AİLE MAHKEMES,İ GÖREV, KAYYIM

2. Hukuk Dairesi 2010/332 E., 2010/11179 K.

2. Hukuk Dairesi 2010/332 E., 2010/11179 K.

 

  • AİLE MAHKEMESİ
  • GÖREV
  • KAYYIM
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 295 ]
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 296 ]
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 337 ]
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 426 ] “İçtihat Metni”

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

    Olayları açıklamak taraflara, hukuki değerlendirme hakime aittir. (HUMK.md.76 ve 4.6.1958 tarih ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)

    Davacının dava dilekçesindeki, açacağı babalık davası için biyolojik babası olduğunu iddia ettiği çocuğa kayyım tayini isteği, 20.6.2006 doğumlu küçük Ş….. ‘i tanıma niteliğindedir. (TMK.md.295) 4787 sayılı yasanın 5133 sayılı yasa ile değişik 4/1. maddesi gereğince 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur.Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 295. ve 296. maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

    SONUÇ :Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğuyla karar verildi.07.06.2010

    KARŞI OY YAZISI

    Davacı, Ç….. Ş….. ile üçbuçuk yıl nikahsız olarak fiilen beraber yaşadıklarını, daha sonra ayrıldıklarını, bu beraberliklerinden 20.2.2006 tarihinde Ş….. isimli bir çocuklarının olduğunu, çocuğun annesinin nüfusuna tescil edildiğini, babalık davası açılabilmesi ve küçüğün yasal haklarının korunması için küçük Ş….. ‘e kayyım atanmasını istemiştir.

    Dosyaya alınan nüfus kayıtlarına göre; küçük Ş….. ‘in 20.2.2006 doğumlu olup, annesinin evlilik dışı ilişkisinden doğduğu ve annesinin kayıtlı olduğu haneye annesinin bildirimi üzerine 11.7.2007 tarihinde tescil edildiği, anne Ç….. ‘in de medeni durumunun kayıtlara göre “bekar” olduğu anlaşılmaktadır. Küçük Ş….. ‘in davacı ve başka bir erkekle soybağının bulunmadığı görülmüştür. Anne baba evli değilse, velayet anaya aittir. (TMK.md.337/1) Bu yasal hükme göre küçüğün yasal temsilcisi annesidir. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa kayyım tayin edilebilir. (TMK.md.426/2) O halde, küçüğün yasal temsilcisine husumetin yöneltilmesi, yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatıştığı bir iş veya davanın mevcut olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre kayyım atanmasına lüzum bulunup bulunmadığına karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun davayı “tanıma beyanı” olarak nitelendirmesine ve bunun sonucu olarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişkin düşüncesine iştirak etmiyorum.

 

Bir Cevap Yazın