EŞİNDEN ŞİDDET GÖREN KADININ MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ…

YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS: 2013/26863
KARAR: 2014/11205

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Mahkemece; eşine fiziksel şiddet uygulayan koca kusurlu kabul edilerek davacı kadın yararına maddi, manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de; toplanan delillerden; kocanın, temyize konu davadan önce 26.10.2010 tarihinde …Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde açtığı boşanma davasının, kadının tam kusurlu olması nedeniyle kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği, kararın 01.05.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu halde, boşanmaya sebep olan olay, kocanın eşine fiziksel şiddet uygulaması olmayıp, kesinleşen boşanma kararında kabul edilen kadının kocaya hakaret etmesi olayıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda kadın kusurlu olup, kocanın kusuru bulunmamaktadır. Hal böyleyken kocanın kusurlu bulunup, kadın yararına maddi tazminat (TMK.md.174/1) ve yoksulluk nafakası (TMK.md.175)’na hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

2-Davalının manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Boşanmaya sebep olan olaylar kusursuz veya az kusurlu tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde ise, manevi tazminatı gerektirir. (TMK.md.174/2) Tarafların, Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan sebeple boşanmalarına karar verilmiş, bu sebeple verilen boşanma kararı 01.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma sebebi olarak kabul edilen ve diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi olay sebebiyle kişilik hakları zedelenen taraf, manevi tazminatı boşanma davasıyla isteyebileceği gibi, boşanmadan sonra da isteyebilir. Ya da boşanmaya bağlı olmaksızın "hakların yarışması" çerçevesinde genel hükümlere göre de talep edebilir. Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verebilir. (6098 Sayılı TBK.m.60) Davacı Türk Medeni Kanununun 166/1 e dayanan boşanma davasıyla birlikte manevi tazminat istemiştir. Daha önceki davada verilen boşanma kararının kesinleşmiş olması karşısında davacının aynı zamanda boşanma sebebi oluşturan eyleme dayanan manevi tazminat isteği artık boşanma sebebine bağlı olmaktan çıkmış, bağımsız bir talep haline dönüşmüştür. Böyle bir durumda manevi tazminat talebinin hukuksal dayanağı artık Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi olmaktan çıkmıştır.

Davacı, eşinden fiziksel şiddet gördüğü iddiasına dayanarak manevi tazminat talep ettiğine göre, davalının hukuka aykırı bu eylemi sebebiyle Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine göre sorumluluğuna gidilemiyorsa, evlilik birliğindeki, eşin vücut bütünlüğüne ve sadakat (TMK.md.185/3) yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal eden bu eylemin sübut bulması halinde, genel hükümlere göre sorumluluğa gidilebilir. Borçlar Kanunu Türk Medeni Kanununun 5. kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır. (E.BK.md.544; 1098 Sayılı TBK.m.646) O halde, davacının manevi tazminat isteği "aile hukuku" hükümlerine göre incelenemiyorsa, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde incelenebilecektir. Öyleyse davacının boşanma sebebinden bağımsız hale gelen manevi tazminat isteği yönünden nispi peşin harç noksanlığının tamamlanması halinde ayırma kararı verilip, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.14.05.2014(Çrş.)

KARŞI OY YAZISI

Davacı (kadın)ın evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açtığı boşanma davasının, davalı (koca)nın daha önce açtığı boşanma davasında verilen kararın yargılama sırasında kesinleşmesiyle birlikte boşanma talebi yönünden konusuz kaldığı doğrudur.

Bu davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların evliliği dolayısı ile tarafların evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülükleri devam etmektedir. Davanın boşanma talebi yönünden konusuz kalması, boşanmaya bağlı fer’i talepler ve yargılama giderleri yönünden karar verilmesine engel değildir.

Mahkemenin görevi kanunla belirlenir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte ya görevlidir ya da değildir. Davanın açılmasından sonra meydana gelen değişiklikler sebebiyle, somut olayda asıl talebin (boşanma) konusuz kalması, asıl talebe bağlı fer’i talepler (manevi tazminat) yönünden görevsizlik kararı verilmesi için bir sebep olamaz. Davanın açıldığı tarihte mahkemenin görevli olduğu konusu sayın çoğunlukla aramızda ihtilaflı değildir. Asıl talebin konusuz kalması, asıl talebe bağlı fer’i talepler konusunda mahkemenin görevini ortadan kaldırmaz.

Davacının, yoksulluk nafakası (TMK. md. 175), maddi tazminat (TMK. md. 174/1) ve manevi tazminat (TMK. md. 174/2) talepleri konusunda davalı tarafından açılan davada tespit edilen tarafların kusur durumları ile bu davada tespit edilen kusur durumları karşılaştırılarak sonucu uyarınca bir karar verilmelidir. Davalı (koca)nın açtığı davada kadının eşine karşı hakaret ettiği, bu davada da (koca) nın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, boşanmaya sebep olan olaylarda (koca)nın, (kadın)a göre daha fazla kusurlu olduğu ve boşanmakla kadının yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır.

Bu sebeplerle dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — 31 Ara 2014, 10:12 — Cevaplar 0 — Görüntüleme 249


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın