen yardımcısı olarak alınıp belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda uzman ve denetmen unvanlı kadrolara (mevzuatı uyannca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atanan personele aynı oranlarda ek ödeme öngörülmüştür.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonun sağlanması amaçlanmıştır.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamım sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yaran ve hizmet gerekleri gözetilmiştir.

Maliye Bakanlığı bünyesinde de farklı yasal düzenlemeler ile kamu gelirlerinin teftiş, denetim, inceleme ve soruşturmasını yapmak üzere Vergi Denetim Kurulu oluşturulmuş, gelir ve vergi mevzuatında yetişmiş bulunan Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelir Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Kurul bünyesinde Vergi Müfettişi kadrolarına atanmış ve Gelir İdaresi Başkanlığında başkanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere Devlet Gelir Uzmanlığı ihdas edilmiştir.

Ayrıca, diğer kurumlarla paralel olarak, Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere daha önce merkezde oluşturulmuş bulunan Devlet Bütçe Uzmanlığı, Devlet Mallan Uzmanlığı, Devlet Muhasebe Uzmanlığı gibi uzmanlıklar kaldırılarak bu kadrolar Bakanlık bünyesinde görev yapmak üzere yeni oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolanna; defterdarlıklar bünyesinde oluşturulmuş bulunan Muhasebe Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı kadroları kaldınlarak Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına dönüştürülmüştür.

Aynı şekilde, Bakanlığın gider ve milli emlak mevzuatı alanında yetişmiş bulunan Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleri merkezde Maliye Uzmanlığına, defterdarlık bünyesinde bulunan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ise taşrada Defterdarlık Uzmanlığı kadrolanna atanmış bulunmaktadır. Bakanlık görev ve politikaları açısından etkin ve verimli hizmet yapma bilgi ve tecrübesine sahip bulunan kontrolör ve denetmenler Bakanlık görev alanıyla ilgili mevzuat, iş ve işlemler hususunda yetişmiş olduklanndan Bakanlığın asli görevlerini yürütmek üzere oluşturulan Maliye Uzmanı ve Defterdarlık Uzmanı kadrolanna atanmışlardır. Maliye Uzmanlığı sadece Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuş bir meslek olmayıp, bu görevlerin yanında kendilerine teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkileri, aynı şekilde Defterdarlık Uzmanlarına da denetim ve inceleme yapma yetkisi verilmiştir.

Diğer taraftan, Devlet memurlanmn unvan ayrımı yapılmaksızın görev, yetki ve sorumluluklan ile mali ve sosyal hakları genel olarak 657 sayılı Devlet Memurlan Kanununda sayılmış ve kendilerinin, kanunlann ve amirlerin belirlediği çerçevede görev yapacaklan belirtilmiştir.

Devlet memurlan, 3046 sayılı Başbakanlık ve Bakanlıkların Kuruluş Esas ve Usullerini Düzenleyen Kanun ve çalıştıklan kurumların teşkilat kanunlarında yer alan hükümlere göre, istihdam edildikleri birim ve daireler bünyesinde görevlerini ifa etmektedirler.

Bu bağlamda, Bakanlığımızda istihdam edilen Maliye Uzmanları merkez birimlerde, Defterdarlık Uzmanlan ise taşra birimlerinde birim amirlerinin belirleyeceği daire ve şubelerde görev yapmaktadırlar.

Ayrıca, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlık bünyesinde oluşturulan ve soru önergesinde bahsi geçen unvanları işgal edenlerin haklarında herhangi bir şekilde geriye gidiş veya bunların haklarının ellerinden alınması da söz konusu değildir.

Önergede belirtilen unvanların 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme öncesi ve düzenleme sonrası net maaşlarını gösterir liste ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı

MALİYE BAKANLIĞI PERSONELİ NET MAAŞLARI

646 ve 659 Sayılı KHK Öncesi (15/5/2011 Tarihi İtibarıyla)

646 ve 659Sayılı KHK Sonrası (15/1/2012 Tarihi İtibarıyla)

UNVAN

DRC

Ek Gösterge

Net Maaş

UNVAN

DRC

Ek Gösterge

Makam Tazminatı

Net Maaş

Vergi Denetmeni 1/4

2200

2.706 Vergi Müfettişi 1/4

3600

2.000 4.346
Devlet Muhasebe Uzmanı 1/4

2200

2.698 Maliye Uzmanı 1/4

3600

2.000 4.245
Muhasebe/ Milli Emlak Denetmeni (Ank.-İst.-İzm.) 1/4

2200

2.706 Defterdarlık Uzmanı 1/4

2200

2.909

*Aıle Yardımı Ödeneği hesaplanırken, personelin eşinin çalışmadığı ve (0-6) yaş grubunda 2 çocuğu olduğu varsayılmıştır. ** Maliye Uzmanı net maaşı 2012 yılı birinci altı aylık ortalama net maaş tutarıdır.



 

02.03.12*2802 Tarih ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/86 sayılı yazınızla Bakanlığınızın Merkez ve Taşra Uzmanları arasındaki yüksek maaş farkı ile ilgili soru önergeme verdiğiniz cevabın 2. ve 3. paragraflarında;

“Bakanlığımız merkez teşkilatı kadrolarında, 578 Maliye Uzmanı ve 186 Maliye Uzman Yardımcısı, Defterdarlıklarda 1.516 Defterdarlık Uzmanı ve 790 Defterdarlık Uzman Yardımcısı; Gelir İdaresi Başkanlığı kadrolarında ise 16.092 Gelir Uzmanı bulunmaktadır. Bakanlığımız merkez teşkilatında (GİB dahil) toplam 995 personel geçici görevli olarak çalışmaktadır.” denilmekte ve aynı cevap yazısının 6. paragrafında ise;

Ayrıca kurumların merkez teşkilatlan kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektir. Oysa kurumların taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimim yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alam ve sorumluluk bir ya da bir bölge ile sınırlandırılmış bulunmaktadır.” denilmektedir.

Verdiğiniz cevapla ilgili olarak;

1.                  Bakanlığınız merkez teşkilatında geçici görevli olarak çalışmakta olduğu belirtilen 995 personel içerisinde yer alan Taşra Uzmanları (Muhasebe Uzmanları, Milli Emlak Uzmanları, Gelir Uzmanları), ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek, planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmekle görevli olduğu halde neden aynı dairelerde aynı hizmeti ifa ettikleri Maliye Uzmanları ile aynı özlük haklarından yararlandınlmamıştır, Eşit İşe Eşit Ücret Politikası belirlenirken unvan mı, yapılan iş mi yoksa merkez-taşra ayrımı mı gözetilmiştir?

Bakanlığınız merkez teşkilatında geçici görevli olarak çalışmakta olduğu belirtilen 995 personel içerisinde yer alan ve meslekte edinilen tecrübe, birikim ve kariyerlerini merkez teşkilatında edinen Taşra Uzmanlarının (Muhasebe Uzmanları, Milli Emlak Uzmanları, Gelir Uzmanları), Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünde olduğu gibi, kadroların kanun ile veya kanun hükmünde kararname ile fiilen görev yaptıkları Merkez Teşkilatına alınması düşünülmekte midir? Böyle bir kanun değişikliğinin Maliye Bakanlığı bütçesine getireceği yük ne kadardır? Getirilebilecek yük ile elde edilen fayda analizinin yapılmasını düşünüyor musunuz?

Ruhsar DEMİREL

Eskişehir Milletvekili


 

İlgi: (a) 21/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-36973 sayılı yazınız.

(b) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/84-3729 sayılı yazımız.

(c) 02/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/85-2801 sayılı yazımız.

(d) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/86-2802 sayılı yazımız.

(e)24/4/2012 tarihli ve A.Ol.O.KKB.0.10.00.00-62666 sayılı yazımz.

İlgi (a) yazı ekinde almaıı ve Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan uzmanlar arasındaki maaş farkı hususunu ihtiva eden Eskişehir Milletvekili Sayın Ruhsar DEMİREL’in yönelttiği 7/2060, 7/2061 ve 7/2062 esas numaralı yazılı soru önergelerinde yer alan konulara ilişkin cevabımız, ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımız ile bildirilmişti.

İlgi (e) yazı ekinde alınan yine Sayın Ruhsar DEMIREL’e ait 7/6336, 7/6337 ve 7/6338 esas numaralı önergeler incelenmiş ve önergelerde yer alan sorularla ilgili olarak ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımızla verilen görüşlerimizi değiştirecek veya görüşlerimize ilave yapılacak herhangi bir husus bulunmamaktadır.

Diğer yandan, söz konusu önergelerde belirtilen diğer hususlarla ilgili olarak Bakanlığımız tarafından yürütülen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

02.03.12*2801 Tarih ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/85 sayılı yazınızla Bakanlığınızın Merkez ve Taşra Uzmanları arasındaki yüksek maaş farkı ile ilgili soru önergeme verdiğiniz cevapta;

“Kurumların merkez teşkilatlan kendi görev alanlarına ilişkin ülke geneline yönelik hizmet politikası üretmek ve planlama yapmak, uygulama birliğini sağlamak ve taşra birimleri arasında koordinasyona yönelik hizmet yürütmektir. Oysa kurumlann taşra birimleri il genelinde ya da bir bölge genelinde hizmet üretimini yürütmekle görevli bulunmakta, hizmet alanı ve sorumluluk bir il ya da bir bölge ile sınırlandınhmş bulunmaktadır.” Denilmektedir. Aynı yazılı soru önergesinin 1. 5. ve 6. maddelerinde sorulan sorulara cevap verilmemiştir.

Önceki yazılı soru önergesinin 1. 5. ve 6. maddelerinde sorulan hususlara cevap verilmesini düşünüyor musunuz?

Ruhsar DEMİREL

Eskişehir Milletvekili


 

İlgi: (a) 21/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-36973 sayılı yazınız.

(b) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/84-3729 sayılı yazımız.

(c)02/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/85-2801 sayılı yazımız.

(d) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/86-2802 sayılı yazımız.

(e)24/4/2012 tarihli ve A.01.0.KKB.0.10.00.00-62666 sayılı yazınız.

İlgi (a) yazı ekinde alınan ve Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan uzmanlar arasındaki maaş farkı hususunu ihtiva eden Eskişehir Milletvekili Sayın Ruhsar DEMİREL’in yönelttiği 7/2060, 7/2061 ve 7/2062 esas numaralı yazılı soru önergelerinde yer alan konulara ilişkin cevabımız, ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımız ile bildirilmişti.

İlgi (e) yazı ekinde alman yine Sayın Ruhsar DEMİREL’e ait 7/6336, 7/6337 ve 7/6338 esas numaralı önergeler incelenmiş ve önergelerde yer alan sorularla ilgili olarak ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımızla verilen görüşlerimizi değiştirecek veya görüşlerimize ilave yapılacak herhangi bir husus bulunmamaktadır.

Diğer yandan, söz konusu önergelerde belirtilen diğer hususlarla ilgili olarak Bakanlığımız tarafından yürütülen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

02.03.12*3729 Tarih ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/84 sayılı yazınızla Bakanlığınızın Merkez ve Taşra Uzmanları arasındaki yüksek maaş farkı ile ilgili soru Önergeme verdiğiniz cevapta; “Maliye Bakanlığı Taşra Teşkilatında görev yapan Defterdarlık Uzmanları diğer bakanlıklar taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanlar ile aynı oranda ek ödemeden yararlanmaktadır” denilmektedir.

Verdiğiniz cevapla ilgili olarak;

1.                  Yazılı soru önergesinin ilk maddesinde merkez ve taşra uzmanlarının maaşları arasında meydana getirilen farkın gerekçesi sorulmasına rağmen, cevapta soru önergesinde yer almayan bir husus olan “diğer bakanlıklar taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanlar ile aynı oranda ek ödemeden yararlanıldığı” belirtilmektedir. Ayrıca soru önergesinin 4. maddesine ilişkin herhangi bir cevap verilmemiştir.

2.                  Soru önergesinin 1. ve 4. maddelerine verilen cevaplar yetersiz olduğundan ve cevap verilmediğinden cevap verilmesi düşünülmekte midir?

 

Ruhsar DEMİREL

Eskişehir Milletvekili


 

İlgi: (a) 21/12/2011 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.02.00-36973 sayılı yazınız.

(b) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/84-3729 sayılı yazımız.

(c)02/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/85-2801 sayılı yazımız.

(d) 26/3/2012 tarihli ve B.07.0.BMK.0.33.610.33/86-2802 sayılı yazımız.

(e)24/4/2012 tarihli ve A.Ol.O.KKB.0.10.00.00-62666 sayılı yazımz.

İlgi (a) yazı ekinde alınan ve Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan uzmanlar arasındaki maaş farkı hususunu ihtiva eden Eskişehir Milletvekili Sayın Ruhsar DEMİREL’in yönelttiği 7/2060, 7/2061 ve 7/2062 esas numaralı yazılı soru önergelerinde yer alan konulara ilişkin cevabımız, ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımız ile bildirilmişti.

İlgi (e) yazı ekinde alınan yine Sayın Ruhsar DEMİREL’e ait 7/6336, 7/6337 ve 7/6338 esas numaralı önergeler incelenmiş ve önergelerde yer alan sorularla ilgili olarak ilgi (b), (c) ve (d) yazılarımızla verilen görüşlerimizi değiştirecek veya görüşlerimize ilave yapılacak herhangi bir husus bulunmamaktadır.

Diğer yandan, söz konusu önergelerde belirtilen diğer hususlarla ilgili olarak Bakanlığımız tarafından yürütülen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Bilgilerini arz ederim

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Bakanlığınızdaki bazı kadroların uzman kadrosunda birleştirilmesine ilişkin olarak verdiğim 7/1645 esas numaralı soru önergesine bakanlığınızca verilen 15.03.2012 tarihli ve 3300 sayılı cevabi yazınızda; “… 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile gelişmiş evrensel standartlar bağlamında kamuda mali yönetim ve kontrol sisteminin yeniden dizayn edildiği, budizayn kapsamında dış denetim, iç denetim ve iç mali yönetim ve kontrol sistemlerinin oluşturulduğu, dış denetimin Sayıştay Başkanlığı Denetçileri, iç denetimin îç Denetim Koordinasyon Kurulu Koordinasyonunda kurumların iç denetçileri, iç mali kontrolün ise kurumların idari ve mali birimleri ve mekanizmaları vasıtasıyla yürütülmesinin benimsendiği ve kurumlarda unvan standardizasyonun sağlanması yoluna gidildiği” ifade edilmiştir. Bu konuyla ilgili olarak;

1.                  5018 sayılı Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2003 yılından 02.11.2011 tarihine kadar Bakanlığınıza alınan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmen Yardımcılanmn sayısı ne kadardır? Bunların yıllara göre dağılımı nasıldır?

2.                  Anılan personel hangi amaçlarla alınmış ve nasıl bir eğitimden geçirilmişlerdir?

3.                  Anılan personelin yetki, görev ve sorumluluklan nelerdir? Bu denetim elemanlan kime bağlı olarak çalışmış ya da çalışmaktadırlar?

4.                  659 sayılı KHK ile Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleriyle birleştirilerek Defterdarlık Uzmanı yapılan Muhasebe ve Milli Emlak Uzmanlarının anılan KHK’den önceki 178 sayılı KHK’deki görev, yetki ve sorumluluklan nelerdi?

5.                  659 sayılı KHK’den Önce asli görevleri Defterdar adına denetim, inceleme ve soruşturma yapmak olan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ile idari görev icra eden Muhasebe ve Milli Emlak Uzmanlarınınyapıklan işlerde hangi benzerlikler vardır?

6.                  Benzer ilişki, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Vergi Denetmenleri ile Gelir Uzmanları arasında neden kurulmamıştır?

7.                  5018 sayılı Kanuna göre iç denetimin İç Denetçiler aracılığıyla yapılması gerektiği dikkate alındığında, halen Bakanlığınızda fiilen çalışan İç Denetçi sayısı ve toplam personel içindeki paylan ne kadardır?

8.                  659 sayılı KHK’dan önce Bakanlığın taşra teşkilatmda Defterdara bağlı ve asli görevi Defterdar adına denetim, inceleme ve soruşturma olan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin kanuni güvence altında hak ettikleri Denetim Elemanlığı unvanlarının ve soruşturma yetkilerinin alındığı iddıalan doğru mudur?

9.                  Doğru ise, anılan personelin denetim ve inceleme yetkisinin asli görev yerine diğer görevlerin yanında idarenin tasarrufuna bırakılmasının sebebi nedir?

10.              Anılan personelin 659 sayılı KHK ile uğradıkları mağduriyetin giderilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır? Varsa çalışma ne aşamadadır? Yoksa Bakanlığınızın konuya ilişkin görüşü nasıldır?

