Ankara 6. İdare Mahkemesinin 5.10.2006 günlü, E:2006/2387, K:2006/1800 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

İdari Dava D. Kur. 2007/163 E., 2011/5 K.

İdari Dava D. Kur. 2007/163 E., 2011/5 K.

“İçtihat Metni”

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

… Vekili: Av. …

… Karşı Taraf (Davalı): Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı

Vekili: Av. …

İstemin Özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesinin 5.10.2006 günlü, E:2006/2387, K:2006/1800 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi B…

… K…

……’ün Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Sekizinci Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ü…

…. E…

……’ün Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; … Üniversitesi … Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında Derin Mikoz Laboratuvarı Sorumlusu olarak görev yapan davacının, doçentlik başvurusunun “eserlerin incelenmesi” aşamasında başarılı olmasına rağmen sözlü sınava alınmamasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın 9.6.2004 günlü, 2306 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 6. İdare Mahkemesinin 8.6.2005 günlü, E:2004/2856, K:2005/834 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Yasanın 24. ve Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin ilgili maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, tıp alanında doçentlik sınavına katılabilmek ve bunun sonucunda doçent unvanına sahip olabilmek için doktora veya tıp uzmanlık dereceleri ile birlikte orjinal bilimsel araştırma ve yayınlar yapmak ve Üniversitelerarası Kurulca merkezi sistemle hazırlanan yabancı dil sınavını başarmış olmak gerektiği, ancak bu kriterlerden önce tıp alanında lisans diploması sahibi olmak gerektiğinin tartışmasız olduğu; zira, doçentlik unvanının, lisans öğreniminden itibaren yüksek lisans ve doktora eğitimi ile doğrudan ilişkili mevzuatın öngördüğü şartlar uyarınca gerçekleştirilen sınavlar neticesinde elde edilen akademik bir unvan olduğu; bu itibarla, bir meslek için gerekli olan lisans eğitimi yapılmaksızın o meslekle ilgili yüksek lisans veya doktora yapılması nedeniyle elde edilen çeşitli unvanlar lisans eğitimine bağlı mesleki unvanların ve titrlerin kullanılması açısından bir kazanılmış hak doğurmayacağından yükseköğretiminin hiç bir aşaması tıp bilimi ile ilgili olmayan davacının Tıbbi Mikrobiyolojinin yan dalı olan Mikolojide doçentlik sınavına başvuramayacağı ve bu nedenle, davacının sözlü sınava alınmamasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesinin 10.7.2006 günlü, E:2005/5988, K:2006/2912 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Yasanın “Doçentlik Sınavı” başlıklı 24/b-1 maddesinde, bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olanların doçentlik sınavına katılabileceklerinin öngörüldüğü, İdare Mahkemesince davacının yükseköğretiminin hiç bir aşamasının tıp bilimi ile ilgili olmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, Yükseköğretim Yasasının konuyla ilgili hükmü uyarınca inceleme araştırma yapılmadan sadece Mevzuat Komisyonu kararına dayalı olarak eserlerin incelenmesi aşamasında başarılı bulunan davacının sözlü sınava alınmadığının anlaşıldığı, bu durumda, Yasada öngörülen koşulları taşıyıp taşımadığı yolunda gerekli inceleme yapılmadan tesis edilen işleme karşı açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davacı, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 5.10.2006 günlü, E:2006/2387, K:2006/1800 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle doçentlik bilim sınavına girebilmek için aranan koşullar yönünden zaman içinde mevzuatta nasıl bir gelişme olduğunun ortaya konulması ve bu çerçevede dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hukuksal durumun saptanması gerekmektedir.

Doçentlik Bilim Sınavına girebilmek için adayın bilim kolu ile ilgili bir yükseköğretim diplomasına sahip olması koşulunu arayan 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu 1973 yılında 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.

1750 sayılı Üniversiteler Kanunu’na ilişkin Hükümet teklifinin “Doçentlik Unvanının Kazanılması” başlıklı 19. maddesinin (a) bendinde, sınava gireceği bilim dalının asli disiplin olarak yer aldığı bilim kolu ile ilgili bir fakülte veya dengi bir yükseköğretim diplomasından başka, memlekette üniversite bilim doktorası yapmış veya tıpta uzmanlık yetkisini kazanmış olmak hükmüne yer verilmiş olup, 1750 sayılı Yasanın anılan 19. maddesine ilişkin madde gerekçesinde ise; “doçent adayında sınava gireceği bilim dalının asli disiplin olarak yer aldığı bilim kolu ile ilgili bir fakülte veya dengi yükseköğrenim diploması aranmıştır. Böylece, doçentlik için müracaat edilen asli değil bir yan veya ek ders olarak yer aldığı bilim kolundan alınan diploma yeterli sayılmayacaktır.” denilmiştir.

Ancak söz konusu Yasanın Milli Eğitim Komisyonunda görüşmeleri sonucunda “Doçentlik Unvanının Kazanılması” ile ilgili 19. maddede değişiklik yapılmış, bu değişiklik sonucunda yukarıda yer verilen 19. maddenin (a) bendi; “Sınava gireceği bilim dalında doktorasını veya tıpta uzmanlık yetkisini kazanmış bulunmak” şeklini almıştır. Milli Eğitim Komisyonunda yapılan bu değişikliğin gerekçesi ise, “Bilim doktorasını yapmış veya uzmanlık yetkisini kazanmış bulunanlardan ayrıca yükseköğrenim diploması istemek lüzumsuz görüldüğünden bu konu ile ilgili ibare maddeden çıkarılmıştır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Milli Eğitim Komisyonunca değiştirilerek kabul edilen 19. maddenin (a) bendi aynı şekliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kabul edilerek yasalaşmıştır.

Daha sonra, halen yürürlükte olan 1981 tarihli ve 2547 sayılı “Yükseköğretim Kanunu” yürürlüğe girmiş, 1750 sayılı önceki Yasa mülga olmuştur.

2547 sayılı Yasaya ilişkin Hükümet Teklifinin “Doçentlik Sınavı” ile ilgili 35. maddesinin (a) bendinde, “Doçentlik sınavına girebilmek için, sınava gireceği bilim dalında doktorasını yapmış olmak” koşulunun aranacağı hükmü yer almaktaydı. Ancak, TBMM İhtisas Komisyonu tarafından anılan 35. maddenin metninde değişiklik yapılmış, ayrıca madde numarası da 24. madde olarak teselsül ettirilmiştir.

TBMM İhtisas Komisyonunun yaptığı değişiklik sonucu “Doçentlik Sınavı” ile ilgili 24. maddesinin 1. fıkrasında; Doçentlik Sınavına katılabilmek için, bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak koşulunun aranacağı belirtilmiştir. Komisyonun kabul ettiği bu metin TBMM Genel Kurulu tarafından da kabul edilerek yasalaşmıştır.

2547 sayılı Yasanın 24. maddesinde daha sonra bazı değişiklikler yapılmış olmakla birlikte, doçentlik sınavına girmede öğrenim koşulu ile ilgili 1. fıkra hükmünde bir değişiklik yapılmamış olup, aynı hüküm halen yürürlükte bulunmaktadır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 2547 sayılı Yasanın 24. maddesinde;

“a) Doçentlik sınavı, Üniversitelerarası Kurulca yılda bir kere açılır. Aşağıdaki şartları haiz adaylar, Üniversitelerarası Kurulun tespit edeceği tarihe kadar, Üniversitelerarası Kurula gerekli belge ve yayınlar ile birlikte başlıca bilim dalı ile uzmanlık ve araştırma konularını da bildirerek başvururlar. Üniversitelerarası Kurul, bilim konularını da dikkate alarak Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönetmeliğine göre üç veya beş kişilik bir jüri tespit eder. Bu jüri eserleri inceleyip, adayı sözlü ve gerektiğinde ayrıca pratik ve uygulamalı sınava tabi tutar ve bir raporla, başarılı olanlara ilgili konuyu ve bilim dalını kapsayan bilim alanının doçentlik yetkisini verir.

b) Doçentlik sınavına katılabilmek için:

1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.

2) Orijinal bilimsel araştırma ve yayınlar yapmış olmak,

3) Üniversitelerarası Kurulca merkezi sistemle hazırlanacak (sosyal, fen, sağlık gibi kendi alanlarındaki) bir yabancı dil imtihanlarını başarmış olmak, gerekir.

Yukarıdaki (3) üncü bent gereğince yapılacak yabancı dil sınavının, adayın bilim dalı ile ilgisi olması şartı aranmaz. Bilim alanı bir yabancı dille ilgili olanlar bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir.

2547 sayılı Yasanın 24. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11.7.1983 günlü, 18104 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Doçentlik Sınav Yönetmeliği”nin 1. maddesinin (a) bendinde; dayanak alınan yasa hükmüne paralel olarak, doçentlik sınavına katılabilmek için, bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanı veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerektiği hükmüne yer verilmiş; 1.9.2000 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan “Doçentlik Sınav Yönetmeliği”nin 2. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin doktora/sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık derecesine sahip olanlardan doçentlik sınavına başvuranları kapsadığı belirtilmiş, bu Yönetmelikte doçentlik sınavına girecek olanlarda aranacak öğrenim koşulu ile ilgili ayrıca bir düzenleme yer almamıştır.

Diğer taraftan, 2547 sayılı Yasanın “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (t) bendinde, Lisansüstü Eğitimin; yüksek lisans, doktora, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik eğitimini kapsadığı belirtilmiş olup; (1) nolu alt bendinde, Yüksek Lisans Eğitiminin; bir lisans öğretimine dayalı, eğitim-öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretim olduğu; (2) nolu alt bendinde, Doktora Eğitiminin; lisansa dayalı en az altı veya yüksek lisans veya eczacılık veya fen fakültesi mezunlarınca Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlığa dayalı en az dört yarı yıllık programı kapsayan ve orijinal bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretim olduğu; (3) nolu alt bendinde de; Tıpta Uzmanlık Eğitiminin; Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretim olduğu belirtilmiştir.

Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanan ve 1.7.1996 günlü, 22683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği”nin 1. maddesinin (b) bendinde, Lisansüstü Eğitimin; yüksek lisans, doktora ve sanat dallarında yapılan sanatta yeterlik programlarından oluştuğu; 2. maddesinin (a) bendinde, yüksek lisans programına başvurabilmek için adayların bir lisans diplomasına sahip olmaları ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından merkezi olarak yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavından (ALES) başvurduğu programın puan türünde 55 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerektiği; ( b) bendinde, doktora programına başvurabilmek için adayların bir lisans veya yüksek lisans diplomasına, hazırlık sınıfları hariç en az 10 yarıyıl süreli Tıp, Diş Hekimliği ve Veteriner Fakülteleri diplomasına, Eczacılık ve Fen Fakültesi lisans veya Yüksek lisans derecesine veya Sağlık Bakanlığınca düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlık yetkisine sahip olmaları ve ALES’den başvurduğu programın puan türünde 55 (lisans diplomasıyla başvuranlardan 70) standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerektiği, 3. maddesinin (a) bendinde, lisans derecesini başvurdukları yüksek lisans veya doktora programından farklı alanlarda almış olan adaylara; (b) bendinde, lisans veya yüksek lisans derecesini başvurdukları doktora programından farklı alanda almış olan adaylara eksikliklerini gidermek amacıyla yüksek lisans ve doktora programlarında bilimsel hazırlık programı uygulanabileceği ve bu programda geçirilen sürenin Yönetmelikte belirtilen yüksek lisans ve doktora programı sürelerine dahil edilmeyeceği; (d) bendinde, temel tıp bilimlerinde doktora programlarına başvurabilmek için tıp fakültesi mezunlarının lisans diplomasına ve 50 puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek temel tıp puanına veya LES sayısal kısmından 45 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek standart puana sahip olmaları, tıp fakültesi mezunu olmayanların ise yüksek lisans diplomasına (diş hekimliği ve veteriner fakülteleri mezunlarının lisans derecesine) sahip olmaları, LES sayısal kısmından 45 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek LES standart puanına sahip olmaları gerektiği; (e) bendinde de, yüksek lisans ve doktora programları ile sanatta yeterlik çalışmasına hangi lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olanların başvurabileceğinin Üniversitelerarası Kurul kararı ile belirleneceği, ancak ilgili senatonun belirlenen programlar dışından da öğrenci kabulüne karar verebileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, halen … Üniversitesi … Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında Derin Mikoz Laboratuvarı Sorumlusu olarak görev yapan davacının, 1975 yılında … Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olduğu, 1998 yılında … Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzecilik Ana Bilim Dalında “Organik Malzemeli Müze Eserlerinin (kağıt, ahşap, dokuma, deri) Biyoloji Kökenli Etkenlerle Bozulması ve Alınacak Önlemler” tezi ile yüksek lisansını aldığı, doktorasını ise 2001 yılında … Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Ana Bilim Dalında “Sistemik Mükozlularla Hasta Gruplarından ve Doğadan Ayırıp Tanımladığımız Mantarların Antifungallere Duyarlıklarının Karşılaştırılması” isimli tezi ile tamamladığı, Mayıs 2002 döneminde Sağlık Bilimleri Temel Alanında Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı yan dal alanı olan Mikoloji (Mantar Bilimi) Bilim Dalında doçentlik sınavı için müracaat ettiği, bu müracaatının Üniversitelerarası Kurul Tarafından incelenip kabul edildikten sonra ise Doçentlik Yönetmeliği hükümleri uyarınca oluşturulan 3 kişilik jüri tarafından eser incelemesi yapılmadan önce Üniversitelerarası Kurula başvuruda bulunularak davacının yüksek lisans ve tıp bilimi alanında lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi bulunmadığından koşulları taşıyıp taşımadığı konusunda tereddüte düşüldüğü belirtilerek konunun incelenmesinin Üniversitelerarası Kuruldan istendiği, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının 27.3.2003 günlü yazısı ile davacının doçentlik sınavına başvurusunda mevzuata aykırı bir durum bulunmadığının jüri üyelerine bildirilmesi üzerine jüri üyeleri tarafından Sağlık Bilimleri Temel Danışma Komisyonu tarafından belirlenen koşullar da dikkate alınarak davacının tüm yayınlarının nitelik, nicelik ve başvurulan doçentlik alanına uygunluğu açısından incelenmesi sonucunda davacının eserlerinin incelenmesi aşamasında oyçokluğu ile başarılı olduğu, jüri raporlarının incelenmesi sonucunda Sağlık Bilimleri Temel Danışma Komisyonunun da davacının başarılı olduğu sonucuna varması üzerine davacıya Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından sözlü sınav tarihi verildiği, ancak, Tıp Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi Başkanının ilgilinin özgeçmişinde biyoloji doktoru olduğu halde, Biyoloji/Mikoloji yazarak bilimsel etiğe uymayan davranışta bulunduğunu, jüri üyesi Prof. Dr. …’ın ise davacının Sağlık Bilimleri ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davacının, durumunun yeniden değerlendirilmesini istemeleri üzerine dosyanın Doçentlik Sınav Komisyonuna gönderildiği, Etik Komisyonu tarafından yapılan incelemede etik bir sorun bulunmadığının bildirildiği, bu sırada davacının sözlü sınavının Üniversitelerarası Kurul tarafından durdurulması üzerine Mevzuat Komisyonundan görüş istendiği, Mevzuat Komisyonundan alınan görüş doğrultusunda davacının yükseköğretiminin hiç bir aşamasının tıp bilimi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle tıp ana dallarından biri olan Mikrobiyoloji-Mikoloji alanından doçentlik sınavına başvuramayacağına karar verilerek bu hususun davacıya bildirilmesi ve bunun sonucunda da sözlü sınava alınmaması üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre lisansüstü eğitimin (yüksek lisans eğitimi ve doktoranın) ilgilinin lisans eğitimininin devamı niteliğinde olmayan farklı bir bilim dalında yapmasına hukuken bir engel bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; doktora aşaması, derinlemesine bir uzmanlık çalışması olduğu için, bu aşamadan geçerek doktora unvanını kazanmış bir kişinin bu alanda temel formasyonu edindiği kuşkusuzdur.

1973 tarihli mülga 1750 sayılı Yasadan bu yana doçentlik sınavına katılabilmek için ilgili bilim dalında doktora şartı aranması, buna karşın lisans eğitiminin doçentlik sınavına girilecek alanla aynı olma koşulunun ise aranmaması, 2547 sayılı Yasanın 24. maddesinde de doçentlik sınavına katılabilmek için bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık ünvanını elde etmek veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarında yeterlik kazanmış olmak hükmüne yer verilmiş olması karşısında, lisans eğitimini o temel alanda yapmamış kişilerin doktora unvanını kazanmış olmak kaydıyla söz konusu alanda (bilim dalında) doçentliğe başvurma imkanının kendilerine tanındığı açıktır. Bu bağlamda, doktorasını atanmak istediği doçentlik alanında yapan bir kişi diğer koşulları taşıması halinde o alan için doçentlik sınavına girebileceğinden lisans eğitiminin başvurduğu doçentlik alanı ile aynı alanda olması zorunluluğu bulunmamaktadır.

İncelenen olayda, Sağlık Bilimleri alanında Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalına bağlı Mikoloji Bilim Dalı alanında doçentliğe atanmak için başvuran ve … Üniversitesi … Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalında Derin Mikoz Laboratuvarı Sorumlusu olarak çalışan davacının doktorasının doçentlik başvurusunda bulunduğu Mikoloji Bilim Dalı ile ilgili olması, eser incelemesinde jüri tarafından başarılı bulunması ve bu durumun davalı idarece de kabul edilmesi karşısında, sözlü sınava alınması gerekirken Mevzuat Komisyonunun almış olduğu karara dayanılarak davacının lisans eğitiminin ve doktorasının tıp bilimi ile ilgili olmadığı bu nedenle Mikoloji alanında doçentlik başvurusunda bulunamayacağı gerekçesiyle sözlü sınava alınmamasına ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan, davacının doçentlik sözlü sınavında da başarılı olması halinde Mikoloji alanında doçentlik unvanına sahip olacağı, anılan unvana sahip olmasının ise davacının doçentlik kadrosuna doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı gibi hasta bakma, reçete yazma gibi sadece tıp eğitimi alarak hekim unvanı elde eden kişilerin yapabileceği işleri yapma hakkı ve yetkisini de davacıya vermeyeceği kuşkusuzdur.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 5.10.2006 günlü, E:2006/2387, K:2006/1800 sayılı ısrar kararın bozulmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27.1.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Akademik kariyer lisans eğitimi ile başlayan, lisans eğitimine dayalı olarak devam eden yüksek lisans ve doktora eğitimini de içeren bir süreçten geçilerek elde edilebilmektedir. Doçentlik unvanı belirtilen bu süreç sonucunda kazanılan bir akademik unvandır.

Dolayısıyla, doçentlik unvanı elde edilebilmesi için ilgilinin sadece doktorasının değil aynı zamanda lisans eğiminin de başvurduğu doçentlik alanı ile ilgili olması gerekir.

2547 sayılı Yasanın 24. maddesinin b/1. bendindeki “lisans diploması aldıktan sonra” ibaresinden herhangi bir lisans diplomasının yeterli olacağı anlamının çıkarılmaması gerekir. Anılan ibare, ilgilinin doçentlik başvurusunda bulunduğu bilim dalı ile ilgili olan bir lisans diplomasına, başka bir anlatımla başvurduğu alanda yeterli formasyon kazandıracak bir lisans programından mezun olması gerektiğine işaret etmektedir.

İncelenen olayda, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan davacı, yüksek lisans eğitimini Sosyal Bilimler Enstitüsünde Müzecilik Ana Bilim Dalında, doktorasını ise Fen Bilimleri Enstitüsünde Biyoloji Alanında yapmış ve Sağlık Bilimleri Alanında Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalına bağlı Mikoloji Bilim Dalında doçentlik başvurusunda bulunmuştur.

Akademik kariyer süreci ile ilgili yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, davacının doktora eğitiminin başvurduğu doçentlik alanı ile ilgili olduğu, ancak lisans eğitiminin doktora eğitimiyle ve başvurduğu doçentlik alanı ile hiç bir ilgisinin bulunmadığı, lisans eğitiminin tamamen farklı bir alanda olduğu görülmektedir. Mikoloji alanında doçentlik unvanını elde edebilmesi için lisans eğitiminin de belirtilen alanı ilgilendiren dolayısıyla doktora eğitimi ile ilgili bir alanda olması gerekir.

Diğer taraftan, davacının doçentlik başvurusunda bulunduğu Mikoloji Bilim Dalının hem Fen Bilimleri Biyoloji Bilim Dalı hem de Tıp Bilimi ile ilgisinin bulunması nedeniyle lisans ve doktora eğitimini bu alanlardan birinde yapabileceği, dolayısıyla mutlaka tıp eğitimi alma koşulu aranamayacağı açıktır.

Önemli olan doçentlik unvanına erişmeden önce geçirmiş olduğu eğitim sürecinin (lisans, yüksek lisans ve doktora eğitiminin) başvurduğu alanla ilgisi bulunan söz konusu alanda formasyon verebilecek bir alan olmasıdır.

Bu itibarla; davacının lisans eğitiminin doktora eğitimi ve doçentlik başvurusunda bulunduğu alanla ilgili olmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara karşıyız.

 

Bir Cevap Yazın