FİNANSAL ARAÇLAR: SUNUMA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 32) HAKKINDA TEBLİĞ SIRA NO: 40

Resmi Gazete Tarihi: 28.09.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26330

FİNANSAL ARAÇLAR: SUNUMA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 32) HAKKINDA TEBLİĞ  SIRA NO: 40 (1) (11) (12) (13) (16)

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; Finansal Araçlar: Sunuma ilişkin 32 nolu Türkiye Muhasebe Standardının yürürlüğe konulmasıdır.

(2) Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ ekinde yer almıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Finansal Araçlar: Sunuma ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının kapsamı ekli TMS 32 metninde yer almaktadır.

Hukuki dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28/7/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/2/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

  1. a) TMSK ve Kurul: Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
  2. b) TMS: Türkiye Muhasebe Standartlarını,
  3. c) TFRS: Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını,

fade eder.

Yürürlük

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ 31/12/2005 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.

Sayfa 1

EK

Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32)

Finansal Araçlar: Sunum (*)

Amaç

  1. “-“
  2. Bu Standardın amacı, finansal araçların borç veya özkaynak olarak sunulmaları ile finansal varlık ve borçların netleştirilmelerine ilişkin ilkeleri belirlemektir. Bu Standart, ihraç eden (ihraçcı) açısından finansal araçların,  finansal varlık, finansal borç ve özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılması, bunlara ilişkin faiz, temettü, kayıp ve kazançların sınıflandırılması ve finansal varlık ve borçların netleştirilmeleri gereken durumlara uygulanır.
  3. (Değişik:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) Bu Standartta yer alan ilkeler, “TFRS 9 Finansal Araçlar” ve “TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme” Standartlarında yer alan finansal varlık ve borçların muhasebeleştirilme ve ölçümüne ilişkin ilkeler ile bunlara ilişkin bilginin kamuoyuna açıklanmasına yönelik olarak “TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar” Standardında yer alan ilkeleri tamamlar.

Kapsam

  1. Bu Standart tüm işletmeler tarafından her türlü finansal araca uygulanır. Bunun istisnaları şunlardır:

(a) (3) (5)  (Değişik:RG-8/1/2009-27104) “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar”, “TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar” ve “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda, TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygular.

(b) “TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar” Standardının uygulandığı emeklilik fayda planları kapsamındaki işveren hak ve yükümlülükleri.

(c) İşletme birleşmelerindeki koşullu ödemeler için yapılan sözleşmeler (bakınız: “TFRS 3 İşletme Birleşmeleri” Standardı).  Söz konusu istisna sadece edinen açısından uygulanır.

(d) “TFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri” Standardında tanımlanan sigorta sözleşmeleri. Ancak, sigorta sözleşmelerinde saklı türev ürünler için, TMS 39 Standardının işletmenin söz konusu işlemleri ayrı ayrı muhasebeleştirmesini gerektirmesi durumunda bu Standart uygulanır. Bunun dışında ihraççının, finansal teminat sözleşmeleri için, muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TMS 39’u uyguluyor olması durumunda bu Standart; TFRS 4’ün 4(d) Paragrafına uygun olarak muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TFRS 4’ü uygulamayı seçmesi durumunda ise TFRS 4 uygulanır.

(e) İsteğe bağlı katılım şekli içermeleri nedeni ile TFRS 4 kapsamındaki finansal araçlar. Anılan araçları ihraç edenler, söz konusu araçlara finansal borçlar ve özkaynağa dayalı finansal araçlar arasındaki ayrım konusunda Standardın 15-32 ve UR 25-UR 35 Paragraflarını uygulamaktan muaftırlar. Ancak, bu araçlar Standardın diğer bütün hükümlerine tabidir. Ayrıca, Standart anılan araçlarda saklı türev ürünler için de uygulanır (bakınız: TMS 39).

(f) Aşağıdaki istisnalar haricinde, “TFRS 2 Hisse Bazlı Ödemeler” Standardının uygulandığı hisse bazlı ödeme işlemlerindeki finansal araçlar, sözleşmeler ve yükümlülükler;

(i) Bu Standardın uygulandığı, bu Standardın 8-10 uncu Paragrafları kapsamındaki sözleşmeler,

(ii) Bu Standardın 33 ve 34 üncü Paragraflarının uygulandığı, çalışanlara hisse edinme opsiyonu sağlayan planlar, çalışanların hisse satın alma planları ve diğer bütün hisse bazlı ödeme düzenlemeleri ile bağlantılı olarak satın alınan, satılan, ihraç edilen veya iptal edilen işletmenin geri satın alınan kendi hisseleri.

  1. “-“
  2. “-“
  3. “-“
  4. Bu Standart, işletmenin beklenen alış, satış ya da kullanım gerekliliklerine uygun olarak finansal olmayan bir kalemin alınması veya teslimi amacı ile düzenlenmiş olan ve elde tutulmaya devam edilen sözleşmeler hariç olmak üzere, net ödemenin nakit ya da başka bir finansal araçla ya da finansal araç sözleşmesi gibi finansal araçların takası yoluyla yapıldığı finansal olmayan bir kalemin alım ya da satım sözleşmelerine uygulanır.
  5. Net ödemenin nakit ya da başka bir finansal araçla ya da finansal araçların takası yoluyla yapıldığı finansal olmayan bir kalemin alım veya satım sözleşmelerini düzenlemenin birçok yolu vardır. Bunlar aşağıdakileri içerir:

(a) Sözleşme hükümlerinin her iki tarafa da net ödemeyi nakit karşılığı, başka bir finansal araç ya da finansal araçların takası yoluyla yapma izni vermesi,

(b) Net ödemenin nakit karşılığı, başka bir finansal araç ya da finansal araçların takası yoluyla yapılacağının sözleşme hükümlerinde açık olarak belirtilmemesi; ancak işletmenin pratikte benzer sözleşmelere ilişkin net ödemeyi nakit karşılığında, başka bir finansal araçla ya da finansal araçların takası yoluyla yapması (karşı tarafa veya başka bir tarafa, netleştirme sözleşmesinin düzenlenmesi ya da sözleşmenin kullanılması veya vadesinin gelmesinden önce satılması yoluyla),

(c) Benzer sözleşmelerde, işletmenin fiyattaki ya da satıcının kâr marjındaki kısa dönemli dalgalanmalardan kâr sağlamak amacı ile sözleşmeye konu malı teslim alıp teslimden kısa bir süre sonra satma uygulamasının bulunması,

(d) Sözleşme konusu finansal olmayan kalemin kolaylıkla nakde çevrilebilmesi.

(b) veya (c) maddelerinin uygulandığı sözleşmeler, işletmenin beklenen alış, satış ya da kullanım gereksinimlerine uygun olarak, finansal olmayan kalemin alınması ya da teslimatı amacı ile düzenlenmez ve dolayısıyla anılan sözleşmeler bu Standart kapsamındadır. 8 inci Paragrafın uygulandığı diğer sözleşmeler, finansal olmayan kalemin işletmenin beklenen alış, satış ya da kullanım gerekliliklerine uygun olarak alınması ya da teslimatı amacı ile yapılıp yapılmadıkları ya da elde tutulmaya devam edilip edilmedikleri ve dolayısıyla bu Standart kapsamında olup olmadıklarının belirlenmesi açısından değerlendirilir.

  1. Net ödemenin nakit karşılığı, başka bir finansal araç ya da finansal araçların takası yoluyla yapıldığı finansal olmayan bir kalemin alınması ya da satılmasına yönelik yazılı bir opsiyon, Paragraf 9 (a) ve (d) uyarınca bu Standart kapsamındadır. Bu tür bir sözleşme, işletmenin beklenen alış, satış ve kullanım gereklilikleri çerçevesinde finansal olmayan bir kalemin alınması ya da teslimatı amacı ile düzenlenemez.

Tanımlar (bakınız: Uygulama Rehberi Paragraf UR 3 – UR 23)

  1. (Başlığıyla birlikte değişik:RG-12/2/2009-27139)(6)

Bu Standartta geçen terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir:

Finansal araç: Bir işletmenin finansal varlığı ile diğer bir işletmenin finansal borcunda ya da özkaynağa dayalı finansal aracında artışa neden olan herhangi bir sözleşmedir.

Finansal varlık: Aşağıdaki varlıklardan herhangi biridir:

(a) Nakit;

(b) Başka bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araç;

(c) (i) Başka bir işletmeden nakit ya da başka bir finansal varlık almak için veya

(ii) Potansiyel olarak işletmenin lehine olan koşullarda finansal varlık veya borçların başka bir işletme ile takas edilmesi için düzenlenen sözleşmeden doğan hak; veya

(d) İşletmenin özkaynağına dayalı finansal aracıyla ödenecek ya da ödenebilecek olan ve:

(i) İşletmenin değişken sayıda özkaynağına dayalı finansal aracını almak zorunda olduğu ya da olabileceği bir türev olmayan sözleşme; veya

(ii) İşletmenin belirli sayıda özkaynağına dayalı finansal aracını, belirli bir nakdini ya da başka bir finansal varlığını takas etmesi dışındaki şekillerde ödenecek ya da ödenebilecek bir türev sözleşme. Bu amaçla, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlar, söz konusu araçların gelecekte yapılacak tahsilatları ya da teslimatlarına ilişkin sözleşmeler olarak düzenlenen araçları içermez.

Finansal borç: Aşağıdaki borçlardan herhangi biridir:

(a) (i) Başka bir işletmeye nakit ya da başka bir finansal varlık verilmesi için veya

(ii) Potansiyel olarak işletmenin aleyhine olan koşullarda finansal varlık veya borçların başka bir işletme ile takas edilmesi için düzenlenen sözleşmeden doğan yükümlülük; veya

(b) İşletmenin özkaynağına dayalı finansal aracıyla ödenecek veya ödenebilecek olan ve:

(i) İşletmenin değişken sayıda özkaynağına dayalı finansal aracını vermek zorunda olduğu ya da olabileceği bir türev olmayan sözleşme; veya

(ii) (Değişik:RG-31/12/2009-27499 4.mükerrer) (7) İşletmenin belirli sayıda özkaynağına dayalı finansal aracının, belirli bir nakit tutar ya da başka bir finansal varlık ile takas edilmesi dışındaki şekillerde ödenecek ya da ödenebilecek bir türev sözleşme. Bu nedenle, herhangi bir para birimi cinsinden belirli bir tutar karşılığında işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarının elde edilmesine ilişkin hak, opsiyon ya da teminatlar; işletmenin, bunları, özkaynağına dayalı ve aynı sınıftaki türev olmayan finansal araçlarını ellerinde bulunduranların tümüne oransal olarak sunması durumunda özkaynağa dayalı finansal araç niteliğindedir. Yine, bu nedenlerle, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçları; 16A – 16B Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan satım opsiyonu bulunan finansal araçları, 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan ve işletmeye sadece tasfiye durumunda diğer tarafa işletmenin net varlıklarından oransal bir pay verme yükümlülüğü getiren finansal araçları veya söz konusu araçların gelecekte yapılacak tahsilatları ya da teslimatlarına ilişkin sözleşmeler olarak düzenlenen araçları içermez.

Özkaynağa (Hisse senedine) dayalı finansal araç: İşletmenin tüm borçları çıkarıldıktan sonra varlıklarında bir payı/hakkı gösteren sözleşmedir.

Gerçeğe uygun değer: Karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar arasında bir varlığın el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır.

Satım opsiyonu bulunan finansal araç: Finansal araç hamiline, nakit veya başka bir finansal varlık karşılığında opsiyonu veren tarafa söz konusu finansal aracı geri satma hakkı veren ya da gelecekte belirsiz bir olayın meydana gelmesi, finansal araç hamilinin ölmesi veya emekli olması halinde otomatik olarak opsiyonu veren tarafa iade edilen bir finansal araçtır.

  1. (Değişik:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) Aşağıdaki kavramlar TMS 39’un 9 uncu Paragrafında tanımlanmış olup bu Standartta TMS 39’da belirtilen anlamları ile kullanılmıştır:
  • finansal varlık veya finansal borcun itfa edilmiş maliyeti
  • finansal durum tablosu (bilânço) dışı bırakma
  • türev ürün
  • etkin faiz yöntemi
  • gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borçlar
  • finansal teminat sözleşmeleri
  • kesin taahhüt
  • tahmini işlem
  • finansal riskten korunma işleminin etkinliği
  • finansal riskten korunma konusu kalem
  • finansal riskten korunma aracı
  • alım satım amaçlı elde tutulan
  • normal yoldan alım veya satım
  • işlem maliyetleri
  1. Bu Standarttaki “sözleşme” ve “sözleşmeye dayalı” terimleri, iki veya daha fazla taraf arasında açık ekonomik sonuçları olan, genellikle anlaşmanın kanunen yaptırımı nedeniyle tarafların kaçınma ihtimallerinin çok az olduğu veya hiç olmadığı bir anlaşmayı ifade eder. Sözleşmeler ve dolayısıyla finansal araçlar çok değişik biçimlerde olabilirler ve yazılı olmaları gerekmez.
  2. Bu Standartta ifade edilen “işletme” terimi; bireyleri, ortaklıkları, anonim şirketleri, vakıfları ve devlet kurumlarını içerir.

(Değişik başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Sunum

Borçlar ve özkaynak (bakınız: Paragraf UR13 – UR14J ve UR25 – UR29A)

  1. İhraçcı ilgili finansal aracı ya da finansal aracın bileşenlerini ilk defa muhasebeleştirirken sözleşmedeki düzenlemelerin özüne uygun ve finansal borç, finansal varlık ve özkaynağa dayalı finansal araç tanımlarıyla uyumlu bir sınıflandırma yapar.
  2. (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6)

İhraççı, bir finansal aracın finansal borçtan ziyade özkaynağa dayalı finansal araç olup olmadığını belirlemek için 11 inci Paragraftaki tanımları uyguladığında, araç sadece ve sadece aşağıdaki (a) ve (b) koşullarını taşıyorsa anılan araç özkaynağa dayalı finansal araçtır:

(a) Araç sözleşmeye dayalı aşağıdaki yükümlülükleri içermemektedir:

(i) Başka bir işletmeye nakit veya diğer bir finansal araç vermek; veya

(ii) Potansiyel olarak ihraç edenin aleyhine olan koşullarda başka bir işletmeyle finansal varlık ya da finansal borç takası yapmak.

(b) Eğer aracın ödemesi ihraççının özkaynağına dayalı finansal aracıyla yapılacak ya da yapılabilecekse, bu:

(i) İhraççının özkaynağına dayalı finansal aracından değişken sayıda vermesine dair sözleşmeye dayalı yükümlülük içermeyen bir türev olmayan araç; ya da

(ii) (Değişik:RG-31/12/2009-27499 4.mükerrer) (7) İşletmenin belirli sayıda özkaynağına dayalı finansal aracının, belirli bir nakit tutar ya da başka bir finansal varlık ile takas edilmesi dışındaki şekillerde ödenecek ya da ödenebilecek bir türev sözleşme. Bu nedenle, herhangi bir para birimi cinsinden belirli bir tutar karşılığında işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarının elde edilmesine ilişkin hak, opsiyon ya da teminatlar; işletmenin, bunları, özkaynağına dayalı ve aynı sınıftaki türev olmayan finansal araçlarını ellerinde bulunduranların tümüne oransal olarak sunması durumunda özkaynağa dayalı finansal araç niteliğindedir. Yine, bu nedenlerle, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçları; 16A – 16B Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan satım opsiyonu bulunan finansal araçları, 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan ve işletmeye sadece tasfiye durumunda diğer tarafa işletmenin net varlıklarından oransal bir pay verme yükümlülüğü getiren finansal araçları veya söz konusu araçların gelecekte yapılacak tahsilatları ya da teslimatlarına ilişkin sözleşmeler olarak düzenlenen araçları içermez.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Satım opsiyonu bulunan finansal araçlar

16A. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

Satım opsiyonu bulunan bir finansal araç, opsiyonun kullanılması durumunda, opsiyonu veren taraf açısından söz konusu finansal aracın nakit ödeme yapılması ya da diğer bir finansal varlık verilmesi suretiyle geri satın alımına ya da itfasına ilişkin sözleşmeye dayalı bir yükümlülük içerir. Finansal borç tanımına istisna olarak, bu tür bir yükümlülük içeren finansal araç, aşağıda belirtilen özelliklerin tamamını taşıması durumunda özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılır:

  1. a) İşletmenin tasfiyesi durumunda, hamiline, işletmenin net varlıklarından oransal bir pay alma hakkı vermesi. İşletmenin net varlıkları, varlıklar üzerindeki diğer tüm alacak haklarının düşülmesinden sonra kalan varlıklardır. Oransal bir pay;

(i) Tasfiye durumundaki işletmenin net varlıklarının eşit tutarlardan oluşan parçalara bölünmesi suretiyle; ve

(ii) Finansal araç hamillerinin elindeki parça sayısı ile söz konusu tutarın çarpılması suretiyle belirlenir.

  1. b) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer alan finansal araç olması. Finansal aracın bu tür bir sınıfta yer alması için:

(i) Tasfiye durumunda, işletmenin varlıklarına ilişkin olarak diğer alacak hakları içerisinde bir önceliğinin bulunmaması, ve

(ii) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer almadan önce bir başka finansal araca dönüştürülme zorunluluğunun bulunmaması gerekir.

  1. c) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer alan bütün finansal araçların benzer özellikler taşıması. Örneğin, hepsinin satım opsiyonu bulunmalı ve geri satın alım veya itfa fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan formüller veya benzeri yöntemler o sınıftaki diğer tüm finansal araçlar için aynı olmalıdır.
  2. d) Opsiyonu veren tarafa nakit ödeme yapılması veya diğer bir finansal varlık verilmesi suretiyle geri satın alım ya da itfa yükümlülüğü getiren sözleşmeye dayalı yükümlülükten ayrı olarak, finansal aracın, diğer işletmeye nakit veya başka bir finansal varlık verilmesine ya da potansiyel olarak işletmenin aleyhine olabilecek şartlarda bir başka işletme ile finansal varlık ya da borçların değiştirilmesine ilişkin herhangi bir sözleşmeye dayalı yükümlülük içermemesi ve söz konusu finansal aracın, finansal borç tanımı altındaki (b) bendinde belirtilen işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçları ile ifa edilebilecek bir sözleşme niteliğinde olmaması.
  3. e) Finansal aracın ömrü boyunca söz konusu araca ilişkin toplam beklenen nakit akışlarının, önemli ölçüde, kâr veya zarara, muhasebeleştirilmiş net varlıklardaki değişime veya finansal aracın ömrü boyunca muhasebeleştirilmiş olup olmamasına bakılmaksızın net işletme varlıklarının gerçeğe uygun değerlerindeki değişime bağlı olması (finansal araca ilişkin herhangi bir etki hariç olmak üzere).

16B. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

Bir finansal aracın özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılması için, yukarıdaki özellikleri taşımasına ek olarak, ihraççı işletmenin aşağıdaki şartları haiz bir başka finansal aracının ya da sözleşmesinin bulunmaması gerekir:

  1. a) Toplam nakit akışlarının önemli ölçüde kâr veya zarara, muhasebeleştirilmiş net varlıklardaki değişime veya muhasebeleştirilmiş olup olmamasına bakılmaksızın net işletme varlıklarının gerçeğe uygun değerlerindeki değişime bağlı olan (bu tür bir finansal araca veya sözleşmeye ilişkin herhangi bir etki hariç olmak üzere); ve
  2. b) Opsiyonu kullanma hakkına sahip tarafa yönelik kalan getiriyi önemli ölçüde sınırlayan ya da sabitleyen bir etkiye sahip olan.

Paragraf 16A’da belirtilen türde bir aracın hamili ile yapılan ve finansal araç niteliğinde olmayan bir varlığı elinde bulunduran kişi ile işletme arasında düzenlenebilecek benzer bir sözleşmenin koşul ve şartlarını taşıyan finansal olmayan sözleşmeler, bu hükmün uygulanmasında dikkate alınmaz. İşletme, bu hükmün karşılanıp karşılanamadığı konusunda karar verememesi durumunda, satım opsiyonu bulunan finansal aracı özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırmaz.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Sadece tasfiye durumunda diğer tarafa işletmenin net varlıklarından oransal bir pay verme yükümlülüğü getiren finansal araçlar veya söz konusu araçların bileşenleri

16C. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

Bazı finansal araçlar, sadece tasfiye durumunda, ihraççı işletmeye, diğer bir işletmeye net varlıklarından oransal bir pay verme şeklinde sözleşmeye dayalı bir yükümlülük içerir. Söz konusu yükümlülük ortaya çıkar çünkü tasfiyenin ortaya çıkması ya kesindir ve işletmenin kontrolü dışındadır (sınırlı süreli işletme örneğinde olduğu gibi) ya da kesin olmamakla birlikte finansal araç hamilinin opsiyonuna bağlıdır. Finansal borç tanımına bir istisna olarak, bu tür bir yükümlülük içeren finansal araç, aşağıda belirtilen özelliklerin tamamını taşıması durumunda özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılır:

(a) İşletmenin tasfiyesi durumunda, hamiline, işletmenin net varlıklarından oransal bir pay alma hakkını vermesi. İşletmenin net varlıkları, varlıklar üzerindeki diğer tüm alacak haklarının düşülmesinden sonra kalan varlıklardır. Oransal bir pay;

(i) Tasfiye durumundaki işletmenin net varlıklarının eşit tutarlardan oluşan parçalara bölünmesi suretiyle; ve

(ii) Finansal araç hamillerinin elindeki parça sayısı ile söz konusu tutarın çarpılması suretiyle belirlenir.

(b) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer alan finansal araç olması. Aracın bu tür bir sınıfta yer alması için:

(i) Tasfiye durumunda, işletmenin varlıklarına ilişkin olarak diğer alacak hakları içerisinde bir önceliğinin bulunmaması, ve

(ii) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer almadan önce bir başka finansal araca dönüştürülmesi zorunluluğunun bulunmaması gerekir.

  (c) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir sınıf içinde yer alan tüm finansal araçların, tasfiye durumunda ihraççı işletmeye, diğer bir işletmeye net varlıklarından oransal bir pay verme şeklinde sözleşmeye dayalı bir yükümlülük içeren benzer özelliklerinin bulunması.

16D. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

Bir finansal aracın özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılması için, yukarıdaki özellikleri taşımasına ek olarak, ihraççı işletmenin aşağıdaki şartları haiz bir başka finansal aracının ya da sözleşmesinin bulunmaması gerekir:

  1. a) Toplam nakit akışlarının önemli ölçüde kâr veya zarara, muhasebeleştirilmiş net varlıklardaki değişime veya muhasebeleştirilmiş olup olmamasına bakılmaksızın net işletme varlıklarının gerçeğe uygun değerlerindeki değişime bağlı olması (bu tür bir finansal araca veya sözleşmeye ilişkin herhangi bir etki hariç olmak üzere); ve
  2. b) Finansal araç hamiline yönelik kalan getiriyi önemli ölçüde sınırlayan ya da sabitleyen bir etkiye sahip olması.

Paragraf 16C’de belirtilen türde bir aracın hamili ile yapılan ve finansal araç niteliğinde olmayan bir varlığı elinde bulunduran kişi ile işletme arasında düzenlenebilecek benzer bir sözleşmenin koşul ve şartlarını taşıyan finansal olmayan sözleşmeler, bu hükmün uygulanmasında dikkate alınmaz. İşletme, bu hükmün karşılanıp karşılanamadığı konusunda karar verememesi durumunda, söz konusu finansal aracı, özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırmaz.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Satım opsiyonu bulunan finansal araçların ve sadece tasfiye durumunda diğer tarafa işletmenin net varlıklarından oransal bir pay verme yükümlülüğü getiren finansal araçların yeniden sınıflandırılması

16E. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

İşletme, bir finansal aracı 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca, söz konusu Paragraflarda belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz olduğu tarihten itibaren özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırır. İşletme, bir finansal aracı, anılan Paragraflarda belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz olmaktan çıktığı tarihten itibaren yeniden sınıflandırır. Örneğin işletme, ihraç etmiş olduğu tüm satım opsiyonu bulunmayan finansal araçlarını itfa etmesi ve ödenmemiş durumdaki satım opsiyonu bulunan finansal araçlarının 16A – 16B Paragraflarında yer verilen bütün özellikleri ve şartları haiz olması durumunda; satım opsiyonu bulunan finansal araçlarını, satım opsiyonu bulunmayan finansal araçlarını itfa ettiği tarihten itibaren özkaynağa dayalı finansal araç olarak yeniden sınıflandırır.

16F. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)

İşletme, 16E Paragrafı uyarınca bir finansal aracın yeniden sınıflandırılmasına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde muhasebeleştirme yapar:

(a) 16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz olmaktan çıktığı tarihten itibaren özkaynağa dayalı bir finansal aracı, finansal borç olarak yeniden sınıflandırır. Söz konusu finansal borç, anılan aracın yeniden sınıflandırma tarihindeki gerçeğe uygun değeri ile ölçülür. İşletme, özkaynağa dayalı finansal aracın defter değeri ile finansal borcun gerçeğe uygun değeri arasındaki herhangi bir farkı, yeniden sınıflandırma tarihinde özkaynakta muhasebeleştirir.

(b) Finansal borcu, 16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz olduğu tarihten itibaren özkaynak olarak yeniden sınıflandırır. Özkaynağa dayalı bir finansal araç, finansal borcun yeniden sınıflandırma tarihindeki defter değeri ile ölçülür.

Nakit ya da başka bir finansal varlığın verilmesine ilişkin sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğünün bulunmaması (Paragraf 16(a)) (Şekli düzünleme yapılmış başlık:RG-13/8/2008-26966)(2)

  1. (Değişik ilk cümle:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilen durumlar haricinde, finansal borcu özkaynağa dayalı finansal araçtan ayıran önemli bir özellik, finansal aracın taraflarından birinin (ihraççı) diğer tarafa (hamil) nakit ya da başka bir finansal araç vermesi ya da potansiyel olarak ihraççının aleyhine olan koşullar altında hamil ile finansal varlık veya finansal borç takasına ilişkin olarak yapılan sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğünün bulunmasıdır. Özkaynağa dayalı finansal aracı elinde bulunduran (hamil) temettünün veya diğer özkaynak dağıtımlarının oransal bir payını alma hakkına sahip olsa bile, ihraççının bu tür dağıtımlarda bulunmak için sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğü bulunmaz; çünkü diğer tarafa nakit ya da başka bir finansal araç vermesi zorunlu kılınamaz.
  2. Finansal aracın işletmenin (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966)finansal durum tablosu (bilanço))sunda sınıflandırılmasında yasal şeklinden ziyade özü belirleyici olur. Öz ve yasal şekil genellikle uyumludur; ancak bu durum her zaman için geçerli değildir. Bazı finansal araçlar yasal şekilleri itibariyle özkaynağa dayalı araçlardır, ama özleri itibariyle yükümlülüktürler; bazıları ise özkaynağa dayalı finansal araçlarla ilişkilendirilen özelliklerle finansal borçla ilişkilendirilen özellikleri birlikte taşırlar. Örneğin:

(a) İhraççının sabit ya da belirlenebilir bir tarihte sabit ya da belirlenebilir bir tutar karşılığı geri satın almasını zorunlu kılan veya hamile, ihraççının aracı belirli ya da daha sonraki bir tarihte sabit veya belirlenebilir bir tutar karşılığı geri satın almasını talep etme hakkını veren imtiyazlı hisse senedi, bir finansal borçtur.

(b) (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan finansal araçlar haricinde, hamile, ihraççıya nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığı satma hakkı veren (“satılabilir araç”) finansal araç bir finansal borçtur. Söz konusu nakit ya da diğer finansal varlık tutarının bir endeks bazında veya artma ya da azalma potansiyeli olan bir başka kalem bazında belirlenmesi durumunda bile finansal araç, bir finansal borçtur. 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan finansal araçlar haricinde, hamilin aracı ihraççıya nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığı satma seçeneğinin varlığı, satılabilir aracın finansal borç tanımını karşıladığı anlamına gelir. Örneğin, açık uçlu yatırım fonları, menkul kıymetler yatırım fonları, ortaklıklar ve bazı kooperatif işletmeleri, mutasarrıflarına ya da üyelerine, 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan finansal araçlar haricinde, mutasarrıfların veya üyelerin paylarının finansal borç olarak sınıflandırılmasıyla sonuçlanacak şekilde, ihraç edendeki paylarını herhangi bir zamanda nakit karşılığı geri satın alma hakkını verir. Ancak, finansal borç olarak sınıflandırma, “mutasarrıflarına dağıtılabilir net varlık değeri” ve “mutasarrıflara dağıtılabilir net varlık değerindeki değişim” gibi tanımların ortaklarca oluşturulan sermayesi olmayan bir işletmenin (bazı yatırım fonları ve menkul kıymet yatırım fonları gibi, bakınız: Açıklayıcı Örnek 7) finansal tablolarında kullanılmasını ya da üyelerin toplam paylarının ihtiyatlar gibi özkaynak tanımını karşılayan ve satılabilir araçlar gibi karşılamayan kalemleri içerdiğini göstermek için ilave açıklamalar yapılmasına engel olmaz (bakınız: Açıklayıcı örnek 8).

  1. (Değişik ilk cümle:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılan finansal araçlar haricinde, işletmenin nakit ya da başka bir finansal varlıkla ödemekten kaçınma konusunda koşulsuz bir hakkının bulunmadığı bir sözleşmeye dayalı finansal yükümlülük, finansal bir borçtur. Örneğin:

(a) Yabancı paraya erişememe ya da bir düzenleyici makamdan ödeme için onay alma gereksinimi gibi, işletmenin sözleşmeye dayalı yükümlülüğünü yerine getirme kabiliyetine yönelik bir sınırlama, işletmenin sözleşmeye dayalı yükümlülüğünü ya da hamilin araç üzerindeki sözleşmeye dayalı hakkını ortadan kaldırmaz.

(b) Karşı tarafın geri satma hakkını kullanmasına bağlı olan sözleşmeye dayalı yükümlülük finansal bir borçtur; çünkü işletme nakit ya da başka bir finansal araç vermekten kaçınma konusunda koşulsuz bir hakka sahip değildir.

  1. Sözleşmeye dayalı nakit ya da başka bir finansal varlık verme yükümlülüğünü açık olarak içermeyen finansal araç, kayıt ve koşullarıyla dolaylı olarak bir yükümlülük oluşturabilir. Örneğin:

(a) Bir finansal araç, sadece ve sadece, işletmenin dağıtımda veya aracı geri satın almada başarısız olması durumunda yerine getirilmesi gereken finansal olmayan bir yükümlülük içerebilir. Eğer işletme, nakit ya da başka bir finansal varlık ile ödeme yapmaktan sadece finansal olmayan bir yükümlülüğü yerine getirerek kaçınabiliyorsa, söz konusu finansal araç bir finansal borçtur.

(b) İşletmenin ödeme aşamasında aşağıdakilerden herhangi birini vermesini sağlayan bir finansal araç, finansal bir borçtur:

(i) Nakit ya da başka bir finansal varlık; veya

(ii) Nakit ya da başka finansal varlığın değerini önemli ölçüde aştığı belirlenen değerde kendi hissesi.

İşletmenin nakit ya da başka bir finansal varlık vereceğinin açık olarak belirtildiği bir sözleşmeye dayalı yükümlülüğü olmamasına rağmen, hisseyle ödeme alternatifinin değeri işletmenin nakitle ödeme yapmasına eşdeğerdir. Esasen hamil, her koşulda, en azından nakit ödeme opsiyonu tutarına eşit bir tutarı elde etme konusunda garanti edilmiştir (bakınız: Paragraf 21).

İşletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarıyla yapılan ödeme (Paragraf 16/b)

  1. Bir sözleşmenin, özkaynağa dayalı finansal araç olması için, sadece, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarının alınması ya da verilmesiyle sonuçlanması yeterli değildir. Bir işletmenin alınacak ya da verilecek özkaynağına dayalı finansal araçlarının gerçeğe uygun değerinin sözleşmeye dayalı hak ya da yükümlülüğe eşit olması için kendi hisse senetlerini ya da diğer özkaynağa dayalı finansal araçlarını değişen sayılarda almak ya da vermek için sözleşmeye dayalı bir hak ya da yükümlülüğü olabilir. Bu tür bir sözleşmeye dayalı hak ya da yükümlülük sabit bir tutar ya da işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarından başka bir değişkendeki (örneğin bir faiz oranı, bir mal fiyatı veya finansal araç fiyatı) değişimlerle bütünüyle veya kısmen dalgalanan bir tutar olabilir. İki örnek (a) 100 TL’ye eşit değerde işletmenin özkaynağına dayalı finansal aracından veren bir sözleşme ve (b)  100 ons altın değerine eşit değerde işletmenin özkaynağına dayalı finansal aracından veren bir sözleşme. Bu tür bir sözleşme, işletme özkaynağına dayalı finansal araçlarını vererek ödemek zorunda ya da ödemesi mümkün olsa dahi, işletmenin finansal borcudur. Söz konusu sözleşme özkaynağa dayalı finansal araç değildir; çünkü işletme bir sözleşmenin ödenmesi için özkaynağına dayalı finansal araçlarından değişken miktarlarda kullanmaktadır. Diğer yandan sözleşme, tüm borçlar düşüldükten sonra işletmenin kalan varlıklarında bir hak ifade etmemektedir.
  2. (Değişik ilk cümle:RG-12/2/2009-27139) (6) 22A Paragrafında belirtilenler haricinde, işletmenin sabit bir tutarda nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığında özkaynağına dayalı finansal araçlarından vermesiyle (almasıyla) ödenecek olan bir sözleşme, öz kaynağa dayalı finansal araçtır. Örneğin, karşı tarafa işletmenin hisselerini sabit bir fiyat ya da bir tahvilin sabitlenmiş nominal anapara tutarı karşılığında alma hakkı veren hisse senedi opsiyonu, özkaynağa dayalı finansal araçtır. Sözleşmeyi ödemede, alınacak ya da verilecek nakit ya da diğer finansal varlıkların tutarını ya da alınacak veya verilecek özkaynağa dayalı finansal araç miktarını etkilemeyen piyasa faiz oranlarındaki değişimler nedeniyle sözleşmenin gerçeğe uygun değerinde oluşan değişimler, sözleşmenin özkaynağa dayalı finansal araç olmasını engellemez. Alınan her karşılık (yazılı opsiyon için alınan prim ya da işletmenin kendi hisselerindeki rehin gibi) doğrudan özkaynağa eklenir. Ödenen her karşılık (satın alınan opsiyon için ödenen prim gibi) doğrudan özkaynaktan düşülür. Özkaynağa dayalı finansal aracın gerçeğe uygun değerindeki değişimler finansal tablolarda muhasebeleştirilmez.

22A. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) Sözleşmenin sona ermesi üzerine işletme tarafından alınacak ya da verilecek özkaynağa dayalı finansal araçların; 16A ve 16B Paragraflarında belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz satım opsiyonu bulunan finansal araçlardan veya sadece tasfiye durumunda işletmeye, diğer tarafa net varlıklarından oransal bir pay verme yükümlülüğü getiren ve 16C ile 16D Paragraflarında belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz finansal araçlardan oluşması durumunda, söz konusu sözleşme finansal varlık veya finansal borçtur. Buna,  işletmenin belirli tutarda nakit veya finansal varlık karşılığında, belirli sayıda bahse konu finansal aracı alması veya vermesiyle ifa edilmiş olacak olan sözleşme de dahildir.

  1. (Değişik ilk cümle:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilen durumlar haricinde, bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığında satın alması yükümlülüğünü içeren bir sözleşme, geri satın alınan tutarın bugünkü değeri kadar (örneğin, forward geri satın alma fiyatı, opsiyon kullanma fiyatı veya diğer geri satın alım tutarının bugünkü değeri) bir finansal borç doğurur. Bu durum, sözleşmenin kendisinin özkaynağa dayalı finansal araç olduğu durumlarda bile geçerlidir. İşletmenin forward sözleşmesi çerçevesinde özkaynağına dayalı finansal araçlarını nakit karşılığı satın alma yükümlülüğü buna bir örnektir. TMS 39’a göre, anılan finansal borç ilk muhasebeleştirilmesi sırasında gerçeğe uygun değeri (geri satın alma tutarının bugünkü değeri) özkaynaktan çıkarılmak suretiyle yeniden sınıflandırılır. Bunu takiben, finansal borcun değerlemesi TMS 39 ile uyumlu olarak yapılır. Sözleşmenin teslim işleminin gerçekleştirilmesinden önce zamanaşımına uğraması durumunda, finansal borcun defter değeri yeniden özkaynaklar içerisinde sınıflandırılır. Bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını satın almasına yönelik sözleşmeye dayalı yükümlülüğü, anılan yükümlülük karşı tarafın satış hakkını (örneğin karşı tarafa işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını sabit bir tutar karşılığında işletmeye satma hakkı veren bir yazılı satım opsiyonu) kullanmasına bağlı olsa bile, geri satın alım tutarının bugünkü değeri kadar bir finansal borç doğurur.
  2. İşletmenin değişken bir nakit tutar ya da başka bir finansal varlık karşılığında özkaynağına dayalı finansal araçlarından sabit bir miktarda alması ya da vermesiyle ödenecek olan bir sözleşme, finansal varlık ya da finansal borçtur. İşletmenin 100 ons altın değerine eşit olacak şekilde hesaplanan bir nakit karşılığında özkaynağına dayalı finansal araçlarından 100 adet vermesine ilişkin sözleşme buna bir örnektir.

Koşullu ödeme hükümleri

  1. Bir finansal araç, işletmenin borsa endeksi, tüketici fiyat endeksi, faiz oranı veya vergi yükümlülükleri ya da ihraççının gelecekte gerçekleşecek olan gelirleri, net kâr veya borcun özkaynağa oranındaki değişiklikler gibi, gelecekte ihraççı ve hamilin kontrolü dışında bazı olayların olması veya olmaması durumunda, nakit veya başka bir finansal varlık verilmesi veya finansal borç teşkil edecek bir şekilde ödemede bulunulmasını gerektirebilir. Bu tür bir araç ihraç edenin, nakit ya da başka bir finansal varlık vermekten kaçınmak (veya bir finansal borç olacak şekilde ödemek) konusunda koşulsuz bir hakkı yoktur. Bu nedenle söz konusu araç, aşağıdaki durumların oluşması haricinde ihraççının finansal borcudur:

(a) Koşullu ödeme hükmünün nakit ya da başka bir finansal varlıkla (veya bir finansal borç olacak şekilde) takasını gerektiren kısmının gerçekleşebilir mahiyette olmaması; (Mülga ibare:RG-12/2/2009-27139) (6)

(b) İhraççının, ilgili yükümlülüğü nakit ya da başka bir finansal varlık (veya finansal borç olacak şekilde) olarak sadece tasfiyesi durumunda ödemesinin zorunlu olması, (Ek ibare:RG-12/2/2009-27139) (6) veya,

(c) (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) Finansal aracın 16A ve 16B Paragraflarında belirtilen bütün özellikleri ve şartları haiz olması.

Ödeme seçenekleri

  1. Bir türev finansal araç, taraflardan birine ödemenin nasıl yapılacağına (örneğin ihraççı veya hamil ödemeyi net nakit veya nakit karşılığı hisse senedi takası olarak yapmayı seçebilir) dair bir seçenek vermesi durumunda, tüm ödeme alternatiflerinin aracın özkaynağa dayalı finansal araç olmasıyla sonuçlanması durumu haricinde, bir finansal varlık veya finansal borçtur.
  2. Finansal borç olan ödeme seçenekli türev finansal araca örnek; ihraççının nakit karşılığında kendi hisse senetlerini takas etmek veya netleştirme yaparak nakden ödemede bulunmak konusunda karar verme imkanının bulunduğu hisse senedi opsiyonudur. Benzer olarak, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçları karşılığında finansal olmayan bir kalemin alımı ya da satımına ilişkin sözleşmelerin bir kısmı da bu Standart kapsamındadır; çünkü anılan sözleşmeler finansal olmayan bir araç veya net tutarda bir nakit ya da başka bir finansal aracın verilmesi suretiyle ödenebilir (bakınız: Paragraf 8-10). Bu tür sözleşmeler bir finansal varlık veya finansal borçtur; yani özkaynağa dayalı finansal araç değildir.

Bileşik finansal araçlar (bakınız: Paragraf UR 30-UR 35 ve Açıklayıcı Örnek 9-12)

  1. Türev olmayan bir finansal araç ihraç eden, anılan aracın borç ve özkaynak bileşenlerinin her ikisini birden taşıyıp taşımadığını belirlemek için ilgili finansal aracın koşullarını değerlendirir. Paragraf 15’e göre bu gibi bileşenler; finansal borç, finansal varlık ya da öz kaynağa dayalı finansal araç olarak ayrı ayrı sınıflandırılır.
  2. Bir işletme (a) işletmenin finansal borcunu yaratan ve (b) hamiline, işletmenin özkaynağına dayalı finansal aracına çevirebilme imtiyazı sağlayan finansal araç bileşenlerini ayrı ayrı dikkate alır. Örneğin; hamili tarafından işletmenin belirli sayıda adi hisse senedine çevrilebilme özelliğine sahip bir bono ya da benzeri bir araç, bileşik bir finansal araçtır. İşletmenin bakış açısından, bu tür bir araç iki unsurdan oluşur: finansal borç (nakit ya da diğer bir finansal varlık verilmesine ilişkin sözleşmeye dayalı düzenleme) ve özkaynağa dayalı finansal araç (belirlenmiş bir zaman süresince, hamile, ilgili aracı işletmeye ait belirli sayıda adi hisse senedine çevirebilme hakkını veren alım opsiyonu).  Bu tür bir finansal araç ihraç etmenin ekonomik etkisi, aynı anda erken ödeme hükmü bulunan bir borçlanma aracı ve adi hisse alım garantisi veren bir finansal araç ihraç etmekle veya ayrılabilir hisse alım garantisi olan bir borçlanma aracı ihraç etmekle büyük ölçüde aynıdır. Bu çerçevede, tüm hallerde işletme,(Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))sunda borç ve özkaynak bileşenlerini ayrı ayrı sunar.
  3. Değiştirme hakkının kullanılmasının bazı hamiller açısından ekonomik olarak daha avantajlı hale gelmesi durumunda dahi hakkın kullanım olasılığında meydana gelen değişiklik nedeniyle dönüştürülebilir araçların borç ve özkaynak bileşenlerinin yeniden sınıflandırılması gerekmez. Hamiller, her zaman beklenen şekilde davranmayabilir; örneğin, dönüşümden kaynaklanan vergisel sonuçlar hamiller arasında farklılık gösterebilir. Buna ek olarak, dönüşüm olasılığı zaman içinde değişiklik gösterir. İşletmenin gelecekte yapacağı ödemeler ile ilgili sözleşmeye bağlı yükümlülükleri; dönüştürme, aracın vadesinin gelmesi ya da başka bir işlemle ortadan kalkana kadar mevcudiyetini sürdürür.
  4. (Değişik birinci cümle:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) TFRS 9 finansal varlıkların, TMS 39 finansal borçların ölçümünü açıklar. Özkaynağa dayalı finansal araçlar, işletmenin tüm borçları düşüldükten sonra kalan varlıkları üzerindeki pay hakkını gösteren araçlardır. Dolayısıyla, bileşik finansal aracın ilk defter değeri özkaynak ve yükümlülük bileşenlerine ayrıldığında, yükümlülük bileşeni için ayrıca belirlenen tutarın aracın toplam gerçeğe uygun değerinden düşülmesinden sonra kalan tutar özkaynak bileşenine devrolunur. Bileşik bir finansal araçta saklı her türlü türev ürünün (örneğin: alım opsiyonu) değeri özkaynak bileşeni (özkaynak değiştirme hakkı gibi) yerine borç bileşenine dahil edilir. İlk muhasebeleştirme işleminde borç ve özkaynak bileşenlerine dağıtılmış defter değerlerinin toplamı, her zaman, aracın tamamına atfedilecek gerçeğe uygun değere eşittir. Aracın bileşenlerinin ilk başta ayrı olarak muhasebeleştirilmesinden herhangi bir kazanç ya da kayıp oluşmaz.
  5. Paragraf 31’de yer alan yaklaşıma göre, adi hisse senedine çevrilebilir bir bono ihraç eden, öncelikle, müşterek bir özkaynak bileşenine sahip olmayan benzer bir borç bileşeninin (özkaynakla ilgili olmayan saklı türev işlemlerin tamamı dahil olmak üzere) gerçeğe uygun değerini ölçmek suretiyle ilgili borç bileşeninin defter değerini belirler. Bunu takiben, özkaynağa dayalı finansal aracın adi hisse senedine dönüştürülme seçeneğini gösteren defter değeri, bileşik finansal aracın toplam gerçeğe uygun değerinden finansal borcun gerçeğe uygun değerinin düşülmesi suretiyle tespit edilir.

İşletmenin geri satın alınan kendi hisseleri (bakınız: Paragraf UR36) (Değişik başlık:RG-15/07/2007-26583)

  1. İşletmenin, özkaynağına dayalı finansal araçlarını yeniden edinmesi durumunda, bu araçlar (“işletmenin geri satın alınan kendi hisseleri”) özkaynaktan düşülür. İşletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarının alışından, satışından, ihracından ya da iptalinden dolayı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararna herhangi bir kazanç ya da kayıp yansıtılmaz. Bunun gibi, işletmenin geri satın alınan kendi hisseleri, işletme tarafından ya da konsolide edilmiş şirketler grubunun diğer üyeleri tarafından geri alınabilir ya da elde tutulabilir. Alınan ya da ödenen tutarlar doğrudan özkaynakta muhasebeleştirilir.
  2. “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı uyarınca, işletmenin geri satın alınan kendi hisselerinin elde bulundurulan tutarı ya(Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))da ya da dipnotlarda ayrı ayrı kamuoyuna açıklanır. İşletme, özkaynağına dayalı finansal araçlarını ilişkili taraflardan geri satın alması durumunda, “TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları” Standardı ile uyumlu olarak kamuoyuna açıklamada bulunur.

Faizler, temettüler, kayıp ve kazançlar (bakınız: Paragraf UR 37)

  1. Bir finansal araca bağlı veya finansal borç unsuru teşkil eden faizler, temettüler, kayıp ve kazançlar, kâr ya da zararda gelir veya gider olarak muhasebeleştirilir. Özkaynağa dayalı finansal araç sahiplerine yapılan ödemeler, işletme tarafından, her türlü gelir vergisi indiriminden arındırılmış olarak doğrudan özkaynağa borç olarak muhasebeleştirilir. Özkaynak işlemlerinden kaynaklanan işlem maliyetleri, her türlü gelir vergisi indiriminden arındırılmış şekilde özkaynaktan indirilerek muhasebeleştirilir.
  2. Bir finansal aracın, finansal borç veya özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılması, bu finansal araca bağlı faiz, temettü, kayıp ve kazançların kâr ya da zararda gelir veya gider olarak muhasebeleştirilmesini belirler. Bu suretle, tamamı borç olarak muhasebeleştirilen hisselere ait temettü ödemeleri, bono faizleri gibi gider olarak muhasebeleştirilir. Benzer biçimde, finansal borçların geri satın alınması ya da yeniden finanse edilmesi ile bağlantılı kazanç ve kayıplar kâr ya da zararda muhasebeleştirilirken, özkaynağa dayalı finansal araçların geri satın alınması ya da yeniden finanse edilmesi özkaynakta meydana gelen değişim olarak muhasebeleştirilir. Özkaynağa dayalı finansal aracın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklikler finansal tablolara yansıtılmaz.
  3. İşletme özkaynağına dayalı finansal araç ihraç etmesi ya da anılan aracı geri satın alması sırasında çeşitli maliyetlere katlanır. Bu maliyetler, tescil ve diğer mevzuata dayalı ücretleri, yasal, mali ve diğer profesyonel danışmanlık ücretlerini, basım maliyetlerini ve damga vergilerini kapsayabilir. Özkaynak işleminin işlem maliyetlerinin, doğrudan özkaynak işlemine atfedilebilen, aksi halde katlanılmasına gerek olmayan ek maliyetler olmaları durumunda, anılan maliyetler özkaynaktan indirilerek muhasebeleştirilirler (ilgili gelir vergisi etkisinden arındırılmış olarak). Vazgeçilen özkaynak işlemleri ile ilgili maliyetler gider olarak muhasebeleştirilir.
  4. Bir bileşik finansal aracın ihracına ilişkin işlem maliyetleri, elde edilen tutarların ilgi araca dağıtımı oranında araca ait borç ve özkaynak bileşenlerine dağıtılır. Birden fazla işlemle ilgili işlem maliyetleri (örneğin bazı hisse senetlerinin arz edilmesi işlemleri ile diğer bazı hisselerin borsaya kaydedilmesi işlemlerinin eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi ile ilgili maliyetler), makul ve benzer işlemlerle tutarlılık arz eden bir tahsis yöntemi esas alınmak suretiyle ilgili işlemlere dağıtılır.
  5. Dönem içinde özkaynaktan indirilerek muhasebeleştirilen işlem maliyetlerinin tutarı, “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı kapsamında ayrıca kamuoyuna açıklanır. Doğrudan özkaynakta muhasebeleştirilen gelir vergisi tutarı, “TMS 12 Gelir Vergileri” Standardı kapsamında kamuoyuna açıklanan ve özkaynağa borç veya alacak kaydedilen toplam cari ve ertelenmiş gelir vergisine dahil edilir.
  6. Gider olarak sınıflandırılmış temettüler, (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararnda, diğer borçların faizleri ile birlikte veya ayrı bir kalem olarak gösterilebilir. Bu Standart hükümlerine ek olarak, faiz ve temettülerin kamuoyuna açıklanması TMS 1 ve TFRS 7 Standartlarının hükümlerine de tabidir. Bazı durumlarda, vergisel uygulamadaki farklılıklar nedeniyle faiz ve temettülerin (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararnda ayrı ayrı kamuoyuna açıklanması tercih edilebilir. Vergi etkileri ise TMS 12 uyarınca kamuoyuna açıklanır.
  7. Bir finansal borcun defter değerindeki değişikliklerden kaynaklanan kazanç ve kayıplar, nakit ya da başka bir finansal varlığın verilmesi karşılığında işletme aktifinde arta kalan bakiye üzerinde bir hak sağlayan araçlara ilişkin olmaları durumunda dahi, kâr ya da zararda gelir veya gider olarak muhasebeleştirilir (bakınız: Paragraf 18(b)). TMS 1’e göre, işletme, bu tür bir aracın yeniden ölçülmesinden kaynaklanan her türlü kazanç veya kaybı, işletmenin performansının açıklanması açısından önemli olması durumunda (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı(Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararnda sunar.

Finansal varlık ve borçların birbirinden mahsup edilmesi (netleştirilmesi) (bakınız: Paragraf UR 38 ve UR 39)

  1. Bir finansal varlık ve borcun birbirine mahsup edilerek (netleştirilerek) net tutarın (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu ((Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))da gösterilmesi ancak ve ancak işletmenin;

(a) Muhasebeleştirilen tutarları netleştirme konusunda yasal bir hakkının bulunması; ve

(b) Net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı olarak gerçekleştirme niyetinde olması durumunda mümkün olabilir.

İşletme, (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço)) dışı bırakılma koşullarını taşımayan bir finansal varlığın devrini muhasebeleştirmesi sırasında, devrolunan varlığı ve buna ilişkin borçları netleştiremez (bakınız: TMS 39 Paragraf 36).

  1. (Değişik:RG-11/2/2013-28556)(14) Bu Standart, finansal varlık ve borçların net esasa göre sunumunu, bu sunum esnasında iki ya da daha fazla sayıda farklı finansal aracın ödenmesinin işletmenin gelecekteki tahmini nakit akışını yansıtması durumunda zorunlu tutar. İşletmenin tek bir net tutarda ödeme yapma veya alma hakkı olduğunda ve işletme bu yönde hareket etme niyeti taşıdığında, tek bir finansal varlık ya da finansal borcu var demektir. Diğer durumlarda finansal varlıklar ve borçlar, işletmenin kaynak veya yükümlülüklerini gösterme nitelikleri dolayısıyla birbirlerinden ayrı olarak sunulur. Finansal tablolara yansıtılmış TFRS 7’nin 13A paragrafı kapsamındaki finansal araçlar için TFRS 7’nin 13B-13E paragrafları uyarınca açıklanması gerekli bilgiler açıklanır.
  2. Muhasebeleştirilmiş bir finansal varlığın ve muhasebeleştirilmiş bir finansal borcun netleştirilmesi ve net tutarın sunulması, bir finansal varlığın veya finansal borcun (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço)) dışı bırakılması işleminden farklıdır. Mahsup işlemi, kazanç ya da kaybın muhasebeleştirilmesine neden olmamasına rağmen; finansal bir aracın (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço)) dışı bırakılması önceden muhasebeleştirilmiş kalemin (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))dan çıkarılmasının yanında, bir kazanç ya da kayıp muhasebeleştirilmesine yol açabilir.
  3. Netleştirme hakkı, borçlunun alacaklıya olan borcunu ilgili alacaklıdan olan alacağıyla takas etme veya alacaklıdan olan alacağının tamamından ya da bir kısmından mahsup etme imkanı veren sözleşmeden veya başka bir sebepten kaynaklanan yasal bir haktır. Bazı istisnai durumlarda, her üç taraf arasında, borçlunun borcunu alacaklısından mahsup etmesine açıkça imkan veren bir anlaşma olması durumunda, borçlu üçüncü bir taraftan olan alacağını alacaklısından mahsup eder. Netleştirme yasal bir hak olduğu için bu hakkı düzenleyen kurallar ve tarafların ilişkilerine uygulanan kurallar, farklı mevzuatlara göre değişiklik gösterebilir ve tarafların arasındaki ilişkiyi düzenleyen kuralların dikkate alınması gerekebilir.
  4. Finansal bir varlığı ve finansal bir borcu netleştirmenin yasal bir hak olması, finansal varlık ve finansal borca ilişkin hak ve yükümlülükler ile işletmenin maruz kaldığı kredi ve likidite riskini etkileyebilir. Ancak söz konusu hakkın varlığı, netleştirme işlemi için tek başına yeterli temel oluşturmaz. İşletmenin, hakkın uygulanması veya eş zamanlı olarak netleştirme yapılması yönünde niyetinin olmaması durumunda, gelecekteki nakit akışının zamanı ve tutarı etkilenmez. İşletmenin söz konusu hakkın uygulanması veya eş zamanlı netleştirme yapılması yönünde bir niyetinin bulunması durumunda, varlık ve borçların net esasa göre sunumu, gelecekte beklenen nakit akışının tutarını ve zamanını ve de anılan nakit akışının maruz kaldığı riskleri daha sağlıklı bir biçimde yansıtır. Taraflardan biri veya her ikisinin herhangi bir yasal hak olmaksızın sözleşmeyi net esasına göre yerine getirmeyi istemeleri, netleştirme hakkının tanınması için yeterli değildir; çünkü münferit finansal varlık ya da borca ait haklar ve yükümlülükler değişmeyecektir.
  5. Belirli bir varlık ve borcun netleştirilmesiyle ilgili olarak bir işletmenin niyeti, işletmenin işe yönelik normal uygulamalarından, finansal piyasaların gereklerinden ve karşılıklı veya eş zamanlı netleştirme imkanlarını kısıtlayan diğer durumlardan etkilenebilir. Netleştirme hakkına sahip bir işletme, karşılıklı netleştirme veya eş zamanlı olarak varlıklarını elde/tahsil etme ve borçlarını ödeme niyetinde değilse, bu hakkın, işletmenin maruz kaldığı kredi riski üzerindeki etkileri, TFRS 7’nin 36 ncı Paragrafı uyarınca kamuoyuna açıklanır.
  6. İki finansal araç, örneğin organize bir finansal piyasadaki takas odası işlemi veya birebir takas işlemi yoluyla eş zamanlı olarak ödenebilir. Bu gibi durumlarda nakit akımları tek bir net tutara eşittir ve maruz kalınan kredi ve likidite riski yoktur. Diğer durumlarda, işletme, tüm varlık tutarı kadar bir kredi riskine veya tüm finansal borç tutarı kadar bir likidite riskine maruz kalarak ayrı tutarlar ödemek ya da almak suretiyle her iki aracı birden yerine getirebilir. Bu gibi risk tutarları, kısa süreli bile olsa önem taşıyabilir. Dolayısıyla, sadece işlemlerin aynı anda olmaları halinde, finansal varlığın elde edilmesi ve finansal borcun ödenmesinin eş zamanlı olarak gerçekleştiği kabul edilir.
  7. Aşağıda belirtilen durumlarda, genellikle, Paragraf 42’de yer alan koşullar yerine getirilmemiş olur ve netleştirme yapılması genellikle uygun olmaz;

(a) Birçok farklı finansal aracın, tek bir finansal aracın özelliklerini taşıyacak şekilde kullanılması (sentetik türev ürün);

(b) Aynı temel riske maruz (örneğin bir forward sözleşme portföyüne ya da başka bir türev araç portföyüne dahil bulunan varlık ve borçlar) fakat farklı taraflar içeren finansal araçlardan doğan finansal varlık ve borçlar;

(c) Rücu edilemeyen finansal borçlar için, finansal veya diğer varlıkların teminat olarak verilmesi;

(d) Borcun ödenmesinde alacaklı tarafından geçerli kabul edilmeksizin, finansal varlıkların bir yükümlülüğün ifası amacıyla borçlu tarafından bir yed-i emine tevdii edilmesi (örneğin, geri satın alma/itfa fonuna ilişkin anlaşmalar);

(e)  Zarara yol açan olaylar nedeniyle ortaya çıkan yükümlülüklerin tazmininin bir sigorta sözleşmesi aracılığıyla üçüncü bir taraftan talep edilmesi.

  1. Tek bir tarafla birden çok finansal araç işlemi gerçekleştiren bir işletme, karşı taraf ile karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren bir anlaşmaya girebilir. Bu tür bir anlaşma, anlaşma kapsamındaki tüm finansal araçların, herhangi bir sözleşmenin, sözleşmeye ilişkin temerrüde düşülmesi ya da iptal olması halinde, tek seferde net olarak ödenmesine imkan verir. Bu düzenlemeler, genellikle, finansal kuruluşlar tarafından, iflas veya karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyen diğer durumlardan kaynaklanan zararlardan korunmak için kullanılır. Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren anlaşma; genellikle, özel bir temerrüt halinde veya normal koşullarda ortaya çıkması beklenmeyen durumlar sonrasında işlerlik kazanan ve finansal bir varlığın ya da borcun tahsil edilmesini veya ödenmesini etkileyen bir mahsup hakkı yaratır. Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren anlaşma, Paragraf 42’de yer alan koşulların ikisi de sağlanmadığı takdirde netleştirme için temel oluşturmaz. Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren anlaşmaya konu olan finansal varlık ve borçlar netleştirilmemiş ise, bu anlaşmanın işletmenin kredi riskine olan etkisi TFRS 7’nin 36 ncı Paragrafı uyarınca kamuoyuna açıklanır.

Açıklama

51-95          “-“

Yürürlük tarihi

  1. Bu Standart, 1 Ocak 2005 tarihinden sonra başlayan yıllık dönemler için uygulanacak olup, anılan tarihten önce uygulanması teşvik edilir. İşletme, Mart 2004 tarihinde yayımlanan değişiklikleri de içeren TMS 39 Standardını (…) uygulamadığı sürece, 1 Ocak 2005 tarihinden önce başlayan yıllık dönemler için bu Standardı uygulayamaz. İşletmenin bu Standardı 1 Ocak 2005 tarihinden önce başlayan bir dönemde uygulaması durumunda, anılan durum kamuoyuna açıklanır.

96A. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) “-”

96B. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) TMS 32’ye ilişkin olarak Şubat 2009’da yapılan değişiklikler, kapsama ilişkin sınırlı düzeyde bir istisna getirmektedir; buna bağlı olarak işletme, söz konusu istisnayı kıyaslama yoluyla uygulamamalıdır.

96C. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) Bu istisna uyarınca finansal araçların sınıflandırılması, söz konusu araçların TMS 1, TMS 32, TMS 39 ve TFRS 7 uyarınca muhasebeleştirilmesi ile sınırlıdır. Finansal araç, yol gösterici başka bir Standart veya Yorum uyarınca, örneğin TFRS 2 uyarınca, özkaynağa dayalı finansal araç olarak dikkate alınmamalıdır.

  1. Bu Standart geriye dönük olarak uygulanır.

97A (Ek:RG-13/8/2008-26966)(2) “-“

97B (Ek:RG-13/8/2008-26966)(2) (Değişik:RG-26/8/2010-27684) (9) TFRS 3 (2008 yılında yayımlanan) 4(c) Paragrafını yürürlükten kaldırmıştır. Bu değişiklik 30/6/2009 tarihinden sonra başlayan yıllık dönemlerde uygulanır.  TFRS 3’ün (2008 yılında yayımlanan) daha önceki bir dönemde uygulanması durumunda, söz konusu değişiklik de aynı dönemde uygulanır. Ancak, bu değişiklik, birleşme tarihi TFRS 3’ün (2008 yılında yayınlanan) uygulanmasından önce olan işletme birleşmelerinden kaynaklanan koşullu bedele uygulanmaz. Bunun yerine, böyle bir bedel TFRS 3’ün (Ağustos 2010’da değiştirilen) 65A-65E Paragrafları uyarınca muhasebeleştirilir.

97C. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6)  TMS 32’ye ilişkin olarak Şubat 2009’da yapılan değişiklikleri uygularken, işletmenin, sadece tasfiye durumunda net varlıklarından oransal bir payı diğer tarafa verme yükümlülüğü getiren bileşik bir finansal aracı ayrı ayrı borç ve özkaynak bileşenlerine bölmesi gerekmektedir. Borç bileşeninin geri ödenmiş olması durumunda, TMS 32’ye ilişkin söz konusu değişikliklerin geriye dönük uygulanması, özkaynağın iki kısma ayrılmış olmasını sağlayacaktır. İlk kısım, dağıtılmamış kârlarda yer alacak ve borç bileşeninin üzerine eklenen birikimli faizi gösterecektir. Diğer kısım ise esas özkaynak kısmını temsil edecektir. Buna bağlı olarak, değişikliklerin uygulandığı tarihte borç bileşeninin geri ödenmiş olması durumunda, işletmenin söz konusu ayrımı yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.

97D. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) “-”

97E. (Ek:RG-31/12/2009-27499 4.mükerrer) (7)  “-”

97F. (Ek:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) “-”

Diğer bildirilerin iptali

  1. “-“
  2. “-“
  3. “-“

Sayfa 2

 

Ek

Uygulama Rehberi

TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum

Bu Ek, Standardın ayrılmaz bir parçasıdır.

UR1. Bu Uygulama Rehberi, Standardın belirli yönlerinin uygulanmasına ilişkin açıklamalarda bulunur.

UR2. (Değişik:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) Bu Standart, finansal araçların muhasebeleştirilmesi veya ölçülmesi ile ilgilenmez. Finansal varlıkların muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesine ilişkin hükümler TFRS 9’da, finansal borçların muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesine ilişkin hükümler TMS 39’da yer alır.

Tanımlar (Paragraf 11-14)

Finansal varlıklar ve finansal borçlar

UR3. Para (nakit) bir finansal varlıktır; çünkü bir değişim aracını temsil eder ve dolayısıyla bütün işlemlerin ölçülmesi ve finansal tablolara yansıtılmasında esas teşkil eder. Bir banka ya da benzeri bir finansal kuruluş nezdindeki nakit mevduat bir finansal varlıktır, çünkü sahibine, sözleşmeden doğan, kuruluştan nakit çekme veya bakiyesine karşılık kredi veren lehine bir finansal borcun ödenmesinde kullanılacak çek veya benzer bir araç keşide etme hakkını temsil eder.

UR4. Gelecekte sözleşmeden doğan nakit alma hakkını temsil eden finansal varlıklar ile gelecekte sözleşmeye bağlı nakit ödeme yükümlülüğünü temsil eden finansal borçların bilinen örnekleri şunlardır:

(a) Ticari alacaklar ve borçlar;

(b) Alacak ve borç senetleri;

(c) Kredi alacak ve borçları; ve

(d) Alacak ve borç tahvilleri.

Her durumda, bir tarafın sözleşmeden doğan nakit alma hakkı (veya ödeme yükümlülüğü) diğer tarafın buna karşılık gelen ödeme yükümlülüğü (veya alma hakkı) ile eşleştirilir.

UR5. Finansal aracın diğer bir çeşidi, nakit dışındaki bir finansal varlığın elde edilecek veya vazgeçilecek ekonomik fayda olarak kararlaştırıldığı araçlardır. Örneğin, devlet tahvili olarak ödenecek bir borç senedi, hamiline, sözleşmeye bağlı olarak nakit değil devlet tahvili alma hakkı verir. Senedi düzenleyene ise sözleşmeye bağlı olarak nakit değil devlet tahvili verme yükümlülüğü doğurur. Tahviller finansal varlıklardır; çünkü tahvili çıkaran devletin nakit ödeme yükümlülüğünü temsil ederler. Bu nedenle senet, senet hamilinin finansal varlığı, senedi düzenleyenin ise finansal borcudur.

UR6. Daimi borçlanma araçları (daimi bonolar, tahviller ve sermaye senetleri gibi) genellikle hamiline sözleşmeden doğan, belirsiz bir gelecekte sabit tarihlerde faiz ödemeleri elde etme hakkı sağlar. Bu hak; anaparayı geri alma hakkını ya hiç içermez ya da anaparayı geri almayı mümkün kılmayan veya ancak çok uzak bir gelecekte gerçekleşebilir hale getiren koşulları içerir. Örneğin, işletme, 1000 TL tutarında anaparaya uygulanacak %8 faiz oranı üzerinden hesaplanan daimi yıllık ödemelerde bulunmayı zorunlu kılan bir finansal araç ihraç edebilir. İlgili araç ihraç edildiğinde %8’in piyasa faiz oranı olduğunun varsayılması durumunda, ihraççı, ilk muhasebeleştirildiğinde gerçeğe uygun değeri (bugünkü değer) 1000 TL olan gelecekteki faiz ödemelerine ilişkin sözleşmeden doğan bir yükümlülük üstlenir. Anılan finansal aracın hamili ve ihraççısı, sırasıyla, bir finansal varlık ve finansal borca sahiptir.

UR7. Finansal araçların alınmasına, verilmesine veya değiştirilmesine ilişkin sözleşmeden doğan hak ya da sözleşmeye dayalı yükümlülüğün kendisi bir finansal araçtır. Sözleşmeden doğan haklar veya sözleşmeye dayalı yükümlülükler zinciri, sonucunda bir nakit elde edilmesine veya ödemesine ya da özkaynağa dayalı bir finansal araç edinilmesine veya ihraç edilmesine neden olması durumunda finansal araç tanımına uyar.

UR8. Sözleşmeden doğan bir hakkın kullanılması veya sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğün yerine getirilmesi kesin olabilir veya gelecekte koşullu bir olayın meydana gelmesine bağlı olabilir. Örneğin bir finansal teminat, borç alanın yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda borç verenin garantörden nakit almasını sağlayan sözleşmeden doğan bir haktır ve aynı şekilde garantörün, borç verene ödeme yapmak için sözleşmeye bağlı bir yükümlülüğüdür. Borç verenin hakkını kullanması ve garantörün yükümlülüğünü yerine getirmesi koşulu, borçlunun yükümlüğünü yerine getirmemesi gibi gelecekteki bir olaya bağlı olsa da, sözleşmeden doğan hak ve yükümlülük geçmişteki bir işlemden veya olaydan (garantinin üstlenilmesi) dolayı mevcuttur. Her zaman finansal tablolarda gösterilmeseler bile, koşullu hak ve yükümlülükler finansal varlık ve finansal borç tanımına uyarlar. Sözü edilen koşullu hak ve yükümlülüklerden bazıları TFRS 4 kapsamındaki sigorta sözleşmeleri olabilir.

UR9. “TMS 17 Kiralama İşlemleri” Standardına göre finansal kiralama işlemi, esas olarak, kiraya verene bir kredi sözleşmesinde olduğu gibi anapara ve faiz ödemelerinin bileşiminden oluşan bir ödemeler serisini elde etmeye ilişkin bir hak, buna karşılık kiracıya ise söz konusu ödemelerde bulunma yükümlülüğü veren bir işlem olarak nitelendirilir. Kiraya veren, kiraladığı finansal kiralama konusu varlığın kendisini değil finansal kiralama sözleşmesinde yer alan alacak tutarındaki yatırımını muhasebeleştirir. Diğer yandan faaliyet kiralaması esasen, kiraya verenin, herhangi bir hizmet karşılığında yapılan ücret ödemesine benzer şekilde, ödenen tutar karşılığında gelecekte bir varlığın kullanımını sağlamayı taahhüt ettiği, tamamlanmamış bir sözleşme olarak kabul edilir. Kiraya veren, sözleşmede yer alan gelecekteki alacak tutarının yerine kiralama konusu varlıkları muhasebeleştirmeye devam eder. Dolayısıyla finansal kiralama bir finansal araç olarak kabul edilirken, faaliyet kiralaması bir finansal araç olarak kabul edilmez (halihazırda muaccel hale gelmiş ve ödenecek olan taksitler hariç).

UR10. Maddi varlıklar (stoklar ve maddi duran varlıklar gibi), kiralama konusu varlıklar ve maddi olmayan duran varlıklar (patentler ve ticari markalar gibi) finansal varlık değillerdir. Söz konusu maddi varlıkların ve maddi olmayan duran varlıkların kontrolü, bir nakit girişi sağlamaya veya başka bir finansal varlık elde etmeye imkan yaratır; fakat nakit veya başka bir finansal varlık elde etmeye yönelik mevcut bir hak sağlamaz.

UR11. Gelecekte sağlayacağı ekonomik fayda, nakit veya başka bir finansal varlık elde etme hakkı yerine hizmet veya mal alımı olan varlıklar (peşin ödenmiş giderler gibi) finansal varlık değildir. Benzer şekilde, ertelenmiş gelir ve teminat yükümlülükleri gibi kalemler de finansal borç değildir. Bunun nedeni, söz konusu yükümlülüklere ilişkin ekonomik faydaların, nakit veya başka bir finansal varlığın ödenmesine ilişkin sözleşmeden doğan bir yükümlülük olarak değil, mal veya hizmet verilmesi şeklinde işletmeden çıkmasıdır.

UR12. Sözleşmeye bağlı olmayan varlık ve yükümlülükler (devlet tarafından konulan yasal zorunlulukların bir sonucu olarak ortaya çıkan gelir vergileri gibi) finansal varlık veya finansal borç değildir. Gelir vergilerine ilişkin muhasebe işlemleri “TMS 12 Gelir Vergileri” Standardı kapsamındadır. “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardında tanımlanan zımni kabulden doğan yükümlülükler de sözleşmeden doğmazlar ve finansal borç değillerdir.

Özkaynağa dayalı finansal araçlar

UR13. (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) Özkaynağa dayalı finansal araçlara örnek olarak; satılamayan adi hisse senetleri, bazı satım opsiyonu bulunan finansal araçlar (bakınız 16A – 16B Paragrafları), sadece tasfiye durumunda işletmenin net varlıklarından oransal bir payı diğer tarafa verme yükümlülüğü getiren bazı finansal araçlar (bakınız 16C – 16D Paragrafları), imtiyazlı hisse senetleri (bakınız: Paragraf UR 25 ve UR 26), hisse alım hakkı veren finansal araçlar, veya bir finansal varlık veya sabit tutarda bir nakit karşılığında, bir işletmenin ihraç ettiği sabit sayıdaki satılamayan adi hisse senedine alım için başvurmak veya satın almak konusunda hamiline imkan veren yazılı alım opsiyonları gösterilebilir. İşletmenin, sabit tutarda bir nakit veya finansal varlık karşılığında belirli miktarda özkaynağına dayalı finansal araç satın alma veya ihraç etme yükümlülüğü, anılan işletmenin özkaynağına dayalı finansal aracıdır (22A Paragrafında belirtilenler hariç). Bununla birlikte, bu tür bir sözleşmenin işletme için nakit veya başka bir finansal varlık verme yükümlülüğünü içermesi durumunda (16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca özkaynak olarak sınıflandırılan bir sözleşme haricinde), anılan sözleşme geri satın alınan tutarın bugünkü değerine ilişkin bir borç da yaratır (bakınız: Paragraf UR 27 (a)). Satılamayan adi hisse senedi ihraç eden bir işletme, dağıtım yapmak için resmi olarak harekete geçtiğinde bir yükümlülük üstlenir ve hissedarlara karşı buna uygun olarak davranması kanunen zorunlu hale gelir. Bu durum temettü dağıtımında bulunulacağının duyurulmasından sonra veya işletmenin tasfiye edilip borçlarının ödenmesinden sonra kalan aktiflerin ortaklara dağıtılabilir olması durumunda geçerli olabilir.

UR14. (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmeye sabit tutarda bir nakit veya başka bir finansal varlık karşılığında belirli miktarda özkaynağına dayalı finansal aracı yeniden edinme hakkı veren satın alınmış bir alım opsiyonu veya benzer diğer bir sözleşme, işletme için bir finansal varlık değildir (22A Paragrafında belirtilenler hariç). Bu tür bir sözleşme için ödenen tutar özkaynaktan düşülür.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen finansal araçlar sınıfı (16A(b) ve 16C(b) Paragrafları)

UR14A. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A ve 16C Paragraflarının özelliklerinden biri, finansal aracın diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir finansal araç sınıfında yer almasıdır.

UR14B. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) Bir finansal aracın alt sınıfa ait olup olmadığını belirlerken işletme, söz konusu finansal araca ilişkin olarak tasfiye durumunda ortaya çıkacak alacak hakkını, anılan finansal aracın sınıflandırıldığı tarihte tasfiye olacakmış gibi değerlendirir. İşletme, ilgili durumlarda bir değişiklik olması durumunda, sınıflandırmayı yeniden gözden geçirir. Örneğin; işletmenin başka bir finansal aracı ihraç ya da itfa etmesi durumunda, bu husus, söz konusu finansal aracın diğer tüm finansal araç sınıflarından sonra gelen bir finansal araç sınıfında yer alıp almaması hususunu etkileyebilir.

UR14C. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmenin tasfiyesi durumunda imtiyazlı bir hakka sahip finansal araç, işletmenin net varlıklarından oransal bir pay alma hakkına sahip bir finansal araç değildir. Örneğin, işletmenin net varlıklarından oransal bir pay alma hakkına sahip alt sınıfta yer alan diğer finansal araçlar tasfiye durumunda imtiyazlı bir hakka sahip değil iken, tasfiye durumunda işletmenin net varlıklarındaki payına ek olarak hamiline sabit bir temettü getirisi sağlayan finansal araç, tasfiyede imtiyazlı bir hakka sahiptir.

UR14D. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmenin yalnızca tek bir sınıf finansal aracının bulunması durumunda, söz konusu sınıf, diğer bütün finansal araç sınıflarından sonra geliyormuş gibi değerlendirilir.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Finansal aracın ömrü boyunca finansal araca atfedilebilir toplam beklenen nakit akışları (16A(e) Paragrafı)

UR14E. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) Finansal aracın ömrü boyunca finansal araca ilişkin toplam beklenen nakit akışları; önemli ölçüde işletmenin kârına veya zararına, muhasebeleştirilmiş net varlıklarındaki değişime veya finansal aracın ömrü boyunca muhasebeleştirilmiş olup olmamasına bakılmaksızın net varlıklarının gerçeğe uygun değerindeki değişikliğe dayandırılmalıdır. Kâr veya zarar ile muhasebeleştirilmiş net varlıklardaki değişim, ilgili TFRS’ler uyarınca hesaplanmalıdır.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Finansal araç hamilinin, işletmenin sahibi sıfatı dışında dahil olduğu işlemler (16A ve 16C Paragrafları)

(Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) UR14F. Satım opsiyonu bulunan bir finansal aracın veya işletmeye sadece tasfiye durumunda net varlıklarından oransal bir payı diğer tarafa verme yükümlülüğü getiren bir finansal aracın hamili işletmenin sahibi dışında bir sıfatla işletme ile işlemlerde bulunabilir. Örneğin, finansal aracın hamili aynı zamanda işletmenin bir çalışanı olabilir. Finansal aracın 16A veya 16C Paragrafları uyarınca özkaynak olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmaması gerektiği değerlendirilirken, yalnızca, aynı zamanda işletmenin de sahibi olan finansal araç hamilinin elinde bulundurduğu söz konusu araca ilişkin nakit akışları ve sözleşme kayıt ve şartları dikkate alınır.

(Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) UR14G. Bu konuya ilişkin bir örnek olarak, sınırlı ve sınırsız sorumlu ortaklara sahip limited şirket gösterilebilir. Sınırsız sorumlu ortaklardan bazıları işletmeye garanti verebilir ve bu garanti karşılığında kendilerine ödeme yapılabilir. Bu tür durumlarda, söz konusu garanti ve garantiye ilişkin nakit akışları, işletmenin sahibi sıfatındaki değil, garantör sıfatındaki finansal araç hamillerine ilişkindir. Buna bağlı olarak, bu tür bir garanti ve garantiye ilişkin nakit akışları; sınırsız sorumlu ortakların sınırlı sorumlu ortakların altında yer aldığı şeklinde bir izlenim uyandırmayacak ve limited şirket ile kolektif şirket finansal araçlarının sözleşme şartlarının aynı olup olmadığı değerlendirilirken göz ardı edilecektir.

(Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) UR14H. Konuya ilişkin başka bir örnek olarak, içinde bulunulan yılda ve geçmiş yıllar boyunca sunulan hizmetler veya yapılan işler temelinde kâr veya zararı finansal araç sahiplerine dağıtan kâr veya zarar paylaşımı anlaşmaları gösterilebilir. Bu tür anlaşmalar, finansal araç hamillerinin işletme sahibi sıfatında olmadıkları işlemlerdir ve 16A veya 16C Paragraflarında belirtilen özelliklerin değerlendirilmesinde dikkate alınmamalıdır. Bununla birlikte, aynı sınıfta yer alan finansal araçlara kıyasla, kâr veya zararı, finansal araç hamillerinin elinde bulunan söz konusu araçların nominal tutarlarına dayalı olarak dağıtan kâr veya zarar paylaşımı anlaşmaları, işletme sahibi sıfatındaki finansal araç hamilleri ile yapılan işlemler niteliğindedir ve 16A veya 16C Paragraflarında belirtilen özellikler değerlendirilirken dikkate alınmalıdır.

(Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) UR14I. Finansal aracın sahibi (işletmenin sahibi niteliğinde bulunmayan) ile ihraççı işletme arasındaki bir işleme ilişkin nakit akışları, sözleşme hükümleri ve şartları; finansal olmayan araç sahibi ile ihraççı işletme arasındaki olası eşdeğer işlemlerle benzerlik göstermelidir.

(Ek başlık:RG-12/2/2009-27139) (6) Finansal araç sahiplerinin kalan getirilerini büyük ölçüde sınırlayan veya sabitleyen toplam nakit akışlarına ilişkin sözleşme veya diğer finansal araç sınıfına girmeyen araçlar (16B ve 16D Paragrafları)

UR14J. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) 16A veya 16C Paragraflarında yer alan koşulları karşılamadığı takdirde, bir finansal aracın özkaynak olarak sınıflandırılmasının şartı, işletmenin (a) toplam nakit akışları önemli ölçüde kâr veya zarara, muhasebeleştirilmiş net varlıklardaki değişime veya muhasebeleştirilmiş olup olmamasına bakılmaksızın net varlıkların gerçeğe uygun değerindeki değişime bağlı olan ve (b) kalan getirinin büyük ölçüde sabitlenmesi veya sınırlandırılması etkisi bulunan bir başka finansal aracının veya sözleşmesinin bulunmamasıdır. Üçüncü kişilerle normal ticari ilişkilerde bulunulması durumunda aşağıdaki özellikleri haiz finansal araçların, 16A veya 16C Paragraflarında belirtilen şartları sağlamamış olsalar bile, özkaynak olarak sınıflandırılmalarının önünde bir engel bulunmamaktadır.

(a) Büyük ölçüde işletmenin belirli varlıklarına dayanan toplam nakit akışlarına sahip finansal araçlar.

(b) Gelirin belirli bir yüzdesine dayalı toplam nakit akışlarına sahip finansal araçlar.

(c) İşletmeye verdikleri hizmetlerden dolayı personelin ödüllendirilmesi için düzenlenen sözleşmeler.

(d) Sağlanan mal ve hizmetler için kârın önemsiz sayılabilecek bir yüzdesinin ödenmesini gerektiren sözleşmeler.

Türev finansal araçlar

UR15. Finansal araçlar, asıl araçlar (alacaklar, borçlar ve hisse senedine dayalı finansal araçlar gibi) ile türev finansal araçları (finansal opsiyonlar, vadeli işlem sözleşmeleri-futures sözleşmeler ve forward sözleşmeler, vadeli faiz oranı takasları ve döviz takasları gibi) içerir. Türev finansal araçlar, finansal araç tanımına uyar ve dolayısıyla bu Standart kapsamında yer alır.

UR16. Türev finansal araçlar, aracın tarafları arasında üzerine yazıldığı asıl finansal aracın bir veya daha fazla finansal riskini nakletme etkisine sahip hak ve yükümlülükler yaratır. Başlangıçta türev finansal araçlar bir tarafa, potansiyel olarak lehte koşullarda, finansal varlık veya borçların karşı tarafla sözleşmeye dayalı olarak el değiştirme hakkını veya potansiyel olarak aleyhte koşullarda, finansal varlık veya borçların karşı tarafla sözleşmeye dayalı olarak el değiştirme yükümlülüğünü verir. Ancak, genellikle3 söz konusu hak ve yükümlülükler sözleşmenin başında üzerine yazıldığı asıl finansal aracın devrine yol açmadığı gibi bu devrin mutlaka sözleşmenin vadesinde olmasını da gerektirmez. Bazı araçlar hem takas yapma hakkını hem de takas yapma yükümlülüğünü içerir. Takasın koşulları, türev aracın oluşumunda belirlendiğinden finansal piyasalarda fiyatlar değiştikçe bu koşullar lehte veya aleyhte olabilir.

UR17. Finansal varlık veya borçların takasına dayalı bir satım veya alım opsiyonu (yani işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçları dışındaki finansal araçlar) opsiyon sahibine sözleşmenin üzerine yazıldığı finansal aracın gerçeğe uygun değerindeki değişimlerden kaynaklanan muhtemel gelecek ekonomik faydayı elde etme hakkı verir. Bunun tersine, opsiyonu yazan, ilerideki potansiyel ekonomik yarardan feragat etme yükümlülüğünü veya üzerine yazıldığı finansal aracın gerçeğe uygun değerindeki değişmelerden doğan ekonomik yararların potansiyel kaybına katlanmayı kabul eder. Opsiyon hamilinin sözleşmeye dayalı haklarıyla opsiyonu yazanın sözleşmeye dayalı yükümlülükleri, sırasıyla, finasal varlık ve finansal borcun tanımına karşılık gelir. Bir opsiyon sözleşmesinin üzerine yazıldığı finansal araç, diğer işletmelerdeki hisseler ve faizli araçlar da dahil olmak üzere her türlü finansal varlık olabilir. Opsiyon, opsiyon yazıcısının bir finansal varlık devretmesi yerine bir borçlanma aracı ihraç etmesini gerektirebilir; fakat opsiyonun kullanılması halinde opsiyonun üzerine yazılı olduğu araç opsiyon hamilinin bir finansal varlığı haline gelecektir. Opsiyon hamilinin potansiyel olarak lehte koşullarda finansal varlıkları takas hakkı ve opsiyonu yazanın potansiyel olarak aleyhte koşullarda finansal varlığı takas etme yükümlülüğü, opsiyonun kullanılmasıyla takas edilen opsiyonun üzerine yazıldığı finansal varlıktan bağımsızdır. Opsiyon hamilinin hakkı ve opsiyonu yazanın yükümlülüğü opsiyonun kullanıp kullanmama olasılığından etkilenmez.

UR18. Türev finansal araçların bir diğer örneği; altı ay vadeli ve bir tarafın (satın alan) 1.000.000 TL nominal tutarlı sabit faizli devlet tahvili karşılığında 1.000.000 TL nakit vermeyi taahhüt ettiği; diğer tarafın (satıcı) ise 1.000.000 TL nakit karşılığında 1.000.000 TL nominal tutarlı sabit faizli devlet tahvili vermeyi taahhüt ettiği bir forward sözleşmesidir. Altı ay süresince iki tarafın da finansal araçların takası için sözleşmeye dayalı hak ve yükümlülükleri vardır. Devlet tahvillerinin piyasa fiyatının 1.000.000 TL’nin üzerine çıkması durumunda, söz konusu durum satıcının aleyhine alıcının ise lehine olacaktır; piyasa fiyatının 1.000.000 TL’nin altına düşmesi durumunda ise, bunun tersi olacaktır. Alıcının, elde tutulan alım opsiyonundaki hakka benzer sözleşmeye dayalı bir hakkı (bir finansal varlığı) ve yazılan satım opsiyonundaki yükümlülüğe benzer sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğü (bir finansal borcu) vardır. Satıcının ise elde tutulan satım opsiyonundaki hakka benzer sözleşmeye dayalı bir hakkı (bir finansal varlığı) ve yazılan alım opsiyonundaki yükümlülüğe benzer sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğü (bir finansal borcu) vardır. Opsiyonlarda olduğu gibi söz konusu sözleşmeye dayalı hak ve yükümlülükler üzerlerine yazıldıkları finansal araçlardan (takas edilecek tahvil ve nakit) ayrı ve bağımsız olarak finansal varlık ve finansal borç meydana getirirler. Bir opsiyon sözleşmesindeki yükümlülüğün yerine getirilmesi, sadece opsiyon hamilinin opsiyonu kullanmayı tercih etmesiyle gerçekleşirken; bir forward sözleşmesinin tarafları işlemi kararlaştırılan zamanda yerine getirme yükümlülüğü taşırlar.

UR19. Vadeli faiz oranı ve döviz swapları, faiz oranı tavanları, oran makasları (collars) ve taban oranlar, kredi taahhütleri, bono ihraç imkanları ve akreditifler de dahil olmak üzere, birçok diğer türev araç gelecekteki bir takas işlemi için bir hak veya yükümlülük içerir. Bir vadeli faiz oranı swap sözleşmesi, birisi değişken diğeri sabit faiz oranlarını referans alan gelecekteki bir dizi nakit değişimlerini gerçekleştirmek için tarafların anlaştığı bir forward sözleşmesi türü gibi görülebilir. Futures sözleşmeler, esas farkları sözleşmelerin Standart olması ve bir pazarda alınıp satılmaları olmak üzere forward sözleşmelerinin bir diğer türüdür.

Finansal olmayan kalemlerin alım satımına ilişkin sözleşmeler (Paragraf 8–10)

UR20. Finansal olmayan kalemlerin alım satımına ilişkin sözleşmeler finansal araç tanımına uymaz; çünkü taraflardan birinin finansal olmayan bir varlık veya hizmet alınmasına yönelik sözleşmeye dayalı hakkı ile karşı tarafın buna tekabül eden borcu, taraflardan hiçbirine bir finansal varlığın alınması, verilmesi veya takasına ilişkin mevcut bir hak veya yükümlülük doğurmaz. Örneğin, sadece finansal olmayan bir varlığın alınmasına veya verilmesine dayanan sözleşmeler (örneğin gümüş üzerine yazılı opsiyon, futures veya forward sözleşmeleri) finansal araç değildir. Birçok ticari mal sözleşmesi bu türdendir. Bazıları standart yapıdadır ve tıpkı bazı türev finansal araçlar gibi organize pazarlarda alınıp satılırlar. Örneğin, bir ticari mal vadeli işlem (futures) sözleşmesi hemen nakit karşılığı alınıp satılabilir, çünkü bir pazarda alınıp satılmak üzere kayıtlıdır ve birçok kez el değiştirebilir. Ancak sözleşmeyi alıp satan taraflar esasen sözleşmenin üzerine yazıldığı ticari malı alıp satmaktadır. Bir mal sözleşmesinin nakit karşılığında alınıp satılabilmesi, anılan sözleşmenin alım satım kolaylığı, malın alım ya da satımına ilişkin yükümlülüğün nakit olarak yerine getirilmesine ilişkin pazarlık imkanının olması, sözleşmenin ana özelliğini bir finansal araç meydana getirecek biçimde değiştirmez. Öte yandan, net tutar üzerinden veya finansal araçların takası şeklinde ödenebilen ya da içerisindeki finansal olmayan kalemin halihazırda nakte dönüştürülebildiği bazı finansal olmayan kalem alım satım sözleşmeleri sanki finansal araçlarmış gibi bu Standart kapsamında yer alırlar (bakınız: Paragraf 8).

UR21. Maddi varlıkların alınmasını veya verilmesini içeren bir sözleşme, anılan varlıkların devredildiği tarihin ötesine ertelenmiş bir ödeme olmadıkça, bir tarafın finansal varlığı ve diğer tarafın finansal borcu sayılmaz.  Ticari krediyle yapılan mal alım satımında da durum bu şekildedir.

UR22. Bazı sözleşmeler ticari mala bağlıdır; ancak bir malın fiziki olarak alınması veya teslimi yoluyla yerine getirilmezler. Söz konusu sözleşmeler, sözleşmedeki bir formüle göre belirlenen nakit ödemeler yoluyla yerine getirilirler. Örneğin, bir tahvilin anapara tutarı, petrolün tahvilin vade tarihindeki piyasa fiyatı ile sabit bir petrol miktarının çarpımı ile hesaplanabilir. İlgili anapara tutarı bir ticari mal fiyatına endekslenmiştir; fakat ödeme sadece nakit şeklinde olur. Böyle bir sözleşme bir finansal araçtır.

UR23. Finansal araç tanımı, finansal varlık veya finansal borç doğuran sözleşmelere ek olarak, finansal olmayan bir varlık veya finansal olmayan bir borç doğuran sözleşmeleri de kapsar. Bu tür finansal araçlar genellikle bir tarafa finansal bir varlığı finansal olmayan bir varlıkla takas etme opsiyonu verir. Örneğin, petrole endeksli bir bono, hamiline, anapara tutarını sabit bir petrol miktarıyla takas etme opsiyonu ile birlikte, periyodik olarak sabit faiz ödemeleri elde etme ve vade sonunda sabit bir nakit tutar alma hakkını verebilir. Bu opsiyonun kullanılma isteği, petrolün gerçeğe uygun değeri ile petrolün bonoda yazılı nakit karşılığı takas oranının (takas fiyatı) göreceli değerlerine bağlı olarak zaman içerisinde değişiklik gösterecektir. Bono hamilinin opsiyonu kullanıp kullanmama eğilimi, opsiyonu oluşturan aktif kalemlerin varlığını etkilemez. Bono hamilinin finansal varlığı ve ihraççının finansal borcu, yaratılan diğer varlık ve borçların çeşidine bakılmaksızın, ilgili bonoyu bir finansal araç yapar.

UR24. “-“

Sunum

Borçlar ve özkaynak (Paragraf 15-27)

Nakit veya başka bir finansal varlığın verilmesine ilişkin sözleşmeye dayalı bir yükümlülüğünün bulunmaması (Paragraf 17-20)

UR25.  İmtiyazlı hisse senetleri değişik haklarla ihraç edilebilirler. Bir imtiyazlı hisse senedinin finansal borç mu yoksa özkaynağa dayalı finansal araç mı olduğunun belirlenmesinde, ihraççı, hissenin finansal borcun temel özelliklerini sergileyip sergilemediğini belirlemek için hisseye bağlı olan özel hakları göz önünde bulundurur. Örneğin, belirli bir tarihte ya da hisse senedi hamili tarafından belirlenen bir tarihte geri satın alınan bir imtiyazlı hisse senedi finansal borç içerir; çünkü ihraççının hisse senedi hamiline finansal varlık devretme yükümlülüğü vardır. İhraççının fon eksikliği, yasal bir sınırlama olması veya kâr ya da yedeğin yetersizliği dolayısıyla, imtiyazlı hisse senedinin geri satın alınmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirememe olasılığının bulunması, sözleşmeden doğan yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. İhraççının hisseyi nakit karşılığı geri satın alması opsiyonu finansal borç tanımı için yeterli değildir, çünkü ihraççının hissedarlara finansal varlıkların devri için mevcut bir yükümlülüğü yoktur. Bu durumda, hisselerin geri satın alınması tamamen ihraççının elindedir. Ancak, ihraççının, genellikle hisseleri geri satın alma niyetine ilişkin olarak hissedarları resmi bir biçimde bilgilendirmesi yoluyla opsiyonunu kullanması durumunda, bir yükümlülük doğabilir.

UR26. İmtiyazlı hisse senetlerinin geri satın alınamaz olmaları durumunda, uygun sınıflandırma şekli imtiyazlı senede bağlı diğer haklara göre belirlenir. Yapılan sınıflandırmada, sözleşmeye bağlı düzenlemelerin özü ile finansal borç ve özkaynağa dayalı finansal aracın tanımı esas alınır. Birikimli olsun ya da olmasın, imtiyazlı hisse senedi sahiplerine yapılacak ödemelerin ihraççının isteğine bağlı olması durumunda, anılan hisseler özkaynağa dayalı finansal araçtır. Bir imtiyazlı hisse senedinin özkaynağa dayalı finansal araç ya da finansal borç olarak sınıflandırılmasında aşağıdakilerin etkisi bulunmaz; örneğin:

(a) Geçmişte yapılan ödemeler;

(b) Gelecekte ödeme yapma niyeti;

(c) Ödeme yapılmaması durumunun (adi hisse senetlerine temettü ödemesindeki sınırlamalar dolayısıyla, imtiyazlı hisse senetlerine temettü ödenmemesi durumunda) ihraççının adi hisse senetlerinin fiyatına olası negatif etkisi;

(d) İhraççının yedeklerinin tutarı;

(e) İhraççının bir döneme ilişkin kâr ya da zarar tahmini, veya;

(f) İhraççının dönem kâr ya da zararının tutarına etki edebilmesi veya edememesi.

İşletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarıyla yapılan ödeme (Paragraf 21-24)

UR27. Aşağıda yer alan örnekler, işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarına ilişkin farklı türden sözleşmelerin nasıl sınıflandırılacağını gösterir:

(a) (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmenin belirli sayıdaki kendi hissesini gelecekte başka bir ödeme olmaksızın alması ya da vermesi; veya belirli sayıdaki kendi hissesini nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığında değiştirmesi ile yerine getirilecek olan bir sözleşme, özkaynağa dayalı bir finansal araçtır (22A Paragrafında belirtilenler hariç). Buna göre, bu tür bir sözleşme için alınan ya da ödenen herhangi bir bedel doğrudan özkaynağa eklenir veya özkaynaktan düşülür. Karşı tarafa sabit tutarda bir nakit karşılığı işletmenin belirli sayıda hissesini alma hakkı veren ihraç edilmiş bir hisse opsiyonu buna örnek olarak gösterilebilir. Ancak, sözleşmenin işletmenin kendi hisselerini belirli ya da belirlenebilen bir tarihte veya talep edildiğinde geri satın almasını (bedelini ödeyerek geri almasını) gerektirmesi durumunda, işletme için aynı zamanda geri satın alma tutarının bugünkü değeri kadar bir finansal borç doğmuş olur (16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilen tüm özellikleri ve şartları haiz finansal araçlar hariç). İşletmenin, bir forward sözleşmesi uyarınca belirli miktar bir nakit karşılığında kendi hissesinin belirli bir kısmını geri alma yükümlülüğü buna örnek olarak verilebilir.

(b) (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmenin geri satın alma yükümlülüğü olan hisselerin adedi sabitlenmemiş ya da yükümlülük karşı tarafın geri satma hakkını kullanmasına bağlı dahi olsa, bir işletmenin nakit karşılığı kendi hisselerini satın alma yükümlülüğü geri satın alma tutarının bugünkü değeri kadar bir finansal borç doğurur (16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilenler hariç). Karşı tarafın opsiyonu kullanması durumunda işletmenin kendi hisselerini nakit karşılığı geri satın almasını gerektiren ihraç edilmiş bir opsiyon, koşullu yükümlülük için bir örnektir.

(c) (Değişik:RG-12/2/2009-27139) (6) Alınacak ya da verilecek nakit veya başka bir finansal varlık tutarı işletmenin kendi hisse senedinin piyasa fiyatındaki değişikliklere bağlı olsa dahi, nakit ya da başka bir finansal varlık olarak yerine getirilecek olan sözleşme bir finansal varlık veya bir finansal borçtur (16A – 16B veya 16C – 16D Paragraflarında belirtilenler hariç). Net nakit ödemeli hisse opsiyonu buna bir örnektir.

(d) Bir işletmenin, değeri sabit bir tutara ya da sözleşmede yazılı olan değişkene (örneğin bir ticari mal fiyatına) endeksli bir tutara eşit olan değişken sayıdaki kendi hissesi aracılığıyla yerine getirilecek olan bir sözleşme, bir finansal varlık ya da bir finansal borçtur. Kullanılması halinde, işletmenin sözleşmenin değerine eşit miktarda kendi aracını vermesiyle net olarak ödenen altın satın alım opsiyonu buna bir örnektir. Bu tür bir sözleşme, sözleşme konusu değişken, altın yerine işletmenin kendi hisse fiyatı olsa dahi bir finansal varlık ya da finansal borçtur. Benzer şekilde, işletmenin sabit sayıda kendi hissesiyle ödenecek olan, ancak bu hisselere bağlı hakların ödeme değerinin sabit bir tutara ya da sözleşme konusu değişkendeki değişikliklere dayanan bir tutara eşit olacak şekilde çeşitlendirileceği sözleşme, bir finansal varlık ya da bir finansal borçtur.

Koşullu ödeme hükümleri (Paragraf 25)

UR28. Paragraf 25’e göre, nakit ya da başka bir finansal varlıkla (ya da aracın finansal bir borç olması sonucunu doğuracak başka bir yolla) ödenmesi gereken bir koşullu ödeme hükmünün bir bölümünün gerçekleşebilir mahiyette olmaması durumunda, ilgili ödeme hükmünün finansal aracın sınıflandırmasını etkilememesi gerekir. Dolayısıyla nakden ya da işletmenin değişken sayıda hissesiyle ödeme yapılmasını, sadece, oldukça nadir, çok anormal ve gerçekleşme olasılığı çok az olan bir olayın gerçekleşmesi halinde gerektiren bir sözleşme özkaynağa dayalı finansal araçtır. Benzer şekilde, ödemenin işletmenin sabit sayıda hissesiyle yapılması işletmenin kontrolü dışındaki durumlarda sözleşmeyle engellenmiş olabilir; ancak anılan durumların gerçekte meydana gelme olasılığı bulunmaması durumunda, hisse senedine dayalı finansal araç olarak sınıflandırma yapılması uygundur.

Konsolide finansal tablolardaki uygulama

UR29. İşletme, (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kontrol gücü olmayan paylar (azınlık payları)nı -yani diğer tarafların özkaynaklarındaki ve iştiraklerinin geliri üzerindeki paylarını- “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” ve “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar” Standartlarına uygun olarak sunar. İşletme, bir finansal aracını (ya da bunun bir unsurunu) konsolide finansal tablolarında sınıflandırması sırasında, grubun tümünün nakit ya da araçla ilgili başka bir finansal varlık verme veya ilgili aracın yükümlülük olarak sınıflandırmasıyla sonuçlanacak bir şekilde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığını belirlerken, grup ile aracın hamili arasında üzerinde anlaşılan tüm kayıt ve koşulları dikkate alır. Gruptaki bir iştirakin finansal bir araç ihraç etmesi ve ana ortaklık ya da başka bir grup işletmesinin doğrudan bu aracın sahipleriyle birtakım ek koşullar (örneğin garanti) üzerinde mutabakata varması durumunda, grubun ödeme ya da geri satın alma konusunda tek başına karar verme yetkisi bulunmayabilir. İştirak anılan ek koşulları dikkate almaksızın kendi finansal tablolarında aracı doğru olarak sınıflandırsa dahi, konsolide finansal tabloların grupça girişilen sözleşme ve işlemleri bir bütün olarak yansıtmasını teminen, grup üyeleriyle araç sahipleri arasındaki diğer anlaşmaların etkisi de dikkate alınır. Bu tür bir yükümlülük veya ödeme karşılığı olması halinde araç (ya da aracın yükümlülük konusu unsuru) konsolide finansal tablolarda finansal borç olarak sınıflandırılır.

UR29A. (Ek:RG-12/2/2009-27139) (6) İşletmeye sözleşmeye dayalı yükümlülük getiren bazı finansal araçlar, 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca, özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılır. Söz konusu Paragraflara göre sınıflandırma, bu Standartta finansal araçların sınıflandırılmasına ilişkin olarak uygulanan hükümlerin bir istisnası niteliğindedir. Bu istisna, konsolide finansal tablolarda kontrol gücü olmayan payların (azınlık paylarının) sınıflandırılmasını kapsamaz. Buna bağlı olarak, 16A – 16B veya 16C – 16D Paragrafları uyarınca kontrol gücü olmayan paylar (azınlık payları), bireysel finansal tablolarda özkaynağa dayalı finansal araç olarak sınıflandırılırken, grup şirketlerinin konsolide finansal tablolarında borç olarak sınıflandırılır.

Bileşik finansal araçlar (Paragraf 28-32)

UR30. Paragraf 28 yalnızca türev olmayan bileşik finansal araçları ihraç edenler için uygulanır. Paragraf 28 finansal aracın hamili yönünden bileşik finansal araçlara değinmez. (Değişik üçüncü cümle:RG-27/4/2010-27564) (8)(10) TFRS 9, hamili açısından bileşik finansal araç niteliğindeki finansal varlıkların sınıflandırılmasını ve ölçümünü açıklar.

UR31. Adi hisseye dönüştürülebilir bono gibi saklı değiştirme hakkı olan ve başka hiçbir saklı türev özelliği olmayan borçlanma araçları, bileşik finansal araçların sık rastlanan bir türüdür. Paragraf 28, bu tür bir finansal araç ihraç edenin, ilgili işlemin borç ve özkaynak bileşenini aşağıdaki belirtildiği üzere ayrı ayrı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu ((Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))da sunmasını gerektirir:

(a) İhraççının plana bağlı faiz ve anapara ödemelerini gerçekleştirme yükümlülüğü, ilgili araç dönüştürülmediği sürece var olan bir finansal borçtur. Borç bileşeninin ilk muhasebeleştirmedeki gerçeğe uygun değeri, sözleşmeyle belirlenmiş gelecekteki nakit akımlarının, karşılaştırılabilir kredi statüsünde olan ve aynı koşullar altında büyük ölçüde aynı miktar nakit akımı sağlayan, dönüştürme hakkı olmayan araçlara piyasada uygulanan faiz oranı ile iskonto edilmesi sonucunda belirlenen bugünkü değeridir.

(b) Özkaynağa dayalı finansal araç, borcu, aracı ihraç edenin hisse senedine dönüştüren saklı bir opsiyondur. Opsiyonun gerçeğe uygun değeri, varsa, zaman değerini ve uygulama fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki farkı (intrinsic value) içerir. Bu opsiyon, asli değersiz (işleme konulması halihazırda rasyonel olmayan/out of money) olsa dahi ilk muhasebeleştirmede bir değere sahiptir.

UR32. Dönüştürülebilir bir aracın vadesinde dönüştürülmesi işleminde, işletme, aracın borç bileşenini (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu ((Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço)) dışı bırakır ve özkaynak olarak muhasebeleştirir. Orjinal özkaynak bileşeni özkaynak olarak kalır (özkaynak altındaki bir kalemden bir diğerine aktarılmış olsa dahi). Vade tarihinde gerçekleştirilen dönüşüm işlemi bir kazanç ya da kayıp doğurmaz.

UR33. Bir işletme dönüştürülebilir bir aracı, vadesinden önce erken geri satın alma yoluyla ya da orjinal dönüşüm imtiyazlarının değişmediği bir geri satın alma işlemiyle sonlandırırsa, işlem tarihinde, ödeme ya da geri satın alma işlemindeki işlem maliyetlerini ve ödenen karşılığı, aracın borç ve özkaynak bileşenlerine dağıtır. Ödeme tutarının ve işlem maliyetlerinin farklı bileşenlere dağıtımında kullanılan yöntem, Paragraf 28-32 ile uygun şekilde, çevrilebilir araç ilk ihraç edildiğinde işletmece elde edilen tutarların ayrı bileşenlere orjinal dağıtımında kullanılan yöntemle uyumludur.

UR34. Ödeme tutarı bir kez dağıtıldığında, ortaya çıkan kazanç ya da kayıp, ilgili kaleme uygulanan muhasebe ilkeleriyle uyumlu olarak aşağıdaki şekilde işlem görür:

(a) Borç bileşeni ile ilgili kazanç ya da kayıp, kâr veya zararda muhasebeleştirilir; ve

(b) Özkaynak bileşeni ile ilgili olarak ödenen tutar, özkaynakta muhasebeleştirilir.

UR35. İşletme, örneğin belirlenen günden daha önce dönüşüm halinde daha iyi bir dönüşüm oranı teklif etmek ya da ek teminat vermek gibi erken dönüşümü teşvik eden unsurlar aracılığıyla dönüştürülebilir aracın koşullarında değişiklik yapabilir. Araç hamilinin, koşulların değiştirildiği tarih itibariyle, yeni koşullar çerçevesinde aracın dönüşümünden elde edeceği ödemenin gerçeğe uygun değeriyle orjinal koşullarda elde edeceği ödemenin gerçeğe uygun değeri arasındaki fark, kayıp olarak kâr veya zararda muhasebeleştirilir.

İşletmenin geri satın alınan kendi hisseleri (Paragraf 33 ve 34)

UR36. Her ne sebeple geri alınmış olursa olsun, bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlar finansal bir varlık olarak dikkate alınmaz. Paragraf 33 özkaynağına dayalı finansal araçları yeniden satın alan bir işletmenin söz konusu araçları özkaynaktan düşmesini gerektirir. Ancak örneğin müşterisi adına kendi hisse senedini elinde tutan finansal bir kurum gibi, bir işletmenin başkaları adına kendi hisse senedini elinde tutması durumunda ortada bir acentelik ilişkisi vardır ve dolayısıyla elde tutulan söz konusu araçlar işletmenin (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu ((Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))suna dahil edilmez.

Faizler, temettüler, kayıp ve kazançlar (Paragraf 35-41)

UR37. Takip eden örnek, 35 inci Paragrafın bir bileşik finansal araca uygulanmasını gösterir. Birikimli olmayan bir imtiyazlı hisse senedinin beş yıl içinde nakden geri satın alınmasının zorunlu olduğunu, ancak geri satın alma tarihinden önce temettü ödenmesinin işletmenin tercihinde olduğunu varsayalım. Bu tür bir araç, borç bileşeninin geri satın alma değerinin bugünkü değeri olduğu bir bileşik finansal araçtır. Anılan bileşendeki iskontonun itfası kâr ya da zararda muhasebeleştirilir ve faiz gideri olarak sınıflandırılır. Ödenen her türlü temettü özkaynak bileşeni ile ilgilidir ve dolayısıyla kâr dağıtımı ya da zarar olarak muhasebeleştirilir. Benzer türden bir işlem, geri satın almanın zorunlu olmadığı ancak araç hamilinin ihtiyarında olduğu ya da hissenin, sabit bir miktara ya da sözleşme konusu değişkendeki (örneğin ticari mal) değişikliklere dayanan bir miktara eşit olacak şekilde hesaplanan değişken sayıda adi hisse senedine zorunlu olarak çevrilebilir olduğu durumda da uygulanır. Ancak ödenmeyen herhangi bir temettü tutarının geri satın alma tutarına eklenmesi durumunda, aracın tamamı bir borçtur. Bu tür bir durumda, tüm temettüler faiz gideri olarak sınıflandırılır.

Finansal varlık ve borçların birbirinden mahsup edilmesi (netleştirilmesi) (Paragraf 42-50)

“UR38 “-” (Değişik paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15)

Muhasebeleştirilen tutarları netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkı bulunan işletme kriteri (42(a) paragrafı) (Ek başlık:RG-11/2/2013-28556)(15)

UR38A (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15)  Netleştirme hakkı hâlihazırda mevcut olabilir veya bu hak gelecekteki bir olaya bağlı olabilir (örneğin, hakkın kullanımı yalnızca karşı taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi, tasfiyesi veya iflası gibi gelecekteki bazı olayların gerçekleşmesiyle başlayabilir veya uygulanabilir). Netleştirme hakkı gelecekteki bir olaya bağlı olmasa da, bu hak sadece karşı taraflardan birinin veya tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile tasfiyesi veya iflası durumunda yasal olarak kullanılabilir.

UR38B (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15)  42(a) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkının bulunması gereklidir. Dolayısıyla netleştirme hakkı:

(a) Gelecekteki bir olaya bağlı olmamalı ve

(b) Aşağıda belirtilen koşulların tamamında yasal olarak uygulanabilmelidir. İşletmenin ve karşı tarafların tamamının

(i) İşe yönelik normal uygulamalarında,

(ii) Yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve

(iii) Tasfiyesinde veya iflasında.

UR38C (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15) Netleştirme hakkının niteliği ve kapsamı, kullanımına bağlı koşullar ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi, tasfiye veya iflas durumlarında devam edip etmeyeceği gibi hususlar, farklı yerel düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, netleştirme hakkının işe yönelik normal uygulamalar dışında kendiliğinden kullanılabilir olduğu varsayılamaz. Örneğin, yerel düzenlemelerde yer alan tasfiye ve iflas kanunları bazı iflas veya tasfiye hallerinde netleştirme hakkını yasaklayabilir veya sınırlayabilir.

UR38D (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15) İşletmenin veya karşı tarafların tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve tasfiyesi veya iflası durumlarında, yasal bir hakkın bulunup bulunmadığının belirlenmesinde tarafların ilişkilerine uygulanan düzenlemelerin (örneğin, sözleşme hükümleri, yükümlülüğün yerine getirilmediği durumlarda veya sözleşmelere uygulanan kanunlar, taraflara uygulanabilen tasfiye veya iflas kanunları) dikkate alınması gerekebilir.

‘Net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirme niyeti bulunan’ işletme kriteri (42(b) paragrafı) (Ek başlık:RG-11/2/2013-28556)(15)  

UR38E (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15) 42(b) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı olarak gerçekleştirme niyetinin bulunması gereklidir. İşletmenin net esasa göre ödeme yapma hakkı bulunmasına rağmen, işletme varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini ayrı ayrı gerçekleştirebilir.

UR38F (Ek paragraf:RG-11/2/2013-28556)(15) İşletmenin tutarları net esasa göre ödemesiyle gerçekte aynı biçimde sonuçlanacak şekilde ödeyebilmesi durumunda, 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriteri karşılanacaktır. Bu durum, yalnızca brüt ödemede bulunma yönteminin kredi ve likitide riskini ortadan kaldırdığı veya önemsiz düzeyde kredi ve likitide riskleriyle sonuçlandığı ile alacaklar ve borçlar tek bir ödeme sürecinde veya döngüsünde gerçekleştiği durumlarda ortaya çıkacaktır. Örneğin, aşağıda belirtilen özelliklerin tamamına sahip bir brüt ödeme sistemi 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriterini karşılayacaktır:

(a) Netleştirmeye uygun olan finansal varlıkların ve finansal borçların işleme konmak üzere aynı zamanda sunulması,

(b) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunuldukları anda tarafların ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyi taahhüt etmiş olmaları,

(c) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunulduklarında, bunlardan kaynaklanan nakit akışlarında değişiklik olma ihtimalinin bulunmaması (işlem aksamadıkça – bakınız: (d) bendi),

(d) Menkul kıymetler ile teminat altına alınmış varlıkların ve borçların menkul kıymet transferi veya benzer bir sistem ile ödenecek olması, dolayısıyla menkul kıymet transferi aksadığında menkul kıymetlerle teminat altına alınmış alacakların ve borçların ödenmesi de aksayacaktır (ve tam tersi durumda),

(e) Aksayan herhangi bir işlemin, (d) bendinde ana hatları belirtildiği üzere, ödeme yapılmadıkça tekrardan işleme konması,

(f) Ödemenin aynı kuruluş aracılığıyla gerçekleştirilmesi (örneğin takas bankası, merkez bankası veya merkezi kayıt kuruluşu),

(g) Ödemelerin gününde yapılmasını sağlamak üzere, tarafların her birinin cari hesaplarında yeterli tutarlarda günlük kredi kullanım imkanlarının bulunması ve ödeme talebinde bulunulması durumunda gün içi kredi kullanım imkanlarının kabul görmesinin neredeyse kesin olması.

UR39. Bu Standart, “sentetik türev ürünler” olarak nitelendirilen ve başka bir aracın özelliklerini göstermesi için edinilen ve elde tutulan birbirinden bağımsız finansal araç grupları açısından özel bir uygulama gerektirmez. Örneğin, değişken ödemeler elde edilmesini ve sabit ödemelerde bulunulmasını içeren bir vadeli faiz oranı takasıyla birleştirilmiş uzun vadeli değişken faizli bir borç, uzun vadeli sabit faizli bir borç oluşturur. Birlikte “sentetik türev ürün” oluşturan finansal araçların her biri, kendi kayıt ve koşulları olan, sözleşmeye dayalı bir hak ya da yükümlülük oluşturur ve her biri ayrı ayrı devredilebilir ya da ödenebilir. Her bir finansal aracın maruz kaldığı risk, diğer finansal araçların maruz kaldığı risklerden farklı olabilir. Bu çerçevede, “sentetik türev ürün”de yer alan finansal araçlarından biri varlık diğeri borç ise, anılan araçlar Paragraf 42’de yer alan netleştirme kriterlerini karşılamadıkları sürece netleştirilmez ve işletme (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) finansal durum tablosu (bilanço))sunda net esasta gösterilmez.

Açıklama

Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar veya finansal borçlar (bakınız: Paragraf 94(f))

UR40. “-“

 

 

3    Bu durum türev ürünlerin tamamı için değil ancak çoğunluğu için böyledir; örneğin farklı para birimlerine ilişkin bazı vadeli faiz oranı swaplarında anapara başlangıçta el değiştirir (ve vadesi geldiğinde yeniden el değiştirir).

*          Bu ekte yer alan “PB” ibareleri 15/07/2007 tarihli ve 26583 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile “TL” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Bu değişiklik 31/12/2006 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

 

 

(1)      15/07/2007 tarihli ve 26583  sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ, 31/12/2006 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

 

 

(2)      13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan FİNANSAL ARAÇLAR: SUNUMA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 32) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 92) ve TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI, TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI, TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI YORUMLARI VE TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI YORUMLARI HAKKINDA BAZI TEBLİĞLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 71) ile yapılan değişiklikler 31/12/2007 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

 

 

(3)      28/11/2008 tarihli ve 27068 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İŞTİRAKLERDEKİ YATIRIMLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 28) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 116)’in 6 ncı ve 7 nci maddeleri aşağıdaki şekildedir.

 

“MADDE 6 – Bu Tebliğin 1 ve 2 nci maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler, 28/10/2006 tarih ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 40 Sıra no’lu Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının 4 üncü Paragrafının (a) bendini aşağıdaki şekilde uygular.

“4.(a) “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar”, “TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar” ve “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda, TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygular.”

“MADDE 7 – Bu Tebliğ 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği 1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.”

 

 

(4)      28/11/2008 tarihli ve 27068 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İŞ ORTAKLIKLARINDAKİ PAYLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 31) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 118)’in 5 inci maddesi aşağıdaki şekildedir.

 

“MADDE 5 – Bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen hükmü uygulayan işletmeler, 28/10/2006 tarih ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 40 Sıra no’lu Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının 4 üncü Paragrafının (a) bendini aşağıdaki şekilde uygular.

“4. (a) “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar”, “TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar” ve “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda, TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygular.”

            

 

(5)      8/1/2009 tarihli ve 27104 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ değişikliği 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

 

(6)     Bu değişiklikler, 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu değişiklikleri 1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır ve söz konusu önceki dönemde TMS 1, TMS 39, TFRS 7 ve TFRS Yorum 2’ye ilişkin olarak Şubat 2009’da yapılan ilgili değişiklikler de uygulanır.

 

 

(7)      31/12/2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ’de yapılan değişiklikler 1/2/2010 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği 1/2/2010 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.

 

 

(8)      27/4/2010 tarihli ve 27564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik tebliği 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. TFRS 9’un 1/1/2013 öncesinde başlayan hesap dönemlerinde uygulanması durumunda, söz konusu önceki dönemler için değişiklik tebliği de uygulanır.

 

 

(9)      Bu değişiklik 30/6/2010 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Erken uygulamaya izin verilmektedir.

 

(10)  20/3/2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile bu değişiklik yürürlükten kaldırılmıştır.

 

(11)  28/10/2011 tarihli 28098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Diğer İşletmelerdeki Paylara İlişkin Açıklamalarla İlgili Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 12) Hakkında Tebliğ Sıra No: 218” in bu Tebliğ ile ilgili hükümleri aşağıdadır.

