BOŞANMA DAVASININ DEVAMINCA KADIN YARARINA TEDBİR NAFAKASININ ZORUNLULUĞU

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/26621
KARAR: 2014/1725

Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle, boşanmaya Türk Medeni Kanununun 165. maddesi gereğince karar verildiği halde hüküm sonucunda, bu madde yerine aynı Kanunun 166. maddesinin gösterilmiş olmasının sonuca etkili bulunmamasına ve Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinin (HMK m.326/1), vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerine dahil bulunduğunun (HMK md.323/l-ğ) anlaşılmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

3-Davalı, cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası talebinde de bulunmuştur. Boşanmanın fer’i niteliğinde olan bu talebin boşanma davası içinde usulüne uygun olarak ileri sürülmesi halinde ayrıca harca tabi değildir. Dolayısıyla bu hususta ayrı bir dava açılmasına lüzum bulunmamaktadır. Bu husus nazara alınmadan yoksulluk nafakası talebiyle ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.02.2014

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Pzt Mar 16, 2015 8:36 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 130


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın