53 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

53 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete Sayısı
Resmi Gazete Tarihi 02/03/1963
Kapsam
202 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanunun bazı maddelerinde yapılmış olan değişikliklerin ve bu kanuna eklenmiş bulunan bazı hükümlerin mahiyeti aşağıda 202 sayılı kanundaki maddeler sırasiyle açıklanmıştır :Madde 1 – Bu madde ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin 2 numaralı bendi değiştirilmiştir.

Bendin değişik şekline göre, resmî daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşbbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısiyle, yabancı memlekette oturan Türk vatandaşları da tam mükellefiyete, yani Türkiye içinde ve Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların toplamı üzerinden gelir vergisine tabi olacaklardır. Şu kadar ki bu gibiler, bulundukları memleketlerde, elde etttikleri kazanç ve irat üzerinden gelir vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmakta iseler, vergiye tabi bu kazanç ve iratları sebebiyle Türkiye’de ayrıca gelir vergisine tabi olmıyacaklardır.

Böylece hükme vuzuh verilmiş, oturmakta bulundukları yabancı memleketde elde ettikleri gelir üzerinden gelir vergisi ödenmiş olsalar dahi, diğer herhangi bir yabancı memleketde gelir sağlayanların, bu gelirleri üzerinden Türkiye’de sağladıkları gelirle birlikte vergiye tabi tutulacakları daha belirli hale konulmuştur.

Madde 2 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin 2 numaralı bendinde yapılan değişiklik (İkâmet eden) tabirinin (Oturan) şeklinde değiştirilmesinden ibarettir. Hüküm, kanunun yayımı tarihinden itiharen yürürlüğe konulmuştur.

Madde 3 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 7 nci maddesinin 1 numaralı bendine vuzuh verilmiş, kazanç sahibinin Türkiye’de bulunması hali ticarî kazançlar için dar mükellefiyet şartı olmaktan çıkarılmıştır.

Buna göre, Türkiye’de yerleşmemiş olan bir gerçek kişi Türkiye’de bir işyeri veya daimî temsilcisi mevcut değilse, mücerret kendisinin Türkiye’de bir süre bulunması ve bulunduğu sırada ticarî işlerle iştigal etmesi bu hükme müsteniden dar mükellefiyete tabi tutulmasını gerektirmiyecektir. Faaliyeti arızî ve tesadüfi mahiyette ise, durumunun aynı maddenin 7 numaralı bendine göre mütalâası lâzımgelir.

Aynı bendin parantez içindeki istisna hükmünde yer alan (Merkezleri hesabına) ibaresi tatbikata vuzuhsuzluk vermesi sebebiyle, fıkra metninden çıkarılmıştır.

Madde 4 – 193 sayılı kanunun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasının 2 numaralı bendinde, giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler de daimî temsilci sayılmıştır.

202 sayılı kanunla bu bend değiştirilerek yapılan giderler temsil edilene ait reklâm giderleri mahiyetinde ise, temsil edilen namına bu giderleri yapanların daimî temsilci sayılmıyacağı açıklanmıştır.

Yukarıki 1 – 4 numaralı maddeler hükmü, 202 sayılı kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Ancak, 1 -2 numaralı maddelerdeki değişiklik bu maddeler hükmüne açıklık vermek maksadına matuf olduğundan, yürürlük tarihi hususi bir önem taşımamakta ise de, 3 ve 4 numaralı maddelerde yapılan değişiklik mükellefiyetin esasına da teveccüh eder mahiyette olduğundan, yürürlük tarihinden evvelki dönemlere ait hâdiselerin mezkûr maddelerin değiştirilmesinden önceki haline göre değerlendirilmesi iktiza eder.

Esnaf muaflığı :

Madde 5 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun esnaf muaflığının şumulünü tâyin eden 9 uncu maddesinin 1, 2, 3 ve 6 numaralı bendleri değiştirilmiş, bu maddeye 60 yaşını doldurmuş bulunan esnaf ile alâkalı yeni bir muafiyet hükmü eklenmiştir.

Perakende ticaret erbabı :

Bend 1 – Bu bend hükmü, gezici olarak perakende ticaret ile iştigal edenlere taallûk etmektedir. Evvelki hükümde bu kabil işlerin neler olduğu sayılmak ve icra tarzı belirtilmek suretiyle istisna derpiş edilmişken, yeni hükümde daha umumi ölçüler içinde muafiyetin esası belirtilmiş bulunmaktadır.

Yeni hükme göre, muafiyetin uygulanabilmesi için :

a) Ticaret işi, gezici olarak veya bir işyeri açmaksızın icra edilecektir. İşyerinin tarifi, Vergi Usul Kanununda yapılmıştır (V. U. K. Md. 156).

b) Ticaret işi perakende suretiyle yapılacaktır. (Perakende satıştan ne anlaşılmak gerektiğini, 193 sayılı kanunun 111 inci maddesinin sonuna bu kanunla eklenmiş olan yeni hükme göre tayin etmek lâzımgelir.)

c) Ticaret işinin yapılmasında motorlu nakil vasıtası kullanılmayacaktır.

d) Gezici olarak satılan emtia, halı, kilim, battaniye, mensucat, trikotaj, saat, kıymetli maden ve madeni eşya gibi değeri yüksek olan neviden bulunmıyacaktır.

Bakkaliye maddelerinin ve giyecek eşyasının pazarları takip suretiyle devamlı olarak (Mutad meslek halinde) satışını yapanlar bu muafiyetten faydalandırılmıyacaklardır.

Küçük sanat erbabı :

Bend 2 – Gezici olarak yapılan küçük sanat işleri ile alâkalı bu muafiyet hükmünde yapılan değişiklikle, bir kısım sanat işleri sayıldıktan sonra bunlara benzeyen işlerin de muafiyetten faydalanabilmesi için (Gibi) edatı kullanılmış, ancak tatbikatta hükmün maksat dışında genişletilmesini önlemek için bütün bu sanat işlerinin doğrudan doğruya müstehliklere yapılması şart kılınmıştır. (Bu işlerin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık teşkil etmiyecek şekilde yapılması muaflığı kaldırmaz) .

Köylerdeki küçük sanat ve perakende ticaret erbabı :

Bend 3 – a) Köylerde, gezici olarak her türlü sanat işleri ve perakende ticaret ile iştigal edenler;

b) Bir işyeri açmak suretiyle her türlü sanat ve perakende ticaret işi yapanlardan, 193 sayılı kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartları haiz bulunanlar;

Gelir vergisinden muaftırlar.

Yukarıki şartları haiz olsalar bile, 193 sayılı kanunun 51 inci maddesinde sayılanlar bu muafiyetten faydalanamazlar.

Yukarıki hükme göre, köylerde;

a) Gezici surette yapılmak kaydiyle her türlü sanat işleri,

b) Gezici surette yapılmak şartiyle her türlü perakende ticaret işleri, ile iştigal edenler (yaptıkları bu işler, kanunun 51 inci maddesinde yazılı neviden olmadığı veya köylerde yaptıkları işlere ilâveten 51 inci maddede yazılı neviden başka bir işle uğraşmadıkları takdirde), işlerinin hacmi ne olursa olsun gelir vergisinden muaftırlar.

Keza, köylerde;

c) Kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartları (ticaret erbabının götürü usulde vergilendirilmeleri için derpiş olunan şartları) haiz olmaları kaydiyle bir işyeri açarak her türlü sanat işleri yapanlar,

d) Kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı şartları haiz olmak kaydiyle bir işyeri açarak her türlü perakende ticaret ile iştigal edenler,

gelir vergisinden muaftırlar. Ancak, c ve d parağraflarında sözü edilenlerin de, a ve b parağraflarında olduğu gibi muafiyetten istifadeleri için 51 inci madde hükmüne tabi bulunmamış olmaları şarttır.

Ev sanatları erbabı :

Bent 6 – Ev sanatları ile alâkalı bu hükümde yapılan değişiklikler şunlardır :

a) Bir kısım ev sanatları vasfında olan işler açıkca bent hükmüne konulmuştur (Çarşaf, her nevi nakış işlerini ve her nevi turistik eşya, paspas ve fırça yapanlar gibi.),

b) Bendin sonundaki (Bu gibi işleri gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine ücret mukabilinde yapanların) muafiyetten faydalanamıyacağına dair olan kayıt bend hükmünden çıkarılmıştır.

Böylece işin gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine veya sair kimselere yapılması muafiyete müessir bir keyfiyet olmaktan çıkmıştır.

e) Ev sanatları muaflığından faydalanabilmek için, bu işleri yapanların 193 sayılı kanunun 48 inci maddesinde yazılı özel şartları (Götürülük için derpiş olunan alım, satım, ücret ölçülerini) ve aynı kanunun 47 nci maddesinin 1 ve 2 numaralı fıkralarında yazılı, (kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak) ve (ayrıca ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak), genel şartlarını haiz bulunmaları gerekmektedir.

Ancak ev sanatları işi münhasıran Tarım Bakanlığınca belli edilen orman köylerinde yapılmakta ise 48 inci maddede sözü edilen ölçüler bir misli ile nazara alınacak yani alım, satım ve ücret hadleri 48 inci maddede yazılı miktarların bir mislini geçmedikçe muafiyet devam edecektir.

Bahis konusu orman köylerinin hangi köyler olduğu bir liste halinde duyurulacaktır.

Yaşlılık muaflığı :

Bend 8 – Bu bend maddeye yeni eklenmiştir. Mezkûr bend hükmüne göre, 60 yaşını doldurmuş bulunan bir kısım ticaret ve sanat erbabı, aşağıdaki kayıtlarla bu faaliyetlerinden doğan kazançları sebebiyle gelir vergisine tabi değillerdir :

a) 193 sayılı kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı götürülük için derpiş olunan genel ve özel şartları haiz olmak ve 51 inci maddesi şumulüne giren işlerle uğraşmamak kaydiyle küçük sanat erbabı (Bu gibilerin işlerini gezici olarak veya bir işyerinde icra etmeleri muafiyetlerine müessir değildir) ;

b) 193 sayılı kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartları haiz olmak ve 51 inci maddesi şumulüne giren işlerle uğraşmamak kaydiyle gezici surette faaliyette bulunan perakende ticaret erbabı.

Görüldüğü üzere, ticaret erbabı bakımından, sanat erbabından farklı olarak iki şart daha derpiş edilmiştir. Birincisi ticaret işinin perakende ticaret nevinden olması, ikincisi gezici olarak icra edilmesidir.

193 sayılı kanunun esnaf muaflığına müteallik bu maddesinde (madde 9) yapılmış olan değişiklik ve ilâveler 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan bu kabil kazançlar hakkında uygulanacağından 1962 ve daha evvelki yıllara ait olarak 1963 ve müteakip yıllarda yapılacak tarhiyatın eski hükümlere göre ve bu eski hükümlerle ilgili tatbikat dairesinde icrası zaruridir.

Küçük çiftçi muaflığı :

Madde 6 – 202 sayılı kanunun bu maddesi ile 193 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin sonuna tarım faaliyeti ile ilgili ortaklıklarda işletme büyüklüğü ve satış tutarı ölçülerinin ne suretle uygulanacağı (birden fazla ortaklık, şahsi faaliyetler ve ortaklık halinde yapılan işler ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle) hakkında yeni hükümler eklenmiştir.

Eklenen bu yeni hükümlere göre, tarım ortaklığı, birden fazla işletmeye ve ayrı ayrı bölgelerde bulunan işletmelere taallûk etse dahi her bir ortaklığın küçük çiftçi muaflığından faydalanabilmesi için bu ortaklıkların 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı ölçüleri haiz bulunması şarttır. Tarifi 52 nci maddede yapılan tek işletmeye taallûk eden ortaklıklarda ortaklık adedi birden fazla ise bu ortaklıkların işletme büyüklüğü ve satış tutarı ölçüleri topluca nazara alınmak kaydı ile haklarında muaflık tatbik olunabilecektir.

Ortakların muaflıktan faydalanıp faydalanamıyacakları gerek şahsi gerek ortaklıklardaki hisseleri toplanmak suretiyle nazara alınacaktır. Ortaklarından birisi muafiyetten faydalanamasa dahi, şartları haiz diğer ortaklar muafiyetten faydalanabileceklerdir.

Küçük çiftçi muaflığının hududu :

Madde 7 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 11 inci maddesi değiştirilmiştir. Değişiklik bu maddenin ikinci fıkrasına taallûk etmektedir.

Tadilden evvelki hükme göre, ticari ve meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar küçük çiftçi muaflığından faydalandırılmamakta iken, yeni hükümle bu gibilerden 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı ölçüleri yarı nispetinde haiz olanlar muafiyetten faydalanabileceklerdir.

İşletme büyüklüğü ölçüsü :

Madde 8 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 12 nci maddesi hükmü değiştirilmiş bulunmaktadır.

Değişik 12 nci madde hükmüne göre, işletme büyüklüğü ölçülerinden yüzölçümleri; birinci grupta (150) dönümden (500) dönüme, ikinci grupta (60) dönümden (200) dönüme çıkarılmış, üçüncü gruptaki çeltik ziraati ikinci grupta alınmış ve ayrıca kendir ziraati bu gruptaki faaliyetler arasında zikredilmiştir.

Üçüncü gruptaki (30) dönüm 100 dönüme çıkarılmış, bostan, bu grup içinde mütalâa edilmiştir.

Dördüncü gruptaki (30) dönüm (100) dönüme, beşinci gruptaki ağaç adedleri ise 800 ve 400 den 1200 ve 600 e çıkarılmış; ayrıca Antep Fıstığı için de 1200 ağaç adedi ölçü olarak kabul edilmiştir.

6 ncı gruptaki 15 dönüm 80 dönüme çıkarılmış ve palamut, ölçü dışında tutulmuştur.

Yedinci gruptaki büyük baş hayvan sayısı (25) den (100) e, küçük baş hayvan sayısı 100 den (500) e çıkarılmış, iş hayvanları ile iki yaşındaki büyük baş, bir yaşındaki küçük baş hayvanlar ve kümes hayvanları bu adedlerin dışında mütalâa edilmiştir.

Maddenin son fıkrası da tamamen değiştirilerek evvelce birden fazla gruba ait işlerin bir arada yapılması halinde her bir gruba ait ölçülerin ayrı ayrı aşılmaması aranılmakta iken, yeni hüküm ile yedinci grup hariç tutulmak suretiyle ikiden fazla grupa ait işleri bir arada yapanlarda her bir grupa ait ölçünün 2/3 sinin aşılmaması muafiyet için esas tutulmuş, ancak esas ölçünün 1/5 şinden az ölçüdeki faaliyet gruplarının bu toplamada nazara alınmıyacağı hükme bağlanmıştır.

Bilfarz bir çiftçinin ekili 300 dönüm hububat, 120 dönüm pancar, 60 dönüm bağ, 60 dönüm sebzelik, 50 dönüm şeftali ve elma arazisi olsa, ayrıca 100 aded büyük baş (Manda, öküz, inek) 500 aded küçük baş (Koyun, keçi) hayvanı bulunsa bu kimse işletme büyüklüğü ölçülerine ait şartı haiz sayılacaktır. Zira, 1 – 6 ncı gruplardaki ölçülerden her biri esas gruptaki ölçülerin 2/3 ünün altında kalmaktadır.

Ayrıca bir çiftçinin, bilfarz ekili 500 dönüm hububat arazisi yanında 35 dönüm tütün, 15 dönüm bostan, 15 dönüm bağı, 15 dönüm meyvelik arazisi mevcutsa, yine bu kimse işletme büyüklüğü şartlarını haiz addolunacaktır. Zira, ekili hububat arazisinin yanında diğer meyve ve mahsullere ait ölçüler bu mahsuller için tesbit olunan esas ölçülerin 1/5 inden aşağıdır. Bu kimsenin ayrıca yedinci grupta yer alan ölçü içinde kalan hayvanları hiç nazara alınmıyacaktır. Yani 1 -6 ncı gruplardaki arazi ve ağaçlardan ayrı 100 aded büyük, 500 aded küçük baş hayvanı olması şartların ihlâlini gerektirmiyecektir.

Meyva ağaçları için meyva ve mahsul verebilme çağına gelmek esastır. Bu cihet Tarım Bakanlığı ile müştereken tesbit edilerek ayrıca tebliğ olunacaktır.

Hayvan adedi tesbit olunurken iş hayvanları, iki yaşına kadarki büyük, bir yaşına kadarki küçük baş hayvanlar ve kümes hayvanları nazara alınmıyacaktır.

Diğer taraftan maddede hayvancılık hariç ikiden fazla ziraat grupu ile iştigal edilmesi halinde yukarıki esaslar nazara alınacağından, bilfarz birinci gruba dâhil hububat ziraatinde ekili arazisi 500 dönüm olan bir çiftçi 200 dönüm pancar ekerse ve 100 baş büyük 500 baş küçük hayvan mevcutsa, faaliyeti iki grup içinde kaldığından yine işletme büyüklüğü şartlarını haiz addedilecektir.

Satış tutarı ölçüsü :

Madde 9 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 13 üncü maddesinde yazılı 15000 liralık yıllık satış tutarı ölçüsü 40.000 liraya çıkarılmıştır. Balıkçılar için bu had 50.000 lira olarak tesbit edilmiştir.

Ziraî kazançlarda istisna :

Madde 10 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 19 uncu maddesi değiştirilmiştir.

Ziraî kazançlara ait istisna haddi 5.000 lira olarak muhafaza edilmekle beraber 10.000 liralık tavan kaldırılmıştır. Böylece her çiftçi, yıllık sâfi kazancı ne miktara baliğ olursa olsun 5.000 liralık yıllık sâfi kazanç istisnasından faydalanacaktır.

Aile reisi beyanlarında, aile fertlerinin her birisi bu istisnadan ayrı ayrı faydalandırılmıyacak, beyan olunan aile gelirine bir defa 5.000 liralık istisna uygulanacaktır.

Eskiden olduğu gibi ticarî veya meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlardan vergiye tabi ziraî kazancı bulunanlar bu istisnadan faaydalandırılmıyacaklardır.

Ziraî kazançlarla alâkalı olarak 193 sayılı kanunun 10-13 üncü madedlerinde yapılmış olan bu değişiklikler, 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan ziraî kazançların vergilendirilmesinde de nazara alınacaktır (Geçici Md : 2 – a)(*)

Serbest meslek erbabında yaşlılık muaflığı :

Madde 11 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 17 nci maddesini takiben, mezkûr kanuna, mükerrer 17 numaralı bir madde eklenmiştir. Bu madde hükmüne göre, 193 sayılı kanunun 69 uncu maddesine göre götürü usulde vergiye tabi bulunan serbest meslek erbabından 60 yaşını doldurmuş olanlar, bu kazançlarına münhasır olmak üzere gelir vergisinden muaftırlar.

Bu hüküm 1/1/1963 den itibaren elde edilen kazançlara uygulanacağından 60 yaşını doldurmuş olan bu gibi meslek erbabı (Meselâ ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler gibi) 1963 ve mütaakıp yıllarda elde ettikleri meslekî kazançları dolayısiyle gelir vergisine tabi tutulmıyacaklar (Geçici Md : 2 – b), buna mukabil 60 yaşını doldurmuş olsalar bile bu gibiler 1962 takvim yılına ait olarak 1963 Martında yine eskisi gibi vergilendirileceklerdir.

Serbest meslek kazançlarında istisna :

Madde 12 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 18 inci maddesinde aşağıda belirtilen değişiklikler yapılmıştır.

a) Müellif, mütercim; heykeltraş, ressam ve bestekârlar gibi bunların kanuni mirasçılarına da istisnadan faydalanma imkânı verilmiştir.

b) Bir takvim yılında elde edilen serbest meslek hasılâtının 10.000 lirası gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Eğer yabancı memleketlerde bu neviden bir telif kazancı sağlanırsa 10.000 liraya ilâveten 40.000 lira yıllık hasılât da vergi dışında tutulmuştur.

Bu değişiklik 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilecek kazançlara uygulanacağından (Geçici Madde 2 – b). 1962 takvim yılına ait olarak 1963 yılı Mart ayında vergi tarh olunurken 193 sayılı kanunun tadilden evvelki 18 inci maddesi hükmünün nazara alınması, bu hükümle alâkalı evvelki tatbikatın gözönünde tutulması lâzım ve zaruridir.

Gayrimenkul sermaye iratlarında istisna :

Madde 13 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 21 inci maddesinin 1 inci fıkrası tamamen değiştirilmiştir.

Evvelce gayrimenkullerin ve hakların kiralanmasından elde edilen ve yıllık toplamı 10.000 lirayı aşmayan kiraların 2.500 lirası gelir vergisinden müstesna tutulmuşken, yeni hükümde, yıllık tutarı 5.000 liraya (5.000 lira dâhil) kadar olan gayrimenkul sermaye hasılatları (Gayrisafi) tamamen vergiden müstesna tutulmuş, yıllık gayrisafi hasılatın 5.000 lirayı aşması halinde gayrimenkul sermaye iradının tamamının vergiye tabi tutulması, kabul edilmiştir.

Maddenin mütaakıp fıkrasında bir değişiklik yapılmadığından, eskiden olduğu gibi, ticarî veya meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi bulunanlar bu istisnadan faydalandırılmıyacaklardır.

Bu değişiklik, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan iratlara uygulanabileceğinden, 1962 takvim yılında elde olunan bu kabil iratlar dolayısiyle 1963 Martında verilecek beyannameler üzerinden gelir vergisi hesaplanırken istisnanın 2.500 lira olarak tatbik edilmesi, bu hususta şimdiye kadar ki tatbikatın gözönünde tutulması gerekir.

Ücretlerle alâkalı istisnalar :

Madde 14 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 23 üncü maddesinin 2 ve 5 numaralı bentleri değiştirilmiş ve bu maddeye ve 12, 13 numaralı iki yeni bent eklenmiştir.

Bent 2 – 193 sayılı kanunda, sadece, gelir vergisinden muaf veya götürü usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraat işlerinde çalışan işçilerin ücretleri gelir vergisinden istisna edilmişken yapılan değişiklik sonunda bilûmum çiftçilerin ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Şöför, makinist, bekçi, çoban ve amele başı ücretleri dâhil) gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Kimlerin çiftçi sayılacağı 193 sayılı kanunun bu kanunla değiştirilen 52 nci maddesinin 7 nci fıkrasında tarif edilmiştir. Bu hükme göre, mezkûr maddede yazıldığı şekilde ziraî işletmeleri işleten gerçek kişiler (Adi şirketler dâhil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar çiftçi sayılmışlardır.

Tarım işleriyle iştigal etseler dahi tüzel kişiler çiftçi sayılmadıklarından bunların ziraî işlerinde çalıştırdıkları işçilerin ücretleri bu hükme müsteniden gelir vergisinden istisna olunmıyacaktır. Esasen cari tatbikat da bu veçhile cereyan etmektedir.

Bentte bir takım işçiler parantez içinde ayrıca sayılmışdır. Bu tadat tereddütleri izalesi maksadına matuf olup esasen tatbikata da uygundur. Bu gibiler tarım işinde çalışıyorlarsa ücretleri esasen vergiden müstesna tutulmaktadır.

Parantez içinde zikrolunan amelebaşı, iş ajanı, kahya ve benzeri mahiyette kimseler olmayıp işçilerin başında iş yerlerinde çalışan kimselerdir.

Bent 5 – Bu bentte ücretleri gelir vergisinden müstesna tutulanlar meyanına (Çiftçi mallarını koruma bekçileri) de ithal olunmuştur. Halen bu gibilerin ücretleri gelir vergisine tabi bulunmaktadır.
Bent 12 – Ticarî veya meslekî kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin yanında iş ve sanat öğrenmek maksadiyle çalışan 18 yaşını doldurmamış bulunan hizmet erbabının bu kimselerden aldıkları ücretler de gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Bent 13 – 193 sayılı kanunun 64 üncü maddesine göre ücretleri götürü usulde tesbit edilenlerden 60 yaşını doldurmuş bulunanlar, bu nevi ücretleri sebebiyle vergiye tabi tutulmıyacaklardır.

202 sayılı kanunun bu maddesi, kanunun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğinden, yukarıki bentlerle ücretlerine bu kanunla gelir vergisi istisnası tatbik edileceklerin ancak bu kanunun yayımı tarihinden itibaren elde ettikleri ücretlerine istisna uygulanması, bu tarihe kâdar sağladıkları ücretlerin evvelki tatbikat veçhile gelir vergisi içinde mütalâası icabeder.

Aile gelirinde indirim :

Madde 15 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 34 üncü maddesi, tatbikatta idarenin ve kaza mercilerinin anladığı şekil ifade eder hale konulmuştur. Aile reisinin geliri bulunmadığı takdirde eşinin, eşinde geliri yoksa çocuklardan herhangi birinin gelirine indirim tatbikine imkân veren bu hükmün, aynı konu ile alâkalı 17 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebilğindeki esaslara uygun şekilde tatbikine devam olunması icabeder.

Yatırım indirimi :

Madde 16 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 2 nci kısmının 7 nci bölümünden sonraya, 8 inci bölüm olarak (Yatırım indirimi) ile alâkalı hükümler eklenmiştir.

6 ek maddeyi ihtiva eden bu bölüm hakkında aşağıda ek maddeler itibariyle kısaca izahatta bulunulmuştur. Bu müessese hakkında ayrı bir broşür hazırlanmakta olup orada lüzumu derecesinde tafsilât verilecektir.

İndirimin mahiyeti :

Ek madde 1 – Yatırım indirimi ticarî veya ziraî kazancı dolayısiyle vergiye tabi mükelleflere uygulanacaktır.

Âdi şirketler ile kollektif ve âdi komandit şirketler gelir vergisi mükellefi olmamakla beraber, mezkûr şirketler, ortaklarının mükellefiyetleri i1e alâkalı olarak bir takım ödevleri yerine getirmekte oldukları, ortakların ortaklıktan sağladıkları hisselerin tesbitine esas olan kazançlar bizzat bu ortaklıklar tarafından tesbit edilmekte bulunduğu, defter ve kayıtlar ortakIık adına tutulup vesikalar ortaklık adına tanzim olunduğundan, yatırım indiriminin de, sözü edilen ortaklıklarca tesbit edilmekte olan kazanca uygulanması tabiidir. Bu maksatla parantez içinde bir hüküm ilâve edilmiş bulunmaktadır.

Yatırım indirimi sadece, yatırımın ilgili bulunduğu ticarî veya ziraî kazanca uygulanacaktır.

İndirim şümulü :

Ek madde 2 – Bu maddede yatırım indiriminin şümulü tâyin olunmaktadır.

a) Yatırım indiriminin uygulanacağı ticarî veya ziraî kazanç bilânço esasına göre tesbit edilmiş olmalıdır.

Böylece ticarî kazancını götürü usulde veya işletme hesabı esasına göre tesbit eden ticaret ve sanat erbabı ile ziraî kazancını götürü gider usulüne veya ziraî işletme hesabı esasına göre tesbit eden çifçiler yatırım indiriminden faydalanamıyacaklardır. Bu gibiler ancak bilânço esasına göre defter tuttukları takdirde indirimden faydalanabileceklerdir.

b) Yapılan yatırım Devlet Plânlama Teşkilâtının hazırladığı kalkınma plânlarına uygun olmalıdır.

c) Yatırımlar, istihsali genişletmeğe, prodüktiviteyi artırmaya, ihracatı geliştirmeğe, mamul ve mahsullerin kalitesinin ıslâha, kültür seviyesıni yükseltmeğe, ilmî ve teknik araştırmalara, çalışma güvenliğini sağlamağa, yabancı turist celbine temine matuf olmak üzere, bina, makine, tesisat, teçhizat, taşıma vasıtası ve benzeri aktif değerlerin tedariki veya kuruluşu ile alâkalı olmalıdır.

Arazi ve yedek parça temini ve personel lojmanları dışındaki meskenlere yapılan yatırımlara indirim uygulanmıyacaktır.

Aktif değerler yeni olacaktır. Yeni olmaktan maksat bu kıymetlerin Türkiye’de ilk defa kullanılmasıdır.

Ziraatte kullanılacak kimyevi gübre ve ilâç tedariki yatırım sayılmakta ve indirimden faydalandırılmaktadır.

d) Yapılan yatırım en az (250.000) lira olmalıdır. Ancak Devlet Plânlama Teşkilâtının hazırladığı bölge kalkınma plânlarının şümulüne giren yatırımlarla, memleket bakımından ayrı bir önem ve özellik arz ettiği Yüksek Plânlama Kurulu tarafından kabul edilen faaliyet kollarında 125.000 genel olarak ziraatteki yatırımlarda 50.000 liralık yatırımlar da indirimden faydalandırılacaktır.

e) Yatırım indiriminden faydalanma hakkına sahip olanlar, yapacakları yatırım ile alâkalı plânlarını, projelerini ve finansman hesaplarını ve projenin tahakkuku için derpiş olunan müddeti belirtmek suretiyle Maliye Bakanlığına müracaatla şartların mevcudiyetini tasdik (Ziraatte kimyevî gübre ve ilâç tedariki ile alâkalı yatırımlarda ihtiyaç ve sarfı mahallin en büyük mal memuru ve ziraat teşkilâtı tasdik edecek, bunlar için Bakanlığa müracaat edilmiyecektir) ettirilecektir.

İndirim nispeti :

Ek madde 3 – Yatırım indirimi münhasıran öz sermayeden sağlanan veya karşılanan yatırım miktarlarına uygulanır. Öz sermayenin mahiyeti, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 192 nci maddesinde belirtilmiştir.

Tarım yatırımlarında öz sermaye dışında, kamu îdare ve müesseseleri, bankalar, Türk Ticaret Kanunu veya özel kanunlara göre kurulan kurumlar, teşekkül ve kooperatiflerden sağlanan kredilerle yapılan yatırımların da indirimden faydalandırılması kabul edilmiştir.

Yatırım indiriminin nispeti yatırım miktarının (% 30) udur. Bu nisbet ziraî yatırımlarda, bölge kalkınması ile alâkalı yatırımlarda % 40, geri kalmış bölgelerde ise % 50 dir.

Yatırım indiriminin başlangıcı ve uygulanma süresi :

Ek madde 4 – Yatırım indirimine, indirimden faydalanacak kıymetlerin işletmenin aktifine girdiği takvim yılından başlanarak, indirimden faydalanılacak miktara baliğ oluncaya kadar devam edilecektir. Yatırım indiriminin miktarı o yılın ticarî veya ziraî kazancının üstünde ise, kalanı ertesi ve daha mütaakip yılların kazançlarından indirilebilecektir. Yalnız kanunun geçici 7 nci maddesi hükmüne göre 1968 takvim yılı sonuna kadar yapılacak yatırım indirimleri, bu indirimlerin uygulanacağı ticari ve ziraî kazançların her yıl için % 20 sini geçemiyecektir.

Bilfarz 1963 yılında, 300.000 liralık, yukarıki hükümlere uygun yatırım yapmış olan bir ticaret erbabının faydalanacağı toplam indirim % 30 nispetine göre 90.000 liradır. Bu yıl zarfında ticarî işlerinden elde ettiği kazanç (200.000) lira ise, ticarî kazancından indirilmesine cevaz verilen (90.000) liranın 1963 yılında sadece (40.000) lirasını indirebilecek; mütebaki 50.000 lirasını, aynı esaslar dahilinde, mütaakip yılların kazancından indirebilecektir.

Aktif değerlerin satış veya devri :

Ek madde 5 – Bu maddede yatırım indirimine mevzu olan aktif değerlerin satış veya devri halinde uygulanacak muameleler devreden veya devir alanın tabi olacağı esaslar tâyin ve tesbit edilmiştir.

Muhasebe usulü :

Ek Madde 6 – Mükellefler, muhasebelerini, yatırım indiriminden istifade ettikleri miktarların seneler itibariyle takibini temin edecek tarzda tanzim edecekler ve her yıl istifade ettikleri indirim miktarını yıllık beyannamelerinde ayrıca göstereceklerdir.

Yatırım indirimi ile alâkalı bu madde hükmü 1963 takvim yılı başındarı itibaren elde olunan kazançlar hakkında uygulanacaktır.

Ticarî kazancın tarifi :

Madde 17 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 37 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 5 ve 6 numaralı bentleri değiştirilmiş bulunmaktadır.

Bent 5 – Menkul kıymet alım satımının arizi olarak yapılması takdirinde mezkûr faaliyet, kanunun 81 inci maddesi ile sair kazanç olarak mütalâa edildiğinden, bu bentte sözü edilen alım satım işinin devamlı olarak yapılması tabiidir. Tatbikatta da bu şekilde anlaşılmak lâzım gelirse de, hatalı bir tatbikat yapılmasını önlemek maksadiyle hükme bu şekilde vuzuh verilmiştir.

Bent 6 – 193 sayılı kanunda satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin parsellenerek kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar, ticarî kazanç sayılmıştır.

Yeni hükümde satın alma veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenmesi takdirinde, bu suretle parsellenmiş arazinin 5 yıl içinde veya daha sonra satışından elde olunan kazanç ticarî addedilmiştir. Bu durumda parsellenme 5 yıllık müddetin bitiminden sonra yapılırsa, faaliyet ticarî sayılmamakta ve vergi dışı mütalâa edilmektedir.

1/1/1963 tarihinden itibaren elde olunan bu kabil kazançların vergilendilmesinde yukarıki esasa göre hareket olunması lâzımgelir (Geçici madde 2 – b)

Ticari kazançlarda indirilecek giderler :

Madde 18 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 40 ıncı maddesinin 5 numaralı bendinin sonuna parantez içinde bir hüküm eklenerek, işte kullanılan taşıtlar, aynı zamanda zati ve ailevi ihtiyaçlarda kullanıldığı takdirde, bu taşıtlar dolayısiyle ihtiyar olunan giderlerin yarısının ticarî kazancın tesbitinde nazara alınması kabul edilmiştir. 1963 ve müteakip takvim yıllarına ait kazanç tesbitinde bu hükme göre muamele yapılması zaruridir.

Götürü usulde ticari kazancın tesbiti

Madde 19 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 46 ıncı maddesi değiştirilmiştir.

Yapılan ilâve ve değişiklikler şunlardır :

a) Mer’i hükmün ilk fırsatını takiben, götürü usulde tesbit edilecek ticarî kazançların, yıllık sâfi miktarının 8.000 lirayı aşamıyacağı hakkında bir fıkra eklenmiştir.

Buna nazaran yapılan işin nev’i ve mahiyetine bakılmaksızın ve yapıldığı mahal neresi olursa olsun, sabit veya gezici bilûmum götürü usulde vergiye tabi olacak ticaret ve sanât erbabının yıllık götürü matrahlarının 8.000 liranın üstüne çıkması artık bahis konusu değildir. Âzami kazanç haddi bu olduğuna göre 1 inci derece için bu had tesbit edildiği takdirde; diğer 4 derecenin bunun altında kalan miktarlarda olması tabiidir.

b) Yukarıda belirtilen ilâve fıkrayı takiben maddeye yeni bir fıkra daha eklenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabının takdir komisyonlarınca 5 derece üzerinden tesbit edilmiş olan kazanç miktarlarından hangisine göre vergilendirileceği hususu Maliye Bakanlığınca tesbit edilecek esaslar dairesinde vergi daireleri tarafından tâyin olunacaktır.

c) Maddenin son fıkrasında, âdi ortaklık halinde çalışan ticaret ve sanat erbabının vergi matrahlarının ne suretle tâyin olunacağı açıklanmıştır.

Yeni hükme göre âdi ortaklıklarda ortakların vergi matrahı şöylece tesbit edilecektir :

Takdir komisyonlarınca tesbit edilmiş olan götürü matrahlardan ortaklığın durumuna uyan sanat ve dereceye ait kazanç miktarı tesbit edilecek, ikinci ortaktan başlıyarak her ortak adedi için, tesbit olunan bu kazanca % 30 ilâve yapılacak, bu ilâvelerden sonra bulunan miktar, ortakların ortaklıktaki hisseleri nazara alınmak suretiyle, ortaklar adedine bölünecek ve her ortağın vergi miktarı bu suretle tesbit edildikten sonra o ortağın gelir vergisi tarh olunacaktır.

Bu madde hükmü 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan kazançlara uygulanacağından götürü usulde vergiye, tabi ticaret ve sanat erbabının 1962 takvim yılından mütevellit olarak 1963 de tarh edilecek vergilerin hesabında yukarıki esaslara uygulanacaktır. (Geçici Md : 2 – a)

Götürü usulde tabi olmanın genel şartları :

Madde 20 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun ticarî kazançlarda götürü usule tabi olmanın genel şartlarını gösteren 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasının 3 numaralı bendi değiştirilmiştir.

Eski hükme göre, gerçek kazancı veya iradı dolayısiyle yıllık gelir beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir vergisi mükelleflerinin, ticarî kazançlarının götürü usulde değil, gerçek usulde tesbit edileceği belirtilnıişken, değiştirilen yeni hükme göre sadece, ticarî, meslekî ve izraî faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olan ticaret erbabının götürü usulden faydalanamıyacağı, bunlar dışında kalan, bilfarz, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları veya ücretleri dolayısiyle yıllık beyanname vermek mecburiyetinde olanların ayrıca ticaret kazançları mevcutsa bu kazançlarının götürü usulde tesbit edilebileceği kabul edilmiştir.

Bu tadilât, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunacak kazançlara uygulanacağından 1962 takvim yılı dolayısiyle 1963 de vergilendirilecek ticaret ve sanat erbabının durumunun, evvelki yıllarda olduğu gibi, tadilden evvelki bent hükmüne göre tâyin ve tesbit edilmesi zaruridir (Geçici Md : 2-b).

Ziraî kazançla ilgili tarifler :

Madde 21 -Ziraî kazanç, ziraî faaliyet, ziraî işletme, çiftçi ve mahsul tâbirlerinin tarifine taallûk eden 193 sayılı kanunun 52 nci maddesi hükmünde, 202 sayılı kanunun bu maddesi ile bazı değişiklikler yapılmış ve maddenin sonuna da (Tek işletmenin) ne olduğunu izah eden yeni bir hüküm eklenmiştir.

Değişiklikler, sondan iki fıkrasında çiftçinin tarifi ve kollektif ve komandit şirket ortaklarının kazançlarının mahiyetini tesbit eden hususlara ait ve sırf hükme vuzuh vermek maksadına mâtuf bulunmaktadır.

Ziraî kazanç tesbit şekilleri :

Madde 22 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 53 üncü maddesi hükmü değiştirilmiş bulunmaktadır.

Değişiklik, 53 üncü maddenin bir ve ikinci fıkralarında yapılmıştır. Evvelce yıllık hasılat tutarı (100.000) liradan aşağı olan çiftçilerin kazançlarının götürü gider esasına (100.000) lira ve daha fazla olan çiftçilerin kazançlarının ise, gerçek kazanç esasına göre tesbit edileceği kabul edilmişken, yeni hüküm ile (100.000) liralık had (150.000) liraya çıkarılacak yıllık hasılat tutarı 150.000 liranın altında kalan çiftçilerin de götürü gider usulünde tekliflerine imkân verilmiş bulunmaktadır.

Evvelce maddenin ikinci fıkrasında sadece ortaklık hallerinden bahsedilmekte iken yeni hükümden (Aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velâyet altındaki çocuklara ait işletmelerde de satış hasılatı tutarının toplu olarak nazara alınacağı) belirtilmiştir.

Götürü gider usulü :

Madde 23 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 54 üncü maddesi değiştirilmektedir.

Maddede yapılan değişiklikler şunlardır :

a) Evvelce gerçek ve götürü usulde ziraî hasılat ve giderler bir maddede (Madde 56) belirtilmiş iken, bu defa gerçek ve götürü usullerde hasılat ve giderler bu usulleri tâyin eden alâkalı maddelere aktarılmıştır.

Bu suretle 54 üncü maddenin 1 inci fıkrasını takiben, götürü gider usulünde hasılatın, 56 ncı maddede yazılı (bu maddenin 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı olanlar hariç) unsurlardan terekküp ettiğini belirten bir fıkra eklenmiştir. 56 ncı maddenin 4 numaralı bendi sigorta tazminatlarına, 5 numaralı bendi ise, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışından tahassül eden hasılata taallûk etmektedir.

b) Evvelce götürü giderler yalnız bir şekil ve suretle tesbit edilmekte iken, yeni hükümde bu kabil mükelleflere iki yol gösterilmektedir.

Mükellefler dilerlerse, götürü gideri, Vergi Usul Kanununa göre ziraî kazanç il komisyonlarınca tesbit edilmiş olan götürü gider emsallerinin (ki bu emsaller % 70 nisbetinden aşağı olmıyacaktır.) hasılat tutarına uygulanması suretiyle tesbit ve bu giderleri hasılatlarından indirebilirler; diledikleri takdirde, işletme defteri tutmaksızın hasılatlarından bu hasılatın elde edilmesi için yapılan ve mahiyetleri 57 nci maddede gösterilen (10 uncu bentte yazılı amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin satışından tahassül eden zararlar hariç) gerçek giderleri indirebilirler.

Gerçek giderlerin hasılattan tenzilini kabul edenlerin bu giderleri tevsik etmeleri ve vesikalarını saklamaları zaruridir.

Hasılatlarından, gerçek giderler yerine, götürü gider emsallerine göra tesbit edecekleri giderleri indirmeyi tercih edenler, tevsik etmeleri kaydiyle, ziraî faaliyette kullanılan arazî ve binalarla alâkalı kiraları, aynî vergi, resim ve harçlarla işletme için alınan ve işletmeye harcanan borç paraların faizlerini ayrıca hasılatlarından indirebileceklerdir.

Mükellefler hangi usulden faydalanacaklarını beyannamelerinde belirteceklerdir. Böyle bir açıklama yapmamışlarsa birinci usulü seçmiş sayılacaklardır.(*)

Ziraî kazancın işletme hesabı esasına göre tesbiti :

Madde 24 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 55 inci maddesi değiştirilmiştir. Madde hükmü işletme hesabı esasına göre kazancını tesbit edecekleri göstermektedir.

Yıllık hasılatları tutarı 150.000 – 500.000 lira arasında olan çiftçilerin ziraî kazançları işletme hesabı esasına göre tesbit edilecektir. Hasılatları bu haddi aşanların veya bilanço esasında kazancını tesbit edenlerin hangi yıldan itibaren diğer usule geçecekleri maddenin müteakip fıkralarında açıklanmıştır.

Ziraî işletme hesabı esasına göre hasılat :

Madde 25 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 56 ncı maddesi değiştirilmiştir.

Maddede, hasılat unsurları 5 bent halinde tadat olunmuş, mahsullerin istihsal, vasıtaları veya istihlâk maddeleri ile değiştirilmesi veya ziraat makine ve aletlerinin başka çiftçilerin ziraat işlerinde çalıştırılması karşılığında herhangi bir istihlâk maddesi alınması takdirinde, bu maddelerin emsal bedellerinin hasılat kaydolunacağı, işletmede istihsal edilip de yine işletmede tohum, yem vesair şekillerde kullanılan mahsullerin emsal bedelinin hasılat sayılacağı tasrih edilmiştir.

Satılmaksızın müteakip yıllara devrolunan mahsullerin değeri hasılat meyanına yazılmıyacak, yalnız bunlar nevi ve miktar itibariyle beyannamede gösterilmekle yetinilecektir.

Ziraî işletme hesabı esasında giderler :

Madde 26 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 57 nci maddesi değiştirilmiş, masraf kaydı gereken kalemler, daha açık bir şekilde tadat olunmuştur.

Hasılattan indirilmiyecek giderler :

Madde 27 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 58 inci maddesinin sonuna parantez içinde bir hüküm eklenmiştir. Mezkûr hüküm ile, işletmede istihsal olunan mahsullerden teşebbüs sahibi ile eşi ve velâyet altındaki çocukları tarafından istihlâk edilenlerin bu madde hükmüne tabi olmadığı, yani bu kabil ayni harcamaların hasılattan indirileceği, diğer ifade ile hasılat meyanına ithal olunmıyacağı kabul edilmiştir.

Kazancın bilânço esasına göre tesbiti :

Madde 28 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 59 uncu maddesinde yapılan değişiklik 58 inci maddede yapılan değişiklikle alâkalıdır. Bilânço esasında kazancını tesbit eden çiftçiler de kendileri, eş ve velâyet altındaki çocukları tarafından istihsal olunan mahsullerden istihlâk ettiklerini, hasılatlarından düşeceklerdir.

202 sayılı kanunun 21 – 28 inci maddeleri ile 193 sayılı kanunun 52 – 59 uncu maddelerinde yapılmış olan değişiklikler, 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan ziraî kazançlar hakkında uygulanacağından 1962 takvim yılı için 1963 de bu gibi kazançların vergisi hesaplanırken, yukarıda mahiyeti belirtilen değişikliklerin gözönünde tutulması iktiza eder. Ayrıca aynı kanunun geçici 4 üncü maddesi ile, ziraî kazançlarını yukarıki hükümlere göre bilânço veya işletme hesabı esasına göre tesbit mecburiyetinde olanların 1962 – 1964 takvim yıllarında elde edecekleri bu kabil kazançlarını, diledikleri takdirde, (Götürü gider usulüne göre) tesbit etmeleri ve bu suretle vergilerini ödemeleri kabul edildiğinden, bu cihetin de gözönünde tutulması lâzımdır. Bu suretle götürü usulü seçenler bunu beyannamede açıklamağa mecburdurlar.

