AMELİYATTA UCUZ MALZEME KULLANILMASI NEDENİYLE SAKATLIK…

YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/4018
KARAR: 2014/796

Davacı H… vekili Avukat … tarafından, davalılar M… vd. aleyhine 10/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının davalı Fatih Şahin’e yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacının davalı Mehmet Akaçin’e yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Dava, haksız fiil nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı vekili, müvekkilinin sol bacak kısmından rahatsızlandığı için …Devlet Hastanesine başvurduğunu, davalı doktor M…’e muayene olduğunu, sol kalçasında kırık olduğu söylenerek ameliyata alındığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu ameliyatta ucuz malzeme kullanılması nedeniyle müvekkilinin sakat kaldığını, malzemenin davalı F…’den alındığını, belirterek maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davalı M…’in kusurunun bulunmadığı, davalı F…in pasif husumetinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.

Davaya konu edilen olayda; hekim olan ve kamu görevlisi sıfatını taşıyan davalı M…’in eylemi nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekir. Davalı M…’e husumet yöneltilemez. Davanın davalı M… yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/01/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.

Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalılardan Mehmet Akaçin’in salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle bozma kararının 2 no’lu bendine katılmıyorum.23/01/2014
Başkan

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen admin — 31 Ara 2014, 00:29 — Cevaplar 0 — Görüntüleme 172


kararara.com Sitesine Git

Bir Cevap Yazın