65 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ(*)

65 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ(*)

Resmi Gazete Sayısı
Resmi Gazete Tarihi 27/07/1964
Kapsam
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bazı madde ve fıkralarının değiştirilmesini ve bu kanuna bazı hükümler eklenmesini ön gören 26/6/1964 tarihli ve 484 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesinin sonuna eklenmiş olan bir fıkrada muhtelif ücret ödemesinin tarifi yapılmış, aynı kanunun geçici 2 nci maddesinde de bu fıkranın geçici bir zaman için şümulü dışında tutulan ödemeler gösterilmiştir.104 üncü maddeye eklenen fıkrada (bu madde hükmünün uygulanmasında, muhtelif ücret ödemesi, ayrı ayrı iş verenler tarafından yapılan ödemelerle aynı iş veren tarafından başka başka hizmetler karşılığında yapılan ödemeleri ifade eder.

Ayni iş veren tarafından, her ne nam ile olursa olsun, başka başka hizmetlerin karşılığını teşkil etmeksizin yapılan ödemeler, muhtelif ücret ödemesi sayılmaz.) Denilmiş, geçici 2 nci maddesinde ise, Devlet Personel Kanunu ile hâkimlerin vesair yargı mercileri mensuplarının aylık ve ödenekleri hakkında Personel Kanununa muvazi olarak Anayasa gereğince düzenlenmesi gereken kanunların yürürlüğe gireceği tarihe kadar, 4936, 5017, 5027, 6564, 6995, 7197, 7241 sayılı, 5/1/1961 günlü ve 231 sayılı, 22/4/1962 günlü ve 44 ve 45 sayılı, 5/7/1962 günlü ve 60 sayılı 26/10/1963 günlü ve 357 sayılı Kanunlar ile diğer özel kanunlara göre aylıklarından ayrı olarak ödenen ödeneklerin muhtelif ücret ödemesi sayılacağı ve bu kanunun 7 nci maddesi hükmünün bu ödemeler hakkında uygulanmıyacağı belirtilmiştir.

1. 104 üncü maddenin sonuna eklenmiş olan fıkra hükmüne göre, bir kimseye aynı vergi cetvelinin uygulanmasını gerektiren birden fazla ücret ödemesi yapıldığı takdirde, bu ödemelerin aynı iş veren tarafından mı, yoksa ayrı ayrı iş verenlerce mi yapıldığına, aynı iş veren tarafından yapılmışsa, aynı hizmetin karşılığında mı yoksa başka başka hizmetler dolayısiyle mi ödendiğine bakılacak, bu ödemeler, ayrı ayrı iş verenler tarafından yapılmakta veya aynı iş veren tarafından yapılmakla beraber başka başka hizmetlerin karşılığını teşkil etmekte iseler, muhtelif ücret ödemesi sayılacak ve vergileri, ücretler birleştirilmeksizin ayrı ayrı hesaplanacaktır.

Aksi takdirde, sözü edilen ödemeler adları ne olursa olsun birleştirilerek toplamına aynı vergi cetvelinin uygulanması suretiyle vergileri tarh olunacaktır.

Diğer taraftan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesinde; yıllık ücret ödemelerinin 1 numaralı, aylıkların 2, haftalıkların 3 ve gündeliklerin ise 4 numaralı vergi cetveline göre vergilerinin hesaplanacağı açıklanmış; müteakip fıkralarda ise, gündelik haftalık, aylık ve yıllık ücretten maksadın, ücretin günlük, haftalık, aylık veya yıllık bir devre için hesaplanarak ödenmesi olduğu, saat veya parça başına vesair esaslara göre hesaplanmakla beraber bir günlük devre için yapılan ücret ödemelerinin gündelik, haftalık devre için yapılan ücret ödemelerinin haftalık, aylık devreler için yapılan ücret ödemelerinin ise aylık sayılacağı; aydan veya haftadan küçük devreler için yapılan ücret ödemelerinin gündelik telâkki edileceği; belirtilen bu şekiller dışında ve devreler tâyin edilmeksizin yapılan bilûmum ödemelerin yıllık ödeme addolunacağı belirtilmiştir.

Bu hükümlere göre bir kimseye aynı hizmetin karşılığını teşkil etse dahi ayrı vergi cetvelinin uygulanmasını gerektiren mahiyette birden fazla ücret ödemesi yapılmakta ise bunların birleştirilmesi bahis konusu değildir. Her bir ödemenin gelir vergisinin ayrı ayrı ve bu ödemelerin mahiyetine uyan cetvellere göre hesaplanması icap eder.

Ezcümle bir müessesede, yaptığı hizmetin karşılığında gündelik esasına göre ücret alan bir işçiye yine aynı hizmetin karşılığı olarak ayrıca senede bir veya iki defa da ikramiye ödenmekte ise; bu işçinin gündeliğine ait gelir vergisinin 4 numaralı, ikramiyesinin vergisinin de 1 numaralı cetvele göre hesaplanması zaruridir.

Buna mukabil gündelik esasına göre ücreti tâyin edilmiş olan bu işçiye yine gündelik esasına göre tesbit edilmiş fazla mesaî ücreti, prim, mahrumiyet zammı gibi adlarla bir ödeme yapılırsa bunların birleştirilerek toplamının 4 numaralı cetvele göre vergisinin hesaplanması gerekir. Zira namları ne olursa olsun bu ödemelerin hepsi, aynı hizmetin karşılığını teşkil etmekte ve gündelik devre nazara alınarak tesbit edilmiş bulunmaktadır.

2. 484 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde bir takım kanun numaraları zikredildikten sonra… bu kanunlara veya diğer özel kanunlara göre aylıklardan ayrı olarak ödenen ödeneklerin muhtelif ücret ödemesi sayılacağı ve bu kanunun 7 nci maddesi hükmünün bu ödemeler hakkında uygulanmıyacağı belirtilmiştir.

Bu madde hükmü ile; muhtelif ücret ödemesi karekterinde olmamalarına rağmen kanunlarında veya 250 sayılı tefsir kararı ile vergilendirme yönünden, muhtelif ücret ödemesi sayılarak şimdiye kadar ayrı vergilendirilegelen bir kısım ödemelerin, aynı şekilde vergilendirilmelerine devam edilmesi sağlanmaktadır.

Sözü edilen geçici 2 nci maddede sayılan kanunlarda, aylıklar dışında ödenmesi ön görülen ek istihkaklar, bu kanunlarda temsil ödeneği, Üniversite tazminatı, ödenek, tazminat, tahsisat gibi adlarla anılmış ve bunların umumiyetle aylıklarla birlikte aynı bordro ile ödenmeleri derpiş edilmiştir.

Hal böyle olunca, geçici maddedeki (ödenek) tabirinin, bu maddede numaraları zikredilen kanunlarda yer alan ve hizmetlerin mahiyet ve hususiyeti sebebiyle aylıklar dışında ödenek, tahsisat, tazminat adları ile yapılan ödemeleri kavradığını ve (aylıklardan ayrı olarak ödenen) ibaresinin de (aylıklar dışında, aylıklardan başka olarak ödenen) manasında kullanıldığını kabul etmek lâzım gelir.

Bu durumda, 4936, 5017, 5027, 6564, 6995, 7197, 7241 sayılı Kanunlarla 5/1/1961 tarihli ve 231 sayılı, 22/4/1962 tarihli ve 44 ve 45 sayılı, 5/7/1962 tarihli ve 60 sayılı, 26/10/1963 tarihli ve 357 sayılı Kanunlarda aylıkların dışında ayrıca verileceği belirtilen ek tediyeler ile özel kanunlarına göre, tazminat tahsisat, ödenek namları ile aylıklar dışında yapılmakta olan ödemelerin asıl istihkaklarla birleştirilmeksizin vergilendirilmesi lâzım gelir.

3. 484 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile geçici 2 nci madde hükmü 1/3/1964 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan, bu tarihten itibaren sözü edilen hükümler dahilinde muamele ifası ve hilâfına bir tatbikat yapılmışsa düzeltilmesi gerekir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin yukarıki açıklamalar dahilinde yerine getirilmesini rica ederim.

(*) Güncelliği kalmamıştır.

Bir Cevap Yazın