ESKİ HÜKÜMLÜLERİN İSTİHDAMI İŞLEM TARİHİNDEN SONRA YAPILAN DÜZENLEYİCİ İŞLEM KAMU HİZMETİNDEN YASAKLI OLANLAR HK.

İdare D.Gen.Kur. 2002/348 E., 2003/24 K.

İdare D.Gen.Kur. 2002/348 E., 2003/24 K.

  • ESKİ HÜKÜMLÜLERİN İSTİHDAMI
  • İŞLEM TARİHİNDEN SONRA YAPILAN DÜZENLEYİCİ İŞLEM
  • KAMU HİZMETİNDEN YASAKLI OLANLAR
  • 399 S. KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ PERSONEL REJİMİNİN D… [ Madde 7 ] “İçtihat Metni”

    İstemin Özeti : Diyarbakır İdare Mahkemesince verilen 7.11.2001 günlü, E:2001/1205, K:2001/941 sayılı ısrar kararına karşı, davalı idare temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir.

    Savunmanın Özeti : Israr kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar’ın Düşüncesi : 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “İşe Alınacaklarda Aranılacak Şartlar” başlıklı 7. maddesinde sözleşmeli olarak işe alınacak personelde aranılacak özellikler belirlenmiş olup (a) fıkrasında “Kamu haklarından mahrum bulunmamaları, (c) fıkrasında “Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamaları” gerektiği belirtilmiştir.

    Bu düzenlemenin 657 sayılı Yasaya da paralel olduğu görülmektedir.

    Eski hükümlülerin işçi pozisyonunda çalışabilmelerine ilişkin düzenleme 1475 sayılı İş Kanununda ayrıca düzenlenmiş olup bu Yasanın 25. maddesine dayalı olarak da Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzük 17.3.1987 günlü, 19403 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

    1994, 1995, 1996 yılı Bütçe Kanunlarında sakat ve eski hükümlüler için kadroların nasıl kullanılacağına ilişkin bir maddenin de yer aldığı görülmekte olup bu düzenlemenin yukarıda yer alan Yasa kuralları çerçevesinde bir açıklama getirdiği görülmektedir.

    657 sayılı Yasa ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde memur veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılacak personelin öncelikle kamu haklarından yasaklı olmaması ve anılan maddelerde yer alan suçlardan hükümlü olmaması gerektiği ancak kamu hizmetinin görümü sırasında çalıştırılacak işçilerin 1475 sayılı Yasa ve bu Yasa uyarınca çıkarılan Tüzük hükümlerine göre çalıştırılmalarının esas olduğu anlaşılmaktadır.

    Bu durumda kamu haklarından ömür boyu yasaklı olan davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi olarak çalışması hukuken mümkün olmayıp dava konusu işlem bu nedenle hukuka uygun olup ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Yaşar Uğurlu’nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, İdare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulmasına ilişkin istem incelenmeksizin işin esası görüşüldü:

    Davacı … Posta İşletmesi Müdürlüğünde sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken hizmet sözleşmesi feshedilerek görevine son verilmesine ilişkin 28.6.1996 günlü 2081 sayılı işlemin iptali, özlük haklarının verilmesi istemiyle dava açmıştır.

    Diyarbakır İdare Mahkemesi 27.6.1997 günlü E: 1996/570, K: 1997/305 sayılı kararıyla, Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzüğün 2. maddesinde; “Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hüküm giymiş ve cezasını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş, şartlı salıverilme yoluyla tahliye edilmiş olanlar bu Tüzük hükümleri yönünden eski hükümlü sayılırlar. Mükerrer suç işlediği belirlenen eski hükümlüler, bu Tüzük hükümlerinden yeniden yararlanamazlar” hükmünün yer aldığı, … Posta İşletmesi Başmüdürlüğünde eski hükümlü kadrosunda sözleşmeli personel statüsünde çalışan davacının, … Başmüdürlüğünce 12.12.1994 tarihinde yapılan eski hükümlü memur sınavında başarılı olması üzerine, 3.1.1995 tarihinde göreve başladığı, sözleşme yapıldığı, daha sonra sözleşmesinin yenilendiği, 5.5.1995 tarihinde de … Başmüdürlüğü memurluğuna naklen tayin edildiği, ancak davacı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca müebbeden kamu hizmetlerinden men cezası verilmesi nedeniyle yapılan sınav şartlarından birisini sınav tarihinde taşımadığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği ve ilişiğinin kesildiğinin anlaşıldığı, anılan Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzüğün 2. maddesinde kimlerin eski hükümlü sayılacağı belirtilmiş olup, mükerrer suç işlediği belirlenen eski hükümlülerin bu tüzük hükmünden yararlanamayacağı, Türk Ceza Kanununun 31. maddesi uyarınca müebbeden kamu hizmetinden men cezası almış olanların yararlandırılmayacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, Mahkemece davalı idareden, davacının 12.12.1994 tarihinde yapılan sınava girmeden önce kuruma ibraz ettiği belgelerin istenildiği, idarece gönderilen belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E.No: 1993/281, K.No: 1996/1 sayılı kararının davalı idareye sınava girmeden önce verildiği, başvurusunun kabul edildiği, sınavı kazandığı ve göreve başlatıldığı, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E.No: 1968/8, K.No: 1973/14 sayılı kararıyla idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz yaptığı işlerin her zaman geri alınabileceği, oysa bakılan bu davada işlemin davacının gerçek dışı beyanı veya hilesi nedeniyle değil davalı idarenin hatasına dayandığı bu durumda açık hataya dayalı olduğunun kabulüne olanak bulunmayan davacının hizmet sözleşmesinin davacının göreve başlatıldığı tarihten itibaren idari dava açma süresi geçirildikten sonda feshine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, kaldı ki 24 Aralık 1996 gün ve 22857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzükte Değişiklik Yapılmasına Dair Tüzük’ün (2). maddesinde “Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezadan veya Devlet memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giymiş veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar ile özel kanunlarında belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilmeleri olanağı bulunmayanlar veya ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklı bulunanlar bu Tüzük hükümleri bakımından eski hükümlü sayılırlar” hükmünün yer aldığı, ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklı bulunanların da bu Tüzük hükmünden yararlandırılacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

    Bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay Onikinci Dairesinin 21.6.2001 günlü, E:2000/4801, K:2001/2870 sayılı kararıyla, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzüğün 2. maddesinde;”Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hüküm giymiş ve cezasını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar bu Tüzük hükümleri yönünden eski hükümlü sayılırlar.” hükmünün yer aldığı, davacının, … Başmüdürlüğünce 12.12.1994 tarihinde yapılan eski hükümlü memur sınavında başarılı olması üzerine 3.1.1995 tarihinde göreve başlatıldığı, daha sonra sözleşmesinin yenilendiği ve 5.5.1995 tarihinde … Başmüdürlüğü memurluğuna naklen atandığı ancak … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.1.1986 gün ve E: 1993/281, K: 1986/1 sayılı kararı ile Türk Ceza Kanunu’nun 450/10 ve 463. maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay ağır hapis ve Türk Ceza Kanununun 31. maddesi uyarınca müebbeden kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verilmesi nedeniyle davalı idarenin 8.8.1994 gün ve 28796 sayılı genelgesinde, yapılacak eski hükümlü sınavına katılabilmek için Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesine göre kamu hizmetlerinden men cezası verilmemiş olması şartı aranmasına karsın, yapılan hatalı değerlendirme sonucu davacının sınava kabul edilerek başarılı olduğu, sınava alınma şartlarını taşımadığının anlaşılması üzerine de sözleşmesinin feshedildiğinin anlaşıldığı, sınav ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 17 Mart 1987 gün ve 19403 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzük’te amme hizmetinden yasaklananların atamalarının yapılabileceğinden söz edilmemekte olup, idarelerin kanuna açıkça aykırı olan işlemini her zaman geri alabileceği açık bulunduğundan dava konusu işlemde yasal isabetsizliğin bulunmadığı, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 24 Aralık 1996 gün ve 22857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzükte Değişiklik Yapılmasına Dair Tüzük” ile kamu hizmetinden yasaklı olanlar da bu tüzük hükümleri bakımından eski hükümlü sayılmış iseler de, anılan tüzüğün dava konusu işleme uygulanamayacağı gerekçesiyle bozulmuş ise de Diyarbakır İdare Mahkemesi 7.11.2001 günlü, E:2001/1205, K:2001/941 sayılı kararıyla ilk kararında ısrar etmiştir.

    Davalı idare davacının göreve başlatılmasına ilişkin işlemin hataen yapıldığı belirtilerek bu kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

    Danıştay Onikinci Dairesinin kararında belirttiği üzere dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki 17 Mart 1987 günlü 19403 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzük” te amme hizmetinden yasaklananların atamalarının yapılabileceğine ilişkin hüküm bulunmamakta olup idareler mevzuata aykırı olan işlemini her zaman geri alabileceği hususu da gözönüne alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

    Dava konusu işlem tarihinden sonraki bir tarihte yapılan değişiklik ile kamu hizmetinden yasaklı olanlar da Tüzük kapsamına alınmış olsalar da değişikliğin dava konusu işleme karşı açılan bu davada esas alınamayacağı açıktır.

    399 sayılı KHK’nin 7/a maddesi de bu hususu teyid eder niteliktedir.

    Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Diyarbakır İdare Mahkemesinin 7.11.2001 günlü, E:2001/1205, K:2001/941 sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesi kararı doğrultusunda BOZULMASINA, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 31.1.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Davalı idamenin temyiz istemin reddi ile Diyarbakır İdare Mahkemesinin 7.11.2001 günlü, E:2001/1205, K:2001/941 sayılı ısrar kararının onanması oyu ile karara karşıyız.

Bir Cevap Yazın