BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA CEZADAN MAHSUP EŞYA MÜSADERESİ SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLAR TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ

Ceza Genel Kurulu 2007/10-108 E., 2007/152 K.

Ceza Genel Kurulu 2007/10-108 E., 2007/152 K.

 

  • BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
  • CEZADAN MAHSUP
  • EŞYA MÜSADERESİ
  • SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLAR
  • TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 54 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 58 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 62 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 63 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 188 ]
  • 5275 S. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA … “KANUN NO” – “R.G.NO” – “YAYIM TARİHİ”
  • 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA … [ Madde 8 ]
  • 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 325 ] “İçtihat Metni”

    Uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan sanıklar, Duran Y…. ve Kazım Ç……..’nın 5237 sayılı Yasanın 188/3, 62, 52/2-4, 53/1, 63 ve 54 maddeleri uyarınca, 4 yıl 2’şer ay hapis ve 20 eşit taksitte ödenmek üzere 20.000’er YTL. adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, 53/1. maddedeki haklardan infazın tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmalarına, sanık Kazım Ç……..’nın cezasının 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, haklarında aynı Yasanın 63. maddesinin uygulanmasına ve tutuk hallerinin devamına, kenevir bitkilerinin 54/1-4. madde uyarınca müsaderesine, uyuşturucu ihtiva etmeyen bitkilerin ise iadesine ilişkin Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.04.2006 gün ve 425-85 sayılı hüküm, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 9.10.2006 gün ve 10859-11163 sayı ile;

    “1-Mahkemece, suça konu uyuşturucu madde miktarının 1154 gram olması, 5237 sayılı Kanunun 188/3. maddesi gereğince tayin olunan hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK 61. maddesinde belirlenen nedenlere uygun düşmeyen gerekçe ile gün adli para cezasının alt sınırın çok üzerinde tayin edilmesi,

    2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/2. hükmü nazara alınmadan sanığın adli sicil kaydında bulunan hangi sabıkası nedeniyle tekerrür koşullarının oluştuğunun ve hangi kayıt dolayısıyla TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere ilişkin infaz rejimine tabi tutulmasına karar verildiğinin karar yerinde gösterilmemesi,” isabetsizliklerinden bozulmuştur.

    İki nolu bozma nedenine uyarak, gereğini yerine getiren Yerel Mahkeme, bir nolu bozma nedenine karşı 29.11.2006 gün ve 224-338 sayı ile;

    Sanıkların kastlarının boyutu, suçun işlenme şekli, uyuşturucu maddenin miktarı, sanıkların konumları, suçun işleniş biçimi ve suçun işlenildiği yerin küçük bir ilçe olması, burada yaşamalarına rağmen uyuşturucunun devamını temin edebileceklerine dair alıcı-satıcı teması sırası beyanları, bu tür suçların önemi ve bu tip suçlara taviz verilmemesi gerektiği gerekçeleriyle direnilmiştir.

    Bu hükmün de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının hükmün bozulması görüşünü içeren 30.04.2007 gün ve 59954 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    CEZA GENEL KURULU KARARI

    Hüküm her iki sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de; sanıklardan Kazım Ç…….. 23.2.2007 ve 10.5.2007 tarihli dilekçelerle temyiz isteminden vazgeçtiğinden, temyiz incelemesinin sanık Duran Y…. müdafiinin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

    Uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ihbarı üzerine, şüphelilerle alıcı kılığına girilerek 15.9.2005 günü saat 19.30 civarında temasa geçilip, sanık Duran Y…. ile kararlaştırılan yerde kubar esrar olduğu saptanan maddeden kilogramı 6500 YTL. den alınmak üzere anlaşıldığı, aynı gün saat 20.30 sıralarında kararlaştırılan yerde buluşulduğu, her iki sanıkla uyuşturucu konusunda anlaşıldığı, araca bindiklerinde her iki sanığın daha önceden önlem alıp bekleyen jandarma görevlilerince yakalandığı, araçta yapılan aramada iki çuval içerisinde kurutulmuş bir vaziyette, kubar esrar olduğu tahmin edilen 8-9,5 kg civarında maddenin ele geçirildiği, evlerinde yapılan aramalarda ise, Duran Y….’un evinde iki poşet içerisinde 170 gram öğütülmüş kubar, bahçesinde ise 4 adet yapraklı bitki ile 3 adet yaprakları toplanmış kenevir bitkisinin ele geçirildiği, Kazım Ç……..’nın evinin bahçesinde ise 56 kök dişi hint keneviri ele geçirilerek imha edildiği, ele geçen tüm bitkilerden elde edilecek esrar maddesinin 1154 gram olduğu, bu şekilde her iki sanığın, toplam 1154 gram toz esrar elde edilebilecek kenevir bitkisini satışa arzettikleri, somut olayda, suçun sübutu ve nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

    Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan sanıklar hakkında hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, gün adli para cezasının alt sınırın çok üzerinde tayin edilmesinin 5237 sayılı TCY’nın 61. maddesine uygun olup olmadığı ve mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve dosya içeriğiyle örtüşüp örtüşmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

    5237 sayılı Yasanın 61. maddesinin 1. fıkrasında; Hâkim’in somut olayda;

    “a) Suçun işleniş biçimini,

    b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,

    c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

    d) Suçun konusunun önem ve değerini,

    e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,

    f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,

    g) Failin güttüğü amaç ve saiki,”

    Göz önünde bulundurarak, temel cezayı belirleyeceği hükmüne yer verilmiş, aynı Yasanın 3. maddesin 1. fıkrasında ise; “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine” hükmolunacağı belirtilmiştir.

    Yasa koyucu, bu şekilde cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği, failin kişiliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.

    5237 sayılı Yasanın 188/3. fıkrası kapsamında bulunup “beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezasını” gerektiren eylemde, Yerel Mahkemece suçun işlenme şekli, uyuşturucu maddenin miktarı, sanıkların konumları, suçun işleniş biçimi ve suçun işlenildiği yerin küçük bir ilçe olması, uyuşturucunun devamını temin edebileceklerine dair alıcı-satıcı teması sırasındaki beyanları, suçun önemi ve bu tip suçlara taviz verilmemesi gerektiği gerekçeleriyle, hapis cezası alt sınırdan tayin edilmiş olmasına karşın, alt sınırı beş gün olan adli para cezası alt sınırın ikiyüz kırk kat üzerinde 1200 gün olarak tespit edilmiştir, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerekmektedir.

    Yerel Mahkeme gerekçesi bu açıdan değerlendirildiğinde, bir kısım gerekçelerinin yasal olmadığı ve dayanılan teşdit gerekçelerinin dosya içeriğiyle de bağdaşmadığı anlaşılmaktadır.

    Şöyleki, uyuşturucunun miktarı, suçun işleniş biçimi ve işlendiği yer biçimindeki teşdit gerekçesi ele geçen tüm uyuşturucu miktarının 1154 gramdan ibaret bulunması, suçun işlendiği yerin Sivas-Kayseri karayolundaki bir petrol istasyonu olması, kendilerinin de şehir merkezinde oturuyor olmaları gerçeği karşısında, dosya içeriğiyle bağdaşmamaktadır. Diğer yönden bu tip suçlara taviz verilmemesi yönündeki gerekçe, yasal olmadığı gibi, uyuşturucu satıcılarının okul önlerini mesken tuttuklarına ilişkin genel gerekçe de, somut olayda böyle bir saptamanın bulunmaması karşısında cezaların bireyselleştirilmesi ilkesine de aykırıdır.

    Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

    Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Kurul üyesi, gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olduğu yönünde oy kullanmışlardır.

    SONUÇ :

    Açıklanan nedenlerle;

    1- Sanık Duran Y…. hakkındaki direnme hükmünün BOZULMASINA,

    2- 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 325. maddesi uyarınca, bozmanın temyiz isteminden vazgeçen sanık Kazım Ç……..’ya sirayetine,

    3-Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 19.06.2007 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğuyla karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın