İŞYERİ HEKİMLERİNİN ÇALIŞMA ŞARTLARI İLE GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİĞİN İPTALİ DAVASI KAMUYU İLGİLENDİREN YÖNETMELİK RESMİ GAZETEDE YAYIMLANMASI GEREKEN YÖNETMELİK TÜRK TABİPLER BİRLİĞİNİN YETKİ VE GÖREV ALANINA AİT HÜKÜMLERİ DÜZENLEYEN YÖNETMELİK

İdare D.Gen.Kur. 2002/651 E., 2004/1931 K.

İdare D.Gen.Kur. 2002/651 E., 2004/1931 K.

  • İŞYERİ HEKİMLERİNİN ÇALIŞMA ŞARTLARI İLE GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİĞİN İPTALİ DAVASI
  • KAMUYU İLGİLENDİREN YÖNETMELİK
  • RESMİ GAZETEDE YAYIMLANMASI GEREKEN YÖNETMELİK
  • TÜRK TABİPLER BİRLİĞİNİN YETKİ VE GÖREV ALANINA AİT HÜKÜMLERİ DÜZENLEYEN YÖNETMELİK
  • 1475 S. İŞ KANUNU ( 14. maddesi yürülükte ) [ Madde 74 ]
  • 3011 S. RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANACAK OLAN YÖNETMELİKLER… [ Madde 1 ]
  • 6023 S. TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNU [ Madde 4 ]
  • 6023 S. TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNU [ Madde 5 ] “İçtihat Metni”

    Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 20.2.2002 günlü, E:1998/794, K:2002/1186 sayılı kararının iptale ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı ve Ankara Tabip Odası tarafından istenilmektedir.

    Savunmanın Özeti: Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Mürteza Güler’in Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Cem Erbük ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

    Doktor olan davacı, işyeri hekimliği sertifikası verilmesi uygulamasına son verilerek ek görev almasının sağlanması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yürürlüğe konulan İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları ile Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğinin 6. maddesi ve Türk Tabipleri Birliği İşyeri Hekimi Atama Yönetmeliğinin 3/II-a maddesinin iptali istemiyle dava açmıştır.

    Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 20.2.2002 günlü, E: 1998/794, K:2002/1186 sayılı kararıyla; davacı tarafından dava dilekçesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkartılan İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları ile Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin tümünün iptali istenmekte ise de, gerek davalı idarelerin savunmasına verdiği cevapta, gerekse davaya sunduğu diğer dilekçelerinde iptal isteminin anılan Yönetmeliğin 6/c maddesine yönelik olduğunun anlaşıldığı, 1598 sayılı Umumi Hıfsızsıhha Kanunu, 1475 sayılı İş Kanunu ve bunlara dayalı olarak yürürlüğe konulan Tüzük ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, uygulanması zorunlu bulunan “İşyeri Hekimliği” konusunda Türk Tabipler Birliğinin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 4. ve 5. maddelerinde belirtilen sınırlar ve amaç içerisinde düzenleme yapma görevi ve yetkisi bulunduğu, bu yetkiye dayanarak davalı Birliğin “İşyeri Hekimliği” konusunda yaptığı düzenlemenin, sadece meslek mensuplarını değil, aynı zamanda işveren ve işçileri de doğrudan etkilemekte olduğu, ayrıca dayanağını İş Kanunu ve diğer sosyal içerikli yasal düzenlemelerin oluşturması ve İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı ile doğrudan ilgili bulunması nedeniyle “Kamu”yu da ilgilendirdiği, bu durumda, Türk Tabipler Birliğinin “İşyeri Hekimliği” konusunda yetki ve görev alanına ait hükümleri düzenlediği ve kamuyu ilgilendirdiği açık olan dava konusu Yönetmeliğin 3011 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden sonra hukuken geçerli olacağı, dava konusu İşyeri Hekimi Atama Yönetmeliğinin 17. maddesinde, bu Yönetmeliğin 44. Büyük Kongre’de kabulünden sonra yürürlüğe girdiği belirtilmiş olmasına karşın anılan yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanmamış olduğu anlaşıldığından, hukuken geçerliliği bulunmadığı, öte yandan 1475 sayılı İş Kanununun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 91. maddesi hükmü uyarınca çıkarılan dava konusu İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları ile Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik’in 6/c maddesinde yer alan “yetkili bir makam tarafından verilmiş bir iş hekimliği sertifikasına sahip olmak” hükmünün iptali istemiyle Danıştay Onuncu Dairesinde açılan 2001/1467 esas sayılı davada, işyeri hekimliği sertifikası verecek yetkili makamı açıkça ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemeyen yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 8.11.2001 günlü, K:2001/3841 sayılı kararla yönetmelik hükmünün iptaline karar verildiği, davacının, işyeri hekimliği sertifikası verilmesi uygulamasına son verilmesi isteminin ise; işyeri çalışma ortamından ve koşullarından kaynaklanan sağlık riskleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları, acil yardım ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütülmesi normal tıp eğitiminin yanısıra

    İş Hukuku, Sosyal Politika ile Kimya ve Sanayi Sektörünü ilgilendiren konularda da bilgi sahibi olmayı gerektirdiğinden, işyeri hekimliğine atanacak kişilerin yetiştirilmesi amacına yönelik eğitim programı uygulamasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu T.T.B. İşyeri Hekimi Atama Yönetmeliğinin 3/II-a maddesinin iptaline, İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları ile Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 6/c maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, işyeri hekimliği sertifikası verilmesi uygulamasına son verilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.

    Temyiz eden davalılar; dava konusu Yönetmeliğin Birliğin iç işleyişini öngören bir düzenleme olduğunu, kamu personeline ait genel hükümleri de kapsamadığını, kamuyu ilgilendiren Yönetmeliklerden olmadığını, kamuyu ilgilendirme kavramının Daire kararındaki gibi geniş yorumlanamayacağını öne sürmekte ve Daire kararının iptale ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

    Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalıların temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 20.2.2002 günlü, E: 1998/794, K:2002/1186 sayılı kararının onanmasına, 2.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın