İlk Parti’nin kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespiti istemidir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı    : 2010/6 (Değişik İşler)

Karar Sayısı : 2011/1                                                                                                                

Karar Günü : 26.1.2011

R.G. Tarih-Sayı : 26.02.2011-27858

 

 

 

DAVACI : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

DAVALI : İlk Parti

 

DAVANIN KONUSU : İlk Parti’nin kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespiti istemidir.

I- İDDİANAME

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 8.12.2010 günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/3 sayılı iddianamesi şöyledir:

“A- DAVANIN KONUSU

Davalı siyasi parti 15/09/2008 tarihinde 34 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilik kazanmıştır.

Parti tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde ilk büyük kongresini toplamamış ve zorunlu organlarını oluşturmamıştır.

B- DAVA İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

Davayla ilgili olarak Anayasa ve diğer yasalarda yer alan hükümler şu
şekildedir:

a) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Madde 68/3: “Siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve
kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.”

 

Madde 69/4: “Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.”

Madde 69/son: “Siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri,
kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile
siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar
çerçevesinde kanunla düzenlenir.”

b) 2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası

 

Madde 3: “Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve
mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri
doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını
sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet
seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere
teşkilatlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.”

 

Madde 5/2: “Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde, önceden izin
almaksızın serbestçe kurulurlar.”

 

Madde 8/3: “Siyasi partiler, bildiri ve belgelerin, İçişleri Bakanlığına
verilmesiyle tüzel kişilik kazanırlar.”

 

Madde 14/6: “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde
toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.”

 

Madde 14/7: “…Parti kurucuları ilk büyük kongreyi, partinin tüzelkişilik
kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak zorundadırlar.”

 

Madde 121: “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler
hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi
partiler hakkında da uygulanır.”

c) 4721 Sayılı Türk Medeni Yasası

 

Madde 87 : “Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden sona erer:

  1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi,

  1. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve
    zorunlu organların oluşturulmamış olması,

  1. Borç ödemede acze düşmüş olması,

  1. Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi,

  1. Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.

Her ilgili, sulh hâkiminden, derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitini
isteyebilir.”

d) 5253 Sayılı Dernekler Yasası

 

Madde 36: “…Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun hükümleri uygulanır.”

C) DEĞERLENDİRME

2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/7. maddesi uyarınca “Parti kurucuları
ilk büyük kongreyi, partinin tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde
toplamak zorundadırlar.”

Davalı parti tüzüğünde ilk büyük kongrenin toplanma zamanı ile ilgili bir
düzenleme bulunmamaktadır.

2820 sayılı Yasanın 121. maddesinin atfı nedeni ile, derneklerin sona erme
hallerini düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesinin 2. bendi
uyarınca “İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve
zorunlu organların oluşturulmamış olması” kendiliğinden sona erme hallerinden
biridir.

Davalı parti tüzel kişilik kazandığı 15/09/2008 tarihinden bu yana iki yılı aşkın
bir süre geçtiği halde ilk büyük kongresini yapmamış ve zorunlu organlarını
oluşturmamıştır.

KANITLAR

  1. a) Parti kuruluş belgeleri.

  1. b) Parti tüzüğü.

  1. c) Siyasi parti sicil özeti.

D) SONUÇ ve İSTEM

Davalı İlk Partinin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/7. fıkrasının son
cümlesi ve 121. maddesi, Dernekler Yasasının 36. maddesi aracılığıyla Türk Medeni
Yasası’nın 87. maddesinin 2. bendi uyarınca süresinde ilk büyük kongresini
yapmaması ve zorunlu organlarını oluşturmaması nedeni ile kendiliğinden dağılma
halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi
iddia ve talep olunur.”

II- İNCELEME

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi, konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve Yasa kuralları ile diğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, İlk Parti’nin tüzelkişilik kazandığı 15.9.2008 tarihinden sonra iki yıl içinde yapması gereken ilk büyük kongresini yapmadığını ve zorunlu organlarını oluşturmadığını ileri sürerek kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında siyasi partilerin en yüksek organının büyük kongre olduğu, yedinci fıkrasının üçüncü cümlesinde  Parti kurucularının ilk büyük kongreyi, partinin tüzelkişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak zorunda oldukları belirtilmiştir.

Parti Tüzüğü’nün “Kurultayın Görev ve Yetkileri” başlıklı 53. maddesinde de, Büyük Kurultayın, partinin en yüksek karar organı olduğu belirtildikten sonra, görev ve yetkilerinin başında “Parti Genel Başkanını, Partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyelerini, Merkez Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyelerini seçmek” olduğu belirtilmiştir.

Buna göre, 15.9.2008 tarihinde tüzelkişilik kazanmış bulunan Parti’nin, 15.9.2010 tarihine kadar büyük kongresini yapması gerektiği, yapmadığı için de zorunlu organlarını oluşturamadığı anlaşılmaktadır.

İddianameye karşı diyeceklerinin sorulması üzerine Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi partinin kendiliğinden dağılma ve hukuki varlığını sona erdirme istemine katıldıklarını açıklayarak iddianamede ileri sürülen hususları kabul etmiştir.

Siyasî Partiler Kanunu’nun 121. maddesinin birinci fıkrasında, “Türk Kanunu Medenîsi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasî partiler hakkında da uygulanır” denilmektedir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda konuyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş, 36. maddede bu Yasa’da hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kurallarının uygulanacağı öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesinde, kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi, ilk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organlarının oluşturulmamış olması, Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi, olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılmaması gibi durumlar derneğin kendiliğinden sona ermesi nedeni olarak sayılmıştır.

Davalı Parti’nin tüzelkişilik kazandığı 15.9.2008 tarihinden sonra iki yıl içinde yapması gereken ilk büyük kongresini yapmadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı anlaşıldığından, İlk Parti’nin dağılmış sayılarak hukuki varlığının sona erdiğine karar verilmesi gerekmiştir.

Öte yandan, 2820 sayılı Yasa’nın 110. maddesinde, “Kapanan bir siyasi partinin malları, büyük kongre toplanma yeter sayısının salt çoğunluğunun oyu ile alacağı bir karar üzerine, bir diğer siyasi partiye veya başka bir parti ile birleşmek için kapanma kararı alınmışsa, birleşeceği partiye, ilgili partinin de kabul etmesi şartıyla devredilebilir. Aksi halde kapanan siyasi parti malları Hazineye geçer” denilmektedir. Bu durumda, tüzelkişiliği sona eren Parti’nin mallarının Hazine’ye geçirilmesi gerekir.

 

III- SONUÇ

                1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

       2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İlk Parti’nin kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkin 8.12.2010 günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/3 sayılı İddianamesi ve ekleri, konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve yasa kuralları incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

       a- İlk Parti’nin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi yollamasıyla 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 87. maddesi gereğince dağılmış sayılarak hukuki varlığının sona erdiğine,

       b-  Parti’nin tüm mallarının, 2820 sayılı Yasa’nın 110. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hazine’ye geçmesine,

       c- Gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,

       OYBİRLİĞİYLE,

       26.1.2011 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan ALTAN

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Bir Cevap Yazın