ADLİ YARGIDA DELİL YETERSİZLİĞİNDEN BERAAT EDEN MEMUR BERAAT HÜKMÜ DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARILMA MEMURLUK SIFATI İLE BAĞDAŞMAYACAK NİTELİK VE DERECEDE YÜZ KIZARTICI VE UTANÇ VERİCİ HAREKETLERDE BULUNMAK MEMURUN CEZA KANUNUNA GÖRE YARGILANMASI

İdare D.Gen.Kur. 2003/67 E., 2003/436 K.

İdare D.Gen.Kur. 2003/67 E., 2003/436 K.

  • ADLİ YARGIDA DELİL YETERSİZLİĞİNDEN BERAAT EDEN MEMUR
  • BERAAT HÜKMÜ
  • DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARILMA
  • MEMURLUK SIFATI İLE BAĞDAŞMAYACAK NİTELİK VE DERECEDE YÜZ KIZARTICI VE UTANÇ VERİCİ HAREKETLERDE BULUNMAK
  • MEMURUN CEZA KANUNUNA GÖRE YARGILANMASI
  • 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 125 ]
  • 657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Madde 131 ] “İçtihat Metni”

    İstemin Özeti: Davalı idare, Erzurum İdare Mahkemesince verilen 11.11.2002 günlü, E: 2002/1581, K: 2002/1424 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

    Savunmanın Özeti: İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar’ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Efser Koçakoğlu’nun Düşüncesi: Davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal eden mahkemenin ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    Dosyanın incelenmesinden davacının … Emniyet müdürlüğü Özel Harekat… görevli olduğu sırada bir başka arkadaş ile birlikte İstanbul’da 2 otonun çalıntı olduğunu bildiği halde ellerinde bulundurdukları, otolar ele geçirildiğinde belgelerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine açılan soruşturma sonucu fiillerin subuta erdiği gerekçesiyle Devlet memurluğundan çıkarıldığı aynı fiilden dolayı yapılan ceza yargılaması sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.3.1999 günlü E: 1996/177, K: 1999/95 sayılı kararı ile delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.657 sayılı yasanın 131. maddesinde memurun ceza yasasına göre mahkum olması veya olmamasının ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği hükmü karşısında, soruşturma sonucu üzerine atılı fiili işlediği sonucuna ulaşılan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

    Açıklanan nedenle mahkemenin ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi görüşülmeksizin işin esası incelendi:

    … memuru olan davacıya … Emniyet Müdürlüğü, Özel Hareket …de görev yaptığı sırada, çalıntı otoyu bilerek elinde bulundurmak, satma girişiminde bulunmak ve sahtecilik suçundan dolayı verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin 25.9.1996 günlü, 38 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali ile açıkta geçen sürelere ilişkin tüm maddi haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.

    Erzurum İdare Mahkemesi 20.5.1999 günlü, E: 1997/102, K: 1999/570 sayılı kararıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin Devlet Memurluğundan Çıkarma başlıklı E bendinin ( g ) fıkrasında “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiiline yer verildiği, polis memuru olan davacının … Emniyet Müdürlüğü, Özel Hareket… de görevli bulunduğu sırada, … isimli … memuru ile birlikte 13.7.1995 tarihinde …’dan çalınan … plakalı … oto ile 23.4.1995 tarihinde çalınan … plakalı … marka otomobillerin çalıntı olduklarını bildikleri halde ellerinde bulundurdukları, söz konusu otoları kendi çabaları ve akrabaları aracılığı ile satma girişiminde bulundukları, otolar ele geçirildiğinde belgelerinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine yapılan soruşturma sonucunda fiillerinin sübuta erdiği gerekçesi ile dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, davacının eyleminin adli yönünün bulunması ve davacı hakkında verilen lüzum-u muhakeme kararı gereğince yargılandığı … 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, E: 1996/177, K: 1999/95 sayılı kararla üzerine atılı fiiller hakkında hiçbir delil elde edilemediği, fiillerinin sübuta ermediği gerekçesi ile beraat ettiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla davacı hakkında verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının dayanağı kalmadığından verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının davanın açıldığı 8.2.1997 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    Temyiz incelemesi aşamasında Danıştay Onikinci Dairesi 14.5.2001 günlü, E: 1999/3673, K: 2001/2095 sayılı kararıyla, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesinde; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmanın Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil olarak kabul edildiği, aynı Yasanın 131. maddesinde de memurun ceza kanununa göre mahkum olması ya da olmamasının ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, davacının … Emniyet Müdürlüğü, Özel Hareket… de görevli bulunduğu sırada, … isimli polis memuru ile birlikte …’da çalınan … plakalı … oto ile … plakalı … marka otomobillerin çalıntı olduklarını bildikleri halde ellerinde bulundurdukları, söz konusu otoları kendi çabaları ve akrabaları aracılığı ile satma girişiminde bulundukları, otolar ele geçirildiğinde belgelerinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine yapılan soruşturma sonucunda fiillerinin sübuta erdiği gerekçesiyle Devlet memurluğundan çıkarıldığı, aynı fiilden dolayı yapılan ceza yargılaması sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinde E: 1996/177, K: 1999/95 sayılı kararıyla delil yetersizliğinden beraatine hükmedildiği ve bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, dava dosyası ile soruşturma dosyasının ve soruşturma dosyasında bulunan ifadelerin birlikte incelenip değerlendirilmesi sonucu davacının disiplin hükümleri bakımından üzerine atılı fiili işlediği sonucuna ulaşıldığı, 657 sayılı yasanın yukarıda belirtilen 131. maddesine göre de, memurun Ceza Kanununa göre mahkum olması yada olmamasının ayrıca disiplin cezası uygulanmasına engel teşkil etmediğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.

    Erzurum İdare Mahkemesi 11.11.2002 günlü, E: 2002/1581, K: 2002/1424 sayılı kararıyla bir kamu görevlisinin, üzerine atılı disiplin suçu, ceza yasasına göre de suç niteliğinde ise ve ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği mahkeme kararıyla saptanmışsa, böyle bir ceza mahkemesi kararının disiplin hukuku yönünden bağlayıcı olacağı, bu itibarla adli yargıda beraat eden davacının üstüne atılı fiilin idari yönden de işlendiği kesinlik kazanamayacağı kanaatine ulaşılarak davacı hakkında verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasında hukuka uyarlık bulunmadığını da gerekçesine ekleyerek ilk kararında ısrar etmiştir.

    Davalı idare işlemin 657 sayılı Yasanın ilgili hükümlerine uygun olarak kurulduğunu belirterek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

    Danıştay Onikinci Dairesinin kararında belirttiği üzere; 657 sayılı Yasanın 131. maddesine göre memurun ceza yasasına göre mahkum olması yada olmamasının disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği açıktır.

    Dosyanın incelenmesinden davacının disiplin hükümleri bakımından memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunun tespiti üzerine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından verilen ceza yerinde olup; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

    SONUÇ : Bu nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Erzurum İdare Mahkemesinin 11.11.2002 günlü, E: 2002/1581, K: 2002/1424 sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesinin kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 20.6.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY :

    Davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin 25.9.1996 günlü işlem ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davada; Erzurum İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onikinci Dairesinin 14.5.2001 günlü, E: 1999/3673, K: 2001/2095 sayılı bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptaline, bu nedenle açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının davanın açıldığı 8.2.1997 gününden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin ilk kararında ısrarına dair bulunan 11.11.2002 günlü, E: 2002/1581, K: 2002/1424 sayılı kararı davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını durdurulmasını istemektedir.

    Bir kamu görevlisine isnat edilen disiplin suçu ceza yasası kapsamında da suç niteliğinde ise ve ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı saptanmışsa ceza mahkemesi kararının disiplin hukuku yönünden dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.

    Davacının disiplin cezası almasına neden olan olay nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı, bu yargılama sonucunda mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesi ile beraat kararı verildiği anlaşıldığından İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanması oyu ile karara karşıyız.

Bir Cevap Yazın