Ücretin tarifi :

Madde 29 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun ücretleri tarif eden 61 inci maddesinin sonuna bir bent eklenerek halen arızi kazançlar meyanında (Madde 82/4) mütalâa edilmiş olan (Sporculara transfer ücreti veya sair namlarla yapılan ödemeler) bu bende aktarılmıştır.

Yapılan değişiklik tamamen şekil olup vergilendirme usulünde herhangi bir değişiklik vuku bulmuyacaktır.

Ücretlerde götürü usul :

Madde 30 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 64 üncü maddesinin 4 numaralı bendi değiştirilmiştir. Sözü edilen bent gayrimenkul sermaye iradı sahipleri yanında çalışanların ücretlerine taallûk etmektedir. Halen götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanların ücretleri bu bende göre; diğer gayrimenkul sermaye iradı sahipleri yanında çalışanların ücretleri ise, müteakip 5 numaralı bent ile Bakanlığımızca tanınmış olan yetkiye istisnaden, götürü usulde tesbit edilmektedir. Yapılan değişiklik ile bütün gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışan ve vergiye tabi bulunan hizmetlilerin ücretleri bu bent (Bent 4) mucibince götürü usulde tesbit edilecektir.

Bu değişiklik yukarıdaki izahatta anlaşılacağı üzere; tatbikatta bir değişikliğe sebebiyet verecek mahiyette değildir.

Serbest meslek kazancının tarifi :

Madde 31 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 65 inci maddesi değiştirilerek, serbest meslek kazancının tarifine vuzuh verilmiş ve ayrıca arızi olarak icra edilen serbest meslek işlerinden doğan kazanç serbest meslek kazancı meyanından çıkarılarak arızi kazançlar meyanına ithal olunmuştur.

Bu değişiklik 202 sayılı kanunun yayımı yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten itibaren bu kabil arızî serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların, arızî kazanç olarak ve bu kazançlara ait kayıt ve şartlar dahilinde vergilendirilmesi gerekir.

Serbest meslek kazancının tesbiti :

Madde 32 – Bu madde ile 193 sayılı kanunun 67 nci maddesinin 4 ncü fıkrası, 65 inci maddede yapılmış olan değişiklik sebebiyle değiştirilmiş ve bu maddenin sonuna bir fıkra eklenmiştir.

Eklenen yeni fıkra, biletle girilen yerlerde faaliyette bulunan dar mükellefiyete tabi serbest meslek erbabının, diledikleri takdirde, bilet bedelleri tutarından bu bedellere dâhil resimler düşüldükten sonra kalan miktarın yarısını sâfi kazanç olarak nazara alabileceklerine taalûk etmektedir.

Bu maddede yapılan değişiklik, 202 sayılı kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinden (Geçici madde 2 – e), bu kabîl mükellefler, dilediklerinde, mezkûr tarihten itibaren 67 nci maddeye eklenen bu yeni fıkra hükmüne göre kazançlarını tesbit edebileceklerdir.

Meslekî giderler :

Madde 33 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 68 inci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır.

Mezkür maddenin 1 numaralı bendinde, iş yeri kendi mülkü olanlarla ikametgâhı kendi mülkü olup, bunun bir kısmını iş yeri olarak kullanan serbest meslek erbabının bu yerlerle alâkalı masrafları ne nisbette hasılatlarından düşecekleri tâyin ve tasrih edilmiştir.

İkinci bentte, iş yeri ile ilgili aynî vergi, resim ve harçların da masraf kaydına cevaz verilmiştir.

Sekiz numaralı bentte, serbest meslek faaliyetleri ile alâkalı olmak kaydiyle, meslekî teşekküller tarafından kurulmuş olup olmadığı aranılmaksızın, emekli sandıklarına ödenen aidatın masraf kaydına cevaz verilmiş, ayrıca yardım pulları bedellerinin de masraf kaydı derpiş olunmuştur.

Maddenin sonuna 10 numaralı bir bent eklenerek evvelce diğer bentlerde yer alan bir kısım müteferrik masraflar bu bentte toplanarak dileyenlerin bu kabîl giderlerini gerçek miktarları ile, dileyenlerin ise, bu giderlere karşılık olarak ve 5.000 liradan fazla olmamak kaydiyle, gayrisafî hasılatlarının % 10 unu masraf yazmalarına imkân verilmiştir.

Bu madde hükmü, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan serbest meslek kazançlarına tatbik olunacaktır. (Geçici madde 2 – b) Bu itibarla, serbest meslek erbabı 1962 takvim yılına ait olarak 1963 malî yılındaki vergilerinin hesabında tadilden evvelki hükümlere göre gerçek masraflarını hasılatlarından indirebileceklerdir.

Serbest meslek kazançlarında götürü usul :

Madde 34 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 69 uncu maddesi hükmü değiştirilmiştir.

Maddede yapılan değişiklik, 193 sayılı kanunla mutlak olarak götürü usule alınmış olan muakkıplerden bir kısmının (Kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip eden muakkipler) bu usul dışında bırakılmasından ibarettir.

Madde hükmü, 1964 takvim yılı başından itibaren elde olunan kazançlara uygulanacağından, evvelki yıllarda olduğu gibi, bilûmum muakkıpların 1962 ve 1963 takvim yılları kazançlarının da yine götürü usulde tesbit ve teklifi gerekmektedir (Geçici madde 2 – c) .

Gayrimenkul sermaye iradının tarifi :

Madde 35 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 70 inci maddesinin 6 ve 7 numaralı bentleri değiştirilmekte ve bu maddeye 8 numaralı yeni bir bent hükmü eklenmektedir.

6 numaralı bentte, telif haklarının, müellifleri gibi bunların kanuni mirascıları tarafından kiraya verilmesinden doğan kazançların da, gayrimenkul sermaye iradı değil, serbest meslek kazancı olduğu hakkında bir hüküm eklenmiştir.

7 numaralı bendin sonuna bilûmum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının kiralanmasından doğan kazançların da gayrimenkul sermaye iradı olduğu tasrih edilmiş, maddenin sonuna eklenen 8 numaralı bentte ise, keza; motorlu nakil vasıtaları ile motorlu cer vasıtalarının, her türlü motorlu müteharrik araç, makine ve teçhizatın kiralanmasından elde edilen iratların da gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı açıklanmıştır.

Bu madde hükmü, 202 sayılı kanunun yayımı tarihinden itibaren elde edilecek kazançlara uygulanacağından, bu kabîl kiralamaların mezkûr tarihten itibaren gayrimenkul sermaye iradı sayılması, bu tarihten evvelki dönemlerde sağlanan kazançlar hakkında eski tatbikat veçhile muamele ifası lâzım gelir.

Emsal kira bedeli :

Madde 36 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 73 üncü maddesinin 1 inci fıkrası değiştirilerek hükme vuzuh verilmiş, ayrıca yetkili özel mercilerce tesbit edilmiş bina kiralarının emsal kira bedeli olarak nazara alınmasına imkân sağlanmıştır. Bilfarz, belediye encümenlerince 6570 sayılı kanuna göre tesbit edilmiş aylık kirası 500 lira olan bir bina, aylık 300 lira kira ile kiralandığı iddia edildiği takdirde vergiye 300 liranın değil, 500 liranın matrah ittihaz edilmesi gerekecektir.

Bu değişikliğin 202 sayılı kanunun yayımı tarihinden itibaren nazara alınması lâzım gelir.

Gayrimenkul sermaye iratlarında giderler :

Madde 37 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 74 üncü maddesinin, 1 inci fıkrasının 5 ve 10 numaralı bentleriyle üçüncü fıkrası değiştirilmiş ve 10 numaralı bentten sonra 11 numaralı bir bent eklenmiştir.

Bent 5 – Bina, buhran ve müdafaa vergilerinin, gayrimenkul sermaye iratlarına ait gelir vergisinden mahsubu kabul edildiğinden, bu bendin sonuna, 193 sayılı kanundan evvel olduğu gibi, bu suretle mahsubuna cevaz verilen vergilerin ayrıca masraf yazılmıyacağına dair parantez içinde bir hüküm eklenmiştir.

Bent 10 – Nerede ve hangi sebebe müstenit olursa olsun, sahibi bulundukları konutları kiraya veripte başka bir konutta kira ile oturmakta olanların oturdukları konut için ödedikleri kira bedelini, gayrimenkul sermaye iradının tesbitinde masraf olarak yazmalarına imkân verecek şekilde bent hükmü değiştirilmiştir. Ödenen kira bedeli, kiraya verilen konut sebebiyle tahsil olunan kira bedelinden fazla ise, fazlası masraf yazılmıyacaktır.

Bent 11 – Bu bent yeniden ihdas edilmiştir. Bu bent hükmüne göre kiraya verilen mal ve hâklarla ilgili olarak mukavelenameye, kanuna veya ilâma istinaden ödenen zarar ziyan ve tazminatlar masraf yazılabilecektir.

193 sayılı kanunun 74 üncü maddesi hükmüne göre 10.000 liraya kadar yıllık gayrisâfi irat sağlıyanlar diledikleri takdirde gerçek masraf yerine hasılatlarının, bina ve arazî için % 40, diğer haklar için % 20 sini götürü olarak masraf yazabilmekte idiler.

Götürü gider yüzdesinin 193 sayılı kanunla artırılması sebebi, bu Kanunda bina, arazi, buhran ve müdafaa vergilerinin gelir vergilerinden mahsubuna müteallik hükmün kaldırılmış olması ve bunların da masraflar içinde mütalâa edilmiş bulunmasına müstenittir:

İleride görünüleceği üzere, yeni hükümlerle bina, arazi, buhran ve müdafaa vergilerinin yeniden mahsubuna imkân verildiğinden, götürü gider yüzdesi de eski haline ifrağ edilmiştir.

Yeni hükme göre, gayrimenkul sermaye iradının miktarı ne olursa olsun (hakları kiraya verenler hariç), gayrimenkul sermaye iradı sahipleri diledikleri takdirde, gerçek masraf yerine hasılatlarının % 20 sini götürü olarak masraf yazabileceklerdir.

Bu gibi hakları kiraya verenler götürü gider usulünden faydalanamıyacak, bu gibiler ancak gerçek masraflarını hasılatlarından indirebileceklerdir.

Gayrimenkül olarak mütalâa edilen haklar 193 sayılı kanunun 70 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 4, 5, 6 numaralı bendlerinde gösterilmiştir.

Bu madde hükmü 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan iratlara uygulanacağından (Geçici Md. 2 – a), 1962 takvim yılına ait olarak 1963 Martında beyan olunacak iratların tesbitinde ve vergilendirilmesinde yukardaki değişik hükümler uygulanacaktır.

Sair Kazanç ve iratlar :

Madde 38 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 81 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler; daha evvelki maddelerde bazı malların bazı gayrimenkul olarak mütalâa edilmesi sebebiyle satışlarının da bu maddede tezekkür edilmesi zaruretine dayanmaktadır.

Bu maddede yapılan değişikliklerin 1963 takvim yılı başından itibaren sağlanacak kazançlarda nazara alınması gerekmektedir.

Arızî kazançlar :

Madde 39 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 numaralı bendlerinde yazılı istisna hadleri 500 liradan 1.000 liraya çıkarılmış ve 2 numaralı bende de teşmil edilmiştir.

Ayrıca transfer ücretlerine ait hüküm ücretlere aktarıldığından buradan çıkarılmış, bunun yerine arızî şekilde icra olunan serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlar ithal edilmiştir. Müteakip fıkralardaki değişiklik ilk fıkrada yapılan bu değiştirmelerle alâkalıdır. Bu değişiklikler 1963 başından itibaren elde olunan kazançlara uygulanacağından 1962 takvim yılına ait bu kabîl kazançlar hakkında eski hükümlere ve tatbikata göre muamele yapılacaktır.

Gelirin toplanması :

Madde 40 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 85 inci maddesinde yapılmış olan değişiklik üçüncü fıkrasına (çiftçiler) kelimesinin de eklenmesinden ibarettir. Çiftçiler de diğer tüccarlar ve serbest meslek erbabı gibi zirai faaliyetlerinden kazanç sağlamamış olsalar bile yıllık beyanname vermeğe mecbur tutulmuşlardır.

Toplama yapılmıyan haller :

Madde 41 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 86 ncı maddesinde yapılmış olan değişiklik maddenin birinci fıkrasına, götürü, gider usulüne göre tesbit ettikleri ziraî kazançların dolayısiyle yıllık beyanname verecek olan çiftçilerin ayrıca ücret veya götürü usulde tesbit olunan ticarî veya meslekî kazançları mevcutsa, bunları ziraî kazanç için verilecek beyannameye ithal etmeyeceklerine dair parantez içinde hüküm eklenmiş, ikinci fıkranın 4 numaralı bendindeki (menkul kıymetler) ibaresinin (dar mükellefiyette bu kıymetlerin satışından doğan kazançlar vergiye tabi olmadığından) bend metninden çıkarılmış olmasından ibarettir.

Bu tadilât 1962 takvim yılı kazançlarının vergilendirilmesinde de nazara alınacaktır.

İhtiyarî toplama ve beyan :

Madde 42 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 87 nci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır. Yapılan değişiklikler sırasiyle aşağıda belirtilmiştir :

a) Maddede ihtiyari toplama için derpiş edilmiş olan (5.000) liralık had (10.000) liraya çıkarılmıştır.

b) Götürü gider usulüne göre ziraî kazançları için beyanname verenlerin bu ihtiyarî toplamadan faydalanmaları hususu açık şekilde hükme bağlanmıştır.

c) Dördüncü fıkra hükmü daha vazıh hale konulmuş, bu fıkrada sözü edilen ihtiyarî toplama hali ücretlere hasrolunmuştur.

d) Geliri patent ve telif haklarının kiralanmasından ibaret olup da bu geliri üzerinden tevkif suretiyle gelir vergisi ödemiş olan dar mükellefiyete tabi kimselerin yıllık beyanname vermesi ihtiyarî kılınmıştır.

Bu değişiklikler 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilecek kazançlar için nazara alınacağından (Geçici madde 2 – b), 1962 takvim yılı için 1963 de yıllık beyanname vereceklerin 193 sayılı kanunun bu değişikten evvelki hükmünde tesbit edilen esaslar ve ölçüler içinde ihtiyarî toplamadan faydalanmaları mümkündür.

Zarar nakli :

Madde 43 – Bu madde ile, 193 sayılı kanunun 88 inci maddesindeki zarar nakli süresi üç yıldan beş yıla çıkarılmış, 81 inci maddede yazılı muamelelerden doğan bilûmum zararların diğer kaynakların kazanç ve iradından mahsup edilmiyeceği hükme bağlanmış, buna mukabil ziraî kazançların götürü gider usulünde tesbiti halinde gider fazlalığından dolayı bir zarar zuhur ederse bu zararların diğer kaynakların kazanç ve iratlarından mahsubuna imkân veren bir kayıt hükme eklenmiştir.

Bu maddedeki değişiklikler esas itibariyle 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilen kazançların vergilendirilmesinde nazara alınacak (Geçici madde 2 – b), ancak geçici 3 üncü maddedeki sarahate binaen, 1959 ve müteakip takvim yıllarında tahassül eden zararların da müteakip beş yılın kazanç ve iradından mahsubu kaabil olacaktır.

Bağış ve yardımlar :

Madde 44 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 2 numaralı bendi değiştirilerek, genel menfaatlere yararlı dernekler dışında bir kısım kamu idare ve müesseselerine yapılan bağışların da gelirden indirilmesine imkân verilmiş, ayrıca bağışın nakden yapılmaması halinde bağışlanan mal veya hakkın değerinin ne suretle tesbit edileceği tasrih olunmuştur.

Matrahtan ve gelir unsurlarından indirilmiyecek giderler :

Madde 45 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 90 ıncı maddesi değiştirilerek, gelir vergisi matrahından ve gelir unsurlarından indirilmiyecek giderler meyanına, (Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler) de ithal edilmiştir.

Filhakika; sözü edilen ödemelerin gelir vergisi matrahından veya gelir unsurlarından indirilmemesi tatbikatta ve teessüs eden kazaî içtihatlarla kabul edilmişse de, ihtilâfların önlenmesi maksadiyle bu hususun maddeye derci uygun görülmüştür.

Yıllık beyannamenin verilmesi :

Madde 46 – Bu madde ile; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 92 nci maddesi değiştirilerek, 193 sayılı Kanundan evvelki hükümlerde olduğu veçhile bir takvim yılına ait beyannamenin ertesi yılın Mart ayı içinde verilmesi kabul edilmiştir.

1963 ve müteakip takvim yıllarına ait beyannameler artık müteakip yılların Mart ayının birinden sonuncu gününe kadarki zaman içinde verilecektir.

1962 takvim yılı için Ocak ve Şubat 1963 aylarında verilmiş olan beyannamelerin kabulü ve 193 sayılı Kanunun tatbik devresindeki esaslara göre muameleye tabi tutulması zarurîdir.

Aile reisi beyanı :

Madde 47 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin son fıkrasında değişiklik yapılmış ve maddenin sonuna toplanmıyacak aile gelirleri ile alâkalı bazı hükümler eklenmiştir.

a) Mer’i hükümlere göre, aile reisi beyanlarında eşlerden her biri kendi gelirlerine isabet eden vergilerden sorumludur. Yeni hüküm ile bu sorumluluk aynı nispette cezalara da teşmil edilmiştir.

Aile reisi beyanlarında verginin muhatabı aile reisi olduğundan, verginin tamamının aile reisi adına tarh ve tebliğ edilmesi tabiidir. Cezalarda muhatap ise suçu işliyenlerdir. Suçu eş işlemişse suç işliyen eşin cezaya muhatap tutulması lâzımdır.

Ancak tarh edilen vergi veya kesilen ceza ödenmezse, yeni hükme göre ödenmiyen vergiler gibi cezalar da kendi gelirleri nispetinde eşlerden ayrı ayrı aranılacaktır.

b) Bu maddenin sonuna, 193 sayılı Kanundan evvelki mülga 5421 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde yer alan hükümler eklenmiştir.

Böylece eşlere ve çocuklara ait bir kısım malların iratları (Menkul ve gayrimenkul sermaye iratları) aile reisi beyanına ithal edilmiyecektir. Mülga 5421 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine nazaran tek fark, eski hükümde, eşlerin ve çocukların limited şirketlerden alınan hisseleriyle komanditler sıfatiyle sağladıkları iratlar hakkında mevcut olan mutlak surette toplama mecburiyetinin yeni hükümle, anonim şirketlerden alınan kâr hisselerine de teşmil edilmiş olmasından ibarettir. Bu husus hariç, tatbikatın 1950 – 1960 yıllarında olduğu veçhile yürütülmesi, bu konuda Bakanlık tebliğlerinin gözönünde bulundurulması iktiza eder.

Bu madde hükmü, 1963 takvim yılı başından itibaren sağlanan kazançlar hakkında uygulanabileceğinden (Geçici Md. 2 – b) , 1962 takvim yılında elde edilen kazançlar dolayısiyle 1963 yılında verilecek beyannamede 193 sayılı Kanunun tadilden evvelki 93 üncü maddesi hükmünde belirtilen esaslara göre eşlerin ve çocukların gelirinin toplanıp verilmesi, yani; aile reisi ile birlikte yaşıyan eşlerin ve velâyet altındaki çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icap eden bütün gelirlerinin (Medenî Kanunun cevaz verdiği hallere münhasır olmak üzere ayrı yaşıyan eşin geliri hariç) toplanarak tek beyanname ile aile reisi tarafından beyan edilmesi icap eder.

Kazanç ve ücretlerde vergi tevkifatı :

Madde 48 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde yapılan başlıca değişiklik birinci fıkrasının 4 numaralı bendinden sonraya 5 numaralı bir bent eklenmesinden ibarettir. Bu bent hükmüne göre, dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı veya kiralanması dolayısiyle yapılan ödemelerden de gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. İstihkaklarından bu suretle tevkifat yapılan dar mükellefiyete tabi kimseler bu gelirleri için yıllık veya münferit beyanname vermekte muhtardırlar (Madde 87, 101). Tevkifatın nispeti % 15 dir. (Madde 105).

Bu değişiklik, 1964 takvim yılı başından itibaren elde olunan kazançlar için nazara alınacağından (Geçici Md. 2 – c) dar mükellefiyete tabi olanların 1963 takvim yılı içinde sağladıkları bu kabil gelirlerinden vergi tevkifatı yapılmıyacak; bu gibi hak sahipleri evvelki yıllarda olduğu gibi 1963 takvim yılı için de yıllık veya münferit beyanname vereceklerdir.

1/1/1964 tarihinden itibaren dar mükellefiyete tabi kimselere, satın aldıkları veya kiraladıkları telif veya patent hakkı dolayısiyle, ödemede bulunanlar bu ödemelerden vergi kesmeğe mecburdurlar.

İratlarda vergi tevkifatı :

Madde 49 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 96 ncı maddesi daha anlaşılır hale konulmuş, gelir vergisi tevkifatına tabi şirket kazançları tesbit olunurken bir kısım indirimlerin daha yapılması kabul edilmiştir.

Mezkûr madde hükmüne göre, menkul sermaye iratlarında gelir vergisi tevkifatı başlıca aşağıdaki hususları ihtiva etmektedir.

a) Menkul sermaye iratları, istihkak sahiplerine ödendiği veya ödenebilir hale geldiği sırada gelir vergisi tevkifatına tabi bulunmaktadır.

b) Aynı irattan ödeme sırasında vergi kesilmiş ise, sonradan her hangi bir sebeple gelir vergisi kesilmiyecektir. Keza ödenebilir hale geldiği sırada gelir vergisi tevkifatı yapılmışsa, sonradan ödeme sırasında tevkifat yapılmıyacaktır.

c) lratlarda vergi tevkifatı, ancak bu iratların gerçek kişilere ödenmesi veya gerçek kişilere taallûk etmesi halinde yapılmaktadır. Tüzel kişilerin bu kabil iratlarından hiç bir şekil ve surette gelir vergisi tevkifatı yapılmıyacaktır. Zuhulen yapılmış ise, hak sahiplerine iade olunacaktır.

d) Bu kabil iratlar dolayısiyle yıllık beyanname verildiği takdirde; evvelce kesilmiş olan gelir vergileri beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup olunacaktır.

202 sayılı Kanunun bu maddesi; 1964 takvim yılı başından itibaren yapılacak gelir vergisi tevkifatında uygulanacağından (Geçici Md. 2 – c), 1963 takvim yılı sonuna kadarki menkul sermaye iratlarından, 193 sayılı Kanunun değiştirilmezden evvelki hükümlerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılmasına devam edilmesi iktiza eder.

Bu durumda, sermaye şirketleri ile kooperatif şirketlerin 1962 takvim yılı şirket kazançlarından ve adi komandit şirketlerindeki komanditerlere ait aynı yılın kâr hisselerinden gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacak miktarın bu değişik hükme göre değil, tadilden evvelki 96 ncı madde hükmüne göre tesbit edilmesi zarurîdir:

Münferit beyanname :

Madde 50 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 101 inci maddesinin sonuna, geliri, patent ve telif haklarının satışından ibaret olup da tamamı üzerinden tevkif suretiyle gelir vergisi ödemiş olan dar mükellefiyete tabi kimselerin bu gelirleri için münferit beyanname vermekte muhtar oldukları hususunda bir hüküm eklenmiştir.

Gelir vergisi esas tarifesi ve en az geçim indirimi :

Madde 51 _ Geçici Madde 9 – Tasarının bu maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesiyle geçici 5 inci maddesi hükmü değiştirilmiş ve yeni nisbetlerin uygulama süreleri tâyin edilmiştir.

Gelir vergisi esas tarifesinde, müterakkiyet 1 milyon liraya kadar devam ettirilmiş, nisbetlerde umumiyet itibariyle indirme yapılmıştır. Ortalama % 60 nispetine evvelce 500 bin lirada ulaşılmakta iken, yeni tarifeye göre bu nispete, 1 milyon lirada ulaşılmaktadır.

En az geçim indirimi hadlerinde 193 sayılı Kanunla yapılmış olan artırmalar muhafaza edilmekle beraber artan bu miktarların tatbik süreleri ileriye alınmıştır.

Yeni vergi nispetleri ve en az geçim indirimi hadleri gözönünde tutulmak suretiyle hazırlanmış olan yeni vergi cetvelleri ve bunların uygulama sahaları ve müddetleri ayrı ayrı tebliğlerle tamim edilmiş bulunmaktadır.

Bu konularda mezkûr genelgelerdeki esaslara göre hareket olunacağı tabiidir.

Vergi tevkifatı nisbetleri :

Madde 52 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 105 inci maddesi değiştirilerek dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye’de, patent ve telif haklarının kiralanmasından ve satışından sağladıkları kazançlar üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatına ait nisbet tâyin edilmiştir. Bu nisbet % 15 dir.

Tarh zamanı :

Madde 53 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi değiştirilerek götürü usulde tesbit edilen ücretlerle, ticaret ve serbest meslek kazançlarının tarh ayı birer ay ileri alınmış ve bu gibilerin tarh zamanlarının hitamından evvel memleketi terk etmeleri takdirinde vergilerinin memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde tarh olunması hususunda hüküm eklenmiştir.

Bu hüküm 1963 ve müteakip takvim yıllarında elde olunan kazançlar hakkında uygulanacaktır.

Götürü matrahlarda yıldan az çalışma hadleri :

Madde 54 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 110 uncu maddesi değiştirilmektedir.

Evvelce, bütçe yılı içinde işe başlıyan götürü ücret sahiplerinin vergi matrahı; yıllık götürü matrahtan, işe başlama ayı tam sayılmak suretiyle o yılın sonuna kadarki aylara isabet eden miktar olarak tesbit edilmişken, yeni hükümde işe başlama ayı hariç tutulmak suretiyle bu miktar tesbit olunmaktadır.

Aynı suretle yıl içinde işe başlıyan götürü ticaret ve serbest meslek erbabının vergi matrahlarının evvelce işe başlama ve işi bırakma ayları tam sayılarak tesbit edileceği belirtilmişken yeni hükümde işe başlanılan ay hariç ve işin bırakıldığı ay dahil tutulmak suretiyle matrahın tesbiti esası kabul edilmiş bulunmaktadır.

Bu değişiklik 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilecek bu kabil kazançlara uygulanacaktır.

Ortalama kâr haddi esası :

Madde 55 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 111 inci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır.

a) Ortalama kâr hadlerinin sâfi kazanca göre hesabındaki müşküller ve eşitsizlikler nazara alınarak, 111 inci maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sâfi kazanç yerine 193 sayılı Kanundan evvelki şeklinde olduğu gibi, gayrisâfi kazanç esasına göre ortalama kâr haddinin tesbiti ve bu kâr hadlerinin mükellefin bildirdiği gayrisâfi kazançlarla mukayesesi esası kabul edilmiştir.

b) Kâr hadlerinin perakendecilerde perakende satılan emtiaya göre tâyin edilmesi ve tatbikin de aynı suretle perakende satılan emtianın maliyetine yapılması uygun görülmüştür.

Ortalama kâr hadlerinin, perakendecilerle imalâtçılar dışında kalanlar evvelce ikiye tefrik edilerek bir kısmında (otel, pansiyon ve duhuliye ile girilen yerlerde) iş hasılâtına, diğerlerinde işletme giderlerine tatbiki suretiyle mükellef beyanı ile mukayese yapılmakta iken, yeni hükümde bu tefrik kaldırılarak hepsi için işletme giderleri esas alınmıştır.

Maddede ayrıca işletme giderlerinin neler olduğunun Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilân olunacağı belirtilmiştir. Bu ilân ayrıca yapılacaktır.

Maddenin sonunda perakende satışın tarifi yapılmıştır. Buna göre perakende satış, satışı yapılan madde ve malzemenin aynen veya işledikten sonra satışını yapanlar dışındakilere satılmasıdır.

Bilfarz bir kösele imâlcisinin bu tarife göre, kunduracıya yaptığı satış perakende satış sayılmıyacak, buna mukabil aynı kimsenin kendi zati veya ailevi ihtiyacı için mubayaada bulunan bir kimseye yaptığı satış perakende addolunacaktır.

Bu değişikliklerin de geçici 2 nci maddeye göre, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan kazançlarla alâkalı tatbikatta nazara alınması gerekmektedir.

Asgari ziraî kazanç esası :

Madde 56 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 112 nci maddesi değiştirilmektedir.

Yapılan değişiklikle, maddenin birinci fıkrası hükmü götürü gider usulünde ziraî kazançlarını tesbit edenlerin bu kazançlarını kavrıyacak hale konulmuş bulunmaktadır.

Servet beyanında bulunmayacaklar :

Madde 57 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, servet beyanında bulunmak mecburiyetinde olmıyanların şümulü bir derece genişletilmiştir.

Maddenin değişik şekline göre, beyan edilecek gelirleri, ücretten, götürü usulde tesbit edilen ticarî ve meslekî kazançlardan, götürü gider usulüne göre tesbit olunan ziraî kazançlardan, gayrimenkul sermaye iratlarından, mevduat faizlerinden ve yıllık gayrisâfi tutarı 5.000 lirayı aşmıyan diğer nev’i menkul sermaye iradından; sair kazanç ve iratlardan veya bunların bir kaçından veya hepsinden ibaret olanlar servet beyanında bulunmıyacaklardır.

Ancak bu hüküm, 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilecek kazançlar hakkında uygulanacağından, 1962 takvim yılı sonu itibariyle 1963 yılında yapılacak servet beyanlarının 114 üncü maddenin tadilinden evvelki hükmüne göre ifası iktiza eder (Geçici madde 2-b).

Servet beyanının esası :

Madde 58 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 115 inci maddesinin sonuna bir fıkra eklenerek, mükelleflerce yapılmış servet beyanlarının, ilk defa servet beyannamesi vermeye mecbur oldukları yıldan evvelki devrelerle ilgili hiç bir muameleye mesnet teşkil etmeyeceği tasrih olunmuştur:

Gelir vergilerinde ödeme zamanları :

Madde 59 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 117 nci maddesinin matlabı ve birinci fıkrası değiştirilerek götürü usulde tesbit olunan ticarî ve mesleki kazançların vergi taksitlerinin ödeme süreleri birer ay ileri alınmış bulunmaktadır.

Bu ödeme süreleri ancak 1963 ve müteakip takvim yılı kazançları için uygulanacaktır (Geçici madde 2 – b) .

Götürü ücretlerin vergilerini ödeme :

Madde 60 – Bu madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 118 inci maddesi değiştirilmiştir.

Bu maddenin tadilden evvelki hükmüne göre, götürü usulde tesbit edilen ücretlerin vergisinin yarısı bütçe yılının birinci, diğer yarısı yedinci ayında ödenmekte iken, yeni hükümle bu müddetler bütçe yılının ikinci ve sekizinci ayları olarak değiştirilmiştir.

Bütçe yılının birinci yarısı içinde işe başlıyanların, yıllık vergilerinin yarısı verginin karneye yazıldığı günde, diğer yarısı bütçe yılının yedinci ayında; ikinci yarısı içinde işe başlıyanlarda ise, ikinci taksit vergisi verginin karneye yazıldığı günde ödenmesi gerekirken, değişik hükümle, bütçe yılının ilk yarısında işe başlıyanların birinci taksit vergileri verginin karneye yazıldığı ayda, ikinci taksit vergileri ise bütçe yılının sekizinci ayında; bütçe yılının ikinci yarısında işe başlıyanların bu döneme ait vergileri ise, verginin karneye yazıldığı ayda ödenecektir.

Ancak bu ödeme zamanları da 1963 takvim yılı (götürü ücretlerde 1963 bütçe yılı) başından itibaren elde olunan kazanç ve ücretler hakkında tatbik edilecektir.

Bina ve arazi vergilerinin mahsubu :

Madde 61 – Bu madde ile, 193 sayılı Kanunun 122 nci maddesinden sonraya (Mükerrer 122) nci madde eklenmiştir.

Mükerrer 122 inci madde, 193 sayılı Kanunla kaldırılmış olan 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 107 nci maddesinin yeniden ve aynen ihyası mahiyetindedir. (6/3/1962 tarih ve 39 sayılı Genel Tebliğle 1961 yılı için de esasen mahsup imkânı sağlanmıştır.).

Gayrimenkul sermaye iradı sahibi gerçek kişiler, irat sağlıyan gayrimenkulleri dolayısiyle ödedikleri bina, arazi, buhran ve müdafaa vergilerini iratları üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edebileceklerdir.

Bu madde hükmü geçici ikinci maddeye göre, 1962 takvim yılında elde olunan gayrimenkul sermaye iratlarına da uygulanacağından, 1963 Martında bu yıla ait olarak verilen gelir beyannamelerinde de, evvelki yıllarda olduğu veçhile, gerekli mahsup muamelesinin yapılması lâzım gelir.

Madde 62 – Bu madde ile, yeni müterakki nispet tarifesinin 1 milyon liraya kadar devam ettirilmiş olması sebebiyle, 193 sayılı Kanuna bağlı cetvellere yeni gelir kademeleri ve ortalama meblâğlar eklenmiştir.

Cezalar :

Madde 64 – Bu madde ile 193 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi değiştirilerek; bu maddede yer alan üç yıllık müddet dört yıla çıkarılmıştır.

Böylece, 1964 yılı sonuna kadar götürü usulde veya işletme hesabı esasına göre ilk defa gelir vergisine tabi olacak ticarî veya ziraî kazanç erbabının mükellefiyete girdikleri dönemle ilgili olarak işledikleri usulsüzlük; kusur ve kaçakçılık mahiyetindeki fiillerinden dolayı adlarına cezâ kesilmiyecek; hileli vergi suçu veya bu suça teşebbüsten dolayı haklarında ceza uygulanmıyacaktır.

Faaliyetlerini vergi dairesinin ıttılâa dışında bırakanlar bu hükümden faydalanamıyacaklardır.

Kaldırılan hükümler :

Madde 65 – Götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabı ile aynı suretle vergiye tabi ücretlilerin 1961 takvim yılı, ziraî kazanç erbabının 1961 müteakip yıllara ait vergilerinin tehiri ile alâkalı 35 ve 46 sayılı Kanunlar bu madde ile yürürlükten kaldırılmaktadır.

Geçmiş yıllara ait vergiler :

Geçici Madde 1 – 1963 takvim yılından evvelki zamanlarda elde edilmiş bulunan kazanç ve iratlarla gerçek usulde vergiye tabi ücretlerin ve 1963 Malî yılından evvelki zamanlara taallûk eden götürü usulde vergiye tabi ücretlerin gelir vergisi, diğer geçici maddeler hükmü mahfuz kalmak kaydiyle, eski hükümlere göre alınacaktır.

Uygulama süreleri :

Geçici Madde 2 – Bu maddede zikrolunan yerini hükümlerin uygulama sürelerine, bu hükümlere ait izahat verilirken ayrı ayrı temas edilmiş bulunmaktadır.

Geçici Madde 3 ve 4 – Bu maddelere, taallûk ettiği bahisler sırasında temas edilmiş bulunmaktadır.

1962 yılında asgarî kazanç esası :

Geçici Madde 5 – Bu maddede, 1962 yılında elde olunan ziraî kazançlar hakkında asgarî kazanç esasının uygulanmıyacağı belirtilmiş bulunmaktadır.

1961 ve 1962 takvim yılları ziraî kazançlarının vergileri :

Geçici Madde 6 – 28/2/1962 tarih ve 35 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanunun ziraî kazançlarla alâkalı hükümlerinin tatbikatı yeniden düzenlenecek hükümler yürürlüğe girinciye kadar, tehir edilmiş bulunmaktadır.

202 sayılı Kanunla ziraî kazançların vergilendirilmesinde yeni esaslar tesbit edilmiş ve yürürlüğe konulmuştur.

Bu geçici madde ile :

1. 1961 takvim yılında elde olunan ziraî kazançlar üzerinden gelir vergisi alınmaması kabul edilmiştir.

2. 1962 yılında elde edilen ziraî kazançlar üzerinden 1963 yılında umumî esaslara göre vergi alınması kabul edilmiş, ancak tarh olunan vergilerin Maliye Bakanlığınca tesbit edilen zamanlarda ve 4 eşit taksitte alınması hükme bağlanmıştır.

Ziraî kazançların 1962 yılı gelir vergilerinin tarh ve tahsil süreleri 52 seri sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

İlk beş yılda yapılacak yatırım indirimi :

Geçici madde 7 – Bu madde hükmüne yatırım indirimine ait olarak verilen izahat sırasında temas edilmistir.

46 sayılı Kanunla tehir edilmiş olan vergiler :

Geçici Madde 8 – Bu madde, 24/4/1962 tarihli ve 46 sayılı Kanunla tarh ve tahsili tehir edilmiş olan vergilerin tarh ve tahsili ile alâkalı esasları tesbit etmektedir.

Bu madde hükümlerine göre :

a) Götürü ücretleri üzerinden vergiye tabi mükelleflerin 1962 bütçe yılı, götürü usulde vergiye tabi ticaret erbabının 1961 takvim yılı dolayısiyle 1962 bütçe yılında eski hükümlere göre tarh edilmiş olan vergileri terkin olunacaktır.

b) a paragrafında sözü edilenlerin mezkûr yıllara ait vergileri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda 202 sayılı Kanunla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda 205 sayılı Kanunla yapılmış olan değişikliklerde nazara alınmak suretiyle tesbit olunacak matrahlar üzerinden yeniden tarh edilecektir.

c) Bu suretle tarh olunan vergilerin 3/4 ü mükelleflerden takip edilmiyeceği (bu maddenin 5 numaralı bendi ve geçici madde 10) cihetle, mükellefden sadece yeni hükümlere göre hesaplanan verginin 1/4 ünün tahsili cihetine gidilecektir.

ç) Aynı yıllar için mükellef adına evvelce tarhiyat yapılmış ve yapılan tarhiyattan bir kısmı (bilfarz ilk taksiti) tahsil olunmuş ise, tahsil olunan bu miktar, c paragrafına göre hesaplanıp mükelleften takibi cihetine gidilecek olan vergiye mahsup olunacaktır.

d) Mükelleften evvelce tahsil olunan vergi miktarı yeni esaslara göre hesaplanan vergiden fazla olduğu için bir mahsup bakiyesi kalırsa bu mükellefe iade olunacaktır. Evvelce tahsil olunan miktar yeniden hesaplanan ve mükelleften takibi gereken vergiden az ise, sadece mahsup sonunda bakiye kalan miktarın mükelleften takibi ile iktifa olunacaktır.

e) Götürü ücretleri üzerinden vergilendirilenlerin 1963 ve müteakip bütçe yılları, götürü ve ticarî kazançları üzerinden vergiye tabi mükelleflerin 1962 ve müteakip takvim yılları vergilendirme dönemlerine ait vergileri, Gelir Vergisi ve Vergi Usul Kanunlarında yapılmış olan değişiklikler de nazara alınarak umumî esaslar dairesinde tarh olunacaktır.

f) Bu mükelleflerin tehir olunan vergilerinin tarh ve tahsil dönemleri tâyin olunurken bu maddenin 3 ve 4 numaralı bendleriyle birlikte 52 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki esaslarında gözönünde tutulması lâzım gelir.

Geçici Maddeler 9 ve 10 – Bu maddelere taallûk ettikleri maddelere ait izahat sırasında yeteri derecede temas edilmiştir.

Bilgi edinilmesi ve gereğinin yukarıki esaslara göre ifası rica olunur.

Genel Tebliğ’de yer alan konularla madde ve sahife numaralarını gösterir “Fihrist”

202 S. K.
193 S.K. nun değişen
K o n u
Madde
Maddesi
Sahife
Tam mükellefiyet :
– Mükellefler
1
3/2
1
– Türkiye’de yerleşme
2
4/2
1
– Kazanç ve iradın Türkiye’de elde edilmesi– İşyeri ve daimî temsilci

Esnaf muaflığı :

– Vergiden muaf esnaf

Vergiden muaf çiftçiler :

-Küçük çiftçi muaflığı

– Küçük çiftçi muaflığının hududu

– İşletme büyüklüğü ölçüsü

– Satış tutarı ölçüsü

Kazançlarda istisnalar :

– Zirâî kazançlarda istisna

– Serbest meslek erbabında yaşlılık muaflığı

– Serbest meslek kazançlarında istisna

Sermaye iratlarında istisna :

– Gayrimenkul sermaye irad-larında istisna

Müteferrik istisnalar :

– Ücretlerle alâkalı istisnalar

En az geçim indirimi:

– Aile gelirinde indirim

34

5

6

7

8

9

10
11

12

13

14

15

7/18/2

9/1, 2, 3 ve 6

10/son bendi

11

12

13/1 inci bendi

19
_

18

21/1

23/2, 5

34

12

2, 3, 4

5

5

5, 6

7

7
7

8

8

8

9

202 S. K.
193 S.K. nun değişen
K o n u
Madde
Maddesi
Sahife
Yatırım indirimi :
16
_
10
– İndirimin mahiyeti
Ek Md. 1
_
10
– İndirimin şümulü
Ek Md. 2
_
10
– İndirimin nispeti
Ek Md. 3
_
11
– Yatırım indiriminin başlangıcı ve uygulanması süresi
Ek Md. 4
_
11
– Aktif değerlerin satış veya devri
Ek Md. 5
_
12
– Muhasebe usulü
Ek Md. 6
_
12
Ticarî kazançlar :
– Ticarî kazancın tarifi
17
37/2 nin ve 56 No.lu bendleri
12
– Ticarî kazançta indirilecek giderler
18
50/5
13
– Götürü usulde ticarî kazancın tesbiti
19
46
13
– Götürü usule tabi olmanın genel şartları
20
47/1 in 3 No.lu bendi
14
Ziraî kazançlar :
– Ziraî kazançla ilgili tarifler
21
52
14
– Ziraî kazancın tesbit şekilleri
22
53
14
– Götürü gider usulü
23
54
15
– Ziraî kazancın işletme hesabı esasına göre tesbiti
24
55
15
– Ziraî işletme hesabı esasına göre hasılat
25
56
16
– Ziraî işletme hesabı esasında giderler
26
57
16
– Hasılattan indirilecek giderler
27
58
16
– Kazancın bilânço esasına göre tesbiti
28
59
16
Ücretler :
– Ücretin tarifi
29
82/4
17
– Ücretlerde götürü usul
30
64/4
17
202 S. K.
193 S.K. nun değişen
K o n u
Madde
Maddesi
Sahife
Serbest meslek kazançları :
– Serbest meslek kazancının tarifi
31
65
17
– Serbest meslek kazancının tesbiti
32
67/4
18
– Meslekî giderler
33
68
18
– Serbest meslek kazançlarında götürü usul
34
69
18
Gayrimenkul sermaye iradı :
– Gayrimenkul sermaye iradının tarifi
35
70/6, 7
19
– Emsal kira bedeli
36
73/1
19
– Gayrimenkul sermaye iratlarında giderler
37
74/3, 1 in 5 ve 10 No’lu bendleri
19, 20
Sair kazanç ve iratlar :
– Sair kazanç ve iratlar
38
81
20
– Arızî kazançlar
39
82
21
Gelirin toplanması ve yıllık beyanname :
– Gelirin toplanması
40
85
21
– Toplama yapılmıyan haller
41
86
21
– İhtiyarî toplama ve beyan
42
87
21
– Zarar nakli
43
88
22
– Bağış ve yardımlar
44
89/2
22
– Matrahtan ve gelir unsurlarından indirilemiyecek giderler
45
90
22
– Yıllık beyannamenin verilmesi
46
92
23
– Aile reisi beyanı
47
93
23
Vergi tevkifatı ve muhtasar beyanname :
– Kazanç ve ücretlerde vergi tevkifatı
48
94
24
– İratlarda vergi tevkifatı
49
96
24
Özel haller ve münferit beyanname :
– Münferit beyanname
50
_
25
202 S. K.
193 S.K. nun değişen
K o n u
Madde
Maddesi
Sahife
Gelir vergisi esas tarifesi ve en az geçim indirimi :
51
103 ve geçici 5
25
– Vergi tevkifatı nispetleri
52
103 ve geçici 105
26
Tarh işlemleri :
– Tarh zamanı
53
109
26
– Götürü matrahlarda yıldan az çalışma halleri
54
110
26
Ortalama kâr ve gider esaslarına göre gelir takdiri :
– Ortalama kâr haddi esası
55
111
26
– Asgarî ziraî kazanç esası
56
112
27
Servet beyanı :
– Servet beyanında bulunmayacaklar
57
114/2
27
– Servet beyanının esası
58
_
28
Taksitler :
– Gelir vergisinde ödeme zaman-ları
59
117/Matlap, 1
28
– Götürü ücretlerin vergilerini ödeme
60
118
28
Mahsuplar :
– Bina ve arazi vergilerinin mahsubu
61
_
28
62
_
29
Cezalar :
64
Geçici 8 Md.
29
– Kaldırılan hükümler
65
_
29
– Geçmiş yıllara ait vergiler
Geçici Md. 1
_
29
– Uygulama süreleri
Geçici Md. 2 Geçici Md. 3-4-5
_
29
– 1962 yılında asgarî kazanç esası
_
29
– 1961 ve 1962 takvim yılları ziraî kazançlarının vergileri
Geçici Md. 6
_
29
– İlk beş yılda yapılacak yatırım indirimi
Geçici Md. 7
_
29
– 46 sayılı Kanunla tehir edilmiş olan vergiler
Geçici Md. 8
_
29

(*) Güncelliği kalmamıştır.

Bir Cevap Yazın