ANLAŞMALI BOŞANMA 1 YILINI DOLDURMASA DA RET EDİLMEYİP DİĞER SEBEPLERE BAKILMASI

Uygulamada 1 yıl dolmadan açılan anlaşmalı boşanma davaları aile mahkemeleri hakimi tarafından usülden reddedilmektedir. Bu tür verilmiş kararlar Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre hatalı bir uygulama olacaktır. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önüne gelen bir dosyada Aile Mahkemesi Hakiminin böyle bir durumda davayı usülden reddetmek yerine eşler arasındaki uyuşmazlığın diğer boşanma nedenlerine dayanıp dayanmadığını araştırmaları gerektiğini söylemiştir. Şayet bir yılı doldurmayan evliliklerde diğer boşanma nedenlerinin varlığı araştırılacaktır.
Aşağıda, bir yıl dolmaksızın açılmış anlaşmalı boşanma davasında aile mahkemesi hakiminin diğer boşanma nedenlerine ilişkin araştırma yapma yükümlülüğüne dair Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararını.

T. M. K– MADDE 166

VI. Evlilik birliğinin sarsılması

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

T.C
YARGITAY
2.HUKUK DAİRE
ESAS NO: 2007 / 1911
KARAR NO: 2007 / 15180
KARAR TARİHİ: 07.11.2007

>BOŞANMA DAVASI – TARAFLARIN EVLENDİĞİ TARİHTEN DAVANIN AÇILDIĞI TARİHE KADAR BİR YILLIK SÜRENİN DOLMAMIŞ OLDUĞU – TARAF DELİLLERİNİN TOPLANARAK GEREKLİ ŞARTLARIN OLUP OLUŞMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREĞİ

(4721 S. K. m. 166)

ÖZET: Nüfus kaydından tarafların 7.8.2003 tarihinde evlendikleri ve davanın açıldığı tarihte henüz bir yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların gösterdikleri delillerin toplanarak, gerekli şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi ile <Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır> hükmü getirilmiştir.

Dosyadaki nüfus kaydından tarafların 7.8.2003 tarihinde evlendikleri ve davanın açıldığı tarihte henüz bir yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, tarafların gösterdikleri delillerin toplanarak, Medeni Kanunun 166/1-2. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 166/3. maddesinde öngörülen bir yıllık süre şartı gerçekleşmeden tarafların kabulüne dayanarak boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 07.11.2007

T.C.
YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2005/13779
KARAR NO: 2005/17993
KARAR TARİHİ: 03.10.2005

(4721 S. K. m. 166)

DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Yaşar Eraslan vekili Av. İlkay Efe ve karşı taraf Gözde Eraslan vekili Av. İlke Erol geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR: Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının aşırı kıskançlık gösterdiği, eşine ağır hakaretlerde bulunduğu ve aşırı şekilde alkol aldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 450 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın