ATIK SU BEDELİNİN ÖDENMEMESİ NEDENİYLE İCRA TAKİBİ

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS: 2013/508
KARAR: 2014/39

Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1. Tüketici Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.09.2011 gün ve 2011/155-982 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 30.05.2012 gün ve 2011/18241 E., 2012/13942 K. sayılı ilamı ile;

(…Davacı, davalının atık su abonesi olduğunu, 2008 yılı 11 ve 12. ayları ile 2009 yılı 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. aylara ait kuyu suyu atık su bedelinin ödenmemesi üzerine 6.350.80.TL asıl alacak, ile birlikte işlemiş faiz ve faizin KDV’ si olmak üzere toplam 7.364.24.TL’nın tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.350.TL asıl alacak, 324.00.TL işlemiş faiz ve 58.32.TL KDV olmak üzere toplam 6.732.32.TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı, davalının kuyu suyu atık su abonesi olarak atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek icra takibine yapılan vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı ise, site içerisinde bulunan artezyen kuyusundaki suyu içme suyu olarak kullanmadıklarını, bahçe sulamasında kullandıklarını ve bu suyunda kanalizasyona verilmediğini savunmuştur. O halde mahkemece, mevcut kuyu suyunun davalı tarafından nerede ve nasıl kullanıldığı, kuyu suyundan dolayı davacıya ait kanalizasyon hizmetinden yararlanılıp yararlanılmadığı hususlarını da içine alacak şekilde alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde yapılacak inceleme doğrultusunda rapor tanzimi sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davacı ve davalı vekilleri temyize getirmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin karar vermek için yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda, davacı vekili, davalının kuyu suyu atık su abonesi olarak atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek icra takibine yapılan vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, site içerisinde bulunan artezyen kuyusundaki suyu içme suyu olarak kullanmadıklarını, bahçe sulamasında kullandıklarını ve bu suyunda kanalizasyona verilmediğini savunmuştur. Mahkemece, mevcut kuyu suyunun davalı tarafından nerede ve nasıl kullanıldığı, kuyu suyundan dolayı davacıya ait kanalizasyon hizmetinden yararlanılıp yararlanılmadığı hususlarını da içine alacak şekilde alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde inceleme yapılarak rapor tanzimi sağlanmalıdır.

Ayrıca bozulan yerel mahkeme kararını temyiz etmeyen davacı vekilinin direnme kararını temyizinde hukuki yararı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da uygun bulunan, Özel Dairenin bozma kararına uyulması gerekirken, davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : 1- Davacı vekilinin direnme kararını temyizinde hukuki yararı bulunmadığından reddine,

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin atfı dikkate alınarak HUMK.nun 429. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK’nun 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — Sal Şub 24, 2015 10:46 pm — Cevaplar 0 — Ziyaret 93


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın