KOOPERATİFE KARŞI AÇILAN ALACAK DAVASI, TEBLİGAT YAPILAMAMASI

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS: 2013/420
KARAR: 2014/8

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 17.05.2011 gün ve 2010/199 esas, 2011/217 karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 09.02.2012 gün ve 242/862 esas, karar sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kooperatif üyesinin kooperatife karşı açtığı alacak istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce, direnme kararının ve direnme kararını temyiz eden davacı dilekçesinin davalı kooperatife usulüne uygun olarak tebliğ kabul edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmediğinin kabul edilmesi halinde dosyanın usulüne uygun tebliğin sağlanması için mahalline geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği ön sorun olarak ele alınmıştır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu (TK)’nun 12/2. maddesinde “Hükmi şahıslara tebligatın, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı” hüküm altına alınmış, hükmi şahsı temsile yetkili kimse veya kimselerin tebligat anında hazır bulunmaması halinde hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligatın nasıl yapılacağı yine aynı Kanunun 13. maddesinde “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesine göre; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında;

Yukarıda açıklandığı üzere, hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Eğer hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerektiğinden direnme kararını temyiz eden davacının temyiz dilekçesinin davalı kooperatife “muhatabın o anda evde olmaması sebebiyle muhatap yerine muhatap ile birlikte aynı evde ikamet eden oğlu görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş (TK. m. 22) ve ehliyeti olan oğlu S. T. şerhi verilerek Y. Başkanın oğlu S.T. imza karşılığı tebliğ edilmesi usule aykırıdır.

Öte yandan davalıya direnme kararının tebliğine ilişkin tebligatta “muhatabın adresinin kapalı olduğu komşusu M.K. sorulduğunda nerede olduğunun bilinmediği” meşruhatı yer almaktadır.

O halde davalıya usulüne uygun tebligat yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosyanın, belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmesi için, Yerel Mahkemeye geri çevrilmesi gerekir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak, anılan eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi için dosyanın Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmek üzere yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Sal Şub 24, 2015 10:48 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 81


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın