AVUKATIN KİŞİSEL SUÇ İŞLEMESİ GÖREVİ İHMAL SUÇU KİŞİSEL SUÇ HK.

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-259 E., 2008/47 K.

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-259 E., 2008/47 K.

  • AVUKATIN KİŞİSEL SUÇ İŞLEMESİ
  • GÖREVİ İHMAL SUÇU
  • KİŞİSEL SUÇ
  • 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 217 ]
  • 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ]
  • 647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ]
  • 1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 69 ]
  • 1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 58 ] “İçtihat Metni”

    Görevi ihmal suçundan sanık A…… Y……’ın beraatına ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 27.09.2007 gün ve 7-42 sayılı hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tarafından sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “

    “bozma”

    ” istekli 06.11.2007 gün ve 21102 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    CEZA GENEL KURULU KARARI

    Olay tarihinde nöbetçi Cumhuriyet Savcısı olan sanık A…… Y……’ın, gözaltına alınan arkadaşı S….. Y…. nedeniyle geldiği polis karakolunda sarhoşluğun etkisiyle görevlilere karşı hakarette bulunan Aydın Barosuna kayıtlı avukat olan katılan A.. K…’ nın gözaltına alınmasına ve alkol muayenesinin yaptırılmasına dair talimat vererek görevini savsadığı iddiasıyla açılan kamu davası sonucunda Yargıtay 4. Ceza Dairesince beraatına ilişkin verilen hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tarafından görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun oluştuğu görüşüyle temyiz edilmiştir.

    İncelenen dosya içeriğine göre;

    Katılan A.. K…’nın olay gecesi birlikte alkol aldığı ve kendisinden ayrıldıktan sonra işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle polis karakoluna götürülen arkadaşı S….. Y…. hakkında bilgi almak için gece 04.00 sıralarında aynı polis karakoluna gittiği, olayla ilgili olarak kendisine görevliler tarafından bilgi verildiği, katılanın ısrarla S….. Y….’ın serbest bırakılmasını istediği, görevlilerin bu konuda nöbetçi C.Savcısının talimatı olduğunu söylemeleri üzerine bu kez onunla telefonda görüşmek istediği, talebinin kabul edilmemesi nedeniyle karakolda yüksek sesle konuşmaya başlayarak grup amirliği odasında bulunan masayı birkaç kez yumrukladığı, S….. Y….’ın söylediği “

    “A..ciğim köpek köpeği ısırmıyor”

    ” sözünü “

    “doğru söylüyorsun”

    ” diyerek onayladığı, bu davranışları nedeniyle nöbetçi C.Savcısı olan sanığa telefonla bilgi verildiği, sanığın da katılanın alkol raporunun alınıp düzenlenecek evrakla birlikte adliyeye intikal ettirilmesi talimatını verdiği, katılanın Aydın Devlet Hastanesinde alkolmetre ile yapılmak istenen alkol testini kabul etmediği, serbest bırakıldığı saat 10.30’a kadar nezarethaneye konulmayıp karakolda bulunan bir odada oturmasının ve karakol içinde serbest hareket edebilmesi olanağının sağlandığı gibi üzerinin de aranmadığı, katılanın bu olay nedeniyle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince görevlilere hakaret suçundan 765 sayılı TCY’nın 266/1, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 916 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.10.2007 gün ve 4785-8033 sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, bu olayın öncesinde katılan A.. K… ile S….. Y…. arasında herhangi vekalet ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakta, bu yöndeki kabulün hüküm mahkemesi Yargıtay 4. Ceza Dairesince de isabetle benimsendiği görülmektedir.

    Dosya içeriğinde yer alan ve 5271 sayılı CYY’nın 217. maddesi kapsamında hüküm mahkemesince yasaya uygun biçimde tartışılarak hükme dayanak yapılan kanıtlara göre;

    Katılan avukat A.. K…’nın, gece vakti polis karakoluna alkollü vaziyette giderek, bir suç soruşturması gereği nezarete alınan arkadaşı S….. Y….’ın nezaret halini sona erdirmeye yönelik davranışlar sergilemesinin, “

    “müdafilik”

    ” kapsamında, “

    “görevle ilgili”

    ” ve “

    “görevden kaynaklanan”

    ” eylemler mahiyetinde bulunmadığı, yazılı vekaletnameye dayalı olarak ya da sözlü vekillendirmeye istinat eder şekilde bir avukatlık görevinin varlığını düşündürecek halin gerçekleşmediği, bu değerlendirmenin doğal sonucu olarak S….. Y….’ın, polisleri ve nöbetçi cumhuriyet savcısını kasteder biçimde, katılan A.. K…’yı muhatap tutarak söylediği; “

    “A..ciğim köpek köpeği ısırmıyor”

    ” sözüne, katılan A..’nin “

    “doğru söylüyorsun”

    ” diye karşılık verip onaylamak suretiyle yaptığı hakaretin, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58. ve 59. maddeleri kapsamında değerlendirilemeyerek kişisel suç mahiyetinde kabul edilmek suretiyle, önce yargılama ve bilahare onaylanıp kesinleşen mahkumiyete konu edildiği, bu itibarla; soruşturma görevlilerine karşı 765 sayılı TCY’nın 266/1. maddesi kapsamında hakaret suçu işleyen ve esasen eylem sırasında sarhoş olduğu da gözlemlenen kişinin, velev avukat dahi olsa ancak ve sadece kişisel suçundan söz edilebileceği, bu hal karşısında, durumdan telefonla haberdar edilen nöbetçi cumhuriyet savcısının, avukatın işlediği kanaatine vardığı kişisel suçu itibariyle, polis karakolunda alıkonulması ve alkol denetimine tabi tutulması yönünde talimat vermesinde, hukuka aykırılıktan ve görevde yetkiyi kötüye kullanmaktan söz edilemeyeceği sonucuna varılmış, bu gerekçelerle; Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 5271 sayılı CYY’nın 223/2-a maddesince verdiği beraat kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu görüşüyle, Yargıtay C.Başsavcılığının, sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunu işlediğine yönelik temyizinin reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

    SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;

    1- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.09.2007 gün ve 7-42 sayılı kararının ONANMASINA,

    2- Dosyanın Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2008 günü tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın