AİLE BİREYLERİNE KÖTÜ DAVRANMA EZİYET KAYYIM TAYİNİ KORUM KARARI MAĞDURLARA VEKİL ATANMASI

4. Ceza Dairesi 2008/16179 E., 2010/13024 K.

4. Ceza Dairesi 2008/16179 E., 2010/13024 K.

 

  • AİLE BİREYLERİNE KÖTÜ DAVRANMA
  • EZİYET
  • KAYYIM TAYİNİ
  • KORUM KARARI
  • MAĞDURLARA VEKİL ATANMASI
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 426 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 232 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 96 ]
  • 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 234 ]
  • 5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 9 ]
  • 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 22 ]
  • 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 24 ] “İçtihat Metni”

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

    Akıl hastası olduğu ileri sürülen sanığın, yaşları on sekizden küçük çocukları Servet ve Sevda’yı, çöpleri biriktirdiği evde sağlıksız yaşam koşulları altında tuttuğu, çıplak gezdirdiği, gerekli sağlık ve bakım koşullarını gerçekleştirmediği, şiddet uyguladığı, bakımlarını yapmadığı, eve hapsettiği, beş yıl boyunca mağdur çocukların sosyal hayatla irtibatlarının kesildiği, her türlü kötü muameleye tabi tuttuğu, bu şekilde TCK 96 maddesinde tanımlanan eziyet suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada;

    1) 08.10.1989 ve 01.05.1992 doğum tarihli olup, suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan mağdurlar Servet ve Sevda’nın, annelerinden ayrı yaşadıkları, ikisinde de mental retardasyon denilen akıl hastalığının bulunduğu, her ne kadar mağdurlara CMK’nın 234. maddesi gereğince barodan vekil atanmış ise de, mağdurların şikayet hakkını kullanacak fiil ehliyetine sahip olmadıkları, velayeti altında bulundukları babalarının da sanık olarak yargılandığı dikkate alındığında;

    Öncelikle anneleri Bilginin usulüne uygun şekilde mahkemeye getirilerek davadan haberdar edilmesinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde ise mağdurların haklarının korunması ve mahkeme önünde hukuki temsillerinin sağlanması için 4721 sayılı Medeni Kanun’un 426 ve devamı maddeleri gereğince kayyım atanması, şikayet hakkının veli ya da kayyım aracılığıyla kullanılarak, bundan sonra CMK 234 maddesi gereğince vekil tayin edilmesi gerektiği düşünülmeden, şikayet hakkını kullanacak fiil ehliyetine sahip olmayan mağdurlara doğrudan vekil atanarak temsil ve şikayet haklarının kısıtlanması,

    2) Akıl hastası olduğu iddia edilen sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde gözlem altına alınmasına karar verilerek, 5237 sayılı TCK’nın 32 ve 57. maddeleri kapsamında Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerekirken, Elazığ Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesinin “ayakta muayene edilmek suretiyle” düzenlenmiş 26.04.2007 tarihli yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması,

    3) Mağdurlar Servet ve Sevda hakkında, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.10.2006 tarih ve 2006/11470 sayılı yazı ile, Elazığ Aile Mahkemesinden 5395 sayılı Kanun gereğince koruma tedbiri istendiği, Elazığ Aile Mahkemesinin kararıyla H… Yetiştirme Yurduna yerleştirildikleri anlaşılmakla; tedbir kararı dosyaya getirtilerek 2828 sayılı Kanun uyarınca mağdurlar hakkında usulüne uygun koruma kararı alınıp alınmadığı ve alınmışsa aynı Kanunun 22 ve 24. maddeleri uyarınca koruma kararının sayılan istisnalar hariç, çocuk reşit olana kadar devam edece-ğinden, devam edip etmediği araştırılıp, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün mağdurları temsil ve haklarını korumaya yetkili olup olmadığı belirlenerek davanın Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne duyurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

    4) CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca, hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığa yargılama giderlerinin de yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi,

    Yasaya aykırı ve mağdur Servet vekilinin temyiz nedenleri ile değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin (BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın