BİR ÖNCEKİ YIL SİCİLİNİN OLUMSUZ OLDUĞU HUSUSUNUN DAVACIYA BİLDİRİLMEMİŞ OLMASI OLUMSUZ DÜZENLENEN SİCİLİN İLGİLİSİNE BİLDİRİLMESİ

İdari Dava D. Kur. 2005/1579 E., 2008/1674 K.

İdari Dava D. Kur. 2005/1579 E., 2008/1674 K.

  • BİR ÖNCEKİ YIL SİCİLİNİN OLUMSUZ OLDUĞU HUSUSUNUN DAVACIYA BİLDİRİLMEMİŞ OLMASI
  • OLUMSUZ DÜZENLENEN SİCİLİN İLGİLİSİNE BİLDİRİLMESİ
  • 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 117 ] “İçtihat Metni”

    Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Adalet Bakanlığı

    Karşı Taraf (Davacı) :…

    İstemin Özeti : Antalya 2. İdare Mahkemesinin 3.11.2004 günlü, E:2004/728, K: 2004/950 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir.

    Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

    Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram’ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare (Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Semra Şentürk’ün Düşüncesi : 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 117 nci maddesinde, devlet memurlarının yetersizlikleri halinde sicil raporlarında yazılı bulunan kusur ve eksikliklerinin,uyarılmaları bakımından ,kendilerine bildirileceği öngörülmüştür.

    Anılan bildirim, izleyen yıl sicilinin varoluş şartına ilişkin olmayıp bildirimin yasa kuralındc öngörülen biçimde veya zamanda yapılmaması memurun görevleri ve statüsü ile ilgili yükümlülüklerini, belirlenen kurallara uygun biçimde yerine getirme gereğini etkilemeyeceğinden bu kurala uyulmaması, işlemin bu nedenle iptalini gerektirmeyecektir.

    Diğer yandan iptal kararının iptal edilen idari işlemin tesis edildiği tarihe kadar etkili olması da gözönüne alınarak durum değerlendirildiğinde ,1998 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesine neden olan ,kusur ve eksikliklerinin davacıya bildirilmeyerek 1999 yılında anılan defnem sicilini düzeltme fırsatından yoksun bırakıldığı gerekçesiyle iptal edilmesi davacı hakkında|

    |1999 yılına ilişkin sicil düzenlenmesini de olanaksız kılacaktır.

    Bu durumda bozma kararına karşı ısrar eden idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Daya Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:

    Dava, Isparta Kapalı Cezaevi İnfaz ve Koruma memuru olan davacının 1998 ve 1999 yılı sicillerinin olumsuz olmasına yaptığı itirazın reddine ilişkin 7.3.2000 günlü, 2000/54 sayılı İsparta Adli Yargı Adalet Komisyonu Kararının iptali istemi ile açılmıştır.

    Antalya 2. İdare Mahkemesinin 31.1.2001 günlü, E:2000/289, K:2001/114 sayılı kararıyla; infaz koruma memuru olan davacının 16.2.2000 günlü yazı ile iki yıl olumsuz sicil aldığı belirtilerek uyarıldığı, davacının 25.2.2000 günlü dilekçe ile sözkonusu işleme itiraz ettiği, dava konusu işlemle de, davacının 1998 ve 1999 yılları sicillerinin olumsuz olduğu, Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 21. maddesinde belirtildiği gibi, ilk defa yetersiz ve olumsuz sicil alan memurlara gerekli tebligatın yapılacağı ve uyarılacağının belirtildiği ancak ilk tebliğ ve uyarının yapılmadığı, 1998 ve 1999 yılları gizli sicillerinin olumsuz ve yetersiz olduğu tebliğ edilmekle beraber, olumsuz ve yetersiz sicillerinden dolayı da yargı çevresi dışinda bir yere atamalarının yapılması için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne komisyon kararı ile teklif edildiği, gelecek yazıya göre işlem yapılacağı, 1. ve 2. sicil amirlerince doldurulan sicil raporlarında bizzat memurun görevinin ifası ile ilgili olup, sicil amirlerinin keridi görüş ve takdirinde bulunduğu, bu nedenle,olumsuz ve yetersiz olarak doldurulan sicillerin kaldırılması itirazının reddedildiği, davanın da bu işleme karşı açıldığının anlaşıldığı, davacının 1998 yılından geriye dönük son üç yıllık sicillerinde genel bir düşüş olduğu ve 1995 yılında uyarma, 1997 yılında kınama cezası ile cezalandırıldığı, 1998 yılı sicilinin olumsuz olduğu hususunun ise davacıya bildirilmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacının 1998 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesinde objektif esaslardan uzaklaşıldığı izlenimi uyandıracak bir çelişki saptanmadığından 1998 yılı sicili açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, 1999 yılı sicili açısından ise, bir önceki yıl sicilinin olumsuz olduğu hususunun davacıya bildirilmemiş olması dolayısıyla, davacının kusurları ve eksiklikleri belirtilerek uyarılmamış olması nedeniyle anılan dönemde sicilini düzeltme fırsatından yoksun kaldığından 1999 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu İşlemin, 1998 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesine ilişkin kısmına yönelik iptal istemi reddedilmiş, 1999 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesine ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir.

    Bu kararın iptale ilişkin kısmı temyiz incelemesi sonucunda; Danıştay Onikinci Dairesinin 12.12.2003 günlü, E:2001/2194, K:2003/3978 sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanunun 117.maddesi ile Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 21.madde hükümleri ile, ilgililere sadece dava açma hakkı yönünden bir imkan sağlandığı, memurun, memurluk görevini yaparken, görevinin gerektirdiği ödev ve sorumlulukları yapmasının, yükümlülükleri yerine getirmesinin ve belirlenen yasaklardan uzak durmasının memur hukukunun bir gereği olduğu, sicilin ilgiliye bildirilmesinin amacının, kendilerine dava açma hak ve imkanı sağlamaktan ibaret olup, bildirimin yapılmamış olmasının, bu sicile etki eden tutum ve davranışlarından ilgililerin, bir sonraki yılda sorumlu tutulamayacağı sonucuna yol açmayacağı, bu nedenle, İdare Mahkemesince , davacının 1999 yılındaki siciline neden olan tutum ve davranışlarının yargısal denetiminin yapılması, diğer bir deyişle 1999 yılı sicili açısından uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, bir önceki yıl sicilinin olumsuz olduğu hususunun davacıya bildirilmemiş olması dolayısıyla, davacının kusurları ve eksiklikleri belirtilerek uyarılmamış olması nedeniyle anılan dönemde sicilini düzeltme fırsatından yoksun kalmış olmasından dolayı 1999 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin bu kısmının iptal edilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de; idare mahkemesi bozma kararına uymayarak, dava konusu işlemin 1999 yılı siciline ilişkin kısmına yönelik olarak işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

    Davalı idare, Antalya 2,İdare Mahkemesinin 3.11.2004 günlü, E:2004/728, K: 2004/950 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

    Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Antalya 2.İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Antalya 2.İdare Mahkemesinin 3.11.2004 günlü, E:2004/728, K:2004/950 sayılı ısrar kararının onanmasına, 19.6.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Dava, Isparta Kapalı Cezaevi İnfaz ve Koruma memuru olan davacının 1998 ve 1999 yılı sicillerinin olumsuz olmasına yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesinin, işlemin 1998 yılı siciline ilişkin kısma yönelik olarak davanın rşddine, 1999 yılı siciline yönelik olarak ise işlemin iptaline ilişkin kararının iptale ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesince bozulması üzerine İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak 1999 yılı sicilinin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden, Isparta Kapalı Cezaevi infaz ve koruma memuru olan davacının 1998 ve 1999 yılları sicillerinin olumsuz olduğunun 16.2.2000 günlü yazı ile bildirildiği, yapılan itirazın da reddedildiği, bu işleme karşı açılan davada idare mahkemesince, 1998 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesine neden olan tutum ve davranışlarının davacıya bildirilmediği, dolayısıyla davacının kusurları ve eksiklikleri belirtilerek uyarılmamış olması nedeniyle anılan dönemde sicili düzeltme fırsatından yoksun kalmış olmasından dolayı 1999 yılı sicilinin olumsuz düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava, 1999 yılı sicili açısından kısmen kabul edilerek 1999 yılı sicilinin bu gerekçe ile iptal edildiği anlaşılmaktadır.

    657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 117.maddesi ile Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 21.maddesi uyarınca olumsuz sicillerinin, uyarılmaları bakımından ilgililere bildiriieceği hükümleri ile ilgililere dava açma hakkı yönünden bir olanak tanınmış olup, ilgililerin görevlerini, tutum ve davranışlarını genel hukuk kuralları çerçevesinde görev yaptıkları kurum ve kuruluşlarca belirlenen kurallara uygun şekilde belirlemek zorunda oldukları tartışmasız olduğundan, sadece sicilin bildirilmemiş olması nedeniyle bu sicile etki eden tutum ve davranışlarından dolayı ilgililerin bir sonraki yıl da sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılamayacağı açıktır.

    Bu durumda, İdare Mahkemesince, 1999 yılı sicili açısından da işin esasının incelenmesi gerekirken, bir önceki yıl olumsuz sicilinin bildirilmemiş olması nedeniyle işlemin bu; kısmının iptalinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

    Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesinin ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesi kadarı doğrultusunda bozulması oyuyla karara karşıyız.

Bir Cevap Yazın