55 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

55 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete Sayısı
Resmi Gazete Tarihi 12/03/1963
Kapsam
İlgi : Vergiden muaf esnaf ile götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı Hk.19/2/1963 tarihli ve 202 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun esnaf muaflığı hükümleri ile götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabına ait bazı hükümlerinde değişiklikler yapılmış, 24/4/1962 tarihli ve 46 sayılı Kanunla tarh ve tahsili tehir edilmiş olan 1961 yılı vergilerinin yeni hükümlere göre ne suretle tarh ve tahsil edileceği hükümlere bağlanmış bulunmaktadır.

202 Sayılı Kanunla yapılmış olan değişiklikler de gözetilmek suretiyle hangi esnafın gelir vergisinden muaf olduğu, ticaret ve sanat erbabından kimlerin götürü usulde vergilendirileceği, bunların vergilerinin tarh ve tebliğ usulleri, 1961 ve 1962 takvim yılları vergileri hakkında ne suretle işlem yapılacağı sırasiyle aşağıda açıklanmıştır.

A _ Gelir Vergisinden muaf esnaf :

Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı olanlar gelir vergisinden muaftırlar :

1. Motorlu nakil vasıtası kullanmamak şartiyle gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler (Halı, kilim, battaniye mensucat, trikotaj, saat, kıymetli maden ve madenî eşyalar gibi değeri yüksek olan maddeleri perakende olarak satanlarla giyecek eşya ve bakkaliye maddelerinin pazar takibi suretiyle satışını mûtat meslek haline getirenler hariç) ;

2. Bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabı (Bu işlerin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık teşkil etmiyecek şekilde yapılması muaflığı kaldırmaz) ;

3. Köylerde gezici olarak her türlü sanat ve perakende ticaret işleri ile uğraşanlarla aynı yerlerde aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları haiz bulunanlar (51 inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar.) ;

Yukarıki 1 – 3 üncü fıkralar hükmü 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 202 sayılı Kanunla değiştirilen şekliyle yazılmıştır. Bu değişikliklerin mahiyeti 53 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde etraflıca izah edilmiştir. Yapılan bu değişiklikler, 1/1/1963 tarihinden itibaren uygulanacağı için esnafın 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait mükellefiyetleri tesis edilirken, bu hükümlere değil, değişiklikten evvelki hükümlere göre durumlarının tesbiti ve muaf olup olmadıklarının tâyini lâzımdır. Eski hükümlerin mahiyeti, 39 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilmiştir.

4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilâtoya (50 rüsum tonilâto dâhil) kadar makinesiz veya motorsuz taşıma vasıtası işletenler; hayvanla veya bir adet hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu bentte yazılı ölçüler birlikte yaşayan eşlerle velâyet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği vasıtalar toplu olarak nâzara alınmak suretiyle tesbit edilir.) ;

5. Ziraat İşlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mûtat hale getirmeksizin arasıra ücret karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;

Bu iki bent hükmü, 202 sayılı Kanunla tadilât görmemiştir. Bu bakımdan eski tatbikatın 39 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği esasları dahilinde aynen devam ettirilmesi icabeder.

6. Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile oturdukları evlerde imâl ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, örgü, dantel, her nevi nakış işlerini ve her nevi turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkân açmaksızın satanlardan 47 nci maddenin 1 ve 3 numaralı bendlerinde ve 48 inci maddede yazılı şartları haiz bulunanlar (Bu bentte yazılı ev sanatlarını, münhasıran Tarım Bakanlığınca tesbit edilecek orman köylerinde yapanlarda, 48 nci maddedeki ölçüler iki misli ile nazara alınır).

Bu fıkra hükmü, 202 sayılı Kanunla yapılmış bir kısım değişiklikleri ihtiva etmekte olup 1/1/1963 ten itibaren sağlanacak bu kabil kazançlara bu yeni hüküm uygulanacaktır. Bu değişikliklerin mahiyeti, 53 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilmiştir.

1961 ve 1962 yıllarında sağlanan ev sanatları kazançlarına ait muafiyet, eski hükümlere (Bu hükümlerin mahiyeti 39 seri sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde etraflıca izah olunmuştur.) göre tâyin edilecektir.

7. Yukarıdaki 1 – 6 numaralı fıkralarda sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri Danıştayın muvafık mütalâası üzerine Maliye Bakanlığınca kabul ve ilân olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler;

8. 60 yaşını doldurmuş olmak ve 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları haiz bulunmak kaydı ile, küçük sanat erbabı ile gezici surette faaliyette bulunan perakende ticaret erbabı (51 inci madde şümulüne girenler bu muafiyetten faydalanamazlar.)

8 inci fıkra hükmü, 202 sayılı Kanunla eklenmiş olup 1/1/1963 tarihinden itibaren, götürülük şartları içinde kalacak şekilde ticarî kazanç sağlayan kimseler hakkında, uygulanacaktır. Binaenaleyh 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait olarak yapılacak tarhiyatta bu hükmün nazara alınmaması lâzımdır.

Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar. Buna göre, her hangi bir ticarî veya sınai işinden dolayı işletme hesabı veya bilânço esasına göre kazancını tesbit etmek mecburiyetinde bulunanlarla serbest meslek kazanç defterini tutan veya bu kazancı için yıllık beyanname vermek zorunda olanlar veya zirai kazançlarını işletme veya bilânço esaslarına göre tesbit edenler yukarıki muafiyetten faydalanamıyacaklardır.

B _ Götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı :

Vergiden muaf olan ticaret ve sanat erbabı A paragrafında açıklanmıştır. Bu suretle muafiyetten faydalanamıyanlar götürü veya gerçek olmak üzere iki şekilde gelir vergisine tabidirler.

Ticarî kazançları dolayısiyle götürü usulde vergiye tabi olacaklar, 193 sayılı kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartlara göre tâyin edilecektir.

202 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanununun sadece 47 nci maddesinin bir fıkrası değiştirilmiş, bu maddenin diğer iki fıkrasiyle 48 inci maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

1. Götürü usule tabi olmanın genel şartları aşağıda açıklanmıştır. (G. V. K. Md : 47);

– Ticaret ve sanat erbabının kendi işinde bilfiil çalışması veya bulunması icap etmektedir. Ancak işinde yardımcı, işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısiyle geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmayacak; ölüm halinde ise iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup, bulunmadığına bakılmıyacaktır. Bu hükümde 202 sayılı kanunla bir değişiklik yapılmadığından, şimdiye kadarki tatbikat dahilinde muamele yapılmağa devam edilmesi gerekir.

– Genel şartlardan ikincisi, iş yerlerinin yıllık gayrisâfi iratları toplamının 180 lirayı aşmamasıdır.

Bu şart, evvelce olduğu gibi, işyerleri iratlarının takdir tarihlerine göre bazı indirim ve ilâveler yapılmak suretiyle tâyin ve tatbik olunacaktır (193 sayılı kanun, geçici madde 4).

Şöyle ki; iratları 1/1/1940 tarihinden önce takdir olunan işyerlerinin gayrisâfi iratlarına % 50 zam, iratları 28/2/1947 tarihinden sonra takdir olunan işyerleri iratlarından % 35 indirim yapılmak, bu iki tarih arasında takdir olunan iratlar ise aynen nazara alınmak suretiyle bulunan miktarın 180 lirayı aşıp aşmadığına bakılacaktır. Bu esasa göre kanunun tâyin ettiği bu – 180 lira – şartının mevcut olabilmesi için; 1/1/1940 dan evvele ait iratların 120, 1/1/1947-28/2/1947 devresine ait olanların 180, 28/2/1947 den sonraki devrelere ait bulunanların ise 277 lirayı aşmamış olması lâzımdır. Bu hadlerin aşılması halinde gayrisâfi irat şartı ihlâl edilmiş sayılacaktır.

Gerçek veya götürü usulde vergiye tabi tutulacak ticaret ve sanat erbabını tâyin bakımından büyük önemi haiz olan işbu şartın gerek mükellef ve gerek idare yönünden tahkik ve tesbiti mümkün bulunmaktadır. Şimdiye kadar yapıldığı gibi, işyerleri vergi daireleri çevrelerinde bulunanlar derhal tesbit edilerek özel idarelerden celbedilecek gayrisâfi irat cetvellerindeki malümata göre mevzuubahis şartı haiz olup olmadıklarının tahkiki ve şartı ihlâl eyledikleri anlaşılanların mükellefiyetlerinin gerçek usulde tesisinin temini ve bu hususta alâkalıların ayrıca ikaz edilmeleri uygun olur.

– 202 sayılı Kanunla değişik üçüncü genel şarta göre; ticaret ve sanat erbabının ayrıca ticarî, ziraî veya meslekî faaliyeti dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olmaması icap etmektedir.

Sözü edilen şart, evvelce gerçek kazanç ve iratları dolayısiyle yıllık beyanname vermemek şeklinde olduğundan, 1961 ve 1962 yıllarına ait vergilendirmelerde eski şartın mevcudiyeti aranılacak; değişik hüküm, 1/1/1963 tarihinden itibaren yeniden mükellefiyete gireceklere uygulanacaktır (202 sayılı Kanun geçici madde 2).

Yukarıda yazılı genel şartlardan ikinci ve üçüncü bendlerdekiler, takvim yılı başındaki ve yeniden işe başlıyanlarda işe başlama tarihindeki duruma göre nazara alınacaktır.

Gayrisâfi iradı belli olmıyan işyerleri için tadilât komisyonu kararlarının kesinleşmesine kadar gayrisâfi irat şartı mevcut sayılır.

2. Götürü usule tabi olmanın özel şartları şunlardır. (G. V. K. Md. 48) :

– Alım, satım, imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerini yapanlarda : bir takvim yılı içinde satın alınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin mübayaa bedelleri tutarı 40.000; bir takvim yılı içinde satılan veya ihraç edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin satış bedelleri tutarı 48.000 lirayı aşmamalıdır.

İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli durumuna girmeksizin yapılan imalât, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde; bir takvim yılı içinde bu işler karşılığında alınan gayrisâfi ücret tutarı 8.000 lirayı aşmamalıdır.

– İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan imalât, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayrisâfi hasılat tutarı 30.000 lirayı aşmamalıdır.

– Mükellef hem alım, satım, imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerini ve hem de iptidai madde, malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak müşterinin hizmetlisi durumuna girmeksizin – imal, inşa, tamir, basım ve küçük sanat işlerini bir arada yapıyorsa, bir takvim yılında alınan ücretlerin veya hasılâtın altı katı ile alım bedellerinin yıllık tutarı toplamı 45.000 lirayı aşmamalıdır.

– Mükellef hem alım, satım, imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerini ve hem de iptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak imal, tamir, basım, inşa ve küçük sanat işlerini bir arada yapıyorsa, bir takvim yılında sağladığı gayrisâfi hasılatın üçte bir fazlasıyla emtia, iptidai madde ve malzemenin mübayaa bedellerinin tutarı toplamı 40.000 lirayı aşmamalıdır.

– Mükellef hem iptidai madde ve yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak – müşterinin hizmetlisi durumuna girmeksizin – imal, tamir, basım, inşa ve küçük sanat işlerini ve hem de iptidai maddede, malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak imal, tamir, bakım, inşa ve küçük sanat işlerini bir arada yapıyorsa, aldığı gayrisâfi ücretlerin tutarlarırıın dört katı ile sağladığı yıllık gayrisâfi hasılâtın toplamı 30.000 lirayı aşmamalıdır.

– Otel, sinema, plâj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerde sağlanan yıllık gayrisâfi hasılat tutarı 8.000 lirayı aşmamalıdır.

– Maden işletmeleriyle taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal yerlerinde, tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların mecmuu bedeli 48.000 lirayı aşmamalıdır.

– Birden fazla motorlu kara nakil vasıtası veya beşten fazla araba, yahut 18 rüsum tonilâtodan fazla makineli, 90 rüsum tonilâtodan fazla makinesiz nakil vasıtası – sahip veya işletici sıfatiyle – işletilmemelidir.

(Su üzerinde müteharrik makinalı ve makinasız vasıtaların bir arada işletilmesi halinde makinaların rüsum tonilâtoları toplamının 5 katı ile makinasız rüsum tonilâtoları toplamı 90 rüsum tonilâtoyu aşmamalıdır.)

İşletilen vasıta aded veya tonajı ne olursa olsun bir takvim yılı içinde alınan taşıma ücretleri tutarı 15.000 lirayı aşmamalıdır.

(Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşayan eşlerle velâyet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar toplu olarak nazara alınır.)

Damga pulu ve kıymetli kâğıtlar, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker, içki, ispirto, tütün ve çay alım ve satımlarında yukarıdaki alım satım ölçüleri yerine 35 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde (Sahife 8 – 13) belirtilen ölçülerin nazara alınması, 193 sayılı Kanunun sözü edilen 48 inci maddesinin son fıkrasiyle Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden uygun görülmüş ve keyfiyet 41 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğiyle tamim edilmiştir. Bu konuda sözü edilen tebliğler dahilinde hareket olunması iktiza eder.

3. Özel şartları gösterilmeyen işler :

Özel şartları gösterilmeyen işlerle uğraşanların götürü usulden faydalanıp faydalanmıyacakları genel şartlara göre tayin olunur (Gelir V. K. Md. 49) .

4. Götürü usulden gerçek usule geçiş :

Götürü usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Götürülük şartlarını haiz olanlardan, bu usulden faydalanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, taleplerini takip eden takvim yılı başından; yeni işe başlıyanlar, işe başlama tarihinden itibaren; gerçek usulde teklif olunurlar.

Götürülük şartlarını kaybetmek suretiyle veya kendi talepleri üzerine gerçek usulde teklif edilecek olanlar, aynı işe devam ettikleri müddetçe bu usulden dönemezler (G. V. K. Md. 50) .

5. Götürü usulden faydalanamıyanlar :

Aşağıda yazılı ticaret ve sanat götürü usulden faydalanamazlar; (G. V, Md : 51)

– Kolektif şirket ortakları ile, komandit şirketlerin komandite ortakları

– İkrazat işleriyle uğraşanlar;

– Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım, satımı ile uğraşanlar;

– Gelir ve kurumlar vergisine tabi inşaat, onarma ve ulaştırma müteahhitlerine karşı derece derece taahhüdatta bulunanlar;

– Sigorta prodüktörleri;

– Her türlü ilân ve reklâm işleriyle uğraşanlar veya bu işlere tavassut edenler;

– Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar

– Tavassut işi yapanlar

6. Ortak olarak çalışanların durumu :

Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında genel şartlardan işyeri gayrisâfi iradına taallûk eden şart ile özel şartlardaki iş hacmi ölçüleri toplu olarak uygulanır; diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır.

Ortaklardan birisi gerçek usule göre gelir vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticarî kazancı da gerçek usulde tesbit olunur.

Âdi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir iş ile de iştigal edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirileceği, şahsi işine ait iş hacmi ve gayrisâfi irat ölçülerine, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tâyin olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde muhtelif ortaklıklardaki irat ve iç hacmi ölçülerindeki hisselerin toplanması ile iktifa olunur.

Âdi ortaklıklarda ortakların kazanç hissesi, ortaklığın girdiği sınıf ve dereceye göre bulunan kazanca ikinci ve müteakip her ortak için % 30 nispetinde bir zam yapıldıktan sonra bulunan miktar, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse miktarına; böyle bir mukavele mevcut değilse, eşit olarak ortak sayısına bölünmek suretiyle tesbit olunur.

C _ Götürü usulde ticarî kazancın tesbiti :

Yukarıda belirtilen esaslara göre götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabının ticarî ve sınai işlerinden sağladıkları kazançlar Vergi Usul Kanunu hükümleri dahilinde götürü olarak tesbit edilecektir. Bu suretle tesbit olunacak sâfi kazançlar 8000 lirayı geçmiyecektir.

Götürü matrahların tesbitinde uyulacak esaslar, (61) sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 1961 – 1962 ve 1963 – 1965 takvim yıllarına ait götürü matrahların yeniden takdir ve tesbiti ve bu tesbit sırasında nazara alınacak hususlar ise, (54) numaralı- Gelir Vergisi Genel Tebliğinde etraflıca izah edilmiş bulunmaktadır.

D _ Götürü usulde tesbit olunan ticarî kazançlarda mükelleflerin dâhil olacağı derecelerin tâyini ve vergilerin tarh ve tahsili :

1. Mükellefin gireceği sınıf ve derecenin tâyini :

Takdir Komisyonlarınca 8.000 lirayı aşmamak üzere beş derece üzerinden tesbit edilecek olan yıllık sâfi götürü matrahlardan mükellefin dâhil olacağı derecenin aşağıdaki esaslara göre tâyini; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 202 sayılı kanunla değişik 46 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasiyle Bakanlığıma tanınan yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür.

1. Vergi daireleri, mükellefiyetleri bu suretle tesis ve tescil edilen ticaret erbabının ad ve soyadlarını varsa unvanlarını, işyeri adreslerini ve iştigallerini gösterir bir cetveli, verginin tarhı döneminden evvel, bunların mensubu bulundukları meslekî teşekküllere, meslekî teşekkülleri yoksa ticaret ve sanayi odalarına, oda yoksa belediyelere gönderirler;

2. Bu cetvelleri alan teşekkül, idare ve müesseseler, en geç bir hafta içerisinde, cetvelde yazılı kimselerin; iş ve sanat grupları itibariyle takdir komisyonlarınca tesbit edilip kesinleşmiş bulunan, götürü kazançlara ait sınıf ve derecelerden hangilerine girdiklerini karşısına rakam ve yazı ile işaret ettikten sonra vergi dairesine iade ederler;

3. Vergi daireleri alâkalı müessese ve teşekküllerce yapılmış olan bu derecelendirmeleri vergi tarhında esas almakla beraber bariz şekilde hatalı gördüklerini, hataların mahiyetlerini belirtmek suretiyle, alâkalı mercilere iade ederler;

4. Bu merciler vergi dairelerinin temas ettikleri hususları inceleyerek nihai görüşlerini en geç bir hafta içinde vergi dairesine bildirirler;

5. Vergi daireleri bildirilen bu sonuncu malûmatı da gerçeklere uygun görmediği takdirde derecelendirmeyi kendileri yaparlar;

6. İlk defa mükellefiyete alınmış olanlar hakkında da yukarıki esaslara uyulur.

7. Aynı işe devam edenlerin iş hacimlerinde bir değişiklik olmadığı müddetçe, tesbit olunan bu derecelendirmeler götürü matrahların tesbit süresince muteber sayılır. İş hacimlerinde değişiklik olduğu mükellefler tarafından iddia olunduğu veya bu husus vergi dairelerince tesbit edildiği ahvalde, mükellefin gireceği yeni sınıf ve derece yukarıki esaslara göre tesbit olunur.

8. Bu kabîl mükelleflerin ithal olundukları sınıf ve derecelere itiraz hakkın mevcut olduğundan, vâkı itirazlar üzerine itiraz mercilerince mükelleflerin sınıf ve derecelerinde değişiklik yapılırsa bu değişiklik, itiraz konusu yapılan yıldaki mükellef durumuna göre bir değişme olmadığı müddetçe ve tesbit edilmiş olan götürü matrahların yürürlük süresince, nazara alınır.

9. Aynı vergi dairesi mıntıkası dahilinde mükellefle alâkalı birden fazla meslekî teşekkül bulunması halinde bu yetkiyi bunlardan birisi kullanır ve hangisinin kullanacağı aralarında kararlaştırılarak vergi dairesine bildirilir.

II _ Verginin tarhı ve tahsili :

Götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı verginin taallûk ettiği takvim yılını takip eden bütçe yılının ikinci ayında, vergi karnelerini ikametgâhlarının bulunduğu mahal vergi dairelerine ibraz ederek, vergilerini tarh ettirmeye mecburdurlar.

Bu mecburiyete uymayanların vergisi, 213 sayılı kanunun 205 sayılı kanunla değişik hükümlerine göre, idarece tarh olunur.

Verginin eşit taksidinden birincisi verginin tarh olunduğu Nisan ayı içinde, ikincisi ise Ekim ayında tahsil olunur.

E _ Götürü usulde vergiye tabi ticarî kazançların 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait gelir vergileri :

193 sayılı Gelir Vergisi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda değişiklikler yapmış olan 202 ve 205 sayılı kanunların bazı geçici maddelerinde, götürü ticarî kazançların 1961 ve 1962 takvim yılları vergileri ile alâkalı olarak yer alan hükümleri aşağıdadır :

202 sayılı kanunun geçici 8 inci maddesi :

1- ……..

2. Götürü usulde tesbit edilen ticarî kazançları üzerinden vergilendirilen mükelleflerin 1961 takvim yılı faaliyetlerinden dolayı 1962 bütçe yılında tarhı gereken vergileri, Gelir Vergisi Kanununda bu kanunla yapılan değişiklikler ve Vergi Usul Kanununda yapılan bu tadilât uyarınca tesbit olunacak matrahlar üzerinden tarh olunur.

3. Yukarıki ………… 2 numaralı bentte yazılı vergilerin tarhına esas olacak matrahlara mütaallik takdir kararlarının kesinleşmesi, her ilçede vergi dairesinin hususi mahhalline ilân kâğıtları asılmak ve mutad mahallî usuller kullanılmak suretiyle mükelleflere duyurulur.

4. İlgili mükellefler işbu ilân tarihinden itibaren bir ay içinde vergi dairelerine müracaatla vergilerini ………… umumi hükümler dairesinde tarh ettirmeğe mecburdurlar.

5. Dördüncü bent gereğince tarh edilen vergiler; 1963 malî yılı içinde Maliye Bakanlığınca tesbit olunan zamanlarda ve dört eşit taksitte tahsil olunur.

6. …………. götürü ticarî kazançları üzerinden vergilendirilenlerin 1962 ve onu takip eden takvim yılları vergilendirme dönemlerine ait vergileri umumi hükümler dairesinde tarh ve tahsil olunur.

7. 24/4/1962 tarih ve 46 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önce götürü ticari kazançları üzerinden vergilendirilenler adına 1961 takvim yılı vergilendirme dönemine ait olarak yapılmış bulunan tarhiyat terkin olunur. İşbu tarhiyata mukabil daha önce yapılmış olan tahsilât, aynı mükelleflerden yukarıdaki 5 numaralı bent gereğince yapılacak tahsilâtın birinci taksidine, fazlası sırasiyle ikinci, üçüncü ve dördüncü taksitlerin mahsup olunur. Bu suretle yapılacak mahsuptan bakiye kalacak miktarlar Vergi Usul Kanununun düzeltmeye mütaallik hükümleri dairesinde red olunur. (Bu fıkra hükmünün uygulanmasında geçici 10 uncu madde hükmü ile ilgili müteaakip sayfalardaki izahatın gözönünde tutulması gerekmektedir.)

202 sayılı kanunun geçici 10 uncu maddesi :

……………. götürü ticarî kazançları üzerinden vergilendirilenler adına 1961 takvim yılı vergilendirme dönemlerine ait olan tarhiyatın ikinci ve daha sonraki taksitleri alınmaz.

205 sayılı kanunun geçici 4 üncü maddesi :

……………. 1961 ve 1962 takvim yılları götürü usulde vergiye tabi ticarî kazançların ……….. tarh ve tahsil dönemlerini ………… 1963 yılı içinde, bu mükelleflerin durumlarına uyan ileri tarihlere almağa Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yukarıda belirtilen hükümlerin topluca tetkikinden anlaşılacağı üzere;

1. Götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabının 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait gelir vergilerine, yıllık sâfi miktarı 8.000 lirayı aşmamak üzere ve beş derece üzerinden, yeniden tesbit edilecek kazanç miktarlarını matrah ittihaz olunacaktır.

2. Mükelleflerin tesbit olunan bu matrah ve derecelerden hangisine ithal olunacağı yukarıda D paragrafında belirtilen esaslara göre tâyin edilecektir.

3. 1961 ve takvim yılına ait olarak götürü usulde tesbit edilmiş olan ticarî kazançlar kesinleştikten sonra kesinleşen matrahlar, vergi dairelerince, ilân koymağa mahsus mahallere asılmak suretiyle mükelleflere duyurulacaktır.

4. 1961 takvim yılına ait götürü vergilerini ticaret erbabı sözü edilen ilân tarihinden itibaren bir ay içinde vergi dairelerine müracaatla tarh ettirmeğe mecburdurlar. Bu tarhiyat için mükelleflerin, evvelden alacakları ve medeni hal ve aile durumlarını kayıt ve tescil ettirmiş olacakları vergi karnelerini vergi dairelerine ibraz etmeleri mecburidir.

5. Her ne kadar götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabının 1961 takvim yılı vergilerinin dört eşit taksitte tahsil olunacağı hükme bağlanmışsa da, mütaakip geçici onuncu maddesiyle, mütaalik üç taksidin mükelleflerden alınmıyacağı kabul edildiğinden, netice itibariyle mükelleflerden bu yıla ait olarak hesaplanan yıllık verginin sadece 1/4 ünün takibi ile yetinilecektir.

6. Götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabı adına 24/4/1962 tarihli ve 46 sayılı kanundan önce 1961 takvim yılına ait olarak bir tarhiyat yapıimışsa, bu tarhiyat terkin olunacaktır. Mezkûr tarhiyattan tahsil edilmiş bir kısım mevcutsa tahsil olunan bu miktar yeni hükümlere göre hesaplanan vergiye mahsup ve varsa mahsup fazlası mükellefe iade edilecektir.

Terkin ve iade, Vergi Usul Kanununun düzeltmeye mütaallik hükümleri dahilinde yapılacaktır.

5 ve 6 numaralı paragraflardaki izahata göre, bilfarz; 46 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önce namına 1961 yılı için 500 lira vergi tarh edilip yarısı da tahsil edilmiş olan götürü usulde vergiye tabi bir ticaret erbabı adına, yeni hükümlere göre, yıllık 400 lira vergi hesaplanması iktiza ettiği takdirde, evvelemirde, evvelki 500 lira vergi terkin olunacak, yeni hükümlere göre hesaplanan 400 lira verginin sadece 1/4 ü olan 100 lira mükellefin 1961 yılı vergisi olarak takip edilecek, ancak mükellef evvelce 250 lira vergi ödediğinden, bu miktarın 100 lirası yeni hesaplanan vergiye mahsup edildikten sonra bakiye 150 lira mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borçlarına mahsup, borçları yoksa kendisine iade olunacaktır.

7. Götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabının 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait gelir vergileri 1963 yılının Haziran ayında tarh olunacaktır.

Mezkûr tarhiyattan 1961 yılına ait olanı aynı ay içinde tahsil edilecek; 1962 yılına ait tarhiyatın birinci taksidi keza 1963 Eylül ayı ikinci taksidi ise 1963 yılının Aralık ayında tahsil olunacaktır. (Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No : 52).

F _ Vergi tarhında dikkat edilecek diğer hususlar :

Yukarıda mahiyeti belirtilen esnaf muaflığına ait yeni kanun hükümleri ve götürülüğün genel şartlarından üçüncüsünde yapılan değişiklik, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunacak kazançlara uygulanacağı, götürülük şartlarından, işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak ve iş yerleri gayrisâfi iratları toplamı 180 lirayı aşmamak genel şartları ile bilûmum özel şartlarında her hangi bir değişiklik yapılmamış olduğu cihetle; 1961 ve 1962 takvim yıllarına ait ticarî kazançları üzerinden götürü usullere göre vergilendirileceklerin tâyininde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerinin ve bu hükümlerle alâkalı genel tebliğ ve Bakanlık yazılarının nazara alınması; buna mukabil, 193 sayılı kanunun götürü usulde ticarî kazancın tesbitine taallük eden 46 ncı maddesinde 202 sayılı kanunla yapılmış olan değişikliklerin, 1962 yılı tarhiyatında gözönünde tutulması iktiza eder.

Bilhassa, âdi ortaklıklarda ortakların hissesi hesaplanırken, 1962 takvim yılına ait tarhiyatta da her ortak için ortaklığın girdiği sınıf ve dereceye ait kazanca % 30 nispetinde bir zam yapılması hususuna dikkat edilmesi zaruridir.

Diğer taraftan sözü edilen kimselerin 1961 ve 1962 takvim yıllarından mütevellit gelir vergilerinin 43 seri sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğine bağlı 1 numaralı vergi cetveline göre hesaplanmasının 202 sayılı kanunun geçici 9 uncu maddesi hükmü icabı bulunduğunun hatırdan çıkarılmaması lâzımgelir.

Bilgi edinilmesi ve gereğinin yukardaki izahat dairesinde ifası rica olunur.

Bir Cevap Yazın