6.6.1994 günlü, 21952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Özelleştirmeye Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Yeni Bir İş Bulma, Meslek Geliştirme, Edindirme ve Yetiştirme Eğitimi ile İlgili Hizmetlerin Verilmesi Hakkında” 532 sayılı KHK’nin; yürürlüğünün durdurulması istemi

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

 

Esas Sayısı : 1994/64

Karar Sayısı : 1994/62

Karar Günü : 21.7.1994

R.G. Tarih-Sayı :05.08.1994-22012

YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNDE BULUNAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi Anamuhalefet Partisi (ANAP) Grubu Adına Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN KONUSU : 6.6.1994 günlü, 21952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Özelleştirmeye Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Yeni Bir İş Bulma, Meslek Geliştirme, Edindirme ve Yetiştirme Eğitimi ile İlgili Hizmetlerin Verilmesi Hakkında” 532 sayılı KHK’nin; yürürlüğünün durdurulması istemidir.

I- YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ :

532 sayılı KHK’nin iptali istemini içeren dava dilekçesinin yürürlüğün durdurulmasına ilişkin olarak aynen şöyle denilmektedir:

“52 sayılı KHK’nin çıkarılmasına mesnet teşkil eden 5.5.1994 tarihli ve 3987 sayılı Yetki Kanunu iptal edilmiş olmakla hukuki ve Anayasal dayanaktan yoksun bulunması ve uygulanmasından doğacak telâfisi güç durumların önlenmesi amacıyla yürütmenin durdurulması” kararı istenilmektedir.

II- SONUÇ :

İsteme ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptali istenen KHK kurallarıyla, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

6.6.1994 günlü 21952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Özelleştirmeye Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Yeni Bir İş Bulma, Meslek Edindirme ve Yetiştirme Eğitimi İle İlgili Hizmetlerin Verilmesi Hakkında” 532 sayılı KHK’nin uygulanmasında, ileride giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararın doğması söz konusu olmadığından,

Dava konusu 532 sayılı KHK’nin yürürlüğünün durdurulması isteminin REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve Ali HÜNER’in “Bu davara yürürlüğün durdurulması kararı verilmesi gerektiği” yolundaki karşıoylarıyla ve OYÇOKLUĞUYLA,

21.7.1994 gününde karar verildi.

Başkan

Yekta Güngör ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

İhsan PEKEL

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F. TUNCEL

KARŞIOY GEREKÇESİ

Esas Sayısı : 1994/65

Karar Sayısı : 1994/62

 

 

Kaynağını Anayasa’nın anlam ve amacından alan, haklı gerekçeleri 21.10.1993 günlü ve Esas 1993/33, Karar 1994/40-2 sayılı kararda açıklanan (Resmî Gazete 6.11.1993 gün, 21750 sayı) yürürlüğü durdurma kararı, öğretide ve uygulamada büyük destek bulmuştur. Antidemokratik kuralların ayıklanması, Anayasa’ya aykırı yasalara geçerlik tanınmaması (Anayasa mad.11 ve mad.153) işlevini bağımsız yapısıyla, tam yansızlıkla yerine getirmeye çalışan Anayasa Mahkemesi, iptal edilen yetki yasalarına dayanılarak çıkarılan KHK. uygulamasına olur veremez. Kimi düzenlemeler Yetki Yasası’nın iptaline karşın yürürlük süresinden yararlanılarak çıkarılmakta, kimi düzenlemeler de “dâva açılmayacağı” sanılarak ya da “açılıp iptal edilse de kararın yayımlanmasına kadar geçecek sürede gerekenler yapılarak sonuç alınacağı ve geri dönülmeyeceği” düşünülerek gerçekleştirilmektedir. Hukuk devleti ilkesiyle, hukukun üstünlüğü anlayışıyla ve hukuksallıkla bağdaşmayan bu görüşleri yaşama geçirmemek, aykırı anlayışları egemen kılmamak, Anayasa’nın üstünlük ve önceliğini sağlamak da yürürlüğü durdurma gerekçeleri arasında gözetilmelidir. İptal olasılığının kuşkusuzluğu yanında uygulamadan doğacak sakıncalarla giderilmesi güç ya da olanaksız zararları önlemek durumu, inceleme konusu KHK için de söz konusudur. Kaldıki, yönetsel oldubittiler için bir örnek oluşturma sakıncası da kalkacak, işlemler sağlıksızlıktan kurtulacaktır. Kurulup işleyen, eyleme dönüşmüş, dönülmesi olanaksız bir yapılanma, önemli bir kurumlaşma da yoktur. Kamu düzenini olumsuz biçimde etkileyecek bir hukuksal boşluk da doğmayacaktır. Anayasa hukukunun olaya özgün denetim olgusuna ters düşecek bir yön de yoktur. Yürürlüğün durdurulması kararı verilmesi gerektiği görüşüyle karşıoyumu kullanıyorum. 21.7.1994

Yekta Güngör ÖZDEN

Başkan

 

KARŞIOY YAZISI

 

Esas Sayısı : 1994/65

Karar Sayısı : 1994/62

 

30.5.1994 günlü, 532 sayılı “Özelleştirmeye Bağlı İş Kaybı Tazminatı ve Yeni Bir İş Bulma, Meslek Geliştirme, Edindirme ve Yetiştirme Eğitimi ile İlgili Hizmetlerin Verilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin uygulanmasından doğabilecek ve sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararlar ile Kanun Hükmünde Kararname hakkında verilebilecek bir iptal kararının sonuçsuz kalmasının önlenmesi için yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle “yürürlüğün durdurulması isteminin reddine” ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Güven DİNÇER

Başkanvekili

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N.SEZER

Üye

Ali HÜNER

Üye

KARŞIOY GEREKÇESİ

 

Esas Sayısı : 1994/57

Karar Sayısı : 1994/52

 

Çoğunluk gerekçesinde özetle; 3990 sayılı Yetki Yasası iptal edilmiş olduğundan buna dayanılarak çıkarılmış KHK’lerinde yasal dayanağı kalmayacağından esasın incelenmesine geçmeden iptali gerekir denilmektedir.

Dava konusu KHK’nin esasına geçilerek Anayasal denetimi yapılmalı idi. Salt “yasal dayanağı kalmadığı gerekçesinden” hareketle esasa geçmeden Anayasa’ya aykırı görüp iptal etmek mümkün değildir.

KHK’ler Anayasa’nın 91. maddesi gereğince yetki yasasında belirtilen çerçeve içinde çıkarılabilir. Yani KHK’yi çıkarma yetkisi bu yasa ile verilir. KHK’nin çıktığı tarihte yetki yasası yürürlükte olduğuna, yani buna dayanarak çıkarıldığına göre “yasal dayanaktan yoksundur” demek hukuka uygun düşmez. KHK hukuk alemine çıktığı tarihte yetki yasası varmıdır yokmudur buna bakılmalıdır. Yetki Yasası, KHK’ye bu hayatiyeti verdikten sonra onun yürürlükten kaldırılması, süresinin sona ermesi KHK’nin yasal dayanaktan yoksun kaldığı anlamına gelemez.

Aynı durum Yetki Yasasının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi halinde de devam eder. “Dayanak” yönünden, bir yasanın yürürlükten kaldırılması, süresinin sona ermesi ya da iptal edilmesi arasında hiç bir fark yoktur. Bu üç halde de sonuçta yasa varmışcasına hukukî tasarrufta bulunulamaz. Ama yasa sona ermeden evvel doğan hukukî neticeler hayattadır ve varlığını devam ettirirler.

Ancak bu yasalara dayanılarak yapılan tasarruflar hakkında hukuka aykırılık gerekçesi ile dava açılmışsa yasal dayanak yönünden değil, esastan inceleme yapılarak varsa aykırılık iptal edilir.

Yetki Yasası esastan Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Konusu, amacı, kapsamı ve ilkeleri yönünden tesbit edilen anayasal aykırılıklar ilgili KHK’leri de mutlaka etkiler. Yetki Yasasının belirtilen unsurlarındaki bu aykırıklar KHK’lere intikal eder. Ama bu aykırılık “Yasal Dayanak” gibi şekli değil esasa ilişkin bir aykırılıktır. Bu da ancak KHK’nin esasına geçilerek yapılacak bir inceleme sonunda tesbit edilebilir.

Yetki Yasası’nın iptali nedeniyle KHK’nin yasal dayanağının kalmadığını söylemek, iptal kararının etkisini KHK’nin hukuk alanına çıktığı tarihe kadar çekmek anlamını taşır. Böyle bir anlayışa Anayasa’nın 153. maddesindeki iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği ilkesi izin vermez.

Bu nedenle KHK’nin esasının incelenmesine geçmeden sadece “Yasal Dayanaktan Yoksun Kalması” sebebine dayalı bir Anayasa’ya aykırılık gerekçesine katılmıyoruz.

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Üye

Bir Cevap Yazın