Alim IŞIK

Kütahya Milletvekili


 

İlgi:24/04/2012 tarihli ve A.Ol.O.KKB.0.10.00.00-62666 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımızda yeni uzman kadroları ihdas edilmesini ihtiva eden Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK’a ait 7/6340 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, Bakanlığımızda Uzman, Kontrolör ve Denetmen çalıştırılmasına ilişkin hükümler 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yer almış, bunların görev, yetki ve sorumlulukları bu KHK da ve bu kapsamda yürürlüğe konulan kendi özel “görev ve çalışma” yönetmeliklerinde düzenlenmiştir.

Bilahare, 178 sayılı KHK’da değişiklik yapan 659 sayılı KHK ile Bakanlığımızdaki farklı ünvanlı Uzmanlık, Kontrolörlük ve Denetmenlikler kaldırılmış, bunların tamamı merkezde “Maliye Uzmanı”, taşrada “Defterdarlık Uzmanı” yapılmış ve anılan Uzmanların görev, yetki ve sorumlulukları yine bu KHK’de düzenlenmiştir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi ile değiştirilen 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;

Bakanlık taşra teşkilatında Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcısı çalıştırılabilir. Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanışım genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı işletmelerdeki saymanlıklar ve defterdarlık birimlerinde yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde denetim ve inceleme yaptırılabilir. Defterdarlık uzmanlarından denetim yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi olup, bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, 178 sayılı KHK1 de yapılan değişiklik ile DefterdarlıkjUzmanlanna^ denetim ve inceleme yetkisi verilmiş olup, 25/06/2012 tarihli ve 28334 şayık’fcesmpGa^gicde – yayımlanan “Maliye Bakanlığı Defterdarlık Uzmanlığı Yönetmeliği’hm’33 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi ile de Defterdarlık Uzmanlarına yetkili merciler tarafından görevlendirilmeleri halinde 4483 sayılı Memurlar’ ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre ön inceleme yapma ve_2 nci fıkrasının (c) v: ,

bendiyle disipline aykırı fiil ve halleri görülenler hakkında alman onaya istinaden disiplin soruşturması yapma görev ve yetkisi kullandırılması düzenlenmiştir.

Bakanlığımız Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile Muhasebat Genel Müdürlüğüne 2003 ila 2011 yılları arasında ataması yapılan Defterdarlık Uzman Yardımcısı (mülga milli emlak denetmen yardımcısı, muhasebe denetmen yardımcısı) sayısı aşağıda gösterilmiştir.

Yıllar

Defterdarlık Uzman Yardımcılığı (Mülga Muhasebe

Denetmen Yardımcılığı)Ataması Yapılan Personel Sayısı

Defterdarlık Uzman Yardımcılığı (Mülga Milli Emlak Denetmen Yardımcılığı) Ataması Yapılan Personel Sayısı

2003 20

7

2004 26

21

2005 16

29

2006 9

24

2007 127

39

2008

13

2009 80

48

2010

98

2011 50

47

 

Diğer taraftan, Bakanlığımıza tahsis edilmiş 25 adet iç denetçi kadrosu bulunmakta olup, 27/03/2012 tarihi itibarıyla 9 iç denetçi görev yapmaktadır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 178 sayılı KHK’nın 43. maddesinde yer alan “Muhasebat Genel Müdürlüğünce, genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı işletme ve fonlardaki saymanlıklarda denetim yapmak üzere defterdarlıklara bağlı muhasebe denetmenleri çalıştırılır” şeklindeki hüküm, geçtiğimiz günlerde çıkarılan 659 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır. Muhasebe Denetmenleri Maliye Uzmanı olarak atanmış ve “Bakanlık taşra teşkilatında Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcısı çalıştırılabilir. Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanı sıra genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı işletmelerdeki saymanlıklar ve defterdarlık birimlerinde yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde denetim ve inceleme yaptırılabilir. Defterdarlık uzmanlarından denetim yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi olup, bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.

1.    Uzman olarak atanan Muhasebe Denetmenlerinin Kanundan kaynaklanan denetim yetkilerinin idari tasarrufa bağlı hale getirilmesi bir hak kaybı değil midir?

2.          Bu düzenleme Anayasanın 128. maddesinde yer alan idarenin kanunla düzenleneceği ilkesine aykırı değil midir?

3.     Kariyer bir meslek olan ve ancak çeşitli sınavlar sonunda kazanılan Muhasebe Denetmenlerinin denetim elamanı olma vasıflarının korunamamış olması hukukun temel ilkeleri arasında yer alan “kazanılmış hakların korunumu” ilkesine aykırı değil midir?

4. Kazanılmış haklarını bir gecede kaybeden Muhasebe Denetmenlerinin yarın çıkarılacak bir başka KHK ile şoför, hizmetli, kaloriferci veya bekçi gibi kadrolardan herhangi birine atanmayacağının bir garantisi var mıdır?

5.   Yapılan bu işlemin Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 6 ve 7. maddelerine aykırı değil midir?

6.     Bir taraftan denetim ve soruşturma görevlerini profesyonel manada ifa eden Muhasebe Denetmenlerinin teşkilat kanunundan kaynaklanan bu yetkileri idari tasarrufa bağlı hale getirilirken, diğer taraftan daha önce hiç teftiş ve soruşturma yapmamış merkez uzmanlarına doğrudan KHK ile bu yetkilerin verilmesinde ne gibi bir kamusal fayda beklenmektedir?

Muhasebe Denetmenlerinin ellerinden alınan haklarının iadesi konusunda bir çalışmanız var mıdır, varsa ne zaman sonuçlanacaktır?

İlhan DEMİRÖZ

Bursa Milletvekili


İlgi : 19/12/2011 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.02.00-36630 sayılı yazınız.

Bursa Milletvekili Sayın İlhan DEMİRÖZ’e ait 7/1959 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonun sağlanması amaçlanmıştır.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamını sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmiştir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi ile değiştirilen 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinde, yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda Maliye Uzmanları ve Defterdarlık Uzmanlarının çalıştırılmasına ve görevlerine ilişkin hususlar hüküm altına alınmış, buna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ise yönetmeliğe bırakılmıştır.

Diğer taraftan, yapılan unvan standardizasyonu bağlamında herhangi bir unvan ya da meslek grubunun haklarının ellerinden alınması söz konusu değildir.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


646 sayılı KHK ile Maliye Bakanlığı’na bağlı Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Bakana bağlı Vergi Müfettişi unvanı altında birleştirilmiştir.

659 Sayılı KHK ile gider birimlerini ve kamu hesaplarını denetleyen, inceleme, soruşturma, teftiş yapan ve kamu zararını tespit eden Muhasebat Kontrolörleri ile kamu mallarını teftiş eden Milli Emlak Kontrolörleri bu konuda eğitimi bulunmayan merkez uzmanlarıyla birlikte Maliye Uzmanı unvanı altında birleştirilmiştir.

KHK ile Maliye Bakanlığı denetim elemanı olarak taşrada görev yapan ve Muhasebat Kontrolörleri ve Milli Emlak Kontrolörleri ile hemen hemen aynı işi yapan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri de denetim yetkileri idarenin takdirine bırakılarak alt statü olan ve işlemlerini denetleyerek haklarında rapor düzenledikleri Muhasebe ve Milli Emlak uzmanlarıyla birleştirilerek Defterdarlık Uzmanı unvanı altında birleştirilmiştir.

Buna göre,

1-          Denetim elemanlarının uzman yapılmasının amacı ve mantığı nedir? Denetim birimlerinin uzman birimlerle birleştirilmesinin, kaos ve huzursuzluktan başka ne gibi bir sonuç getirmesi beklenmektedir?

2-          Vergi incelemesi ile görevli birimlerin aynı çatı altında toplanması tercih edilirken, Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ile Kontrolörleri açısından niçin benzer bir yaklaşım sergilenmemiştir?

3-          Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ile Kontrolörlerin ortak bir unvanla aynı çatı altında toplanması neden engellenmektedir? Bu engellemedeki kamu yararı nedir ve nasıl gerçekleşecektir?

4-          Vergi Müfettişlerine Muhasebe ve Milli Emlak konularında da denetim ve teftiş yetkisi verilirken, bu alanlarda halihazirda yetişmiş toplam 800 denetim elemanının tasfiye edilmesi nasıl izah edilebilir? Eğer, bu alanlarda denetime ihtiyaç yoksa; niçin 6 ay öncesine kadar denetmen yardımcısı ve stajyer kontrolör alımına devam edilmiştir? Vergi Müfettişleri neden bu alanlarda da denetimle yetkilendirilmiştir? Asıl amaç Vergi Müfettişlerini Bakanlıkta yegane denetim birimi mi yapmaktır?

