3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE ÇALIŞABİLİR DURUMDA OLAN MALULLERİN İSTİHDAMI ŞEHİT YAKINLARI

İdari Dava D. Kur. 2005/2410 E., 2008/1792 K.

İdari Dava D. Kur. 2005/2410 E., 2008/1792 K.

  • 3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE
  • ÇALIŞABİLİR DURUMDA OLAN MALULLERİN İSTİHDAMI
  • ŞEHİT YAKINLARI
  • 3713 S. TERÖRLE MÜCADELE KANUNU [ Ek Madde 1 ] “İçtihat Metni”

    Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :…

    Vekili: Av. …

    Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı

    İstemin Özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesinin 16.5.2005 günlü, E:2005/849, K:2005/704 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

    Savunmanın Özeti: İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar’ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    Danıştay Savcısı Erkan Cantekin’in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

    Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, davacının kardeşinin askerde şehit olması nedeniyle 3713 sayılı Yasa hükümleri uyarınca istihdam edilmesi için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 10.4.2001 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

    Ankara 6. İdare Mahkemesi 22.11.2001 günlü, E:2001/667, K:2001/1426 sayılı kararıyla, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1. maddesinde, terörün; baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasa’da belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devletin otoritesini zaafa uğratmak ve yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemler olduğunun açıklandığı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa 3.11.1995 tarih ve 4131 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. maddede; “Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının %0.5’ini, bu Kanunun 1. maddesinde yazılı terör eylemleri nedeni ve etkisiyle; a)Şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birisinin, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisinin veya, b)Malul olup da çalışabilir durumda olanlar, istihdamı için ayırmak ve fıkra hükümleri çerçevesinde belirlenecek kişileri işe almak veya atamak atamak zorundadırlar. İçişleri Bakanlığı, yukarıdaki fıkra kapsamına giren kişileri tespit etmefy bunlardan bir işe girmek için istekli olanların nitelikleri ile iş gereklerini gözönüne almak i suretiyle, işe alınmaları veya atamalarının yapılması için, durumlarına uygun kadrosu mevcut olan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmekle görevlidir. Bu kişilerin işe alınmaları veya atanmaları sırasında açıktan atama izni alınması gerekmez. Ancak, ilgililerin sınav hariç olmak i üzere, kadro veya işin gerektirdiği nitelik, özellik ve şartları taşımaları zorunludur.” hükmünün yer aldığı, davacının kardeşinin Van 21. Sınır Jandarma Tümen Komutanlığı Nato tesislerinde askerlik görevini ifa etmekte iken 18.7.1996 yılında nöbet görevini ifa ettiği sırada i kendi silahı ile arkadaşının tetiğe dokunması sonucu silahından çıkan kurşun ile kazaen vurularak şehit olduğu, davacının 3713 sayılı Yasa’nın ek maddesi ve bu madde uyarınca yayımlanan yönetmelik hükümlerine göre iş talebi ile davalı idareye başvurduğu, istemiriin ölüm olayının 3713 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, 3713 sayılı Yasadan yararlanabilmek için ölümün mutlak teröristlerle sıcak temas sonucu meydana gelmesi gerekmemekle birlikte, davacının kardeşinin 3713 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde tanımlanan terör eylemleriyle mücadele kapsamında operasyon vb bir görevlendirmesinin bulunmadığı, yalnızca askerlik görevini ifa etmekte iken silahının ateş alması sonucu vurularak şehit düştüğü anlaşılmakla, davacının iş talebinin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

    Bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay Onikinci Dairesinin 22.12.2004 günlü, E:2002/1671, K:2004/4225 sayılı kararıyla, davacının kardeşinin uzun yıllardır ağır terör eylemlerinin gerçekleştiği bir bölgede askerlik hizmetini yaptığı, bölgenin bu niteliği gereği askerlerin nöbet görevleri sırasında tam mühimmat ve tam dolduruş halinde görev yaptıkları dikkate] alındığında şehitlik olayı ile terör olayları arasında illiyet bağı bulunduğu sonucuna varıldığından davacının 3713 sayılı Yasa hükümleri uyarınca istihdam edilmesi için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

    Ankara 6. İdare Mahkemesi 16.5.2005 günlü, E:2005/849, K:2005/704 sayılı kararı ile davanın reddine dair ilk kararında ısrar etmiştir.

    Davacı bu kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının temyiz isteminin reddine Ankara 6. İdare Mahkemesinin 16.5.2005 günlü, 4:2005/849, K:2005/704 sayılı kararının onanmasına, 17.10.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY ! Danıştay Onikinci Dairesinin 22.12.2004 günlü, E:2002/1671, K:2004/4225 sayılı İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin bulunan kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 16.5.20Ö5 günlü, E:2005/849, K:2005/704 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla karara karşıyız.

Bir Cevap Yazın