Gelir Vergisi Kanunu Ders Notları 2

9-MENKUL SERMAYE İRATLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

 

      9.1-KURUMLARDAN ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ:

Kar Payını Dağıtan Kurum Bünyesinde Yapılacak İşlemler

 

1998 ve Öncesi Yıllar                     1999-2002 istisna          1999-2002 takvim yılları     2003 ve Sonrası

                                        Kaynaklı Kazançların          Normal Kazançların

                                               Dağıtımında                         Dağıtımında                                      .

Kurum 1998 ve öncesine      Stopaj yapılmayacak.               Kurum %10 stopaj       Gerek istisna gerek

ait karını dağıtırsa hiçbir                                                              yapacaktır.                 normal kaynaklı

işlem yapmayacaktır.                                                                                             kazançların dağıtı-

(Stopaj yok)                                                                                                          mında %10 stopaj

yapılacaktır.

Kar Payını Elde Eden Kişi Açısından Yapılacak İşlemler

 

1998 ve öncesi yıllara ait kar payları için beyanname verilmeyecek

 

1999-2002 takvim yılları istisna kaynaklı kar paylarının elde edilmesi halinde                                                Kar Payı + Kar Payının 1/9’u

2                               Beyan Sınırı olması halinde beyanname

verilecek, beyan edilen tutarın 1/5’i            hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.

 

1999-2002 takvim yılları normal karlardan elde edilen kar paylarında                                                Kar Payı

2               Beyan Sınırı olması halinde beyanname verilecek, verilecek                  beyannamede hesaplanan vergiden kar payının tamamı üzerinden hesaplanıp kesilen verginin tamamı mahsup edilecektir.(GVK 22/2)

 

2003 ve sonrası dönemlere ait kar paylarını elde edilmesi halinde (normal ve istisna kazanç ayrımı olmaksızın)

Kar Payı

2               Beyan Sınırı olması halinde beyanname verilecek, verilecek                  beyannamede hesaplanan vergiden kar payının tamamı üzerinden hesaplanıp kesilen verginin tamamı mahsup edilecektir.(GVK 22/2)

 

 

Örnek : (X) Anonim Şirketinin 30.07.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 1998 hesap dönemine ait 50.000.,-YTL kazanç ile 2000 hesap dönemine ait 140.000,-YTL kazancın Eylül 2005 ayı içerisinde ortaklara dağıtılmasına karar veriliyor. (X) Anonim Şirketinin 2000 hesap dönemine ait kurum kazancının 60.000,-YTL’si iştirak kazançları istisnasından kaynaklanmaktadır.

 

(X) Anonim Şirketinin 1998 hesap dönemine ait 50.000-YTL tutarındaki kazancının dağıtımında, GVK’nın geçici 62/1-a maddesi uyarınca tevkifat yapılmayacaktır. 2000 dönemine ait kazancın dağıtımında ise iştirak kazancından kaynaklanan 60.000-YTL için hiçbir tevkifat yapılmayacak (GVK. geçici mad.62/1-b), geriye kalan ve istisna kaynaklı olmayan (140.000 – 60.000)= 80.000-YTL üzerinden GVK’nın 94/6-b maddesi uyarınca %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. (80.000 x %10=) 8.000-YTL tutarındaki gelir vergisi tevkifatı, kar dağıtımının yapıldığı Eylül 2005 dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir.

Örnek :  Bay (X) tam mükellef bir kurum olan Güloğlu Gıda İmalat. Paz. Anonim Şirketinden  2005 takvim yılında 2002 takvim yılana ait olan ve Kurumlar Vergisinden istisna tutulan kazancın dağıtımı sonucu net 54.000.-YTL tutarında kar payı (temettü)  elde etmiştir. Bu mükellefin başkaca bir geliri bulunmamaktadır.

 

Bay (X)’in elde ettiği kar payının net tutarına kâr payının 1/9’u eklendikten sonra bulunan tutarın yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan yarısı 30.000.-YTL dir.  Bu tutar beyan sınırı olan 15.000.-YTL’yi  aştığı için beyan edilecektir.

 

Bu durumda ödenecek vergi aşağıdaki gibi olacaktır.

Kar Payı (Brüt) : 60.000
54.000 x 1/9= 6.000
54.000 + 6.000= 60.000
İstisna Tutarı : 30.000.
60.000 X ½=30.000
Kalan Tutar : 30.000
Hesaplanan Vergi : 7.920
Mahsup Edilecek Vergi : 6.000
Ödenecek Vergi : 1.920

 

Örnek: Eren Güloğlu, 2005 yılında (x) Anonim şirketi hisse senetlerinden toplam 31.000.-YTL kar payı elde etmiştir. Eren Güloğlu’nun başka bir geliri bulunmamaktadır.

 

Mükellefin 24.02.2005 tarihinden sonra elde ettiği kar payının yarısı gelir vergisinden istisnadır. Geriye kalan 15.500-YTL ise Gelir Vergisi Kanununun 86/1-c maddesinde yer alan 15.000-YTL beyan sınırını aştığından yıllık beyanname ile beyan edilecektir. Kar payının tamamı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı kanunla değişik 94/6-b-i  maddesi uyarınca %10 oranında, yani 3.100-YTL gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Tevkif yoluyla ödenen 3.100-YTL’nin tamamı beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Buna göre, Eren Güloğlu’nun 2005 yılı beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Menkul Sermaye İradı : 31.000.-YTL
İstisna  1/2 15.500-YTL
Kalan  ((x) A.Ş.Kar payı) 15.500-YTL
Hesaplanan Gelir Vergisi : 3.570-YTL
Mahsup Edilecek Vergiler : 3.100-YTL
Ödenecek Gelir Vergisi : 470.-YTL

 

 

Örnek : Aksan Limited şirketi 2005 yılında 1998 ve 1999 yıllarına ait kazancını ortaklara dağıtma kararı almıştır. Bu dağıtımdan şirketin ortağı durumunda olan Ahmet KURT, 8.000-YTL’si 1998 yılından ve 62.000-YTL’si de 1999 yılından olmak üzere toplam 70.000-YTL kar payı elde etmiştir. 1999 yılı kazancından elde edilen kar payının 27.000.-YTL’lik kısmı yatırım indirimi kaynaklıdır. 1999 yılına ait diğer kar payı üzerinden 3.500.-YTL dağıtıma bağlı tevkifat yapılmış olup, Ahmet KURT’un başka bir geliri bulunmamaktadır.

 

Ahmet KURT’un şirketin 1998 yılı kazancından almış olduğu 8.000-YTL tutarındaki kar payı G.V.K.’nın Geçici 62/2’inci maddesi uyarınca gelir vergisinden istisnadır. Bu nedenle söz konusu kar payı yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. 1999 yılına ait kar payının yatırım indirimi kaynaklı 27.000-YTL’lik kısma aynı maddenin 3’üncü fıkrası kapsamında, geriye kalan 35.000-YTL’lik kısmına ise genel hükümlere göre işlem yapılacaktır. Buna göre Ahmet KURT’un 2005 yılı gelir vergisi beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

 

1- 1999 yılına ait yatırım indirimi kaynaklı kar payı : 27.000
2- İlave edilecek tutar  (GVK 62/3)             (1×1/9) : 3.000
3- Toplam Tutar  (1+2) : 30.000
4- Vergiden İstisna tutar  (GVK 62/3)         (3 x ½) : 15.000
5- Kalan                                                          (3-4) : 15.000
6- 1999 yılına ait diğer kar payı : 35.000
7- Vergiden İstisna Tutar (GVK 22/2)         (6 x ½ ) : 17.500
8- Kalan                                                          (6-7) : 17.500
9- Toplam menkul sermaye iradı (matrah)    (5+8) : 32.500
10- Hesaplanan Gelir Vergisi : 8.795
11- Mahsup Edilecek Vergiler : 6.500
12- Ödenecek Gelir Vergisi                            (10-11) : 2.295

 

Örnek : Okur limited şirketinin 2004 yılı faaliyetleri 80.000-YTL karla sonuçlanmıştır. Şirketin 2 ortağı bulunmakta olup, bunlardan bayan Hanife ÖRS’ün payı %80, Bay Hasan APAK’ın payı ise %20 dir. Haziran 2005 ayı içerisinde şirketin 2004 yılı kazancını tamamı dağıtılıyor. Ortakların başkaca bir geliri bulunmamaktadır. Bu durumda dağıtılan kar payı üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı ve ortakların gelir vergisi karşısındaki durumları aşağıdaki gibi olacaktır.(yedek akçeler ihmal edilmiştir.)

 

 

 

Tevkifat Uygulaması:

 

Kurumlar Vergisi Matrahı : 80.000
Hesaplanan Kurumlar Vergisi : 26.400
Vergi sonrası kalan tutar (dağıtılabilir kar) : 53.600
Hanife ÖRS’un payına düşen kar payı : 42.880
 (53.600 x %80)
Hasan APAK’ın payına düşen kar payı : 10.720
 (53.600 x %20)
Tevkifat matrahı : 53.600
Gelir Vergisi tevkifatı         (%10) : 5.360
Dağıtılan net kar payı : 48.240
Hanife ÖRS’un payına düşen tevkifat : 4.288
(5.360 x %80)
Hasan APAK’ın payına düşen : 1.072
(5.360 x %20)

 

Hanife ÖRS’ün Vergi Karşısındaki Durumu:

 

Hanife ÖRS’ün Okur Limited şirketinden almış olduğu kar payının yarısı GVK’nın 22/2. maddesi uyarınca gelir vergisinden istisnadır. İstisna sonrası kalan (42.880/2)= 21.440,-TL GVK’nın 86/1-c maddesinde yer alan 15.000-YTL’lik beyan sınırını aştığından bu tutarın yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan kar payı üzerinden yapılan 4.288-YTL tutarındaki gelir vergisi tevkifatı da beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Buna göre Hanife ÖRS’ün 2005 yılına ait ödemesi gereken gelir vergisinin hesabı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Menkul sermaye iradı : 42.880
(Okur Ltd.Şti. kar payı)
Vergiden istisna tutar  (1/2) : 21.440
Vergiye tabi gelir (matrah) : 21.440
Hesaplanan gelir vergisi : 5.352
Mahsup edilecek tevkifat : 4.288
Ödenecek gelir vergisi : 1.064

 

Hasan APAK’ın Vergi Karşısındaki Durumu:

 

Hasan APAK’ın Okur Limited şirketinden almış olduğu kar payının yarısı GVK’nın 22/2. maddesi uyarınca gelir vergisinden istisnadır. İstisna sonrası kalan(10.720/2)= 5.360-YTL, GVK’nın 86/1-c maddesinde yer alan 15.000-YTL’lik beyan sınırının altında kaldığından Hasan APAK, 2005 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi vermeyecektir. Öte yandan kar payı üzerinden yapılan tevkifat nihai vergilendirme olacaktır.

 

Dar Mükellefiyette Vergilendirme:

 

Gelir Vergisi Kanununun toplama yapılmayan haller başlıklı 4842 sayılı Kanunla değişik 86/2’inci maddesinde dar mükelleflerin, tamamı Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname vermeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Kurumlardan elde edilen kar aynı Kanunun 94. maddesi uyarınca tevkifata tabi olduğundan, dar mükelleflerce elde edilen kar payları için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilmeyecektir.

 

9.1.1- Kurumlardan Elde Edilen Kar Paylarının Vergilendirilmesinde Özellik Arz Eden Diğer Hususlar:

 

9.1.1.1-  Tam  Mükellef Gerçek Kişilerin Serbest Bölgelerde Faaliyet Gösteren Kurumlardan Elde Edilen Kar Payları:

 

3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’ nun 6. maddesi ile ; “Serbest bölgeler gümrük hattı dışında sayılıyor ve bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo mükellefiyetlerine dair mevzuat hükümler uygulanmıyordu. Ancak Serbest Bölgeler Kanununun  6’ncı maddesi 5084 sayılı Yatırımların Ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun  8 nci maddesi ile 06/02/2004 tarihinden geçerli olmak üzere  değiştirilerek serbest bölgeler (KDV Kanunundaki özel düzenleme hariç) Türk vergi mevzuatı uygulama alanı sınırları içine dahil edilmiştir. Yine aynı kanunun  9’ uncu maddesi ile 06/02/2004 tarihinden geçerli olmak üzere geçici 3’ üncü madde eklenmek suretiyle eski uygulamadan yeni uygulamaya geçiş süreci düzenlenmiştir.

 

Yeni düzenlemeye göre 06.02.2004 tarihi itibarıyla serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin; Bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları 06.02.2004  tarihi itibarıyla faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulmuş olup; Bu istisnanın 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi bulunmamaktadır.

 

Yine 06.02.2004 tarihi itibarıyla serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin;  istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler 31.12.2008 tarihine kadar gelir vergisinden müstesna edilmiştir. Ancak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ruhsatlarında belirtilen süre 31.12.2008 tarihinden daha önceki bir tarihte sona eriyorsa, istisna uygulamasında ruhsatta yer alan sürenin bitiş tarihi dikkate alınacaktır.

 

06.02.2004 tarihi itibarıyla serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri ile ilgili olarak yaptıkları işlemler 31.12.2008 tarihine kadar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.

 

Öte yandan Serbest bölgelerde imalat faaliyetinde  bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna kadar gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi yoktur.

 

Yukarıda belirtilen istisna hükümleri , sadece faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançlara ilişkindir. Dolayısıyla, serbest bölgelerde şubesi bulunan mükellefler ile işyeri, kanuni yada iş merkezi serbest bölgelerde olan mükelleflerin, bölgeler dışında yürüttükleri faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar istisna kapsamında değildir.

 

Diğer taraftan, sözü edilen istisna serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançlara ilişkin olduğundan, serbest bölgelerde elde edilmiş olsa dahi faiz, repo ve benzeri faaliyet dışı gelirlere teşmil edilebilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirleri istisna kapsamında değerlendirilecektir.

 

Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istisna, bir kazanç istisnasıdır. Dolayısıyla, mükelleflerin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri hasılattan bu faaliyetlere ilişkin olarak yapılan giderlerin düşülmesi sonucu bulunacak kazanç, gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır.

 

Serbest bölgelerde yürütülen ve istisna kapsamına giren faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde; bu zararların, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlardan indirilmesi mümkün bulunmadığı gibi ertesi yıla devredilmesi de mümkün değildir.

 

Yukarıda serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin vergilendirilmesi ile ilgili son değişiklikler ışığında kısa bilgiler verilmiştir. Tam  Mükellef Gerçek Kişilerin Serbest Bölgelerde Faaliyet Gösteren Kurumlardan Elde Edilen Kar Paylarının durumuna gelince; Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki istisna hükmünün, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi bulunmamaktadır.

 

Bu nedenle Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu bölgelerde elde ettikleri kazançları dağıtmaları halinde, dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmaları gerekmektedir.

 

 

  1. DAR MÜKELLEF KURUMLARDA GELİR VERGİSİ KANUNU’NUN 75/4. MADDESİ KAPSAMINDAKİ MENKUL SERMAYE İRADI:

 

24.04.2003 tarihinde yayınlanan 4842 Sayılı Kanunla değişik GVK’ nın 75. maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendi şu şekildedir.

 

“Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık ve özel beyanname veren kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım” menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır. Buna göre, artık Kurumlar Vergisi Kanunu’ nun 8. maddesinin  1 numaralı bendinde yazılı olan iştirak kazançları menkul sermaye iradının hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

 

Öte yandan 4842 sayılı kanunla GVK’ nın 94/6-b-iii maddesinde yapılan değişiklikle aynı kanunun 75/4. maddesinde yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden Gelir Vergisi Tevkifatı yapılması öngörülmüştür.

 

Örnek:Dar mükellefiyete tabi kurumun 2005 yılı indirim ve istisnalar öncesi kurum kazancı 200.000.-YTL’ dir. Bu kazancın 50.000.-YTL’ si iştirak kazancıdır. Bu kurumun vergilendirilmesi şöyle olacaktır:

 

– İndirim ve istisnalar öncesi kurum kazancı : 200.000
– İştirak kazancı : 50.000
-Kurumlar Vergisi Matrah : 150.000
 – Kurumlar Vergisi (%33) : 49.500
– GVK 75/4 Menkul Sermaye İradı : 150.500

 

150.500.-YTL tutarındaki menkul sermaye iradının tamamının ana merkeze aktarıldığını kabul edecek olursak bu tutar üzerinden GVK’ nın 94/6-b-iii maddesi uyarınca %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

 

4842 sayılı kanun öncesi vergilendirme birinci bölüm II/4 kısmında açıklandığından bu bölümde tekrar yer verilmemiştir.

 

11- MENKUL SERMAYE İRATLARININ BEYANI (2005 YILI) :

      11.1- Tam Mükellefiyette Menkul Sermaye İratlarının Beyanı:

 

            11.1.1-  Tutarı Ne Olursa Olsun Beyan Edilmeyecek Menkul Sermaye İratları:

 

Gelir Vergisi Kanunu’ nun geçici 55. maddesi hükmü uyarınca 01.01.1999 – 31.12.2005 tarihleri arasında elde edilen ve tevkif sureti ile vergilendirilmiş olan aşağıda yazılı menkul sermaye iratları için tutarı ne olursa olsun beyanname verilmeyecek olup, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.;

 

  1. Mevduat faizleri(Geçici 55, 75/7)
  2. Özel Finans Kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları, (Geçici 55, 75/12)
  3. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar zarar ortaklığı belgesi karşılığında ödenen kar payları,
  4. Repo gelirleri(Geçici 55, 75/14)
  5. Menkul kıymetler yatırım fonlarına katılma belgeleri kar payları(Genel vergileme rejimi, indirim oranı uygulandıktan sonra kalan kar payının yarısı beyan edilecek ve indirimden sonra kalan tutar üzerinden kesilen vergi mahsup edilecektir.)
  6. 10.2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta poliçeleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratları, (75/15, 86/1-a)
  7. Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 31.12.1998 ve öncesinde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançların dağıtılması halinde, gerçek kişilerce elde edilen kar payları,
  8. Kurum kazançlarının sermayeye ilavesi halinde gerçek kişilerce elde edilen kar payları,

 

             11.1.2- Belirli Bir Tutarı Aşması Halinde Beyan Edilecek Menkul Sermaye İratları:

           

            a)Beyan sınırını aşması halinde beyan edilecekler

            1)Tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payları(75/1,2,3 86/1-c)

2)Her nevi tahvil ve hazine bonoları faizi ile TOKİ ve özelleştirme idaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirler,

 

  1. b) 800.-YTL’yi aşmaması halinde beyan edilmeyecek olan menkul sermaye iratları(86/1-d)

 

1-Adi komandit şirketlerdeki komanditer ortağın kar payı(75/2)

2-Her nevi alacak faizleri(75/6)

3-Kıyı bankacılığından elde edilen faiz gelirleri(75/7)

4-Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışlarından elde edilen gelirler,

5-İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temlikinden elde edilen gelirler,

6-Her çeşit senet iskontolarından elde edilen gelirler,

7-Yurt dışından elde edilen menkul sermaye iratları

 

NOT:  800.-YTL ’lık had dar mükelleflere uygulanmayacaktır. 800.-YTL’lik tutar bir istisna olmayıp, gelirin beyan edilip edilmeyeceğine yönelik tespitte dikkate alınacak bir haddir. Bu had yukarıda belirtilen gelirlerin her biri için ayrı ayrı uygulanmayacak olup, bu gelirlerin toplam tutarı dikkate alınacaktır.

11.1.3-İndirim Oranı Uygulanacak Menkul Sermaye İratları(76)

                      (İndirim oranı TL üzerinden elde edilen gelirlere uygulanır.)

           

  • Her nevi tahvil ve hazine bonoları faiz gelirleri, TOKİ ve özelleştirme idaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirler,
  • Her nevi alacak faizleri
  • TL cinsinden elde edilen kıyı bankacılığı faiz gelirleri,
  • Menkul kıymet yatırım ortaklıklarından elde edilen kar payları,

NOT:  01.01.2006 tarihinden itibaren indirim oranı uygulamasının kaldırıldığı unutulmamalıdır.

 

11.2-   Dar Mükellefiyette Menkul Sermaye İratlarının Beyanı:

 

Gelir Vergisi Kanunu’ nun 86/2. maddesi hükmüne göre dar mükelleflerin vergiye tabi gelirleri, tamamı Türkiye’ de tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları, diğer kazanç ve iratlardan ibaretse yıllık beyanname verilmeyecektir. Bu nedenle dar mükellefler sadece tevkif suretiyle vergilendirilmeyen menkul sermaye iradı gelirleri için bu iratların istisnaya tabi olmaması durumunda elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde münferit beyanname vereceklerdir.

 

Diğer yandan çalışma ve oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşamakta olan Türk vatandaşlarının Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar bakımından dar mükellef statüsünde vergilendirilmeleri, 210 Seri Nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde kabul edilmiş olduğundan bu vatandaşlarımız Türkiye’de elde ettikleri ve vergi kesintisine tabi tutulmuş menkul sermaye iratları için tutarı ne olursa olsun beyanname vermeyeceklerdir.

 

            12- MENKUL SERMAYE İRATLARININ BEYANI İLE İLGİLİ ÖRNEKLER :

 

NOT: Aşağıdaki örneklerde 2005 yılı için indirim oranı %45 olarak alınmıştır.

 

Örnek 1 : Bay Ali DOĞAN’ ın 2005 yılı gelirleri ve bu gelirlerden yapılan tevkifatlar aşağıdaki gibidir.

 

Alacak Faizi : 3.000
Döviz Cinsinden Mevduat Faiz Geliri : 50.000
TL Mevduat Faiz Geliri : 60.000
Hazine Bonosu Faiz Geliri (2002 ihraçlı) : 180.000
Devlet Tahvili Faiz Geliri (2000 ihraçlı) : 30.000
Senet İskontosu Geliri : 1.000
Vadesi Gelmemiş Kupon Satış Geliri : 3.000
Off-Shore Faiz Geliri (TL) : 5.000
Off-Shore Faiz Geliri (Döviz) : 3.000
Menkul Kıymetler Yat.Fonu Kat.Bel.Kar Payı : 100.000
Repo Geliri : 50.000
Özel Finans Kurumları Kar Payı : 100.000
X A.Ş. Kar Payı : 26.000
(2002 yılı Normal Kazanç Kaynaklı)

 

 

Tevkifat Miktarları;                                Gelir Vergisi      

-Döviz Mevduat Faiz Geliri                :   5.000-YTL

-TL Mevduat Faizi                             :   6.000.-YTL

-Menkul Kıy.Yat.Fon.K.B.                : 10.000.-YTL

-Repo Geliri                                      :   5.000.-YTL

-Özel Finans Kurumu Kar. Payı      : 10.000.-YTL

-X A.Ş. Kar Payı                              :   2.600-YTL

       

Bu verilere göre Bay Ali Doğan’ ın 2005 yılı gelir vergisi beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

– Ali Doğan’ ın 2005 yılında elde etmiş olduğu Mevduat faizi (Döviz cinsinden olanlar dahil), Repo geliri, Özel finans kurumundan elde edilen kar payı ve Menkul kıymetler yatırım fonu katılma belgesi kar payı GVK’ nın geçici 55. maddesi kapsamında gelir vergisinden istisna olduğundan Ali Doğan, bu gelirleri için yıllık beyanname vermeyecek, diğer gelirleri için beyanname vermesi durumunda da söz konusu menkul sermaye iratlarını beyannameye dahil etmeyecektir.

 

           – 2002 yılında ihraç edilen Hazine Bonolarından elde edilen faizler GVK’ nın Geçici 59.maddesinde yer alan 174.033,88.-YTL’ lik istisna kapsamındadır. Buna göre Hazine Bonosu faiz gelirine indirim oranı uygulandıktan sonra kalan (180.000 – (180.000 X % 45) ) = 99.000-YTL, 2005 yılına ilişkin istisna tutarı olan 174.033,88.-YTL’nin altında kaldığından yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

– 2000 yılı ihraçlı devlet tahvili faiz geliri GVK’ nın Geçici 59.maddesi kapsamında değildir. Bu nedenle elde edilen faiz gelirine indirim oranı uygulandıktan sonra kalan (30.000 – (30.000 X % 45 ) )= 16.500.-YTL, GVK’ nın 86/1-c maddesindeki 15.000.-YTL’ lik beyan sınırını geçtiğinden  yıllık beyannameye dahil edilecektir.

 

– (X) A.Ş.’ nin 2002 yılı normal kazançlarının dağıtılmasından elde edilen kar payının yarısı GVK’ nın 22/2.maddesi gereğince gelir vergisinden istisnadır. Geriye kalan (26.000 / 2 ) =13.000.-YTL GVK’ nın 86/1-c maddesi kapsamında beyan sınırını geçmemekle birlikte (15.000.-YTL’ yi) diğer gelirleri nedeniyle beyan sınırı geçildiği için beyannameye dahil edilecektir.

 

– Ali Doğan’ ın 2005 yılında elde etmiş olduğu; Alacak faizi, senet iskontosu geliri, vadesi gelmemiş kupon satış geliri ve off shore faiz gelirleri Türk Vergi Kanunları uyarınca vergi tevkifatına tabi tutulmadıklarından söz konusu kaynaklardan elde edilen gelirlerin toplamının GVK’ nın 86/1-d maddesi uyarınca 800.-YTL’ yi geçmesi halinde yıllık beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir. Söz konusu menkul sermaye iratlarının tutarları toplamının belirlenen haddi aşıp aşmadığının tespitinde indirim oranı uygulamasına tabi olanların indirim oranı uygulandıktan sonra kalan tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir.

 

Buna göre;

 

-Alacak Faizi                                           :       1.650.-YTL

(3.000 – (3.000 x % 45))

-Senet İskontosu Geliri                            :       1.000.-YTL

-Vadesi Gelmemiş Kupon Sat.Gel            :       3.000.-YTL

-Off-Shore Faiz Geliri (TL)                      :       2.750.-YTL

(5.000 – (5.000 x%45))

-Off-Shore Faiz Geliri (Döviz)                  :       3.000.-YTL

 

TOPLAM       :     11.400.-YTL

 

Tevkifata tabi olmayan menkul sermaye iratlarının toplam tutarı beyan sınırı olan 800.-YTL’ yi aştığından bu gelirlerin tamamı yıllık beyannameye dahil edilecektir. Bu durumda Bay Ali Doğan’ ın gelir vergisi beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Menkul Sermaye İradı                                                                          : 40.900.-YTL

 

     -Alacak faizi                     1.650-YTL
     -Senet İsk.Gel.                  1.000-YTL
     -Vadesi Gel.Kup.Sat.       3.000.-YTL
     -Off Shore Faiz Gel.        5.750.-YTL
      (TL ve Döviz Toplamı)
     -Devlet Tah. Faizi      1    6.500.-YTL
     -X A.Ş. Kar Payı            13.000.-YTL

 

-Gelir Vergisi Matrahı                                                              :   40.900.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                            :   11.735.-YTL

-Mahsup                                                                                 :     2.600.-YTL

-Kalan                                                                                    :     9.135.-YTL

-Ödenecek Vergi                                                                    :     9.135.-YTL

 

 

Örnek 2 :

 

            Bay  Sadi ‘nin  2005 gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

– X Ltd.Şti. Kar Payı (2001 yılı İstisna Kazançlı)     : 45.000-YTL

– Y A.Ş. Kar Payı (1997 Yılı Kazancı Dağıtımı)      : 30.000-YTL

– Z Ltd.Şti. Kar Payı (2002 normal kazanç Kay)     : 20.000.-YTL

 

Söz konusu kâr payları 2005 Mayıs ayında dağıtılmıştır. Buna göre dağıtımı yapan kurumlar bünyesinde yapılacak işlemler ile Bay  Sadi’nin Gelir Vergisi karşısındaki durumu  aşağıda açıklanmıştır.

 

Dağıtımı yapan kurumlardan,

 

– X Ltd. Şti. nin dağıttığı kazanç 2001 yılı istisna kökenli olduğundan Gelir Vergisi Kanununun Geçici 62’inci maddesine  göre dağıtımda stopaj yapılmayacaktır.

– Y A.Ş. nin Kar Payı 1998 öncesine ait olduğundan Gelir Vergisi Kanununun Geçici 62’inci maddesine  göre  tevkifat yapılmayacaktır.

– Z Ltd. Şti. nin 2002 yılı normal kazancı dağıttığından dağıtımda tamamı üzerinden %10 tevkifat (vergi) hesaplayıp 20 Hazirana kadar beyan etmesi gerekmektedir.

 

Bay  Sadi’nin  yapması gerekenler şunlardır:

 

– Y A.Ş.nin dağıttığı kar payı 1998 öncesi kaynaklı olduğundan beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

– X Ltd.Şti.nin dağıttığı kar payı 2001 yılı istisna kaynaklı kazanç olduğundan dolayı GVK Geçici 62. maddesi kapsamında değerlendirilecektir. Buna göre;

 

Kar Payı                                                             :  45.000.-YTL

Kar Payının (1/9’u)                                              :    5.000.-YTL

Toplam                                                               :  50.000.-YTL

Beyanı gereken kar payı (GVK 62/3)                  :  25.000 -YTL

 

Ancak  beyanı gereken kar payının 1/5’i olan 5.000.-YTL hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.

 

– Z Ltd.Şti.nin dağıttığı 20.000.-YTL kar payı 2002 yılında elde edilen normal kazançlardan kaynaklandığından GVK 22/2’ ye göre elde edilen kar payının yarısı olan 10.000.-YTL toplamada dikkate alınacaktır.

 

Bu durumda Bay  Sadi’nin  beyanı gereken gelir toplamı X Ltd.Şti. Kar Payı ve Z Ltd.Şti. Kar Payı toplamı olan (25.000+10.000) 35.000.-YTL dir. 35.000.YTL beyan sınırı olan 15.000.YTL den  büyük olduğu için her iki kar payı da beyan edilecektir.

 

Buna göre Bay  Sadi’nin  gelir vergisi beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Gelir Vergisi Matrahı                    :  35.000.-YTL

Hesaplanan Gelir Vergisi   :    9.670.-YTL

Mahsup                                        :    7.000.-YTL

(5.000 + 2.000)

Ödenecek Vergi                           :    2.670.-YTL

 

Örnek 3:

 

Bayan Asuman Ay’ ın 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Tek işverenden alınan ücret         :  100.000.-YTL

-Alacak faizi                                 :      2.000.-YTL

-Hazine Bonosu Faiz Geliri           :  340.000.-YTL

(2003 ihraçlı)

 

Bayan Asuman Ay’ ın yukarıdaki gelirlerinden;

 

-Tek işverenden alınan ücret miktarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve toplamda dikkate alınmayacaktır. (GVK 86/1-b)

-Menkul sermaye iratlarında öncelikle  indirim ve istisna uygulaması yapılacak  kalan tutarlar toplamı 15.000.-YTL’ yi geçerse hepsi beyan edilecek,  geçmemesi halinde ise tevkifatlı olanlar beyan edilmeyecektir. (GVK 86/1-c) Öte yandan tevkifata tabi olmayan menkul sermaye iratlarının toplam tutarının 800.-YTL’ yi aşması halinde bunların tamamı beyan edilecektir.(GVK 86/1-d)

 

Bu duruma göre;

 

-Alacak faizi                                :   1.100.-YTL

( 2.000 – (2.000x%45)

-Hazine Bonosu                           :   12.966,12.-YTL

Haz.Bon.Gel           340.000

İndirim Son.Kal.    187.000

İstisna                     174.033,88

Kalan                        12.966,12

Toplam                                        :    14.066,12.-YTL

 

Menkul sermaye iratları toplamı beyan sınırı olan 15.000.-YTL’yi aşmadığından sadece tevkifatsız menkul sermaye iradı olan alacak faizi beyan edilecektir.

 

M.S. İradı (Alacak Faizi)                    :  1.100.-YTL

Matrah                                               :  1.100.-YTL

Hesaplanan Vergi                               :     220.-YTL

Ödenecek Vergi                                 :     220.-YTL

 

Örnek 4 :

 

Çankırı da  Basit Usule tabi ticari faaliyette (Ayakkabı tamircisi) bulunan Bay Ali Yılmaz’ ın 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

Basit Usulde Ticari Kazanç                                             :    2.000.-YTL

Vadesi Gelmemiş Tah.Kup.Sat.Gel.         :    5.000.-YTL

Yurtdışındaki bir şirketten kar payı                                  :    1.000.-YTL

Repo Geliri                                                                     :  50.000.-YTL

( 5.000.-YTL gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır.)

Devlet Tah.Faiz Gel.(2003 ihraç)                                     :  150.000.-YTL (YTL cinsinden)

 

Bay Ali Yılmaz;

 

-Basit Usulde Ticari Kazanç sahibi olduğu için her halükarda beyanname verecek   ve 2.000.-YTL’lik ticari kazancını beyan edecektir.

-Repo geliri İndirim oranına tabi olmakla birlikte Gelir Vergisi kanununun Geçici 55’inci maddesine göre beyan dışı   olduğundan  toplamada dikkate alınmayacaktır.

-2002 ihraçlı devlet tahvilinde önce indirim uygulanacak sonra Gelir Vergisi kanununun Geçici 55’inci maddesindeki istisna uygulanacaktır. Buna göre;

 

Tahvil Faiz Geliri                     :  150.000.-YTL

İndirim                                   :    67.500.-YTL

Kalan                                     :    82.500.-YTL

İstisna                                     :  174.033,88

Kalan                                    :               —

 

Kalan tutar olmadığından toplamada dikkate alınmayacak ve beyan edilmeyecektir.

 

– Tevkifatsız olan diğer menkul sermaye iratları toplanacak toplam tutar   800.-YTL  tutarındaki beyan sınırını geçerse tamamı beyan edilecektir. Buna göre;

 

-Kupon Satış geliri                  :  5.000.-YTL

-Yurtdışı Şirket kar payı         :  1.000.-YTL

Toplam                       :  6.000.-YTL

 

Bu durumda üzerinden tevkifat yapılmayan kupon satış geliri, yurtdışı şirket kar payı   beyan edilecektir.

 

-Basit Usulde Ticari Kazanç                                 :  2.000.-YTL

-M.S.İradı                                                            :  6.000.-YTL

(Kupon Sat.Gel.+Yurtdışı Kar Payı)

Matrah                                                                 :  8.000.-YTL

Hesaplanan Vergi                                                 :  1.670.-YTL

Ödenecek Vergi                                                   :  1.670.-YTL

 

 

Örnek 5 :

 

Bayan Ece Aksoy’ un 2005 yılı gelirleri ve bu gelirlerden yapılan tevkifatlar aşağıdaki gibidir.

 

-Repo geliri                                                                 :    50.000.-YTL

-Mevduat Faizi                                                            :  150.000.-YTL

-İMKB’ ye Kay. Hisse Senedi Satış Geliri (Safi)   :  150.000.-YTL

(5/5/2003 alınıp 25/10/2003 satılan)

-2003 ihraçlı Hazine Bon.Faiz Gel.(Döviz)                   :  100.000.-YTL

-Yat. Fonu Kat. Belgesi Kar Payı                         :  100.000.-YTL

 

-Tevkifatlar;                           Tevkifat Tutarı

Repo Geliri                             10.000.-YTL

Mevduat Faizi                        15.000.-YTL

Yat.Fon.Kat.Bel.                    10.000.-YTL

 

Bayan Ece Aksoy’ un yukarıdaki gelirlerinden;

 

-Repo geliri, mevduat faizi ve yatırım fonu katılma belgesi kar payı Gelir Vergisi Kanunun Geçici 55’inci maddesine  göre beyan dışı olduğundan toplamda dikkate alınmayacaktır.

 

-Hisse senedi satış geliri değer artış kazancı olup, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kayıtlı hisse senedi olduğundan ve 3 aydan fazla elde tutulduğundan beyan dışıdır.

 

– 2003 ihraçlı Hazine Bonosu faiz geliri döviz cinsinden olduğundan indirime  tabi değildir. Ancak GVK geçici 59. maddeye göre istisna tutarı olan 174.033,88 YTL’ nin altında olduğundan   beyan dışıdır.

 

Bu durumda Bayan Ece Aksoy beyanname vermeyecektir. Tevkif yoluyla ödenen vergiler nihai vergiler olacaktır.

 

13- MENKUL SERMAYE İRATLARININ VERGİLENDİRİLMESİNDE 5281 SAYILI KANUNLA GETİRİLEN YENİLİKLER

 

31.12.2004 tarih ve 25687 (3.mük) saylı Resmi Gazete ile yayınlanan 5281 sayılı “ Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun “ un 30’ncu maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 01.01.2006 ile  31.12.2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere Geçici 67’nci madde eklenmiştir.

 

5281 sayılı  kanunla  Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67’nci madde  hükümleri ile Menkul Sermaye İratlarının vergilendirilmesi uygulamalarında  önemli yenilikler getirilmiştir.

 

Geçici 67’ci madde ile ilgili olarak getirilen yenilikler  konusu açıklanırken söz konusu düzenlemenin geçici madde ile yapılması , henüz uygulanmaya başlanmaması, Maliye Bakanlığının bu konu ile ilgili her an değişiklik yapabileceği hususu dikkate alınarak madenin mevcut hali ve geçici madde ile ilgili uygulamaya yönelik  açıklamaların yapıldığı ve henüz taslak halindeki 256 Seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağı dikkate alınarak konu  genel hatlarıyla ele alınacaktır. Burada yapacağımız açıklamalarla ilgili geçici maddenin yürürlük tarihi olan 01.01.2006 tarihine kadar veya bu tarihten sonra Maliye Bakanlığının madde ve uygulamalarına yönelik değişiklikler yapabileceği hususu göz ardı edilmemelidir.

 

  1. 01.2006 tarihinden sonra ihraç edilenler için uygulanmak üzere Geçici 67’nci madde ile vergilendirilme şekli değiştirilen Menkul Sermaye İratları

 

  • GVK 75’nci maddenin 5 no’lu bendinde sayılan menkul sermaye iratları;

Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile tahvil ve bonoların elde tutulma süreci veya itfası sırasında elde edilen gelirler üzerinden, itfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsiline aracılık eden banka veya aracı kurumlar tarafından tevkifat yapılması öngörülmüştür. İtfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsilinde banka veya aracı kurum kullanılmadığı durumlarda elde edilen getiriler üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin düzenleme de maddenin (2) numaralı fıkrasında yapılmıştır. Söz konusu düzenlemede, banka veya aracı kurumlara kendi portföylerinde yer alan kıymetler dolayısıyla yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapılmaması öngörülmüştür.

Bu kapsamda Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi’nce çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan  (Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) iratlarından; ödemeyi yapanlarca, banka veya aracı kurumlara veya bunlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler hariç, % 15 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır.

Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları arasında tanımlanmış olmakla beraber, Geçici 67 nci maddenin (2) numaralı fıkrasının parantez içi hükmü ile  Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen gelirler %15 oranındaki  tevkifat kapsamı dışında bırakılmışlardır.

Banka veya aracı kurumlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler, yukarıda da belirtildiği üzere tevkifatın banka veya aracı kurum aracılığıyla yapılacak olması dolayısıyla tevkifat kapsamı dışında tutulmuşlardır. Tevkifatın banka veya aracı kurumca gerçekleştirilemediği durumlarda, ödeme banka veya aracı kurum aracılığıyla yapılsa dahi ihraç edenlerce tevkifat yapılacaktır.

Temel olarak tevkifatın yapılmasında esas alınacak matrah Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirlenmiş olan gelirdir. Bununla beraber menkul kıymetin bir banka veya aracı kurum aracılığıyla alınmış olması halinde tevkifatta, itfa bedeli ile alış bedeli arasındaki fark esas alınacaktır.

Yapılan tevkifatlar aylık olarak muhtasar beyanname ile beyan edilecektir. Bu gelirler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94’ üncü maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca ayrıca tevkifat yapılmayacaktır.

Örnek:

Bay Gökan, 01.02.2006 tarihinde banka aracılığı olmaksızın halka açık (X) A.Ş.’den 70.000 YTL tutarında tahvil satın almıştır. Söz konusu tahvillerin itfa tarihi 03.02.2008 olup, itfa tutarı 200.000 YTL’dir.

 

Bu durumda, Bay Gökan’ın itfa kazancı olan (200.000 YTL –70.000 YTL=) 130.000 YTL üzerinden (X) A.Ş. tarafından (130.000 x % 15 ) = 19.500.-YTL tutarında  tevkifat yapılması gerekmektedir.

Banka veya aracı kurumların, bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracını (1) numaralı fıkra kapsamında tevkifata tabi tutulmaksızın almaları halinde, kendilerine satış yapanlar adına satış bedeli ile alış bedeli arasındaki fark üzerinden, Geçici 67 nci maddenin (3) numaralı fıkra hükmü uyarınca % 15 oranında vergi tevkifatı yapacaklardır.

 

Satışı gerçekleştirilen menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının daha önce bir banka veya aracı kurum aracılığıyla alınmamış olması halinde, tevkifat yapılacak tutarın belirlenmesinde alış bedeli yerine ihraç bedeli esas alınacaktır.

 

Bu fıkra kapsamında yapılacak tevkifatlar da Geçici 67 nci maddenin birinci fıkrası hükümleri çerçevesinde beyan edilecektir.

 

 

 

Örnek:

 

Bay (A) , 01.03.2006 tarihinde banka aracılığı olmaksızın halka açık (Z)  A.Ş’ye ait  500.000 YTL ihraç bedelli tahvil almıştır.

 

Söz konusu tahvilin itfa tarihi 02.03.2009 olup, Bay (A) 03.11.2006 tarihinde bu tahvili (X) Bankasına 600.000 YTL’ye satmıştır.

 

(X) Bankası, tevkifatsız olarak Bay (A)’dan satın aldığı söz konusu tahvilden Bay (A)’nın elde etmiş olduğu alım-satım kazancı olan (600.000 YTL- 500.000 YTL)=100.000 YTL üzerinden (100.000.- x % 15 ) = 15.000.-YTL tutarında  tevkifat yapacaktır.

 

  • GVK 75’nci Maddenin 7,12 ve 14 no’lu bendinde sayılan Menkul Sermaye iratları;

Geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı mevduat faizleri ,Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr, ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları, Her nevi tahvil ve Hazine bonosu  ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi’nce çıkarılan menkul kıymetleri geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatlerden(repo gelirlerinden)  ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır.

Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan borsa yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonlarının elde ettikleri kazançlar üzerinden bu fıkra kapsamında tevkifat yapılmayacaktır.

Tevkifatın gerçekleştirilmesinde, gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olmasının, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmamasının, vergiden muaf olup olmamasının veya elde edilen gelirlerin vergiden istisna olup olmamasının da tevkifat uygulamasında bir önemi bulunmamaktadır.

Düzenleme 01/01/2006 tarihi itibarıyla yürürlüğe gireceğinden bu tarihten sonra yapılacak ödemeler % 15 oranında vergi tevkifatına tabi olacaktır.

Yapılan tevkifatlar öteden beri devam ettiği şekilde aylık olarak muhtasar beyanname ile beyan edilecektir. Bu gelirler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca ayrıca tevkifat yapılmayacaktır.

Örnek:

Bay  Sinan 01.08.2005 tarihinde (X) Bankasında 6 ay vadeli mevduat hesabı açtırmış olup, vade sonu olan 01.02.2006 tarihinde 20.000 YTL faiz geliri elde etmiştir.

Söz konusu hesabın vadesi 01.01.2006’dan sonraki bir tarihi taşıdığından elde edilen faiz geliri üzerinden Geçici 67 nci maddenin 4 numaralı fıkrasına göre % 15 oranında tevkifat yapılacaktır.

  1. Geçici 67 ‘nci Madde Kapsamında Tevkifata Tabi Tutulan Gelirlerin Beyanı ;
  1. Gerçek kişiler

            1.1. Ticari faaliyet kapsamında elde edilmeyenler

 

Geçici 67 nci maddeyle getirilen düzenleme ile çeşitli finansal araçlardan elde edilen getirilerin aynı düzeyde kaynakta vergilenmesi, ticari faaliyetlere dahil olmayan gelirler için kaynakta yapılan bu vergilemenin nihai vergileme olması öngörülmüştür.

 

Bu çerçevede, gerçek kişilerce elde edilen ve Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan kazançlar için tutarı ne olursa olsun yıllık veya münferit beyanname verilmeyecektir. Diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye de bu gelirler dahil edilmeyecektir. Geliri elde edenin tam veya dar mükellef olması durumu değiştirmeyecektir.

 

            1.2. Ticari faaliyet kapsamında elde edilenler

 

Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan gelirlerin ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, bu gelirler ticari kazancın tespitinde dikkate alınacaktır. Tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, genel hükümler çerçevesinde ticari kazançla ilgili olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Mahsup sonrası arta kalan bir tutarın bulunması halinde bu tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir.

 

Ancak, tevkif suretiyle ödenen verginin işlemden doğan kazancın tabi olduğu tevkifat oranı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilemeyecektir.

 

Örnek:

Market İşletmesi  Hikmet Bey işletme fonlarını değerlendirerek 02.03.2006 tarihinde banka aracılığı olmaksızın halka açık Güloğlu A.Ş.’ye ait 200.000 YTL ihraç bedelli tahvil satın almıştır.

 

Söz konusu tahvilin itfa tarihi 01.03.2008 olup, Hikmet Bey 03.11.2006 tarihinde bu bonoları (X) Bankasına 300.000 YTL’ye satmıştır.

Tevkifat matrahı, menkul kıymetin daha önce bir banka veya aracı kurumdan alınmamış olması nedeniyle, satış bedeli ile ihraç bedeli arasındaki fark olacaktır. Bu durumda (X) Bankası, Hikmet Bey  adına, satış bedeli ile ihraç bedeli arasındaki fark olan (300.000 YTL – 200.000 YTL) =  100.000 YTL üzerinden % 15 oranında tevkifat yapacaktır.

 

Hikmet Bey , tevkif yoluyla ödemiş olduğu  (100.000 x %15 )= 15.000 YTL vergiyi, 2006 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edebilecektir.

 

  1. Kurumlar ;

 

Kurumların tevkifata tabi tutulmuş olan gelirleri kural olarak kurum kazancının tespitinde dikkate alınacak ve tevkif yoluyla alınan vergiler genel hükümler çerçevesinde verilen beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecektir. Ancak, dar mükellef kurumların,

– Türkiye’deki işyerlerine atfedilmeyen veya daimi temsilcilerinin aracılığı olmaksızın elde edilen ve Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifat yapılmış kazançları,

 

– Daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ve tamamı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifata tâbi tutulmuş kazançları için yıllık veya özel beyanname verilmeyecektir. Diğer bir ifadeyle bu durumlarda tevkif suretiyle yapılan vergileme nihai vergileme olacaktır.

 

  • 01.2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Tahvil Ve Bonolardan Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi;

 

Geçici 67 inci maddenin (9) numaralı fıkrası hükmü uyarınca 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde Geçici 67’nci madde hükümleri uygulanmayacaktır.

 

Dolayısıyla, bu kıymetlerin elde tutulması sürecinde veya elden çıkarılması sonucunda oluşan gelirler için bankalar veya aracı kurumlarca Geçici 67 nci maddeye göre tevkifat yapılmayacaktır. Bu kıymetlerle ilgili olarak 2006 yılı veya sonrasında elde edilen getiriler, Gelir Vergisi Kanununda bu gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak 31/12/2005 tarihi itibarıyla yer alan hükümler çerçevesine vergilendirilmeye devam edilecektir.

 

Bu durumun istisnası, dar mükellef kurumlar tarafından bu kıymetlerin elden çıkarılması sonucunda elde edilen gelirlerdir. Bu gelirler üzerinden bankalar veya aracı kurumlarca tevkifat yapılması gerekmektedir. Dar mükellef kurumlar tarafından söz konusu kıymetlerin elde tutulma sürecinde veya itfasında elde edilen gelirler için Geçici 67 inci madde hükmü uygulanmayacaktır.

 

Uygulama söz konusu kıymetlerin itfasına kadar devam edeceğinden bu kıymetlerin elde edilme tarihi önem taşımamaktadır. Diğer bir ifadeyle 01/01/2006 tarihinden sonra satın alınsa da 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş devlet tahvili ve hazine bonolarından elde edilen gelirler için Geçici 67 nci madde hükmü uygulanmayacaktır.

 

Örnek:

Bay Adem, 04.04.2004 tarihinde ihraç edilen Devlet tahvilini 10.05.2005 tarihinde iktisap etmiş ve  itfa tarihi olan 05.07.2006 tarihine kadar bekleterek faiz geliri elde etmiştir.

 

Söz konusu tahvilin ihraç tarihi 01.01.2006 tarihinden önce olduğundan,  Bay Adem’in  elde etmiş olduğu gerek faiz geliri Gelir Vergisi Kanununun 31.12.2005 tarihinde geçerli olan hükümlerine göre değerlendirilecektir. Dolayısıyla, bu gelirler için Geçici 67 nci maddeye göre tevkifat yapılmayacaktır.

 

  • Tevkifat Uygulaması Kapsımı Dışında Bırakılan Menkul Sermaye İratları;

 

Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

  • Yatırım fon ve ortaklıklarından elde edilen kar payları,
  • Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin itfası sırasında elde edilen gelirler ve bunların dönemsel getirileri,
  • Hisse senetleri kar payları,

 

      Geçici 67 nci maddenin (9) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

Geçici 67 nci maddenin (9) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması suretiyle sağlanan (faiz) gelirler  tevkifat uygulaması dışında bırakılmıştır.

 

      Geçici 67 nci maddenin (10) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

Geçici 67 nci maddenin (10) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, 01/01/2006 tarihinden önce iktisap edilmiş olan menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının  elde tutulma sürecinde elde edilen gelirler tevkifata tabi olmayacaktır.

 

Geçici 67 nci madde de yapılan menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı tanımına girmeyen sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirler

 

Türkiye’de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmış ve/veya Türkiye’de kurulu menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon borsalarında işlem gören menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçları ile kayda alınmamış olsa veya menkul kıymet ve vadeli işlem borsalarında işlem görmese dahi Hazinece veya diğer kamu tüzel kişilerince ihraç edilecek her türlü menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracını ifade etmektedir.

 

Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı olarak kabul edilecektir.

 

Yukarıda yapılan tanımlama kapsamına girmeyen menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarından elde edilen menkul sermaye iratları geçici 67’nci madde de belirtilen tevkifat uygulamasına konu edilemezler.

 

VIII- DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR

 

1-Gelire giren diğer kazanç ve iratlar:

 

Madde 80- (4783 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişen madde, Yürürlük: 1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 9.1.2003) Aşağıda yazılı olup geçen bölümlerin dışında kalan kazanç ve iratlar bu bölümdeki hükümlere göre vergiye tabi gelire dahildir:

 

  1. Değer artışı kazançları,

 

  1. Arızi kazançlar.

 

1.1-DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI  :

 

Değer artış kazançları Gelir Vergisi Kanununun 4783 sayılı kanunun 4. maddesiyle yeniden düzenlenerek 01/01/2003 ten itibaren yürürlüğe giren mükerrer 80. maddesinde 6 bent halinde sayılmış ve sadece bu 6 bentte sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar değer artış kazancı olarak nitelendirilmiştir. Değer artış kazançlarının vergilendirilmesi ile ilgili mükerrer 80’nci madde de yapılan düzenleme ile kanunda yazılı diğer düzenlemeler  31.12.2005 tarihine kadar geçerliliğini sürdürmüş, Ancak   31.12.2004 tarih ve 25687 (3.mük) saylı Resmi Gazete ile yayınlanan 5281 sayılı “ Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması  Hakkındaki Kanun ile  önemli değişikliklere uğramışlardır. Bizde bu nedenle Değer Artış Kazançlarının vergilendirilmesi konusunu işlerken 31.12.2005 tarihine kadar yürürlükte bulunan mevcut düzenlemeler çerçevesin de 2005 yılı değer artış kazançlarının vergilendirilmesi  ve  5281 sayılı “ Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması  Hakkındaki Kanun ile   getirilen yenilikler olmak üzere iki başlık altında ele alacağız.

 

  • 2005 YILINDA ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ;

Değer artış kazançları Gelir Vergisi Kanununun 4783 sayılı kanunun 4. maddesiyle yeniden düzenlenerek 01/01/2003 ten itibaren yürürlüğe giren mükerrer 80. maddesinde 6 bent halinde sayılmıştır. Dolayısıyla sadece bu 6 bentte sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir.

 

Söz konusu madde de sayılan değer artış kazançları aşağıdaki gibidir;

 

 

  • İvazsız olarak iktisap edilenler, Türkiye’de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem gören ve üç aydan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri ile tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar (Üç aylık süreyi bir yıla kadar çıkartmaya veya tekrar kanuni süreye kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.)

 

  • 70’ inci maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

 

  • Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

 

  • Ortaklık haklarının veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

 

  • Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

 

  • İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70’ inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.).

 

İktisap tarihinden itibaren dört yıl geçtikten sonra elden çıkartılan gayrimenkuller  vergi dışı bırakılmıştır.

 

Bent hükmünde sayılan gayrimenkullerin alım satım işinin süreklilik arz etmesi durumunda bu faaliyetin ticari kazanç hükümlerine göre değerlendirileceği tabidir.

 

Dört yıllık sürenin hesabında takvim günü esas alınır. Örneğin 01.11.2001 tarihinde alınan bir gayrimenkul 02.11.2005 tarihinde elden çıkartıldığında dört yıllık süre dolmuş olmaktadır. Dolayısıyla vergileme de yapılmayacaktır. Burada sürenin hesabında Vergi usul Kanununun sürelerin hesabı ile ilgili 18. maddesi uygulanamaz. Yani dört yıllık süre bitiminin resmi  tatile rastlaması durumu süre uzatımına yol açmayacaktır.

 

Değer artış kazançları bir bedel ödenmek suretiyle edilen ( ivazlı iktisap) bazı mal ve hakların elden çıkarılması sonucu oluşan kazançların vergilendirilmesi için düzenlenmiş bir gelir grubudur. Değer artış kazancının söz konusu olabilmesi için öncelikle elden çıkarılan mal veya hakkın kanunda zikredilmiş olması gerekir. Diğer bir koşul ise elden çıkarılan mal veya hakkın muhakkak surette bir bedel karşılığı (ivazlı) edinilmiş olması gerekir. Bu şartlar  çerçevesinde gerçekleştirilen bir işlem neticesinde bir kazanç doğması halinde bu kazanç değer artış kazancı olarak vergilemeye tabi tutulacaktır.

 

Ancak mal veya hakkın alım satımının devamlı surette ve ticari bir organizasyon çerçevesinde yapılması halinde bu alım satım ticari faaliyet kapsamına gireceğinden vergilemede ticari kazanca ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bu bakımdan değer artış kazancı olarak sayılan kazançların ticari kazanç hükümlerine tabi olmayacak nitelikte yapılması gerekmektedir.

 

Örnek:Yıldız A.Ş.’ ye ait bir hisse senedi 05/08/2005 tarihinde ivazlı bir şekilde edinilmiş. (İMKB’ de işlem gören) Buna göre,

 

Elden Çıkarılma Tarihi              Kazancın Vergiye Tabi Olup Olmadığı

15/10/2005                                               Vergiye Tabi

05/11/2005                                               Vergiye Tabi

06/11/2005                                               Vergiye Tabi Değil

 

Örnek:Ahmet YILDIZ 05/04/2005 tarihinde (X) A.Ş. ye ait hisse senetlerinden 5.000 adet satın almıştır. (X) A.Ş. 06/06/2005 tarihinde tamamı sermaye yedeklerinden karşılanmak üzere sermayesini %40 oranında artırmıştır. Bu durumda Ahmet YILDIZ’ ın almış olduğu 2.000 adet hisse senedinin iktisap tarihi 05/04/2005 tarihi olacaktır.

 

–  Arsa Karşılığı Kat Alma İşlemlerinde Durum

 

Arsa karşılığı bağımsız mülkiyete konu daire vs. alanlarda da inşaatın tamamlanıp yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarih iktisap tarihi olarak kabul edilmelidir. Ancak daire karşılığı arsa teslimlerinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi arsanın müteahhide  teslimi, diğeri de  teslim edilen arsa karşılığında edinilen  daire vs. bağımsız mülkiyete konu kıymettir.  Burada arsanın teslimi de mükerrer 80. maddenin 6. bendinde sayılan koşulları taşıması kaydıyla değer artış kazancı olarak vergiye tabi olacaktır. Dolayısıyla arsanın iktisabının  ivazlı olması ve iktisap tarihinden itibaren 4 yıl içerisinde elden çıkartılması halinde arsa teslimi de değer artış kazancı kapsamında vergilendirilecektir. Bu durumda arsanın elden çıkarma bedeli olarak arsanın teslim tarihindeki emsal bedeli değil, arsa karşılığında teslim alınan mal veya hakkın iktisap tarihindeki emsal bedeli esas alınır.

 

3- Müşterek Hükümler

 

3.1- Elden Çıkarma Kavramı

 

Gelir Vergisi Kanununun 4783 sayılı kanunun 4. maddesiyle yeniden düzenlenerek 01/01/2003 ten itibaren yürürlüğe giren mükerrer 80. maddesinde 6 bent halinde sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar değer artış kazancı olarak sayılmıştır. G.V.K’ nın mükerrer 80. maddesinin son bendine göre  ‘’elden çıkarma’’ deyimi, bu madde de açıklanan mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine   sermaye olarak konulmasını ifade etmektedir.

 

Buna göre mükerrer 80. maddeye göre vergi konusuna girecek kazancın doğumu  bu madde de sayılan mal ve hakların ivazlı olarak elden çıkartılmasına bağlanmıştır. İvazsız devir veya temlik gelir vergisinin konusu dışında tutulmuştur.

 

Veraset suretiyle intikalde, mal ve hakkın ölüm tarihine kadar kazanmış olduğu değer fazlasının hesaplanması ve ölene ait kazanç unsuru sayılarak, varislerin muhatap alınması suretiyle vergileme yapılması yoluna gidilemez. İntikal eden servet unsurlarının varislerde gelir sayılması da söz konusu değildir. Bunun gibi hibe suretiyle vaki intikallerde de hibeyi yapanda elden çıkarma esasında vergileme yapılmaz.(21)

 

3.2-  Değer Artış Kazancının Tespitinde Endeksleme Uygulaması

 

Değer artış kazancına konu mal ve hakların elden çıkartılmasından doğan değer artış kazançlarının vergilendirmesinde maliyet bedeli artırımı uygulanacaktır. Buna göre elden çıkartılan mal ve hakların maliyet (İktisap) bedelleri, elden çıkartılan ay hariç olmak üzere Devlet istatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılır.

 

Değer artış kazançları ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı mükerrer 81. madde 4783 sayılı kanunun 6’ ncı maddesiyle yeniden düzenlenerek 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bundan öncesinde yürürlükte olan GVK’ nın geçici 56. maddesinde menkul kıymetlerin elden çıkartılması halinde elde edilen toplam gelire Gelir Vergisi kanununun 76. maddesindeki indirim oranı uygulanabilmesi imkanı da getirilmişti. Ancak bu düzenlemeye 4783 sayılı kanunla düzenlenen Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 81. maddesinde yer verilmemiştir. Dolayısıyla menkul kıymetlerin elden çıkartılmasında elde edilen safi değer artışının tespitinde sadece endeksleme uygulaması yapılabilecektir.

 

3.3-  Değer artış Kazançlarında İstisna

 

Gelir Vergisi Kanununun 4783 sayılı kanununun 4. maddesiyle yeniden düzenlenerek 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren mükerrer 80. maddesine göre bir takvim yılı içinde elde edilen değer artış kazancının 2005 yılı için 13.000.-YTL’lik kısmı gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Buna göre safi kazanç 13.000.-YTL’yi aşmadığı takdirde hiç beyan edilmeyecektir. Aşması halinde ise gelirin tamamı beyan edilecek ancak sadece 13.000.-YTL’lik  sınırı aşan kısım  vergiye tabi tutulacaktır.

 

Anılan madde de değer artış kazançları altı bent halinde sayılmıştır. Buna göre her bentte sayılan değer artış kazancı için 13.000.-YTL’lik  istisna ayrı ayrı uygulanmayacak, söz konusu istisna değer artış kazançlarının toplamına uygulanacaktır.

 

4- Safi Değer Artışı

 

Değer artış kazancında vergilendirilecek kazanca safi değer artışı denmektedir. Gelir Vergisi Kanununun Safi değer artışı başlıklı mükerrer 81. maddesine göre  değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacaktır.

 

Yine aynı madde hükmüne göre hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı ise Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunacaktır. Maliyet bedellerinin mükellefçe tespit edilememesi durumunda ise maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel esas alınacaktır.

 

Yukarda ana hatlarıyla açıklanan esasların kazanç unsurlarına göre özellik arz eden durumları vardır. Bunlara aşağıda yer verilmiştir.

 

5- Zararın Kendi İçinde Mahsubu

 

Gelir Vergisi Kanununun 31.12.2002 tarihi itibariyle yürürlükten kalkan geçici 56. maddesinin F-4 bölümünde yer alan hükme göre aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymetin alınıp satılması durumunda bunların kazancı birlikte hesaplanmaktadır. Buna göre aynı yıl içinde birden fazla hisse senedi veya menkul kıymet alım satımı durumunda birinden doğan zarar diğerinin karından mahsup edilebilmekteydi. Gelir Vergisi Kanununda 4783 sayılı kanunun 4. maddesiyle getirilen yeni düzenleme ile geçici 56. madde yerine 01/01/2003 ten itibaren  GVK’ nın 80, mükerrer 80, 81, mükerrer 81 ve 82. maddeleri yeniden düzenlenerek uygulamaya konmuştur. Uygulamaya konan bu yeni düzenlemelerin yol açtığı tereddütlü noktaları açıklamak üzere Gelirler Genel Müdürlüğünce 21.01.2003 tarihinde yayınlanan basın bülteninde;

 

Bir yıl içinde birden fazla menkul kıymet alım satım işlemi yapılması halinde bu işlemlerden elde edilen kar veya zarar tutarları birlikte değerlendirileceği, dolayısıyla işlemin aynı yıl içinde yapılması koşuluyla bir işlem nedeniyle doğan zararın diğer işlemler dolayısıyla elde edilen kardan mahsup edilmesi mümkün bulunduğu, 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenlemede gerek değiştirilmeden önceki 82.madde de gerekse geçici 56. madde de yer alan menkul kıymet alım satımında zarar mahsubuna yönelik hükme yer verilmemesinin uygulamada bir değişiklik yaratmadığı,

 

Ancak diğer kazanç ve irat grupları içerisinde doğacak zararların diğer gelir kaynaklarından doğacak kârlara mahsubunun GVK’ nın 88. maddesi hükmü uyarınca mümkün olmadığı hususları açıklanmıştır.

 

Buna göre hisse senedi ve diğer menkul kıymet alım satımlarında diğer kazanç ve iratlarda mümkün olmayan zarar mahsubu yapılabilecektir.

 

Ancak hisse senetlerinde zarar mahsubu yapılabilmesi için, zarara konu edilen menkul kıymetin iktisap tarihinden itibaren Türkiye’de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem gören hisse senetlerinde 3 ay, tam mükellefiyete tabi kurumlara ait olan diğer hisse senetlerinde ise bir yıl içerisinde  satılması gerekmektedir. Yani satış işleminin değer artış kazancı olarak vergileye tabi olacak şekilde yapılması halinde zarar mahsubu söz konusu olacaktır. (G.V.K. 232 No.lu tebliğ)

 

Örnek:Bay A’ nın 2005 yılında alım satımını yaptığı hisse senetlerinden elde ettiği kar ve zararlar aşağıdaki gibidir. (Hisse senetlerinin İMKB’ de işlem gördüğü,  ivazlı elde edildiği ve üç ay içerisinde elden çıkartıldığı varsayılmıştır)

 

Tarih Hisse Senedi Satışından Sağlana Kâr / Zarar
31.01.2005 : 5.000 Kâr
20.05.2005 : (4.000) Zarar
30.06.2005 : 8.000 Kâr
15.10.2005 : (2.000) Zarar
05.12.2005 : 7.000 Kâr

 

 

Örnekte görüleceği üzere Bay (A) 2005 yılında alım satımını yaptığı hisse senetlerinin bir kısmından kâr bir kısmından da zarar etmiştir. Başta belirtildiği üzere alım satım işlemlerinin tümü değer artış kazancına konu olacak türdendir. Bu durumda Hisse senedi alım satım işlemlerinde kendi içinde zarar mahsubu yapılabilecektir. Yani tüm alım satımlar toplanarak tek bir işlemmiş gibi vergilemeye konu edilecektir. Buna göre hisse senedi satışından elde edilen kâr 20.000.-YTL, zarar ise 6.000.- YTL’ dir. Bu durumda Bay A’ nın hisse senedi alım satımından kaynaklanan kazancı (20.000 – 6.000) = 14.000.-YTL olacaktır.

 

Yukarıdaki bölümlerde açıklandığı üzere 2005 yılında elde edilen değer artış kazançlarının 13.000.-YTL’ lik kısmı vergi dışı bırakıldığından Bay A’ nın 14.000.-YTL’ lik kazancının (14.000 – 13.000)= 1.000.-YTL’ lik kısmı vergilendirilecektir.

 

6- 26.07.2001  Tarihinden Sonra İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması

 

Gelir Vergisi Kanununun 4710 sayılı kanunun 1’ inci maddesiyle eklenen geçici 59. madde hükmü ile 31.12.2006 tarihine kadar, 26.07.2001 – 31.12.2004 (5035 sayılı kanunla değişen ibare) tarihleri arasında ihraç edilen devlet tahvilleri ve hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkartılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya artırılmış tutarın, her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması yoluyla bulunacak tutar gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. 2005 yılı için devlet tahvilleri ve hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkartılmasından sağlanan kazançlarda istisna tutarı 174.033,88.-YTL’ dir. İstisna kapsamına giren söz konusu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir. Bu tarihten önce ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkartılmasından sağlanan kazançlar ise bu istisnadan yararlanamayacaktır.

 

26.07.2001 tarihinden sonra ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonolarının elden çıkartılmasından doğan kazançlar için Gelir Vergisi kanununun mükerrer 80. maddesinde yer alan 13.000.-YTL’lik istisnadan ayrıca yararlanılamayacaktır. Söz konusu tarihten önce ihraç edilmiş devlet tahvili ve hazine bonolarıyla diğer menkul kıymetlerin elden çıkartılmasından doğan kazançlar içinse mükerrer 80. madde de yazılı istisnadan yararlanılabilecektir.

 

İstisna yalnızca gerçek kişilerin elde ettiği kazançlar için geçerli olup, gelirlerin ticari işletmelere ait olması halinde bu istisna uygulanmayacaktır.

 

Ayrıca söz konusu istisna, faiz gelirleri açısından indirim oranı, elden çıkarma dolayısıyla elde edilen diğer kazançlar için  ise maliyet bedeli endekslenmesi uygulandıktan sonra (01.01.2003 tarihinden itibaren değer artış kazançların da indirim oranı uygulaması yapılmayacak olup, bu gelirler için sadece endeksleme uygulaması yapılabilecektir.) bulunan tutara uygulanacaktır.

 

İstisna ile ilgili bir diğer önemli husus da bu istisnanın söz konusu kağıtlardan elde edilen faiz gelirleri ile bu kağıtların elden çıkartılmasından doğan kazançların toplamına uygulanabileceğidir. Buna göre bir gerçek kişinin hem faiz hem de elden çıkarma dolayısıyla elde ettiği değer artış kazancının bulunması ve elde edilen gelirlerin toplamının istisna tutarını aşması durumunda istisnanın hangi kazanca uygulanacağı mükellef tarafından serbestçe belirlenebilecektir.

 

7- Dar Mükellefiyette Kur Farklarına Tekabül eden Kazanç

 

Dar mükelleflerin (Kurumlar dahil) yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye’ye bizzat getirdikleri nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan değer artışı kazançlarının  hesabında kur farkından doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu mükelleflerin Türkiye’de elde edecekleri kazançların, münhasıran bu menkul kıymet ve iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden çıkartılmasından doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye’de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticari kazancın hesabında dikkate alınır.

 

ÖRNEK :Dar mükellef (A) Şubat  2005’te yabancı sermaye mevzuatı çerçevesinde gerekli mercilerden izin alarak Türkiye’ye 100.000 Euro getirmiş ve bu parayla (X) A.Ş.’den hisse senedi almıştır. Hisse senetlerinin alındığı tarihte T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru 1,600.-YTL’dir. Dar mükellef (A) bu hisse senetlerini 30.06.2005 tarihinde 180.000.YTL’ye  satmıştır. Bu tarihte T.C. Merkez Bankası döviz alış kurunun 1,680.-YTL olduğunu varsayarak dar mükellef (A)’nın değer artış kazancını hesaplayalım.

 

-Satış Bedeli : 180.000-YTL
-Alış Bedeli : 160.000-YTL
(100.000 x 1,600) :
-Değer Artışı : 20.000-YTL
-Menkul kıymetin alındığı tarihteki kura göre değeri : 160.000-YTL
(100.000 x 1,600) :
-Menkul kıymetin satıldığı  tarihteki kura göre değeri : 168.000-YTL
(100.000 x 1,680) :
-Satış ve alış tarihleri arasındaki döviz cinsinden

alış bedeli farkı

: 8.000.000.000,-YTL
-Değer artış kazancı : 12.000-YTL

 

(A)’nın değer artış kazancı 12.000.-YTL dir. 2005 yılı için 13.000.-YTL’yi aşan kısım vergiye tabi tutulacağından (A)’nın vergiye tabi kazancı bulunmamaktadır.

 

8- Vergilendirilmeyecek Değer Artış Kazançları

 

Gelir Vergisi Kanunun 4783 sayılı kanunun 5. maddesiyle değiştirilerek 01.01.2003 ten itibaren uygulamaya konan 81. maddesinde vergilendirilmeyecek değer artış kazançları açıklanmıştır.

 

–  Ferdi  Bir İşletmenin Sahibinin Ölümü Halinde Kanuni Mirasçılar Tarafından Faaliyete Devam Edilmesi :

 

– Kazancını Bilanço Esasına Göre Tespit Eden Ferdi Bir İşletmenin Bir Sermaye  Şirketine  Devir olunması

 

– Kolektif ve Adi Komandit Şirketlerin Sermaye Şirketine Dönüşmesi

 

 

B )  5281 SAYILI “ VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI  HAKKINDAKİ KANUN İLE   GETİRİLEN YENİLİKLER

193 sayılı Kanuna 5281 Sayılı kanunla eklenen Geçici 67’nci madde ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu kapsamında Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında Türkiye’de faaliyette bulunan aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri[1] itibarıyla;

 

  • Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının[2] alış ve satış bedelleri arasındaki fark,
  • Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,
  • Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan),

 

Üzerinden % 15 oranında vergi tevkifat yapma ve tevkif ettikleri vergileri şekli ve muhteviyatı Maliye Bakanlığınca belirlenecek bir beyanname ile tevkifat dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine beyan ederek, yirmi altıncı günü akşamına kadar ödeme sorumluluğu getirilmiştir.

 

Yukarıda belirtilenler dışında kalan kurum ve kuruluşların Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrası kapsamında tevkifat yapma sorumluluğu bulunmamaktadır. Bankalar veya aracı kurumlarca gerçekleştirilecek tevkifat, elde edilmesine aracılık ettikleri kazançlar ile ilgilidir. Dolayısıyla, bu kurumların kendi portföylerinde bulunan menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri kazançlar tevkifat kapsamında olmayacaktır.

Örneğin, bir bankanın Hazine tarafından düzenlenen ihaleden kendi portföyü için satın almış olduğu Devlet tahvilini itfaya kadar elinde tutmak suretiyle elde ettiği faiz geliri üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Söz konusu tahvilin itfadan önce bir gerçek veya tüzel kişiye satılması durumunda da bankanın elde edeceği gelir tevkifat kapsamında değildir.

 

Aynı şekilde, bir bankanın kendi portföyünde bulunan bir menkul kıymeti başka bir bankaya satması durumunda da banka tarafından elde edilen gelir üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Öte yandan, bankanın başka bir banka/ aracı kurumu aracı kılmak suretiyle menkul kıymet satın alması durumunda bu menkul kıymetlerle ilgili olarak elde edeceği gelirden sorumlularca tevkifat yapılacağı tabidir.

 

Örnek:

(X) Bankası, 06.03.2007 ihraç tarihli Hazine bonosunu 3.000.000 YTL karşılığında satın almış ve söz konusu bonoyu itfa tarihi olan 04.03.2008 tarihine kadar elinde tutmak suretiyle 350.000 YTL faiz geliri elde etmiştir. Faiz ödemesinin, menkul kıymeti ihraç eden kurum olan Hazine tarafından (X) Bankası’na yapılması sebebiyle, Hazine tarafından herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır.

 

(X) Bankası’nın, 3.000.000 YTL karşılığında satın almış olduğu 06.03.2007 ihraç tarihli Hazine bonosunu itfadan önce, 07.06.2007 tarihinde Bay (A)’ya 3.115.000 YTL’ye satması durumunda ise. (X) Bankası’nın bu satış sebebiyle elde ettiği gelir ( 3.115.000-3.000.000=) olan 115.000 YTL Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi değildir. Bay (A)’nın söz konusu bonoyu 08.10.2007 tarihinde 3.275.000 YTL ye (X) Bankası’na geri satışı halinde elde edeceği alım-satım kazancı ( 3.275.000-3.115.000=) olan 160.000 YTL üzerinden ise (X) Bankası’nca % 15 oranında tevkifat yapılacaktır.

 

Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan borsa yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonları dışında kalan gerçek veya tüzel kişilerin elde ettikleri gelirler tevkifat kapsamında olacaktır.

 

Tevkifatın gerçekleştirilmesinde, gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

 

Elde edilen gelirlerin vergiden istisna olup olmamasının da tevkifat uygulamasında bir önemi bulunmamaktadır.

 

  1. Tevkifat matrahının tespiti

 

Alım-satım işlemlerinde tevkifat matrahı alış bedeli ile satış bedeli arasındaki tutar olup; Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınabilecektir. Bu giderlerin dışında başkaca bir giderin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir. Aryıca;

 

  • Komisyon İadeleri:

Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyon bedellerinin bir kısmı, işlem hacmine ya da başka bir nedene bağlı olarak iade edilebilmektedir. İade edilen bu tutarlar komisyonun doğduğu işleme bağlı olmaksızın, iadenin gerçekleştiği döneme ilişkin tevkifat matrahına dahil edilecektir.

 

  • Aynı menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması ;

 

Aynı menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması durumunda ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle, tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenecektir.

 

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının teminat gösterilmesi veya ödünç işlemine konu olması halinde, söz konusu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçları müşteri portföyü dışında değerlendirilmeyecektir. Dolayısıyla, ilk giren ilk çıkar yönteminin uygulanmasında teminat gösterilen veya ödünç işlemine konu olan menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçları da dikkate alınacaktır.

 

 

Örnek:

Bay Hikmet, borsada işlem gören (X) A.Ş’ ye ait hisse senedinden (Y) Bankası aracılığıyla aşağıda belirtilen tarihlerde ve miktarlarda alım/satım yapmıştır.

 

Tarih Açıklama Miktar (Adet) Birim Alış/Satış Bedeli (YTL) Toplam Tutar (YTL)
03.01.2006 Hisse Alışı 10.000 5 50.000
02.02.2006 Hisse Alışı 5.000 4 20.000
08.05.2006 Hisse Satışı 6.000 6 36.000
09.05.2006 Hisse Alışı 8.000 4.5 36.000
12.05.2006 Hisse Satışı 12.000 5 60.000
22.05.2006 Hisse Alışı 20.000 5.5 110.000

 

Bay Hikmet’in ilk giren ilk çıkar yöntemine göre 08.05.2006 tarihinde satmış olduğu hisse senetlerine tekabül eden maliyet bedeli (6.000 x 5=) 30.000 YTL, 12.05.2006 tarihinde satmış olduğu hisse senetlerine tekabül eden maliyet bedeli ise [(4.000 x 5)+(5.000 x 4) + (3.000 x 4.5) =] 53.500 YTL olmaktadır. İlk giren ilk çıkar yöntemine göre toplam maliyet [(30.000 + 53.500) =] 83.500 YTL’dir. Bay Hikmetin ‘nın satış hasılatı ise [(6.000 x 6) + (12.000 x 5) =] 96.000 YTL’dir.

 

Bu durumda, (Y) Bankası Bay  Hikmetin  ‘in alım-satım kazancı olan (96.000 YTL –83.500 YTL=) 12.500 YTL üzerinden (12.500 X  % 15 ) = 1.875.-YTL tutarında  tevkifat yapacaktır.

 

Bu ve bundan sonra yer alan diğer örneklerdeki alım-satım bedelleri içinde komisyon bedellerinin de bulunduğu varsayılmıştır.

 

  • Bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması ;

 

Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması durumunda yani açığa satış işlemlerinde, elden çıkarılma tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar belirlenecektir.

 

Örnek:

Bay (A) , (X) aracı kurumu vasıtasıyla (Y) A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 200.000 adedini 20.06.2006 tarihinde 5 YTL üzerinden açığa satmıştır. Bay (A) , aynı hisse senedi ile ilgili olarak 25.06.2006 tarihinde sırasıyla 4 YTL üzerinden 200.000 adet ve 4,50 YTL üzerinden 50.000 adet satın almıştır.

 

Bu durumda, (X) aracı kurumu, açığa satıştan sonraki ilk alış işlemini dikkate alarak (1.000.000 YTL – 800.000 YTL=) 200.000 YTL üzerinden tevkifat yapacaktır.

 

 

  • Sermaye artırımları dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi ve bedelleri ;

 

Sermaye ve kar yedeklerinin sermayeye eklenmesi dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi olarak daha önceden sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacaktır.

Bedelli sermaye artırımı sebebiyle rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacaktır.

 

Şirketlerin sermaye yedekleri ile sermaye artırımında bulunmaları halinde, bu işlem sonrasında gerek önceden sahip olunan gerekse sermaye artırımı dolayısıyla alınan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedelinin, sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecektir.

 

Kar yedekleri kullanılmak suretiyle sermaye artırımında bulunulması halinde, bu işlem dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetlerinin itibari değerleri toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır.

 

Hisse senedi sahipleri tarafından rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetleri için ödenen bedelin toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır.

 

Örnek : (Bedelsiz Sermaye Artırımı)

 

Bayan (A) , 20.01.2006 tarihinde Çetin A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 1.000 adedini toplam 30.000 YTL bedel ödeyerek satın almıştır. Çetin A.Ş. tamamı sermaye yedeklerinden karşılanmak suretiyle 15.05.2006 tarihinde % 20 oranında sermaye artırımına gitmiştir. Bayan (A)’ya,  bu işlem dolayısıyla 200 adet hisse senedi verilmiştir.

 

Bu durumda Bayan (A)’nın bedelsiz sermaye artırımı sonrasında sahip olduğu her bir hisse senedine tekabül eden maliyet bedeli, ödenen 30.000 YTL’nin, sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle (30.000: 1.200) = 25 YTL olarak belirlenecektir.

 

Söz konusu hisse senetlerinin 500 adedinin 25.12.2006 tarihinde 17.500 YTL’ye satılması durumunda ise, bu hisse senetlerinin maliyeti (25 X 500) = 12.500.-YTL olarak hesaplanacağından , tevkifat matrahı (17.500-12.500)= 5.000 YTL olacaktır.

 

Örnek : (Bedelli Sermaye Artırımı)

 

Bayan (A) , Çetin  A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 3.000 adedini 04.01.2006 tarihinde 10.000 YTL ödemek suretiyle satın almıştır. Çetin  A.Ş., 20.08.2006 tarihinde % 50 oranında bedelli sermaye artırımına gitmiş olup, rüçhan hakkı kullanım fiyatını 2.-YTL olarak açıklanmıştır.

 

Bayan  (A) , rüçhan hakkını kullanmak suretiyle 2.000 YTL ödeyerek  1.000 adet hisse senedi elde etmiştir.

 

Bayan (A)’nın sermaye artırımı dolayısıyla elde etmiş olduğu hisse senetlerinin maliyet bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin maliyet bedeli ile yeni alınan hisse senetleri için ödenen bedelin toplamının, sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle şu şekilde hesaplanacaktır;

10.000 + 2.000= 12.000 YTL

12.000/ 4.000= 3 YTL

 

Bayan (A)’nın söz konusu hisse senetlerinden 1.000 adedini 21.12.2006 tarihinde 6.000 YTL’ye satması durumunda bu hisse senetlerinin maliyeti (3 X 1.000) = 3.000.-YTL olarak hesaplanacağından , tevkifat matrahı (6.000- 3.000=) 3.000 YTL olarak belirlenecektir.

 

 

  • Rüçhan hakkı kuponlarının satışı halinde maliyet bedeli

 

Sahip olunan bir hisse senedine ilişkin yeni pay alma kuponunun, hisse senedinden bağımsız olarak satışı halinde kupon maliyeti, mevcut hisse senetlerinin alış bedeli ile rüçhan hakkı kullanılarak alınan hisse senetleri için ödenen bedel (rüçhan hakkı kullanma maliyeti) toplamının mevcut ve elde edilecek hisse senedi sayısına bölünmesi sonucu bulunacak tutardan, rüçhan hakkı kullanma fiyatı düşülmek suretiyle hesaplanacaktır.

 

Kupon Maliyeti = Mev. hisse senetlerinin alış bedeli+ rüçhan hakkı kullanma maliyeti Rüçhan hakkı kullanma fiyatı
Mev.hisse senetleri sayısı+elde edilecek hisse senetleri sayısı

Kupon maliyeti, hisse senedinin orijinal maliyetinden düşülerek elde tutulmaya devam edilen hisse senetlerinin maliyeti izlenebilecektir.

 

Örnek:

Bay Hikmet ,  Çetin  A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 1.000 adedini 23.01.2006 tarihinde10.000 YTL ödemek suretiyle satın almıştır. Çetin A.Ş., 22.08.2006 tarihinde  % 100 oranında bedelli sermaye artırımına gitmiştir. Rüçhan hakkı kullanım fiyatı ise 1.-YTL olarak açıklanmıştır.

 

Bay Hikmet ‘in sermaye artırımı nedeniyle elde ettiği (1.000 X %100 )= 1.000 Adet rüçhan hakkı kuponunu satması halinde kupon maliyeti { [(10.000+1.000)/(1.000+1.000)]- 1 }= 4,5.- YTL olacaktır.

 

Elde tutulmaya devam edilen hisse senetlerinin maliyeti ise (10.000 /1.000)= 10.-YTL  olduğundan   ( 10 – 4,5 ) = 5,5.-YTL olacaktır.

 

  • Kuponlu tahvillerde alış bedeli

 

Kuponlu bir tahvilin satın alınmasında, işlemiş faizin bulunması halinde işlemiş faiz tutarı kupon alış bedeli, temiz işlem fiyatı (Temiz Fiyat=Sözleşme fiyatı-İşlemiş faiz) ise tahvilin alış bedeli olarak kabul edilir.

 

Bir tahvil için işlemiş faiz, temiz işlem fiyatı üzerine eklenmesi gereken ve son kupon tarihinden sonra tahvili elde tutma süresiyle orantılı kupon faizini ifade eder ve son kupon tarihinden valör tarihine kadar geçen gün sayısının kupon dönemi gün sayısına oranı ile ödenecek kupon faizinin çarpılması suretiyle hesaplanır. Söz konusu hesaplama, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası tarafından kabul edilen esaslar çerçevesinde yapılır.

 

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası tarafından açıklanan işlemiş faiz tutarları dikkate alınarak da işlem yapılabilir.

Örnek: (Temiz fiyatın nominal bedelin altında olması halinde, itfa/alım-satım kazançlarında tevkifat matrahı)

 

Hazine tarafından 06.12.2006 ihraç tarihli 100.000 YTL nominal bedelli 3 yıl vadeli ve 6 ayda bir % 7.5 kupon ödemeli Devlet tahviline ait nakit akımları aşağıdaki gibidir.

 

Kupon Ödeme Tarihi Kupon Ödemesi (YTL) Satılmadığı Durumda
Tevkifat Matrahı (YTL)
Satıldığı Durumda
Tevkifat Matrahı (YTL)
1.Kupon 06.06.2007 7.500
2.Kupon 05.12.2007 7.500
3.Kupon 04.06.2008 7.500 3.420,33 3.420,33
4.Kupon 03.12.2008 7.500 7.500 7.500
5.Kupon 03.06.2009 7.500 7.500 3.079,67
6.Kupon+Anapara 02.12.2009 7.500+100.000 7.500

 

Bay (A), (X) Bankası aracılığıyla 13.03.2008 valör tarihli olarak söz konusu menkul kıymetten 103.000 YTL (kirli fiyat) tutarında alım yapmış olup, bu tahvili itfaya kadar elinde tutması durumunda her bir kupon dönemi itibarıyla tevkifat matrahı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

Valör tarihi : 13.03.2008
Ödenecek ilk kupon tarihi : 04.06.2008
Kupon dönemi gün sayısı : 182
Geçen gün sayısı : 99
Kupon Faizi : 7.500
İşlemiş Faiz : 4.079,67 (99/182)*7.500
Kirli Fiyat : 103.000
Temiz Fiyat : 98.920,33 (103.000 – 4.079,67 )

 

 

İlk Kupon Ödemesinde Tevkifat Matrahı

= Kupon ödemesi – İşlemiş Faiz
= 7.500 – 4.079,67
= 3420,33 YTL

 

Sonraki kupon ödemelerinde tevkifat matrahı ise kupon ödemesi olan 7.500 YTL olacaktır.

Bu hesaplamalar çerçevesinde tevkifat matrahları yukarıdaki tabloda yer almaktadır.

Bay (A)’nın, söz konusu menkul kıymeti, 10.02.2009 valör tarihli olarak 102.000 YTL’ye (X) Bankasına geri satması halinde ise tevkifat matrahı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

Tevkifat Matrahı = Satış Fiyatı –Alış Temiz Fiyatı
= 102.000 – 98.920,33
= 3.079,67 YTL

 

 

 

  • Tahvil alış bedelinin itfa bedeli ve işlemiş faiz tutarının üzerinde olması

 

Kuponlu bir tahvilin satın alınmasında, satın alma bedelinin itfa bedeli ile varsa işlemiş faiz tutarının üzerinde olması, başka bir deyişle temiz fiyatın itfa bedelini aşması durumunda fazla olan kısım izleyen dönemlere ilişkin faiz kuponlarının maliyeti (alış bedeli) olarak dikkate alınacaktır.

 

Örnek: (Temiz fiyatın nominal bedelin üzerinde olması halinde, itfa/alım-satım kazançlarında tevkifat matrahı)

 

Hazine tarafından 06.12.2006 ihraç tarihli 100.000 YTL nominal bedelli 3 yıl vadeli ve 6 ayda bir % 7.5 kupon ödemeli Devlet tahviline ait nakit akımları aşağıdaki gibidir.

 

Kupon Ödeme Tarihi Kupon Ödemesi (YTL) Satılmadığı Durumda
Tevkifat Matrahı (YTL)
Satıldığı Durumda
Tevkifat Matrahı (YTL)
1.Kupon 06.06.2007 7.500
2.Kupon 05.12.2007 7.500
3.Kupon 04.06.2008 7.500 2.940,25 2.940,25
4.Kupon 03.12.2008 7.500 7.019,92 7.019,92
5.Kupon 03.06.2009 7.500 7.019,92 79,67
6.Kupon+Anapara 02.12.2009 7.500+100.000 7.019,92

 

Bay (A), (X) Bankası aracılığıyla 13.03.2008 valör tarihli olarak söz konusu menkul kıymetten 106.000 YTL (kirli fiyat) tutarında alım yapmış olup, bu tahvili itfaya kadar elinde tutması durumunda her bir kupon dönemi itibarıyla tevkifat matrahı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

Valör tarihi : 13.03.2008
Ödenecek ilk kupon tarihi : 04.06.2008
Kupon dönemi gün sayısı : 182
Geçen gün sayısı : 99
Kupon Faizi : 7.500
İşlemiş Faiz : 4.079,67 (99/182)*7.500
Kirli Fiyat : 106.000
Temiz Fiyat : 101.920,33 (106.000 – 4.079,67 )
Nominal fiyat üzeri ödeme : 1.920,33 (101.920,33 – 100.000)
Kalan Kupon sayısı : 4
Kupon başına fazla ödeme : 480,08 (1.920,33/4)

 

İlk Kupon Ödemesinde Matrah = Kupon Ödemesi–(İşlemiş Faiz+ Kupon Başına Fazla Ödeme)
= 7.500 – (4.079,67 + 480,08)
= 2.940,25 YTL

 

Sonraki Kupon Ödemelerinde Matrah = Kupon Ödemesi – Kupon Başına Fazla Ödeme
= 7.500 – 480,08
= 7.019,92 YTL

 

Bay (A)’nın, söz konusu menkul kıymeti, 10.02.2009 valör tarihli olarak 102.000 YTL’ye (X) Bankasına geri satması halinde ise tevkifat matrahı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

Tevkifat Matrahı = Satış Fiyatı – Alış Temiz Fiyatı
= 102.000 – 101.920,33
= 79,67 YTL

 

  • Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçları ;

 

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına ilişkin işlemlerde, tevkifat matrahının tespitinde alış ve satış bedeli olarak işlem tarihindeki Yeni Türk Lirası karşılıkları esas alınacaktır.

 

Örnek:

Bay (A), (X) Bankası aracılığı ile 08.02.2006 ihraç tarihli, 3 yıl vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli döviz cinsinden Devlet tahvilinden 02.05.2006 tarihinde 100.000 $ tutarında alım yapmıştır.

Bay (A), söz konusu Devlet tahvilini 15.06.2006 tarihinde (X) Bankası aracılığı ile 101.000 $’a satmıştır.

 

Döviz olarak yapılan işlemlerde öncelikli olarak ilgili bankanın alım-satım tarihinde uyguladığı kur esas alınmakta olup, örneğimizde söz konusu kur, alım tarihinde 1.5 YTL, satım tarihinde ise 1.6 YTL olarak kabul edilmiştir.

 

Tevkifat matrahı tespit edilirken kur farkı dikkate alınmayacak, (X) Bankasınca Bay (A)’nın alım-satım kazancı olan (101.000 $ – 100.000 $=) 1.000 $’ın satış tarihindeki YTL karşılığı olan (1.000 $ x 1.6 YTL =) 1.600 YTL üzerinden % 15 oranında tevkifat yapılacaktır.

 

  • Yabancı para cinsinden ihraç edilen menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçları ;

 

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının yabancı bir para cinsinden ihraç edilmiş olması halinde ise, tevkifat matrahının tespitinde kur farkı dikkate alınmayacaktır.

Kur olarak işlem anında kullanılan kur, böyle bir kurun bulunmadığı hallerde ise Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınacaktır.

 

  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri

 

Geçici 67 nci maddenin (12) numaralı fıkrasında, bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı addolunacağı hükme bağlanmıştır.

 

Bu hüküm uyarınca, bankalar veya aracı kurumlar bu nitelikte bir işlem yapmaları halinde vadeli işlem veya opsiyon sözleşmesinin hükmünden yararlanıldığı anda, sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki fark üzerinden % 15 oranında tevkifat yapacaklardır.

 

Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında yapılan işlemlerden 2006 yılında elde edilen kazançlar için ise tevkifat oranı sıfır olarak uygulanacaktır.

Vadeli işlem veya opsiyon sözleşmeleri dolayısıyla ödenen komisyonlar ve banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır

 

  • Alım-satım işlemlerinin bir kısmının zararla sonuçlanması ;

 

Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında, üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım-satım işlemi yapılması halinde tevkifatın gerçekleştirilmesinde bu işlemlerin tek bir işlem olarak dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

Bu hüküm uyarınca alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin bir kısmının zarar bir kısmının kar ile sonuçlanması halinde zararlar karlardan mahsup edilmek suretiyle tevkifat matrahı tespit edilecektir. Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilecektir. Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının izleyen döneme aktarılması mümkün değildir.

 

Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır.

 

I – Sabit getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları

II – Değişken getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları

III – Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri

 

Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. Gruptaki vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kapsamında değerlendirilecektir.

 

Örnek:

Bay A’nın, 2007 yılının ilk üç ayında (Z) Aracı Kurumu vasıtasıyla yapmış olduğu alım/satım işlemlerine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir. Örneğimizde, Devlet tahvilinin 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edildiği varsayılmıştır.

 

Menkul Kıymet Türü Alış Bedeli (YTL) Satış Bedeli (YTL) Kar/Zarar (YTL)
Hazine bonosu 80.000 70.000 -10.000
Hisse senedi 10.000 12.000 2.000
Hisse senedi 15.000 20.000 5.000
Devlet Tahvili 90.000 85.000 -5.000
Hisse senedi 10.000 5.000 -5.000
Hisse senedi 30.000 45.000 15.000

Bay (A), hisse senetleri alım-satımından 17.000 YTL kazanç elde etmiş olup, Devlet tahvili/bono alım satım işlemi ise 15.000 YTL zararla sonuçlanmıştır.

 

Değişken getirili hisse senetleri ile sabit getirili tahvil/bonoların farklı türden menkul kıymet olması sebebiyle zarar mahsubu yapılamayacaktır. Bu durumda, (Z) Aracı Kurumu, Bay (A)’nın hisse senedi alım-satım kazancı toplamı olan 17.000 YTL üzerinden % 15 oranında tevkifat yapacaktır.

 

Bay (A), takvim yılını aşmamak şartıyla izleyen üç aylık dönemlerde tahvil/bono alım-satımından kazanç elde etmesi halinde bu zararı mahsup edecektir.

 

  1. Tevkif Edilen Vergilerin Beyanı;

 

Banka ve aracı kurumlar, tevkif ettikleri vergileri internet ortamında, şekli ve muhteviyatı Maliye Bakanlığınca belirlenecek bir beyanname (ek 1) ile tevkifat dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine beyan edecek ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeyeceklerdir.

 

Söz konusu beyan ve ödeme bankalar ve aracı kurumların merkezleri tarafından yapılacaktır

 

  1. Tevkifata Tabi Tutulan Gelirlerin Beyanı;

 

Geçici 67’nci maddesinin 7’nci bendinde “……………) (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tâbi tutulan kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez.” denilmek suretiyle  söz konusu sermaye piyasası araçlarının elden çıkartılmasından elde edilen gelirler için yapılacak olan %15 oranındaki tevkifatın nihai vergi olacağı , ayrıca bu gelirleri elde eden mükelleflerin ne olursa olsun  yıllık veya münferit beyanname vermeyecekleri hususu hüküm altına alınmıştır.

 

  1. İstisna Uygulaması ;

 

31.12.2004 tarih ve 25687 (3.mük) saylı Resmi Gazete ile yayınlanan 5281 sayılı “ Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun “ un 27’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin üçüncü fıkrası “Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.” Şeklinde  01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.

Söz konusu değişiklikle bir takvim yılında elde edilen  değer artış kazançlarının tamamı için söz konusu  olan 13.000YTL’lik [3] istisna uygulaması hem tutar olarak hem de kapsam olarak daraltılmıştır. Bu şekilde geçici 67’nci madde kapsamında tevkifata tabi tutuldukları için beyan dışı bırakılmış olan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden  çıkartılmasından elde edilen kazançlar istisna kapsamı dışına çıkartılmıştır.Bu değerler dışında kalanlardan elde edilen değer artış kazançları içinde uygulanacak olan istisna 6.000.-YTL olarak belirlenmiştir.

Buradaki  menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ibaresinden  geçici 67’nci maddenin 12’nci fıkrasında yer alan tanımlamanın anlaşılacağı ve bu tanımlama kapsamındaki menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarının istisna kapsamı dışına çıkartıldığı hususu tabiidir.

 

  1. Hisse Senetlerinin Elden Çıkartılması Sonucu Elde Edilen Değer Artış Kazancının Vergilendirilmesi ile ilgili yenilikler;

 

5281 sayılı “ Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na geçici 67’inci madde eklenmek suretiyle, (01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere )  hisse senetlerinin elden çıkartılması sonucu elde edilen değer artış kazançlarının tevkif suretiyle vergilendirilmesi , yapılan bu tevkifatın nihai vergi olması ve ayrıca bir beyanname ile beyan edilmemesini içeren yeni bir vergilendirme sistemi getirilmiştir.

 

Getirilen bu yeni vergileme sistemi 2005 ve daha önceki  takvim yıllarında  hisse senetlerinin elden çıkartılması sonucu elde edilen değer artış kazançlarının vergilendirilmesi uygulamasından farklı olarak aşağıdaki yenilikleri getirmiştir.

 

  • 01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen gelirler için Yıllık veya Münferit beyanname verilmesi söz konusu değildir;
  • 01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen gelirler için 13.000.-YTL’lik istisna uygulaması söz konusu değildir;
  • 01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen gelirler için maliyet endekslemesi yapabilmek için Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen (TEFE)endeksteki artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır. Bu oranın altında gerçekleşecek artış oranlarında maliyet endekslemesinin yapılması mümkün değildir.
  • 01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen gelirler tevkif suretiyle vergilendirilecektir.

Hisse Senetlerinin elden çıkartılması sonucu elde edilen kazançların vergilendirilmesi ile ilgili olarak; 5281 sayılı kanunun 27’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi değiştirilmek suretiyle  Geçici 67’nci madde de  bahsedilen ve nihai vergi konumundaki %15 oranındaki vergi tevkifatı ile ilgili olarak  yeni şartlar getirilmiştir.

 

Buna göre Bankalar  ve Aracı kurumlar tarafından tam mükellef kurumlara ait olan  hisse senetlerinin elden çıkartılması sonucu oluşan değer artış kazançlarından   % 15 oranında vergi tevkifatı yapılabilmesi için, Hisse Senetlerinin;

 

  • İvazlı İktisap Edilmiş olması;
  • İki tam yıl içinde alım satım işlemine konu edilmiş olması

gerekli ve zorunlu kılınmıştır.

 

Böylece borsada işlem gören, işlem görmeyen ayrımına gidilmeksizin   tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen kazançlar  %15 oranındaki  vergi tevkifatı kapsamı dışına çıkartılmıştır.

 

Bilindiği üzere  2005 ve daha öncesinde Türkiye’de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem gören ve üç aydan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri ile tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen kazançlar değer artış kazancı sayılmıyor ve vergi dışı bırakılıyordu. 5281 sayılı kanunun ile 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yukarıda açıklandığı üzere borsada işlem gören ,görmeyen ayrımına gitmeksizin tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkartılmasından elde edilen kazançların değer artış kazancı sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Böylece ,01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilmiş olsa da, 01.01.2006 tarihinden sonra elden çıkartılan hisse senetlerinden;

 

  • İvazsız iktisap edilenler ile ,
  • Tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulanların elden çıkartılmasından elde edilen kazançlar değer artış kazancı sayılmayacak ve vergiye tabi tutulmayacaktır.

 

01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilip, 01.01.2006 tarihinden sonra elden çıkartılan hisse senetlerinden (yukarıda belirtilen şartları sağlamadıkları için ) elde edilen değer artış kazançları 31.12.2005 tarihi itibariyle   yürürlükte bulunan hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

 

01.01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen  hisse senetlerinden (yukarıda belirtilen şartları sağlamadıkları için ) elde edilen değer artış kazançları 2015 tarihine kadar geçici 67’nci madde hükümlerine göre vergilendirilecektir.

 

6.Tevkifat Kapsamı Dışında Tutulanlar;

 

  • Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

  • Menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin alım-satımından elde edilen gelirler,
  • Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım-satımı, itfası sırasında elde edilen gelirler ve bunların dönemsel getirileri,
  • Tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler,

 

tevkifat kapsamı dışında tutulmuşlardır.

 

  • Geçici 67 nci maddenin (9) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

Geçici 67 nci maddenin (9) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirler  tevkifat uygulaması dışında bırakılmıştır. Bu gelirler 31.12.2005 tarihi itibariyle   yürürlükte bulunan hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

 

Ancak, dar mükellef kurumların (9) numaralı fıkralarda sayılan menkul kıymetleri elden çıkarmak suretiyle sağladıkları kazançlar üzerinden Geçici 67 nci maddeye göre tevkifat yapılacaktır.

 

  • Geçici 67 nci maddenin (10) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tevkifat dışı kalanlar;

 

Geçici 67 nci maddenin (10) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, 01/01/2006 tarihinden önce iktisap edilmiş olan menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından veya elde tutulma sürecinde elde edilen gelirler tevkifata tabi olmayacaktır. Bu gelirler 31.12.2005 tarihi itibariyle   yürürlükte bulunan hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir

 

Ancak, dar mükellef kurumların (10) numaralı fıkralarda sayılan menkul kıymetleri elden çıkarmak suretiyle sağladıkları kazançlar üzerinden Geçici 67 nci maddeye göre tevkifat yapılacaktır.

 

 

1.2-ARIZİ  KAZANÇLAR

 

Gelir  Vergisi  Kanunu’ nun  82. maddesi, GVK’ nın 2. maddesinde sayılan  7. gelir unsuru olan  diğer kazanç ve iratların  ikincisi olan arızi  kazançları  düzenlemiştir. Bu düzenleme, devamlı bir kaynağa bağlı olmayan, arızi veya tesadüfi doğan  kazançları vergilendirmek amacıyla yapılmıştır. Ancak burada arızi kazanç olarak  GVK’ nın 82. maddesinde  6 bent  halinde sayılan gelirlerin vergilendirilmesi söz konusudur. Bu bentlerde yer almayan gelirlerin arızi kazanç olarak vergilendirilmesi  mümkün değildir.

 

4783 sayılı Kanun ile  GVK’ nın 82. maddesinde yapılan düzenlemelerde, bir takvim yılında (1),(2),(3) ve (4) numaralı  bentlerde  yazılı olan arızi kazançlar(henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere  iştirak edilmemesi  karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 13.000.-YTL’lik kısmının gelir vergisinden istisna olduğu belirtilerek, maddede sayılan arızi kazançlarının tamamı için yıllık 13.000.-YTL’lik  tutar vergi dışında tutulmuştur.

 

2005 yılında elde edilen arızi kazançların vergilendirilmesi ile ilgili hükümler aşağıda bentler halinde açıklanacaktır.

 

1.2.1-Arızi Olarak Ticari Muamelelerin İcrasından veya  Bu  Nitelikteki Muamelelere Tavassuttan Elde Edilen Kazançlar(GVK  Mad. 82/1)

 

Örneğin, tesadüfen  bir şahsın alıcı ve satıcı arasına girerek, bir malın alım satımına aracılık yaparak bu hizmetinin karşılığı olarak aldığı para arızi kazanç niteliğindedir. Yine ticaretle uğraşmayan bir kişinin karlı bir iş olacağını düşünerek tamire veya bakıma muhtaç bir aracı alıp, tamir ve bakımını yaptıktan sonra satıp bir kar elde etmesi, şahsın bu karı arızi kazanç  niteliğindedir.

 

Bu bende göre bir kazancın arızi kazanç olarak vergilendirilmesi  için, elde edilen kazancın  13.000.-YTL’yi  aşması  gerekir. Kazanç 13.000.-YTL’ yi aşmıyorsa vergilendirme söz konusu olmayacaktır. Elde edilen kazancında  13.000.-YTL’ yi aşan kısmı vergilendirilecektir. GVK’ nın 82. maddesinde sayılmış olup istisnaya tabi diğer neviden arızi kazançlarında bulunması halinde, istisna, toplam kazanca uygulanacaktır.

 

Örnek:Bay A  eski bir otomobili tamir edip satmak amacıyla 11.500.-YTL’ ye satın almış, söz konusu otomobili  25.09.2005 tarihinde 30.000.-YTL’ ye satmıştır. Otomobilin tamir ve diğer masrafları için  4.500.-YTL harcama  yapmıştır. Bay A’ nın durumunu inceleyelim:

Satış bedeli : 30.000
Alış bedeli : 11.500
Toplam giderler : 4.500
Elde edilen kazanç : 14.000
İstisna tutarı : 13.000
Vergiye tabi kazanç : 1.000

 

 

Bay  A   yaptığı gider ve istisna tutarını düştükten sonra  kalan  1.000.- YTL’ yi beyan edecektir.

 

Örnek:Bay A  ucuz bulduğu bir kamyoneti   15.03.2005 tarihinde 11.000.-YTL’ ye satın almış bir süre kullandıktan sonra  20.05.2005 tarihinde  24.500.-YTL’ ye satmıştır. Bay (A)  bu geliri için beyanname verecek midir?

 

Bay (A)’ nın durumunu inceleyelim:

Satış bedeli : 24.500
Alış bedeli : 11.000
Elde edilen kazanç : 13.500
İstisna tutarı : 13.000
Vergiye tabi kazanç : 500

 

Bay A  elde ettiği kazançtan istisna tutarı düştükten sonra kalan tutar olan 500.-YTL’ yi beyan edecektir.

1.2.2-Ticari veya Zirai Bir İşletmenin Faaliyeti ile Serbest Meslek Faaliyetinin Durdurulması veya Terk Edilmesi,Henüz Başlamamış Olan Böyle Bir Faaliyete Hiç Girişilmemesi,İhale,Artırma ve Eksiltmelere İştirak Edilmemesi Karşılığında Elde Edilen Hasılat(GVK Mad. 82/2)

 

Örnek:X firması temel gıda maddeleri toptan ticareti yapmaktadır. Aynı bölgede temel gıda maddeleri toptan ticaretiyle uğraşan Bay A da bulunmaktadır.  X firması Bay A’ yı arayarak bu faaliyetini durdurması karşılığında 35.000.-YTL ödeyebileceklerini belirtmişlerdir. Bay A teklifi kabul edip faaliyetini durdurmuştur. Faaliyetini durdurmak için  7.500.-YTL gider yapmıştır.

 

Bay A’ nın durumunu inceleyelim:

 

X firmasından elde ettiği tutar : 35.000
Toplam giderler : 7.500
Elde edilen kazanç : 27.500
İstisna tutarı : 13.000
Vergiye tabi kazanç : 14.500

 

Bay  (A)  yaptığı giderleri ve istisnayı düştükten sonra kalan  14.500.-YTL’ yi beyan edecektir.

 

1.2.3-Gayrimenkullerin Tahliyesi veya Kiracılık Hakkının Devri Karşılığında Alınan Tazminatlar ile Peştamallıklar (Kiracıya Ait Tesisat ve Malların Tahliye ve Devri Sırasında Kiralayan veya Yeni Kiracıya Devrinden Doğan Kazançlar Dahil) (GVK Mad. 82/3)   

 

1.2.4- Arızi Olarak Yapılan Serbest Meslek Faaliyetleri Dolayısıyla Tahsil Edilen Hasılat (GVK Mad. 82/4)

Örneğin, Üniversitede  profesör bir doktorun, üniversiteden aldığı gelir ücret, Doktorun  muayenehane  açıp  burada  hasta  muayenehane  ederek   elde ettiği gelir serbest meslek  kazancı,  muayenehane  açmadan  ara  sıra  hasta  muayene  etmesi     karşılığında elde  ettiği  kazanç  ise  arızi  kazançtır.

Örnek :Bay (A) doktor olduğu hastaneden emekli olmuş özel muayenehanesi de bulunmamaktadır. Bay (A) Temmuz (2005) tarihinde eski bir hastasının ricası üzerine ameliyata girmiş ve bunun karşılığında  20.000.-YTL bir ücret almıştır. Bay A bu ücretten  ameliyatta yardımcı olan asistana  3.000.-YTL, hemşirelere de  2.000.-YTL vermiş, 1.500.-YTL de malzemeye ödeme de bulunmuştur.  vermiştir.  Bay A aldığı bu ücreti beyan edecek midir?

 

Bay (A)’ nın durumunu inceleyelim:

 

 Elde ettiği kazanç : 20.000
Toplam giderler : 6.500
Elde edilen kazanç : 13.500
İstisna tutarı : 13.000
Vergiye tabi kazanç : 500

 

Bay (A)’ nın  aldığı  bu  ücret  arızi   olarak   yapılan   serbest   meslek   faaliyeti  sonucu  elde  edildiğinden  arızi  kazanç olarak  vergilendirilecektir.

 

1.2.5- Gerçek Usulde Vergiye Tabi Mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak Sonradan Elde Ettikleri kazançlar (GVK Mad. 82/5)

 

Örnek :Ticaretle  uğraşan  Bay (A)’ nın  (X)  firmasıyla  ticari  ilişkisi  vardır. Bay  (A)  (X)  firmasına  vadeli olarak  60.000- YTL’ lik  mal  satışı  yapmıştır. (X)  firması  aldığı malların  25.000.-YTL’ lik   kısmını  ödememiştir.  Bay (A)  bu  alacağının  tamamı  için   şüpheli  alacak   karşılığı  ayırıp,  (X)  firmasına da  dava  açmıştır. Dava  sonuçlanmadan    Bay (A)   ticari   faaliyetine   son  vermiştir. Dava  sonuçlanmış   (X)  firması Bay (A)’ya kalan borcu olan 25.000.- YTL ‘yi ödemiştir. Bay (A) yaptığı bu tahsilatı gelir olarak beyan edecek midir?

 

Bay  (A)’nin durumunu inceleyelim.

 

Bay  (A)   ticari  faaliyeti   sona   erdikten   sonra  tahsil  ettiği  25.000.-YTL’ yi ilgili   yılda   şüpheli   alacak  karşılığı olarak  kayıtlarına intikal ettirdiği için, 25.000.-YTL’ yi   tahsil  ettiği  yıl  arızi  kazanç  olarak  beyan  edecektir. Burada  13.000.YTL’lik istisnanın uygulanması söz konusu değildir.

 

1.2.6- Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile Yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar

 

Dar  mükellefiyete  tabi  olanların  Türkiye  ile  yabancı  ülkeler   arasında   arızi  olarak  yaptıkları  ulaştırma işlerinden  elde  ettikleri kazançlardan,  hava  ve  deniz   taşımacılığında; yolcu veya  yükün  Türkiye sınırları içindeki  limandan  alınması, kara  taşımacılığında  ise  yolcu veya  yükün  Türkiye  sınırları içinde  bir  yerden  alınması  veya taşıta yüklenmesi durumunda  Türkiye’de  elde  edilmiş  sayılan   hasılat  arızi kazanç olarak vergilendirilecektir.Bu  şekilde  elde edilen arızi kazançların özel beyanname ile beyan edilmesi  gerekir.

 

Bu bent kapsamında elde edilen kazançların safi tutarının tespitinde GVK’ nın 45. maddesine atıfta bulunulmaktadır. GVK’ nın  45. maddesinde ise ”Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar Kurumlar vergisine tabi yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tayinine ait esaslara göre tespit olunur.”  hükmü yer almaktadır.

 

Kurumlar Vergisi Kanunu’ nun  18. maddesi uyarınca  yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19’ uncu maddeye göre tespit edilecek hasılata ortalama emsal nispetinin  uygulanması suretiyle hesaplanmaktadır.

 

Buna göre dar mükellef gerçek kişilerin  Türkiye ile yabancı memleketler arasında arızi olarak yapacakları ulaştırma işlerinde safi kazanç (matrah), elde edilen hasılata Maliye Bakanlığınca belirlenecek ortalama emsal nispetinin uygulanması ile bulunacaktır. Bu nedenle safi kazancın tespitinde ayrıca  yapılan giderlerinde indirilmesi mümkün değildir.

 

Bu bent kapsamında elde edilen kazançlarda herhangi bir istisna söz konusu değildir. Elde edilen kazancın tamamı vergiye tabidir.

 

 

 

2-DİĞER KAZANÇ VE İRATLARIN BEYANI

Diğer kazanç ve iratların beyanı tam mükellefiyette ve dar mükellefiyette farklılık arz etmektedir.

 

2.1- Tam Mükellefiyette Diğer Kazanç ve İratların Beyanı:

 

Diğer kazanç ve iratlar, beyana tabi gelir söz konusu olduğunda yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken gelir unsurlarındandır. Aşağıda tam mükellef gerçek kişilerce  2005 yılında elde edilen diğer kazanç ve iratların beyan durumu açıklanmıştır.

 

2.1.1-Beyanname Verilmeyecek Haller:

 

– Yıllık toplam kazanç tutarı istisna haddi olan 13.000.-YTL’nin altında  kalan değer artış kazançları nedeniyle beyanname verilmeyecek olup, diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilmesi halinde de söz konusu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

– GVK’nın 82’inci maddesinin 5’inci bendinde sayılan kazançlar ile 2’inci bendinde sayılan kazançlardan henüz başlanmamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç yıllık toplam kazanç tutarı istisna haddi olan 13.000.-YTL’nin altında kalan arızi kazançlar nedeniyle beyanname verilmeyecek olup, diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilmesi halinde de söz konusu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

-26.07.2001 tarihinden sonra ihraç edilen devlet tahvilleri ve hazine bonolarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlara münhasır olmak üzere; söz konusu gelirlerin 2005 yılı için 174.033,88YTL tutarındaki kısmı gelir vergisinden istisna tutulmuştur. İstisna kapsamına giren söz konusu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi, diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir. Ancak söz konusu istisnanın belirtilen kağıtlardan elde edilen faiz gelirleri ile birlikte uygulandığı hususu gözden kaçırılmamalıdır.(GVK. Geç.md. 59)

 

– Değer artış kazancı kapsamında olup, Gelir Vergisi Kanununun 81’inci maddesinde düzenlenen “Vergilendirilmeyecek Değer Artış Kazançları” nedeniyle beyanname verilmeyecek ve diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilse dahi söz konusu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

2.1.2- Yıllık beyanname İle Beyan Edilecek Diğer Kazanç ve İratlar:

 

Arızi kazançlardan;

 

– Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançların (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil) (GVK. Md. 82/5)

 

– Henüz başlanmamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançların,  (GVK. Md. 82/2)

 

tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Ayrıca;

 

– Toplam tutarları istisna haddi üzerinde kalan diğer kazanç ve iratların, istisna haddi üzerinde kalan kısmı için yıllık beyanname verilmesi,

 

– 26.07.2001 tarihinden sonra ihraç edilen devlet tahvilleri ve hazine bonolarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlara münhasır olmak üzere; söz konusu gelirlerin 2005 yılı için 174.033,88YTL tutarındaki istisna haddinin üzerindeki kısmı için yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir.

 

  2.2- Dar Mükellefiyette Diğer Kazanç ve İratların Beyanı:

 

GVK’nın 101’inci maddesi hükmünce dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerden yıllık beyanname vermeye mecbur olmayanlar Türkiye’de elde etmiş oldukları diğer kazanç ve iratlarını münferit beyanname ile bildirmeye mecburdurlar. Dar mükellefiyette diğer kazanç ve iratların Türkiye’de elde edilmiş sayılabilmesi için bu kazanç ve iradı doğuran işin veya işlemin Türkiye de yapılmış olması veya Türkiye’de değerlendirilmiş olması gerekmektedir. Değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı ülkede yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır. Karından ayrılması gider yazılması anlamına gelmektedir.

 

Dar mükellef gerçek kişiler;

 

-Gelir Vergisi Kanununun 82’inci maddesinin 5 ve 6’ıncı bendinde sayılan kazançlar ile aynı maddenin 2’inci bendinde belirtilen, henüz başlanmamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançları tutarı ne olursa olsu münferit beyanname ile beyan edeceklerdir.

 

-Yukarıdakiler dışında kalan ve toplam tutarları istisna hadleri üzerinde kalan diğer kazanç ve iratların istisna haddi üzerinde kalan kısmı için münferit beyanname verilmesi gerekmektedir.

 

-26.07.2001 tarihinden sonra ihraç edilen devlet tahvilleri ve hazine bonolarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlara münhasır olmak üzere; söz konusu gelirlerin 174.033,88YTL tutarındaki istisna haddinin üzerindeki kısmı için münferit beyanname verilmesi gerekmektedir.

 

Diğer yandan dar mükellef gerçek kişilerin münferit beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları diğer kazanç ve iratlarını hangi vergi dairesine nasıl beyan edecekleri GVK’nın 101’inci maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre dar mükellefler,

 

1-Gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarını gayrimenkulün bulunduğu,
2- Menkul malların ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarını mal ve hakların Türkiye’de elden çıkarıldığı,
3-Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde ettikleri diğer kazanç ve iratlarını işletmenin bulunduğu,
4-Arızi olarak ticari işlemlerin yapılmasından veya bu nitelikteki işlemlere tavassuttan elde edilen diğer kazanç ve iratlarla, arızi olarak serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançlar ve dar mükellefiyete tabi olanların 45’inci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri diğer kazanç ve iratlar, faaliyetin yapıldığı veya yolcu veya yükün taşıta alındığı,

 

5-Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri diğer kazanç ve iratlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil), ticari, zirai veya veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi veya ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde ettikleri diğer kazanç ve iratları, vergisi tevkif suretiyle alınmamış menkul sermaye iratlarını ve diğer her türlü kazanç ve irada ilişkin ödemenin Türkiye’de yapıldığı

 

6-Diğer hallerde Maliye Bakanlığınca belirlenen,

 

yerin vergi dairesine münferit beyanname ile bildirmeye mecburdurlar.  Diğer kazanç ve iratlarla ilgili münferit beyannamelerin bu kazanç ve iratların iktisap olunduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde ilgili vergi dairesine verilmesi mecburidir.

 

NOT: Yukarıdaki açıklamalar 2005 takvim yılında elde edilen  gelirler için geçerli olup; değer artış kazançlarının vergilendirilmesinde 01.01.2006 tarihinden itibaren önceki bölümde ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere GVK geçici 67’inci maddesi ile yeni bir vergileme sistemi getirildiği hususu gözden kaçırılmamalıdır.

 

 

IX-GELİRİN TOPLANMASI

 

Mükellefler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde yazılı yedi gelir unsurundan bir takvim yılı içerisinde elde ettikleri kazanç ve iratları, aynı Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça yıllık beyannameyle beyan ederler. Gelir Vergisi Kanunu’nun 85. maddesine göre beyan edilmesi gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur.

1-Gelirin Toplanmayacağı Haller

Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.(Gelir Vergisi Kanunu Md.86)

 

Tam Mükellefiyette;

  • Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlar, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/15.maddesinde yazılı menkul sermaye iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,
  • Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (7.8.2003 tarihinden geçerli olmak üzere) (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103.maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil),
  • Vergiye tabi gelir toplamının yukarıda belirtilenler hariç 103.maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,
  • Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 800.-YTL’yi aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları,
  • 01.1999-31.12.2005 tarihleri arasında elde edilmiş ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/7,12 ve 14 numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları ile menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları (Gelir Vergisi Kanunu Geçici Md.55)
  • 12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen kurum kazancının 24.04.2003 tarihinden sonra dağıtılması halinde gerçek kişilerce elde edilen kar payları (Gelir Vergisi Kanunu Geçici Md.62)

için, gelir toplanmayacak ve diğer gelirler nedeniyle beyanname verilse bile dikkate alınmayacaktır.

  • Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançları için çiftçiler beyanname vermezler. Ancak, çiftçiye ait olmakla beraber zirai işletmeye dahil olmayan biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araç veya on yaşına kadar ikiden fazla traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilir.

2-Dar Mükellefiyette

Tamamı Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar.

Ayrıca, 2003 yılı gelirlerinin toplanması, beyanı ve gelirin toplanmayacağı hallerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 11.02.2004 tarih ve 16 sayılı Gelir Vergisi Sirküleri’ çıkartılmıştır. Bu sirkülere 2005 takvim yılı ile ilgili olarak değişen veriler tarafımızca işlenmek suretiyle 2005 yılı gelirlerinin beyanına göre yeniden uyarlanmış şekline  aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir:

 

16 SAYILI GELİR VERGİSİ SİRKÜLERİ (2005 yılına uyarlanmış şekli)

 

  1. Yasal Düzenlemeler

Gelirin toplanması ve beyanı ile toplama yapılmayan haller Gelir Vergisi Kanununun 85 inci maddesi ile 4842 ve 4962 sayılı Kanunlarla değişik 86 ncı maddesinde düzenlenmiştir.

Söz konusu maddelere aşağıda yer verilmiştir:

“Gelirin toplanması ve beyan

Madde 85- Mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu Kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur.

Tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu hüküm şirketlerin faaliyet ve tasfiye dönemlerine şamil olmak üzere kollektif şirket ortakları ile komanditeler hakkında da uygulanır.

Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar:

1.Mükellefin bunları Türkiye’de hesaplarına intikal ettirdiği yılda;

2.Türkiye’de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde, mükellefin bunlara tasarruf edebildiği yılda;

elde edilmiş sayılır.”

“Toplama yapılmayan haller

Madde 86- Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

1.Tam mükellefiyette;

  1. a) Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlar, bu Kanunun 75 inci maddesinin (15) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,
  2. b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil),
  3. c) Vergiye tabi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,
  4. d) Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 800.-YTL’yi aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.
  5. Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar.”
  6. Yıllık Beyanname ile Beyan Edilecek Gelirler

Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde gelir unsurları itibariyle tam ve dar mükellefiyet esasında beyan edilecek kazanç ve iratlar aşağıda açıklanmıştır.

3.1. Ticari, Zirai ve Mesleki Kazançlar

Tam mükellefiyette;

Basit usulde vergilendirilen ticari kazançlar ile gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve serbest meslek kazançları tutarı ne olursa olsun (zarar edilmiş olsa dahi) yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Tasfiye halinde bulunanlar da dahil olmak üzere kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortaklarının kazançları için de tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilecektir.

Dar mükellefiyette;

Dar mükellef gerçek kişiler ticari kazançları ve gerçek usulde tespit edilen zirai kazançları ile tevkif yoluyla vergilendirilmemiş serbest meslek kazançları için yıllık beyanname vermek zorundadır.

Tevkif yoluyla vergilendirilmiş serbest meslek kazançları için yıllık beyanname verilmeyecektir.

3.2. Ücretler

Tam mükellefiyette;

Tam mükellef gerçek kişiler tevkif yoluyla vergilendirilmiş, tek işverenden alınan ücretleri için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyeceklerdir. Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2005 yılı gelirleri için 15.000.-YTL) aşması halinde birinci işverenden alınan da dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı serbestçe belirlenebilecektir.

Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri (Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde yer alan diğer ücretler hariç) için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilecektir.

Dar mükellefiyette;

Dar mükellef gerçek kişiler, tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri için beyanname vermeyeceklerdir. Bu uygulamada, ücret tutarının ve işveren sayısının bir önemi bulunmamaktadır.

3.3. Gayrimenkul Sermaye İratları

Tam mükellefiyette;

Tam mükellef gerçek kişiler, vergi tevkifatına tabi tutulmuş gayrimenkul sermaye iratları için beyan sınırını(2005 yılı gelirleri için 15.000.-YTL)  aşmaları halinde beyanname vereceklerdir.

Tevkif yoluyla vergilendirilmemiş konut kira geliri ile ilgili olarak 2005 yılı için istisna tutarı olan 2.000.-YTL’nin aşılması halinde beyanname verilecektir.

Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 2005 yılı beyan sınırı olan 800.-YTL’yi aşmayan, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Konut kira geliri ile vergi tevkifatına tabi tutulmuş gayrimenkul sermaye iradının birlikte elde edilmesi halinde, 15.000.-YTL’lik haddin hesabında; konut kira geliri için istisna tutarı düşüldükten sonra kalan tutar ile tevkifata tabi tutulmuş gayrimenkul sermaye iradının brüt tutarının toplamı dikkate alınacaktır.

Dar mükellefiyette;

Dar mükellef gerçek kişiler Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş gayrimenkul sermaye iratları için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname vermeyeceklerdir.

Tevkif yoluyla vergilendirilmemiş konut kira gelirleri ile ilgili olarak (yurt dışında yerleşik olup dar mükellefiyet esasında vergilendirilmekte olan Türk vatandaşları da dahil) 2005 yılı için istisna tutarı olan 2.000.-YTL’nin aşılması halinde yıllık beyanname verilecektir.

3.4. Menkul Sermaye İratları

Tam Mükellefiyette;

2005 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarının bir kısmı tutarı ne olursa olsun, bir kısmı ise elde edilen gelirin belirli bir tutarı aşmaması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.

3.4.1. Tutarı Ne Olursa Olsun Beyan Edilmeyecek Menkul Sermaye İratları

Aşağıda belirtilen gelirler tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek olup, diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye de dahil edilmeyecektir.

  1. Vergi kesintisine tabi tutulmuş olan,

– Mevduat faizleri,

– Özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,

– Repo gelirleri,

– Menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları.

  1. 07/10/2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta poliçeleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratları.
  2. Kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançların dağıtımı halinde, gerçek kişilerce elde edilen kar payları.
  3. Kurumların karlarını sermayeye eklemek suretiyle gerçekleştirdikleri kar dağıtım işlemlerinde gerçek kişi ortaklarca elde edilen kar payları.

3.4.2. Belirli Bir Tutarı Aşmaması Halinde Beyan Edilmeyecek Olan Menkul Sermaye İratları

a- 15.000.-YTL’yi Aşmaması Halinde Beyan Edilmeyecek Menkul Sermaye İratları

Türkiye’de tevkif yoluyla vergilendirilmiş olan ve 15.000.-YTL’yi aşmayan aşağıda belirtilen menkul sermaye iratları için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

– Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler.

– Tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payları.

Elde edilen gelirin 15.000.-YTL’yi  aşması halinde bu gelirlerin tamamı yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Menkul sermaye iratları toplamının 15.000.-YTL’yi  aşmadığının tespitinde; indirim oranı ve istisna uygulanabilecek menkul sermaye iratlarının, indirim oranı ve istisna uygulandıktan sonra kalan kısımlarının dikkate alınması, bu iratların beyan edilmesinin gerektiği durumlarda ise indirim oranı ve istisna uygulandıktan sonra kalan kısımlarının beyan edilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen gelirlerden, her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarından sağlanan kar payları (Dövize, altına veya başka bir değere endeksli olanlar ile döviz cinsinden ihraç edilenler hariç) indirim oranı uygulamasından, Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri (26/07/2001 tarihinden önce ihraç edilenler hariç) ise ayrıca istisnadan yararlanmaktadır.

Öte yandan, tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek olan ve bu Sirkülerin 3.4.1. bölümünde belirtilen menkul sermaye iratlarının, beyan sınırı olan 15.000.-YTL’lik haddin hesabında dikkate alınmayacağı tabiidir.

Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 800.-YTL’yi aşmayan, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratları için de yıllık beyanname verilmeyecektir.

Vergi tevkifatına tabi tutulmuş menkul sermaye iratları ile tevkifata tabi tutulmamış menkul sermaye iratlarının birlikte elde edilmesi halinde, 15.000.-YTL’lik haddin hesabında toplam tutar dikkate alınacaktır.

b- 800.-YTL’yi Aşmaması Halinde Beyan Edilmeyecek Menkul Sermaye İratları

Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmayan ve istisna uygulanmayan aşağıda belirtilen menkul sermaye iratlarının 800.-YTL’lik tutarı aşmaması halinde, bu iratlar beyan edilmeyecektir.

– Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri.

– Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller.

– İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar.

– Her çeşit senetlerin ıskonto edilmesi karşılığında alınan ıskonto bedelleri.

– Her nevi alacak faizleri.

– Yurt dışından elde edilen diğer menkul sermaye iratları.

800.-YTL’lik tutar bir istisna olmayıp, gelirin beyan edilip edilmeyeceğine yönelik tespitte dikkate alınacak bir haddir. Bu had yukarıda belirtilen gelirlerin her biri için ayrı ayrı uygulanmayacak olup, bu gelirlerin toplam tutarı dikkate alınacaktır.

3.4.3. İndirim Oranı Uygulanacak Menkul Sermaye İratları

2005 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından;

– Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler,

– Her nevi alacak faizleri,

– Menkul kıymetler yatırım ortaklıklarından sağlanan kar payları,

indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

3.4.4. 2005Yılı İndirim Oranı

İndirim oranı; Vergi Usul Kanununa göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2005 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı %……….’dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % …….’tir.

Buna göre, 2005 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı (%……./ % …….=) % …….. olmaktadır.

3.4.5. Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından Elde Edilen Gelirlerde İstisna

Gelir Vergisi Kanununun Geçici 59 uncu madde hükmü ile 26/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya arttırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması ile bulunacak tutar gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Buna göre, 2005 yılında söz konusu gelirlere uygulanacak istisna tutarı;174.033,88YTL olmaktadır. İstisna kapsamına giren söz konusu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi, diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir.

2005 yılında elde edilen ve gayrisafi tutarı (26/07/2001 tarihinden itibaren TL cinsinden ihraç edilenler) ………………….YTL.nı geçmeyen Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirleri beyan edilmeyecektir.

İstisna; faiz gelirleri açısından indirim oranı, elden çıkarma dolayısıyla elde edilen değer artışı kazançları açısından ise maliyet bedeli artırımı yapıldıktan sonra bulunan tutara uygulanacaktır.

İstisna; faiz gelirleri ile elden çıkarma dolayısıyla elde edilen değer artışı kazançları toplamına uygulanacaktır. Hem faiz hem de elden çıkarma dolayısıyla elde edilen kazancın bulunması ve gelir toplamının istisna sınırını aşması halinde, istisnanın hangi kazanca uygulanacağı serbestçe belirlenebilecektir.

Dar mükellefiyette;

Tevkif yoluyla vergilendirilmiş menkul sermaye iratları için tutarı ne olursa olsun beyanname verilmeyecektir.

Türkiye’de tevkif yoluyla vergilendirilmemiş menkul sermaye iratları münferit beyanname ile beyan edilecek olup, beyan edilecek gelir tutarının (matrahın) tespitinde enflasyondan arındırmaya ilişkin hükümler de göz önünde bulundurulacaktır.

3.5. Diğer Kazanç ve İratlar

Tam Mükellefiyette;

Tam mükellef gerçek kişiler, istisna tutarını geçen diğer kazanç ve iratlarını yıllık beyanname ile beyan etmek zorundadırlar. 2005 yılına ilişkin istisna tutarı değer artışı kazançları için 13.000.-YTL, arızi kazançlar için 13.000.-YTL  dir.

Gelir Vergisi Kanununun Geçici 59 uncu maddesi uyarınca 26 Temmuz 2001 tarihinden itibaren ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonoları faiz gelirlerine 2005 yılı için uygulanacak olan 174.33,88YTL’lik istisna, elden çıkarmadan doğan değer artışı kazançlarına da uygulanacağından, ayrıca Mükerrer 80 inci maddede yer alan 13.000.-YTL’lik  istisnanın uygulanması söz konusu değildir.

Dar mükellefiyette;

Dar mükellef gerçek kişilerin diğer kazanç ve iratları için yıllık beyanname vermeleri söz konusu olmayıp, bu gelirler için münferit beyanname verilecektir.

3.6. Birden Fazla Gelir Unsurunun Bir Arada Elde Edilmesi

Yukarıda yer alan bölümlerde, genel olarak, beyana tabi gelirin sadece bir gelir unsurundan oluştuğu varsayılarak bu gelirler için yıllık beyanname verilip verilmeyeceği konusunda açıklamalar yapılmıştır.

Bununla birlikte bir kişinin gelirinin birden fazla gelir unsurundan oluşması mümkündür. Bu durumda hangi gelirlerin beyannameye dahil edileceğine ilişkin açıklamalar izleyen bölümlerde yer almaktadır.

Tam Mükellefiyette;

Önceki bölümlerde yapılan açıklamalarda da görüldüğü üzere, yıllık beyannameye dahil edilme gelirin niteliğine ve tutarına bağlı olarak değişmektedir. Bazı gelirler için tutarı ne olursa olsun beyanname verilmesi zorunlu iken, bazı gelirler tutarı ne olursa olsun beyannameye dahil edilmemektedir. Bazı gelirler için ise belirli koşullara bakılarak beyanname verilip verilmeyeceğine karar verilmesi gerekmektedir.

3.6.1. Beyannameye Dahil Edilecek Gelirler

Aşağıdaki gelirler için (istisna hadleri içinde kalan kısımları hariç) yıllık beyanname verilecektir.

– Gerçek usulde vergilendirilen ticari kazançlar

– Basit usulde vergilendirilen ticari kazançlar

– Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazançlar

– Serbest meslek kazançları

– 13.000.-YTL ‘yi aşan diğer kazanç ve iratlar

– Tevkif suretiyle vergilendirilmemiş ücretler (Diğer ücretler hariç)

– Birden fazla işverenden alınan ve birden sonraki işverenden alınanların toplamı 15.000.-YTL’yi aşan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler

– Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ve toplamı 15.000.-YTL’yi aşan gayrimenkul ve menkul sermaye iratları

Daha öncede belirtildiği üzere, ticari ve gerçek usulde tespit edilen zirai kazançlar ile serbest meslek kazançları ile ilgili olarak bu faaliyetlerden zarar edilmiş olsa dahi yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir.

3.6.2. Beyannameye Dahil Edilmeyecek Gelirler

Aşağıdaki gelirler için beyanname verilmeyecektir.

– Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlar.

– Vergi kesintisine tabi tutulmuş olan mevduat faizleri.

– Vergi kesintisine tabi tutulmuş olan özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları.

– Vergi kesintisine tabi tutulmuş olan repo gelirleri.

– Menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları.

– 07/10/2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta poliçeleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratları.

– Kurumların 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançların dağıtımı dolayısıyla elde edilen kar payları.

– Kurumların karlarını sermayeye eklemek suretiyle gerçekleştirdikleri kar dağıtım işlemleri sonucunda elde edilen kar payları.

– Kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı.

– Toplamı 800.-YTL’yi aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.

– Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler.

– Birden fazla işverenden alınan ve birden sonraki işverenden alınanların toplamı 15.000.-YTL’yi aşmayan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler

– Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ve toplamı 15.000.-YTL’yi aşmayan gayrimenkul ve menkul sermaye iratları

Diğer gelirler dolayısıyla yıllık beyanname verilmesi durumunda da bu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.

Dar Mükellefiyette

Dar mükellefiyette her bir gelir unsuru itibariyle yapılan açıklamalar dikkate alınarak yıllık beyannameye dahil edilecek gelirler belirlenecektir.

  1. Yıllık Beyannamenin Verilmesi ve Vergilerin Ödenmesi

Gelir Vergisi Kanununun 92 ve 117 inci maddelerinde yapılan düzenleme ile bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilecek(1-15 Mart), beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi ise Mart ve Temmuz aylarında ödenecektir.

Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde ise beyanname, izleyen yılın Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilecek(1-15 Şubat), beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecektir.

  1. Konuya İlişkin Örnekler

Örnek 1:

Bayan (A), üç ayrı işverenden ücret geliri elde etmekte olup, ücretlerin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunmaktadır.

Birinci işverenden alınan ücret 30.000
İkinci işverenden alınan ücret 11.000
Üçüncü işverenden alınan ücret 5.000

Birinci işverenden alınan ücret toplama dahil edilmeyecek olup, 2 nci ve 3 üncü işverenden alınan ücretler toplamı (11.000+5.000 ) =  16.000.YTL, 15.000.-YTL’lik beyan sınırını aştığı için 46.000.-YTL’lik ücret gelirinin tamamı beyan edilecektir.

Örnek 2:

Bay (B)’nin tamamı üzerinden tevkifat yapılmış olan 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

Birinci işverenden alınan ücret 50.000
İkinci işverenden alınan ücret 10.000
İşyeri kira geliri (Brüt) 22.000

Bay (B)’nin birden sonraki işverenden aldığı ücret geliri olan 15.000:-YTL’lik  beyan sınırını aşmadığından, ücret gelirleri beyan edilmeyecektir.

Bay (B)’nin işyeri kira geliri ise 2005 yılı için geçerli olan 15.000:-YTL’lik  beyanname verme sınırını aştığından mükellef sadece bu gelirini beyan edecektir.

Örnek 3:

Serbest meslek erbabı Bay (C)’nin serbest meslek kazancı yanında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş iki işverenden ücret geliri ile yine tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri bulunmaktadır.

Serbest meslek kazancı 10.000
Birinci işverenden alınan ücret 28.000
İkinci işverenden alınan ücret 11.000
İşyeri kira geliri (Brüt) 10.000

Serbest meslek kazancı nedeniyle her halükarda beyanname verilecektir.

Birinci işverenden alınan hariç, ikinci işverenden alınan ücret geliri ise15.000:-YTL’lik   beyan sınırını aşmadığından ücret gelirleri beyannameye dahil edilmeyecektir.

Serbest meslek kazancı ve işyeri kira geliri tutarının toplamı 15.000:-YTL’lik  beyan sınırını aştığından, işyeri kira geliri beyannameye dahil edilecektir.

Örnek 4:

Bayan (D) üç ayrı şirkette yönetim kurulu üyesi olup, 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

Birinci işverenden alınan ücret 30.000
İkinci işverenden alınan ücret 12.000
Üçüncü işverenden alınan ücret 4.000
Konut kira geliri 5.000

Ücret gelirlerinin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.

Bayan (D), birden fazla işverenden aldığı ücret gelirinin yanı sıra mesken geliri elde etmiştir. Beyanname verilip verilmeyeceği öncelikle ücret gelirleri dikkate alınarak değerlendirilecektir.

Ücret gelirleri ile ilgili olarak birinci işverenden alınan ücret hariç, ikinci ve üçüncü işverenden alınan ücretlerin toplamı 15.000:-YTL’lik  beyan sınırını aştığı için birinci işverenden alınan ücrette dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir.

Konut kira gelirinden 2.000.-YTL’lik istisna tutarı düşülecek olup, kalan tutar gayrimenkul sermaye iradı olarak beyannameye dahil edilecektir.

Örnek 5:

Bay (E)’nin 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibi olup, ücret gelirleri ile işyeri kira gelirleri tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.

Birinci işverenden alınan ücret 40.000
İkinci işverenden alınan ücret 7.000
Konut kira geliri 9.500
İşyeri kira geliri (Brüt) 8.000

İkinci işverenden alınan ücret, 15.000:-YTL’lik  beyan sınırını aşmadığından ücret gelirleri beyan edilmeyecektir.

Mesken kira gelirinden 2.000.-YTL’lik istisna düşüldükten sonra kalan tutar her halükarda beyan edilecektir.

Konut ve işyeri kira geliri toplamı 15.000:-YTL’lik  beyan haddini aştığından, tevkifata tabi tutulmuş olan işyeri kira geliri de konut kira geliri ile birlikte beyan edilecek; hesaplanan vergiden tevkif yoluyla alınan vergiler mahsup edilecektir.

Örnek 6:

Bayan (F)’nin 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibi olup, ücret gelirleri ile işyeri kira gelirleri tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.

Birinci işverenden alınan ücret 40.000
İkinci işverenden alınan ücret 5.000
Üçüncü işverenden alınan ücret 6.000
İşyeri kira geliri (Brüt) 8.000
26/07/2001 tarihinden sonra ihraç edilen Hazine bonosu faiz geliri (indirim ve istisnadan sonra kalan tutar) 9.000

26/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen hazine bonosu faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan değer artışı kazançları toplamının 2005 yılında 174.033,88.-YTL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bayan (F)’nin birinci işverenden aldığı ücret hariç diğer ücretler toplamı (5.000+6.000  ) =  11.000.-YTL beyan sınırını aşmadığından, ücret gelirleri beyan edilmeyecektir. Ancak ücret gelirleri dışında elde ettiği gelirleri toplamı (8.000+9.000)= 17.000.-YTL beyan sınırını aşmaktadır. Bu durumda, Bayan (F) sadece işyeri kira geliri ile Hazine bonosu faiz geliri toplamı olan 17.000.-YTL’yi beyan edecektir.

Örnek 7:

Bay (G), 2005 yılında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri, mevduat faizi ile birlikte konut kira geliri elde etmiştir.

İşyeri kira geliri (Brüt) 8.000
Konut kira geliri 3.000
Mevduat faizi 10.000

Mevduat faizi geliri, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 55 inci maddesi uyarınca 31/12/2005 tarihine kadar beyan dışı olduğundan tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir.

Konut kira gelirinden 2.000.-YTL’lik istisna düşülecek olup, kalan tutar her halükarda beyan edilecektir.

İşyeri kira geliri ise, elde edilen gayrimenkul sermaye iradı toplamı (8.000 + 1.000 = 9.000.-YTL) 15.000:-YTL’lik  beyan sınırını aşmadığından beyannameye dahil edilmeyecektir.

Örnek 8:

Bay (H), 10/10/2002 tarihinde iktisap ettiği Hazine bonolarından 700.000.-YTL’lik kısmını 20/02/2005 tarihinde 800.000.-YTL’ye elden çıkarmış, geriye kalanlardan ise 350.000.-YTL  faiz geliri elde etmiştir.

Söz konusu Hazine bonolarının ihraç tarihi 25/07/2002’dir.

Bay (H), Hazine bonolarından bir kısmını elden çıkarması dolayısıyla elde ettiği değer artış kazancı ile ilgili olarak maliyet bedeli endekslemesi uygulamasından yararlanabilecektir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 59 uncu maddesi uyarınca 26 Temmuz 2001 tarihinden itibaren ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonoları faiz gelirlerine 2005 yılı için uygulanacak olan 174.033,88.-YTL, elden çıkarmadan doğan değer artışı kazançlarına da uygulanacağından, ayrıca Mükerrer 80 inci maddede yer alan 13.000.-YTL’lik istisnanın uygulanması söz konusu değildir.

İndirim Oranı : %57,5 olduğu kabul edilmiştir.

Tefe Oranları: Eylül 2002: 6.024,6 / Ocak 2005: 6.840,7’dir.

Artış Katsayısı (6.840,7/6.024,6=) 1,135;

Endekslenmiş Maliyet Bedeli: 794.500

(700.000×1,135=)

Değer Artışı Kazancı (800.000 – 794.500=) 5.500
Hazine bonosu faizi 350.000
İndirim oranına isabet eden tutar (350.000 x % 57,5=) 201.250
Hazine bonosu faiz geliri (350.000 – 201.250=) 148.750
Toplam Gelir Tutarı (5.500 + 148.750=) 154.250
İstisna 174.033,88
Beyan Edilecek Tutar 0

Bay (H), Hazine bonosu faiz gelirine indirim oranı, elden çıkarma dolayısıyla elde edilen değer artış kazancına ise maliyet bedeli endekslemesi uyguladıktan sonra bulunan tutardan (154.250.-YTL) 174.033,88.-YTL’lik  istisna  düşüldükten sonra  kalan bir tutar bulunmadığı için  beyan edilecek gelir bulunmamaktadır.

 

2.ZARARLARIN KARLARA TAKAS VE MAHSUBU

Gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından doğan zararlar (80.maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynaklardan doğan kazanç ve iratlara mahsup edilir.(Gelir Vergisi Kanunu md.88/1)

2.1.Mahsup Edilebilecek Zararlar

Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bir gelir unsurunda oluşan zarar diğer gelir unsurlarında oluşan zararlara mahsup edilebilmektedir. Yapılan mahsubun sonucunda arta kalan zarar, daha sonraki yılların gelirinden indirilir. Ancak beş yıl içinde mahsup edilemeyen zarar tutarı daha sonraki yıllara aktarılamaz.

2.2.Mahsup Edilemeyecek Zararlar

Aşağıda yer alan hallerde gelir unsurlarından doğan zararların, diğer gelir unsurlarından doğan karlara mahsubu yapılmamaktadır.

      2.2.1.Diğer Kazanç ve İratlardan Doğan Zararların Mahsubu

Diğer kazanç ve iratlar kapsamındaki gelir unsurlarından doğan zararlar diğer gelir unsurlarından doğan karlara mahsup edilmez, söz konusu gelir unsurları vergilemede yalnız kar doğurdukları takdirde dikkate alınırlar.

Diğer kazanç ve iratlara konu gelir unsurlarının birinden doğan zararın diğerinden doğan kara mahsubu da söz konusu olmaz.

 

2.3.Zarar Mahsubunda Sıra

 

Birbirini izleyen birden fazla yılın sonucu zararlı olduğunda, sonraki yılların gelirinden, en önceki yıl zararından başlanarak mahsup yapılır. Beş yıllık zarar mahsup süresi geçirilmemiş olmak kaydıyla, sıraya uyulmaması, mahsup hakkının kaybına yol açmaz.

                                                                                                                                    2.4.Yurtdışı Faaliyetlerden Doğan Zararların Mahsubu

Tam mükellefiyette yurtdışı faaliyetlerden doğan zararlar; faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının (zarar dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun aslı ve tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde; mahsup edilebilecektir.(Gelir Vergisi Kanunu Md.88/4)

Türkiye’de Gelir Vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez. 

3. GELİRDEN YAPILACAK İNDİRİMLER

Gelirden yapılacak indirimlere ilişkin düzenleme, GVK’nın 89. maddesinde yer almaktadır. Farklı gelir unsurlarından elde edilen gelirden kanunda yer alan şartların oluşması halinde bazı indirimler yapılabilmektedir. Bu indirimlerin yapılabilmesi için,

  • Farklı gelir unsurlarından elde edilen ve toplanan gelirin pozitif olması gerekir. Zarar durumunda indirim söz konusu olmayacaktır.
  • Gelirden yapılacak indirimlerin kanunda yer alan ve aşağıda belirtilecek olan şartları taşıması gerekmektedir.

3.1.Sigorta Primleri ve Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katkı Payları

Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, sakatlık, kaza, hastalık, analık, doğum, tahsil gibi şahıs sigortalarının primleri ile bireysel emeklilik katkı payları gelirden indirilebilir.(Gelir Vergisi Kanunu Md.89/1)

3.1.1. Şahıs Sigorta Primlerindeki İndirim Esasları

Şahıs sigorta primleri aşağıda yer alan şartlara bağlı kalınması kaydıyla gelirden indirilebilir.

  • Ödenen primin, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, sakatlık, kaza, hastalık, analık, doğum, tahsil gibi şahıs sigortalarının primleri olması gerekir.
  • Aile fertleri için ödenen primlerin toplamı asgari ücretin yıllık tutarını aşmamalıdır. Asgari ücretin bir yıllık tutarının tespitinde, gelirin elde edildiği yılda, 16 yaşından büyük asgari ücretlinin 1 yıl içerisinde aldığı brüt maaşlarının toplamı esas alınır.
  • Ödenen sigorta primlerinin yıllık toplamı beyan edilen gelirin %5’ ini aşmamalıdır.
  • Sigorta, Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş bulunmalıdır.
  • Sigorta pirimi gelirin elde edildiği yılda ödenmiş bulunmalıdır.
  • Prim ödeyen şahıs tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilen mükelleflerden olmalıdır. Dar mükellefiyete tabi olanlar sigorta pirimi indirimi yapamazlar.
  • Eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait primler kendi gelirlerinden indirilir.

3.1.2. Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katkı Payları

Bireysel emeklilik sisteminde ödenen katkı paylarının indiriminde de genel olarak şahıs sigorta primlerinin indiriminde belirtilen esaslar geçerlidir. Şahıs sigorta primlerinden farklı olarak; şahıs sigorta primlerinde asgari ücretin bir yıllık tutarını aşmamak üzere gelirin %5’i indirilebilecekken, bireysel emeklilik katkı paylarında yine asgari ücretin bir yıllık tutarını aşmamak üzere yıllık gelirin %10’u indirim konusu yapılabilmektedir.

Diğer bir fark da; şahıs sigortalarının mükellefin şahsına, eşine, küçük çocuklarına ilişkin olması gerekirken, bireysel emeklilik katkı paylarının sadece mükellefin kendisiyle ilgili olmasıdır. Yani mükellefin eş ve çocuklarına ilişkin katkı paylarının indirimi kabul edilmeyecektir.

Ancak ücret geliri elde edenler için indirim konusu yapılacak bireysel emeklilik katkı payının ücretin safi tutarının hesaplanması sırasında indirim konusu yapılmamış olması gerekir.

Şahıs sigorta primleriyle benzer bir uygulama eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri durumunda, bunlara ait primler kendi gelirlerinden indirilir.

3.1.3.Bireysel Emeklilik Katkı Payı ile Şahıs Sigorta Primini Beraber Ödeyenlerde İndirim

Aynı yıl içinde hem bireysel emeklilik katkı payı hem de şahıs sigorta primi ödeyenler, yukarıda belirtilen şartlar dahilinde her iki tutarı da indirebilirler. Ancak bireysel emeklilik katkı payının beyan edilen gelirin %10’unu ve asgari ücretin bir yıllık toplam tutarını, şahıs sigorta priminin beyan edilen gelirin %5’ini ve asgari ücretin bir yıllık tutarını aşmaması gerekir.

Örnek: X mükellefi, 2005 yılında 40.000.-YTL gelir elde etmiş olup, bu gelirden indirim yapabileceği şartları haiz 3.600.-YTL bireysel emeklilik katkı payı ve 2.000.-YTL şahıs sigorta primi ödemiştir. X mükellefinin beyanından indirim konusu yapabileceği tutar, gelirin %10’unu aşmadığı için 3.600.-YTL bireysel emeklilik katkı payı ve [(40.000×0.10)–3.600=] 400.-YTL şahıs sigorta primi olacaktır. Kalan (2.000 – 400=) 1.600.-YTL şahıs sigorta primi indirilemeyecektir.

     

3.1.4.Bağ-Kur Giriş Keseneği ve Primleri

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigorta Kurumu (Bağ-Kur) Kanunu’nun 49/3. Maddesinde sigortalılar tarafından ödenen giriş keseneği ve sigorta primlerinin vergi uygulamalarında gider olarak yazılabileceği hükme bağlanmıştır.

Genel kural bu olmakla beraber, bilhassa ortaklıklarda, her bir ortağın ortaklıktaki kar payının eşit olmayabileceği, ödenecek giriş keseneği ve primlerin seçilen aylık gelir basamağına göre değişebileceği ve bu nedenle safi kazancın tespitinde zorluklar ve sakıncalar doğabileceği hususu göz önünde bulundurularak söz konusu primlerin beyan edilecek gelirden beyanname üzerinde indirim konusu yapılması daha sağlıklı olacaktır.

Ödedikleri Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini gider olarak kayıtlarına intikal ettirmeyenlerin aşağıdaki şartlar dahilinde söz konusu primleri gelirlerinden indirmeleri mümkündür:

  • Bağ-Kur giriş keseneğini ve primlerinin gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olmak şartıyla mükellefler tarafından kanuni defterler üzerinde gider kaydedilerek yıllık kazançtan indirilmesi yerine ticari kazançları dolayısıyla verilecek beyannamede gösterilen gelirden,
  • Adi komandit şirketlerin komandite ortakları giriş keseneği ve primlerini aynı şekilde beyan ettikleri gelirden,
  • Bağ-Kur Kanunu kapsamına giren serbest meslek erbabının Gelir Vergisi Kanunu’nun 68/8.maddesi hükmüne dayanarak hasılatlarından emekli aidatı ve sosyal sigorta primi indirmemiş olmaları şartıyla ödedikleri Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini serbest meslek kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde beyan ettikleri gelirden,

İndirmeleri mümkündür.

3.2.Mükellefin Kendisi, Eşi ve Küçük Çocuklarına İlişkin Olarak Yapılan Eğitim ve Sağlık Harcamaları

Mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamalarının, beyan edilen gelirden indirilebilmesi için, aşağıdaki şartlara uygun olması gerekmektedir.

  • İndirilecek eğitim ve sağlık harcamalarının beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması,
  • Mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamalarının Türkiye’de yapılması,
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. Maddesi çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler.(Gelir Vergisi Kanunu 89/2.madde)

3.3.Sakatlık İndirimi

Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim tutarında sakatlık  indirimi uygulanacaktır.

Bu indirimden; bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanacaktır. Gelir Vergisi Kanunu 89/3.madde)

3.4.Bağış ve Yardım İndirimi

 

Bağış ve yardım indirimi 5228 sayılı kanunla değişik Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin 4, 5, 6 ve 7 numaralı bentlerinde düzenlenmiş olup, söz konusu bentler aşağıdaki gibidir.

 

3.4.1-Beyan Edilecek Gelirin Belli Bir Tutarı ile Sınırlı Bağış ve Yardım İndirimi

           

            Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinin 4. bendinde “Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar” ın indirim konusu yapılacağı düzenlenmiştir.

 

Bu hüküm gereğince, bağış ve yardımın o yıla ait olarak beyan edilen gelirin %5’ine (kalkınmada öncelikli yörelerde %10’una) tekabül eden kısmı gider kabul edilir. İndirilecek bağış ve yardımın belirlenmesine esas olan gelir geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan gelirdir.

 

3.4.2- Tamamı İndirime Tabii Olan Bağış ve Yardımlar

 

            3.4.2.1-Okul, Sağlık Tesisi, Öğrenci Yurdu, Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, Huzurevi, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi İnşası veya Bunların Faaliyetlerinin Devamı için Yapılan Harcama, Bağış ve Yardımlar

 

Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmektedir.(89/5)

 

            -Bu indirimden sadece bu tesislerin inşası için doğrudan yapılan inşa harcamaları değil, aynı zamanda bu tesisleri inşa etmekte olan yukarıda sayılan kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımın da yine tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

 

-Okul, sağlık tesisi, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin inşasıyla doğrudan veya dolaylı ilgili olmamakla birlikte bu tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımın yine tamamı yıllık beyanname ile bildirilecek gelirden indirilebilecektir.

 

            3.4.2.2-Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Dernek ve Vakıflara Yapılan Bağışlar

 

Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,temizlik,giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilecektir.(89/6)

 

Bu bent hükmü gereğince indirim müessesesinden yararlanılabilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir.

 

-Bağışların fakirlere yardım amacıyla “gıda bankacılığı” faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yapılması gerekmektedir.

 

-Bağışa konu olacak şeyler gıda ,temizlik,giyecek ve yakacak maddeleri olmalıdır.

 

-İndirim konusu yapılacak bağış tutarı gıda, temizlik,giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli olacaktır.

 

-Bağışlar Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yapılmalıdır.

 

-Bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamı yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilebilecektir.

 

 

 

3.4.3.3-Kültür ve tabiat Varlıklarının Korunması ile Kültürel ve Sanatsal Etkinliklerin Desteklenmesi Amacıyla Yapılan Bağış ve Yardımlar

 

Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen;

 

  1. a) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,

 

  1. b) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,

 

  1. c) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,

 

  1. d) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,

 

  1. e) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,

 

  1. f) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının Türkiye’ye getirtilmesi çalışmalarına,

 

  1. g) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,

 

  1. h) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,

 

  1. i) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatın tedariki ile film yapımına,

 

  1. j) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına,

 

İlişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların % 100’ü (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir).” ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.(89/7)

 

            3.4.3.Bağış ve Yardımın Nakden Yapılmaması Halinde İndirilecek Tutarın Tespiti

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde değerinin tespitinde,

  • Mukayyet değer mevcutsa indirim yapılırken bu değer esas alınır. Mukayyet değer, iktisadi kıymetlerin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.
  • Eğer mukayyet değer yoksa, Vergi Usul Kanunu’nun 267.maddesinin üçüncü sırasına göre takdir komisyonunca belli edilecek bedeli ile değerlenerek gelirden indirilir.

            3.4.4.Zararlı Hallerde Bağış ve Yardım İndirimi

Bağış ve yardımlar Gelirden indirilebileceği için Zarar beyan eden mükellefler için bağış ve yardım indirimi söz konusu olamaz.

3.5.Araştırma ve Geliştirme Harcamalarıyla İlgili Vergi Ertelemesi

5228 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle AR-GE indirimi aşağıdaki gibi yeniden düzenlenmiştir.

“ Mükelleflerin, işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 40’ı oranında hesaplanacak “Ar-Ge indirimi”.

Araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan giderlerden ve tamamen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için hesaplanan amortisman tutarlarından verilen paylar üzerinden Ar-Ge indirimi hesaplanmaz. Ar-Ge indiriminden yararlanılacak harcamaların kapsamı ile uygulamadan yararlanılabilmesi için gerekli belgeleri ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” (Gelir Vergisi Kanunu Madde 89/9)

Yapılan bu yeni düzenleme ile hem AR-GE harcamalarının daha önce olduğu gibi gider kaydedilmesine olanak tanınmakta hem de bu giderlere ilave olarak bunların toplamının %40 ının ilgili dönemde beyan edilen gelirden indirilmesine imkan sağlanmaktadır.  Bu durumda mükelleflere her 100 birimlik AR-GE harcaması için 140 birimlik indirim hakkı tanınmaktadır.

5228 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesiyle yapılan düzenleme uyarınca Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılan AR-GE harcamaları, eski düzenleme çerçevesinde işlem görecek yani vergi erteleme sistemi çerçevesinde teşvik edilecektir.Buradaki temel ayrım harcamanın yapılma tarihidir. Aynı proje için 5228 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce yapılan harcamalar eski düzenleme çerçevesinde, bu tarihten sonra yapılan harcamalar ise yeni teşvik sistemi içerisinde değerlendirilecek ve indirime tabi tutulacaktır.

4.MATRAHTAN VE GELİR UNSURLARINDAN İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER

Gelir Vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde olursa olsun vergi cezaları ve para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler, VUK hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri Gelir Vergisi Matrahından ve gelir unsurlarından indirilemez. (Gelir Vergisi Kanunu 90. madde)

5.VERGİLENDİRME DÖNEMİ

Esas itibariyle Gelir Vergisi’nde vergilendirme dönemi 1 Ocakta başlayıp 31 Aralıkta sona eren geçmiş takvim yılıdır. Beyanı gereken gelir unsurları geçmiş takvim yılı içinde elde edilmiş olan kazanç ve iratlardır.

5.1.Mükellefiyetin Takvim Yılının Bir Bölümünü Kapsaması Halinde Vergilendirme Dönemi

Bu durumda vergilendirme dönemi; faaliyetin yürütüldüğü dönem olacaktır. Takvim yılı içinde işe başlayanlarla, mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması durumunda, vergilendirme dönemi işe başlama tarihinden sonraki veya takvim yılı başından mükellefiyetin kalktığı tarihe kadar geçen süreyi kapsar.

Mükellefiyetin takvim yılının bir bölümünü kapsaması durumunun en önemli örnekleri ölüm ve memleketin terki halleridir. Ölüm halinde, takvim yılı başından ölüm tarihine kadar geçen sürede elde edilmiş gelirin vergisi, ölümü izleyen 4 ay içinde ölü namına varisleri tarafından verilecek beyannameye istinaden tarh edilir. Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde verilir.(Gelir Vergisi Kanunu madde 92/2)

5.2.Özel Hesap Dönemi

Gerçek usullerle tespit edilen gelir vergisine dahil kazançlarda kayıtlar hesap dönemi itibariyle tutulur. Hesap dönemi normal olarak takvim yılı olmakla beraber takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanların başvuruları üzerine Maliye Bakanlığı 12’şer aylık özel hesap dönemleri tespit edebilir. Örneğin, 1 Temmuz-30 Haziran gibi

Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan mükellefler, beyannamelerini, özel hesap döneminin sona erdiği yılı takip eden Mart ayında verirler. (Gelir Vergisi Kanunu madde 92)

6.VERGİNİN HESAPLANMASI

Gelir unsurlarından elde edilen gelirlerin toplanarak, bu toplamdan yapılacak indirimlerin düşülmesinden sonra, verginin hesaplanmasına esas olacak vergi matrahına ulaşılır.

Matrah, üzerinden vergi borcu hesaplanacak gelir bölümüdür. Verginin hesaplanması, vergi matrahına Gelir Vergisi Kanunu 103.maddede yer alan tarifenin uygulanması ile salınan verginin tespit edilmesi işlemidir.

7.GELİR VERGİSİ TARİFESİ

Vergi borcunun hesaplanabilmesi için vergi matrahına uygulanan ölçülere vergi tarifesi denir. Gelir Vergisi Kanunumuzda vergi tarifesi için artan oranlı tarife usulü benimsenmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca 2004 yılında elde edilen gelirlere uygulanacak gelir vergisi tarifeleri aşağıda yer almaktadır.

  • 2005 Yılında Elde Edilen Gelirlere (Ücret Gelirleri Hariç) Uygulanacak Gelir Vergisi Tarifesi

6.600 YTL’ye kadar % 20

15.000 YTL’nin 6.600 YTL’si için 1.320 YTL, fazlası % 25

30.000 YTL’nin 15.000 YTL’si için 3.420 YTL, fazlası % 30

78.000 YTL’nin 30.000 YTL’si için 7.920 YTL, fazlası % 35

78.000 YTL’den fazlasının 78.000 YTL’si için 24.720YTL, fazlası % 40

Oranında vergilendirilir.

Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, yukarıdaki tarifede yer alan vergi oranları beş puan indirilmek suretiyle uygulanır.

  • 2005 Yılında Elde Edilen Gelirlere (Ücret Gelirlerine) Uygulanacak Gelir Vergisi Tarifesi

6.600 YTL’ye kadar % 15

15.000 YTL’nin 6.600 YTL’si için 990 YTL, fazlası % 20

30.000 YTL’nin 15.000 YTL’si için 2.670 YTL, fazlası % 25

78.000 YTL’nin 30.000 YTL’si için 6.420YTL, fazlası % 30

78.000 YTL’den fazlasının 78.000 YTL’si için 20.820YTL, fazlası % 35

Oranında vergilendirilir.

Yıllık gelir vergisi beyannamesinde ücret gelirlerinin de beyan edilmesi halinde, vergi tutarının ne şekilde hesaplanacağı Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 12.02.2004/17 tarih sayılı sirkülerde  aşağıda yer aldığı gibi açıklanmıştır.

 

17 SAYILI GELİR VERGİSİ SİRKÜLERİ

Gelir Vergisinin Hesaplanması :

Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesinde, “Yıllık gelir vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır.” hükmü yer almıştır.

Anılan Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasında, gelir vergisine tabi gelirlere uygulanacak “ Vergi Tarifesi” yer almakta olup, maddenin ikinci fıkrasında, ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde tarifede yer alan vergi oranlarının beş puan indirilmek suretiyle uygulanması öngörülmüştür.

Buna göre, ilgili hükümler gereği yıllık beyannameye ücret gelirlerinin de dahil edilmesi durumunda, toplam vergiye tabi gelir (matrah) üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde yer alan nispetler ve 104. maddesindeki düzenlemeler esas alınarak gelir vergisinin hesaplanması, daha sonra ise matrahın ücret gelirinden teşekkül eden kısmı üzerinden %5 nispetinde gelir vergisi hesaplanarak ilk hesaplanan gelir vergisi tutarından düşülmesi gerekir. Bu yöntemle ulaşılan gelir vergisi tutarı, yıllık beyannamede “Hesaplanan Gelir Vergisi” olarak gösterilecektir.

Örnek: Yıllık beyannamede(2005 yılı) 13.000.-YTL gerçek ücret gelirinden olmak üzere toplam vergiye tabi geliri (matrahı) 24.000.-YTL’den oluşan bir mükellefin,vergi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

 

Vergiye tabi gelir (matrah)…………………………………………… 24.000
Hesaplanan gelir vergisi ………………………………………………   6.120
Ücret gelirleri için hesaplanan 5 puan vergi indirimi tutarı      650
(13.000 X %5)
Hesaplanan Gelir Vergisi Tutarı …………………………………..   5.470
(6.120-650 =)

 

8.BEYANNAMENİN VERİLMESİ

8.1. Normal Süre

Bir takvim yılında elde edilen gelirlere ilişkin verilmesi gereken yıllık beyanname,

  • İzleyen yılın Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar,
  • Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar

verilir. (Gelir Vergisi Kanunu Madde 92)

8.2. Özel Durumlar

  • Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde verilir.(Gelir Vergisi Kanunu Madde 92)
  • Ölüm halinde, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir.

Beyanname verme süresinin son günü tatile rastladığı takdirde, tatili izleyen ilk işgününde beyanname verilir. (Vergi Usul Kanunu Madde 18)

9.YILLIK BEYANNAMENİN VERİLECEĞİ VERGİ DAİRESİ

Yıllık beyanname aşağıda yer alan vergi dairelerine verilir.(Gelir Vergisi Kanunu Md.92)

              9.1. Tam Mükellefiyette

Tam mükellefiyette beyanname, vergiyi tarha yetkili olan vergi dairesine verilmektedir. Vergiyi tarha yetkili vergi dairesi ise mükellefin ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesidir.

Ancak işyeri ve ikametgahı farklı vergi dairesi bölgesinde bulunan mükelleflerin beyannamelerinin, mükellefe önceden bildirilmek kaydıyla işyerinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine verilmesi konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki tanınmıştır. Bakanlık da bu yetkiye dayanarak 23.02.1989 sayılı Genel Yazıyla tüm mükelleflerin işyerleri merkezlerinin bulunduğu yer vergi dairelerince, gelirleri arasında bir işyeri faaliyetinden doğan ticari ve mesleki kazancı bulunmayanların da (zirai kazanç, ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve sair kazanç ve irad elde edenler ile belli bir işyeri bulunmaksızın çalışan ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı) ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairelerince vergilendirileceğini belirlemiş bulunmaktadır.

9.2. Dar Mükellefiyette

Dar mükellefiyete tabi olanlar beyannamelerini, Türkiye’de vergi muhatabı mevcutsa, muhatabın Türkiye’de oturduğu yerin vergi dairesine; Türkiye’de vergi muhatabı yoksa işyerinin bulunduğu yerin vergi dairesine verirler. İşyeri birden fazla ise, beyanname bu işyerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yer vergi dairesine verilebilir.(Gelir Vergisi Kanunu Md.92)

Mükellefin Türkiye’de daimi temsilcisi mevcutsa mükellef hesabına vergi muhatabı daimi temsilci olur. Türkiye’de birden fazla daimi temsilci bulunduğu hallerde; mükellefin belirleyeceği temsilci, tarhiyat tarihine kadar bir belirleme yapılmamışsa temsilcilerden herhangi birisi vergi muhatabı olur. Daimi temsilcisi yoksa, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlar tarhiyata muhatap olurlar.(Gelir Vergisi Kanunu Md.107/4)

Gayrimenkul sermaye iradı üzerinden dar mükellefiyet esasında vergiye tabi olup, Türkiye’de vekili yada temsilcisi olmayanların bağlı olacakları vergi dairesi İstanbul-Beyoğlu vergi dairesi olarak tespit edilmiştir.

            9.3. Beyannamenin Posta İle Gönderilmesi

Vergi beyannamesi ilgili vergi dairesine elden verilebileceği gibi taahhütlü olarak posta ile de gönderilebilir. Taahhütlü olarak posta ile gönderildiğinde, beyannamenin postaya verildiği tarih, vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.

10-Verginin Tarhı

 

10.1. Tarh Yeri

Gelir Vergisi Kanununun 106.maddesine göre, gelir vergisi esas itibariyle mükellefin ikametgahının bulunduğu vergi dairesince tarh olunur. Ancak;

  • Yukarıda belirtildiği üzere, kazancını işyeri vasıtasıyla elde eden tüm mükelleflerin tarha yetkili vergi dairesi işyerinin bulunduğu mahal vergi dairesidir. Gelirle işyeri arasında bağlantı olmayan gelir unsurlarında tarha yetkili vergi dairesi, ikametgahın bulunduğu yer vergi dairesidir.
  • Diğer ücretlerle, gezici olarak çalışanların ticaret ve serbest meslek kazançlarının vergileri, bu ücret ve kazanç sahiplerinin ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairesince tarh edilmemişse, faaliyetlerini icra ettikleri vergi dairesince tarh edilir.
  • Dar mükellefiyete tabi olanların vergileri ise beyannamelerini vermeye mecbur oldukları yer vergi dairesince tarh edilecektir. Türkiye’de işyeri bulunduğunda, beyannamenin verileceği vergi dairesi işyeri vergi dairesidir.

10.2.Tarhiyatın Muhatabı

Gelir Vergisi, bu vergiyle mükellef olan gerçek kişiler namına tarh edilir. Ancak aşağıda yer alan hallerde; (Gelir Vergisi Kanunu Md.107)

  • Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri;
  • Verginin tevkif suretiyle alınması halinde, mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olanlar;
  • Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiye’de daimi temsilcisi varsa mükellef hesabına daimi temsilci, Türkiye’de birden fazla daimi temsilcinin mevcudiyeti halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa temsilcilerden herhangi birisi, daimi temsilci mevcut değilse, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlar;

tarhiyata muhatap tutulurlar.

10.3.Vergilendirme Dönemi

Gelir Vergisi Kanununun 108. maddesine göre; Gelir Vergisinde vergilendirme dönemi, geçmiş takvim yılıdır. Ancak;

  • Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kadar geçen süreyi kapsar.
  • Diğer ücretlerde vergilendirme dönemi hizmetin ifa edildiği takvim yılıdır.
  • Tevkif yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır ve kesilen veya kesilmesi gereken vergiler yıllık verginin yerine geçer.
  • Münferit beyannameyle bildirilmesi gereken gelirlerin vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihi esas tutulur.

10.4.Tarh Zamanı

Gelir Vergisi Kanununun 109. maddesine göre Gelir Vergisi aşağıda belirtilen zamanlarda tarh edilir.

  • Beyanname verilmesi gereken hallerde, beyannamenin verildiği günde,
  • Beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi takip eden yedi gün içinde,
  • Diğer ücretlerde, hizmetin ifa olunduğu takvim yılının ikinci ayında, takvim yılı içinde işe başlanması halinde, işe başlama tarihinden itibaren bir ay içinde tarh edilir.

Diğer ücret sahiplerinden, yukarıda belirtilen tarh zamanlarının bitiminden önce memleketi terk edenlerin vergileri, memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde tarh olunur. Yine diğer ücret sahipleri, tarh zamanlarında, vergi karnelerini bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz ederek vergilerini tarh ettirmeye mecburdurlar.

11.VERGİNİN ÖDENMESİ

 

11.1.Yıllık Beyana Tabii Gelirler Üzerinden Tahakkuk Eden Vergilerde Ödeme

Yıllık beyana tabii gelirler üzerinden tahakkuk eden vergilerde ödeme, Gelir Vergisi Kanununun 117. maddesinde düzenlenmiştir.

  • Şubat ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında,
  • Mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında

olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

11.2.Zirai Kazançlarda Özel Ödeme Zamanı

Gelir Vergisi Kanununun 117. maddesiyle gelirlerinin büyük kısmı zirai kazançtan oluşan mükellefler hakkında gerekli görülen hallerde, iki taksitten fazla olmamak üzere, belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine göre özel ödeme zamanları tayin etmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Bakanlık bu yetkiye dayanarak 250 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, yıllık beyannamelerinde, zirai kazançları ile birlikte başka kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratlarını bildirecek çiftçilerden, bu toplam gelir içindeki zirai kazançları %75 ve daha yüksek nispette olanlar için ödeme zamanlarını Kasım ve Aralık ayı olarak belirlemiştir.

12.ÖDEME ŞEKİLLERİ

             -Vergi Dairesine Ödeme

             -Banka Vasıtasıyla Ödeme

             -Çekle Ödeme

 -Mükellef Hesabından Aynı Bankadaki İlgili Vergi Dairesi veya Merkez Bankası Hesabına Aktarma

 

13.GELİR VERGİSİNDEN YAPILACAK MAHSUPLAR

Gelir Vergisi Kanununa göre gelir üzerinden daha önceden ödenmiş olan vergiler yıllık beyannamede gösterilen gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilmektedir. Aşağıda beyannamede yer alan gelir üzerinden hesaplanan vergiden yapılacak mahsuplar açıklanmıştır.

13.1.Yurtiçinde Ödenen Vergilerin Mahsubu

Beyanname üzerinde gösterilen gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecek vergiler, kesinti yoluyla ödenen vergiler, geçici vergi, ücretlerde vergi indirimi ve Geçici 62.maddenin 3.bendinde yer alan düzenlemedir.

           13.1.1.Kesinti Yoluyla Ödenmiş Olan Vergilerin Mahsubu

Gelir Vergisi Kanunu’nun 121.maddesine göre; yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan, bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir.

            13.1.2.Kollektif ve Komandit Şirketlerde Kesilen Vergilerin Mahsubu

  • Kollektif şirketlerde kesinti yoluyla ödenen vergiler hisseleri oranında ortaklar tarafından mahsup edilmektedir.
  • Adi komandit şirketlerde komanditer ortağın geliri ticari kazanç değil menkul sermaye iradı sayıldığından, şirkete yapılan ödemeler üzerinden kesilen verginin tamamı komandite ortak tarafından mahsup edilecektir.
  • Eshamlı komandit şirketlerde, kesilen verginin komandite ortağa isabet eden kısmı komandite ortak tarafından gelir vergisi beyannamesinde kalan kısmı şirket tarafından kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilir.

            13.1.3.Geçici Verginin Mahsubu

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120.maddesine göre; yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, ilgili hesap döneminin üçer aylık dönemlerine ilişkin olarak hesaplanan geçici vergi mahsup edilmektedir.

Geçici verginin mahsup edilebilmesi için, ödenmiş olması gerekmektedir.

          13.1.4.Ücretlilerde Vergi İndirimi

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121.maddesi hükmü uyarınca; gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda ve ikamet edilen konuta ait kira harcamalarının yıllık toplam tutarının;

  • 300.-Yeni Türk Lirasına kadar %8’i,
  • 600 .-Yeni Türk Lirasının 3.300.- Yeni Türk Lirası %8’i, aşan kısmı için %6’sı,
  • 600.- Yeni Türk lirasından fazlasının, 6.600.- Yeni Türk lirası için %7’si, aşan kısmı için %4’ü

ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir yada işverenler aracılığı ile ücretliye nakden iade edilir.

            13.1.5.Götürü Ücret Vergisinin Mahsubu

Gelir Vergisi Kanunu’nun 122.maddesine göre; diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı muhtasar beyannameye tabi işverenler nezdinde çalışmaya başladıklarında, başlama tarihlerinden sonraki aylara ait olmak üzere peşin ödemiş oldukları vergiler gerçek ücretleri üzerinden hesaplanan vergiye mahsup edilir ve mahsubu yapılan miktar hizmet erbabının vergi karnesine işveren tarafından kaydedilir.

13.2.Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu

Gelir Vergisi Kanunu’nun 123. maddesi hükmü uyarınca; tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan, yurtdışında ödedikleri benzeri vergiler, yurtiçinde tarh edilen Gelir Vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir.

Yabancı memleketlerde ödenmiş olan söz konusu vergiler Türk Lirasına çevrilecektir. Gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmı, bu kazanç ve iratların genel gelire olan oranına göre hesaplanır. İndirilecek tutar, gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanca isabet eden kısmından fazla olursa, fazla olan tutar dikkate alınmaz.

Mahsubun yapılması için aşağıdaki şartların varlığı gereklidir.

  • Yabancı memlekette ödenen vergiler, gelir üzerinden alınan şahsi vergiler olmalıdır.
  • Yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından onaylanmış bulunan belgelerle tevsik edilmelidir.
  • Yabancı memleketlerde ödenen vergilerin ilgili oldukları kazanç ve iratlar, mükellef tarafından hangi yılın gelirine ithal edilmişse, bu vergilerde o gelire ait vergiden indirilir.

Yurtdışında elde edilen beyana tabi olan gelirler varsa, mükellefler bunları ilgili gelir unsurlarının beyanına ait tablodaki kazanç ve iratlar arasında göstermelidirler. Gelir vergisinden mahsup edilecek yurtdışında ödenmiş olan vergi ise, beyannamedeki ilgili mahsup sütununda gösterilmelidir.

14-UYGULAMA ÖRNEKLERİ

 

ÖRNEK 1- Hale Altın’ın 2005 yılında elde ettiği gelirler aşağıdaki gibidir.

 

Ticari Kazanç : 100.000
Mevduat Faizi : 11.000.000
Özel Finans Kurumlarınca Kar ve Zarara Katılma Hesabı Karşılığında Ödenen Kar Payı : 3.000.000
Alacak Faizi : 200.000
Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Aldığı Kar Payı : 100.000
26.07.2001 Tarihinden Önce Türk Lirası Cinsinden İhraç Edilmiş Hazine Bonosundan Elde Edilen Faiz Geliri : 150.000
TOPLAM GELİR : 14.550.000

 

 

Not: İndirim oranı 2005 yılı için %45 olarak alınmıştır.

 

Hale Hanım 2005 yılında elde ettiği ticari kazanç için her halükarda yıllık beyanname verecektir.

 

GVK’nın Geçici 55’inci maddesi hükmüne göre tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan  mevduat faizi gelirleri ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarının miktarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek; diğer gelirleri nedeniyle beyanname verilmesi halinde de verilecek beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

Alacak Faizi GVK’nın 94 üncü maddesi hükmüne göre tevkifata tabi olmadığı için indirim oranı uygulaması sonucu kalan tutar beyan edilecektir.Elde edilen 200.000.-YTL’lık alacak faizi tutarına, GVK’nın 76/2’nci maddesi uyarınca, indirim oranı olan %45 oranının uygulanmasından sonra bulunan 90.000.-YTL’nin alacak faizi tutarı olan 200.000.-YTL’den düşülmesi suretiyle bulunan 110.000.-YTL yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

 

Hale Hanımın GVK’nın 75’inci maddesinin 3’üncü bent hükmü kapsamında, yönetim kurulum üyesi olarak aldığı kar payı menkul sermaye iradıdır.GVK’nın 22/2’nci maddesi hükmü uyarınca tam mükellefiyete tabi kurumlardan elde edilen, 75’inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarının yarısı gelir vergisinden müstesnadır.İstisna edilen tutar üzerinden 94’üncü madde uyarınca tevkifat yapılır ve tevkif edilen verginin tamamı, kar payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden mahsup edilir. Buna göre, yönetim kurulu üyesi olarak elde edilen kar payının 50.000.-YTL’lık kısmı beyan edilecek ve kurum bünyesinde yapılan tevkifatın tamamı mahsup edilecektir.

 

26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilmiş hazine bonolarından elde edilen faiz gelirlerine GVK’nın Geçici 59’uncu maddesindeki istisnayı uygulamak mümkün olmayıp; bu tutara indirim oranını uyguladıktan sonra kalan kısmın beyan edilmesi gerekmektedir.Elde edilen faiz gelirlerine indirim oranı uygulandıktan sonra kalan tutar 82.500.-YTL’dir.

 

Bu durumda, hazine bonosu faiz gelirine indirim oranı uygulandıktan sonra kalan 82.500.-YTL ile 110.000.-YTL’lik alacak faizi ve 50.000.-YTL’lık kar payı gelirlerinin toplamı olan 242.500.-YTL Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin 1/c bendinde yer alan 15.000.-YTL sınırını aştığından tamamı beyan edilecektir.

 

Buna göre Hale Hanımın beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

-Ticari Kazanç                                                                        :    100.000

-Menkul Sermaye İradı                                                                       :    242.500

-Alacak Faizi                                                              :      110.000

-Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Aldığı Kar Payı            :        50.000

-26.07.2001 Tarihinden Önce TL Cinsinden İhraç

Edilmiş Hazine Bonosundan Elde Edilen Faiz   :        82.500

MATRAH                                                                                          :    342.500

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                                    :    130.520

-Mahsup(Kar Payı İçin)                                                                      :      10.000

-Ödenecek Gelir Vergisi                                                                     :    120.520

 

ÖRNEK 2-Necla Gezer’in 2005 yılında elde ettiği gelirler aşağıdaki gibidir.(2005 yılı için indirim oranı %45  alınmıştır, GVK’nın 59. maddesi kapsamındaki istisna tutarı ise 174.033,88.-YTL’dir.)

 

-Serbest Meslek Kazancı                                                        :  200.000

-26.07.2001 Tarihinden Sonra TL Cinsinden İhraç Edilen

Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Faiz Geliri                 :  350.000

-Off-Shore Faiz Geliri                                                 :  140.000

TOPLAM GELİR                                                                  :  690.000

 

Necla Hanım, 2005 yılında elde ettiği serbest meslek kazancı için her halükarda yıllık beyanname verecektir.

 

26.07.2001 tarihinden sonra Türk Lirası cinsinden ihraç edilen devlet  tahvili ve hazine bonosu faiz gelirine indirim oranı ve 174.033,88.-YTL’lik  istisna uygulandıktan sonra kalan tutar 15.000.-YTL’yi aşıyorsa menkul sermaye iradı serbest meslek kazancı için verilecek beyannameye dahil edilecektir.

 

İndirim sonrası tutar                                                                :   192.500.-

(350.000*(1-0,45)=)

İstisna                                                                                     :   174.033,88.-

Kalan Tutar                                                                            :    18.466,12.-

 

Hesaplamadan da görüleceği üzere kalan tutar 15.000.-YTL’yi aştığı için Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin 1/c bendi uyarınca gelir vergisi beyannamesine dahil edilecektir.

 

Off-Shore hesaplardan elde edilen faiz gelirleri yurt dışında döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilmiş olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 76’ncı maddesi uyarınca indirim oranına tabi değildir. Bu nedenle tamamı yıllık beyannameye dahil edilecektir.

 

Buna göre mükellefin gelir vergisi beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

-Serbest Meslek Kazancı                                                                   :     200.000.-

-Menkul Sermaye İradı                                                                       :     158.466,12.-

Hazine Bonosu Faizi     :           18.466,12.-

Off-Shore Faiz Geliri :         140.000.-

MATRAH                                                                                         :     358.466,12.-

 

ÖRNEK 3- Bay (Arif) İstanbul ilinde plastik oyuncak imalatı işi yapmaktadır. Bay (Arif) 2005 yılında oyuncak imalatında kullandığı bazı makine ve teçhizatını yenilemeye karar vermiştir. Söz konusu makine ve teçhizat için Almanya’da faaliyet gösteren üretici firmaya Kasım 2005’de sipariş vermiştir. Makine ve teçhizatın kat’i ithali 12.12.2005 tarihinde yapılarak söz konusu makine ve teçhizat aynı tarihte aktife alınmıştır.Makine ve teçhizat ithali için kullanılan EURO cinsinden döviz kredisinin 31.12.2005 tarihine kadar işlemiş faizi ve kur farkıyla birlikte ithal edilen makine ve teçhizatın maliyet bedeli 180.000.-YTL olmuştur.

 

Bay (Arif)’in sahip olduğu konutu kiraya vermesi dolayısıyla 2005 yılında elde ettiği gayri safi kira geliri toplamı 6.600.-YTL olup,safi iradın tespitinde gerçek gider usulü seçilmiştir.Kiraya verilen konutla ilgili olarak 2005 yılında yapılan gider tutarı 8.000.-YTL’dir.Bay (Arif)’in konuta ilişkin giderleri kira gelirlerini aşmakta olup, Bay (Arif) kiraya verdiği konut nedeniyle (8.000-6.600=) 1.400.-YTL zarar etmiştir.Bu zarar gider fazlalığından kaynaklandığı için GVK’nın 88/3’üncü bendi gereği beyan edilen ticari kazançtan düşülebilecektir.

 

Bay Arif ‘in  2005 yılındaki ticari faaliyeti ile ilgili bazı bilgileri ise aşağıdaki gibidir.

 

-Satılan Mamul Maliyeti ve Giderler Toplamı               450.000.-

-Hasılat Toplamı                                                                     525.000.-

-Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler                               6.000.-

-Ticari Kazanç                                                              81.000.-

-Hesaplanan Yatırım İndirimi Tutarı                                           72.000.-

(180.000 x %40)

 

Buna göre mükellefin 2005 yılına ilişkin olarak 2006 yılının Mart ayının 15. günü akşamına kadar vergi dairesine vermesi gereken beyannamede beyan edeceği kazanç ve iratlar ile gelir vergisinin hesaplanması aşağıdaki gibi olacaktır.

 

-Ticari Kazanç                                                              81.000.-

-Yatırım İndirimi İstisnası                                                           72.000.-

-Gayrimenkul Sermaye İradı(Zarar)                                            (1.400.-)

-Vergiye Tabi Kazanç (Matrah)                                                  7.600.-

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                           1.570.-

 

ÖRNEK 4- Bayan (A)’nın 2005 yılı geliri, 90.000.-YTL’si birinci işverenden, 10.000.-YTL’si ikinci işverenden olmak üzere toplam 100.000.-YTL ücret geliri ile 8.000.-YTL stopaja tabi tutulmuş işyeri kira geliri ve 6.000.-YTL brüt kar payı gelirinden oluşmaktadır.Bayan (A) kar payını, ortağı olduğu tam mükellef (X) A.Ş.’nin 2003 yılı karını dağıtması sonucu elde etmiştir.

 

Bayan (A)’nın birinci işverenden sonraki işverenden aldığı 10.000.-YTL tutarındaki ücret 15.000.-YTL’lik beyan sınırını aşmadığı için GVK’nun 86/1-b hükmü gereği ücret gelirleri beyan edilmeyecektir.

 

Tevkifata tabi tutulmuş işyeri kira geliri ile kar payının beyan edilip edilmeyeceği vergiye tabi gelir toplamının 15.000.-YTL’lik sınırı aşıp aşmamasına göre tayin edilecektir.Vergiye tabi gelir toplamının hesabında GVK’nun 86/1-c hükmü gereği beyan edilmeyecek ücret gelirleri dikkate alınmayacaktır.

 

İşyeri kira gelirinin gayri safi tutarı toplamı 8.000.-YTL’dir.Kar payının brüt tutarı 6.000.-YTL olup GVK’nun 22/2’nci maddesi gereği yarısı istisna olduğundan beyan konusu olabilecek tutar  3.000.-YTL olmaktadır. Buna göre vergiye tabi gelir toplamı (8.000+3.000=) 11.000.-YTL olup bu tutar 15.000.-YTL’lik beyan haddini aşmadığından tevkif suretiyle vergilendirilmiş işyeri kira geliri ve kar payı da beyan edilmeyecektir.Yani Bayan (A), 2005 yılı gelirleri için gelir vergisi beyannamesi vermeyecek olup, tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler nihai vergi olacaktır.

 

ÖRNEK 5- Bayan ( C) Denizli’de bir konfeksiyon atölyesi işletmektedir.Gerçek usulde vergilendirilen Bay ( C)’nin 2005 yılı ticari bilanço karı 5.000.-YTL olup, ticari faaliyeti dolayısıyla elde ettiği hasılat ve giderlerine ilişkin bazı bilgiler aşağıdaki gibidir.

 

-Ticari işletme fonlarının değerlendirilmesinden 6.000.-YTL mevduat faizi ve 4.000.-YTL repo kazancı elde edilmiş, bu tutarlar üzerinden sırasıyla 840.-YTL ve 800.-YTL vergi kesilmiştir.

 

-Bay ( C) işletmesine koyduğu sermaye için 2005 yılında 4.000.-YTL faiz yürütmüş ve bu faiz gider olarak dikkate alınmıştır.

 

-İşçilik gideri olarak Bay ( C)’nin eşine ve 18 yaşından küçük iki çocuğuna 16.000.-YTL tutarında ödemede bulunulmuştur.

 

-Ayrıca Bay ( C)’nin şahsi tasarruflarının değerlendirilmesinden elde ettiği 8.000.-YTL mevduat faizi, 7.000.-YTL alacak faizi ve (net tutarıyla) 9.000.-YTL (Y) AŞ hisse senedi kar payı geliri bulunmaktadır. (Y) AŞ tam mükellef bir kurum olup dağıttığı kazanç 2003 yılına ilişkindir. Karın dağıtımı sırasında (Y) AŞ tarafından Bay ( C)’ye ödenen kar payı tutarı üzerinden 1.000.-YTL gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır.

 

Bu bilgilere göre Bay ( C)’nin ticari kazanç ve menkul sermaye iradı olmak üzere iki gelir unsuru bulunmaktadır.

 

Bay ( C)’nin beyana esas ticari kazanç tutarı tespit edilirken ticari bilanço karına GVK’nun 38’inci maddesi uyarınca bazı eklemelerin yapılması gerekmektedir.

 

Bay ( C)’nin; eşine ve 18 yaşından küçük çocuklarına işletmeden ödediği aylıkların ve işletmesine koyduğu sermayeye yürütülen faizlerin GVK’nun 41’inci maddesi hükmü uyarınca hasılattan indirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Buna göre 16.000.-YTL tutarındaki işçilik gideri ile 4.000.-YTL tutarındaki faizin mükellefin ticari bilanço karına eklenmesi gerekmektedir.

 

GVK’nun geçici 55’nci maddesinde mevduat faizleri ve repo kazançları için öngörülen istisna hükmü ticari işletmelere dahil iratları kapsamadığından ve bu gelirler hasılatın tespitinde dikkate alındığından bu gelirlerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmayacak ancak bu gelirler dolayısıyla, tevkif suretiyle ödenen gelir vergisi tutarları beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

 

Buna göre Bay ( C)’nin işletmesine ait ticari kardan mali kara geçiş şu şekilde hesaplanacaktır.

 

Ticari Kar(Ticari Bilanço Karı)                                    5.000.-YTL

Ticari Kara Yapılacak İlaveler                                   20.000.-YTL

-Eşe ve çocuklara ödenen aylıklar            16.000

-Sermaye üzerinden yürütülen faizler      4.000

Mali Kar                                                                               25.000.-YTL

 

Bay ( C)’nin şahsi tasarruflarının değerlendirilmesinden elde ettiği mevduat faizi tevkif suretiyle vergilendirildiğinden GVK’nun geçici 55’inci maddesi uyarınca beyannameye dahil edilmeyecektir.Alacak faizi tevkif suretiyle vergilendirilmediğinden indirim oranı uygulandıktan sonra bulunan (7.000-(7.000 x 0,45=) 3.850.-YTL’sı beyannameye dahil edilecektir.(indirim oranı 2005 yılı için %45 olarak alınmıştır.)

 

(Y) AŞ hisse senetlerinden ede edilen net 8.900.-YTL tutarındaki kar payına tevkif edilen vergi tutarının eklenmesiyle bulunacak brüt tutarı (9.000/0,9=)10.000.-YTL’dir. Bu tutarın yarısı GVK’nın 22/2’nci maddesi uyarınca istisna olduğundan kalan yarısı olan 5.000.-YTL’lık kar payı beyannameye dahil edilecektir.Kar payı tutarı üzerinden tevkif edilmiş olan 1.000.-YTL gelir vergisi ise beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

 

Bu bilgilere göre Bay ( C)’nin beyanı ve vergilerinin hesaplanması şu şekilde olacaktır.

 

Ticari Kazanç                                                                         25.000.-YTL

Menkul Sermaye İradı                                                   8.850.-YTL

-Alacak Faizi               3.850

-Kar Payı                    5.000

Vergiye Tabi Gelir (Matrah)                                                    33.850.-YTL

Hesaplanan Gelir Vergisi                                                           9.267,5.-YTL

Mahsup Edilecek Vergiler                                                         2.640 .-YTL

-Kar Payı Kesintisi       1.000.

-Mevduat Faizi Kes.       840

-Repo Kesintisi               800

Ödenecek Gelir Vergisi                                                             6.627,5.-YTL

 

 

ÖRNEK 6- 2005 yılında Ankara’daki özel bir hastanede ücretli olarak doktorluk yapan Bayan (D) 24.000.-YTL ücret geliri elde etmiştir.Bayan (D) aynı zamanda açmış olduğu özel muayenehanesinde hasta muayenesi yapmakta olup aynı yıl bu muayenehaneden 25.000.-YTL serbest meslek kazancı sağlamıştır.

 

Bayan (D)’nin bunların yanı sıra, biri basit usulde ticaret erbabına kiraya verdiği işyerinden 750.-YTL, diğeri gerçek usulde vergilendirilen ticaret erbabına kiraya verdiği işyerinden 7.000.-YTL olmak üzere toplam 7.750.-YTL gayrimenkul sermaye iradı bulunmaktadır. Gerçek usule tabi ticaret erbabına işyeri olarak kiraya verilen gayrimenkulden elde edilen kira gelirinden 1.540.-YTL gelir vergisi kesintisi yapılmıştır. Bayan (D) gayrimenkul sermaye iradının tespitinde götürü gider usulünü tercih etmiştir.

 

Bayan (D) 2005 yılında katılmış olduğu Türkiye’de kurulu (X) Bireysel Emeklilik AŞ’ye emeklilik sözleşmesi gereği 5.000.-YTL katkı payı ödemiştir.Söz konusu katkı payları tevkifata tabi tutulan ücret matrahının tespitinde indirim konusu yapılmamıştır.

 

Ayrıca Bayan (D), 2005 yılı hisse senedi alım satımından 2.000.-YTL zarar ve 2003 yılında iktisap ettiği arsanın satışından 14.000.-YTL kazanç elde etmiştir.Hisse senedi alım satımından doğan zarar tutarı ve arsa satışından doğan kar tutarı iktisap bedeli endekslemesi yapıldıktan sonra hesaplanan kar- zarar rakamlarıdır.

 

Bayan (D)’nin özel hastaneden almış olduğu ücret, tek işverenden alındığı ve tevkif suretiyle vergilendiği için tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir.

 

Bayan (D)’nin basit usule tabi ticaret erbabına kiraya verdiği işyerinden elde ettiği kira geliri, üzerinden tevkifat yapılmadığı, istisna uygulamasına konu olmadığı ve 800.-YTL’yi aşmadığı için GVK’nın 86/1-d hükmü gereğince beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

Gerçek usulde vergilendirilen ticaret erbabına kiraya verilen işyerinden elde ettiği tevkifata tabi tutulmuş kira geliri ise vergiye tabi gelir toplamının  15.000.-YTL’yi aşması halinde beyan edilecek, aksi durumda beyan edilmeyecektir.

 

Bayan (D)’nin hisse senedi alım satımından elde ettiği zarar, GVK’nın 88’inci maddesi hükmü uyarınca, diğer kazanç ve iratlardan doğan zararların başka gelir unsurlarından elde edilen kazanç ve iratlara mahsubu mümkün olmadığı için diğer gelirlerden indirilemeyecektir.

 

2003 yılında iktisap edilen arsanın satışından elde edilen 14.000.-YTL tutarındaki gelir, GVK’nın mükerrer 80’inci maddesi hükmü uyarınca değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir. Beyannameye dahil edilecek tutar, elde edilen  kazançtan 13.000.-YTL tutarındaki istisna düşüldükten sonra kalan (14.000-13.000=) 1.000.-YTL olacaktır.

 

Bayan (D) 25.000.-YTL tutarındaki serbest meslek kazancını beyan etmek zorundadır. Verilecek beyannameye 1.000.-YTL tutarındaki değer artışı kazancı da dahil edilecektir. Vergiye tabi tabi gelir toplamı 15.000.-YTL’yi aştığı için Bayan (D)’nin gerçek usule tabi ticaret erbabına kiraya verdiği işyerinden elde ettiği kira geliri de beyannameye dahil edilecektir. Bayan (D), gayrimenkul sermaye iradının tespitinde götürü gider usulünü tercih etmiştir. Bayan (D)’nin elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Gayri safi kira tutarı                                                                 7.000.-YTL

Götürü Gider(7.000 x %25)                                                    1.750.-YTL

Safi İrat                                                                                  5.250.-YTL

 

GVK’nun 89/1 hükmü uyarınca beyan edilen gelirin %10’unu ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları beyanname ile bildirilecek gelirden indirilebilir. Bayan (D)’nin beyana tabi geliri , serbest meslek kazancı, değer artış kazancı ve gayrimenkul sermaye iradından oluşmakta olup toplam (25.000+1.000 + 5.250 ) = 31.250.-YTL olup beyan edilen gelirin %10’u 3.125.-YTL olmaktadır. Asgari ücretin yıllık tutarı 2005 yılı için (488,70x 12=) 5.864,4.-YTL’dir.Dolayısıyla Bayan (D), bireysel emeklilik sistemine ödemiş olduğu 5.000.-YTL’lik katkı payının 3.125.-TL  tutarındaki kısmını beyanname üzerinde indirim konusu yapabilecektir.

 

-Serbest Meslek Kazancı                                                        25.000.-YTL

-Gayrimenkul Sermaye İradı                                                     5.250.-YTL

-Değer Artış Kazancı                                                                1.000.-YTL

-Beyannameye Dahil Edilen Kazanç ve İratlar Toplamı 31.250.-YTL

-Bireysel Emeklilik Katkı Payı İndirimi                           3.125.-YTL

-Vergiye Tabi Gelir (Matrah)                                                  28.125.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                         7.357,5.-YTL

-Mahsup Edilecek Gelir Vergisi                                                 1.540.-YTL

-Ödenecek Gelir Vergisi                                                           5.817,5.-YTL

 

ÖRNEK 7- Bay (P) ve eşi Bayan (R), Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli öğretmen olup 2005 yılında sırasıyla 7.000.-YTL ve 7.200.-TYL emekli maaşı elde etmişlerdir.Bay (P) ve Bayan (R), 2002 yılında eşit payla üye oldukları kooperatifin kendilerine ait hissesini 2005 yılında satmışlardır. Söz konusu kooperatif hissesinin elden çıkarma bedelinden iktisap bedelinin TEFE oranında artırılmış tutarı düşüldükten sonra tespit edilen safi kazanç tutarı 28.000.-YTL’dir.

 

Bunun yanı sıra yine eşlerin eşit payla ortak olduğu apartman dairesini mesken olarak kiraya vermesi karşılığında 6.000.-YTL kira geliri elde edilmiştir.

 

Bay (P) ve Bayan ( R)’nin almış oldukları emekli maaşları GVK’nın 23/11’inci maddesi gereğince gelir vergisinden istisnadır.

 

Bay (P) ve Bayan(R), kooperatif hissesini elden çıkarmaları karşılığında elde ettikleri kazancı eşit şekilde paylaşacak ve her biri 14.000.-YTL tutarında kazanç sağlamış olacaktır. Değer artış kazancı olarak vergilendirilecek tutar istisna haddi olan 13.000.-YTL’nin üzerindeki tutar olacağı için, hem Bay (P), hem de Bayan (R) elde ettikleri 14.000.-YTL kazançtan istisnayı düşecekler ve kalan (14.000-13.000=) 1.000.-YTL’yi beyan edeceklerdir.

 

Elde edilen kira geliri de yine eşit paylaşılacak ve 3.000.-YTL gayrisafi hasılat elde edilmiş olacaktır. Bu tutardan, hem Bay (P), hem de Bayan (R) GVK’nın 21. maddesindeki istisna tutarı olan 2.000.-YTL’yi düşeceklerdir. Bu durumda her ikisinin de gider indiriminden önceki kazancı (3.000-2.000=) 1.000.-YTL olacaktır. Bu tutardan götürü gider tutarı düşüldükten sonra kalan (1.000-(1.000 x %25=) 750.-YTL’yi beyan edeceklerdir. Bu durumda Bay (P) ve Bayan (R), aynı tutarda gelir elde etmiş olacakları için aşağıdaki gelir unsurlarını beyan edeceklerdir.

 

-Diğer Kazanç ve İrat                                                             1.000.-YTL

-Gayrimenkul Sermaye İradı                                                      750.-YTL

-Vergiye Tabi Gelir (Matrah)                                                  1.750.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                          350.-YTL

 

ÖRNEK 8-İstanbul’da avukatlık yapmakta olan Bay (L), 2005 yılında bu faaliyetinden 20.000.-YTL kazanç elde etmiştir. Bay (L) bunun dışında tam mükellef (X) AŞ’nin 2002 yılı istisna kaynaklı kazancını dağıtması sonucu net 9.000.-YTL kar payı elde etmiştir.Aynı yıl 11.000.-YTL de repo kazancı elde eden Bay (L)’nin bakmakla yükümlü olduğu birisi üçüncü derece diğeri de ikinci derece sakat raporu olan iki çocuğu vardır.

 

Repo kazancı üzerinden %20 gelir vergi kesilmiştir.

 

Bay (L) elde ettiği repo geliri için GVK’nın geçici 55’inci maddesi uyarınca beyanname vermeyecek ve diğer gelirleri için vermiş olsa bile repo gelirini beyannameye dahil etmeyecektir.

 

Bay (L) 20.000.-YTL tutarındaki serbest meslek kazancı için beyanname vermek zorundadır. Vergiye tabi geliri 15.000.-YTL’yi aştığı için GVK’nın 86/1-c hükmü gereği kar payları da beyannameye dahil edilecektir.Ancak kar payı kurumun 2002 yılı istisna kaynaklı kazancını dağıtması sonucu elde edildiği için beyanı GVK’nın Geçici 62/3 hükmüne göre olacaktır. Buna göre kar payının net tutarı olan 9 milyara net tutarın 1/9’u olan 1.000.-YTL eklenecek ve bulunan tutarın (10.000.-YTL) yarısı olan 5.000.-YTL beyan edilecek kar payı olacaktır. Diğer taraftan beyannameye intikal ettirilen kar payının 1/5’i (5.000×1/5=) olan 1.000.-YTL beyanname üzerinden hesaplanacak vergiden mahsup edilecektir.

 

2005 yılı için aylık sakatlık indirimi tutarları GVK’nın 31’inci maddesine göre ikinci derece sakatlar için 240.-YTL, üçüncü derece sakatlar için 120.-YTL’dir. Bay (L)’nin GVK’nın 89/3’üncü maddesi gereği bakmakla yükümlü olduğu sakat çocukları nedeniyle beyan edilecek gelirden indirebileceği sakatlık indirimi tutarı ((240+120)x12=) 4.320.-YTL’dir.

 

Buna göre Bay (L)’nin beyan etmesi gereken kazançları aşağıda belirtilmiştir.

 

-Menkul Sermaye İradı                                                                        5.000.-YTL

-Serbest Meslek Kazancı                                                                   20.000.-YTL

-Beyannameye Dahil Edilecek Kazanç ve İratlar Toplamı                    25.000.-YTL

-Sakatlık İndirimi                                                                                4.320.-YTL

-Vergiye Tabi Kazanç(Matrah)                                                          20.680.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                                   5.124-YTL

-Mahsup Edilecek Kar Payı(GVK Geçici 62/3)                                  1.000.-YTL

-Ödenecek Gelir Vergisi                                                                     4.124.-YTL

 

Repo kazançları beyan edilmediğinden üzerinden tevkif edilmiş verginin mahsubu   mümkün değildir.

 

 

ÖRNEK 9- Bay (M)’nin 2005 yılında elde ettiği gelirler aşağıdaki gibidir.

 

-Ücret(Vergi Kesintisine Tabi Tutulmuş)                                              25.000.-YTL

.Birinci İşverenden                   18.000.-YTL

.İkinci İşverenden                      7.000.-YTL

-Gayrimenkul Sermaye İradı (İşyeri, brüt)                                           16.000.-YTL

-Gayrimenkul Sermaye İradı(mesken)                                       4.000.-YTL

-Mevduat Faizi                                                                                   64.000.-YTL

 

İşyeri kirasından 3.520.-YTL tevkifat yapılmıştır. Gayrimenkul sermaye iradının tespitinde götürü gider usulü tercih edilmiştir.

 

Bay (M),

-İkinci işverenden aldığı ücret 15.000.-YTL’lik haddin altında kaldığı  için GVK’nın 86/1-b maddesi gereği tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirlerini beyan etmeyecektir.

 

-Elde ettiği ve üzerinden vergi tevkifatı yapılmış olan mevduat faizini GVK’nın Geçici 55’inci maddesi gereğince beyan etmeyecektir.

 

-Mesken olarak kiraya verilen gayrimenkulden elde edilen kira gelirinin 2.000.-YTL’lik kısmı istisna olduğundan bu kısım düşüldükten sonra geriye kalan (4.000-2.000=) 2.000.-YTL beyana tabi olacaktır.

 

-İşyeri olarak kiraya verilen gayrimenkulden elde edilen tevkifata tabi tutulmuş kira geliri, GVK’nın 86/1-c hükmü gereği vergiye tabi gelir toplamının 15.000.-YTL’yi aşması halinde beyan edilecek, aksi halde beyan edilmeyecektir. Bay (M)’nin elde ettiği mesken kirası ile işyeri kirasının gayrisafi tutarlarının toplamı (2.000 + 16.000=)18.000.-YTL’dir. Bu tutar yani vergiye tabi gelir 15.000.-YTL’lik  beyan haddini aştığı için Bay (M) işyeri kirasını da beyannamesine dahil edecektir.

 

Bay (M) gayrimenkul sermaye iradının tespitinde götürü gider usulünü tercih ettiğinden %25 götürü gider düşüldüğünde (18.000-(18.000x%25)=) 13.500.-YTL safi irat olacaktır.

 

Bu durumda Bay (M)’nin beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

-Gayrimenkul Sermaye İradı                                                               13.500.-YTL

-Matrah                                                                                             13.500.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                                                                     3.045.-YTL

-Mahsup Edilecek Tevkifat                                                                   3.520.-YTL               -İade Alınacak Vergi                                                                                       475.-YTL

ÖRNEK 10-Bay (T), 2005 yılında, arızi bir ticari işten 45.000.-YTL hasılat elde etmiş, buna karşılık 36.000.-YTL gider yapmıştır. Bay (T), gerçekleştirdiği arızi serbest meslek faaliyetinden 14.000.-YTL gelir elde etmiş, 10.000.-YTL de gider yapmıştır.Serbest meslek kazancından tevkifat yapılmamıştır.Aynı şahıs, 2002 yılında aldığı arsanın satışından endeksleme sonrası net 8.500.-YTL kâr elde etmiştir.

 

-Mükellefin elde ettiği arızi kazanç tutarı arızi ticari kazançtan (45.000-36.000=) 9.000.-YTL, Arızi serbest meslek kazancından (14.000-10.000=) 4.000.-YTL olmak üzere toplam 13.000.-YTL’dir. 13.000.-YTL’lik arızi kazançtan 13.000.-YTL’lik istisna düşüldükten sonra beyanı gereken  bir tutar bulunmamaktadır.

 

-Mükellefin elde ettiği değer artış kazancı 8.500.-YTL olup, 13.000.-YTL’lik istisna tutarının altında kaldığı için beyan edilmeyecektir.

 

ÖRNEK 11- Bay  Ali’ nin 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Alacak Faizi                                                  :   3 .000.-YTLmilyar

-Döviz Cinsinden Faiz Geliri                            :  50.000.-YTL (Geçici 55)

-TL Mevduat Faiz Geliri                                  :  60.000.-YTL (Geçici 55)

-Hazine Bonosu Faiz Geliri (2002 ihraçlı)         : 180.000.-YTL(Önce İnd.sonra geçici 59)

-Devlet Tahvili Faiz Geliri (2000 ihraçlı)           :   30.000.-YTL (İndirim)

-İskonto Faiz Geliri                                         :     1.000.-YTL

-Vadesi Gelmemiş Kupon Satış Geliri  :     3.000.-YTL

-Off-Shore Faiz Geliri (TL)                             :     5.000.-YTL (İndirim)

-Off-Shore Faiz Geliri (Döviz)             :     3.000.-YTL

-Menkul Kıymet Fonu Kat.Bel.Kar Payı          : 100.000.-YTL (Geçici 55)

-Repo Geliri                                                    :   50.000.-YTL (Geçici 55)

-Özel Finans Kurumları Kar Payı                     : 100.000.-YTL (Geçici 55)

-X A.Ş.’den Kar Payı                                     :   26.000.-YTL (Geçici 62, 22/2)

(2002 Normal Kazanç Kaynaklı)

 

Veriler :

 

  • İndirim Oranı %45, Geçici 59 İstisna Tutarı: 174.033,88)
  • Tevkifat Miktarları;             Gelir Vergisi                        

-Döviz Faiz Geliri               :             5.000 .-YTL

-TL Mevduat Faizi :             6.000 .-YTL

-Menkul Kıy.Yatırım          :           10.000 .-YTL

Fonu Katılma Belgesi

-Repo Geliri                      :             5.000 .-YTL

-Özel Finans Kurumu         :           10.000 .-YTL

Kar Payı

-X A.Ş. Kar Payı              :           2 .600 .-YTL

 

İstenen           :

 

a- Bay Ali beyanname verecek midir? Verecekse ne zaman verecektir? Matrahı ve vergileri hesaplayıp en son ödenecek vergiyi bulunuz?

 

Beyan Edilecek Gelirler       :

 

-Alacak Faizi                                       :  1.650.-YTL

(İndirimden Sonra)

-Devlet Tahvili (2000 İhraçlı)   :16.500.-YTL

(İndirimden Sonra)

-İskonto Faiz Geliri                              :  1.000.-YTL

-Vadesi Gelmemiş Kupon Sat.Gel.      :  3.000.-YTL

-Off-Shore Faiz Geliri (TL)                  :  2.750.-YTL

(İndirimden Sonra)

-Off-Shore Faiz Geliri (Döviz)  :  3.000.-YTL

-X A.Ş. Kar Payı                                :13.000.-YTL

(GVK 22/2 Yarısı)

TOPLAM        :40.900.-YTL

 

Hazine Bonusu Faiz Geliri (2002 İhraçlı)

 

-Hazine Bonosu Faiz Geliri                  : 180.000.-YTL

-İndirim (%45)                        :   99.000.-YTL

-Kalan                                                :   81.000.-YTL

-İstisna                                                : 174.033,88.-YTL

-Kalan                                                :           ——

( Beyan Edilmeyecek)

 

AÇIKLAMA  :

Beyanı gereken gelirler toplamı 15.000.-YTL’yi geçtiği için tevkifatlı ve tevkifatsızların tamamı beyan edilecektir. 15.000.-YTL’yi geçmeseydi yalnızca tevkifat sızlar beyan edilecekti.

 

-Gelir Vergisi Matrahı              : 40.900.-YTL

-Hesaplanan Gelir Vergisi                    : 11.735.-YTL

-Mahsup                                             :   2.600.-YTL

-Kalan                                                :   9.135.-YTL

-Ödenecek Vergi                                :   9.135.-YTL

 

Açıklama        : Beyannameye dahil edilen Menkul Sermaye İratları üzerinden yapılan tevkifat hesaplanan vergiden mahsup edilir. Diğerleri nihai vergidir.

 

 

ÖRNEK 12- Bayan Elif’in 2005 gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-X Ltd.Şti. Kar Payı (2001 yılı İstisna Kazançlı)          : 45.000.-YTL (Mayıs)

-Y A.Ş. Kar Payı (1997 Yılı Kazancı Dağıtımı)            : 30.000.-YTL (Mayıs)

-Z Ltd.Şti. Kar Payı (2002 normal kazanç Kaynaklı): 20.000.-YTL (Mayıs)

İstenenler :

 

  1. Dağıtımı yapan kurumlar bünyesinde yapılacak işlemleri anlatınız?
  2. Bayan Elif’in Gelir Vergisi karşısındaki durumu nedir? Beyanname verecek midir? Verecekse matrahı, hesaplanan vergiyi e ödeyeceği vergiyi hesaplayınız?

Açıklama :

 

  1. a) X ltd. Şti.nin dağıttığı kazanç 2001 yılı istisna kökenli olduğundan Geçici 62’ye göre dağıtımda stopaj yapılmaz.

 

Y A.Ş. Kar Payı 98 öncesine ait olduğundan Geçici 62’ye göre tevkifat yapılmaz.

 

Z Ltd. Şti. 2002 yılı normal kazancı dağıttığından dağıtımda tamamı üzerinden  %10 vergi hesaplayıp 20 Hazirana kadar beyan edecektir.

 

  1. b) Bayan Elifin yapacakları;

 

X Ltd.Şti. kar payı 2001 yılı istisna kaynaklı kazanç olduğundan Geçici 62’ye göre,

-Kar Payı                    : 45.000.-YTL

-Kar Payının (1/9’u)     :   5.000.-YTL

-Toplam                      : 50.000.-YTL

-Yarısı (GVK Geç 62): 25.000.-YTL

-1/5’i hesaplanan vergiden mahsup edilecek.

Y A.Ş. kar payı 98 öncesi kaynaklı olduğundan beyannameye dahil edilmeyecek.

 

Z Ltd.Şti. kar payı ( 2002 normal kazanç)

-Kar Payı                    : 20.00.-YTL

-Yarısı  (GVK 22/2)     : 10.000.-YTL

 

Beyanı Gereken Gelir Toplamı

X Ltd.Şti Kar Payı + Z Ltd.Şti. Kar Payı = 25.000 + 10.000 =35.000.-YTL

35.000.-YTL Beyanı sınırı olan 15.000.-YTL den büyük olduğu için her ikiside beyan edilecektir.

 

Gelir Vergisi Matrahı                : 35.000.-YTL

Hesaplana Gelir Vergisi            :   9.670.-YTL

Mahsup                                   :   7.000.-YTL

(25.000*1/5 + 2.000)

Ödenecek Vergi                      :   2.670.-YTL

 

ÖRNEK 13- Bayan Ayşe’nin 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-X Ltd.Şti. Ücret Geliri                        : 100.000.-YTL (Brüt)

-Y A.Ş. Ücret Geliri                            :     5.000.-YTL (Brüt)

-Z A.Ş. Ücret Geliri                             :     5.000.-YTL (Brüt)

Not: Ücretlerin tamamı tevkifatlı.

 

İstenen : Gelir Vergisi karşısındaki durumu nedir?

 

  1. Ücret toplamada dikkate alınmaz. Diğerlerinin toplamı 15.000.-YTL’yi geçerse tamamı beyan edilecektir. (Birinci ücret dahil) Geçmezse hiçbiri beyan edilmez ve beyanname verilmez. Örnek Y+Z toplamı 15.000.-YTL den küçük olduğunda beyanname vermeyecek. Z den aldığı 11.000.-YTL olsaydı toplamı 16.000.-YTL olacağından beyanname verilecek ve birinci ücret dahil hepsi beyan edilecekti. (GVK 86/1-b)

 

ÖRNEK 14- Bayan A nın gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Miras yoluyla elde edilen His.Sn.Sat.Gel.                    : 20.000.-YTL

(İvazlı olmadığından vergileme yok)

-10.05.2005’te alınıp 16.09.2005’te satılan İst.Bor.    : 15.000.-YTL

Kayıtlı His.Sn.Sat.Gel. (mük.80/1)

-İhtira Berat Geliri                                                       : 10.000.-YTL

(Satın aldığı kitap yayın hakkının satışı mük.80/3)

-İştirak hissesi satış geliri (safi) (mük.80/4)                   :   2.000.-YTL

 

-10.000.-YTL’ye satın alınan binek otomobili 3.000.-YTL masraf edilip 20.000.-YTL’ye  satılmıştır.(82/1)

 

-Bir defa yapılan danışmanlık hizmeti geliri (safi)           : 10.000.-YTL (82/4)

-15.01.2005 alınan binanın 25.12.2005’te satışından: 20.000.-YTL

elde edilen safi gelir (Mük.80/6)

 

Açıklama        :

-Miras yoluyla elde edinilende (GVK açısından) vergileme yok (ivazsız)

-İstanbul Borsasına kayıtlı hisse senedi 3 aydan fazla elde tutulduğunda beyan yok.

-İhtira Beratı geliri Değer Artış Kazancı olup, diğerleri ile birlikte (değer artış kazançları) dikkate alınacak.

-İştirak hissesi satış geliri değer artış kazancı olup, diğerleri ile birlikte (değer artış kazançları) dikkate alınacak.

-Bina satış geliri (4 yıldan az elde tutulduğundan değer artış kazancı olup, diğerleri ile birlikte (değer artış kazançları) dikkate alınacak.

 

Beyanı Gereken Değer Artış Kazançları

 

-İhtira Beratı (safi)                   : 10.000.-YTL

-İştirak His.Sat.Gel.(safi)         :   2.000.-YTL

-Bina Satış Geliri                      : 20.000 .-YTL

Toplam                        : 32.000 .-YTL

-İstisna (Mük.80)                    : 13.000 .-YTL

-Kalan                                     : 19.000.-YTL

 

Arizi Kazançlar

 

-Otomobil Sat.Kaz.Mik.(20.000-13.000)         : 7.000.-YTL

(Arizi ticari kazanç)

-Danışmanlık Kazancı                              : 10.000 .-YTL

(Arızi Serbest Meslek Kazancı)

Toplam Arızi Kazanç                               : 17.000.-YTL

-İstisna (82’ye göre)                                            : 13.000 .-YTL

-Kalan Arızi Kazanç                                            :   4.000.-YTL

 

Diğer Kazanç ve İratlar = Değer Artış Kazancı + Arızi Kazanç

= 19.000 +4.000

Toplam Matrah                = 23.000.-YTL

Hesaplanan Vergi             =  5.820.-YTL

Ödenecek Vergi              =  5.820.-YTL

 

ÖRNEK 15- Bayan Adıgüzelin 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Tek işverenden alınan ücret                : 100.000 .-YTL

-İşyeri Kira Geliri Tevkifatlı (Brüt)        :     6.000.-YTL

-Mesken kira geliri                              :     2.000.-YTL

-Alacak faizi                                        :     2.000.-YTL

-Hazine Bonusu Faiz Geliri                   : 175.000.-YTL

(2003 ihraçlı)

 

Veriler :

-G.M.S. iratları için götürü gider seçilmiştir.

-İndirim oranı %45’dur.

-Hazine Bonusu İstisnası (Geç.59) : 174.033,88.-YTL

-İşyeri kirası tevkifatı    : 1.320. .-YTL

 

İstenen :

Bayan Adıgüzel beyanname verecek midir? Verecekse hangi gelirlerini beyan edecektir? Matrah, vergi ve ödenecek vergiyi hesaplayınız?

 

  • Tek işverenden alınan ücret miktarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve toplamda dikkate alınmayacak (86/1-b)
  • Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında önce indirim ve istisna uygulaması yapılacak kalan tutarlar toplanacak toplam 15.000.-YTL’yi geçerse hepsi, yoksa tevkifatsızlar beyan edilecek (86/1-c)

 

Bu duruma göre;

 

– Tevkifatli İşyeri Geliri                        : 6.000.-YTL

– Mesken Kira Geliri                                       :    —-

(İstisna Sonrası )

– Alacak Faizi                                                 : 1.100.-YTL

(İndirim sonrası 2.000*%55)

-Hazine Bonosu                                              :           –

Haz.Bon.Gel.       175.000.-YTL

İndirim Son.Kal.    96.250.-YTL

İstisna                   174.033,88.-YTL

Kalan                          –

Toplam                                                           : 7.100.-YTL

 

Beyan sınırı olan 15.000.-YTL ‘yi aşmadığından sadece tevkifatsızlar (800.-YTL’lik beyan sınırının üzerinde olduğu için ) beyan edilecektir.

 

M.S.İradı (Alacak Faizi)                                  :1.100

Matrah                                                            :1.100

 

İşyeri Kira Geliri 14.000.-YTL olsaydı.

 

-İşyeri Kira Geliri                     : 14.000.-YTL

-Alacak faizi                            :   1.100.-YTL

(İndirim Sonrası)

Toplam                        : 15.100.-YTL

 

Bu durumda beyan sınırını geçtiği için tevkifatlı ve tevkifatsızların tamamı beyan edilecektir..

 

ÖRNEK 16- Kırşehirde Basit Usule tabi ticari faaliyette (Ayakkabı tamircisi) bulunan Bay Ali’nin 2005 gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Basit Usulde Ticari Kazanç                : 2.000.-YTL

-Vadesi Gelmemiş Tah.Kup.                : 5.000.-YTL

Satış Geliri

-Yurtdışındaki bir şirketten kar payı     : 1.000.-YTL

-İşyeri kira geliri (Brüt) (Tevkifatlı)       : 5.000.-YTL

-Repo Geliri                                        : 50.000.-YTL

-Mesken Kira Geliri                            :      800.-YTL

-Devlet Tah.Faiz Gel.(2003 İhraç)       :150.000.-YTL

(Tl cinsinden)

 

Veriler :

-İndirim oranı : %45, 2004 Geçici 59 istisnasi 174.033,88.-YTL

-İşyeri kira gelirinde yapılan tevkifat 1.100 .-YTL

-Repo Geliri üzerinden yapılan tevkifat 5.000 .-YTL

-Mükellef G.M.S.İradında götürü gideri seçmiştir.

 

Açıklama :

  • Basit Usulde Ticari Kazanç sahibi olduğu için her halukarda beyanname verecek. 2.000 .-YTL beyan edilecek.
  • Repo geliri İnd. Oranına tabi olmakla birlikte Geçici 55’e göre beyan dışı ve toplamada dikkate alınmayacak.
  • 2002 ihraçlı devlet tahvilinde önce indirim uygulanacak sonra Geçici 59 daki istisna uygulancak. Buna göre;

Tahvil Faiz Geliri                                  : 150.000.-YTL

İndirim                                     :   67.500.-YTL

Kalan                                                  :   82.500.-YTL

İstisna                                                 : 174.033,88.-YTL

Kalan                                                  : ——

Kalan tutar olmadığından toplamada dikkate alınmayacak ve beyan edilmeyecek.

  • Diğer gayrimenkul ve menkul sermaye iratları toplanacak toplam beyan sınırını geçerse tamamı aksi durumda 800.-YTL’lik beyan sınırını geçen ve tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayanlar beyan edilecek (Basit usulde ticari kazanç sahibi olduğundan GVK istisna yok) Buna göre;

 

– Kupon Satış geliri                        : 5.000 .-YTL

– Yurtdışı şirket kar payı                : 1.000.-YTL

-İşyeri Kira geliri                           : 5.000.-YTL

-Mesken Kira geliri                       :    800.-YTL

Toplam                                         : 11.800.-YTL

 

11.800 .-YTL  < Beyan sınırı (15.000.-YTL)

 

Bu durumda üzerinden tevkifat yapılmayan kupon satış geliri, yurtdışı şirket kar payı ve mesken kira geliri beyan edilecek ancak mesken kira gelirinden %25 götürü gider düşülecek.

 

Mesken Kira Geliri            : 800 – (800*%25) = 600.-YTL

-Basit Usulde Ticari Kazanç                      : 2.000.-YTL

-G.M.S.İradı                                             :    600.-YTL

-M.S.İradı                                                : 6.000.-YTL

(Kupon Sat.Gel.+Yurtdışı Kar Payı)

Matrah                                                      : 8.600.-YTL

Hesaplanan Vergi                                      : 1.820.-YTL

Ödenecek Vergi                                        : 1.820.-YTL

 

ÖRNEK 17- Bayan Elif’in 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Tek işverenden alınan ücret (Tevkifatlı)                       : 100.000.-YTL

-Repo geliri                                                                 :   50.000.-YTL

-Mevduat Faizi                                                : 150.000.-YTL

-Mesken Kira Geliri                                                    :      1.000.-YTL

-Tevkifatlı işyeri kira geliri (Brüt)                                  :      8.000 .-YTL

-Anadolu Hayat Hissesi Satış Geliri (Safi)                    :  150.000.-YTL

(5.5.2004 alınıp 25.10.2004 satılan)

-2004 ihraçlı Hazine Bon.Faiz Gel.(Döviz)                   :  100.000.-YTL

-Yat.Fonu Kat.Belgesi Kar Payı                                  :  100.000.-YTL

 

Veriler :

-İndirim oranı %45’ dır.

-Gayrimenkuler için götürü gider seçilmiştir.

-Tevkifatlar;                             Tevkifat Tutarı

Repo Geliri                      10.000.-YTL

Ücret Geliri                      10.000.-YTL

Mevduat Faizi                  15.000.-YTL

İşyeri Kira Gel.                  1.600.-YTL

Yat.Fon.Kat.Bel.              10.000.-YTL

-GVK geçici 59 istisnasi 174.033,88.-YTL

İstenen  :Bayan Elif  beyanname verecek mi? Verecekse hangi gelirini beyan edecek?

 

Açıklama :

 

  • Tek işverenden alınan ücret 86/1-b’ ye göre beyan dışı
  • Repo geliri, mevduat faizi ve yatırım fonu katılma belgesi kar payı geçici 55’e göre beyan dışı. Toplamda dikkate alınmayacak.
  • Mesken kira geliri 2005 istisna tutarının altında bu nedenle beyan edilmeyecek. Toplamda dikkate alınmayacak.
  • Anadolu Hayat hisse satış geliri değer artış kazancı olup, İstanbul Borsasına kayıtlı hisse senedi olduğundan ve 3 aydan fazla elde tutulduğundan beyan dışı.
  • 2005 ihraçlı Hazine Bonusu faiz geliri döviz cinsinden olduğundan indirime tabi değil. Ancak GVK geçici 59. maddeye göre istisna tutarı olan 174.033,88.-YTL olduğundan ve faiz geliri bu tutarın altında kaldığından beyan dışı.
  • Tevkifatlı işyeri kira geliri 8.000.-YTL olup, toplam da dikkate alınacak başka menkul ve gayrimenkul sermaye iradı olmadığından ve bu tutarda beyan sınırı olan 15.000.-YTL ‘nin altında kaldığından beyan edilmeyecektir.

 

Bu durumda Bayan Elif beyanname vermeyecektir. Tevkif yoluyla ödenen vergiler nihai vergi olacaktır.

      ÖRNEK 18- Avukat olan Bayan Emel’in 2005 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.

 

-Serbest Meslek Kazancı                                : 10.000.-YTL

-X A.Ş. Alınan Ücret Geliri                             : 50.000 .-YTL

-Y Vakfından Alınan Ücret                              :   9.000.-YTL

-Z Ltd. Şti. Alınan Ücret                                  :   7.000.-YTL

 

İstenen : Bayan Emel beyanname verecek midir? Verecekse hangi gelirlerini beyan edecektir?

 

Açıklama :

 

a- Bayan Emel Serbest Meslek Kazanç Sahibi olduğundan her halükarda beyanname verecektir. Serbest Meslek Kazancı dışındaki ücret gelirlerinden birinci ücret dışındakilerin toplamı (9.000 + 7.000)=16.000.-YTL   olup, bu tutar beyan sınırından büyük olduğundan (16.000 .-YTL  milyar > 15.000.-YTL (Beyan Sınırı)) birinci ücret dahil tüm gelirlerini beyan edecektir.

 

Buna  göre beyanı gereken gelirler;

-Serbest meslek kazancı                      : 10.000.-YTL

-Ücret gelirleri                         : 66.000.-YTL

Toplam                                                 76.000 .-YTL

 

 

X-MUHTASAR BEYANNAME

 

1. VERGİ KESİNTİSİ YAPACAK OLANLAR

 

G.V.K madde 94’e göre vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar aşağıda sayılmıştır.

 

  • Kamu idare ve müesseseleri
  • İktisadi kamu müesseseleri
  • Sair kurumlar
  • Ticaret şirketleri
  • İş ortaklıkları
  • Dernek ve vakıflar
  • Dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri
  • Kooperatifler
  • Yatırım fonu yönetenler

10-Gerçek  gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı

11-Zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler.

 

Bu kişi veya kuruluşlar 94. maddede yazılı ödemeleri, avans olarak ödenenler dahil, nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmak zorundadırlar.

 

2. VERGİ TEVKİFATINDA UYULACAK ESASLAR

 

1- 94. maddede vergi tevkifatı yapacaklar arasında basit usulde vergilendirilen mükellefler sayılmadığından söz konusu mükellefler tevkifat yapmayacaklar ve beyanname vermeyeceklerdir.

 

2- GVK madde 96’ya göre; vergi tevkifatı, 94. madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen “hesaben ödeme” deyimi vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve ödemeleri ifade eder.

 

Buna göre, bankaya yatırılan vadeli mevduattan, vadenin dolmuş olması mevduat sahibinin faiz geliri  elde etmiş olması sonucunu doğurduğundan, bankanın vergi tevkifatı yapması gerekecektir. Faizin mudiye bilfiil ödenmesi şart değildir.

 

3-GVK’nın 96 maddesinin ikinci fıkrasına göre vergi tevkifatı ücretler dışında kalan ödemelerde gayri safi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden yapılır.

 

4- 94. maddedeki parantez içi hüküm ile avans olarak yapılan ödemelerin de vergi kesintisine tabi tutulacağı belirtilmiştir.

 

5- G.V.K’nın 94. maddesi uyarınca vergi tevkifatı yapmak zorunda olan kişi ve kuruluşlardan gerçek kişi durumunda bulunan serbest meslek erbabı ve çiftçiler; ticari, mesleki ve zirai işleriyle ilgili olarak yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorundadırlar. Bu kişiler özel işleri dolayısıyla yaptıkları ödemelerden tevkifat yapmayacaklardır.

 

3- VERGİ TEVKİFATINA TABİ KAZANÇ VE İRATLAR ve TEVKİFAT ORANLARI:

 

  1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

 

  1. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (4369 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük:1.1.1999) (Noterlere, serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);
  2. a) 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %17, Yürürlük: 1.1.2004)
  3. b) Diğerlerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %22, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. 42 nci madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %5, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı dolayısıyla yapılan ödemelerden, (2003/657a) 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %25, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. a) 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden , (2003/6577 Sayılı BKK ile %22, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. b) (5035 Sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değişen ibare, Yürürlük: 2.1.2004; Geçerlilik:1.1.2004) Vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden , (2003/6577 Sayılı BKK ile %22, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. c) Kooperatiflere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %22, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. a) Dağıtılsın veya dağıtılmasın Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 4 numaralı bendinin;

 

  1. i) (a), (c) ve (d) bentlerinde yazılı kazançlardan, (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. ii) (b) alt bendinde yazılı kazançlardan, (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. b) (4842 Sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle değişen alt bent, Yürürlük: 24.4.2003) i) Tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.), (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)
  2. ii) Tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.), (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)

iii) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. c) (5035 Sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle kaldırılmıştır, Geçerlilik: 1.1.2004, Yürürlük: 2.1.2004)

 

  1. i) Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu menfaatlerine yararlı sayılan dernekler için (Bu bent gereğince yapılan tevkifat binde birden fazla olamaz), (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. ii) Diğer vakıf ve dernekler için (Bu bent gereğince yapılan tevkifat yüzde birden fazla olamaz), (98/12225 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük 1/1/1999)

 

  1. 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (5228 Sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle değişen ibare, Yürürlük: 1.1.2005) (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil)

 

  1. a) Devlet tahvili faizlerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. b) Hazine bonosu faizlerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. c) (4369 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değişen bent Yürürlük: 29.7.1998) Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. d) Nama yazılı tahvil faizlerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. e) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)
  2. f) Diğerlerinden,(2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004)

 

  1. Mevduat faizlerinden (5228 Sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle değişen ibare, Yürürlük: 1.1.2005) (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil)

 

  1. a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından;

 

  1. aa) 1 yıla (özel finans kurumlarında 360 güne) kadar vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %24, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004) ,

 

  1. ab) 1 yıl (özel finans kurumlarında 360 gün) ve daha uzun vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük:31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004) ,

 

  1. b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden;
  2. ba) Vadesiz ve ihbarlı hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. bb) 3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplaraödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. bc) 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %16, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. bd) 1 yıla kadar vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %12, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihtenitibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. be) 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %7, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. c) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden,
  2. ca) Vadesiz ve ihbarlı hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük:31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. cb) 3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. cc) 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %16, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. cd) 1 yıla kadar vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %12, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  2. ce) 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %7, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. d) Diğerlerinden,
  2. da) Bankalar ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasasında değerlendirilen paralara ödenen faizler (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  3. db) (da) alt bendi dışında kalanlar (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek faizler ile bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 12 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (5228 Sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle değişen ibare, Yürürlük: 1.1.2005) (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil) ;

 

  1. a) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar paylarından (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  2. b) Kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar paylarından (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  3. c) Özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından;
  4. ca) 3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %18, Yürürlük:31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  5. cb) 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %16, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  6. cc) 1 yıla kadar vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %12, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),
  7. cd) 1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda (2003/6577 Sayılı BKK ile %7, Yürürlük: 31.12.2003 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten itibaren açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek kar payları için geçerli olmak üzere 30.12.2004),

 

  1. (4369 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değişen bent Yürürlük: 29.7.1998) a) Baş bayiler hariç olmak üzere Milli Piyango İdaresince çıkarılan biletleri satanlar ile diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %20, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. b) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanlara bu faaliyetleriyle ilgili olarak yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %20, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. (4108 sayılı Kanunun 23’üncü maddesiyle değişen bent Yürürlük: 1.8.1995) Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden;

 

  1. a) Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için,

 

  1. i) Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar için (2003/6577 Sayılı BKK ile %1, Yürürlük: 1.1.2004),
  2. ii) (i) alt bendi dışında kalanlar için (2003/6577 Sayılı BKK ile %2, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. b) Diğer zirai mahsuller için,
  2. i) Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan zirai mahsuller için (2003/6577 Sayılı BKK ile %2, Yürürlük: 1.1.2004),
  3. ii) (i) alt bendi dışında kalanlar için (2003/6577 Sayılı BKK ile %4, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. c) Zirai faaliyet kapsamında ifa edilen hizmetler için,

 

  1. i) Orman idaresine veya orman idaresine karşı taahhütte bulunan kurumlara yapılan ormanların ağaçlandırılması, bakımı, kesimi, ürünlerin toplanması, taşınması ve benzeri hizmetler için (2003/6577 Sayılı BKK ile %2Yürürlük: 1.1.2004),
  2. ii) Diğer hizmetler için (2003/6577 Sayılı BKK ile %4, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. d) (4697 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenen bent, Yürürlük: 10.7.2001) Çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için, (2003/6577 Sayılı BKK ile %0, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. PTT acenteliği yapanlara, bu faaliyetleri nedeniyle ödenen komisyon bedeli üzerinden, (2003/6577 Sayılı BKK ile %20, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. (4369 sayılı Kanunun 81’inci maddesiyle değişen bent Yürürlük: 1.9.1999) Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden,

 

  1. a) Havlu, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve her nevi turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek ve benzeri emtia bedelleri veya bu emtianın imalinde ödenen hizmet bedelleri üzerinden (2003/6577 Sayılı BKK ile %2, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. b) Hurda mal alımları için (2005/9266 Sayılı BKK ile %2, 01.09.2005 tarihinden geçerli olmak üzere Yürürlük:31.08.2005 ),

 

  1. c) Diğer mal alımları için (2003/6577 Sayılı BKK ile %5, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. d) Diğer hizmet alımları (‘a’, ‘b’, ve ‘c’ alt bentleri hariç olmak üzere mal ve hizmet bedelinin ayrılamaması hali de bu kapsamdadır) için (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004),

 

  1. 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından 4369 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değiştirilen parentez içi hüküm Yürürlük; 29.7.1998) (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil) %22,

 

  1. (4697 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenen bent, Yürürlük: 10.7.2001)
  2. a) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (2003/6577 Sayılı BKK ile %15, Yürürlük: 1.1.2004),
  3. b) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (2003/6577 Sayılı BKK ile %10, Yürürlük: 1.1.2004),
  4. c) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (c) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (2003/6577 Sayılı BKK ile %5, Yürürlük: 1.1.2004),

 

% 25 vergi tevkifatı yapılır.

 ÖRNEK:Zirai ürün alım satımından dolayı zirai kazanç mükellefi olan Z şirketinin çalıştırmış olduğu hizmet erbabı sayısı 6’dır.2005 Ocak ayında 1.750.-YTL’lik balık satın alımında bulunan bu şirketin satın almış olduğu üründen 1.750 x 0.02 = 35 .-YTL  tevkifat yapılmıştır.

 

Bu verilere göre söz konusu mükellef her ne kadar çalıştırmış olduğu işçi sayısı 10’un altında olsa da zirai ürün alımından dolayı tevkifat yapması nedeniyle 2005 Ocak ayında çalıştırmış olduğu işçilere yaptığı ücret ödemelerinden  ve zirai ürün alımı nedeniyle tevkif ettiği vergileri 2005 Şubat ayının 20. günü akşamına kadar bağlı bulunduğu vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan edecek ve 26.günü akşamına kadar ödeyecektir.

NOT: Bir ticari işletmenin aktifinde kayıtlı bulunan mal ve hakların  kiralanması halinde elde edilen gelir “gayrimenkul sermaye iradı” değil, “TİCARİ KAZANÇ” olduğundan ticari işletmeye kira ödemesini yapanlar vergi kesintisi yapmayacaklardır. Ticari işletmenin kira geliri ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilecektir.

4. Vergi Kesintisinin Beyanı ve Ödenmesi

 

G.V.K’nın 98. maddesinde muhtasar beyannamenin verilme zamanı düzenlenmiştir. Ayrıca 5035 sayılı kanunla maddede 01.01.2004’ten itibaren geçerli olmak üzere önemli değişiklikler yapılmıştır.

 

Son değişikliklerden sonra G.V.K’nın 98. maddesine göre;

94. madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yıl sonlarında tahakkuk ettirilen mevduat faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre bir ay uzatılır. Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir. Zirai ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere, çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, 94. maddeye göre yapacakları tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini, bağlı bulundukları vergi dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay yerine Ocak, Nisan,Temmuz ve Ekim aylarının yirminci günü akşamına kadar verebilirler.

 

Tevkif edilen verginin ödenmesi ise, GVK’nın 119. maddesine göre beyanname verilecek ayın 26. günü akşamına kadar yapılacaktır.

 

 

5. Muhtasar Beyanname Verilmeyecek Haller

 

GVK’nın 100. maddesinde, genel bütçeye dahil idare ve müesseselerin, yaptıkları vergi tevkifatı için beyanname vermeyecekleri belirtilmiştir.

 

6. MUHTASAR BEYANNAMENİN VERİLMESİYLE İLGİLİ BAZI ÖZELLİKLİ DURUMLAR

 

G.V.K.’nın 96. maddesine göre vergi tevkifatı, 94. madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. G.V.K.’nın 98. maddesine göre de; aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir Bu nedenlerle hesaben ödemeye istihkak sahibi açısından bakıldığında söz konusu gelirin yapılan kayıt ve işlemle istihkak sahibi tarafından ekonomik açıdan tasarruf edilebilir aşamaya gelmesini ifade eder. Yani istihkak sahibi geliri elde etmiş sayılmaktadır. Buna göre muhtasar beyannamenin, ödemenin nakden veya hesaben yapıldığı yer vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

 

ÖRNEK: X.A.Ş inşaat firması olup merkezi Ankara’dır. Türkiye’nin çeşitli illerinde inşaatları olan firma bu illerde istihdam ettiği personelinin ücretlerini işyerlerinde aylık olarak yapmaktadır. Bu durumda firma inşaatlarının bulunduğu her ildeki vergi dairesine beyanname vererek o ildeki personeline ilişkin gelir vergisi tevkifatlarını ödeyecektir.

 

ÖRNEK: X.A.Ş inşaat firması olup merkezi Ankara’dır. Firmanın Ankara’da 8, İzmir’ deki işinde 9 ve Bilecik’teki işinde 5 olmak üzere toplam 22 hizmet erbabı çalışmaktadır. Bu durumda her ne kadar merkez ve şubelerde çalışan hizmet erbabı sayısı ayrı ayrı 10’dan az ise de işverenin aynı olması nedeniyle genel toplam esas alınacaktır. Dolayısıyla toplam istihdam 22 olduğundan işveren ödemenin şekline göre ilgili vergi dairesine aylık olarak muhtasar beyanname verecektir.

XI-MÜNFERİT BEYANNAME

  1. MÜNFERİT BEYANNAME VERECEK OLANLAR

Dar mükelleflerden yıllık beyannameye tabi olmayanlar stopaj yoluyla da vergilendirilmemişlerse münferit beyanname vererek vergiyle ilgili ödevlerini yerine getirmek zorundadırlar.

  1. MÜNFERİT BEYANNAME İLE BİLDİRİLECEK KAZANÇ VE İRATLAR VE BEYANNAMENİN VERİLECEĞİ YER

 

G.V.K.’nın 101. maddesinde münferit beyanname ile bildirilecek kazançlar ve bu kazançlar nedeniyle münferit beyannamenin verileceği yerler açıklanmıştır. Buna göre:

 

1-Gayri menkullerin elde çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarını gayri menkulün bulunduğu

 

2-Menkul malların ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarını, mal ve hakların Türkiye’de elden çıkarıldığı,

 

3-Ticari veya zirai,bir işletmenin faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde ettikleri diğer kazanç ve iratlarını işletmenin bulunduğu,

 

4-Arızi olarak ticari işlemlerin yapılmasından veya bu nitelikteki işlemlere tavassuttan elde edilen diğer kazanç ve iratlarla, arızi olarak serbest  meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançlar ve dar  mükellefiyete tabi olanların 45. maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri diğer kazanç ve iratlar, faaliyetin yapıldığı veya yolcu veya yükün taşıta alındığı,

 

5-Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri diğer kazanç ve iratlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil), ticari, zirai ve veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi veya ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde ettikleri diğer kazanç ve iratları  vergisi tevkif suretiyle alınmamış menkul sermaye iratlarını ve diğer her türlü kazanç ve irada ilişkin ödemenin Türkiye’de yapıldığı

 

6-Diğer hallerde Maliye Bakanlığınca belirlenen

 

Yerin vergi dairesine münferit beyanname ile bildirmeye mecburdurlar.

 

Bu kazanç ve iratlardan serbest meslek  faaliyetlerine ilişkin olanların beyannamelerinin bu faaliyetlerin sona erdiği  bu kazanç dışındaki diğer kazanç ve iratlarla ilgili beyannamelerin ise bu kazanç ve iratların iktisap olduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine verilmesi mecburidir.

 

Geliri telif ve patent haklarının satışından ibaret olan ve tamamı üzerinden tevkif suretiyle gelir vergisi ödemiş bulunan  dar mükellefiyete tabi  kimselerin bu gelirleri için münferit beyanname vermeleri ihtiyaridir.

 

Dar mükelleflerin;

  1. Gayri menkullerin elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratları,
  2. Menkul mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratları
  3. İşletmenin faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde edilen diğer kazanç ve iratları
  4. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere aracılıktan elde edilen kazançları ile arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil ettikleri kazançlarının tümünün

 

01.01.2005’ten itibaren yukarıdaki kazanç ve iratların 13.000.-YTL’ yi  aşan kısmı vergiye tabidir. 13.000.-YTL’lik  kısım vergiden istisna tutulmuştur.(GVK mük. md.80)

 

3. MÜNFERİT BEYANNAMENİN MUHTEVİYATI

 

Münferit beyannamenin muhteviyatını düzenleyen G.V.K.’nın 102. maddesi aşağıdaki gibidir:                                     Münferit beyannamede aşağıda yazılı malumatın gösterilmesi lazımdır:                                                                          1. Mükellefin adı ve soyadı, varsa unvanı ile adresi ve bağlı bulunduğu vergi dairesi ile mükellef hesap numarası;         2. Beyanname mükellef adına Türkiye`de başka bir kimse tarafından verilmişse, beyannameyi verenin adı ve soyadı, varsa unvanı ile adresi;                  3. Muamelenin yapıldığı tarih veya tarihler;                                 4. Elde edilen kazançların nev`i;

 

  1. Elde edilen kazançların tutarı

 

3.      MÜNFERİT BEYANNAMENİN DOLDURULUMASINA İLİŞKİN

ÖRNEK:İngiltere vatandaşı Avukat Alexandar MONDAY 2005 yılı tatilini Antalya Kemerde geçirirken 15.1.2005 tarihinde mesleğiyle ilgili arızi bir faaliyet sonucu 15.000.-YTL kazanç elde etmiş ve faaliyetle ilgili herhangi bir gider yapmamıştır. Alexander MONDAY yaptığı serbest meslek faaliyetinin bittiği günden itibaren 15 gün içinde Kemer Vergi Dairesine Münferit Beyanname ile bildirimde bulunacak ve 13.000.-YTL istisna düşüldükten sonra kalan 2.000.-YTL için, gelir vergisinin ilk dilimi içinde kalması nedeniyle  %20 oranında; 2.000  x %20 = 400.-YTL gelir vergisi ödeyecektir.

 

 

XII-GEÇİCİ VERGİ  UYGULAMASI

 

1- KANUNİ  DÜZENLEME

            1.1- Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120. Maddesi :

 

Geçici vergi düzenlemesi hem gelir vergisi mükellefleri  hem de kurumlar vergisi mükellefleri için aynıdır. Bu düzenleme Gelir Vergisi Kanunu’nda yer almakta, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda (KVK) ise Gelir Vergisi Kanunu’ndaki hükme gönderme yapılmaktadır. Geçici vergi müessesesi Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120’nci maddesinde düzenlenmiş olup madde hükmüne göre;

 

            Geçici vergi:

 

(4369 sayılı kanunun 52’nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin vergisine mahsup edilmek üzere, bu kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen ilgili hesap döneminin (2000/1514 sayılı Kararın 1’inci maddesiyle değişen ibare) (1.1.2001tarihinden geçerli olmak üzere) [4] üçer aylık kazançları (42’nci madde kapsamına giren kazançlar ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işlerden sağladıkları kazançlar hariç) üzerinden 103’üncü maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler. Geçici vergi matrahının hesaplanmasında dönem sonu mal mevcutları, kayıtlar üzerinden tespit edilebilir.

 

Hesaplanan geçici vergi G.V.K.’nın mükerrer 120. maddesinde 5035 Sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre geçici vergi beyannamelerinin, ilgili üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilmesi ve on yedinci günü akşamına kadar ödenmesi gerekmektedir. Aynı dönem içinde tevkif edilmiş bulunan gelir vergisi (42.maddede belirtilen kazançlardan yapılan tevkifat hariç) hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir.

 

            Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergi terkin edilir, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilir.

 

            Bir önceki takvim yılında (2000/1514 sayılı Kararın 1’inci maddesiyle değişen ibare) (1.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere) üçer aylık [5] dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı, o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edilir.

 

            İşin bırakılması halinde, işin bırakıldığı dönemi izleyen dönemlerde geçici vergi ödenmez.

 

Geçici vergi uygulamasına ilişkin usuller Maliye Bakanlığınca tespit edilir.

 

2- GEÇİCİ VERGİNİN KAPSAMI

 

2.1- Geçici Vergi Mükellefleri

      2.1.1- Geçici Vergi Ödemekle Yükümlü Olan Gelir Vergisi Mükellefleri

           

– Kazançlarını bilanço esasına göre  tespit eden ticari kazanç sahipleri,

 

– Kazançlarını işletme hesabı esasına göre tespit eden ticari kazanç sahipleri,

 

– Serbest meslek erbapları

 

ticari ve  mesleki kazançları için geçici vergi ödeyeceklerdir.

 

2.2- Geçici Vergi Mükellefi Olmayanlar :

 

-Basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri,

-Zirai kazanç sahipleri,

-Ücret geliri elde edenler,

-Gayrimenkul sermaye iradı sahipleri,

-Menkul sermaye iradı sahipleri,

-Diğer kazanç ve irat elde edenler,

-Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi olmayan dar mükellefler,

-GVK’nın 18’inci maddesi uyarınca kazançları istisna edilen Serbest Meslek Erbapları,

-GVK ve KVK’ya göre vergi muafiyetinden yararlananlar,

-Kazançları istisna edilen özel kreş, ana okulu, meslek teknik okulu ve özel okul sahipleri, (625 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi )

-Tasfiyeye giren kurumlar,

geçici verginin mükellefi değildirler.

 

2.3- Geçici Vergi Kapsamına Girmeyen Kazançlar :

      2.3.1-Yıllara Sari  İnşaat ve Onarma İşlerinden Elde Edilen Kazançlar:

GVK’nın 42’inci madde hükmü dahilinde yıllara sari inşaat ve onarım işi yapanların bu işlerden sağladıkları kazançlar için geçici vergi ödenmez. Burada mükellefiyetin türü önemli değildir. Yıllara sari inşaat ve onarım işleri Gelir veya Kurumlar Vergisi mükellefleri tarafından da yapılsa geçici vergi ödenmez. Bu kazançların geçici vergi dışında tutulmasının nedeni GVK’nın  94/3 maddesi uyarınca GVK 42’inci madde kapsamına giren işleri yapanlara ödenen istihkak bedellerinin, yüzde beş oranında vergi stopajına tabi olmasıdır. Ancak söz konusu mükellefler, yıllara sari inşaat ve onarım işi dışında kalan ticari, mesleki kazançları için geçici vergi ödemek zorundadırlar.[6]

Yıllara sari inşaat onarım işi yapanların mevduat faizi, makine satış geliri vb. yıllık esasta beyanı gereken gelirleri mevcutsa bu gelirler üzerinden de geçici vergi ödenmesi gerekir.( 38 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği)                                                                                                                                                                                                                                             

      2.3.2- Noter Bulunmayan Yerlerde Adalet Bakanlığınca Geçici Yetkili Noter Yardımcıları Olarak Görevlendirilenler:

 

Noter bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca geçici olarak görevlendirilen  noter yardımcıları, bu kazançları dolayısıyla geçici vergi ödemezler.

Söz konusu kişiler, noter yardımcılığı işlerinden elde ettikleri kazançları dışında kalan ticari ve mesleki kazançları için vergi ödemek zorundadırlar.

3- GEÇİCİ VERGİ  DÖNEMLERİ

 

Geçici vergi dönemleri üçer aylık dönemler olmakla birlikte beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 3,6,9,12 aylık mali tablolar esas alınacak, mali tablolara göre hesaplanan kazanç üzerinden hesaplanan geçici vergiden önceki dönemlerde ödenmesi gereken geçici vergiler indirilmek suretiyle geçici vergi hesaplanacaktır.

 

Geçici vergi dönemleri, hesap dönemi takvim yılı olanlar, kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenler ile işe başlayan, işi bırakan ve hesap dönemi değişenler bakımından farklılıklar göstermektedir.

 

3.1- Kendilerine Özel Hesap Dönemi Tayin Edilenlerde  :

 

Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için geçici vergi dönemleri, özel hesap döneminin başlangıç tarihinden itibaren üçer aylık dönemler olacak ve yukarıdaki esaslar çerçevesinde geçici vergi hesaplanacaktır.

 

Örnek : 1 Haziran 2004- 31 Mayıs 2005 dönemi özel hesap dönemi tayin edilmiş bir kurumlar vergisi mükellefi için geçici vergi dönemleri aşağıdaki gibi olacaktır :

 

Dönemi Aylar Kazanç Dönemi
1. Dönem Haziran-Temmuz-Ağustos Haziran- Ağustos
2. Dönem Eylül-Ekim-Kasım Haziran- Kasım
3. Dönem Aralık-Ocak-Şubat Haziran- Şubat
4. Dönem Mart-Nisan-Mayıs Haziran- Mayıs

 

4- GEÇİCİ VERGİYE ESAS KAZANCIN TESPİTİ :

            4.1- Geçici Verginin Matrahı:

 

1998 yılına kadar uygulanan geçici verginin matrahı ticari ve mesleki kazanç ile kurum kazancı üzerinden hesaplanan gelir vergisi veya kurumlar vergisi idi. 4369 Sayılı Kanun ile geçici vergi müessesinde yapılan en önemli değişiklerden birisi, geçici  vergi matrahının değiştirilmiş olmasıdır. Yani geçici verginin matrahı, artık ticari veya serbest meslek kazancı ve kurum kazancı olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Geçici vergi ticari ve mesleki kazanç sahipleri tarafından beyan edilip ödenmektedir. Geçici vergide, asgari veya azami kazanç beyan etme gibi bir zorunluluk söz konusu olmadığı gibi;  ticari veya mesleki faaliyet sonucunda oluşan kazançlar üzerinden gerçek usulde, yani beyan usulü vergilendirme sistemi caridir. Mükellefler vergilendirme dönemleri itibariyle geçici vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde, ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin GVK’da yer alan hükümler ile VUK’da yer alan değerleme hükümlerine uymak zorundadırlar.

 

Kurumlar vergisi mükellefleri dönem kazançlarını, GVK’nın ticari kazanç hükümlerinin yanı sıra, KVK’da yer alan safi kurum kazancının tespitine ilişkin hükümlere de uyarak belirlerler. Bu hükümler geçici vergiye esas kazancın tespitinde de geçerlidir.

            4.2- Geçici Vergi Uygulamasında Dönemsellik :

 

Geçici vergiye ilişkin kazançların hesaplanmasında dönemsellik kavramına uyulması esastır. Dönemsellik ilkesi bir dönemin hasılat ve gelirlerinin aynı dönemin gider ve maliyet unsurlarıyla karşılaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle tahakkuk etmiş bile olsa, gelecek dönemlere ait olan gelir ve giderler aktif ve pasif geçici hesaplar yoluyla (bilanço usulünde) ilgili oldukları dönemler gelinceye kadar geçici hesaplarda bekletilirler. Bu ilkenin sonucu olarak VUK’da yer alan değerleme işlemlerinin, her geçici vergi döneminin kapandığı tarih itibariyle yapılması gerekmektedir.

 

 

 

5-GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASINDA İNDİRİM VE İSTİSNALAR  İLE ÖZELLİK ARZEDEN DURUMLAR:                                     

 

5.1- Genel Açıklama:

 

Mükellefler geçici vergi matrahının tespitinde, yıllık beyannamelerde yararlanabilecekleri bütün indirim ve istisnaları dikkate alabileceklerdir. İndirim ve istisnalardan yaralanma belirli şartlara bağlanmışsa, bu şartların yerine getirilip getirilmediği, ilgili geçici vergi döneminin son günündeki duruma göre belirlenecektir.

 

4325 sayılı Kanun uygulamasında olduğu gibi, kazancın bütünüyle gelir ve kurumlar vergisinden istisna edildiği veya hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden belli oranlarda indirim yapıldığı durumlarda da geçici vergi beyannamesi verilir. Gerekli şartlar yerine getirildiği için kazancın bütünüyle istisna edildiği durumda verilecek geçici vergi beyannamesinde kazanç beyan edilecek ancak geçici vergi hesaplanmayacaktır. Şarta bağlı olarak hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden belirli oranda indirim yapıldığı durumda ise, verilecek geçici vergi beyannamesinde beyan edilen geçici vergi matrahına göre hesaplanacak geçici vergiden, hak kazanılan oranda indirim yapılmak  suretiyle  ödenmesi gereken geçici vergiye ulaşılacaktır.[7]

 

5.2- Geçmiş Yıl Zararları :

 

Geçici vergi matrahının hesaplanmasında, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirimi  mümkün olan geçmiş yıl zararları dikkate alınacaktır.[8]

 

5.3- Yatırım İndirimi :

GVK’nın mükerrer 120’nci maddesinde “Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen…….” Denilmek suretiyle geçici vergi matrahının tespitinde yatırım indiriminin de dikkate alınması gerektiği hususu hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan GVK’nın 19’uncu maddesinde yatırım indirimi istisnası ile ilgili olarak “Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam olunur.Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde, kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler dikkate alındığında mükellefler yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde, kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarları ile geçici vergi dönemi içerisinde yatırımla ilgili yapılan harcamaların %40’ını geçici vergi matrahının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak dikkate alabileceklerdir.

 

5.4- Bağış, Yardım ve Sigorta Primi İndirimi :

 

Geçici vergi mükellefi gerçek kişiler, GVK’nın 89. maddesinde belirtilen bağış, yardım ve sigorta primi indiriminden; kurumlar ise KVK’nın 14/6. maddesinde belirtilen bağış ve yardım indiriminden geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken yararlanabileceklerdir. Bu durumda, söz konusu maddelerde yer alan oranlar, geçici vergiye esas kazanca uygulanmak suretiyle indirim konusu yapılabilecek tutar belirlenecektir.

 

5.5- Gayri Maddi Hak Bedeli ve Ciro Primi Gibi Ödemeler :

 

Geçici vergi matrahının hesabında, hangi esasa göre hesaplanırsa hesaplansın, lisans, know-how gibi gayri maddi hak bedeli ile ciro primi niteliğindeki ödemeler, tahakkuk ettikleri dönemde gelir veya gider olarak dikkate alınacaktır.[9]

 

5.6- Yenileme Fonu Uygulaması :

 

Mükelleflerce, VUK’un 328. maddesi uyarınca amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılmasından kaynaklanan karın yenileme fonuna alınmak suretiyle vergi matrahına eklenmemesi uygulaması geçici vergi matrahının tespitinde de yapılabilecektir. Bu durumda, yeni iktisadi kıymet iktisap edilmesi halinde, yenileme fonuna aktarılan kar, bu kıymete ilişkin geçici vergi dönemlerinde ayrılacak  amortismanlara mahsup edilecektir.[10]

 

5.7- Götürü Gider Uygulaması:

 

GVK’nın 40’ıncı maddesinin 1’inci bendinde, ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetinde bulunan mükelleflere, bu işleriyle ilgili belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olmak üzere döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilme imkanı getirilmiştir. Geçici vergiyi hesaplarken de götürü gider indirimi  yapılabilecektir.

 

6- GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASINDA DÖNEM SONU İŞLEMLERİ :

 

Geçici vergiye esas kazancın tespitinde dönemsellik ilkesine uyulacağının sonucu olarak, VUK’da yer alan  değerlemeye ilişkin hükümlere geçici vergi hesap dönemlerinde de uyulması gerekmektedir. Mükellefler geçici vergi hesap döneminin kapandığı tarih itibariyle değerleme işlemlerini yapacaklardır. Değerleme işleminde dikkat edilecek husus, her geçici vergi döneminin kazancı kümülatif olarak tespit edildiğinden, bir önceki geçici vergi döneminde yapılan değerlemenin değil, hesap dönemi başındaki kayıtlı değerlerin esas alınması gerektiğidir.

 

            6.1- Yabancı Paralar ile Yabancı Para Cinsinden Olan Alacak ve Borçlar :

 

VUK’un 280’inci maddesinde,yabancı paraların borsa rayici ile değerleneceği ve bu hükmün yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da cari olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, geçici vergiye tabi kazançların tespitinde yabancı paralar ile yabancı para cinsinden olan alacak ve borçların bu hüküm dikkate alınarak değerlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak değerlemede T.C.Merkez Bankası’nca Resmi Gazete’de geçici vergi döneminin kapandığı tarih itibariyle yayımlanan döviz alış kurları esas alınacaktır.

 

6.2- Alacak ve Borç Senetlerinde Reeskont Uygulaması:[11]

 

VUK’un 280, 281 ve 285’inci maddeleri uyarınca, yabancı para cinsinden olanlar da dahil olmak üzere, vadesi gelmemiş alacak ve borçlar değerleme gününün kıymetine irca edilebilmektedir. Bu hüküm uyarınca mükellefler, geçici vergiye tabi kazançların tespitinde, isterlerse vadesi gelmemiş senede bağlı borç ve alacaklarını değerleme gününün kıymetine irca edebileceklerdir.

 

Geçici vergi açısından reeskont yapılmış olması müteakip geçici vergi dönemlerinde veya hesap dönemine ilişkin kazancın hesaplanmasında da reeskont işleminin yapılmasını gerektirmemektedir. Örneğin, üç aylık kazancın tespitinde bu tür alacak ve borçlarını değerleme gününün kıymetine irca etmeyi tercih eden bir mükellef, dilerse altı aylık kazancın tespitinde bağlı alacak ve borçlarını değerleme gününün kıymetine irca etmeyebilecektir. Geçici vergi uygulaması yönünden senetli alacaklarını değerleme günün kıymetine irca eden bir mükellefin, borç senetleri içinde aynı uygulamayı yapması zorunludur. (VUK md.285)

 

            6.3- Maliyet Tespit Yöntemi :

 

Değerleme işlemlerinde mükellefe seçimlik hak tanındığı durumlarda, yıllık olarak yapılacak tercih geçici vergi uygulamasında da dikkate alınacaktır. Örneğin, maliyet tespit yöntemi olarak ilk giren ilk çıkar (FİFO) yöntemini seçen bir mükellefin geçici vergi açısından da uygulama süresi boyunca bu yöntemi kullanması gerekmektedir. Aynı şekilde geçici vergi döneminde FİFO uygulanmaya başlanmışsa hesap dönemine ilişkin gelir veya kazancın tespitinde de bu yöntem kullanılacaktır.

 

6.4- Şüpheli Alacaklara Karşılık Ayırma:

 

Şüpheli hale gelen alacaklar için değerleme günü itibariyle karşılık ayırma şartlarının bulunup bulunmadığına bakılarak, geçici vergi döneminde şüpheli hale gelen alacaklar için karşılık ayrılabilecektir.

 

Mükellefler şüpheli hale gelen alacaklar için değerleme günü itibariyle karşılık ayırma şartlarının bulunup bulunmadığına bakarak şartların gerçekleşmesi halinde karşılık ayırabileceklerdir. Şüpheli  hale gelen alacağın bulunduğu hesap dönemini aşmamak üzere geçici vergi dönemlerinden herhangi birinde karşılık ayırmak mümkündür.

              6.5- Yeniden Değerleme Uygulaması :

 

Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesinde, (5024 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen şekli) (1.1.2004 tarihinden geçerli olmak üzere) Mali tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetlerin, belirlenen hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulacağı belirtilmiştir.

 

Buna göre; 1.1.2004 tarihinden itibaren, kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde % 100’den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10’dan fazla olması halinde mali tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacaklardır. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erecektir. Bu kapsama giren mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibariyle mali tablolarını düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar. Geçici vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen oranların tespitinde, son üç hesap dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son ayı dahil önceki otuzaltı (36) ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son oniki (12) ay dikkate alınır. Bir hesap dönemi içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme yapılması halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.

 

Ancak; VUK’un mükerrer 298. maddesini değiştiren 5024 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde; dileyen mükelleflerin, 2004 yılının (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde, 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan) ilk geçici vergi döneminde beyan edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde; yukarıda belirtilen enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümler yerine, VUK’un 5024 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki değerleme hükümlerinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yani  geçici vergi ödemekle yükümlü mükellefler isterlerse, 2004 yılına ait birinci geçici vergi dönemi sonu itibariyle enflasyon düzeltmesi yapmayabilirler. Söz konusu geçici 1. maddesinde belirtilen düzenleme, 2004 yılının sadece birinci geçici vergi dönemi ile ilgili olup, diğer geçici vergi dönemlerinde (2., 3. ve 4.) enflasyon düzeltmesi yapılması zorunludur.

 

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, geçici vergi dönemlerinin enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasına ilişkin hükümler 1.1.2004 tarihinden itibaren geçerlidir. Mükelleflerin, 1.1.2004 tarihinden önceki dönemlere ait geçici vergilerin hesaplanmasında esas aldıkları iktisadi kıymetlerini (parasal olmayan), düzeltme işlemine tabi tutacaklarına dair kanunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, Vergi Usul Kanununun (5024 sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen) Geçici 25. maddesinde, mükelleflerin 31.12.2003 tarihli bilançolarında yer alan parasal olmayan kıymetlerinin, yine söz konusu maddede belirtilen hükümlere göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise VUK’un (5024 sayılı Kanunla değişik) mükerrer 298. maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltileceği belirtilmiştir.

 

6.6- Amortisman Uygulaması :

 

VUK’un 313. maddesine göre, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle, 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil etmektedir. Amortisman genelde normal ve azalan bakiyeler olmak üzere iki usul kullanılarak hesaplanır.

 

Mükellefler yıllık olarak hesaplayacakları amortisman tutarının ilgili döneme isabet eden kısmını geçici vergiye ilişkin kazançların tespitinde dikkate alabilirler. Yıl içinde iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için yıllık olarak ayrılan amortisman tutarından kazancın ilgili olduğu döneme isabet eden kısım dikkate alınır. Örneğin, üçüncü dönemde iktisap edilen bir demirbaş için bu dönemde 9 aylık amortisman ayrılabilir. Bu şekilde amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değerleme günü itibariyle aktifte bulunması gerekmektedir.

 

Binek otomobillerin amortismana tabi tutulmasına  ilişkin VUK’un  320. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm, geçici vergiye esas kazancın tespitinde de dikkate alınır.

 

Amortisman uygulamasında yıllık alarak seçilen usulün geçici vergi dönemlerinde değiştirilmesi mümkün değildir. Benzer şekilde mükellefler ilk defa aktife aldıkları kıymetler için geçici vergi açısından seçtikleri amortisman usul ve oranını yıllık olarak da uygulamak zorundadırlar.

 

Geçici vergi hesap dönemlerine isabet eden amortisman tutarları, yıllık amortisman bulunduktan sonra, hesaplanacaktır. Bir yıllık hesap döneminde dört geçici vergi dönemi bulunduğundan yıllık hesaplanan amortisman tutarının 1/4’ü birinci döneme, 2/4’ü ikinci döneme, 3/4 ’ü üçüncü döneme ve 4/4’ü son döneme ait amortisman tutarı olacaktır. Örneğin, (J) Kollektif Şirketinin 01.01.2005 tarihinde satın aldığı ve değeri 120.000.-YTL olan amortismana tabi bir iktisadi kıymet için  % 20 nispetinde ve normal amortisman usulüne göre 2005/1-3 birinci geçici vergi hesap dönemine ait amortisman tutarı;

 

120.000.-YTL x %20 = 24.000.-YTL

24.000 / 4 = 6.000.-YTL olacaktır.

 

6.7- Dönem Sonu Mal Mevcutlarının Tespiti ve Değerlemesi:

 

Bilindiği üzere, yıllık beyanname ile beyan edilen kazançların tespitinde, mükelleflerin mal mevcutlarını fiilen saymak, ölçmek veya tartmak suretiyle belirlemeleri gerekmektedir. Ancak, GVK’nın mükerrer 120’nci maddesi hükmü, geçici vergi matrahının hesaplanmasında dönem sonu mal mevcutlarının kayıtlar üzerinden tespit edilmesine imkan tanımıştır. Dolayısıyla geçici vergiye esas kazançlarının tespitinde mükellefler, dönem sonu mal mevcutlarını kaydi olarak tespit edebilme imkanına sahiptir. Bununla birlikte, dileyen mükellefler geçici vergi dönemleri itibariyle dönem sonu mal mevcutlarını fiili envanter yapmak suretiyle belirleyebileceklerdir.

 

İster kaydi ister fiili envanter sonucu tespit edilmiş olsun, dönem sonu mal mevcutlarının değeri VUK’da yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilecektir. VUK’un değerleme hükümlerine göre stokların değerleme ölçüsü maliyet bedelidir. Ancak işletmede üretilen malların ve stokların bazı hallerde emsal bedeli ile değerlenmesi gerekebilir.

7- GEÇİCİ VERGİ ORANLARI VE HESAPLANMASI :

 

Gelir vergisi mükelleflerinin uygulayacakları geçici vergi oranı, GVK’nın 103’üncü maddesinde yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oran olarak belirlenmiştir. Söz konusu oran %20’dir.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin uygulayacakları geçici vergi oranının ise, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120’inci maddesinde belirtilen esaslara göre ( 4842 sayılı Kanunun 36/2-c maddesiyle değişen ibare) (24/04/2003 tarihinden geçerli olmak üzere) kurumlar vergisi oranında olacağı, KVK’nın 25. maddesinde  belirtilmiş olup, bu oran % 30’dur.

 

Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri için tarihler itibariyle uygulanacak olan geçici vergi oranları aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Yıl Tarih Gelir Vergisi İçin Kurumlar Vergisi İçin
1999 01.011999-31.12.1999 %15 %25
2000 01.01.2000-30.06.2000 %20
2000 01.07.2000-31.12.2000 %20
2001 01.01.2001-31.12.2001 %25
2002 01.01.2002-31.12.2002 %25
2003 01.01.2003-31.03.2003 %15 %25
2003 01.04.2003-31.12.2003 %20 %30
2004 Tüm dönemler %20 %33*
2005 Tüm Dönemler %20 %30

*(Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar vergisi mükellefleri için %30)

 

Geçici vergi, vergilendirme dönemleri itibariyle tespit edilen kazanca, yürürlükteki oranların uygulanması suretiyle hesaplanacaktır.

 

Aynı vergilendirme dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde farklı vergi oranı uygulanması söz konusu olduğunda, kümülatif kazanca göre hesaplanan matrahın o dönemde geçerli olan geçici vergi oranı ile çarpılması hatalı bir geçici vergi tutarı bulunmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, farklı vergi oranına tabi dönemlerde beyan edilen matrahların ayrıştırılması ve her birine o dönemde geçerli olan oranın uygulanması suretiyle hesaplanan geçici vergi tutarının bulunması gerekmektedir.

 

Bu kapsamda, 2003 yılının ikinci dönemine ilişkin olarak gelir vergisi mükellefi tarafından verilecek geçici vergi beyannamesinin 25 numaralı satırına yazılacak olan “Hesaplanan Geçici Vergi Tutarı”, geçici vergi matrahı olarak beyan edilen tutarın %20 si olarak hesaplanmayacak, matrahın birinci dönemde beyan edilen tutar kadarlık kısmına %15, geri kalan kısmına ise %20 oranı uygulanmak suretiyle bulunacaktır.

 

Örnek: Vergilendirme dönemi takvim yılı olan bir ticari kazanç mükellefi, 2003 yılının birinci geçici vergi döneminde 40 milyar TL geçici vergi matrahı beyan etmiş ve bu matrahın %15 i oranında hesaplanan geçici vergi ödemiştir. Mükellefin 2003 yılı ikinci dönem geçici vergi bilançosuna göre kazancı 90 milyar TL’dir. Mükellef tarafından, beyannamesinin hesaplanan geçici vergi satırına yazılacak tutar 40 milyar TL’nin %15’i olan 6 milyar TL ile kalan 50 milyar TL’nin %20 ‘si olan 10 milyar TL’nin toplamı olan 16 milyar TL olacaktır. Beyannamede aşağıdaki tutarlar görülecektir:

 

Geçici Vergi Matrahı                                       :           90.000.000.000

Hesaplanan Geçici Vergi                                 :           16.000.000.000

Önceki Dönemde Hesaplanan Geçici Vergi      :             6.000.000.000

Ödenmesi Gereken Geçici Vergi                      :           10.000.000.000

Mahsup Edilecek Tevkifat Tutarı                     :                      0

Mahsup Edilecek Geçici Vergi ve Tevkifat       :             6.000.000.000

Ödenecek Geçici Vergi                                   :           10.000.000.000

2003 yılının ikinci geçici vergi dönemine ilişkin yukarıdaki açıklamalar, 2003 yılına ilişkin izleyen geçici vergi dönemlerinde de geçerli olacaktır.

 

Yukarıda gelir vergisi mükellefleri baz alınarak yapılan açıklamalar kurumlar vergisi mükellefleri açısından da geçerlidir.

8- GEÇİCİ VERGİNİN BEYANI :

8.1- Geçici Verginin Beyan Zamanı ve Ödeme Süresi :

Hesaplanan geçici vergi (2000/1514 sayılı Kararın 1. maddesiyle değişen ibare) (1.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere) üçer aylık (5035 sayılı Kanunun 48/4-g maddesiyle değişen ibare) dönemi izleyen ikinci ayın 10. günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve 17. günü akşamına kadar ödenir. Aynı dönem içinde tevkif edilmiş bulunan gelir vergisi (42. maddede belirtilen kazançlardan yapılan tevkifat hariç) hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir.

 

(4369 sayılı Kanun md.52) Ödenecek vergi çıkmasa bile beyannamenin verilmesi zorunludur. Uygulamada 1.1.2000 tarihinden itibaren geçici vergi dönemleri altı aya çıkarıldığından, beyannamede altı aylık dönemi izleyen ikinci ayın 15. gününün akşamına kadar beyan edilmesi gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştı. (4444 sayılı kanun md.2) Ancak, 1.7.2000 tarihi itibariyle tekrar ilk uygulama şekline dönülmüştür (2000/1514 sayılı BKK)

 

Takvim yılı esasına göre vergilenen bir mükellefin  geçici vergi beyan ve ödeme süreleri aşağıdaki gibi olacaktır.

 

8.2-Geçici Verginin Eksik Beyanı :

 

GVK’nın mükerrer 120. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir; Mahsup süresi geçtikten sora, kesinleşen geçici vergiler terkin edilir, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilir, hükmü yer almaktadır. Bakanlıkça yayınlanan 217 seri numaralı GVK GT’de de konu şu şekilde açıklanmıştır.[12]

 

Geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,%10’u aşan kısım re’sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır. Bu durumda,tarh edilecek ek vergi için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanacaktır. İkmalen veya re’sen tarhiyata konu matrah farkının VUK’un 359. maddesinde belirtilen fiil ve işlemlerden kaynaklanması halinde, ayrıca söz konusu madde hükmüne göre ceza  uygulanacaktır.

 

Anılan madde düzenlemesi ile tebliğde yapılan açıklamalardan açıkça anlaşılacağı üzere, mahsup süresi geçmemiş ve %10’u aşan tutarda eksik beyan edilen geçici verginin, %10’unu aşan kısmı için, ikmalen veya re’sen geçici vergi tarh edilir ve vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi hesaplanır. Mahsup süresi geçmiş ise sadece vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi hesaplanır. Diğer bir ifade ile, inceleme sonucu bulunan vergi farkı, eğer mükellefin beyan etmesi gereken verginin % 10’unu aşıyorsa, vergi farkından % 10’luk kısım çıkarılmak suretiyle geriye kalan tutar üzerinden ilave vergi salınır. Ayrıca gecikme faizinin de uygulanacağı tabidir.

 

Örneğin, Mükellef (G) 2004/2’nci geçici vergi döneminde 200.-YTL geçici vergi ödemiş; ancak 2005-Mayıs döneminde yapılan inceleme sonucunda 240.-YTL geçici vergi ödemesi gerektiği tespit edilmiş ise,

 

 

1-Ödenen Geçici Vergi                                    : 200.-YTL

2-Ödenmesi Gereken Geçici Vergi                  : 240.-YTL

3-Fark (2-1)                                                   :   40.-YTL

4-%10’luk marj (yanılma payı) (240x 0,10)     :   24.-YTL

5- Tarh Edilecek Ek Geçici Vergi (3-4)           :   16.-YTL

 

olacaktır. Mahsup imkanı kalmadığı için kesinleşen geçici vergi terkin edilir, ancak terkin edilen geçici vergi tutarı üzerinden gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası hesaplanır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-SON-

[1] Birinci dönem; Ocak-Şubat-Mart

İkinci dönem; Nisan-Mayıs-Haziran

Üçüncü dönem; Temmuz-Ağustos-Eylül

Dördüncü dönem; Ekim-Kasım-Aralık.

 

[2] Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı ifadesi, Türkiye’de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda alınmış ve/veya Türkiye’de kurulu menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon borsalarında işlem gören menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçları ile kayda alınmamış olsa veya menkul kıymet ve vadeli işlem borsalarında işlem görmese dahi Hazinece veya diğer kamu tüzel kişilerince ihraç edilecek her türlü menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracını ifade etmektedir. Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı olarak kabul edilecektir.

 

 

[3] 01.01.2005 tarihi itibariyle geçerli olan tutar.

[4] (2000/1514 sayılı kararla değişmeden önceki ibare)

(2000/329 sayılı kararın 1. maddesiyledeğişen ibare) (1.7.2000 tarihinden geçerli olmak üzere ) “üç aylık”

[5] (4444 sayılı kanunla değişmeden önceki ibare) “üç aylık”

[6] Mehmet Emin AKYOL, Yaklaşım Dergisi, Sayı:107

[7] “Beyanname Düzenleme Kılavuzu”  2002, s.442

[8] “Beyanname Düzenleme Kılavuzu”  2002, s.442

 

[9] “Beyanname Düzenleme Kılavuzu”,2002, s.443

[10] “Beyanname Düzenleme Kılavuzu”,2002, s.443

[11] “Beyanname Düzenleme Kılavuzu”,2002. s.440

[12] Tezcan Atay, “Geçici Vergide Çözüm Bekleyen Sorunlar İçin Bakanlığın Acilen Bir Tebliğ Yayınlaması”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:204, Yıl:9, s:149

Bir Cevap Yazın