5-          Merkez Uzmanlarına denetim, teftiş, inceleme ve soruşturma yetkileri verilirken Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin denetim ve inceleme yetkileri idarenin takdirine bırakılmış, soruşturma yetkileri ise kaldırılmıştır. Bu düzenleme ile ne amaçlanmaktadır?

6-          Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenlerinin daha önce denetlediği, haklarında zimmet çıkardığı, ceza öngördüğü amirlere bağlaması ile nasıl bir çalışma barışı ve huzuru beklenmektedir?

7-          Merkez uzmanlarının özlük hakları iyileştirirken neden taşra elemanlarının özlük haklarında iyileştirme yapılmamıştır? Taşra elemanlarının özlük haklarında eğer bütçeye yük getirecek diye iyileştirme yapılmadıysa; merkez uzmanlarının özlük haklarında yapılan iyileştirmeler bütçeye yük getirmemiş midir?

Maliye Bakanlığı sadece merkez personelinden mi ibarettir? İdare sadece merkez teşkilatından mı oluşmaktadır?

Turgut Dibek

Kırklareli Milletvekili


 

İlgi : 02/01/2012 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10-.02.00-2 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan, Kırklareli Milletvekili Sayın Turgut DİBEK’e ait 7/2260 esas numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile gelişmiş evrensel standartlar bağlamında kamuda mali yönetim ve kontrol sistemi yeniden dizayn edilmiş, bu dizaynkapsamında dış denetim, iç denetim ve iç mali kontrol sistemleri oluşturulmuş, dış denetimin Sayıştay Başkanlığı Denetçileri, iç denetimin İç Denetim Koordinasyon Kurulu koordinasyonunda kurumların İç Denetçileri, iç mali kontrolün ise kurumların idari ve mali birimleri ve mekanizmaları vasıtasıyla yürütülmesi benimsenmiştir.

Diğer yandan, kurumların üstlendikleri kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesi düşüncesinden hareketle kurumlarda unvan standardizasyonun sağlanması yoluna gidilmiştir.

Söz konusu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin Özelliğine ve gereklerine göre kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yetişmiş nitelikli personelin, en etkin şekilde istihdamını sağlayacak şekilde düzenleme yapılmış olup, bu düzenlemede kamu yaran, hizmet gerekleri, kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi gözetilmiştir.

Bu bağlamda, Maliye Bakanlığında da gerekli düzenlemeler yapılmış, farklı yasal düzenlemelerle; kamu gelirlerinin teftiş, denetim, inceleme ve soruşturmasını yapmak üzere Vergi Denetim Kurulu oluşturulmuş, gelir ve vergi mevzuatında yetişmiş bulunan Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Vergi Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri Kurul bünyesinde Vergi Müfettişliği kadrolarına atanmış; Gelir İdaresi Başkanlığında başkanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere Devlet Gelir Uzmanlığı ihdas edilmiştir.

Yine 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer kurumlarla paralel olarak, Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere daha önce merkezde oluşturulmuş bulunan Devlet Bütçe Uzmanlığı, Devlet Malları Uzmanlığı, Devlet Muhasebe Uzmanlığı gibi uzmanlıklar kaldırılarak, bu kadrolar Bakanlık bazında görev yapmak üzere yeni oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarına, defterdarlıklar, bünyesinde oluşturulmuş bulunan Muhasebe Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı kadroları kaldırılarak Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına dönüştürülmüştür.

Aynı şekilde, Bakanlığın gider ve milli emlak mevzuatı alanında yetişmiş bulunan Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleri merkezde Maliye Uzmanlığına, defterdarlık bünyesinde bulunan Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri ise taşrada Defterdarlık Uzmanlığı kadrolarına atanmış bulunmaktadır.

Esasen, kontrolörler Bakanlık görev alanıyla ilgili mevzuat, iş ve işlemler hususunda yetişmiş elemanlardır. Bunlar, Bakanlığın asli görevlerini yürütmek üzere oluşturulan Maliye Uzmanlığı kadrolarında, Bakanlık görev ve politikaları açısından daha etkin ve verimli hizmet yapma bilgi ve tecrübesine sahiptir.

Kaldı ki, Maliye Uzmanlığı sadece Bakanlığın asli hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuş bir meslek olmayıp, bu görevlerinin yanında kendilerine teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkileri de verilmiştir.

Nitekim, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi ile değişik 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkralarında;

“Bakanlık merkez teşkilatında Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcısı çalıştırılabilir. Maliye Uzmanı ve Maliye Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanı sıra görev yaptıkları başkanlık ve genel müdürlüklerin görev alanına giren konularda ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma, inceleme ve analiz işleri ile mevzuatla kendilerine verilen diğer görevler yaptırılabilir. Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Muhasebat Genel Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğünde görev yapan Maliye Uzmanlarına, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde genel müdürlüklerin görev alanına giren konularda teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işleri yaptırılabilir.

Bakanlık taşra teşkilatında Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcısı çalıştırılabilir. Defterdarlık Uzmanı ve Defterdarlık Uzman Yardımcılarına diğer görevlerinin yanı sıra genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı işletmelerdeki saymanlıklar ve defterdarlık birimlerinde yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde denetim ve inceleme yaptırılabilir. Defterdarlık uzmanlarından denetim yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi olup, bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. “hükümlerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan, Defterdarlık Uzman ve Uzman Yardımcıları ile Gelir Uzman ve Uzman Yardımcılarının ek ödeme oranlarında 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme neticesinde bir düşüş meydana gelmediği gibi, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeyle ek ödeme oranları artırılmıştır.

Bilgilerini arz ederim.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


 

Maliye Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı birimlerinde görev yapan gelir uzmanları, muhasebe denetmenleri, muhasebe uzmanları ve milli emlak uzmanları eşit işe eşit ücret konusunda mağdur edildiklerini belirtmektedir.

Bu bilgiler ışığında;Bu doğru mudur? Kurumunuz bünyesinde görev yapan uzman ve denetmenler, başka kurum personeli karşısında mağdur mu edilmiştir?Mağdur edilmiş ise, bu konuda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Mesut DEDEOĞLU

Kahramanmaraş Milletvekili


Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/693) esas numaralı önergesine cevabım: Kanun hükmünde kararnamelerle kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin ve verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanması, benzer hizmetlerin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi ve kaynak kullanımında israfın önlenmesine yönelik olarak unvan standardizasyonunun sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak kamu hizmetlerinin özelliğine ve gereklerine göre, kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda, yetişmiş, nitelikli personelin en etkin bir şekilde istihdamının sağlanması hedeflenmiştir.

            Farklı kurumların aynı veya benzer teşkilatlarında, aynı hizmet sınıfında, aynı veya benzer kadrolarda bulunan personel arasındaki kurumlar arası ücret dengesizliği “Eşit işe eşit ücret” çalışması çerçevesinde ortadan kaldırılmıştır. Hiç kimsenin aylığında bir azalış olmamış, tam aksine, artış yapılmıştır. Yani herkesi en üst ücret düzeyinde eşitledik. Dolayısıyla, bu anlamda bir mağduriyet söz konusu değildir.

Mehmet ŞİMŞEK

Maliye Bakanı


Kontrolörler Maliye Bakanlığı uzmanı ,Denetmenleri Defterdarlık Uzmanı yapılarak, Gelir idaresinde ise Denetmenler Vergi Müfettişi yapılarak statüleri ellerinden alınmıştır. Bakanlığınızdaki bu farklı uygulamanın sebebi nedir?

Bakanlığınızda Gelir ve Gider ayrımcılığının sebebi nedir? Bu ayrımcılığı gidermeyi düşünüyor musunuz?

Ek ödemelerin emekli keseneğine dahil edilerek emekliliğe yansıtılması konusunda çalışmanız var mı?

Akif HALAMAN

Adana Milletvekili


1.      1-666 sayılı KHK ile uzmanları eşitlemek yerin taşra ayrımına giderek derinleştiren adaletsizliği ne zaman gidereceksiniz

2.      2-Bakanlığınızın’ da çalışan personeller arasındaki ücret dengesizliğini ne zaman gidermeyi düşünüyorsunuz?

3.      3-Bakanlığınızda çalışan personellerinizin tazminatlarında, Diğer Bakanlıkların yaptığı gibi, Tazminatlarında artırmayı düşünüyor musunuz?

4.      4-Bakanlığınıza bağlı kuruluşlarda çalışan yardımcı hizmetler sınıfı İçin görevde yükselme unvan değişikliği sınavını ne zaman açacaksınız?

Akif HALAMAN

Adana Milletvekil

Bir Cevap Yazın