“—

Uygulamaya ilişkin hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını, finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında aşağıda yer alan düzenlemeleri de uygularlar:

(a) 3.5.2009 tarihli ve 27217 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 1’in 39I, B7 ve C1 paragraflarını bu Tebliğin 2 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(b) 31.3.2006 tarihli ve 26125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 2) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 2’nin Ek A Hisse Bazlı Ödeme Anlaşması Tanımında verilen 6 no’lu dipnotu bu Tebliğin 3 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(c) 13.8.2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşletme Birleşmelerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 3) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 3’ün 7, 64E, B13 ve 63 üncü ((e) bendi) paragraflarını bu Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(d) 30.1.2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 7’nin 3 ve ((a) bendi) 44O paragraflarını bu Tebliğin 7 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(e) 20.3.2011 tarih ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’un 3.2.1, 7.1.2, B3.2.1-B3.2.3 ve B 5.7.15 ((b) bendi) paragrafının bu Tebliğin 9 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(f) 13.8.2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 1’in 4, 123 ve 139H paragraflarını bu Tebliğin 10 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(g) 18.1.2005 tarihli ve 25704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nakit Akış Tablolarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 1’in 42B ve 57 nci paragraflarını bu Tebliğin 11 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(h) 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 21) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 21’in 19, 45, 46 ve 60F paragraflarını bu Tebliğin 12 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(ı) 31.12.2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 24’ün 3, 9 ve 28A paragraflarını bu Tebliğin 13 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(i) 28.10.2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 32’nin 4 ve 74B paragraflarını bu Tebliğin 15 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(j) 18.3.2006 tarihli ve 26112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 36) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 36’nın 4 ve 140H paragraflarını bu Tebliğin 16 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(k) 17.03.2006 tarihli ve 26111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 38) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 38’in 4 ve 130F paragraflarını bu Tebliğin 17 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(l) 3.11.2006 tarih ve 26335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 39) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 39’un 2 nci ((a) bendi) paragrafını bu Tebliğ’in 20 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(m) 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan “TFRS Yorum 5 Hizmetten Çekme, Restorasyon ve Çevre Rehabilitasyon Fonlarından Kaynaklanan Paylar Üzerindeki Haklar” Yorumu’nun İlgili Düzenlemeler bölümü ile 8 ve 14B paragraflarını bu Tebliğin 21 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

uygularlar.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardının uygulanmasıyla, 13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğ” ve Tebliğ Eki, 9/3/2007 tarih ve 26457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye Muhasebe Standartları Yorumları Hakkında Tebliğ”in 2 no’lu eki TMS Yorum 12 Konsolidasyon – Özel Amaçlı İşletmeler Yorumu ve 20.3.2011 tarih ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğ”in 14, 15 ve 16 no’lu ekleri yürürlükten kalkar.

Geçiş süreci

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde, bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar” Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu TFRS’nin 1/1/2013 öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarda uygulanması halinde, bu durum dipnotlarda açıklanır ve söz konusu tablolarda TFRS 11, TFRS 12, TMS 27 (2011’de yayımlanan) ve TMS 28 (2011’de yayımlanan) Standartları da uygulanır.

(2) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9 Standardının 27.4.2010 ve 20.3.2011 tarihlerinde yayımlanan versiyonlarını uygulamaya başlamayıp, TMS 39’un söz konusu Standartların uygulamaya başlamaması ile yürürlükten kaldırılacak olan hükümlerini uygulamaya devam ediyorlarsa, TMS 39’un 2(a), 15, 130P, UR3, UR36-UR38 paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TFRS 7’nin 3 ((a) bendi) ve 44O Paragraflarını bu Tebliğin 5 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TMS 32’nin 4 ((a) bendi) ve 74B Paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygularlar.

(3) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9’un 27.4.2010 tarih ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan versiyonunu uyguluyorlarsa, söz konusu Standardın 8.1.2 paragrafını bu Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TFRS 7’nin 3 ((a) bendi) ve 44O Paragraflarını bu Tebliğin 6 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TMS 39’un 2 nci ((a) bendi) paragrafını bu Tebliğ’in 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygularlar. Ayrıca bu durumda 27.4.2010 tarih ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 184 Sıra No’lu “Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ”, 185 Sıra No’lu “İştiraklerdeki Yatırımlara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 28) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ” ve 186 Sıra No’lu “İş Ortaklıklarındaki Paylara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 31) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ” hükümleri uygulanmaz.

Yürürlük

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar” Standardı, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.

EK 15

1/1/2013 tarihinden önceki finansal tablolarında 20.03.2011 tarih ve 27880 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9)’nı uygulayan İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10’u uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 32’ye ilişkin aşağıda yer alan paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

4 üncü paragrafın (a) bendi

“4.           (a)          “TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar”, “TMS 27 Bireysel Finansal Tablolar” veya “TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar” kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ya da iş ortaklıklarındaki paylar. Diğer taraftan, bazı durumlarda, TMS 27 veya TMS 28 bağlı ortaklıktaki, iştirakteki ya da iş ortaklığındaki payların TFRS 9’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir. Bu hallerde işletmeler bu TFRS’de yer alan hükümleri uygularlar. İşletmeler ayrıca bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygularlar.”

74B paragrafı

“74B.     TFRS 10 ve “TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar” 4, 40 ve A11 paragraflarını değiştirmiştir. Söz konusu değişiklikler TFRS 10 ve TFRS 11 uygulandığında uygulanırlar.”

(12) 28/10/2011 tarihli 28098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Diğer İşletmelerdeki Paylara İlişkin Açıklamalarla İlgili Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 12) Hakkında Tebliğ Sıra No: 218” in bu Tebliğ ile ilgili hükümleri aşağıdadır.

“—

Uygulamaya ilişkin hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında aşağıda yer alan düzenlemeleri de uygular:

(a) 9.12.2005 tarihli ve 26018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 1’in 31, 39I, D1, D14, D15 ve D31 paragrafları ile 31 inci ve D14 paragraflarından önce gelen başlıkları bu Tebliğin 2 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(b) 31.3.2006 tarihli ve 26125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 2) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 2’nin 5 ve 63A paragraflarını bu Tebliğin 3 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(c) 16.3.2006 tarihli ve 26110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TFRS 5’in 28 ve 44G paragraflarını bu Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(d) 20.3.2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’un B 4.3.12 ((c) bendi) paragrafını bu Tebliğin 5 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(e) 18.1.2005 tarihli ve 25704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nakit Akış Tablolarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 7) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 7’nin 37, 38, 50 ((b) bendi) ve 57 paragraflarını bu Tebliğin 6 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(f) 28.3.2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 12) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 12’nin 2, 15, 18 ((e) bendi), 24, 38, 39, 43, 44, 45, 81 ((f) bendi), 87, 87C, 98A paragraflarını ve 38 inci paragraftan önce gelen başlığı bu Tebliğin 7 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(g) 9.12.2005 tarihli ve 26018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hasılata İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 18) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 18’in 6 ((b) bendi) ve 41 inci paragrafını bu Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(h) 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 21) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 21’in 3 ((b) bendi), 8, 11, 18, 33, 44, 45, 46, 48A ve 60F paragraflarını bu Tebliğin 9 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(ı) 31/12/2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 24’ün 3, 11 ((b) bendi), 19, 25 ve 28A paragraflarını bu Tebliğin 10 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(i) 28.10.2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 32’nin 4(a) ve 97I paragraflarını bu Tebliğin 11 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(j) 28.3.2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Başına Kazanca İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 33) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 33’ün 40, A11 ve 74B paragraflarını bu Tebliğ’in 12 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(k) 18.3.2006 tarihli ve 26112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 36) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 36’nın 4 ((b) ve (c) bentleri), 12 ((h) bendi), 140H paragrafını ve 12 ((h) bendi) paragrafından önce gelen başlığı bu Tebliğ’in 13 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(l) 17.3.2006 tarihli ve 26111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 38) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 38’in 3 ((e) bendi) ve 130F paragraflarını bu Tebliğ’in 14 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(m) 3.11.2006 tarihli ve 26335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 39) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 39’un UR3 paragrafını bu Tebliğ’in 17 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(n) 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan TFRS Yorum 5 Hizmetten Çekme, Restorasyon ve Çevre Rehabilitasyon Fonlarından Kaynaklanan Paylar Üzerindeki Haklar’ın 8 ve 14B paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(o) 8.1.2009 tarihli ve 27104 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurt Dışındaki İşletmede Bulunan Net Yatırımın Finansal Riskten Korunmasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı Yorumu (TFRS Yorum 16) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TFRS Yorum 16’nın 2 nci paragrafında yer alan dipnot bu Tebliğin 21 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

uygularlar.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’in uygulanmasıyla, 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı Hakkında Tebliğ ve Tebliğ eki TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar Standardı ile 9.3.2007 tarihli ve 26457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartları Yorumları Hakkında Tebliğ’in 3 no’lu ekinde yer alan TMS Yorum 13 – Müştereken Kontrol Edilen İşletmeler – Ortak Girişimcilerin Parasal Olmayan Katılım Payları yürürlükten kalkar.

Geçiş süreci

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde, bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihinden önce başlayan yıllık hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu TFRS’nin 1/1/2013 tarihinden önce başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanması halinde, bu durum dipnotlarda açıklanır ve söz konusu tablolarda TFRS 10, TFRS 12, TMS 27 (2011’de yayımlanan) ve TMS 28 (2011’de yayımlanan) Standartları da uygulanır.

(2) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihi öncesi yıllık hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9 Standardının 27.4.2010 ve 20.3.2011 tarihlerinde yayımlanan versiyonlarını uygulamaya başlamayıp, TMS 39’un söz konusu Standartların uygulamaya başlamaması ile yürürlükten kaldırılacak olan hükümlerini uygulamaya devam ediyorlarsa, TMS 39’un UR3 ve UR41 ((a) bendi) paragraflarını bu Tebliğin 15 no’lu ekinde yer alan şekliyle, 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan TFRS Yorum 9 Saklı Türev Ürünlerin Yeniden Değerlendirilmesi’nin 5 ((c) bendi) ve 12 nci paragraflarını bu Tebliğin 19 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygular.

(3) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9’un 27.4.2010 tarihli ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan versiyonunu uyguluyorlarsa, TMS 39’un UR3 paragrafını bu Tebliğ’in 16 no’lu ekinde yer alan şekliyle,  TFRS Yorum 9’un 5 ((c) bendi) ve 12 nci paragraflarını bu Tebliğin 20 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygular.

Yürürlük

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar Standardı, 31.12.2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.

EK 11

TFRS 11’i düzenleyen bu Tebliğ’le, aynı zamanda, TMS 32’de aşağıdaki değişiklikler yapılmış olup, TMS 32’nin söz konusu değişiklikleri içeren halinin uygulanmasına, TFRS 11’in -zorunlu veya ihtiyari- ilk kez uygulanmasıyla birlikte başlanmalıdır (değişiklikler, mevcut paragrafların değiştirilmesi, yeni paragraflar eklenmesi, paragrafların çıkarılması ve/veya paragraf başlıklarının değiştirilmesi şeklinde olabilir)

4 üncü paragrafın (a) bendi

“4. (a)         TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar, TMS 27 Bireysel Finansal Tablolar veya TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda, TMS 27 veya TMS 28 bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir; bu tür durumlarda, işletme bu Standartta yer alan hükümleri uygular. İşletmeler bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygular.”

97I paragrafı

“97I.       Ekim 2011’de yayımlanan TFRS 10 ve TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar Standardı tarafından 4(a) ve UR29 paragrafları değiştirilmiştir. TFRS 10 ve TFRS 11 uygulandığında, söz konusu değişiklikler de uygulanır.”

(13) Bu tebliğde değişiklik yapan Türkiye Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğlerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 1) için bakınız: 29/6/2012 tarihli ve 28338 sayılı Resmi Gazete

 

 

(14) Bu değişiklik 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır ve bu çerçevede yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.

 

 

(15) Bu değişiklik 31/12/2013 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde geriye dönük olarak uygulanır. Ayrıca erken uygulamaya izin verilmektedir. Erken uygulanması halinde bu durum dipnotlarda açıklanmalıdır. Buna ek olarak, aynı dönemlere ilişkin olarak 30/1/2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 42 Sıra no’lu Tebliğ Ekinde yer alan TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı uyarınca gerekli açıklamalar yapılmalıdır.

 

(16) 17/7/2013 tarihli ve 28710 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI HAKKINDA TEBLİĞLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 11)’in bu tebliğde değişiklik yapılmasına ilişkin hükmü aşağıdaki gibidir:

MADDE 6 – 28/10/2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 40)’in Ek’inde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının;

(a) 35 inci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“35. Bir finansal araçla veya finansal borç niteliğindeki bir unsurla ilgili faiz, temettü, kayıp ve kazançlar, kâr ya da zararda gelir veya gider olarak muhasebeleştirilir. Özkaynağa dayalı finansal araç sahiplerine yapılan dağıtımlar doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilir. Özkaynak işlemlerinden kaynaklanan işlem maliyetleri özkaynaktan indirim olarak muhasebeleştirilir.”

(b) 35 inci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 35A paragrafı eklenmiştir.

“35A. Özkaynağa dayalı finansal araç sahiplerine yapılan dağıtımlara ve özkaynak işlemlerinden kaynaklanan işlem maliyetlerine ilişkin gelir vergileri, TMS 12 Gelir Vergileri uyarınca muhasebeleştirilir.”

(c) 37 nci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“37. İşletme, kendi özkaynağına dayalı finansal araçlarının ihracında ya da geri satın alımında genellikle çeşitli maliyetlere katlanır. Bu maliyetler, tescil ve diğer mevzuata dayalı ücretleri, yasal, mali ve diğer profesyonel danışmanlık ücretlerini, basım maliyetlerini ve damga vergilerini içerebilir. Özkaynak işlemlerinden kaynaklanan işlem maliyetleri, doğrudan bu işlemlerden dolayı katlanılan yani aksi halde katlanılmasına gerek olmayan ek maliyetler olduğu sürece, özkaynaktan indirim olarak muhasebeleştirilir. Bunun yanı sıra, vazgeçilen özkaynak işlemleriyle ilgili maliyetler gider olarak muhasebeleştirilir.”

(ç) 39 uncu paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“39. Dönem içinde özkaynaktan indirim olarak muhasebeleştirilen işlem maliyetlerinin tutarı, TMS 1’e göre ayrıca açıklanır.”

(d) 97K paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 97L ve 97M paragrafları eklenmiştir.

“97L. TMS 32’de yapılan Finansal Varlıkların ve Finansal Borçların Netleştirilmesi değişikliğiyle UR38 Paragrafı silinmiş ve UR38A-UR38F Paragrafları eklenmiştir. Bu değişiklik 1 Ocak 2014 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemlerinde uygulanır. Bu değişiklik geriye dönük olarak uygulanır. Erken uygulamaya izin verilmektedir. Söz konusu değişikliğin erken uygulanması durumunda, bu husus dipnotlarda açıklanır ve TFRS 7’de yapılan Açıklamalar-Finansal Varlıkların ve Finansal Borçların Netleştirilmesi değişikliği uyarınca gereken açıklamalar yapılır.

97M. 2009-2011 Dönemindeki Yıllık İyileştirmeler değişikliğiyle 35, 37 ve 39 uncu Paragraflar değiştirilmiş, 35A Paragrafı eklenmiştir. Bu değişiklik TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar Standardı uyarınca geriye dönük olarak 1 Ocak 2013 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemlerinde uygulanır. Erken uygulamaya izin verilmektedir. Söz konusu değişikliğin erken uygulanması durumunda, bu husus dipnotlarda açıklanır.

 

MADDE 9 – Bu Tebliğ, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık raporlama dönemlerinde geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu Tebliği 1/1/2013 tarihinden önce başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.

MADDE 10 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.”

(17) 5/3/2014 tarihli ve 28932 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğlerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 13)’nin bu tebliğde değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir:

“MADDE 8 – 28/10/2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 40)’in ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının;

(a) 4 üncü paragrafının (a) bendinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Diğer taraftan, bazı durumlarda TFRS 10, TMS 27 veya TMS 28 bağlı ortaklıktaki, iştirakteki ya da iş ortaklığındaki payların TFRS 9’a göre muhasebeleştirilmesini zorunlu tutmakta veya buna izin vermektedir.”

(b) 97M paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 97N paragrafı eklenmiştir.

“97N. Yatırım İşletmeleri (TFRS 10, TFRS 12 ve TMS 27’ye ilişkin değişiklikler) değişikliğiyle 4 üncü paragrafı değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler 1 Ocak 2014 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanır. Erken uygulamaya izin verilmektedir. Söz konusu değişikliklerin erken uygulanması halinde, bu durum dipnotlarda açıklanır ve Yatırım İşletmeleri’ne ilişkin tüm değişiklikler birlikte uygulanır.”

……

MADDE 13 – Bu Tebliğ, 31/12/2013 tarihinden sonra başlayan yıllık raporlama dönemlerinde geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu Tebliği 1/1/2014 tarihinden önce başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.

MADDE 14 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.”

Bir Cevap Yazın