DÜZENLEYİCİ İŞLEMLER İPTAL DAVASI NİTELİKLERİ

İdari Dava D. Kur. 2006/3196 E., 2008/1179 K.

İdari Dava D. Kur. 2006/3196 E., 2008/1179 K.

  • DÜZENLEYİCİ İŞLEMLER
  • İPTAL DAVASI NİTELİKLERİ
  • 2577 S. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU [ Madde 15 ]
  • 2577 S. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU [ Madde 49 ] “İçtihat Metni”

    Danıştay İkinci Dairesi adına verilen Danıştay Nöbetçi Dairesinin 7.8.2006 günlü, E:2006/2228, K:2006/2262 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

    Savunmanın Özeti : Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram’ın Düşüncesi : Dava konusu işlemin idari davaya konu edilebilecek düzenleyici işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile, işin esası incelenmek üzere Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Celalettin Yüksel’in Düşüncesi:Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

    Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

    Dava, Milli Eğitim Bakanlığının “Eğitim Kurumları Yöneticileri” konulu 16.6.2006 günlü, 49625 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

    Danıştay İkinci Dairesi adına Danıştay Nöbetçi Dairesi 7.8.2006 günlü, E:2006/2228, K:2006/2262 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 26.maddesi hükmünün uygulanmasına ilişkin açıklayıcı bilgileri alt idari birimlere duyurmaktan ibaret olup, müdürlüğü boş eğitim kurumlarına istek halinde atanmaya engel teşkil etmediği, ortada normatif (kural koyucu) nitelikte bir işlem mevcut olmadığı, işlemin ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da açılacak idari davaya konu olabilecek nitelikte düzenleyici bir işlem olmadığı gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı Yasanın 15.maddesinin l.fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenmeksizin reddine karar vermiştir.

    Davacı, bu kararı temyiz etmekte ve dava konusu işlemin genelge olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 26.maddesi hükmüne aykırı olarak düzenleme yapıldığı ve bu alanda bir tak(m hukuki etkiler doğuracağının açık olduğu, bu yönüyle düzenleyici işlem niteliğinde bulunduğu iddiasıyla bozulmasını istemektedir.

    İdari işlemler, idarenin idare hukuku alanında yaptığı işlemlerdir. İdari bir işlemin idari davaya konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi gerekli nitelikte işlem olması gerekmektedir.

    İdarenin kendi görev alanı içerisinde Anayasa ve yasalara uygun olmak koşuluyla genel ve soyut nitelikte kurallar koymak için düzenleyici işlemler yapmak yetkisi de bulunmaktadır. Anayasada düzenleyici işlemler tüzük ve yönetmelikler olarak belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp idareler değişik adlar altında da (genelge, tamim,sirküler v.b.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. Danıştay’ın yerleşik kararlarında, idarenin örgütlerine mevcut mevzuat anlayışını bildiren, onlara hareket tarzlarını gösteren bu haliyle de üçüncü şahısların hak ve menfaatlerini ihlal etmeyen genelgelerin idari davaya konu olamayacakları, ancak böyle bir tasarruf hukuk alemine yeni bir unsur kattığı, dolayısıyla ilgililerin sübjektif haklarını, menfaatlerini ihlal ettiği takdirde iptal davasına konu olabileceği kabul edilmektedir.

    Bu açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dava konusu 16.6.2006 günlü, 49625 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının “Eğitim Kurumları Yöneticileri” konulu işlemi ile Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 26.maddesi hükmüne yönelik olarak farklı uygulamaların yapıldığı, idari tasarrufla görevlendirilen bazı eğitim kurumu yöneticiliklerin belli bir istikrar süresine bakılmadan yine idari tasarrufla boş ilan edildiğinin anlaşılması nedeniyle, bu durumdaki yöneticilerin mağdur olmaması ve uygulamada birliğin sağlanabilmesi bakımından, isteğe bağlı yer değiştirmelere ilişkin işlemlerde zorunlu ve zorlayıcı bir düzenleme bulunmadığından hangi eğitim kurumlarına yönetici atanacağı hususunun her ilin kendi özelliği ve ihtiyacına göre planlanmasının yerinde bir uygulama olacağı düşünüldüğü belirtilerek bu yöndeki belirlemenin valiliklerce yapılmasının uygun olduğu bütün il valiliklerine bildirilmiş ve böylece Yönetmeliğin anılan maddesinde isteğe bağlı yer değiştirmelerde zorunlu ve zorlayıcı bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu konunun uygulanmasına yönelik olarak kural koyucu nitelikte bir düzenleme yapılmış olmakla, dava konusu işlemin bu haliyle düzenleyici işlem niteliğinde bir Genelge olduğu ve Genelge kapsamında başvuruda bulunacak kişilerin menfaatlerini etkilediği sonucuna varılmıştır.

    Bu durumda, dava konusu Genelgenin iptal davasına konu edilebilecek nitelikte bir düzenleyici işlem olması nedeniyle aksi yönde verilen Daire kararında isabet görülmemiştir.

    Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmek üzere Danıştay İkinci Dairesi adına Danıştay Nöbetçi Dairesince verilen 7.8.2006 günlü, E:2006/2228, K:2006/2262 sayılı kararın bozulmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden istemi halinde yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 11.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın