13.10.1983 günlü, 2918 sayılı “Karayolları Trafik Kanunu”nun 3.11.1988 günlü, 3493 sayılı Yasa ile değişik 115. maddesinin son fıkrası ile 116. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 115. maddesinin son fıkrasındaki “… para cezaları …” ile 116. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bu şekilde araç sahipleri …” ibarelerinin, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemi

Gerekçe Kısmını Gizle

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 1997/46

Karar Sayısı : 1997/54

Karar Günü : 10.6.1997

R.G. Tarih-Sayı :R.G.’de yayımlanmamıştır. (Red)

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara Trafik İşlerine Bakmaya Yetkili 6. Sulh Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 13.10.1983 günlü, 2918 sayılı “Karayolları Trafik Kanunu”nun 3.11.1988 günlü, 3493 sayılı Yasa ile değişik 115. maddesinin son fıkrası ile 116. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 115. maddesinin son fıkrasındaki “… para cezaları …” ile 116. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bu şekilde araç sahipleri …” ibarelerinin, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Trafik işaret levhalarına ilişkin kurallara aykırılık nedeniyle açılan davada, Mahkeme, uygulanacak yasa kurallarının Anayasa’ya aykırı olduğu kanısıyla doğrudan başvuruda bulunmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvurunun gerekçesi şöyledir:

“2918 sayılı Yasanın 3493 sayılı Yasa ile değişik 115/son maddesinde 116. maddede öngörülen itiraza ilişkin hüküm saklı kalmak üzere para cezaları ile mahkemelerce verilen ve sadece hafif para cezalarına ait olan hükümler kesindir” hükmü bulunmaktadır. 116. maddede … sürücüsü tespit edilmeyen araçların tescil plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenip … bu şekilde uygulanan cezalar için araç sahipleri cezanın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilirler hükmü bulunmaktadır.

Bu maddenin ışığında Y.T.ün cezası kesin olduğundan mahkememizin inceleme yetkisi dışında kalmaktadır. Halbuki trafik ceza tutanağının hemen görülen olayda 47/c maddesine hükmolunacak para cezasının 1.800.000 liradan ibaret olduğu maddenin yanlış anlaşılarak cezanın 3.600.000 lira olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca ceza kesin olduğundan mahkemenin davacının iddialarını inceleme yetkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenler içeriği itibarıyla eşitlik ilkesine aykırı olarak sürücü veya şoförün yüzüne karşı yazılan cezaların itiraz yolunu kapatması tescil plakasına göre ceza yazılması halinde de araç sahiplerine suç veya cezaya muhatap olmasa bile itiraz hakkı tanımaktadır. Araç sahibi sürücü veya şoför değilse ceza kendisini ilgilendirmese dahi suç suiistimallere konu olabilecek veya şoför veya sürücü olmadığını ispat mükellefiyetinde bırakılacaktır.

Mahkemenin kesin kararları iki aşamalı temyize (C.M.U.K. 315) ve yazılı emir yoluna gitmek suretiyle yargısal denetime tabi tutulmasına rağmen trafik polisi ve görevlendirilmiş memurların tahakkuk ettirecekleri para cezaları kesin olduğundan hiçbir şekilde idarî denetime bağlı olmadığı cezayı yazan memur veya amirinin ceza tutanağını iptal yetkisi olmadığı gibi şoför veya sürücü ismine kesilen cezalarda yargı denetimi mümkün olmamaktadır. Halbuki Trafik Yasasında görevli memurun 1.800.000 TL.den 108.000.000 TL.ye kadar para cezasını kesme yetkisi bulunmaktadır.

Denetime tabi olmayan cezalar Anayasaya ve Anayasada ibaresini bulan demokratik hukuk devleti anlayışına ters düşmekte, Yasa polis devleti anlayışını çağrıştırmaktadır.

Netice: Açıklanan gerekçelerle Anayasaya aykırı olduğuna inandığımız 3493 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 115/son ve 116/3. maddesinin iptaline veya 115/son maddesindeki para cezalar

Bir Cevap Yazın