CİNSEL SALDIRI, UZLAŞMA

Ceza Genel Kurulu 2007/6-250 E., 2007/239 K.

Ceza Genel Kurulu 2007/6-250 E., 2007/239 K.

  • CİNSEL SALDIRI
  • UZLAŞMA
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 102 ]
  • 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 253 ]
  • 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 254 ] “İçtihat Metni”

    Sanığın, katılan Mustafa ve şikayetçi Sultan’a yönelik silahlı yağma suçlanndan, 5237 sayılı TCY’nin 149/1-a maddesi uyarınca 10’ar yıl hapis cezasıyla cezalandınlmasma, hakkında aynı Yasa’nın 53. maddesinin her suç yönünden ayrı ayn uygulanmasına,

    Şikayetçi Sultan’a yönelik cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı TCY’nin 102/1-3/d maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Yasa’nın 53. maddesinin uygulanmasına, 63. madde uyarınca sanığın şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tüm hallerinin cezasından mahsubuna, tutukluluk halinin devamına, cep telefonunun hükümle beraber talep halinde katılana iadesine ilişkin (İskenderun Ağır Ceza Mahke-mesi)’nce verilen 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay Altıncı Ceza Dai-resi’nce 26.09.2007 gün ve 2694-9370 sayı ile;

    Yağma suçlanndan kurulan hükümlerin onanmasına,

    Sanık hakkında cinsel saldın suçundan kurulan hükmün ise;

    “Sanık ve yakınana CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uz/aşma olanağı tanınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

    Yargıtay C.Başsavcılığı’nca 02.11.2007 gün ve 279566 sayı ile;

    “Müşteki erkek arkadaşı ile piknik yaptığı sırada, yan/arına gelen sanık, önce bıçak tehdidi ile müşteki ve erkek arkadaşının para ve cep telefonlarını almış, sonra da müştekiyi bıçak tehdidi ile arkadaşından 10-15 metre uzaklaştırarak, siz ilişkide bulundunuz mu? Seni kontrol edeceğim deyip, müştekinin sutyenini çekmiş ve pantolonunu yt itmiştir.

    Mağdura sanıktan şikayetçidir ve etkin pişmanlık hüküm/erinden yararlanmasını da istememektedir.

    Sanığın eylemi, 5237 sayılı TCK’nın 102/1 ve 102/3-d maddesine uygun silahla cinsel saldın suçunu oluşturmakladır. Yerel mahkemenin kabulü ve uygulaması bu yönde olduğu gibi, Yüksek Yargıtay Altına Ceza Dairesi de, suçun silahla işlendiğini kabul etmiş ve bozma ilamında aksi yönde görüş belirtmemiştir.

    5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki 73. maddesinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan suçlarda uzlaşma yapılacağı belirtilmiş ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde de, “soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, edan pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaşma yoluna gidilemez” hükmüne yer verilmiştir.

    Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kunılu’nun 03.10.2006 gün ve 2006/5-193 Esas, 2006/203 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldın suçunun basit hali şikayete bağlı ise de, aynı Kanun’un 102/3-d maddesinde düzenlenen nitelikli hali şikayete bağlı olmadığından uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı gibi, 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesi uyarınca da uzlaşma hüküm/erinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde bozma kararı verilmesi yasaya ayktn bulunmuştur, “görüşleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Yargıtay Altına Ceza Dairesi’nin bozma ilamının kaldırılarak, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.

    Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.

    Şikayetçinin erkek arkadaşı ile piknik yaptığı sırada, yanlarına gelen sanığın, bıçak tehdidi ile şikayetçi ve erkek arkadaşı katılanın, para ve cep telefonlarını silahla yağmaladıktan sonra şikayetçiyi bıçak tehdidiyle 10-15 metre kadar uzağa götürüp, ilişkiye girip girmediğinizi kontrol edeceğim diyerek, soyunmasını istediği, isteğine karşı çıkılması üzerine de sutyenini ve pantolonunu çekerek yırttığı somut olayda, eylemin silahla cinsel saldın suçunu oluşturduğu yönünde, herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.

    Ceza Genel Kurulu’nca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, 5237 sayılı TCY’nin 102/1 ve 102/3-d bendinde yer alan cinsel saldırının silahla gerçekleştirilmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının olanaklı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

    5237 sayılı TCY’nin 73. maddesinin 8. fıkrasında; “Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail Özgür iradeleri ile uzlaştıkbrında ve bu husus Cumhuriyet savası veya hakim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir.” hükmüne yer verilmiş, bu hüküm 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı RG’de yayımlanan 06.12.2006 gün 5560 sayılı Yasa’nın 45. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yine aynı sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CYY’nin uzlaşma usulünü düzenleyen 253. maddesi değiştirilerek, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hüküm/erine yer verilen suç/ar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” uzlaşma kapsamı dışına çıkarılmıştır.

    5560 sayılı Yasa ile cinsel saldırı suçlannın uzlaşma kapsamından çıkarılmasına ilişkin aleyhe düzenlemenin, 29.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden uygulanması olanağı bulunmamakta ise de, sanığa isnat edilen silahlı cinsel saldırı suçu 5237 sayılı TCY’nin 102/3-d bendi kapsamında yer almakta ve nitelikli haller kapsamında bulunmaktadır. 5237 sayılı TCY’nin 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldın suçunun basit hali şikayete bağlı ise de, aynı maddenin 102/3-d maddesinde düzenlenen nitelikli hali şikayete bağlı olmadığından, anılan suç yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.

    Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü île. Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının cinsel saldırı suçu yönünden de onanmasına karar verilmelidir.

    Sonuç: Açıklanan nedenlerle,

    1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

    2-Yargıtay Albncı Ceza Dairesi’nin 26.09.2007 gün ve 2694-9370 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

    3-İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı kararının ONANMASINA,

    4-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay CBaşsavcılığı’na tevdiine, 20.11.2007 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın