KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ, HANGİ TARAFIN TEMERRÜDE DÜŞTÜĞÜNÜN TESPİTİ

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS: 2013/296
KARAR: 2014/2

Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozulması üzerine direnme yoluyla; …1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 19.06.2012 gün ve E:227, K:176 sayılı kararın onanmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan çıkan 22.05.2013 gün ve 2012/15-1493-2013/731 sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi Davacı-iş sahibi ……İnş. Taah. Emlak İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu’nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, temerrüde hangi tarafın düştüğü konusundadır. Sözleşme tarihine göre uyuşmazlığın mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.

Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde, kesin vadenin dolmasıyla edimini ifa etmeyen yüklenici borçlu temerrüdüne düşer ve ek bir süre tayinine gerek olmaksızın alacaklı seçimlik hakkını kullanabilir. Borçlunun temerrüdü halinde, alacaklının (eser sahibinin) hakları BK’nun 106/II. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, alacaklının (eser sahibinin) hakları şunlardır:

a) Aynen ifa ile birlikte gecikmeden doğan zararını (gecikme tazminatı) istemek veya,

b) Sözleşmenin ifasından vazgeçerek olumlu (müsbet) zararını istemek veya,

c) Sözleşmeyi feshederek menfi zararını istemek.

Alacaklı (eser sahibi), aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatını istemek niyetinde değilse, vazgeçme iradesini borçluya derhal bildirmelidir (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Cilt III., 2.Baskı, Ankara 03.09.1990, sh. 292; ayrıca bkz. Yargıtay 15. HD. 09.07.1974 gün ve 624 E. 654 K.; 15 HD. 02.02.1977 gün ve 3926 E. 193 K.); "Edim için sözleşmeye konulan kesin vadenin geçmesine karşın, alacaklı ses çıkarmaz ise, örtülü (zımni) olarak vadeden vazgeçtiği kabul edilir" (Dayınlarlı, Kemal, İstisna Akdinde Müteahhidin ve İş Sahibinin Temerrüdü, 3.Baskı, Ankara 2003, Sahife:85 ve oradaki yollamalar). Karar düzeltmeye konu Hukuk Genel Kurulu kararında sözü edilen 26.10.1994 gün ve E:1994/15-443, K:1994/643 sayılı HGK’na ait ilâmda da fesih hakkının derhal kullanılması gereği vurgulanmak istenmiştir. Bu durumda da ifadan vazgeçen alacaklı (eser sahibi) yeniden mehil tayini sureti ile borçluyu (yüklenici) temerrüde düşürmek zorundadır.

Somut olaya gelince; iş sahibince, 29.06.2008 tarihinde kesin vadenin dolmasıyla yüklenici temerrüdü gerçekleşmesine karşın seçimlik hak, ifayı beklemek şeklinde olmuş, böylece sözleşme kesin vadeli olmaktan çıkmıştır. O halde, fesih hakkının kullanılabilmesi için yüklenicinin uygun bir süre verilerek temerrüde düşürülmesi zorunlu hale gelmiştir. Süre verilmeden 16.01.2009 tarihinde yapılan fesih yukarıda belirtilen ilkelere uygun değildir, bu bakımdan eser sahibinin sözleşmeyi fesihde haklı olduğu kabul edilemez.

Bu bakımdan yukarıda ve Hukuk Genel Kurulu ilamında yer alan açıklamalara göre, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ:Yukarıda ve düzeltilmesi istenen Hukuk Genel Kurulu ilamında gösterilen gerektirici nedenlere göre, 6217 Sayılı Kanun’un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisine dayanmayan ve yerinde olmayan davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanun’un 442/3. ve 4421 Sayılı Kanun’un 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren (226) TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine; Harçlar Kanunu uyarınca eksik kalan (1.95) TL ilam harcının karar düzeltme talep edenden alınmasına, 15.01.2014 gününde yapılan görüşmede oybirliği ile karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Sal Şub 24, 2015 10:56 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 118


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın