31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 2. maddesinin Anayasa’nın 2., 5., 10., 18., 35., 38., 41. ve 138. maddelerine, 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 20., 21., 23., 26. ve 27. maddelerinin de Anayasa’nın 2., 10., 35., 38., 46., 48. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemi

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 2004/39

Karar Sayısı : 2004/66

Karar Günü : 9.6.2004

R.G. Tarih-Sayı :14.02.2005’de tebliğ edildi.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 2. maddesinin Anayasa’nın 2., 5., 10., 18., 35., 38., 41. ve 138. maddelerine, 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 20., 21., 23., 26. ve 27. maddelerinin de Anayasa’nın 2., 10., 35., 38., 46., 48. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Türkiye İmar Bankası T.A.Ş’nin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasından sonra, 4969 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin (2) sayılı fıkrasının ikinci bendi uyarınca malvarlığı üzerine tedbir konulan davacının, bu tedbirle ilgili olarak tespit istemi ve ortağı bulunduğu Rumeli Telefon Sistemleri A.Ş.’nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından atanan yönetim kurulu üyelerine karşı manevi tazminat istemiyle açtığı davada, ileri sürdüğü Anayasa’ya aykırılık savını ciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali için başvurmuştur.

II- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre mahkemeler bakmakta oldukları davalarda, uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Türkiye İmar Bankası T.A.Ş’nin, bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 3.7.2003 günlü 1085 sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına alınması sonucunda, yönetim ve denetimine sahip olduğu iştirakleri, yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran tüzelkişi ortaklar ile gerçek ve tüzelkişi ortaklarının yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran şirketler, “yoğun bir şekilde mal varlığını Fonun alacağını tahsil etmesini engelleyecek biçimde hileli ve kanun dışı yollarla kaçırma fiillerini gerçekleştirdikleri” gerekçesiyle, Fon tarafından devralınmış ve yönetim ve denetim kurulu üyeleri azlonularak yeni yönetim ve denetim kurulu üyeleri atanmıştır. 4969 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin (2) sayılı fıkrasının ikinci bendi uyarınca, aynı fıkranın birinci bendinde sayılan kişilerle birlikte, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tedbir kararı verilmiştir.

Başvuran Mahkeme’de, Rumeli Telefon Sistemleri A. Ş. Yönetim Kurulu üyelerinin davacıyı işyerine sokmamaları ve kendisine hakaret etmeleri nedeniyle davalılar aleyhine manevi tazminat davası açılmış, ayrıca davacının Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.nin hakim ortak ve yöneticileri adına hareket etmediğinin, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın malvarlığının üzerine tedbir konulması suretiyle yapılan tecavüzün tesbiti isteminde bulunmuştur.

Davanın manevi tazminat istemine ilişkin bölümü genel hükümlere göre sonuçlandırılacağından bu hususa ilişkin itiraz konusu kuralların Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı yoktur.

Tedbir kararına itirazın, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 108. ve 109. maddelerine göre, tedbir kararını vermiş olan Mahkeme’ye ve bu itirazdan önce esas hakkında dava açılmış ise bu davaya bakan Mahkeme’ye yapılması gerekir. Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.nin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılarak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına alınması sonucunda esas hakkında dava, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmış ve bu davada tedbirin kaldırılması isteminde de bulunulmuştur. Bu durumda, davacı tarafından ileri sürülen tedbirin kaldırılmasına yönelik tesbit isteminin karara bağlanması, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin görevine girmemektedir.

Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

III- SONUÇ

A- 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un geçici 2. maddesine,

B- 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı “Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun”un 20., 21., 23., 26. ve 27. maddelerine,

ilişkin başvurunun, başvuran Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 9.6.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Mustafa YILDIRIM

Üye

Cafer ŞAT

Üye

Fazıl SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Bir Cevap Yazın