Dava,evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir.

Hukuk Genel Kurulu 2007/2-267 E., 2007/265 K.

Hukuk Genel Kurulu 2007/2-267 E., 2007/265 K.

 

  • BOŞANMA
  • MANEVİ TAZMİNAT
  • 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 253 ] “İçtihat Metni”

    Taraflar arasındaki ” Boşanma ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5.Aile Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.07.2005 gün ve 2004/217 E.,2005/964 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 02.03.2006 gün ve 2005/18213 E., 2006/2603 K. sayılı ilamı ile;

    (…Davacı tanıkları Yusuf Y…….. ve Kudret Y……..’ın dinlenmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Bu tanıklarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253 ve devamı maddeleri uyarınca direnmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN : Davacı vekili

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    Dava,evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir.

    Davacı vekili; tarafların 2001 yılında evlendiklerini, bu evlilikten çocukları olmadığını, aralarında evlilik uyumu bulunmadığını, davalının davacıya karşı vazifelerini yerine getirmediğini, davacıyı sürekli rencide edip, ağır küfürler ettiğini, 2003 yılının Eylül ayında ise davalının kardeşlerini çağırdığını, davalının 4 kardeşinin davacıya hakaretlerde ve küfürlerde bulunarak davacıya ait evde bulunan 6.750.000.000 TL.para ile birlikte davalıyı da alarak gittiklerini , davalının bir daha müşterek haneye dönmediğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili; iddiaların asılsız olduğunu, davacının davalıya karşı devamlı şiddet uyguladığını ve başka kadınlarla aldattığını, evlilik birliği içerisinde meydana gelen tartışma ve olaylarda davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek boşanma davasının reddine, 200.000.000 TL.nafakaya, 5.000.000.000 TL.manevi tazminata hükmedilmesini cevaben bildirmiştir.

    Mahkemenin; “Davacının davalıyı bir kaç kez dövdüğü, bu dayak olayı nedeni ile evi terk ettiği anlaşılmış, davacı tanıklarının davalının davacıya hitaben salak, Allah belanı versin gibi sözlerinin gerçek olsa bile olayda davacının daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır.” gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme “Yargıtay bozma ilamında belirtilen tanıkların davacı tanıkları olmayıp davalı tanıkları olduğu, tanık Yusuf Y…….. tanıklar dinlendiği oturumda duruşma salonunda bulunduğundan bu tanığın ifadesinin artık yönlendirmeye dayalı olacağı düşünülmüş bu nedenle dinlenmediği, diğer tanık Kudret Y……..’ın dinlenmesinden ise davalı vekilinin vazgeçtiği ve yargılama sırasında dinlenen tanıklar yeterli görüldüğü” gerekçesi ile direnme kararı vermiştir.

    Uyuşmazlık;dinlenmeyen davalı tanıklarının dinlenmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

    Her ne kadar bozma ilamında davacı tanıklarının dinlenmesinden açıkça vazgeçilmediği belirtilmiş ise de somut olayda dinlenilmeyen tanıkların davacı değil davalı tanıkları olduğu ve davalı tarafından dinlenmesinden vazgeçildiği halde davacı tarafça her hangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

    Ne var ki işin esası incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan , davacı vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 09.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın