DAVALININ CEVAP DİLEKÇESİ BEKLENMEDEN DOSYANIN KARARA ÇIKARILMASI

YARGITAY 3. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/17146
KARAR: 2014/1596

Taraflar arasında görülen elektrik aboneliği sözleşmesinin tesisi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı dilekçesinde; mülkiyeti dava dışı U..Tesv.İnş.Ltd.Şti.ye ait olan taşınmaz üzerinde kurulu olan fabrika binasını 01.04.2013 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, binanın elektriğinin daha önceki işletmecinin borcu nedeniyle kesildiğinden müvekkilinin davalı kuruma yeni abonelik tesisi için yaptığı başvurusunun eski abonenin borcu gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirterek, davalı şirket ile elektrik abonelik sözleşmesinin tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK.nun 27/1 maddesinde; “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.” düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler.

Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı vekilinin süre uzatım ve yetki itirazlarını içeren dilekçesinin 29.05.2013 tarihinde mahkeme hakimi tarafından “cevap süresi geçtikten ve dosya karara çıkmış olduğundan bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildi” şeklinde havalesinin yapılmış olduğu görülmüştür. Oysa ki; dava dilekçesi davalı kuruma 06.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin yasal cevap süresi içerisinde 20.05.2013 tarihinde süre uzatım ve yetki itirazlarını içeren dilekçesini Burdur Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile ibraz etmiş olduğu görülmüştür.

Hal böyle olunca, davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesini sunmuş olduğu anlaşılmakla, mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesinin mahkemeye ulaşması beklenmeden ve 6100 sayılı HMK.nun 27.maddesine aykırı olarak hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan verilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın