Doğru Yol Partisinin (DYP) isim, amblem ve rumuzunun iltibasa yol açtığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkini

                                ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı    : 2014/7 (Değişik İşler)

Karar Sayısı : 2014/9

Karar Günü : 25.9.2014

R.G. Tarih-Sayı : 24.12.2014-29215

                   İSTEMDE BULUNAN :  Demokrat Parti Genel Başkanlığı

                   İSTEMİN KONUSU : 1- Doğru Yol Partisinin (DYP) isim, amblem ve rumuzunun iltibasa yol açtığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine;

                                                                               2Muhafazakar Yükseliş Partisinin (MYP) kırat logosunu kullandığı ve bu durumun iltibasa yol açtığı gerekçesiyle söz konusu Partinin ambleminin hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine;

                                                                               karar verilmesi istemidir.

       I- İSTEMİN GEREKÇESİ

                   Demokrat Parti Genel Başkanlığının başvuru dilekçesinde;

       1- Demokrat Partinin 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulduğu ve 28.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi adıyla yeni bir parti kurularak, Demokrat Parti adıyla devam eden Doğru Yol Partisi siyasi varlığının isminin, ambleminin ve rumuzunun bu Parti tarafından karışıklığa mahal verecek bir şekilde kullanıldığı ve bu sebeple, Doğru Yol Partisinin isim, amblem ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesi gerektiği;

       2- 8.2.2013 tarihinde kurulan Muhafazakar Yükseliş Partisinin, 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulan Demokrat Partiye ait olan ve kendisiyle özdeşleşen “kırat” logosunu kullandığı, bu nedenle de Muhafazakar Yükseliş Partisi tarafından kullanılan amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesi gerektiği;

       ileri sürülmüştür.

       II- YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ

       Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaası şöyledir:

       “Siyasi partiler, kendilerini ayırt edici unsurlarla ortaya koyabilmek için isimleri yanında başka ifade yöntemlerine de ihtiyaç duyarlar. Bu anlamda isim, amblem, bayrak, rozet, kısaltılmış ad yani rumuz gibi unsurlarla kendilerini kitleler karşısında daha etkin ve akılda kalıcı şekilde ifade erme yolunu seçerler.

 

       Amblem, bayrak, rozet ve kısaltılmış ad, partinin ismi dışında; kısa, açık veya öz bir ifade ile partiyi tanımlamak için kullanılan simgelerdir. Uygulamada amblem, bayrak, rozet ve kısaltılmış ad genelde, parti ismindeki kelimelerin baş harfleri ve renklerinden oluşmakta, partinin kendisini tanıtıcı bir unsuru, daha açık ve ayırt edici ifade yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır.

 

       2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. madde gerekçesinde, sicile kayıtlı partilerin isim, amblem veya işaretlerinin kullanımı ile ilgili bir açıklama bulunmamakla beraber, maddeyle amaçlanan, bir partinin başka bir parti izlenimi yaratacak isim, amblem veya işaret kullanmasının önlenmesidir. Anılan madde ve gerekçesiyle 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik birlikte değerlendirildiğinde; sicile kayıtlı bir partinin isim, amblem, veya işaretinin başka bir siyasi parti tarafından birebir kullanılması gerekli olmayıp, ‘iltibasa mahal verecek şekilde’ o parti izlenimini verecek biçimde, başka bir ifadeyle karıştırılmaya elverişli isim, rumuz amblem yada işaret kullanılması açıkça yasaklanmaktadır. Bu düzenleme yapılırken, bahsedilen isim, bayrak, amblem, rozet ve kısaltılmış adı kullanan partiler arasında, eylem veya söylem birliği ya da organik bir bağ aranmamıştır.

 

       2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 2. maddesinde ‘kuruluş bildirisine siyasi parti adının yazılması’, 96. maddesinin değişiklikten önceki ve sonraki her iki halinde ‘partiler tarafından amblem, bayrak, rozet ve kısaltılmış adın hangi sınırlar içerisinde kullanılmasının mümkün olduğu’ hususu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 26. maddesi ile 298 sayılı Seçimlerin Genel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 78. maddesinde  ‘seçimlerde kullanılan seçmen pusulalarında parti kısaltılmış adlarının yer alacağı’ hükümleri ile siyasi partiler hakkında uygulanabilecek diğer kanunların 2820 sayılı Kanun’a aykırı olmayan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;

 

                   1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutulan siyasi parti siciline Demokrat Partinin Doğru Yol Partisinden daha önce kayıt olmuştur. Demokrat Partinin Anavatan Partisiyle birleşmek üzere isim, amblem ve kısa isminin değiştirildiği 27.5.2007 günü yapılan olağanüstü büyük kongrenin hemen ertesi günü kurulan Doğru Yol Partisi isimli, DYP rumuzlu ve aynı ebat, renk ve harf karakterlerini taşıyan kırat amblemli partinin, Demokrat Partiden ayırt edilmesine imkan verecek şekilde olmadığı görülmektedir. Doğru Yol Partisi tarafından kullanılan (DYP) kısa ismi (rumuz), aynı renk, ebat ve harf karakterlerini taşıyan kırat amblemi yanlış anlaşılmalara olanak verecek şekilde olduğu görülmektedir.

 

                   Doğru Yol Partisinin aynı renk, ebat ve harf karakterlerini taşıyan DYP şeklindeki kısa ismi, kırat amblemi kullanılmaya devam edildiği takdirde aksaklıkların yaşanması, hukuki veya demokratik olmayan sonuçların ortaya çıkmasına neden olabileceği, belirtilen nedenlerle 2820 sayılı Kanun’a aykırı olup, anılan hususların değiştirilmesi gerektiği,

 

                   2- Muhafazakar Yükseliş Partisi ismi ile Demokrat Parti isimlerinin çağrışım yapmadığı, kısa adlarının farklı harflerden oluştuğu, Muhafazakar Yükseliş Partisi amblemi ve ambleminde bulunan kırat resminin renk, ebat ve logodaki konumu itibariyle aynen ve yanlış anlaşılmalara olanak verecek biçimde bulunmadığı,

 

                   Düşünülmekle, gereği bilgilerinize arz ve talep olunur.

       III- PARTİLERİN SAVUNMASI

       A- Doğru Yol Partisinin Savunması

       Doğru Yol Partisinin savunması şöyledir:

        “27 Mayıs 2007 tarihinde DYP Büyük Kongresinde adını ve amblemini terk etmiş, Demokrat Parti adını almış, amblemdeki sağa dönmüş kırat sola çevrilerek Türkiye haritası üzerine monte edilmiştir. 28 Mayıs 2007 tarihinde misyonun içinden gelenler partililer tarafından DYP yeniden kurulmuş, amblemi de sadece kırat olarak belirlenmiştir. Bu tarihte DP’nin logosu Türkiye haritası üzerinde sağa dönmüş kırat, bizim logomuz ise sağa bakacak şekilde sadece kırattır. DP olaydan 4-5 sene sonra logosunu tekrar değiştirerek amblemdeki Türkiye haritasını kaldırmıştır.(Biz kurulduktan 4-5 sene sonra) bu itibarla ilk kuruluş tarihimizde amblemlerde hiçbir benzerlik yoktur. Benzerlik veya iltibas var ise DP’nin yaptığı değişiklikten sonra olmuştur. Burada da Cumhuriyet Başsavcılığına ilk kaydı biz yaptırdığımızdan DP’nin kendi logosunu değiştirmesi gerekmektedir. (2007 tarihindeki logolarına dönmeleri gerekmektedir.)

       B- Muhafazakar Yükseliş Partisinin Savunması

       Muhafazakar Demokrat Partisinin savunması şöyledir:

        “Siyasi partimiz tarafından kullanılmakta olan amblem ‘Dünya üzerinde yüzünü hilale dönük şekilde iki ayağı üzerinde şahlanarak ayağa kalkmış beyaz at’ şeklindedir. Halbuki Demokrat Partinin kullanmakta olduğu amblem farklıdır. Muhafazakar Demokrat Partinin amblemi mavi zemin üzerine oturmakta, Demokrat Partinin amblemi kırmızı zemin üzerine oturmaktadır. Muhafazakar Demokrat Partinin ambleminde at ile birlikte hilal ve yıldızlar bulunmakta, Demokrat Partinin ambleminde ise bu görseller bulunmamaktadır. Muhafazakar Demokrat Parti ile Demokrat Partinin amblemleri kolayca ayırt edilebilmektedir.

       IV- İNCELEME

       Demokrat Parti Genel Başkanlığının başvurusu, ilgili partilerin savunmaları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşü, Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve yasa kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

       A- Doğru Yol Partisi Yönünden

       1- İsim ve Rumuz Yönünden

       Doğru Yol Partisi 27.5.2007 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü kongrede Parti Tüzüğü’nün 1. maddesinin birinci fıkrasındaki Parti adını “Demokrat Parti” olarak; üçüncü fıkrasındaki amblemini de “Türkiye haritası önünde sağ ayağı havaya kalkmış kırat” olarak değiştirmiştir.

       Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleştiği kongreden bir gün sonra 28.5.2007 tarihinde ise Çetin ÖZAÇIKGÖZ Genel Başkanlığında “Doğru Yol Partisi” adıyla yeni bir Parti kurulmuş,  kurulan bu Partinin kısa adı da “DYP” olarak belirlenmiştir.

       2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesi bir partinin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli olarak kapatılan bir partinin ismini veya siyasi partiler siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimlerini kendisine isim olarak belirleyemeyeceğini ifade etmekte olup daha önce başka bir parti tarafından kullanılıp, partinin kendini feshetmesi veya ismini değiştirmesi neticesinde siyasi partiler sicilinde o anda bulunmayan bir ismin parti ismi olarak belirlemesine, hali hazırda başka partilerce kullanılan siyasi parti isimleriyle iltibasa mahal vermediği müddetçe olanak sağlamaktadır.

Doğru Yol Partisi tarafından kullanılan “DYP” rumuzu Parti isminin baş harflerinden oluşmakta ve “Doğru Yol Partisi” isminin kullanılmasının doğal sonucu olmaktadır. Söz konusu parti isim olarak “Doğru Yol Partisi” ismini kullanmakla her halükarda “DYP” rumuzunu da kullanabilecektir. Dolayısıyla, Demokrat Partinin, “Doğru Yol Partisi” isminin ve kısaltılması olan “DYP” rumuzunun iltibasa yol açtığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verilmesi yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.

       2- Amblem Yönünden

       Doğru Yol Partisi 27.5.2007 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü kongrede Parti Tüzüğü’nün birinci maddesinin üçüncü fıkrasındaki amblemini “Türkiye haritası önünde sağ ayağı havaya kalkmış kırat” olarak değiştirmiştir.

       28.5.2007 tarihinde kurulan Doğru Yol Partisi “Şaha kalkmış kırat”ı amblem olarak belirlemiştir.

       2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinde, Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimlerinin, amblemlerinin, rumuzlarının, rozetlerinin ve benzeri işaretlerin aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice kullanılamayacağı prensibinin benimsenmesinin amacının, bir partinin başka bir parti izlenimini yaratacak isim, amblem veya işaret kullanmasının önlenmesi olduğu, sicile kayıtlı bir partinin amblem veya işaretinin birebir kullanılmasının gerekli olmadığı, seçmenler ve kamuoyu nezdinde o parti izlenimini yaratacak, seçmeni yanıltacak şekilde başka bir ifade ile karıştırılmaya elverişli amblem veya işaret kullanılmasının yasaklandığı görülmektedir.

       Doğru Yol Partisinin isminin Demokrat Parti olarak değiştirildiği kongreden bir gün sonra “Doğru Yol Partisi” ismiyle yeni bir parti kurulduğu ve yeni kurulan bu Partinin kendisine amblem olarak Demokrat Parti tarafından kullanılan “kırat” figürünü, amblemin renklerini de kırmızı zemin üzeri beyaz kırat olacak şekilde aynı renklerde belirlediği anlaşılmaktadır.

       Buna göre, Demokrat Parti tarafından kullanılan parti ambleminin, daha sonra kurulan bir parti olan Doğru Yol Partisi tarafından da karışıklığa yol açacak derecede benzer bir şekilde kullanılmasının karıştırılmaya ve seçmeni yanıltmaya elverişli olduğu, bu nedenle amblemin 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesine uygun olmadığı anlaşıldığından anılan Kanun’un 104. maddesine istinaden hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi gerekir.

       Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Erdal TERCAN ve Zühtü ARSLAN bu görüşe katılmamışlardır.

       B- Muhafazakar Yükseliş Partisi Yönünden

       Muhafazakar Yükseliş Partisi 8.2.2013 tarihinde kurulmuş ve Parti Tüzüğü’nün 1. maddesindeki ifadeyle “Dünya üzerinde yüzünü hilale dönük şekilde iki ayağı üzerine şaha kalkmış beyaz at”ı amblem olarak belirlemiştir.

       Muhafazakar Yükseliş Partisinin amblemi incelendiğinde, amblemin mavi zemin üzerine yıldızlarla çevrili hilal ve bu hilalin içerisinde şaha kalkmış kırat figürünü içerdiği,  söz konusu “kırat” figürünün ise Demokrat Parti tarafından siyasi partiler siciline 27.5.2007 tarihinde tescil ettirilen parti ambleminin ana temasını oluşturduğu görülmektedir. Muhafazakar Yükseliş Partisinin ambleminin, Demokrat Partinin ambleminin ana temasını oluşturan “kırat” figürünü içermesi,  bu partilerin,  seçmen iradesini yanıltacak düzeyde karıştırılma ihtimalini beraberinde getirdiği ve Muhafazakar Yükseliş Partisinin bu amblemi kullanmaya devam etmesinin karışıklığa yol açacağı anlaşılmaktadır. Bu durumun 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, Muhafazakar Yükseliş Partisi tarafından kullanılan amblemin, anılan Kanun’un 104. maddesine istinaden hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi gerekir.

       Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Erdal TERCAN ve Zühtü ARSLAN bu görüşe katılmamışlardır.

       V- SONUÇ

 

       A- Demokrat Partinin, Doğru Yol Partisinin isim ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine ilişkin isteminin reddine, OYBİRLİĞİYLE,

       B- 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 104. maddesi gereğince;

1- Doğru Yol Partisi tarafından kullanılan amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine,

2- Muhafazakar Yükseliş Partisi tarafından kullanılan amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine,

Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Erdal TERCAN ile Zühtü ARSLAN’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

       25.9.2014 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan ALTAN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin GÖKCAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                     KARŞI GÖRÜŞ

       Demokrat Parti Genel Başkanlığının 28.8.2014 günlü başvuru dilekçesinde, iki farklı parti tarafından kendi isim ve amblemiyle karışıklığa meydan verecek şekilde isim ve amblem kullanıldığı belirtilerek, bunların sicilden terkinine karar verilmesini istediği görülmektedir: Bu talepler özetle:

                   1- Demokrat Partinin 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulduğu ve 28.5.2007 tarihinde, Doğru Yol Partisi adıyla yeni bir parti kurularak, Demokrat Parti adıyla devam eden Doğru Yol Partisi siyasi varlığının isminin, ambleminin ve rumuzunun bu parti tarafından karışıklığa mahal verecek bir şekilde kullanıldığı ve bu sebeple, Doğru Yol Partisinin isim, amblem ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesi gerektiği,

                   2- 8.2.2013 tarihinde kurulan Muhafazakar Yükseliş Partisinin, 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulan Demokrat Partiye ait olan ve kendisiyle özdeşleşen “kırat” logosunu kullandığı ve Muhafazakar Yükseliş Partisi tarafından kullanılan amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi gerektiği,

       şeklinde ifade edilmiştir.

       Mahkememiz tarafından, Doğru Yol Partisinin kullandığı isim ve rumuz yönünden karışıklığa meydan verecek şekilde bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine oybirliği ile karar verilmiştir.  Ancak, Mahkememiz çoğunluğu, her iki partinin yani Doğru Yol Partisinin   ve Muhafazakar Yükseliş Partisinin kullandığı amblemin, talepte bulunan Demokrat Partinin amblemiyle karışıklığa neden olacak şekilde benzerlik gösterdiği sonucuna vararak, her ikipartinin ambleminin sicilden terkini gerektiği yönünde karar vermiştir. Aşağıda belirtilen nedenlerle Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır:

       I- Doğru Yol Partisinin Amblemi Yönünden

       Siyasi partiler Kanunu’nun konuya ilişkin 96. maddesinin birinci fıkrasında  “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz” denilmektedir.

       Bu hüküm çerçevesinde konuyu iki açıdan incelemek gerekmektedir: 1- Öncelikle hangi partinin siyasi parti siciline daha önce amblemi kaydettirdiği ve dolayısıyla sicile kayıtlı olmanın doğurduğu haktan yararlanması gerektiği hususu tespit edilmelidir. Zira Doğru Yol Partisi, şikayetçi Demokrat Partinin amblemini sonradan değiştirdiğini, değişiklikten sonra böyle bir iddiada bulunduğunu, o nedenle kendilerinin değil, şikayetçi Demokrat Partinin amblemini değiştirmesi  gerektiğini ileri sürmektedir. 2 – Her iki partinin kullandığı amblemler arasında karışıklığa meydan verecek şekilde benzerlik bulunup bulunmadığı.

       1- Siyasi Partiler Siciline Kayıt Tarihi Açısından

       Bu konuda Demokrat Parti Genel Başkanlığının başvuru dilekçesinde;

 

       “Demokrat Partinin 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulduğu ve 28.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi adıyla yeni bir parti kurularak, Demokrat Parti adıyla devam eden Doğru Yol Partisi siyasi varlığının isminin, ambleminin ve rumuzunun bu Parti tarafından karışıklığa mahal verecek bir şekilde kullanıldığı ve bu sebeple, Doğru Yol Partisinin isim, amblem ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesi gerektiği”şeklinde iddiada bulunulmuştur.

       Doğru Yol Partisinin savunması ise:

       “27 Mayıs 2007 tarihinde DYP Büyük Kongresinde adını ve amblemini terk etmiş, Demokrat Parti adını almış, amblemdeki sağa dönmüş kırat sola çevrilerek Türkiye haritası üzerine monte edilmiştir. 28 Mayıs 2007 tarihinde misyonun içinden gelenler partililer tarafından DYP yeniden kurulmuş, amblemi de sadece kırat olarak belirlenmiştir. Bu tarihte DP’nin logosu Türkiye haritası üzerinde sağa dönmüş kırat, bizim logomuz ise sağa bakacak şekilde sadece kırattır. DP olaydan 4-5 sene sonra logosunu tekrar değiştirerek amblemdeki Türkiye haritasını kaldırmıştır.(Biz kurulduktan 4-5 sene sonra) bu itibarla ilk kuruluş tarihimizde amblemlerde hiçbir benzerlik yoktur. Benzerlik veya iltibas var ise DP’nin yaptığı değişiklikten sonra olmuştur. Burada da Cumhuriyet Başsavcılığına ilk kaydı biz yaptırdığımızdan DP’nin kendi logosunu değiştirmesi gerekmektedir. (2007 tarihindeki logolarına dönmeleri gerekmektedir)” şeklindedir.

       Buna göre,  daha önce kurulmuş olan Doğru Yol Partisinin 27 Mayıs 2007 tarihinde adını ve amblemini değiştirdiği,  sağa dönmüş kıratın sola çevrilerek Türkiye haritası üzerine monte edildiği, isminin de Demokrat Parti olduğu; 28 Mayıs 2007’de tekrar bir başka Doğru Yol Partisi kurulduğu, amblem olarak sağa bakacak şekilde sadece kıratın belirlendiği; Demokrat Partinin kuruluşundan 4-5 yıl  sonra  ambleminde değişiklik yaptığı ve Türkiye haritasını kaldırdığı;  bu durumda da, Doğru Yol Partisinin amblemi ile benzerlik ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Demokrat Partinin, Doğru Yol Partisinin kurulmasından hemen sonra değil de, kendi amblemini değiştirdikten sonra, amblemler arasında benzerlik olduğu ve bunun karışıklığa neden olduğu gerekçesiyle başvuru yapmış olması, daha önce amblemlerin benzerliği konusunda bir şikayetinin olmadığı, kendi yaptığı değişiklikten sonra benzerliğin ortaya çıktığı ve bundan şikayet ettiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durumda, korunması gereken, sağa dönük şekilde kırat amblemi olmaktadır.  Bu amblemin hangi parti tarafından daha önce siyasi partiler siciline kaydettirildiği konusunda olaya baktığımızda,  sözkonusu amblemin Doğru Yol Partisi tarafından daha önce Siyasi Partiler siciline kaydettirildiği, Demokrat Partinin amblem değişikliğinden sonra bu ambleme benzer bir amblem kullanmaya başladığı görülmektedir.  O nedenle, sağa dönük şekilde  sadece kırat amblemini kullanma konusunda öncelik hakkının Doğru Yol Partisinde olması gerekir. Oysa Mahkememiz Çoğunluğunun, söz konusu amblemi kullanma konusundaki bu öncelik hakkının Doğru Yol Partisinde değil, zımnen Demokrat Partide olduğu kanaatiyle hareket ettiği anlaşılmaktdır.

       2- Amblemler Arasındaki Benzerlik Yönünden

       Doğru Yol Partisi 27.5.2007 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü kongrede, adını Demokrat Parti, amblemini de  “Türkiye haritası önünde sağ ayağı havaya kalkmış kırat” olarak değiştirmiştir. Buna göre dosyadaki Demokrat Partiye ait ambleme bakıldığında, dış tarafta bir dairenin yer aldığı bunun alt kısmında daireyi tamamlayacak şekilde “DEMOKRAT PARTİ” yazısının yer aldığı, içeride de bir  daire bulunduğu, bu daire içinde   baş kısmı sol tarafa bakan, sağ ayağı havaya kalkmış bir kırat figürünün bulunduğu, bu atın  üst kısmında sağ tarafa yakın şekilde DP harflerinin, kırat figürünün arka fonunda bir Türkiye haritasının yer aldığı, atın ayaklarının düz bir çizgi üzerinde bulunduğu görülmektedir.

       28.5.2007 tarihinde kurulan Doğru Yol Partisinin amblemine bakıldığında  dış tarafta bir dairenin yer aldığı, dairenin alt kısmında daireyi tamamlayacak şekilde “DOĞRU YOL PARTİSİ” yazısının yer aldığı, içeride tekrar bir daire daha bulunduğu bu daire içinde başı sağ tarafa bakan arka ayakları üzerinde şaha kalkmış bir at figürünün bulunduğu, atın üst kısmında sol tarafa yakın bir şekilde DYP harflerinin yer aldığı, atın ayaklarının düz bir çizgi üzerinde bulunduğu görülmektedir.

       Her iki amblem de birlikte değerlendirildiğinde, her ikisinde de at figürünün kullanıldığı, figürün daire içinde bulunduğu bu açıdan amblemlerin birbirine benzediği kabul edilebilir. Ancak, kullanılan at figürlerinin farklı yönlere bakması, birinde sağ ayağı havaya kaldırılmışken diğerinde şaha kalkmış olması, DP’nin ambleminde arka fonda Türkiye haritasının bulunması, DP ve DYP yazılarının farklı taraflarda bulunması gibi  hususlar dikkate alınıdığında, her iki amblemin normal bir insanda veya seçmende karışıklığa meydan vermeyecek şekilde birbirinden ayırdedici, farklı olmasını sağlayan özelliklere sahip olduğu görülmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre de, genel olarak kullanılan bir amblem, ad ya da alâmetin bile şekline  yeni eklemeler yapılmak suretiyle ayırdedici vasıf kazanmasının mümkün olacağı ve hukuken yüksek koruma kapsamında kalabileceği kabul edilmiştir.

       Anılan  nedenlerle Partilerin amblemlerinin benzerliği açısından da Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.

       II-  Muhafazakar Yükseliş Partisinin Amblemi Yönünden

                   Muhafazakar Yükseliş Partisinin kullandığı amblemle ilgili olarak Demokrat Parti  dilekçesinde:

 

       “8.2.2013 tarihinde kurulan Muhafazakar Yükseliş Partisinin, 27.5.2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) ve Anavatan Partisinin birleşmesi neticesinde kurulan Demokrat Partiye ait olan ve kendisiyle özdeşleşen “kırat” logosunu kullandığı, bu nedenle de Muhafazakar Yükseliş Partisi tarafından kullanılan amblemin hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesi gerektiği” ileri sürülmüştür.

       Buna karşılık Muhafazakar Yükseliş Partisi savunmasında

       “Siyasi partimiz tarafından kullanılmakta olan amblem ‘Dünya üzerinde yüzünü hilale dönük şekilde iki ayağı üzerinde şahlanarak ayağa kalkmış beyaz at’ şeklindedir. Halbuki Demokrat Partinin kullanmakta olduğu amblem farklıdır. Muhafazakar Demokrat Partinin amblemi mavi zemin üzerine oturmakta, Demokrat Partinin amblemi kırmızı zemin üzerine oturmaktadır. Muhafazakar Demokrat Partinin ambleminde at ile birlikte hilal ve yıldızlar bulunmakta, Demokrat Partinin ambleminde ise bu görseller bulunmamaktadır. Muhafazakar Demokrat Parti ile Demokrat Partinin amblemleri kolayca ayırt edilebilmektedir” demektedir.

       Görüldüğü gibi şikayetçi Demokrat Parti kırat figürünün kendisine ait olduğunu, kendisiyle adeta özdeşleştiğini, o nedenle bir başka partinin bunu kullanmasının yasaklanmasını istemektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, belirli bir figürün bir parti tarafından ambleminde kullanılması halinde, artık o figürün  farklı şekillerde de olsa bir başka parti tarafından parti ambleminde kullanılamayacağını önceden kabul etmek mümkün değildir. Aksi takdirde örneğin kırat veya at  figürü Demokrat Parti tarafından ambleminde kullanıldığı için bir başka partinin  farklı şekilde de olsa onu kullanmasını yasaklamak, belirli figürlerin belirli partilere ait olduğu,  o nedenle bir başka parti tarafından ne şekilde olursa olsun kullanılamaması gibi mutlak bir sonuç doğurur ki, böyle bir sonucu kabul etmek uygun değildir;  böyle bir sonuç Siyasi Partiler Kanunu m. 96/1’de getirilen düzenlemenin amacına da aykırı olur. Sözkonusu 96/1. maddede sadece amblemin bir başka parti tarafından kullanılması yasaklanmıştır. O nedenle, aynı figürlerin kullanılmasından ziyade, bir bütün olarak amblemlerin birbiriyle karıştırmaya neden olacak şekilde benzeyip benzemediğini araştırmak gereklidir. Bu açıdan,  Muhafazakar Yükseliş Partisinin ambleminde de at figürü kullanıldığı için,  daha baştan ambleminin  yasaklanması ve sicilden silinmesine karar verilmesi uygun değildir. O nedenle, her iki partinin ambleminin normal bir insan veya seçmen  açısından karşıklığa neden olup olmaması açısından ayrıca incelenmesi gerekmektedir:

       Şikayetçi Demokrat Partinin amblemi yukarıda tanımlanmıştı. Burada sadece Muhafazakar Yükseliş Partisinin amblemine bakmak istiyoruz. Amblem, sözkonusu Partinin tüzüğünde “Dünya üzerinde yüzünü hilale dönük şekilde iki ayağı üzerinde şahlanarak ayağa kalkmış beyaz at” şeklinde tanımlanmıştır.

             Muhafazakar Yükseliş Partisinin dosyadaki amblemi incelendiğinde, amblemin mavi zemin üzerine yıldızlarla çevrili  sol tarafa bakan hilal ve bu hilalin iç kısmında sıralanmış onaltı adet yıldız olduğu, yıldızlardan sonra baş kısmı sağ tarafa bakan   şaha kalkmış at bulunduğu, atın yukarıdaki ön ayaklarının altına gelecek şekilde MYP harflerinin yer aldığı görülmektedir.

       Her iki amblem birlikte değerlendirildiğinde, normal bir insanda  veya seçmende karışıklığa meydan vermeyecek şekilde birbirinden ayırdedici farklılıklar içerdiği anlaşılmaktadır.  O nedenle amblemlerin benzerliği açısından da Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.

       Yukarıda belirtilen nedenlerle, Doğru Yol Partisinin ve Muhafazkar Yükseliş Partisinin kullandığı amblemlerin  Demokrat Partinin amblemi ile karışıklığa neden olacak şekilde benzerlik göstermediği, 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesine aykırı olmadığı  ve 104. maddesine istinaden hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi gerekmediği görüşünde olduğumuzdan Mahkememiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyoruz.

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Erdal TERCAN

 

 

 

 

 

 

 

  KARŞIOY GEREKÇESİ

       Çoğunluk kararıyla Demokrat Parti (DP) Genel Başkanlığının talebi üzerine, bu Partinin ambleminin Doğru Yol Partisi (DYP) ve Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) tarafından karışıklığa yol açacak derecede benzer bir şekilde kullanıldığından dolayı anılan Partilerin amblemlerinin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verilmiştir.

       Demokratik katılımı, düşünce ve ifade özgürlüğünü, siyasal çoğulculuğu ve katılımcılığı esas alan kurallar ve kurumlar düzeni olarak kabul edilen çağdaş demokrasilerde, bireysel iradeleri birleştirip yönlendirerek onlara ağırlık kazandıracak örgütlü kuruluşlara duyulan gereksinim siyasi partileri doğurmuştur. Siyasi partiler, belli siyasal düşünceler çevresinde birleşen kimselerin özgürce kurdukları ve özgürce katılıp ayrıldıkları hukuksal yapılardır. Bu nedenle siyasi partiler, Anayasanın konuya ilişkin kuralları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “örgütlenme”,  “düşünce ve ifade özgürlüğü” konusundaki 10. ve 11. maddelerinin koruması altındadırlar.

       Siyasi partilerle ilgili esasları düzenleyen 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 3. maddesine göre, siyasi partiler, Anayasa ve Kanunlara uygun olarak, milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile millî iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilâtlanan tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.

       Bu esaslara uygun olarak demokratik rejimin olmazsa olmaz ön koşulu sayılmaları nedeniyle siyasî partiler Anayasa’mızda özel olarak düzenlenmiş, 68. maddenin ikinci fıkrasında, siyasî partilerin “demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları” oldukları; üçüncü fıkrasında da siyasî partilerin önceden izin almadan kurulacakları ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürecekleri belirtilmiştir.

       Siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları oldukları kabul edilerek anayasal güvenceye kavuşturulmaları, buna uygun olarak Siyasi Partiler Kanunu ile demokratik Devlet ve toplum düzeni içindeki yerlerinin ve işlevlerinin özel olarak düzenlenmesi onlara verilen büyük önem ve değerin sonucudur.

       Ülkemizde Siyasi Partiler Hukuku alanındaki gelişime bakıldığında, önceleri daha kısıtlayıcı ve müdahaleci bir anlayış söz konusu iken, yakın zamanlarda Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda yapılan değişikliklerle siyasi parti özgürlüğü alanının genişletildiği görülmektedir. Bu yaklaşımın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesinin karar ve uygulamalarına da yansıdığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle, siyasi partiler aleyhine sonuç doğurabilecek işlem ve uygulamalarda da aynı yaklaşımın gösterilerek, Anayasa ve Kanuna aykırılığın açık olduğu durumlar dışında siyasi parti özgürlüğüne müdahale edilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılması anayasa ve yasa koyucunun iradesine daha uygun bir yaklaşım olacaktır.

       Eldeki işte, istemde bulunan Demokrat Parti Genel Başkanlığı kırat figürünün kendisine ait olduğunu, kendisiyle adeta özdeşleştiğini ileri sürerek, bir başka partinin bu figürü kullanmasının yasaklanmasını istemektedir.

       Siyasi Partiler Kanunu’nun konuyu düzenleyen 96. maddesinin birinci fıkrasında  “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz” denilmektedir. Gerekçesinde belirtildiği üzere sözkonusu düzenleme ile, “…siyasi parti siciline kayıtlı bulunan bir siyasi partinin Siyasi Partiler Kanunu ve parti iç mevzuatına uygun biçimde resmen kullandığı isim, amblem, rumuz ve kısaltılmış ad ve benzeri işaretlerinin başka bir siyasi parti tarafından aynen veya ciddi karışıklığa yol açacak yani seçmen iradesini yanıltacak şekilde kullanılması yasaklanmakta böylece hakkın kötüye kullanılması önlenmekte ve demokratik yarışın iyi niyet kuralları çerçevesinde yürütülmesi amaçlanmaktadır.” Maddede bir bütün olarak isim, amblem, rumuz, rozet ve benzeri işaretlerin bir başka parti tarafından kullanılması yasaklanmıştır. O nedenle, salt benzer veya aynı sembol ya da figürün kullanılmasının karışıklığa yol açacağı söylenemez. Bu yöndeki bir iddianın incelenmesinde, yalnızca bir sembol ya da figürün ortak kullanılıp kullanılmadığının değil,  bütün olarak isim, amblem, rumuz ve kısaltılmış ad ve benzeri işaretlerinin birbiriyle karışıklığa yol açacak şekilde benzeyip benzemediğinin saptanması gerekir. Amblemler arasındaki benzerliklerin karışıklığa yol açıp açmadığına karar verebilmek için, oy vereceği partiyi bilinçli olarak tercih etmiş, normal dikkat ve algı yeteneğine sahip ortalama bir seçmeni yanıltıp yanıltmayacağına bakılmalıdır.

       İstemde bulunan Demokrat Parti gibi, Muhafazakar Yükseliş Partisi ve Doğru Yol Partisi, tüzük, beyan ve faaliyetleriyle geçmişte varolan bir siyasi geleneğin mirasçısı ve takipçisi oldukları iddiasıyla amblemlerinde, bu geleneği ifade eden “kırat” figürüne yer vermişler, ancak bununla birlikte amblemlerinde karışıklığa yol açmayacak şekilde farklı şekil ve semboller de kullanmışlardır.

       İstemde bulunan Demokrat Partiye ait amblemde, dış tarafta bir dairenin yer aldığı bunun alt kısmında daireyi tamamlayacak şekilde “DEMOKRAT PARTİ” yazısının yer aldığı, içeride de bir daire bulunduğu, bu daire içinde  baş kısmı sol tarafa bakan, sağ ayağı havaya kalkmış bir kırat figürünün bulunduğu, bu atın  üst kısmında sağ tarafa yakın şekilde DP harflerinin, kırat figürünün arka fonunda bir Türkiye haritasının yer aldığı, atın ayaklarının düz bir çizgi üzerinde bulunduğu görülmektedir.

       Aleyhine istemde bulunulan partilerden Muhafazakar Yükseliş Partisinin ambleminin mavi zemin üzerine yıldızlarla çevrili sol tarafa bakan hilal ve bu hilalin iç kısmında sıralanmış onaltı adet yıldız olduğu, yıldızlardan sonra baş kısmı sağ tarafa bakan   şaha kalkmış at bulunduğu, atın yukarıdaki ön ayaklarının altına gelecek şekilde MYP harflerinin yer aldığı görülmektedir.

       Doğru Yol Partisinin ambleminde ise,  dış tarafta bir dairenin yer aldığı, dairenin alt kısmında daireyi tamamlayacak şekilde “DOĞRU YOL PARTİSİ” yazısının yer aldığı, içeride tekrar bir daire daha bulunduğu bu daire içinde başı sağ tarafa bakan arka ayakları üzerinde şaha kalkmış bir at figürünün bulunduğu, atın üst kısmında sol tarafa yakın bir şekilde DYP harflerinin yer aldığı, atın ayaklarının düz bir çizgi üzerinde bulunduğu görülmektedir.

       Demokrat Parti’nin diğer Siyasi Partiler aleyhine yaptığı başvurunun da Anayasa’nın 68. maddesinin güvencesi altında olan siyasi parti kurma özgürlüğünün genel kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekir. “Kırat” figürü geçmişte siyasi rol üstlenmiş bir siyasi geleneği ve onu benimseyenleri temsil etmekte olup, tek bir partinin bunu kullanma tekeline sahip olduğunu söylemek, aynı gelenekten geldiği iddiasıyla siyasi faaliyet sürdürmek isteyen, aynı figürü, kanun gereğini yerine getirerek diğer partilerle ilgili isim, amblem, rumuz ve kısaltılmış adlarla karıştırılmayacak şekilde kullanmak isteyen kimselerin siyasi parti özgürlüğünü ciddi şekilde sınırlayacaktır.

       Bu açıklamalar çerçevesinde, Doğru Yol Partisi (DYP) ve Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP)’nin amblemlerinde kırat figürüne yer verilmekle birlikte, karışıklığı önleyecek türden şekil ve sembollere de yer verilmiş olduğu açıkça görüldüğünden, bu Partilere ait amblemlerin (DP)’nin ambleminden karışıklığa neden olmayacak şekilde farklı bulunması nedeniyle 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesine aykırı olmadığı ve 104. maddesine istinaden hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesine yönelik istemin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadım.

                                                                                            Başkanvekili

                                                                                                       Alparslan ALTAN

KARŞIOY YAZISI

                   Demokrat Parti Genel Başkanlığının istemi üzerine, Doğru Yol Partisinin ve Muhafazakar Yükseliş Partisinin kullandığı amblemlerin, istemde bulunan Partinin amblemiyle iltibasa mahal verecek şekilde kullanıldığına ve bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesine dair çoğunluk kararına aşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım:

                   1- Demokrat Partinin amblemi, DP harfleri ve Türkiye haritası önünde sağ ön ayağı havaya kalkmış kırat ile alt kısmında DEMOKRAT PARTİ yazısından ibarettir.

                   Doğru Yol Partisinin amblemi şaha kalkmış, ön iki ayağı havada olan kırat ve altında DOĞRUYOL PARTİSİ yazısıdır.

                   Muhafazakar Yükseliş Partisinin amblemi ise dünya haritasının Avrupa, Asya ve Afrika’yı kapsayan bölümü üzerinde şaha kalkmış kırat, sağdan sola doğru Hilal Ay ve ayın iç kısmında 16 adet yıldızdan oluşmaktadır.

                   2- Her üç partinin, 1950-1960 döneminde iktidarda bulunan, halk arasında “Demirkırat” olarak ifade edilen Demokrat Partinin ve yine 1961-1980 yılları arasında iktidarda ve muhalefette faaliyet gösteren ve yine “kırat” amblemini taşıyan Adalet Partisinin siyasi geleneğinden gelen partiler oldukları anlaşılmaktadır. Bu partilerin amblemlerinde “kırat”a yer vermelerinin, Anayasa’nın 68. maddesinin güvencesi altında olan siyasi parti kurma özgürlüğünün genel kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Siyasi partiler, savundukları siyasi görüşlere ve siyaset yelpazesindeki yerlerine göre, genel olarak tanınan ve bilinen amblemleri kullanabilirler. Nitekim sol, sosyalist ve komünist partiler de çekiç, dişli çark, orak, başak vb. gibi emek ve üretimin sembolü olan simgelere amblemlerinde yer vermektedirler. Bu durum diğer ülkelerdeki çok partili demokratik rejimlerde de böyledir. Bu nedenle, salt benzer hayvan, bitki, eşya sembollerinin kullanılmasının karışıklığa yol açacağı söylenemez.

                   3- Amblemler arasındaki benzerliklerin karışıklığa yol açıp açmadığına karar verebilmek için, oy vereceği partiyi bilinçli olarak tercih etmiş, normal dikkat ve algı yeteneğine sahip ortalama bir vatandaşı yanıltıp yanıltmayacağına bakılmalıdır. İlk bakışta fark edilebilen değişik özelliklerin bulunması halinde sırf aynı simgenin (kırat) amblemde yer almasının iltibasa yol açacağından söz etmek, siyasi partilerin serbestçe faaliyet göstereceklerine ilişkin Anayasal ilkelerin ve bunun uzantısı olan amblem seçme hakkının gereksiz ve ölçüsüz bir kısıtlamasıdır.

                   4-  İncelenen amblemler arasında ortalama bir seçmen tarafından kolayca ayırt edilebilecek bariz farklar vardır. Demokrat Patinin ambleminde kırat sadece tek ayağı havada olup, Doğru Yol Partisinin ambleminde ise şaha kalkmıştır. Muhafazakar Yükseliş Partisinin ambleminde ise şaha kalkmış olup ayrıca açıkça gözüken hilal ve 16 yıldız vardır. Bu nedenle iltibasa yol açacak benzerlikten söz edilemez.

                   Bu nedenlerle karara katılmamaktayım.

                                                                                                                            Üye

                                                                                             Osman Alifeyyaz PAKSÜT

                                                KARŞIOY GEREKÇESİ

                   Demokrat Parti Genel Başkanlığının talebi üzerine, bu partinin ambleminin Doğru Yol Partisi (DYP) ve Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) tarafından karışıklığa yol açacak derecede benzer bir şekilde kullanıldığından söz konusu partilerin amblemlerinin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verilmiştir.

                   2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine göre “… siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice” kullanılamaz.  Kanun’un  104. maddesi gereğince de Anayasa Mahkemesi yapacağı incelemede “bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık görürse, aykırılık teşkil eden isim, amblem ve rumuzların hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verir.”

                   2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinde yer alan “aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde” ibaresi, 6545 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle metne eklenmiştir. Değişiklik teklifinin gerekçesi şu şekilde ifade edilmiştir: “Buna göre, siyasi parti siciline kayıtlı bulunan bir siyasi partinin Siyasi Partiler Kanunu ve parti iç mevzuatına uygun biçimde resmen kullandığı isim, amblem, rumuz ve kısaltılmış ad ve benzeri işaretlerinin başka bir siyasi parti tarafından aynen veya ciddi karışıklığa yol açacak yani seçmen iradesini yanıltacak şekilde kullanılması yasaklanmakta böylece hakkın kötüye kullanılması önlenmekte ve demokratik yarışın iyi niyet kuralları çerçevesinde yürütülmesi amaçlanmaktadır.” Buna göre kuralın amacı, bir siyasi partinin resmen kullandığı isim, amblem, rumuz gibi işaretlerin bir başka siyasi parti tarafından aynen veya ciddi karışıklığa mahal verecek şekilde kullanılmasını ve böylece seçmen iradesinin yanıltılmasını engellemektir.

                   Parti ambleminin “aynen” kullanılıp kullanılmadığının tespiti kolaydır. Tespiti kolay olmayan ise, “iltibasa mahal verecek şekilde” kullanımdır. Bu ibarenin çok katı yorumlanarak uygulanması durumunda aynı figürün farklı görünümlerini amblem olarak kullanan partilerin müeyyideyle karşılaşma ihtimali yüksektir. Bu şekilde katı bir yorum, parti amblemlerinde kullanılan resim, işaret ve figürlerin bir siyasi partinin tekelinde görülmesi gibi bir sonucu doğurabilir. Bu da siyasi partilerin belli bir anlam ve misyon yükledikleri benzer işaret ve figürleri kullanmasını engelleyecek, dolayısıyla siyasi parti özgürlüğünü kısıtlayacaktır. Bu nedenle, bir siyasi partiye ait amblemin başka bir siyasi parti tarafından neredeyse ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde kullanılması durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmelidir.

                   Bu açıklamalar ışığında somut talebe konu siyasi partilerin amblemlerinin, talepte bulunan Demokrat Partinin amblemiyle “iltibasa mahal verecek” veya gerekçede ifade edildiği üzere “ciddi karışıklığa yol açacak” şekilde benzerlik taşıyıp taşımadığına bakmak gerekir.

  1. a) Doğru Yol Partisi (DYP) Yönünden

                   Demokrat Parti Genel Başkanı tarafından Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilen 28/8/2014 tarihli başvuru dilekçesinde partinin ambleminin nasıl belirlendiği şu şekilde ifade edilmiştir: “27.05.2007 tarihinde o tarihte faaliyette bulunan Anavatan Partisi ile birleşmek üzere iki Partinin müşterek ismi olarak Demokrat Parti adını ve amblem olarak DP ve Anavatan Partisinin amblemlerindeki Türkiye Haritası üzerinde DYP’nin amblemindeki sağ ayağı havada kırat koymak suretiyle iki partinin müştereki olarak değiştirilmiştir.” Parti Tüzüğünün 1. maddesinde de amblem, Türkiye Haritası önünde sağ ön ayağı havaya kalkmış kırat olarak belirtilmiştir. Nitekim DP’nin başvuru dilekçesinin yazıldığı antetli kağıtın üst tarafında da aynı amblem yer almıştır.

                   Demokrat Partinin yukarıda tasvir edilen amblemi almasından bir gün sonra, 28/5/2007 tarihinde Doğru Yol Partisi (DYP) adında yeni bir parti kurulmuş, partinin amblemi de sağa bakan şaha kalkmış ön iki ayağı havada kırat olarak belirlenmiştir (Tüzük, m.1).

                   Görüldüğü üzere, iki siyasi partinin amblemlerinin tek ortak yanı kırattır. Ancak DYP’nin amblem olarak kullandığı kırat figürü, yön, şekil ve duruş itibariyle diğer partinin kullandığı amblemden farklıdır. DP’nin kullandığı amblemin zemininde Türkiye haritası bulunduğu halde, DYP’nin ambleminde bu harita yoktur. DP’nin ambleminde kullanılan kırat, sağ  ön ayağı havaya kalkmış ve yönü sola dönük iken DYP’nin amblemindeki kırat şaha kalkmış ve sağa dönük haldedir. Dolayısıyla, markaların ayırt edilmesinde olduğu gibi, konuyla ilgili fazlaca bilgisi olmayan ortalama bir kişinin bu iki amblemi birbirinden ayırması zor olmayacaktır. Amblemlerin birbirinden farklı olması nedeniyle, seçmenin siyasi partileri birbirine karıştırması da uzak bir ihtimaldir.

                   Esasen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da her ne kadar Anayasa Mahkemesine gönderdiği son mütalaada DYP’nin kullandığı amblemin iltibasa mahal verecek şekilde olduğunu ifade etmişse de, aynı yöndeki talepleri daha önce iki kez reddetmiştir. Red gerekçesinde her iki partinin amblemlerindeki tek ortak noktanın kırat motifi olduğu, ancak bunun da “yön, büyüklük ve şekil bakımından önemli farklılıklar içermekte” olduğu ifade edilmiştir (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın C.02.0.CBS.0.01.02.04/317 ve C.02.0.CBS.0.01.02.04/496 sayılı yazıları).

                   Aynı şekilde, DP Genel Başkanlığı tarafından DYP aleyhine açılan “elatmanın önlenmesi” davası da Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesince “iki parti amblemleri arasında birebir benzerlik olmadığı, ortak nokta olarak kırat motifinin olduğu ancak motiflerin yön ve büyüklük bakımından önemli farklılıklar içerdiği, amblemlerinde benzerlik olan başka partilerin de olduğu” gerekçesiyle reddedilmiştir.

  1. b) Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Yönünden

                   08/02/2013 tarihinde kurulan MYP’nin amblemi Dünya üzerinde yüzünü hilale dönük şekilde iki ayağı üzerine şahlanarak ayağa kalkmış beyaz at olarak belirlenmiştir (Tüzük, m.1). Ancak, Parti’nin 22/2/2014 tarihinde gerçekleşen I. Olağan Kongresinde amblemi değişmiş ve Tüzüğün 1. maddesinde yeni amblem Turkuaz Mavisi Dünya haritasının Avrupa, Asya ve Afrikayı kapsayan bölümü üzerinde şaha kalkmış Kırat, sağdan sola doğru Hilal Ay ve ayın iç kısmında 16 adet Yıldızdan oluşur şeklinde tasvir edilmiştir.

                   Anlaşılacağı üzere, MYP’nin amblemi ile hükümsüzlük talebinde bulunan DP’nin amblemleri arasında “iltibasa mahal verecek” hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. Zira, DP’nin ambleminde Türkiye haritası üzerinde sağ ayağı havaya kalmış ve sola doğru bir kırat varken, MYP’nin ambleminde üç kıtayı kapsayan bir dünya haritası üzerinde şaha kalkmış bir kırat vardır. Dahası, MYP ambleminde neredeyse kıratı da gölgede bırakacak şekilde belirgin bir hilal ve hilalin iç kısmında 16 yıldız bulunmaktadır. Ortalama bir seçmenin, bir bütün olarak bakıldığında bu iki amblemi birbirine karıştırması mümkün değildir.

                   Sonuç olarak, çoğunluk görüşünün “iltibasa mahal verecek şekilde” ibaresini, ortak figürlerin farklı şekil ve büyüklüklerde olsa bile başka partiler tarafından kullanılmasını engelleyecek şekilde katı yorumlaması siyasi parti özgürlüğünü ciddi şekilde sınırlayacaktır. Bu durumda herhangi bir parti tarafından kullanılan (ay, hilal, Türkiye haritası, kırat gibi) figürlerin, daha sonra kurulan bir siyasi parti tarafından başka şekil ve figürlerle de olsa kullanılması engellenecektir.

                   Siyasi partiler bazı figürlere tarihi veya siyasi anlamlar atfedebilir, bunları seçmenin birbirine karıştırmasını engelleyecek farklılığı sağlamak suretiyle kullanabilirler. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesindeki “iltibasa mahal verecek şekilde” ibaresini daha esnek yorumlamak, bir bütün olarak bakıldığında “ciddi karışıklığa yol açacak” nitelikte değilse, sadece ortak figürlerin kullanılmasını maddeye aykırı görmemek gerekir. Bu bağlamda, DYP ve MYP’nin amblemleri, ortak figür olarak kıratı içermekteyse de, talepte bulunan DP’nin ambleminden iltibasa mahal vermeyecek şekilde farklıdır.

                   Açıklanan gerekçelerle, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

                                                                                          Üye

                                                                                              Zühtü ARSLAN

Bir Cevap Yazın